Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Alzheimer Hastalığı

Alzheimer Hastalığı nedir? Alzheimer Hastalığı, adını, 1906'da bir Alman Doktor olan Alois Alzheimer'den almıştır. Aradan geçen yüzyıl hastalığın tanısı ve tedavisi hakkında büyük ilerlemeler getirmiş olsa da, yapılabilecek şeyler hala sınırlıdır ve çözümleyici değildir. Demans (bunama), hastanın günlük faaliyetlerini yapmasını ciddi bir şekilde etkileyen bir beyin hastalığıdır. Yaşlı insanlar arasında en yaygın demans türü, Alzheimer Hastalığıdır. Alzheimer Hastalığı, başlangıçta beynin

Konuyu değerlendir: Alzheimer Hastalığı

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1947 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Alzheimer Hastalığı

    Alzheimer Hastalığı nedir? Alzheimer Hastalığı, adını, 1906'da bir Alman Doktor olan Alois Alzheimer'den almıştır.


    Aradan geçen yüzyıl hastalığın tanısı ve tedavisi hakkında büyük ilerlemeler getirmiş olsa da, yapılabilecek şeyler hala sınırlıdır ve çözümleyici değildir. Demans (bunama), hastanın günlük faaliyetlerini yapmasını ciddi bir şekilde etkileyen bir beyin hastalığıdır. Yaşlı insanlar arasında en yaygın demans türü, Alzheimer Hastalığıdır. Alzheimer Hastalığı, başlangıçta beynin hafıza, düşünce ve lisan yeteneği ile ilgili bölümlerini etkiler. 65 yaş üzeri insanların %5'i, 80 yaş üzerindekilerin %20'si ve 90 yaş üzerinde olanların ise % 30'unda Alzheimer Hastalığı bulunmaktadır. Bu kadar sık görülen bir hastalığın başlangıç bulguları önem kazanmaktadır.

    Alzheimer Hastalığının belirtileri nelerdir? Alzheimer Hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Hafıza kaybı, günlük işleri yapmada zorlanma ve davranış değişiklikleri gibi yakınmalarla ortaya çıkar. Bazı insanlar, bu tür bulguları normal yaşlanmanın bir sonucu olarak kabul ederler; bazıları da hastalık bulgusu diye düşünüp tıbbi yardım ararlar. Bu tür bulguların depresyon gibi diğer hastalıklara bağlı olup olmadığını değerlendirebilmek için doktor görüşü önemlidir.

    Hastalığın ikaz bulguları;

    1. Hafıza kaybı: Yeni öğrenilen bilgilerin unutulması Alzheimer Hastalığının sık görülen erken bulgularındandır. Kişi daha sık unutmaya başlar ve daha sonra da hatırlayamaz. (Ara sıra randevuları ve isimleri unutmak normaldir.)

    2. Bilinen işleri yapmada güçlük: Demanslı insanlar günlük işlerini yapma ve planlamada zorlanırlar. Yemek hazırlama, oyun oynama gibi faaliyetlerde etap ve aşamaları karıştırırlar. (Nadiren bir odaya niçin geldiğini veya ne söylemeyi planladığını unutmak normaldir.)

    3. Konuşma ile ilgili problemler: Alzheimerli hastalar basit kelimeleri unutabilir ve uygun olmayan kelimelerle değiştirebilirler. Bunlar da konuştuklarının ve yazdıklarının anlaşılmasını zorlaştırabilir. Örneğin diş fırçası kelimesini bulamaz yerine "ağzım için olan şey" diyebilir. (Zaman zaman doğru kelimeyi bulmada zorluk olması normaldir.)

    4. Zamana ve yere yönelik oryantasyonda bozulma: Alzheimerli hastalar kendi çevrelerinde semtlerinde kaybolmaya başlarlar. Nerede olduğunu, oraya nasıl geldiğini ve eve nasıl geri döneceğini unuturlar. (Haftanın gününü veya nereye gittiğini ara sıra unutmak normaldir.)

    5. Karar verme yeteneğinde güçlük ve azalma: Alzheimerli hastalar uygun olmayan tarzda giyinebilirler. Sıcak bir günde birkaç kat veya soğukta ince giyinme gibi. Kara verme yetenekleri zayıflamıştır. (Zaman zaman şüpheli veya tartışmalı karar verme normaldir.)

    6. Düşünceyle ilgili problemler: Alzheimer'liler karışık mental görevleri gerçekleştirmede zorlanabilirler. Rakamların nasıl ve niçin kullanılacağını unutmak gibi. (Ara sıra mali hesapları dengelemede zorlanmak normaldir.)

