Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Hapishanede kılınan namaz

Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur`a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar yakaladılar ve diğer zanlılarla beraber vâliye çıkardılar. Vâli dedi ki: - Hepsini hapsedin! Bir suçu olmayan demirci, hapishanede hemen abdest alıp, namaz kıldı. Ellerini uzatıp: ``Yâ Rabbi! Bir suçum olmadığını ancak sen biliyorsun. Beni bu

Konuyu değerlendir: Hapishanede kılınan namaz

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1019 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    Gaziantep
    Mesajlar
    135

    Hapishanede kılınan namaz

    Sponsorlu Bağlantılar

    Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur`a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar yakaladılar ve diğer zanlılarla beraber vâliye çıkardılar. Vâli dedi ki:
    - Hepsini hapsedin!

    Bir suçu olmayan demirci, hapishanede hemen abdest alıp, namaz kıldı. Ellerini uzatıp:
    ``Yâ Rabbi! Bir suçum olmadığını ancak sen biliyorsun. Beni bu zindandan ancak sen kurtarırsın!`` diye duâ etti. Vâli uyurken rüyâsında dört kuvvetli kimse gelip, tahtını ters çevirecekleri zaman uykudan uyandı. Hemen kalkıp, abdest aldı, iki rek`at namaz kıldı. Tekrar uyudu.
    Tekrar o dört kimsenin tahtını yıkmak üzere olduğunu gördü ve uyandı. Kendisinde bir mazlumun âhı olduğunu anladı. Vâli hemen hapishane müdürünü çağırtıp sordu:

    - Acaba bu gece hapishanede mazlum birisi kalmış mı?
    Müdür dedi ki:

    - Bunu bilemem efendim. Yanlız biri namaz kılıyor, çok duâ ediyor göz yaşları döküyor.

    - Hemen adamı buraya getiriniz. Demirciyi vâlinin yanına getirdiler. Vâli hâlini sorup, durumu anladı, ve dedi ki:

    - Sizden özür.diliyorum.Hakkını helâl et ve şu bin gümüş hediyemi kabul et. Herhangi bir arzun olunca bana gel! Demirci de cevabında dedi ki:

    -Ben hakkımı helâl ettim. Verdiğiniz hediyeyi kabul ettim. Fakat işimi, dileğimi senden istemeye gelemem.

    - Neden gelemezsiniz?
    - Çünkü benim gibi bir fakir için, senin gibi bir sultanın tahtını birkaç defa tersine çevirten sâhibimi bırakıp da, dileklerimi başkasına söylemek kulluğa yakışır mı? Namazlardan sonra ettiğim duâlarla beni nice sıkıntılardan kurtardı. Pek çok murâdıma kavuşturdu. Nasıl olur da başkasına sığınırım? Rabbim, nihayeti olmayan rahmet hazinesinin kapısını, ihsân sofrasını herkese açmış iken, başkasına nasıl giderim? Kim istedi de vermedi? Kim geldi de, boş döndü? İstemesini bilmezsen, alamazsın. Huzûruna edeple çıkmazsan rahmetine kavuşamazsın!

    Akıl isen nemâzı, çün saâdet tâcıdır.
    Sen namazı şöyle bil ki, mü`minin mi`râcıdır.

    D.F.
  2. 16.Temmuz.2010, 19:25
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur`a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar yakaladılar ve diğer zanlılarla beraber vâliye çıkardılar. Vâli dedi ki:
    - Hepsini hapsedin!

    Bir suçu olmayan demirci, hapishanede hemen abdest alıp, namaz kıldı. Ellerini uzatıp:
    ``Yâ Rabbi! Bir suçum olmadığını ancak sen biliyorsun. Beni bu zindandan ancak sen kurtarırsın!`` diye duâ etti. Vâli uyurken rüyâsında dört kuvvetli kimse gelip, tahtını ters çevirecekleri zaman uykudan uyandı. Hemen kalkıp, abdest aldı, iki rek`at namaz kıldı. Tekrar uyudu.
    Tekrar o dört kimsenin tahtını yıkmak üzere olduğunu gördü ve uyandı. Kendisinde bir mazlumun âhı olduğunu anladı. Vâli hemen hapishane müdürünü çağırtıp sordu:

    - Acaba bu gece hapishanede mazlum birisi kalmış mı?
    Müdür dedi ki:

    - Bunu bilemem efendim. Yanlız biri namaz kılıyor, çok duâ ediyor göz yaşları döküyor.

    - Hemen adamı buraya getiriniz. Demirciyi vâlinin yanına getirdiler. Vâli hâlini sorup, durumu anladı, ve dedi ki:

    - Sizden özür.diliyorum.Hakkını helâl et ve şu bin gümüş hediyemi kabul et. Herhangi bir arzun olunca bana gel! Demirci de cevabında dedi ki:

    -Ben hakkımı helâl ettim. Verdiğiniz hediyeyi kabul ettim. Fakat işimi, dileğimi senden istemeye gelemem.

    - Neden gelemezsiniz?
    - Çünkü benim gibi bir fakir için, senin gibi bir sultanın tahtını birkaç defa tersine çevirten sâhibimi bırakıp da, dileklerimi başkasına söylemek kulluğa yakışır mı? Namazlardan sonra ettiğim duâlarla beni nice sıkıntılardan kurtardı. Pek çok murâdıma kavuşturdu. Nasıl olur da başkasına sığınırım? Rabbim, nihayeti olmayan rahmet hazinesinin kapısını, ihsân sofrasını herkese açmış iken, başkasına nasıl giderim? Kim istedi de vermedi? Kim geldi de, boş döndü? İstemesini bilmezsen, alamazsın. Huzûruna edeple çıkmazsan rahmetine kavuşamazsın!

    Akıl isen nemâzı, çün saâdet tâcıdır.
    Sen namazı şöyle bil ki, mü`minin mi`râcıdır.

    D.F.
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Kurban Bayramı Namaz Vakitleri
    Konu Sahibi yusuf1905 Forum Engelsiz Dünyam Cafe
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ekim.2013, 21:39
  2. Namaz kılarken kıble'nin ne tarafta olduğunu nasıl bulabiliriz?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Her Telden
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 18.Ağustos.2012, 16:34
  3. Namaz aşkı engel tanımıyor
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Ocak.2012, 20:02
  4. Tekerlekli sandalyede engelliler namaz kılabilir mi?
    Konu Sahibi Saadet Hanım Forum Genel Konular / Diğer
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 22.Temmuz.2011, 08:37
  5. Hiç Böyle Namaz Kıldınız mı ?
    Konu Sahibi yaralı Forum Alıntı Yazılar
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 03.Kasım.2010, 17:38

Bu Konu için Etiketler