Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Kemik erimesi olarak bilinen ''osteoporoz'' erkeklerde de görülüyor

Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz erkeklerde de önemli sağlık sorunlarına yol açıyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal, osteoporozun, dünya genelinde yılda 1.5 milyon kırığın etkeni olan ciddi bir toplum sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Osteoporozun önceleri daha çok kadınları etkilediğinin düşünüldüğünü anlatan Kutsal, ancak yapılan araştırmaların bu hastalığın erkekleri de

Konuyu değerlendir: Kemik erimesi olarak bilinen ''osteoporoz'' erkeklerde de görülüyor

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1647 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Kemik erimesi olarak bilinen ''osteoporoz'' erkeklerde de görülüyor

    Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz erkeklerde de önemli sağlık sorunlarına yol açıyor.

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal, osteoporozun, dünya genelinde yılda 1.5 milyon kırığın etkeni olan ciddi bir toplum sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

    Osteoporozun önceleri daha çok kadınları etkilediğinin düşünüldüğünü anlatan Kutsal, ancak yapılan araştırmaların bu hastalığın erkekleri de yakından etkileyen bir sağlık sorunu olduğunu ortaya çıkardığını bildirdi.

    Kutsal, Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından 18-89 yaşları arasındaki 10 bin 489 kişi üzerinde yapılan kemik tarama ve sağlığı araştırmasına göre, 45-65 yaşları arasındaki erkeklerde sigaraya ve hareketsiz yaşam tarzına bağlı olarak bu hastalığın ortaya çıktığını belirtti.

    Erkeklerde osteoporozun genelde kullanılan ilaçlara ya da bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kutsal, "Ancak, araştırmamıza göre özellikle emeklilik sonrasına denk gelen bu dönemde erkekler kahvehanelere kapanıp hareketsiz bir yaşam sürmeye başlıyor. Bunun üzerine bir de sigara
    kullanımı eklenince osteporoza yakalanmaları kaçınılmaz oluyor. Bu yaş grubundaki her 6-7 erkekten birinde osteoporoz görülüyor" diye konuştu.

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Atalay da, Türkiye’de yaşam süresinin artmasına paralel olarak bu hastalığın görülme sıklığının da arttığına işaret etti.

    Hastaların yaşam kalitelerinin bozulması ve oluşan kırıklar nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olan osteoporozun tedavisinin de ekonomiye büyük bir yük getirdiğini ifade eden Atalay, şunları söyledi:

    "Bu nedenle hastalıktan korunmak çok önemli. İlk adım toplumun kemik kütlesini doruk noktaya çıkartmak olmalıdır. Bunun için doğum ve bebeklikten başlayarak doğru beslenme alışkanlıkları geliştirilmelidir. Anne sütüyle beslenme, küçük yaşlardan itibaren D vitamini ve yeterli kalsiyum alınması, güneş ışınlarından yeterince yararlanma son derece önemli. Bunların hepsi bir arada
    olursa doruk kemik kütlesine ulaşılabilir. Hükümet politikaları bu noktada devreye sokulmalı. Gerekli önlemler alınırsa ilerde ülkemizde hastalığın görülme sıklığı azalabilir."

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksal Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Dinçer de, osteoporoz konusunda halkın bilinçlendirmesinin önemine işaret ederek, "Sessiz seyrettiği ve diğer travmatik kırıklar gibi olmadığı için, bu hastalar omurga kırıklarının farkına varmaz.

    Daha çok omuz ve sırt ağrısı olarak algılanır ve yanlış tedavi uygulanabilir. Bu nedenle hem hekimlerin hem de hastaların tanı açısından daha fazla bilinçlendirilmesi gerekir" diye konuştu.

    Hayat boyu kalsiyum yönünden zengin besinlerle, süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi gerektiğini ifade eden Dinçer, "Bu kadar güneşli bir ülkede yeterince D vitamininden yararlanamıyoruz" dedi.

    Cenevre Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Profesörü ve Uluslararası Osteoporoz Vakfı Temsilcisi Rene Rizzoli ise, hastalıkla mücadelenin 3 ayağının, hasta ve hekimlerin bilinçlendirilmesi ve yetkili mercilerin hastalığın halk sağlığı üzerinde tehdit olduğunun farkına varması olduğunu söyledi.