    7. Eşyaları yanlış yerleştirme: Alzheimerli hastalar eşyaları alışılmadık yerlere koyabilirler. Ütüyü buzdolabına veya kol saatini şeker kutusuna gibi.. (Anahtarları veya cüzdanı geçici olarak yanlış yere koymak normaldir.)

    8. Davranış ve mizaç değişiklikleri: Alzheimer'li hastalar hızlı mizaç oynamaları gösterebilirler. Belirgin bir neden yok iken, sakin bir halden kızgınlaşabilir veya ağlayabilirler. (Ara sıra karamsar ve üzgün olmak normaldir.)

    9. Kişilik değişiklikleri: Demanslı hastaların kişilikleri, dramatik olarak değişebilir. Aşırı derecede korkulu, şüpheci veya aile üyelerine bağımlı olabilir. (Yaşlanma ile kişilik özelliklerinin biraz değişmesi normaldir.)

    10. İnisiyatif kaybı: Alzheimerli hastalar çok pasif olabilirler, saatlerce televizyonun karşısında oturabilirler, olağandan daha fazla uyuyabilirler, günlük işlerini yapmak istemezler. (Bazen iş ve sosyal yükümlülüklerde yorgunluk hissi normaldir.
  2. 10.Temmuz.2010, 10:43
    #1
    Alzheimer Hastalığı nedir? Alzheimer Hastalığı, adını, 1906'da bir Alman Doktor olan Alois Alzheimer'den almıştır.


    Aradan geçen yüzyıl hastalığın tanısı ve tedavisi hakkında büyük ilerlemeler getirmiş olsa da, yapılabilecek şeyler hala sınırlıdır ve çözümleyici değildir. Demans (bunama), hastanın günlük faaliyetlerini yapmasını ciddi bir şekilde etkileyen bir beyin hastalığıdır. Yaşlı insanlar arasında en yaygın demans türü, Alzheimer Hastalığıdır. Alzheimer Hastalığı, başlangıçta beynin hafıza, düşünce ve lisan yeteneği ile ilgili bölümlerini etkiler. 65 yaş üzeri insanların %5'i, 80 yaş üzerindekilerin %20'si ve 90 yaş üzerinde olanların ise % 30'unda Alzheimer Hastalığı bulunmaktadır. Bu kadar sık görülen bir hastalığın başlangıç bulguları önem kazanmaktadır.

    Alzheimer Hastalığının belirtileri nelerdir? Alzheimer Hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Hafıza kaybı, günlük işleri yapmada zorlanma ve davranış değişiklikleri gibi yakınmalarla ortaya çıkar. Bazı insanlar, bu tür bulguları normal yaşlanmanın bir sonucu olarak kabul ederler; bazıları da hastalık bulgusu diye düşünüp tıbbi yardım ararlar. Bu tür bulguların depresyon gibi diğer hastalıklara bağlı olup olmadığını değerlendirebilmek için doktor görüşü önemlidir.

    Hastalığın ikaz bulguları;

    1. Hafıza kaybı: Yeni öğrenilen bilgilerin unutulması Alzheimer Hastalığının sık görülen erken bulgularındandır. Kişi daha sık unutmaya başlar ve daha sonra da hatırlayamaz. (Ara sıra randevuları ve isimleri unutmak normaldir.)

    2. Bilinen işleri yapmada güçlük: Demanslı insanlar günlük işlerini yapma ve planlamada zorlanırlar. Yemek hazırlama, oyun oynama gibi faaliyetlerde etap ve aşamaları karıştırırlar. (Nadiren bir odaya niçin geldiğini veya ne söylemeyi planladığını unutmak normaldir.)

    3. Konuşma ile ilgili problemler: Alzheimerli hastalar basit kelimeleri unutabilir ve uygun olmayan kelimelerle değiştirebilirler. Bunlar da konuştuklarının ve yazdıklarının anlaşılmasını zorlaştırabilir. Örneğin diş fırçası kelimesini bulamaz yerine "ağzım için olan şey" diyebilir. (Zaman zaman doğru kelimeyi bulmada zorluk olması normaldir.)

    4. Zamana ve yere yönelik oryantasyonda bozulma: Alzheimerli hastalar kendi çevrelerinde semtlerinde kaybolmaya başlarlar. Nerede olduğunu, oraya nasıl geldiğini ve eve nasıl geri döneceğini unuturlar. (Haftanın gününü veya nereye gittiğini ara sıra unutmak normaldir.)

