Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Migren için botoksa onay

http://img.internethaber.com/news/125037.jpg Migren tedavisi için botoks uygulamasına izin veren ilk ülke İngiltere... İngiltere, migren tedavisi için Allergan ilaç firmasının botoks uygulamasına izin veren ilk ülke oldu. ABD merkezli ilaç firması Allergan, yeni bir ürün piyasasına izin verecek olan lisansın, İngiliz düzenleyici kurulları tarafından onay verildiğini bildirdi. Allergan, klasik tedavilerin yanı sıra, evrim niteliğindeki botoksun yetişkinlerdeki kronik migren

Konuyu değerlendir: Migren için botoksa onay

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3695 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Migren için botoksa onay



    Migren tedavisi için botoks uygulamasına izin veren ilk ülke İngiltere...

    İngiltere, migren tedavisi için Allergan ilaç firmasının botoks uygulamasına izin veren ilk ülke oldu.

    ABD merkezli ilaç firması Allergan, yeni bir ürün piyasasına izin verecek olan lisansın, İngiliz düzenleyici kurulları tarafından onay verildiğini bildirdi.

    Allergan, klasik tedavilerin yanı sıra, evrim niteliğindeki botoksun yetişkinlerdeki kronik migren ağrılarının önlenmesinde uygulanacağını belirtti.

    http://www.internethaber.com/migren-...ay-269775h.htm
  2. 09.Temmuz.2010, 22:48
    #1


    Migren tedavisi için botoks uygulamasına izin veren ilk ülke İngiltere...

    İngiltere, migren tedavisi için Allergan ilaç firmasının botoks uygulamasına izin veren ilk ülke oldu.

    ABD merkezli ilaç firması Allergan, yeni bir ürün piyasasına izin verecek olan lisansın, İngiliz düzenleyici kurulları tarafından onay verildiğini bildirdi.

    Allergan, klasik tedavilerin yanı sıra, evrim niteliğindeki botoksun yetişkinlerdeki kronik migren ağrılarının önlenmesinde uygulanacağını belirtti.

    http://www.internethaber.com/migren-...ay-269775h.htm
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    78
    Hemen yaptırmam lazım
  4. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    Sevindirici haber, migren bir tuttumu çok kötü oluyor gerçekten de Allah`ım şifa versin migren tutan kardeşlerime.
    Paylaşım için teşekkürler Defnex.
  5. 10.Temmuz.2010, 13:37
    #3
    Sevindirici haber, migren bir tuttumu çok kötü oluyor gerçekten de Allah`ım şifa versin migren tutan kardeşlerime.
    Paylaşım için teşekkürler Defnex.
  6. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Çağımızın sorunu: Migren

    Toplumda en sık görülen ve şikayet edilen hastalıklardan biri migrendir. Şiddetli baş ağrıları ve beraberinde gelişen olumsuz etkiler, atak boyunca yaşam kalitenizi düşürür ve sizi sıkıntıya sokar. Uzmanlara göre migren aynı zamanda toplumsal bir sorun, çünkü kişinin iş yaşamını olumsuz etkiliyor ve verimi de düşürüyor. Yediğiniz gıdalara dikkat ederek ve hayatınızdan stresi uzaklaştırarak, migren ataklarını aza indirebilirsiniz.

    Günümüzün en sık şikayet edilen sağlık sorunlarındandır baş ağrıları. Hayatımıza yoğun oranda stresin girmesiyle birlikte, baş ağrıları da çeşitlenmeye ve sıklaşmaya başladı. Bir baş ağrısı tipi olan migren hastalığı da şiddetini günden güne arttırıyor. Dr. Ali Boyacıyan konu hakkında: "Migren toplumda görülen en sık baş ağrısı türlerinden biri. Değişik çalışmalarda farklı rakamlar çıkmasına rağmen yaklaşık olarak toplumda yüzde 10–15 civarında kişide ortaya çıkabilmektedir. Migren, esas olarak beyinde hücresel düzeyde fonksiyonel bir bozukluktan kaynaklanır. Bu bozukluk belli bir süre devam ettikten sonra dönemini tamamlar ve iz bırakmadan düzelir. Migrenin süresi klasik olarak 3–72 saat civarında olmaktadır. Aslında beyinde hücresel düzeyde bir bozukluk başlar. Bu bozukluğun neticesinde beyin damarları ve beynin etrafını saran zarlar etkilenir. Bunun neticesinde de şiddetli zonklayıcı ağrılar ortaya çıkar. Çoğu zaman ağrının bir periyot halinde geliştiği bir hastalık olan migren, zaman zaman ağrı dışındaki belirtilerle de kendini gösterebilir." diyor.




    Migren genel olarak klinik planda auralı migren ve aurasız migren olarak ikiye ayrılır. Bunun dışında daha nadir görülen oftalmik migren, hemiplejik migren, komplike migren gibi türleri de vardır.

    Migrenin belirtileri ve sebepleri nelerdir?

    En önde gelen belirti, zonklayıcı baş ağrısıdır. Bu ağrılara genellikle bulantı ve kusma eşlik eder. Eş zamanlı olarak ses ve ışık hassasiyeti, koku hassasiyeti ve bu ana belirtilerle birlikte ikincil olarak gelişen otonomik bozukluk belirtileri gelişir. Eğer migreniniz varsa kriz esnasında veya öncesinde; uyku hali, açlık hissi, esneme, gaz birikimi, geğirme, baş dönmesi gibi belirtilerden de şikayetçi olmanız çok normaldir.