    50 yaş üzerindeki 2 kadından ve 5 erkekten birinde bu hastalığın görüldüğüne dikkati çeken Rizzoli, dünyadaki son tedavi yöntemleriyle ilgili de bilgi verdi.

    Yaşam süresinin uzamasıKemik yıkımını önleyen ilaçların en çok kullanılanlar olduğunu belirten Rizzoli, bunların yanında yeni kemik oluşumu ve formasyonu için de ilaçlar bulunduğunu bildirdi.

    Prof. Dr. Georges Boivin de, yapı, şekil ve mineralleşme derecesi gibi kemik kalitesini belirleyen unsurların doğuştan geldiğini, mikro hasar ve kırıkların sayısının artmasının, kemikte kırılmalara yol açabildiğini bildirdi.

    Almanya’daki Der Fürstenhof Kliniğinin Başkanı ve Uluslararası Osteoporoz Vakfı Temsilcisi Prof. Dr. Helmut Minne ise, osteoporozun görülmesinde yaşam süresinin uzamasının önemli olduğunu ifade ederek, "24 saat sağlıklı yaşasanız bile yaşlandıkça hastalıklara meyil artar. Bu nedenle osteoporuzu önlemek derken, geciktirmek söz konusu olabilir. Bunun için de kırıkların azaltılması yönünde bilgilendirme çok önemli" diye konuştu.

    Kalça kırıkları ölüme neden olabiliyor
    Yapılan araştırmaya göre, ileri yaşlardaki kalça kırıkları, yüzde 20 oranında kırığı takip eden ilk bir yıl içinde ölüme neden olurken, sağ kalan hastaların yüzde 80’i günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı hale geliyor.

    Türkiye Osteoporoz Derneğinin kemik tarama ve sağlığı araştırmasına göre, kemik yoğunluğu Türk erkeklerinde 18-29, kadınlarda ise 30-39 yaşları arasında en yüksek değere ulaşıyor.

    Kemik yoğunluğundaki kayıp erkeklerde 40-50’li yaşlarda, kadınlarda ise 49 yaşından sonra başlıyor.

    Kemik yoğunluğunu etkileyen en önemli faktörler ilerleyen yaş ve düşük vücut kitle indeksi olarak belirlendi.

    Avrupa ülkelerinde yapılan osteoporoza bağlı kırıklarda maliyet analizi çalışmasına göre ise hastane, ameliyat ve rehabilitasyon giderleri dikkate alındığında, kalça kırıkları kişi başına 8 bin-10 bin avro, ön kol kırıkları da bin-2 bin Avro gibi yüksek değerde ekonomik kayıplara neden oluyor.

    internethaber
  2. 11.Temmuz.2010, 18:09
    #1
    Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz erkeklerde de önemli sağlık sorunlarına yol açıyor.

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal, osteoporozun, dünya genelinde yılda 1.5 milyon kırığın etkeni olan ciddi bir toplum sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

    Osteoporozun önceleri daha çok kadınları etkilediğinin düşünüldüğünü anlatan Kutsal, ancak yapılan araştırmaların bu hastalığın erkekleri de yakından etkileyen bir sağlık sorunu olduğunu ortaya çıkardığını bildirdi.

    Kutsal, Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından 18-89 yaşları arasındaki 10 bin 489 kişi üzerinde yapılan kemik tarama ve sağlığı araştırmasına göre, 45-65 yaşları arasındaki erkeklerde sigaraya ve hareketsiz yaşam tarzına bağlı olarak bu hastalığın ortaya çıktığını belirtti.

    Erkeklerde osteoporozun genelde kullanılan ilaçlara ya da bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kutsal, "Ancak, araştırmamıza göre özellikle emeklilik sonrasına denk gelen bu dönemde erkekler kahvehanelere kapanıp hareketsiz bir yaşam sürmeye başlıyor. Bunun üzerine bir de sigara
    kullanımı eklenince osteporoza yakalanmaları kaçınılmaz oluyor. Bu yaş grubundaki her 6-7 erkekten birinde osteoporoz görülüyor" diye konuştu.

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Atalay da, Türkiye’de yaşam süresinin artmasına paralel olarak bu hastalığın görülme sıklığının da arttığına işaret etti.