    5. Karar verme yeteneğinde güçlük ve azalma: Alzheimerli hastalar uygun olmayan tarzda giyinebilirler. Sıcak bir günde birkaç kat veya soğukta ince giyinme gibi. Kara verme yetenekleri zayıflamıştır. (Zaman zaman şüpheli veya tartışmalı karar verme normaldir.)

    6. Düşünceyle ilgili problemler: Alzheimer'liler karışık mental görevleri gerçekleştirmede zorlanabilirler. Rakamların nasıl ve niçin kullanılacağını unutmak gibi. (Ara sıra mali hesapları dengelemede zorlanmak normaldir.)

    7. Eşyaları yanlış yerleştirme: Alzheimerli hastalar eşyaları alışılmadık yerlere koyabilirler. Ütüyü buzdolabına veya kol saatini şeker kutusuna gibi.. (Anahtarları veya cüzdanı geçici olarak yanlış yere koymak normaldir.)

    8. Davranış ve mizaç değişiklikleri: Alzheimer'li hastalar hızlı mizaç oynamaları gösterebilirler. Belirgin bir neden yok iken, sakin bir halden kızgınlaşabilir veya ağlayabilirler. (Ara sıra karamsar ve üzgün olmak normaldir.)

    9. Kişilik değişiklikleri: Demanslı hastaların kişilikleri, dramatik olarak değişebilir. Aşırı derecede korkulu, şüpheci veya aile üyelerine bağımlı olabilir. (Yaşlanma ile kişilik özelliklerinin biraz değişmesi normaldir.)

    10. İnisiyatif kaybı: Alzheimerli hastalar çok pasif olabilirler, saatlerce televizyonun karşısında oturabilirler, olağandan daha fazla uyuyabilirler, günlük işlerini yapmak istemezler. (Bazen iş ve sosyal yükümlülüklerde yorgunluk hissi normaldir.
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Bir gün Alzheimer olursam...

    Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emre, dünyada 35 milyon Alzheimer hastası olduğunu bildirerek, ''Ancak bu rakamın 2030'da ikiye katlanacağı ve 2050'de ise 115 milyon insanın bu hastalıktan mustarip olacağı belirtiliyor'' dedi.
    AA

    İstanbul- Four Seasons Otel'de, Türkiye Alzheimer Derneği ve Novartis ilaç firması tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Emre, Türk Alzheimer Derneği ve Novartis firmasının işbirliğiyle yürütülen ve Alzheimer hastalığına dikkat çekmek, hastalıkla ilgili bilinç yaratmak için başlatılan ''Bir Gün Alzheimer Olursam'' adlı projede, ünlü isimlerin hastalıkla ilgili kaleme aldığı mektupların ''Dünya Alzheimer Günü'' çerçevesinde bir kitapta toplandığını belirtti.
    Prof. Dr. Emre, sanat, medya, spor ve iş dünyasından isimlerin yazdığı mektuplarda, bir gün Alzheimer hastalığına yakalanıp her şeyi unutmaları durumunda sevdiklerine söylemek istediklerini kağıda döktüklerini ifade etti.
    Kitapların ücretsiz olarak D&R kitap mağazalarından temin edilebileceğini bildiren Prof. Dr. Emre, Alzheimer hastalığının ciddiyetine, yaşlanan nüfusa paralel olarak toplumda artışına ve erken teşhisin önemine dikkat çekti.
    Prof. Dr. Mehmet Emre, Novartis ile işbirliği içinde hayata geçirilecek yeni projede, Alzheimer hastalarına evde bakım hizmeti vererek, hasta yakınlarına yardımcı olmayı amaçladıklarını belirtti. Emre, dernek tarafından eğitilecek özel hemşirelerin, ihtiyaç duyan ailelere hastalıkla ilgili pratik eğitimler vermek üzere yönlendirileceğini söyledi.
    ''Bu hizmet kapsamında, ilk aşamada 300 Alzheimer hasta ve yakınına ulaşılması ve ev düzenlenmesi, hasta için egzersizler, diyet gibi konularda hasta yakınlarına eğitimler verilmesi planlanan projenin, 2011 itibariyle hayata geçirilmesi planlanıyor'' diyen Prof. Dr. Emre, şunları kaydetti:
    ''Toplumun bütün gruplarını, soysal sınıf ve coğrafi bölge ayrımı olmaksızın etkileyen Alzheimer hastalığı, 65 yaş ve üzeri kişilerin yaklaşık yüzde 5'inde, 85 yaş ve üzeri kişilerin ise yaklaşık yüzde 30'unda görülüyor. Şu anda dünyada 35 milyon Alzheimer hastası var. Bu rakamın 2030 senesinde ikiye katlanacağı ve 2050'de ise 115 milyon insanın bu hastalıktan mustarip olacağı belirtiliyor. Türkiye'de ise yaklaşık 300 bin Alzheimer hastası bulunduğu tahmin ediliyor. Toplumun yaşlanmasına paralel olarak, vaka sayıları hem dünyada hem Türkiye'de çoğalıyor. Toplum arasında çoğunlukla yaşlılıkta normal algılanan unutkanlıkla özdeşleşip geç teşhise neden olan hastalık, beyin hücrelerini, ilerleyici ve geri dönülmez bir şekilde harap ediyor. Hastalıktan koruyan ya da hastalığı tamamıyla durduran bir tedavi yöntemi henüz olmayan Alzheimer'a karşı günümüzde uygulanan tedaviler hastalığın bazı belirtilerini azaltarak hastanın hayatını rahatlatmak ve hastalığın klinik seyrini yavaşlatmaktadır. Son zamanlarda, hastaların tedavilere uyumlarını artırmak ve tedavi sürelerini optimize edebilmek için yeni uygulama yöntemleri de geliştirilmiştir.''
    www.cumhuriyet.com.tr
  4. 22.Eylül.2010, 12:13
    #2
    Bir gün Alzheimer olursam...

    Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emre, dünyada 35 milyon Alzheimer hastası olduğunu bildirerek, ''Ancak bu rakamın 2030'da ikiye katlanacağı ve 2050'de ise 115 milyon insanın bu hastalıktan mustarip olacağı belirtiliyor'' dedi.
    AA

    İstanbul- Four Seasons Otel'de, Türkiye Alzheimer Derneği ve Novartis ilaç firması tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Emre, Türk Alzheimer Derneği ve Novartis firmasının işbirliğiyle yürütülen ve Alzheimer hastalığına dikkat çekmek, hastalıkla ilgili bilinç yaratmak için başlatılan ''Bir Gün Alzheimer Olursam'' adlı projede, ünlü isimlerin hastalıkla ilgili kaleme aldığı mektupların ''Dünya Alzheimer Günü'' çerçevesinde bir kitapta toplandığını belirtti.
    Prof. Dr. Emre, sanat, medya, spor ve iş dünyasından isimlerin yazdığı mektuplarda, bir gün Alzheimer hastalığına yakalanıp her şeyi unutmaları durumunda sevdiklerine söylemek istediklerini kağıda döktüklerini ifade etti.
    Kitapların ücretsiz olarak D&R kitap mağazalarından temin edilebileceğini bildiren Prof. Dr. Emre, Alzheimer hastalığının ciddiyetine, yaşlanan nüfusa paralel olarak toplumda artışına ve erken teşhisin önemine dikkat çekti.
    Prof. Dr. Mehmet Emre, Novartis ile işbirliği içinde hayata geçirilecek yeni projede, Alzheimer hastalarına evde bakım hizmeti vererek, hasta yakınlarına yardımcı olmayı amaçladıklarını belirtti. Emre, dernek tarafından eğitilecek özel hemşirelerin, ihtiyaç duyan ailelere hastalıkla ilgili pratik eğitimler vermek üzere yönlendirileceğini söyledi.
    ''Bu hizmet kapsamında, ilk aşamada 300 Alzheimer hasta ve yakınına ulaşılması ve ev düzenlenmesi, hasta için egzersizler, diyet gibi konularda hasta yakınlarına eğitimler verilmesi planlanan projenin, 2011 itibariyle hayata geçirilmesi planlanıyor'' diyen Prof. Dr. Emre, şunları kaydetti:
    ''Toplumun bütün gruplarını, soysal sınıf ve coğrafi bölge ayrımı olmaksızın etkileyen Alzheimer hastalığı, 65 yaş ve üzeri kişilerin yaklaşık yüzde 5'inde, 85 yaş ve üzeri kişilerin ise yaklaşık yüzde 30'unda görülüyor. Şu anda dünyada 35 milyon Alzheimer hastası var. Bu rakamın 2030 senesinde ikiye katlanacağı ve 2050'de ise 115 milyon insanın bu hastalıktan mustarip olacağı belirtiliyor. Türkiye'de ise yaklaşık 300 bin Alzheimer hastası bulunduğu tahmin ediliyor. Toplumun yaşlanmasına paralel olarak, vaka sayıları hem dünyada hem Türkiye'de çoğalıyor. Toplum arasında çoğunlukla yaşlılıkta normal algılanan unutkanlıkla özdeşleşip geç teşhise neden olan hastalık, beyin hücrelerini, ilerleyici ve geri dönülmez bir şekilde harap ediyor. Hastalıktan koruyan ya da hastalığı tamamıyla durduran bir tedavi yöntemi henüz olmayan Alzheimer'a karşı günümüzde uygulanan tedaviler hastalığın bazı belirtilerini azaltarak hastanın hayatını rahatlatmak ve hastalığın klinik seyrini yavaşlatmaktadır. Son zamanlarda, hastaların tedavilere uyumlarını artırmak ve tedavi sürelerini optimize edebilmek için yeni uygulama yöntemleri de geliştirilmiştir.''
    www.cumhuriyet.com.tr
  5. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Kurulduğu günden bu yana 602 kişiye destek veren Alzheimer Çağrı Merkezi'ne en yoğun ilgi üç ilden geliyor.