    Migrenin temel olarak sebebi hala bilinmiyor, ancak sözü edilen peşi sıra bozuklukların birbirini tetiklediği biliniyor. Migrenin başlangıcı, hücresel düzeydeki mekanizmalarla olur. Bu düzeyde biriken bazı inflamatuar maddeler, başka reaksiyonları tetikler ve bunun sonucunda, beyin hücrelerinin ve bazen de kan damarlarının işlevleri bozulur. Bütün bunların akabinde de genellikle şiddetli baş ağrıları ortaya çıkar.

    Migrene nasıl tanı konur?

    Baş ağrısı, genel bir başlık olduğu için migren bunun alt gruplarından biridir. "Baş ağrısı" büyük başlığı altında, migren dışında da birçok hastalık vardır. Örneğin küme tipi baş ağrısı, dolaşım bozuklukları, beyin tümörleri, beyin kanamalarının yol açtığı ağrılar, "baş ağrısı" büyük başlığı altında irdelenebilecek hastalıklar arasında sıralanabilir.

    Migrene tanı genellikle öykü özelliklerine dayanılarak konulur, çünkü atak sırasında yapılabilecek bazı özel laboratuar tetkikleri dışında, migren hastalığını ortaya çıkarabilecek bir tetkik henüz yoktur. Çoğu zaman diğer hastalıklar dışlanarak ya da belirtilerin üzerine giderek tanı koyulmaya çalışılır.

    Migren, hastaların yaşamlarını nasıl etkiler?

    Migren aslında önemli bir toplumsal sorundur. Migren hastalığının neden olduğu iş gücü ve üretim kaybı yüksek oranlardadır. Migren hastasının kendisi açısından da yoğun ağrılı bir dönem olduğu için sıkıntı verici bir durumdur. Üstüne diğer ek belirtiler de eklendiğinde, (mide bulantısı, kusma gibi) kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Çoğu zaman yatarak istirahat tedavisi migren hastasına iyi gelir.

    Migren atakları, yukarıda anlatılan mekanizma ile ortaya çıkar. Auralı migrende, genel olarak 1 saat civarında süren öncül belirtiler olur ve sonrasında baş ağrısı gelişir. Aurasız migrende ise, genellikle öncül belirti ortaya çıkmaz ve baş ağrısı daha uzun sürer. Migren ataklarının sıklığı ve şiddeti hastadan hastaya büyük değişkenlik gösterebileceği gibi aynı kişide değişik dönemlerde sıklık ve şiddet değişkenlikleri de görülür. Hayat boyu ancak birkaç kez migren tipi ağrı çeken insanlar olduğu gibi, hemen her gün migren ağrısı ile yaşamak zorunda kalan kişiler de vardır.

    Migren ağrısı sırasında, genellikle sessiz ve karanlık bir ortamda yatmayı tercih edersiniz. Atak döneminde olduğu için bu dönemi kırmakta kullanılan ilaç uygulamaları ağrınızın hafiflemesine ya da yok olmasına yardımcı olur.

    Migren nasıl tedavi edilir?

    Migren tedavisi asıl olarak iki başlıkla irdelenebilir.

    • Atak tedavisi: Şiddetli ağrı sırasında uygulanacak ilaçlar ve yardımcı yöntemlerdir.

    • Koruyucu tedavi: Ağrı olmaksızın uygulanan, ağrıyı önleyici ilaçlar ve yöntemlerdir.

    Migren tedavisiyle ilgili olarak Dr. Bülent Kayhaoğlu ise: "Migren tedavisinde ilaçlar basta olmak üzere birçok yöntem de denemektedir. Genetik bir hastalık olduğu için kesin tedavisi yoktur, ancak tedavi yöntemleri ile hastalıktan dolayı düşen yasam kalitesi arttırılabilir. Öncelikle ağrınızın ataklarını tetikleyen etmenleri fark etmeniz ve bunlardan kaçınılabilir olanlardan kaçınmanız önemlidir." diyor ve şöyle devam ediyor:

    İlaç tedavisinde koruyucu olarak belli süreler (3–6 ay) ilaç kullanımı oldukça etkilidir, bu süreler sonunda ilaçların etkinliği bir süre daha devam eder.

    Atak sırasında başlangıçta basit ağrı kesiciler bir süre işe yararken, sonra etkisizleşirler. Sık ağrı atağı olanlarla birlikte özellikle allodini (vücutta normalde ağrı oluşturmayan uyaranların ağrılı olmaması, örneğin saç tararken acıma) varlığında yeni geliştirilmiş Triptanların çok işe yaradığı bilinmektedir.

    Adet dönemlerinde ortaya çıkan ağrı atakları için, adet öncesi ve sırasında kullanılan tedavi şemaları ile yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.

    İlaç kullanmayı sevmiyorsanız ya da beklenen yararı göremediyseniz de bağımsız veya ilaçlarla birlikte yardımcı tıp yöntemleri deneyebilirsiniz. Bunlar akupunktur, yoga, EMDR olabilir.

    Önemli olan; var olan ağrı ataklarının isminin doğru konması, iyi izlenmesi ile yaşamın değişik dönemlerinde ortaya çıkabilecek başka hastalıklar, ilaç kullanımlarıyla sorun yaratmayacak stratejilerin geliştirilmesidir. Migren, yalnızca bir baş ağrısı hastalığı değildir. Tek basına ya da diğer hastalık ve ilaçlarla daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi, yine bu stratejilerin başka bir artı değeridir.

