Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Engellilerin psikoseksüel sorunları

http://img35.imageshack.us/img35/4193/fft17mf251928.jpg Son yıllarda insan cinsel yaşamı hakkındaki bilgiler oldukça arttı.. Burada cinselliğin insan kimliğinin önemli bir parçası olduğunun kabulü bu konudaki çalışmaları artırdı. Cinsel yeterlilik duygusunun kimliğimizin esasını oluşturduğuna inanılıyor. Dr.Eser Alptekin; Bugün cinsel sağlık birçok rehabilitasyon programlarının tam olarak içine girmiştir. Kronik hastalıklı ve fiziksel olarak engelli bir kişinin yapılan

Konuyu değerlendir: Engellilerin psikoseksüel sorunları

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1355 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Engellilerin psikoseksüel sorunları




    Son yıllarda insan cinsel yaşamı hakkındaki bilgiler oldukça arttı..

    Burada cinselliğin insan kimliğinin önemli bir parçası olduğunun kabulü bu konudaki çalışmaları artırdı. Cinsel yeterlilik duygusunun kimliğimizin esasını oluşturduğuna inanılıyor.

    Dr.Eser Alptekin;


    Bugün cinsel sağlık birçok rehabilitasyon programlarının tam olarak içine girmiştir. Kronik hastalıklı ve fiziksel olarak engelli bir kişinin yapılan rehabilitasyonunda cinsel işlerliğinin olumsuz etkisi vardır.

    Rehabilitasyon programlarına alınan seksüel problemli hastalarda depresyon ve saldırganlık daha sık görülmektedir. Çoğunlukla bu tür hastalarda standardize edilmiş bir seksüel rehabilitasyon programı maalesef yoktur.

    Uyumda üç engel


    Fiziksel engeli olan bir kişide seksüel uyum sağlamada üç engel belirlenmiştir.

    Bu üç engel;

    Psikolojik reaksiyon, kişinin iletişim eksikliği ve fiziksel yetersizliğidir.

    Seksüel rehabilitasyon hasta için tam bir güven ortamında sağlanabilir. Kişinin kendi imajı, değeri, kendisine saygısı ve mutluluğu üzerine engelliliğin olumsuz psikolojik etkileri olabilir. Hasta kendini değersiz ve yetersiz bulabilir. Özellikle cinsel ilişki esnasında kişinin kendi vücudu hakkında beklentileri değişik olabilmektedir. Hastada utanma duyguları oluşabilmektedir.

    Bunlarla birlikte cinsel ilişkide yavaşlama ve beceriksizlik hastalarda depresyona ve umutsuzluğa neden olmaktadır.

    Bazı araştırmacılar inmeden sonra gelişen cinsel değişikliklerin sakatlanmış olmanın verdiği duygulardan etkilendiğini ifade etmiştir.

    Sakatlanmış olma sosyal dışlanmaya ve reddetmeye yol açar. Çünkü sakatlanan insanlara karşı kişinin yakın çevresinin ve toplumun aldığı tavırlar çeşitlidir.

    Engelliler gözden ırak


    Burada bir olguya değinmeden geçemeyeceğim. Ülkemizde sokaklarda ve yaşamın içinde engelli insanları çok göremezsiniz. Batı ülkelerinde farklıdır, tam tersidir. Burada Batı’da daha çok engelli var diye yanlış bir yargıya varamazsınız. Çünkü Batı’da engelliler sosyal yaşamın içine adapte olmuştur. Ülkemizde ise engellilerin çoğu insanların gözlerinden uzak, evlerine kapanmış ve kapatılmıştır.

    Bu açıdan sakatlananlara karşı olumlu tavırlar insanların ve toplumun yardımsever ve anlayışlı olma eğilimleri şeklinde görülür. Bununla beraber çoğu insan sakatlanmış kişilerin varlığından rahatsızlık duyabilir, temas kurmaktan çekinebilirler. Bu tür davranışlar da sakatlanmış kişinin psikoseksüel uyumunu etkilemektedir.

    Kişinin fiziki yapısı toplumlarda önemli olduğu için fiziksel görünüme değer veren kişiler için bu cinsel sınırlamalar yıkıcı etkiler yaratabilir. Entellektüel kapasiteye sahip kişilerde bu sınırlamaların etkisi daha azdır.

    Yine bir araştırmaya göre savaşta sakatlanan askerlerin iş kazası sonucu sakatlanan kişilere göre kendi görüntülerine daha olumlu şekilde baktıkları görülmüştür. Engelli kişinin dolaşabilmesinin sınırlanması ve insan ilişkilerinin de buna bağlı olarak azalması o insanda güven eksikliğine neden olmaktadır.

    Omurilik yaralanmalarında korkunun ve bilgi eksikliğinin cinsel işlevi engelleyen asıl psikolojik nedenler olduğu saptanmıştır. Kişinin kendi cinsel çekiciliğinden şüphe etmesi burada cinsel performansı etkileyen nedenlerin başında gelir.