    İstatistik sonuçlarına göre, Alzheimer Çağrı Merkezi’ni arayan hasta yakınlarının yüzde 66’sını kadınlar oluştururken, erkek hasta yakınları da yüzde 34’lük oranla dikkat çekiyor.
    15 Haziran 2009 tarihinde, Alzheimer Derneği, Alzheimer Vakfı ve Bilim İlaç tarafından Alzheimer hastalarının yakınlarına uzman psikolog tarafından psikolojik destek verilmesi amacıyla hayata geçirilen Alzheimer Çağrı Merkezi, kurulduğu günden bu yana 602 kişiye destek verdi ve bundan sonra da hasta yakınlarına destek olmaya devam edecek.
    Bir yıl boyunca Alzheimer Çağrı Merkezi’ne gelen çağrılardan yola çıkarak hazırlanan istatistikler en yoğun ilginin yüzde 69’luk oranla üç büyük ilden (İstanbul, İzmir ve Ankara) geldiğini ortaya koyuyor. Üç büyük ilin çağrı oranlarıysa şöyle: İstanbul 208 kişiyle yüzde 34, İzmir 130 kişiyle yüzde 21, Ankara 86 kişiyle yüzde 14’lük dilimi temsil ediyor.
    Yaş ortalamasına bakıldığında ise; aramaların yüzde 30'unun 51-60 yaş arasında yer alan kitle tarafından gerçekleştirilmiş olduğu gözlemleniyor.
    Bilim İlaç Genel Müdürü Dr. Erhan Baş, ülkemizde 350 bin dolayında Alzheimer hastası olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu sorunun hasta yakınlarının yaşam kalitesine etkisinin azımsanmayacak derecede olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye genelinde birçok ile destek verirken Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri’nden hiç çağrı alınmadığını belirten Dr. Erhan Baş, Alzheimer Çağrı Merkezi’nin bu bölgelerde yaşayan Alzheimer hastalarına ve yakınlarına da destek vermeye hazır olduğunun altını çiziyor.
    Alzheimer Çağrı Merkezi hafta içi her gün 09:00-17:00 saatleri arasında uzman psikolog ile hizmet veriyor. Mesai saatlerinin dışında da aramalar kayıt altına alınıyor ve kayıt bırakanlar uzman psikolog tarafından aranıyor. Ayda bir hasta yakınlarına düzenli takip aramaları yapılıyor. Hastanın doktoruyla irtibata geçilerek süreçle ilgili bilgi paylaşılıyor.
    Alzheimer Destek Hattı: 0 800 261 78 40
    Daha fazla bilgi için www.alz.org.tr ya da 0212 224 41 89- 296 51 41 arayabilirsiniz.

    www.hurriyet.com.t
  6. 22.Eylül.2010, 12:19
    #3
    Kurulduğu günden bu yana 602 kişiye destek veren Alzheimer Çağrı Merkezi'ne en yoğun ilgi üç ilden geliyor.