    Hastaların yaşam kalitelerinin bozulması ve oluşan kırıklar nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olan osteoporozun tedavisinin de ekonomiye büyük bir yük getirdiğini ifade eden Atalay, şunları söyledi:

    "Bu nedenle hastalıktan korunmak çok önemli. İlk adım toplumun kemik kütlesini doruk noktaya çıkartmak olmalıdır. Bunun için doğum ve bebeklikten başlayarak doğru beslenme alışkanlıkları geliştirilmelidir. Anne sütüyle beslenme, küçük yaşlardan itibaren D vitamini ve yeterli kalsiyum alınması, güneş ışınlarından yeterince yararlanma son derece önemli. Bunların hepsi bir arada
    olursa doruk kemik kütlesine ulaşılabilir. Hükümet politikaları bu noktada devreye sokulmalı. Gerekli önlemler alınırsa ilerde ülkemizde hastalığın görülme sıklığı azalabilir."

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksal Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Dinçer de, osteoporoz konusunda halkın bilinçlendirmesinin önemine işaret ederek, "Sessiz seyrettiği ve diğer travmatik kırıklar gibi olmadığı için, bu hastalar omurga kırıklarının farkına varmaz.

    Daha çok omuz ve sırt ağrısı olarak algılanır ve yanlış tedavi uygulanabilir. Bu nedenle hem hekimlerin hem de hastaların tanı açısından daha fazla bilinçlendirilmesi gerekir" diye konuştu.

    Hayat boyu kalsiyum yönünden zengin besinlerle, süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi gerektiğini ifade eden Dinçer, "Bu kadar güneşli bir ülkede yeterince D vitamininden yararlanamıyoruz" dedi.

    Cenevre Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Profesörü ve Uluslararası Osteoporoz Vakfı Temsilcisi Rene Rizzoli ise, hastalıkla mücadelenin 3 ayağının, hasta ve hekimlerin bilinçlendirilmesi ve yetkili mercilerin hastalığın halk sağlığı üzerinde tehdit olduğunun farkına varması olduğunu söyledi.

    50 yaş üzerindeki 2 kadından ve 5 erkekten birinde bu hastalığın görüldüğüne dikkati çeken Rizzoli, dünyadaki son tedavi yöntemleriyle ilgili de bilgi verdi.

    Yaşam süresinin uzamasıKemik yıkımını önleyen ilaçların en çok kullanılanlar olduğunu belirten Rizzoli, bunların yanında yeni kemik oluşumu ve formasyonu için de ilaçlar bulunduğunu bildirdi.

    Prof. Dr. Georges Boivin de, yapı, şekil ve mineralleşme derecesi gibi kemik kalitesini belirleyen unsurların doğuştan geldiğini, mikro hasar ve kırıkların sayısının artmasının, kemikte kırılmalara yol açabildiğini bildirdi.

    Almanya’daki Der Fürstenhof Kliniğinin Başkanı ve Uluslararası Osteoporoz Vakfı Temsilcisi Prof. Dr. Helmut Minne ise, osteoporozun görülmesinde yaşam süresinin uzamasının önemli olduğunu ifade ederek, "24 saat sağlıklı yaşasanız bile yaşlandıkça hastalıklara meyil artar. Bu nedenle osteoporuzu önlemek derken, geciktirmek söz konusu olabilir. Bunun için de kırıkların azaltılması yönünde bilgilendirme çok önemli" diye konuştu.

    Kalça kırıkları ölüme neden olabiliyor
    Yapılan araştırmaya göre, ileri yaşlardaki kalça kırıkları, yüzde 20 oranında kırığı takip eden ilk bir yıl içinde ölüme neden olurken, sağ kalan hastaların yüzde 80’i günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı hale geliyor.

    Türkiye Osteoporoz Derneğinin kemik tarama ve sağlığı araştırmasına göre, kemik yoğunluğu Türk erkeklerinde 18-29, kadınlarda ise 30-39 yaşları arasında en yüksek değere ulaşıyor.

    Kemik yoğunluğundaki kayıp erkeklerde 40-50’li yaşlarda, kadınlarda ise 49 yaşından sonra başlıyor.

    Kemik yoğunluğunu etkileyen en önemli faktörler ilerleyen yaş ve düşük vücut kitle indeksi olarak belirlendi.