    Hangi etkenler migrene neden olur?

    • Genellikle oksijeni az olan yoğun bir ortamda bulunmanız ya da yoğun kokulu bir ortama maruz kalmanız migreninizi tetikleyebilir.

    • Ayrıca vücudunuzu strese sokacak herhangi bir faktör de migren ağrınızın tetiklenmesine neden olur. Stresle tetiklenen migren ağrısı bazen de eğer uzun süreli bir stres yaşadıysanız, bu dönemi izleyen rahatlama döneminde de ortaya çıkabilir, mesela tatilde.

    • Uyku miktarınızı hep sabit tutmanızda fayda vardır. Az veya fazla uyumak migreni tetikleyen bir etkendir.

    • Ayrıca bazı yiyecekler (her hastada geçerli olmamakla birlikte; çikolata, beyaz peynir, kaşar peyniri, baharatlı yiyecekler, mezeler ve alkol) migren ağrılarını uyarabilir.

    Migren en sık hangi yaşlarda görülür?

    Dr. Kahyaoğlu: "Her yaşta başlayabilirse de en çok ergenlik ve ilk gençlik yaşlarında başlar. Ergenlik öncesi her iki cinste görülme sıklığı eşitken ergenlik sonrası menopoz dönemine kadar kadınlarda çok daha sıktır. Gebelik boyunca azalması, menopozdan sonra belirgin değişiklik göstermesi, doğum kontrol hapları ile şiddetlenmesi, migren ile kadın cinsiyet hormonları arasında sıkı bir ilişkinin varlığını düşündürür. Çocukluk cağında nedensiz şiddetli karın ağrıları, kusma atakları migren nedeniyledir." diyor.

    Migren, özellikle hormonal değişikliklerden sık etkilenir. Bu nedenle örneğin periyot dönemlerinizde şiddetli ağrıların ortaya çıkması normaldir. Bu açıdan başka bir destekleyici kanıt olarak da migren tipi ağrıların, genellikle hamilelik dönemlerinde azaldığı gözlenir.
  7. 04.Ağustos.2010, 08:19
    #4
    Toplumda en sık görülen ve şikayet edilen hastalıklardan biri migrendir. Şiddetli baş ağrıları ve beraberinde gelişen olumsuz etkiler, atak boyunca yaşam kalitenizi düşürür ve sizi sıkıntıya sokar. Uzmanlara göre migren aynı zamanda toplumsal bir sorun, çünkü kişinin iş yaşamını olumsuz etkiliyor ve verimi de düşürüyor. Yediğiniz gıdalara dikkat ederek ve hayatınızdan stresi uzaklaştırarak, migren ataklarını aza indirebilirsiniz.

    Günümüzün en sık şikayet edilen sağlık sorunlarındandır baş ağrıları. Hayatımıza yoğun oranda stresin girmesiyle birlikte, baş ağrıları da çeşitlenmeye ve sıklaşmaya başladı. Bir baş ağrısı tipi olan migren hastalığı da şiddetini günden güne arttırıyor. Dr. Ali Boyacıyan konu hakkında: "Migren toplumda görülen en sık baş ağrısı türlerinden biri. Değişik çalışmalarda farklı rakamlar çıkmasına rağmen yaklaşık olarak toplumda yüzde 10–15 civarında kişide ortaya çıkabilmektedir. Migren, esas olarak beyinde hücresel düzeyde fonksiyonel bir bozukluktan kaynaklanır. Bu bozukluk belli bir süre devam ettikten sonra dönemini tamamlar ve iz bırakmadan düzelir. Migrenin süresi klasik olarak 3–72 saat civarında olmaktadır. Aslında beyinde hücresel düzeyde bir bozukluk başlar. Bu bozukluğun neticesinde beyin damarları ve beynin etrafını saran zarlar etkilenir. Bunun neticesinde de şiddetli zonklayıcı ağrılar ortaya çıkar. Çoğu zaman ağrının bir periyot halinde geliştiği bir hastalık olan migren, zaman zaman ağrı dışındaki belirtilerle de kendini gösterebilir." diyor.




    Migren genel olarak klinik planda auralı migren ve aurasız migren olarak ikiye ayrılır. Bunun dışında daha nadir görülen oftalmik migren, hemiplejik migren, komplike migren gibi türleri de vardır.

    Migrenin belirtileri ve sebepleri nelerdir?

    En önde gelen belirti, zonklayıcı baş ağrısıdır. Bu ağrılara genellikle bulantı ve kusma eşlik eder. Eş zamanlı olarak ses ve ışık hassasiyeti, koku hassasiyeti ve bu ana belirtilerle birlikte ikincil olarak gelişen otonomik bozukluk belirtileri gelişir. Eğer migreniniz varsa kriz esnasında veya öncesinde; uyku hali, açlık hissi, esneme, gaz birikimi, geğirme, baş dönmesi gibi belirtilerden de şikayetçi olmanız çok normaldir.

    Migrenin temel olarak sebebi hala bilinmiyor, ancak sözü edilen peşi sıra bozuklukların birbirini tetiklediği biliniyor. Migrenin başlangıcı, hücresel düzeydeki mekanizmalarla olur. Bu düzeyde biriken bazı inflamatuar maddeler, başka reaksiyonları tetikler ve bunun sonucunda, beyin hücrelerinin ve bazen de kan damarlarının işlevleri bozulur. Bütün bunların akabinde de genellikle şiddetli baş ağrıları ortaya çıkar.