    İstatistik sonuçlarına göre, Alzheimer Çağrı Merkezi’ni arayan hasta yakınlarının yüzde 66’sını kadınlar oluştururken, erkek hasta yakınları da yüzde 34’lük oranla dikkat çekiyor.
    15 Haziran 2009 tarihinde, Alzheimer Derneği, Alzheimer Vakfı ve Bilim İlaç tarafından Alzheimer hastalarının yakınlarına uzman psikolog tarafından psikolojik destek verilmesi amacıyla hayata geçirilen Alzheimer Çağrı Merkezi, kurulduğu günden bu yana 602 kişiye destek verdi ve bundan sonra da hasta yakınlarına destek olmaya devam edecek.
    Bir yıl boyunca Alzheimer Çağrı Merkezi’ne gelen çağrılardan yola çıkarak hazırlanan istatistikler en yoğun ilginin yüzde 69’luk oranla üç büyük ilden (İstanbul, İzmir ve Ankara) geldiğini ortaya koyuyor. Üç büyük ilin çağrı oranlarıysa şöyle: İstanbul 208 kişiyle yüzde 34, İzmir 130 kişiyle yüzde 21, Ankara 86 kişiyle yüzde 14’lük dilimi temsil ediyor.
    Yaş ortalamasına bakıldığında ise; aramaların yüzde 30'unun 51-60 yaş arasında yer alan kitle tarafından gerçekleştirilmiş olduğu gözlemleniyor.
    Bilim İlaç Genel Müdürü Dr. Erhan Baş, ülkemizde 350 bin dolayında Alzheimer hastası olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu sorunun hasta yakınlarının yaşam kalitesine etkisinin azımsanmayacak derecede olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye genelinde birçok ile destek verirken Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri’nden hiç çağrı alınmadığını belirten Dr. Erhan Baş, Alzheimer Çağrı Merkezi’nin bu bölgelerde yaşayan Alzheimer hastalarına ve yakınlarına da destek vermeye hazır olduğunun altını çiziyor.
    Alzheimer Çağrı Merkezi hafta içi her gün 09:00-17:00 saatleri arasında uzman psikolog ile hizmet veriyor. Mesai saatlerinin dışında da aramalar kayıt altına alınıyor ve kayıt bırakanlar uzman psikolog tarafından aranıyor. Ayda bir hasta yakınlarına düzenli takip aramaları yapılıyor. Hastanın doktoruyla irtibata geçilerek süreçle ilgili bilgi paylaşılıyor.
    Alzheimer Destek Hattı: 0 800 261 78 40
    Daha fazla bilgi için www.alz.org.tr ya da 0212 224 41 89- 296 51 41 arayabilirsiniz.

    www.hurriyet.com.t
  7. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Alzheimer hastalığından korunmanın 10 yolu

    Hastalığın tedavisinden çok hastalığı önlemenin en iyi ilaç olduğu biliniyor. Tıp yazarı Jean Carper'ın en çok satan "Alzheimer'ı Önlemek İçin Yapabileceğiniz 100 Basit Şey" isimli kitabında yer alan bazı basit önlemler sayesinde siz de Alzheimer hastalığından korunabilirsiniz.




    Elma suyu için: Beyindeki "asetilkolin" üretimini artıran elma suyunun yapılan araştırmalarda hatırlama hızını ve doğruluğunu artırdığı belirlendi. Elma suyundaki bu madde Alzheimer tedavisinde kullanılan Aricept isimli ilaçta da bulunuyor. Bu nedenle günde 1 elma tüketin ya da suyunu için.

    Tarçın: Şeker hastalığı konusunda bir uzman tarçın yemenin zayıf, etkisiz insülini güçlendirdiğini belirledi. Çünkü 80 milyon Amerikalı insülin direncine sahip. Son yapılan araştırma, kimyonun Alzheimer hastalığının başlangıcını durdurabildiğini gösterdi.

    Bu nedenle yiyeceklerinize ve içeceklerinize tarçın ekleyin. Yarım ve bir çay kaşığı tarçın birçok kişi için yeterlidir. Tarçını gıda takviyesi olarak suda çözünür şekilde de alabilirsiniz.

    Kahve: Bir zamanlar sağlıksız olarak düşünülen kahve şimdilerde beynin yaşlanması için bir tonik olarak kullanılıyor. Alzheimer'ı ilerleten çeşitli kronik hastalıkları yıldırıcı olarak işe yarıyor. Araştırmada, günde 3-5 fincan kahve içen kadın ve erkeklerde Alzheimer gelişme riskinin yüzde 65 oranında azaldığı belirlendi.

    Bunun sırrı nedir? Anti-inflamatuar olan kahve, beyindeki kolesterolün hastalık etkisini engellemeye yardım ediyor. Ayrıca felç, depresyon, şeker hastalığı ve bunama riskini azaltıyor. Kahvede bulunan antioksidan ve kafein beyin biyokimyasındaki güçlü oyunculardır.

    Eğitimli olmak: Yüksek eğitimin neden zihinsel çöküş ve Alzheimer' karşı daha fazla direnç oluşturduğu konusunda birçok teori var. Üniversite, beyin hücrelerini daha iyi bağlantılar kurması için harekete geçiren konsantrasyon, odaklanma, okuma ve diğer zihinsel aktiviteleri teşvik ediyor. Ya da araştırmacılar, yüksek eğitimli kişilerin uzun süre beyin hasarıyla daha iyi başa çıktığını söylüyorlar.