    Avrupa ülkelerinde yapılan osteoporoza bağlı kırıklarda maliyet analizi çalışmasına göre ise hastane, ameliyat ve rehabilitasyon giderleri dikkate alındığında, kalça kırıkları kişi başına 8 bin-10 bin avro, ön kol kırıkları da bin-2 bin Avro gibi yüksek değerde ekonomik kayıplara neden oluyor.

    internethaber
    Twitter Facebook Google+
  3. Hayat Sevince Güzel
    11.Temmuz.2010, 18:42
    #2
    Yoğurt yemeye başlayım.
  4. 11.Temmuz.2010, 18:42
    #2
    Hayat Sevince Güzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Hayat Sevince Güzel
    Misafir
    Yoğurt yemeye başlayım.
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Erzurum
    Mesajlar
    646
    Sigaradan mi
    Neyse 45 yasina gelmeden birakacam
  6. 12.Temmuz.2010, 10:47
    #3
    Sigaradan mi
    Neyse 45 yasina gelmeden birakacam
  7. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Halk arasında ''kemik erimesi'' olarak bilinen ve daha çok kadınları etkilediğine inanılan osteoporozun erkeklerde ve çocuklarda da önemli sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi




    Bursa'da özel bir hastanede görevli fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Dr. Neslihan Özkan, osteoporozun dünyada yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olduğunu belirtti.
    Bu hastalığa bağlı kemik kırıklarının giderek önemli bir halk sağlığı soruna haline geldiğini ifade eden Dr. Özkan, özellikle kadınların korkulu rüyası olarak bilinen osteoporozun erkeklerde ve çocuklarda da oluşabileceğini kaydetti.
    Özkan, bir kişinin sahip olabileceği en yüksek kemik yoğunluğuna 30-35 yaşına kadar ulaştığını, bu yaştan sonra kemik kaybının hızlandığını, 65 yaş üzerindeki kadın ve erkeklerde ise aynı hızda yıkım olduğunu söyledi.
    Osteoporozun kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin herkes için önemli risk oluşturduğunu ifade eden Özkan, şöyle konuştu: ''Osteoporoza yakalanma riski yüksek olan kişiler arasında kadınlar başta geliyor.
    Ancak bu hastalık erkekler ve çocuklarda da görülebiliyor. Osteoporoz hakkında halk arasında birçok yanlış inanış bulunuyor. Bunların başında ise osteoporozun yalnızca kadınlarda görüleceğine inanılması geliyor. Oysa osteoporoz erkeklerde de görülebilir. Bu nedenle erkekler özellikle ileri yaşlarda osteoporoza karşı dikkatli olmalı.
    Ailede osteoporozlu kişilerin olması, ince yapılı, beyaz ırktan olunması, fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmaması, sigara, aşırı alkol ve kafein kullanılması, erken menopoz, şeker hastalığı, bazı romatizmal ve hormonal rahatsızlıklar osteoporoz nedeni olabilir.''
    Özkan, kırıkların osteoporozun en korkulan belirtileri arasında ilk sırada olduğunu belirterek, ''Hastalarımızda, başlangıçta bel ve sırt ağrıları, omurgalarda çökme kırıkları, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma görülebilir. Vücutta kalça ve el bileği kırıkları gelişebilir. Halk arasındaki inanışın aksine, yaygın ağrılarla veya kırık dışında kemik eklem ağrıları ile osteoporozun ilişkisi yoktur'' dedi.
    Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası osteoporoz örgütlerinin 65 yaş üzerindekilerin kemik taraması yaptırması gerektiği konusunda fikir birliği içinde olduğunu ifade eden Özkan, 65 yaş altında olan ve en az iki risk faktörü bulunanlar ile erken menopoza giren, geçmişinde herhangi bir kırık öyküsü olan, şeker, tiroit, romatizmal hastalıkları bulunan ve kortizon kullanan kişilerin bu taramayla mutlaka tanışması gerektiğini vurguladı.
    ''KİŞİLERİN KENDİ ÇABALARI ÖNEMLİ''
    Dr. Neslihan Özkan, vücutta kemik yoğunluğunun azalması olarak bilinen osteoporozun gerekli önlemler alındığında sorun olmaktan çıkacağını ancak kemik kırılganlığının artmasıyla ciddi sorunlar ortaya çıkabileceğini söyledi.
    Osteoporozda erken önlem alınmamasının hastanın sakatlanmasına hatta ölümüne yol açabileceğine dikkati çeken Özkan, şunları kaydetti: ''Asıl önemli olan koruyucu hekimliktir. Yani küçük yaşlardan itibaren bireylerin diyetlerine, yaşam biçimlerine dikkat etmesi ve risk altındaki kişilerin eğitilmesi gerekiyor.
    Osteoporozla mücadelede doktorların ve teknoloji desteğinin yanı sıra kişilerin kendi çabaları etkin olmaktadır. Kemikleriniz genç kalsın istiyorsanız düzenli beslenin, bol bol güneş alın, belinizi ve sırtınızı korumaya yönelik önerileri uygulayın, konunun uzmanı bir doktora başvurarak tedavinizi yaptırın, sigarayı bırakın, aşırı alkol ve kahve içmeyin.''
  8. 05.Ağustos.2010, 13:06
    #4
    Halk arasında ''kemik erimesi'' olarak bilinen ve daha çok kadınları etkilediğine inanılan osteoporozun erkeklerde ve çocuklarda da önemli sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi




    Bursa'da özel bir hastanede görevli fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Dr. Neslihan Özkan, osteoporozun dünyada yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olduğunu belirtti.
    Bu hastalığa bağlı kemik kırıklarının giderek önemli bir halk sağlığı soruna haline geldiğini ifade eden Dr. Özkan, özellikle kadınların korkulu rüyası olarak bilinen osteoporozun erkeklerde ve çocuklarda da oluşabileceğini kaydetti.
    Özkan, bir kişinin sahip olabileceği en yüksek kemik yoğunluğuna 30-35 yaşına kadar ulaştığını, bu yaştan sonra kemik kaybının hızlandığını, 65 yaş üzerindeki kadın ve erkeklerde ise aynı hızda yıkım olduğunu söyledi.
    Osteoporozun kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin herkes için önemli risk oluşturduğunu ifade eden Özkan, şöyle konuştu: ''Osteoporoza yakalanma riski yüksek olan kişiler arasında kadınlar başta geliyor.
    Ancak bu hastalık erkekler ve çocuklarda da görülebiliyor. Osteoporoz hakkında halk arasında birçok yanlış inanış bulunuyor. Bunların başında ise osteoporozun yalnızca kadınlarda görüleceğine inanılması geliyor. Oysa osteoporoz erkeklerde de görülebilir. Bu nedenle erkekler özellikle ileri yaşlarda osteoporoza karşı dikkatli olmalı.
    Ailede osteoporozlu kişilerin olması, ince yapılı, beyaz ırktan olunması, fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmaması, sigara, aşırı alkol ve kafein kullanılması, erken menopoz, şeker hastalığı, bazı romatizmal ve hormonal rahatsızlıklar osteoporoz nedeni olabilir.''
    Özkan, kırıkların osteoporozun en korkulan belirtileri arasında ilk sırada olduğunu belirterek, ''Hastalarımızda, başlangıçta bel ve sırt ağrıları, omurgalarda çökme kırıkları, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma görülebilir. Vücutta kalça ve el bileği kırıkları gelişebilir. Halk arasındaki inanışın aksine, yaygın ağrılarla veya kırık dışında kemik eklem ağrıları ile osteoporozun ilişkisi yoktur'' dedi.
    Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası osteoporoz örgütlerinin 65 yaş üzerindekilerin kemik taraması yaptırması gerektiği konusunda fikir birliği içinde olduğunu ifade eden Özkan, 65 yaş altında olan ve en az iki risk faktörü bulunanlar ile erken menopoza giren, geçmişinde herhangi bir kırık öyküsü olan, şeker, tiroit, romatizmal hastalıkları bulunan ve kortizon kullanan kişilerin bu taramayla mutlaka tanışması gerektiğini vurguladı.
    ''KİŞİLERİN KENDİ ÇABALARI ÖNEMLİ''
    Dr. Neslihan Özkan, vücutta kemik yoğunluğunun azalması olarak bilinen osteoporozun gerekli önlemler alındığında sorun olmaktan çıkacağını ancak kemik kırılganlığının artmasıyla ciddi sorunlar ortaya çıkabileceğini söyledi.
    Osteoporozda erken önlem alınmamasının hastanın sakatlanmasına hatta ölümüne yol açabileceğine dikkati çeken Özkan, şunları kaydetti: ''Asıl önemli olan koruyucu hekimliktir. Yani küçük yaşlardan itibaren bireylerin diyetlerine, yaşam biçimlerine dikkat etmesi ve risk altındaki kişilerin eğitilmesi gerekiyor.
    Osteoporozla mücadelede doktorların ve teknoloji desteğinin yanı sıra kişilerin kendi çabaları etkin olmaktadır. Kemikleriniz genç kalsın istiyorsanız düzenli beslenin, bol bol güneş alın, belinizi ve sırtınızı korumaya yönelik önerileri uygulayın, konunun uzmanı bir doktora başvurarak tedavinizi yaptırın, sigarayı bırakın, aşırı alkol ve kahve içmeyin.''
  9. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Kemik erimesi, erkekleri de tehdit ediyor