    Migrene nasıl tanı konur?

    Baş ağrısı, genel bir başlık olduğu için migren bunun alt gruplarından biridir. "Baş ağrısı" büyük başlığı altında, migren dışında da birçok hastalık vardır. Örneğin küme tipi baş ağrısı, dolaşım bozuklukları, beyin tümörleri, beyin kanamalarının yol açtığı ağrılar, "baş ağrısı" büyük başlığı altında irdelenebilecek hastalıklar arasında sıralanabilir.

    Migrene tanı genellikle öykü özelliklerine dayanılarak konulur, çünkü atak sırasında yapılabilecek bazı özel laboratuar tetkikleri dışında, migren hastalığını ortaya çıkarabilecek bir tetkik henüz yoktur. Çoğu zaman diğer hastalıklar dışlanarak ya da belirtilerin üzerine giderek tanı koyulmaya çalışılır.

    Migren, hastaların yaşamlarını nasıl etkiler?

    Migren aslında önemli bir toplumsal sorundur. Migren hastalığının neden olduğu iş gücü ve üretim kaybı yüksek oranlardadır. Migren hastasının kendisi açısından da yoğun ağrılı bir dönem olduğu için sıkıntı verici bir durumdur. Üstüne diğer ek belirtiler de eklendiğinde, (mide bulantısı, kusma gibi) kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Çoğu zaman yatarak istirahat tedavisi migren hastasına iyi gelir.

    Migren atakları, yukarıda anlatılan mekanizma ile ortaya çıkar. Auralı migrende, genel olarak 1 saat civarında süren öncül belirtiler olur ve sonrasında baş ağrısı gelişir. Aurasız migrende ise, genellikle öncül belirti ortaya çıkmaz ve baş ağrısı daha uzun sürer. Migren ataklarının sıklığı ve şiddeti hastadan hastaya büyük değişkenlik gösterebileceği gibi aynı kişide değişik dönemlerde sıklık ve şiddet değişkenlikleri de görülür. Hayat boyu ancak birkaç kez migren tipi ağrı çeken insanlar olduğu gibi, hemen her gün migren ağrısı ile yaşamak zorunda kalan kişiler de vardır.

    Migren ağrısı sırasında, genellikle sessiz ve karanlık bir ortamda yatmayı tercih edersiniz. Atak döneminde olduğu için bu dönemi kırmakta kullanılan ilaç uygulamaları ağrınızın hafiflemesine ya da yok olmasına yardımcı olur.

    Migren nasıl tedavi edilir?

    Migren tedavisi asıl olarak iki başlıkla irdelenebilir.

    • Atak tedavisi: Şiddetli ağrı sırasında uygulanacak ilaçlar ve yardımcı yöntemlerdir.

    • Koruyucu tedavi: Ağrı olmaksızın uygulanan, ağrıyı önleyici ilaçlar ve yöntemlerdir.

    Migren tedavisiyle ilgili olarak Dr. Bülent Kayhaoğlu ise: "Migren tedavisinde ilaçlar basta olmak üzere birçok yöntem de denemektedir. Genetik bir hastalık olduğu için kesin tedavisi yoktur, ancak tedavi yöntemleri ile hastalıktan dolayı düşen yasam kalitesi arttırılabilir. Öncelikle ağrınızın ataklarını tetikleyen etmenleri fark etmeniz ve bunlardan kaçınılabilir olanlardan kaçınmanız önemlidir." diyor ve şöyle devam ediyor:

    İlaç tedavisinde koruyucu olarak belli süreler (3–6 ay) ilaç kullanımı oldukça etkilidir, bu süreler sonunda ilaçların etkinliği bir süre daha devam eder.

    Atak sırasında başlangıçta basit ağrı kesiciler bir süre işe yararken, sonra etkisizleşirler. Sık ağrı atağı olanlarla birlikte özellikle allodini (vücutta normalde ağrı oluşturmayan uyaranların ağrılı olmaması, örneğin saç tararken acıma) varlığında yeni geliştirilmiş Triptanların çok işe yaradığı bilinmektedir.

    Adet dönemlerinde ortaya çıkan ağrı atakları için, adet öncesi ve sırasında kullanılan tedavi şemaları ile yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.

    İlaç kullanmayı sevmiyorsanız ya da beklenen yararı göremediyseniz de bağımsız veya ilaçlarla birlikte yardımcı tıp yöntemleri deneyebilirsiniz. Bunlar akupunktur, yoga, EMDR olabilir.

    Önemli olan; var olan ağrı ataklarının isminin doğru konması, iyi izlenmesi ile yaşamın değişik dönemlerinde ortaya çıkabilecek başka hastalıklar, ilaç kullanımlarıyla sorun yaratmayacak stratejilerin geliştirilmesidir. Migren, yalnızca bir baş ağrısı hastalığı değildir. Tek basına ya da diğer hastalık ve ilaçlarla daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi, yine bu stratejilerin başka bir artı değeridir.

    Hangi etkenler migrene neden olur?

    • Genellikle oksijeni az olan yoğun bir ortamda bulunmanız ya da yoğun kokulu bir ortama maruz kalmanız migreninizi tetikleyebilir.

    • Ayrıca vücudunuzu strese sokacak herhangi bir faktör de migren ağrınızın tetiklenmesine neden olur. Stresle tetiklenen migren ağrısı bazen de eğer uzun süreli bir stres yaşadıysanız, bu dönemi izleyen rahatlama döneminde de ortaya çıkabilir, mesela tatilde.