    Dışadönük olun: Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nde yapılan araştırmada, yoğun bir sosyal yaşamın daha iyi zihinsel yetenekler anlamına geldiğini gösterdi. Hatırlama ve düşünme testlerinde yüksek puan alan kişilerin sık sık restorana gittiği ve spor etkinliklerine katıldıkları, gönüllü işler yaptıkları, akrabalarını, arkadaşlarını ziyaret ettikleri belirtiliyor. Sosyal aktivitelerle meşgul olmak beyin fonksiyonlarını geliştiriyor.

    Göz muayenesi olun: Yaşınız ilerlese de gözleriniz iyi durumdaysa, bunama ihtimaliniz şaşırtıcı bir şekilde yüzde 63 oranında düşüyor. Michigan Üniversitesi Saglık Sistemi'nde yapılan çalışmaya göre eğer görüşünüz zayıfsa, muayene için göz doktoruna gidin ve gerekli tedavinizi yaptırın. Böylece yine bunama riskiniz yüzde 64 oranında düşecektir.

    Akdeniz tarzı beslenin: Yeşil yapraklı sebzeler, zeytinyağı sizi Alzheimer'dan uzak tutacak. Akdeniz tarzı beslenme beyni hafıza gerilemesinden ve bunamadan koruyor. Bu nedenle Alzheimer riskinizi yarı yarıya azaltmak için yeşil yapraklı sebzeler, balık, meyveler, sert kabuklu yemişler, baklagiller tüketin.

    Şekeri azaltın: Çok fazla şeker beyinde Alzheimer plakları oluşturuyor. Tüm şeker türlerinde azaltmaya gitmelisiniz. Şekerli meşrubatlardan uzak durun, 330 ml'lik teneke kutuda 8 çay kaşığı şeker bulunuyor. Bunun yerine taze sıkılmış meyve suyu, şekersiz buzlu çay ya da su için.

    Dişlerinize dikkat edin: Kötü dişetleri beyninizi zehirleyebilir. Batı Virjinya Dişhekimliği Okulu'nun analizlerine göre, dişinde sorun olan ve dişeti hastalığı bulunan kişilerin hafıza ve kavrama, idrak testleri daha düşük çıkıyor. Dişlerinizi fırçalayarak, diş ipi kullanarak ve genel olarak dişeti hastalığını önleyerek dişetlerinizi ve dişlerinizi sağlıklı tutabilirsiniz. Böylece hafızanız da keskin olur.

    Yürüyüş yapın: Yürüyüş yapmak zihninizi sakinleştirir ve kısa süreli hafızanızı geliştirir. Michigan Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, ağaçlıklı bir yolda yapılan yürüyüşün kısa süreli hafızayı yüzde 20 oranında artırdığı belirlendi. İnsan ister yaz sıcağında ister kış soğuğunda yürüsün, yürüyüşün faydası değişmiyor.


    kaynak
  8. 24.Eylül.2010, 14:19
    #4
    Hastalığın tedavisinden çok hastalığı önlemenin en iyi ilaç olduğu biliniyor. Tıp yazarı Jean Carper'ın en çok satan "Alzheimer'ı Önlemek İçin Yapabileceğiniz 100 Basit Şey" isimli kitabında yer alan bazı basit önlemler sayesinde siz de Alzheimer hastalığından korunabilirsiniz.




    Elma suyu için: Beyindeki "asetilkolin" üretimini artıran elma suyunun yapılan araştırmalarda hatırlama hızını ve doğruluğunu artırdığı belirlendi. Elma suyundaki bu madde Alzheimer tedavisinde kullanılan Aricept isimli ilaçta da bulunuyor. Bu nedenle günde 1 elma tüketin ya da suyunu için.

    Tarçın: Şeker hastalığı konusunda bir uzman tarçın yemenin zayıf, etkisiz insülini güçlendirdiğini belirledi. Çünkü 80 milyon Amerikalı insülin direncine sahip. Son yapılan araştırma, kimyonun Alzheimer hastalığının başlangıcını durdurabildiğini gösterdi.

    Bu nedenle yiyeceklerinize ve içeceklerinize tarçın ekleyin. Yarım ve bir çay kaşığı tarçın birçok kişi için yeterlidir. Tarçını gıda takviyesi olarak suda çözünür şekilde de alabilirsiniz.