    Anlayışlı bir eş ve alternatif tekniklerin bilinmesi ve bunların uygulanmaya gayret edilmesi engelleri yenmeye yardım edebilir.

    Felçlilerde cinsel hayat

    Omurilik yaralanmalarının yüzde 60’ından fazlası 15-29 yaş arasındaki kişilerde ortaya çıkmaktadır. Trafik kazaları en yaygın nedenlerdir.

    Travmalardan sonraki birkaç hafta içinde cinsel ilişki önerilmez. Omurilikteki yaralanma sonucu cinsel ilişki olmaması 6 ay veya daha fazla devam edebilir. Cinsel bozukluklar genellikle omuriliğin yaralanma seviyesiyle ilgilidir. Tam olmayan omurilik yaralanmalarında sonuçlar daha iyidir.

    Omurilik yaralanmalı kadınlar cinsel ilişkiye girebilmektedir. Ve erkeklere göre daha az uyum gerekmektedir. Yine bu hastalarda menstürasyon da (âdet kanaması) olabilmektedir. Doğum yapabilirler, fakat doğum ağrılarını hissetmezler.

    İnmelerde (felçler) ve yarı felçlerin (hemiplegie) cinsel işlevlilikte çok olumsuz etkiler yaptığı gözlenmiştir.

    Yapılan bir çalışmada inmeden sonra erkeklerin yüzde 70’inde, kadınların ise yüzde 44’ünde ilişki sıklığında azalma tespit edilmiştir. İlişki sıklığındaki azalma, sağ taraf felçlerinde daha fazla görülmektedir.

    Ayrıca felçli kişinin ilişkide bulunduğu kişinin tavırlarından çok etkilendiği de bilinmektedir. Erkek hastalar kadın hastalara göre bu konuda daha çok sorun yaşamaktadır.

    Felçlerden sonra kadınların yüzde 75’inde, erkeklerin yüzde 64’ünde orgazm bozuklukları görülmüştür.

    Burada da hastanın psikolojik yapısı ve çevresel faktörler önemli rol oynamaktadır.

    Erken yapılan seksüel rehabilitasyon, cinsel fonksiyonları en üst düzeye çıkarabilir. Onun için omurilik yaralanmalarında ve inmelerde cinsel fonksiyonların yaşatılabilmesi için seksüel rehabilitasyonun önemi büyüktür.





    DR. ALAATTİN DURAN, DR. MERT SAVRUN
  2. 13.Temmuz.2010, 21:11
    #1



    Son yıllarda insan cinsel yaşamı hakkındaki bilgiler oldukça arttı..

    Burada cinselliğin insan kimliğinin önemli bir parçası olduğunun kabulü bu konudaki çalışmaları artırdı. Cinsel yeterlilik duygusunun kimliğimizin esasını oluşturduğuna inanılıyor.

    Dr.Eser Alptekin;


    Bugün cinsel sağlık birçok rehabilitasyon programlarının tam olarak içine girmiştir. Kronik hastalıklı ve fiziksel olarak engelli bir kişinin yapılan rehabilitasyonunda cinsel işlerliğinin olumsuz etkisi vardır.

    Rehabilitasyon programlarına alınan seksüel problemli hastalarda depresyon ve saldırganlık daha sık görülmektedir. Çoğunlukla bu tür hastalarda standardize edilmiş bir seksüel rehabilitasyon programı maalesef yoktur.

    Uyumda üç engel


    Fiziksel engeli olan bir kişide seksüel uyum sağlamada üç engel belirlenmiştir.

    Bu üç engel;

    Psikolojik reaksiyon, kişinin iletişim eksikliği ve fiziksel yetersizliğidir.

    Seksüel rehabilitasyon hasta için tam bir güven ortamında sağlanabilir. Kişinin kendi imajı, değeri, kendisine saygısı ve mutluluğu üzerine engelliliğin olumsuz psikolojik etkileri olabilir. Hasta kendini değersiz ve yetersiz bulabilir. Özellikle cinsel ilişki esnasında kişinin kendi vücudu hakkında beklentileri değişik olabilmektedir. Hastada utanma duyguları oluşabilmektedir.

    Bunlarla birlikte cinsel ilişkide yavaşlama ve beceriksizlik hastalarda depresyona ve umutsuzluğa neden olmaktadır.

    Bazı araştırmacılar inmeden sonra gelişen cinsel değişikliklerin sakatlanmış olmanın verdiği duygulardan etkilendiğini ifade etmiştir.

    Sakatlanmış olma sosyal dışlanmaya ve reddetmeye yol açar. Çünkü sakatlanan insanlara karşı kişinin yakın çevresinin ve toplumun aldığı tavırlar çeşitlidir.