    • Uyku miktarınızı hep sabit tutmanızda fayda vardır. Az veya fazla uyumak migreni tetikleyen bir etkendir.

    • Ayrıca bazı yiyecekler (her hastada geçerli olmamakla birlikte; çikolata, beyaz peynir, kaşar peyniri, baharatlı yiyecekler, mezeler ve alkol) migren ağrılarını uyarabilir.

    Migren en sık hangi yaşlarda görülür?

    Dr. Kahyaoğlu: "Her yaşta başlayabilirse de en çok ergenlik ve ilk gençlik yaşlarında başlar. Ergenlik öncesi her iki cinste görülme sıklığı eşitken ergenlik sonrası menopoz dönemine kadar kadınlarda çok daha sıktır. Gebelik boyunca azalması, menopozdan sonra belirgin değişiklik göstermesi, doğum kontrol hapları ile şiddetlenmesi, migren ile kadın cinsiyet hormonları arasında sıkı bir ilişkinin varlığını düşündürür. Çocukluk cağında nedensiz şiddetli karın ağrıları, kusma atakları migren nedeniyledir." diyor.

    Migren, özellikle hormonal değişikliklerden sık etkilenir. Bu nedenle örneğin periyot dönemlerinizde şiddetli ağrıların ortaya çıkması normaldir. Bu açıdan başka bir destekleyici kanıt olarak da migren tipi ağrıların, genellikle hamilelik dönemlerinde azaldığı gözlenir.
  8. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429

    Migren Atağı Geliyorum Demez!!

    Samsun Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Metin Güzelcik, migreni olanlara uyarılarda bulunarak oruç tutan migrenlilerin sahurda mutlaka yemek yemeleri gerektiğini söyledi



    ÇAY VE SİGARA MİGREN DÜŞMANI!

    Dr. Güzelcik, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, migrenin genetik bir hastalık olduğunu, ancak bu hastalığı birçok faktörün tetiklediğini ifade ederek, migreni olanların özellikle sigara ve çaydan uzak durmalarını tavsiye etti.

    Bazı gıdalarında bu hastalığı tetiklediğini ifade eden Dr. Güzelcik, "Migren orta veya şiddetli zonklayıcı tarzda ağrı ataklarıyla seyreden ve çoğu zaman bu ağrı atakları bulantı, kusma, ışıktan ve sesten rahatsız olmanın da etkilediği bir baş ağrısı türüdür. Migren genetik bir hastalıktır ve ağrı ataklarını birçok faktör tetikleyebilir. Bu faktörlerin başında sigara ve çay başta olmak üzere bazı yiyecekler gelir.

    MİGREN AĞRISINA YAKALANMAMAK İÇİN HANGİ GIDALARDAN UZAK DURMALI!

    Samsun Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Metin Güzelcik, uzak durulması gıdaları şöyle sıraladı: özellikle kolalı içecekler, çerez türü gıdalar, tatlılar, domates, peynir, turşu, sakatatlar, portakal, muz ve dondurma bu gıdalardan bazılarıdır. Hayat tarzı değişiklikleri çok ya da az uyuma, aç kalma veya çok yemek yeme, stres hava değişiklikleri ve başta doğum kontrol hapları olmak üzere bazı ilaçlarda migrenin başlamasına neden olabilir. İftar yemeğinde aşırı yemek yemekten kaçınmak, iftar sonrasında sigara ve çay en aza indirmek ve mutlaka sahur yemeğini yemekle bu riski en aza indirebiliriz" dedi.

    AŞIRI UYKU DA UYKUSUZLUK DA MİGRENİ TETİKLER…

    Dr. Metin Güzelcik, açlık ve uykusuzluk migreni tetikleyen etkenler olduklarından ramazan ayında migren ataklarında artış olması doğal olduğuna dikkat çekti. Bundan dolayı özellikle uyku düzenine dikkat etmek gerekmektedir. Uykusuz kalmak kadar çok uyumakta migren ataklarını artırabilir. Sahur için uykunun bölünmesi söz konusu olduğundan daha erken yatmak, sabah normal zamanında kalkmanın yararı vardır. Bunun yanında günlerin hem uzun oluşu, hem de havaların sıcak olmasından dolayı fazla sıvı kaybetmemek için güneşte çok kalmamak, aşırı egzersizlerden kaçınmak, stresten uzak durmak ve ılık duş almak migren krizine yakalanmamak için önemlidir. Tüm bu tedbirlere rağmen migren atağı tutan hasta; şakak ve boyun kısımlarına masaj yaptırabilir, her iki şakak kısımlarına soğuk kompres uygulayabilir ve karanlık - sessiz bir ortamda istirahate çekilebilir.

    Kaynak
  9. 23.Ağustos.2010, 17:29
    #5
    Samsun Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Metin Güzelcik, migreni olanlara uyarılarda bulunarak oruç tutan migrenlilerin sahurda mutlaka yemek yemeleri gerektiğini söyledi



    ÇAY VE SİGARA MİGREN DÜŞMANI!

    Dr. Güzelcik, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, migrenin genetik bir hastalık olduğunu, ancak bu hastalığı birçok faktörün tetiklediğini ifade ederek, migreni olanların özellikle sigara ve çaydan uzak durmalarını tavsiye etti.