    Kahve: Bir zamanlar sağlıksız olarak düşünülen kahve şimdilerde beynin yaşlanması için bir tonik olarak kullanılıyor. Alzheimer'ı ilerleten çeşitli kronik hastalıkları yıldırıcı olarak işe yarıyor. Araştırmada, günde 3-5 fincan kahve içen kadın ve erkeklerde Alzheimer gelişme riskinin yüzde 65 oranında azaldığı belirlendi.

    Bunun sırrı nedir? Anti-inflamatuar olan kahve, beyindeki kolesterolün hastalık etkisini engellemeye yardım ediyor. Ayrıca felç, depresyon, şeker hastalığı ve bunama riskini azaltıyor. Kahvede bulunan antioksidan ve kafein beyin biyokimyasındaki güçlü oyunculardır.

    Eğitimli olmak: Yüksek eğitimin neden zihinsel çöküş ve Alzheimer' karşı daha fazla direnç oluşturduğu konusunda birçok teori var. Üniversite, beyin hücrelerini daha iyi bağlantılar kurması için harekete geçiren konsantrasyon, odaklanma, okuma ve diğer zihinsel aktiviteleri teşvik ediyor. Ya da araştırmacılar, yüksek eğitimli kişilerin uzun süre beyin hasarıyla daha iyi başa çıktığını söylüyorlar.

    Dışadönük olun: Rush Üniversitesi Tıp Merkezi'nde yapılan araştırmada, yoğun bir sosyal yaşamın daha iyi zihinsel yetenekler anlamına geldiğini gösterdi. Hatırlama ve düşünme testlerinde yüksek puan alan kişilerin sık sık restorana gittiği ve spor etkinliklerine katıldıkları, gönüllü işler yaptıkları, akrabalarını, arkadaşlarını ziyaret ettikleri belirtiliyor. Sosyal aktivitelerle meşgul olmak beyin fonksiyonlarını geliştiriyor.

    Göz muayenesi olun: Yaşınız ilerlese de gözleriniz iyi durumdaysa, bunama ihtimaliniz şaşırtıcı bir şekilde yüzde 63 oranında düşüyor. Michigan Üniversitesi Saglık Sistemi'nde yapılan çalışmaya göre eğer görüşünüz zayıfsa, muayene için göz doktoruna gidin ve gerekli tedavinizi yaptırın. Böylece yine bunama riskiniz yüzde 64 oranında düşecektir.

    Akdeniz tarzı beslenin: Yeşil yapraklı sebzeler, zeytinyağı sizi Alzheimer'dan uzak tutacak. Akdeniz tarzı beslenme beyni hafıza gerilemesinden ve bunamadan koruyor. Bu nedenle Alzheimer riskinizi yarı yarıya azaltmak için yeşil yapraklı sebzeler, balık, meyveler, sert kabuklu yemişler, baklagiller tüketin.

    Şekeri azaltın: Çok fazla şeker beyinde Alzheimer plakları oluşturuyor. Tüm şeker türlerinde azaltmaya gitmelisiniz. Şekerli meşrubatlardan uzak durun, 330 ml'lik teneke kutuda 8 çay kaşığı şeker bulunuyor. Bunun yerine taze sıkılmış meyve suyu, şekersiz buzlu çay ya da su için.

    Dişlerinize dikkat edin: Kötü dişetleri beyninizi zehirleyebilir. Batı Virjinya Dişhekimliği Okulu'nun analizlerine göre, dişinde sorun olan ve dişeti hastalığı bulunan kişilerin hafıza ve kavrama, idrak testleri daha düşük çıkıyor. Dişlerinizi fırçalayarak, diş ipi kullanarak ve genel olarak dişeti hastalığını önleyerek dişetlerinizi ve dişlerinizi sağlıklı tutabilirsiniz. Böylece hafızanız da keskin olur.

    Yürüyüş yapın: Yürüyüş yapmak zihninizi sakinleştirir ve kısa süreli hafızanızı geliştirir. Michigan Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, ağaçlıklı bir yolda yapılan yürüyüşün kısa süreli hafızayı yüzde 20 oranında artırdığı belirlendi. İnsan ister yaz sıcağında ister kış soğuğunda yürüsün, yürüyüşün faydası değişmiyor.


    kaynak

Benzer Konular

  1. Alzheimer hastalığı ile ilgili bir buluş daha...
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Mayıs.2012, 18:52
  2. Cevap: 2
    Son Mesaj : 20.Eylül.2011, 19:05
  3. Akut Dağ Hastalığı (Yükseklik Hastalığı) Nedir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 29.Ekim.2010, 21:48
  4. İltihaplı Barsak Hastalığı (Crohn Hastalığı)
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Ekim.2010, 15:58
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Ekim.2010, 14:47

Bu Konu için Etiketler