    Engelliler gözden ırak


    Burada bir olguya değinmeden geçemeyeceğim. Ülkemizde sokaklarda ve yaşamın içinde engelli insanları çok göremezsiniz. Batı ülkelerinde farklıdır, tam tersidir. Burada Batı’da daha çok engelli var diye yanlış bir yargıya varamazsınız. Çünkü Batı’da engelliler sosyal yaşamın içine adapte olmuştur. Ülkemizde ise engellilerin çoğu insanların gözlerinden uzak, evlerine kapanmış ve kapatılmıştır.

    Bu açıdan sakatlananlara karşı olumlu tavırlar insanların ve toplumun yardımsever ve anlayışlı olma eğilimleri şeklinde görülür. Bununla beraber çoğu insan sakatlanmış kişilerin varlığından rahatsızlık duyabilir, temas kurmaktan çekinebilirler. Bu tür davranışlar da sakatlanmış kişinin psikoseksüel uyumunu etkilemektedir.

    Kişinin fiziki yapısı toplumlarda önemli olduğu için fiziksel görünüme değer veren kişiler için bu cinsel sınırlamalar yıkıcı etkiler yaratabilir. Entellektüel kapasiteye sahip kişilerde bu sınırlamaların etkisi daha azdır.

    Yine bir araştırmaya göre savaşta sakatlanan askerlerin iş kazası sonucu sakatlanan kişilere göre kendi görüntülerine daha olumlu şekilde baktıkları görülmüştür. Engelli kişinin dolaşabilmesinin sınırlanması ve insan ilişkilerinin de buna bağlı olarak azalması o insanda güven eksikliğine neden olmaktadır.

    Omurilik yaralanmalarında korkunun ve bilgi eksikliğinin cinsel işlevi engelleyen asıl psikolojik nedenler olduğu saptanmıştır. Kişinin kendi cinsel çekiciliğinden şüphe etmesi burada cinsel performansı etkileyen nedenlerin başında gelir.

    Anlayışlı bir eş ve alternatif tekniklerin bilinmesi ve bunların uygulanmaya gayret edilmesi engelleri yenmeye yardım edebilir.

    Felçlilerde cinsel hayat

    Omurilik yaralanmalarının yüzde 60’ından fazlası 15-29 yaş arasındaki kişilerde ortaya çıkmaktadır. Trafik kazaları en yaygın nedenlerdir.

    Travmalardan sonraki birkaç hafta içinde cinsel ilişki önerilmez. Omurilikteki yaralanma sonucu cinsel ilişki olmaması 6 ay veya daha fazla devam edebilir. Cinsel bozukluklar genellikle omuriliğin yaralanma seviyesiyle ilgilidir. Tam olmayan omurilik yaralanmalarında sonuçlar daha iyidir.

    Omurilik yaralanmalı kadınlar cinsel ilişkiye girebilmektedir. Ve erkeklere göre daha az uyum gerekmektedir. Yine bu hastalarda menstürasyon da (âdet kanaması) olabilmektedir. Doğum yapabilirler, fakat doğum ağrılarını hissetmezler.

    İnmelerde (felçler) ve yarı felçlerin (hemiplegie) cinsel işlevlilikte çok olumsuz etkiler yaptığı gözlenmiştir.

    Yapılan bir çalışmada inmeden sonra erkeklerin yüzde 70’inde, kadınların ise yüzde 44’ünde ilişki sıklığında azalma tespit edilmiştir. İlişki sıklığındaki azalma, sağ taraf felçlerinde daha fazla görülmektedir.

    Ayrıca felçli kişinin ilişkide bulunduğu kişinin tavırlarından çok etkilendiği de bilinmektedir. Erkek hastalar kadın hastalara göre bu konuda daha çok sorun yaşamaktadır.

    Felçlerden sonra kadınların yüzde 75’inde, erkeklerin yüzde 64’ünde orgazm bozuklukları görülmüştür.

    Burada da hastanın psikolojik yapısı ve çevresel faktörler önemli rol oynamaktadır.

    Erken yapılan seksüel rehabilitasyon, cinsel fonksiyonları en üst düzeye çıkarabilir. Onun için omurilik yaralanmalarında ve inmelerde cinsel fonksiyonların yaşatılabilmesi için seksüel rehabilitasyonun önemi büyüktür.





    DR. ALAATTİN DURAN, DR. MERT SAVRUN
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Çalıştırılamayan Engellilerin Sorunları
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Engelliliğe Dair / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Eylül.2013, 08:54
  2. Engellilerin Sorunları Bilimsel Olanaksızlıklar Sınırına İndirilebilir
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Temmuz.2011, 20:24
  3. KKTC'de Dernekler Engellilerin Sorunları İçin Toplandı
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Mayıs.2011, 18:15
  4. Diyabetik ve sertleşme sorunları
    Konu Sahibi okyanus Forum Engellilerde Cinsellik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Ocak.2011, 22:40
  5. Çocuklarda Zeka Sorunları
    Konu Sahibi Jarnana Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Eylül.2010, 14:40

Bu Konu için Etiketler