    Bazı gıdalarında bu hastalığı tetiklediğini ifade eden Dr. Güzelcik, "Migren orta veya şiddetli zonklayıcı tarzda ağrı ataklarıyla seyreden ve çoğu zaman bu ağrı atakları bulantı, kusma, ışıktan ve sesten rahatsız olmanın da etkilediği bir baş ağrısı türüdür. Migren genetik bir hastalıktır ve ağrı ataklarını birçok faktör tetikleyebilir. Bu faktörlerin başında sigara ve çay başta olmak üzere bazı yiyecekler gelir.

    MİGREN AĞRISINA YAKALANMAMAK İÇİN HANGİ GIDALARDAN UZAK DURMALI!

    Samsun Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Metin Güzelcik, uzak durulması gıdaları şöyle sıraladı: özellikle kolalı içecekler, çerez türü gıdalar, tatlılar, domates, peynir, turşu, sakatatlar, portakal, muz ve dondurma bu gıdalardan bazılarıdır. Hayat tarzı değişiklikleri çok ya da az uyuma, aç kalma veya çok yemek yeme, stres hava değişiklikleri ve başta doğum kontrol hapları olmak üzere bazı ilaçlarda migrenin başlamasına neden olabilir. İftar yemeğinde aşırı yemek yemekten kaçınmak, iftar sonrasında sigara ve çay en aza indirmek ve mutlaka sahur yemeğini yemekle bu riski en aza indirebiliriz" dedi.

    AŞIRI UYKU DA UYKUSUZLUK DA MİGRENİ TETİKLER…

    Dr. Metin Güzelcik, açlık ve uykusuzluk migreni tetikleyen etkenler olduklarından ramazan ayında migren ataklarında artış olması doğal olduğuna dikkat çekti. Bundan dolayı özellikle uyku düzenine dikkat etmek gerekmektedir. Uykusuz kalmak kadar çok uyumakta migren ataklarını artırabilir. Sahur için uykunun bölünmesi söz konusu olduğundan daha erken yatmak, sabah normal zamanında kalkmanın yararı vardır. Bunun yanında günlerin hem uzun oluşu, hem de havaların sıcak olmasından dolayı fazla sıvı kaybetmemek için güneşte çok kalmamak, aşırı egzersizlerden kaçınmak, stresten uzak durmak ve ılık duş almak migren krizine yakalanmamak için önemlidir. Tüm bu tedbirlere rağmen migren atağı tutan hasta; şakak ve boyun kısımlarına masaj yaptırabilir, her iki şakak kısımlarına soğuk kompres uygulayabilir ve karanlık - sessiz bir ortamda istirahate çekilebilir.

    Kaynak
  10. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Erzurum
    Mesajlar
    646
    Valla ben fazla uyurum. Bak şimdi korktum he
  11. 23.Ağustos.2010, 17:36
    #6
    Valla ben fazla uyurum. Bak şimdi korktum he
  12. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    dikkat etmek gerek gerçekten paylaşım için teşekkürler....
  13. 23.Ağustos.2010, 21:28
    #7
    dikkat etmek gerek gerçekten paylaşım için teşekkürler....
  14. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Migrene ilaçsız çözüm



    Çekilen ağrı nöbetleriyle günlük hayatı zora sokan çağımızın çok sık görülen hastalığında yeni umut Neurofeedback yöntemi..

    Dayanılması çok zor ağrı nöbetleriyle günlük hayatı zora sokan Migren hastalığı hızla artmışken; Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemiyle bu hastalığa ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor.

    Çağımızın stresli ortamında hemen hepimizi pençesine alan Migren hastalığında Neurofeedback yöntemi bazı zor vakalarda yardımcı olabiliyor.

    Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, Dr. Tanju Sürmeli, ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, “Beynin İyileştirme Gücü” olarak tanımlıyor ve İstanbul’daki Özel Sağlıklı Yaşam Kliniği’nde başarıyla uyguluyor.

    Neurofeedback’in migrende kullanımı için kontrollü çalışmalar ve klinik raporlamalar mevcut.


    Son 5 yıldır EEG Biofeedback eğitimi için yapılan klinik çalışmalar, bu tekniğin baş ağrılarını dindirmede etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Bu konvansiyonel baş ağrıları çoğunlukla “stres baş ağrıları” olarak anılır ve aynı zamanda migreni de kapsar.



    Eegspectrum grubunun deneyimine göre konvansiyonel baş ağrısı olan bir kişi ağrısının şiddetini yarım saatlik seans sonrasında yüzde 50 hafifletebiliyor.


    Florida Naples Nöroloji Merkezi kurucusu ve tıbbi direktörü Dr. Joseph Kandel ve Amerika Ağrı İle Baş Etme Bölümü’nün Başkanı Dr. David B. Sudderth’in migren ile ilgili yazdıkları kitapta, kişinin bilgisayar monitöründe gördüğü beyin dalgalarını farkında olmadan eğitebildiğini ve bu şekilde bir eğitimle de migren ataklarında frekansın azaldığını raporlamışlardır.

    Migren hastalarına ilaçsız bir yöntem sunan Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli yeni çıkan kitabı “Beynin İyileştirme Gücü”nde de bu süreçleri aktarıyor.



    Dr. Tanju Sürmeli’nin kliniğine önce kızını getiren, kızında olumlu gelişmeleri görünce kendi sorunlarından da bahseden 47 yaşındaki bayan hasta. “Aşırı miktarda ani öfke patlamaları yaşıyorum, kimseye güvenemiyorum, kızım beni çok üzdü onun tedavi olamaması beni anne olarak çok üzüyor” diyordu.