    Osteoporozun daha çok kadınları etkileyen bir hastalık olduğu biliniyor. Ama yaş ilerledikçe ve özellikle 70 yaş sonrasında erkekler de risk altında. Oluşan kırıklar sonucunda hastaların yüzde 20'si hayatını kaybediyor.

    Halk arasında sadece kadınların hastalığı olarak bilinen osteoporoz (kemik erimesi), uzayan yaşam süresiyle birlikte erkekleri de tehdit ediyor. Bir zamanlar sadece menopoz dönemindeki kadınları etkileyen bir hastalık olarak bilinen osteoporoz, günümüzde erkeklerin de önemli bir sorunu olarak karşımıza çıkıyor. 70 yaş üstü erkek ve kadınlarda görülme riski eşitlenen hastalıkla mücadelede beslenme ve egzersiz büyük önem taşıyor. Gençlik ve yaşlılık dönemleri arasında görülen boy farkı ise hastalığın en önemli belirtilerinden biri.

    Osteoporoz, omur, kalça ve bileklerde kırık ile ortaya çıkıyor. Hastalığın tedavisinde ilaçların yanı sıra yaşam tarzına yönelik düzenlemelerin de önemli bir yeri bulunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, "Osteoporoz, vücudumuzdaki tüm kemikleri etkileyen sistemik bir hastalık. Sertlikleri azalınca kemikler zayıf ve kırılabilir hale geliyor. Kemik kırılganlığındaki bu artışa osteoporoz deniyor." diyor. Akı'nın verdiği bilgiye göre, daha çok kalça ve omur kırığı olarak görülen bu durumda hastaların yüzde 20'si bir yıl içinde hayatını kaybediyor. Yüzde 30'dan fazlası da sakat kalıyor.

    Hastalık yüzde 80 oranında menopoz sonrası kadınlarda görülse de, erkek osteoporozunda da ciddi oranda artış yaşanıyor. Prof. Dr. Semih Akı, "ABD'de 50 yaşın üstünde kalça, omur veya el bileği kırık riski kadınlarda yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 13 olarak hesaplanıyor. Kemik kayıp hızı, erkeklerde 70 yaş üzerine gelindiğinde kadınlarla eşit hale geliyor." açıklamasını yapıyor.

    Hastalığın belirtileri nasıl ortaya çıkıyor?

    Belirtiler; omur, kalça, el bileği ve diğer kemiklerde görülen kırıklar, ani ve şiddetli bel veya sırt ağrısı, boy kısalması ve kamburluk, karın ve göğüs boşluğunda daralma, vücut imajının bozulması olarak sıralanıyor. Hastalık, psikolojik sonuçlar da doğurabiliyor.

    Nasıl bir tedavi yöntemi izleniyor?

    Öncelikle kemiklerin korunmasına önem veriliyor. Bunun için sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterli kalsiyum ve D vitamini almak gerekiyor. Tedavi için de kemik mineral yoğunluğunu koruyacak, hatta artıracak ilaçlar kullanılıyor. Bu ilaçlar hap şeklinde, ağızdan kullanılabileceği gibi, yıllık enjeksiyonlar şeklinde de kullanılabiliyor. Bunların yanı sıra hastadan günlük aktivitesini artırması, yaşam kalitesini yükseltmesi de isteniyor.