    Hasta öfkesinin derecesini belirtmek için “her an katil olabilirim, katliam yapabilirim, kendimi öldürebilirim” şeklinde bir ifade kullandı. Şikayetleri 2,5 yıldır devam eden hastanın kızını her an öldürebileceğini, elektrik süpürgesini kafasına vurup parçalamak istediğini, her şeyden kaçmak istediğini, artık dayanamadığını bu yüzden kendisini de öldürebileceğini söylüyordu.


    Dr.Tanju Sürmeli hakkında;

    Dr. Tanju Sürmeli, 1978 -1984 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak ‘’Tıp Doktoru’’ unvanını aldı. Sonrasında psikiyatri ihtisas için gittiği Amerika’da, Amerika’nın ve dünyanın önde gelen Yale, Columbia-NYSPI, New York Medical College, Institute of Living, Ackerman Institute for Family Therapy, Milton Ericson Hypnosis Institute, University of Texas, San Antonio (Nöroloji Departmanı ile Psikiyatri & Nöroloji hastanelerinde ve merkezlerinde eğitim aldı. Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra 2001’de Sağlıklı Yaşam Kliniği’ni kurdu. Biofeedback, Neurofeedback, Psikiyatride QEEG ve ERP kullanımı Derneği kurucusu ve başkanıdır. Sürmeli’nin uluslararası derneklerde de pek çok üyeliği ve çalıştaylarda eğitmen olarak fakülte pozisyonu bulunmaktadır.

    kaynak
  15. 13.Ekim.2010, 10:00
    #8


    Çekilen ağrı nöbetleriyle günlük hayatı zora sokan çağımızın çok sık görülen hastalığında yeni umut Neurofeedback yöntemi..

    Dayanılması çok zor ağrı nöbetleriyle günlük hayatı zora sokan Migren hastalığı hızla artmışken; Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemiyle bu hastalığa ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor.

    Çağımızın stresli ortamında hemen hepimizi pençesine alan Migren hastalığında Neurofeedback yöntemi bazı zor vakalarda yardımcı olabiliyor.

    Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, Dr. Tanju Sürmeli, ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, “Beynin İyileştirme Gücü” olarak tanımlıyor ve İstanbul’daki Özel Sağlıklı Yaşam Kliniği’nde başarıyla uyguluyor.

    Neurofeedback’in migrende kullanımı için kontrollü çalışmalar ve klinik raporlamalar mevcut.


    Son 5 yıldır EEG Biofeedback eğitimi için yapılan klinik çalışmalar, bu tekniğin baş ağrılarını dindirmede etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Bu konvansiyonel baş ağrıları çoğunlukla “stres baş ağrıları” olarak anılır ve aynı zamanda migreni de kapsar.



    Eegspectrum grubunun deneyimine göre konvansiyonel baş ağrısı olan bir kişi ağrısının şiddetini yarım saatlik seans sonrasında yüzde 50 hafifletebiliyor.


    Florida Naples Nöroloji Merkezi kurucusu ve tıbbi direktörü Dr. Joseph Kandel ve Amerika Ağrı İle Baş Etme Bölümü’nün Başkanı Dr. David B. Sudderth’in migren ile ilgili yazdıkları kitapta, kişinin bilgisayar monitöründe gördüğü beyin dalgalarını farkında olmadan eğitebildiğini ve bu şekilde bir eğitimle de migren ataklarında frekansın azaldığını raporlamışlardır.

    Migren hastalarına ilaçsız bir yöntem sunan Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli yeni çıkan kitabı “Beynin İyileştirme Gücü”nde de bu süreçleri aktarıyor.



    Dr. Tanju Sürmeli’nin kliniğine önce kızını getiren, kızında olumlu gelişmeleri görünce kendi sorunlarından da bahseden 47 yaşındaki bayan hasta. “Aşırı miktarda ani öfke patlamaları yaşıyorum, kimseye güvenemiyorum, kızım beni çok üzdü onun tedavi olamaması beni anne olarak çok üzüyor” diyordu.



    Hasta öfkesinin derecesini belirtmek için “her an katil olabilirim, katliam yapabilirim, kendimi öldürebilirim” şeklinde bir ifade kullandı. Şikayetleri 2,5 yıldır devam eden hastanın kızını her an öldürebileceğini, elektrik süpürgesini kafasına vurup parçalamak istediğini, her şeyden kaçmak istediğini, artık dayanamadığını bu yüzden kendisini de öldürebileceğini söylüyordu.


    Dr.Tanju Sürmeli hakkında;

    Dr. Tanju Sürmeli, 1978 -1984 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak ‘’Tıp Doktoru’’ unvanını aldı. Sonrasında psikiyatri ihtisas için gittiği Amerika’da, Amerika’nın ve dünyanın önde gelen Yale, Columbia-NYSPI, New York Medical College, Institute of Living, Ackerman Institute for Family Therapy, Milton Ericson Hypnosis Institute, University of Texas, San Antonio (Nöroloji Departmanı ile Psikiyatri & Nöroloji hastanelerinde ve merkezlerinde eğitim aldı. Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra 2001’de Sağlıklı Yaşam Kliniği’ni kurdu. Biofeedback, Neurofeedback, Psikiyatride QEEG ve ERP kullanımı Derneği kurucusu ve başkanıdır. Sürmeli’nin uluslararası derneklerde de pek çok üyeliği ve çalıştaylarda eğitmen olarak fakülte pozisyonu bulunmaktadır.

    kaynak
  16. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Stres Migreni Tetikliyor

    Nöroloji Uzmanı Dr Fatma Sağlam, migrenli hastaların, ağrıyı başlatan unsurlardan uzak durmaları halinde yaşam kalitelerini arttırabileceklerini söyledi.