    Zaman
  10. 05.Kasım.2010, 07:19
    #5
    Osteoporozun daha çok kadınları etkileyen bir hastalık olduğu biliniyor. Ama yaş ilerledikçe ve özellikle 70 yaş sonrasında erkekler de risk altında. Oluşan kırıklar sonucunda hastaların yüzde 20'si hayatını kaybediyor.

    Halk arasında sadece kadınların hastalığı olarak bilinen osteoporoz (kemik erimesi), uzayan yaşam süresiyle birlikte erkekleri de tehdit ediyor. Bir zamanlar sadece menopoz dönemindeki kadınları etkileyen bir hastalık olarak bilinen osteoporoz, günümüzde erkeklerin de önemli bir sorunu olarak karşımıza çıkıyor. 70 yaş üstü erkek ve kadınlarda görülme riski eşitlenen hastalıkla mücadelede beslenme ve egzersiz büyük önem taşıyor. Gençlik ve yaşlılık dönemleri arasında görülen boy farkı ise hastalığın en önemli belirtilerinden biri.

    Osteoporoz, omur, kalça ve bileklerde kırık ile ortaya çıkıyor. Hastalığın tedavisinde ilaçların yanı sıra yaşam tarzına yönelik düzenlemelerin de önemli bir yeri bulunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, "Osteoporoz, vücudumuzdaki tüm kemikleri etkileyen sistemik bir hastalık. Sertlikleri azalınca kemikler zayıf ve kırılabilir hale geliyor. Kemik kırılganlığındaki bu artışa osteoporoz deniyor." diyor. Akı'nın verdiği bilgiye göre, daha çok kalça ve omur kırığı olarak görülen bu durumda hastaların yüzde 20'si bir yıl içinde hayatını kaybediyor. Yüzde 30'dan fazlası da sakat kalıyor.

    Hastalık yüzde 80 oranında menopoz sonrası kadınlarda görülse de, erkek osteoporozunda da ciddi oranda artış yaşanıyor. Prof. Dr. Semih Akı, "ABD'de 50 yaşın üstünde kalça, omur veya el bileği kırık riski kadınlarda yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 13 olarak hesaplanıyor. Kemik kayıp hızı, erkeklerde 70 yaş üzerine gelindiğinde kadınlarla eşit hale geliyor." açıklamasını yapıyor.

    Hastalığın belirtileri nasıl ortaya çıkıyor?

    Belirtiler; omur, kalça, el bileği ve diğer kemiklerde görülen kırıklar, ani ve şiddetli bel veya sırt ağrısı, boy kısalması ve kamburluk, karın ve göğüs boşluğunda daralma, vücut imajının bozulması olarak sıralanıyor. Hastalık, psikolojik sonuçlar da doğurabiliyor.

    Nasıl bir tedavi yöntemi izleniyor?

    Öncelikle kemiklerin korunmasına önem veriliyor. Bunun için sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterli kalsiyum ve D vitamini almak gerekiyor. Tedavi için de kemik mineral yoğunluğunu koruyacak, hatta artıracak ilaçlar kullanılıyor. Bu ilaçlar hap şeklinde, ağızdan kullanılabileceği gibi, yıllık enjeksiyonlar şeklinde de kullanılabiliyor. Bunların yanı sıra hastadan günlük aktivitesini artırması, yaşam kalitesini yükseltmesi de isteniyor.

    Zaman

Benzer Konular

  1. Annemde kemik erimesi var.Evde bakım maaşıı alabilir miyiz?
    Konu Sahibi bahar33 Forum Evde Bakım Maaşı - Hizmeti
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 01.Ekim.2011, 22:08
  2. Kemik Erimesine (Osteoporoz) Mucizevi Aşı Geliştirildi
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Nisan.2011, 08:32
  3. Kemik erimesi, menopozdan önce başlayabilir
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Mart.2011, 21:43
  4. Omurilik felçlilerinde osteooporoz (kemik erimesi) ve kırık riski
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Omurilik Hasarları (OF)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Ekim.2010, 20:43
  5. Evlilikte engelliler sizce alternatif seçenek olarak mı görülüyor?
    Konu Sahibi Defnex Forum Engelliliğe dair sosyal politikalar,insanlar,toplumun gözünde engellilik vs.
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 11.Eylül.2010, 21:34

Bu Konu için Etiketler