    Medical Park Özel Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Fatma Sağlam, günlük hayatın zor koşulları, çalışma şartları, yoğun trafik gibi farklı sebeplerin stresi oluşturduğunu vurguladı.

    Hayata çizilecek yeni yönler ve bakış açılarıyla stresten uzaklaşılabileceğini ifade eden Sağlam, bu sayede ağrılardan uzak daha kaliteli bir yaşam kurulabileceğini dile getirdi.

    Stresin vücudu alarma geçirerek birçok ağrıya neden olduğunu belirten Sağlam, "Stres altındaki kişilerde, kas ağrıları, kalp çarpıntısı, konsantrasyon güçlüğü, halsizlik, uyku bozukluğu, yaşama karşı isteksizlik gibi farklı sonuçlar görülüyor. Kontrol altına alınmadığında birçok nörolojik hastalığın başlangıcı olabildiği gibi tedavisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanabiliyor." dedi.

    Stresin insanlar üzerindeki etkisinin de farklılıklar gösterdiğine dikkat çeken Sağlam, tek farkın kişilerin olaylar karşısındaki gösterdiği direnç olduğunu ve istenirse kontrol edilebilir olduğunu belirtti.

    Zaman
  17. 13.Ekim.2010, 10:08
    #9
    Nöroloji Uzmanı Dr Fatma Sağlam, migrenli hastaların, ağrıyı başlatan unsurlardan uzak durmaları halinde yaşam kalitelerini arttırabileceklerini söyledi.

    Medical Park Özel Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Fatma Sağlam, günlük hayatın zor koşulları, çalışma şartları, yoğun trafik gibi farklı sebeplerin stresi oluşturduğunu vurguladı.

    Hayata çizilecek yeni yönler ve bakış açılarıyla stresten uzaklaşılabileceğini ifade eden Sağlam, bu sayede ağrılardan uzak daha kaliteli bir yaşam kurulabileceğini dile getirdi.

    Stresin vücudu alarma geçirerek birçok ağrıya neden olduğunu belirten Sağlam, "Stres altındaki kişilerde, kas ağrıları, kalp çarpıntısı, konsantrasyon güçlüğü, halsizlik, uyku bozukluğu, yaşama karşı isteksizlik gibi farklı sonuçlar görülüyor. Kontrol altına alınmadığında birçok nörolojik hastalığın başlangıcı olabildiği gibi tedavisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanabiliyor." dedi.

    Stresin insanlar üzerindeki etkisinin de farklılıklar gösterdiğine dikkat çeken Sağlam, tek farkın kişilerin olaylar karşısındaki gösterdiği direnç olduğunu ve istenirse kontrol edilebilir olduğunu belirtti.

    Zaman
  18. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Kaşlarını kaldırttı, migren ağrısı geçti!



    Yıllardır çektiği migren ağrısından bakın nasıl kurtuldu..

    İngiltere'de yaşayan Penny Radcliffe, 7 yıldır mücadele ettiği migrenden, kaş kaldırma operasyonuyla kurtuldu. Altı hafta önce estetikle kaşlarını kaldırtan 57 yaşındaki Radcliffe’in başı o günden bugüne bir kez bile ağrımadı.

    Doktorlar, ameliyat sırasında Radcliffe’in kaşları arasındaki deriyi buruşturan minik kasları çıkardı, daha sonra da migreni tetiklediği belirlenen sinirlerin yanındaki kasları aldı.

    Operasyonu gerçekleştiren John Pereira, ameliyatı kadının saç ayrımı çizgisine beş küçük kesik açarak tamamladığını söyledi. Pereira, “Bu kaslar lastik bantlar gibi. Sinirin etrafındaki kasları çıkararak oradaki baskıyı azaltıyoruz” dedi.


  19. 12.Kasım.2010, 14:35
    #10


    Yıllardır çektiği migren ağrısından bakın nasıl kurtuldu..

    İngiltere'de yaşayan Penny Radcliffe, 7 yıldır mücadele ettiği migrenden, kaş kaldırma operasyonuyla kurtuldu. Altı hafta önce estetikle kaşlarını kaldırtan 57 yaşındaki Radcliffe’in başı o günden bugüne bir kez bile ağrımadı.

    Doktorlar, ameliyat sırasında Radcliffe’in kaşları arasındaki deriyi buruşturan minik kasları çıkardı, daha sonra da migreni tetiklediği belirlenen sinirlerin yanındaki kasları aldı.

    Operasyonu gerçekleştiren John Pereira, ameliyatı kadının saç ayrımı çizgisine beş küçük kesik açarak tamamladığını söyledi. Pereira, “Bu kaslar lastik bantlar gibi. Sinirin etrafındaki kasları çıkararak oradaki baskıyı azaltıyoruz” dedi.



Git 12 Sonuncu

Benzer Konular

  1. İşitme Cihazlarında Onay Tartışması
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum İşitme Engelliler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Temmuz.2011, 00:54
  2. Kök hücrenin finansmanına onay!
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Kök Hücre ile Tedavi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Mayıs.2011, 10:52
  3. Üçüncü köprüye YPK'dan onay
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Ulaşım
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Şubat.2011, 18:01
  4. Telefonsuz ADSL aboneliğine onay!
    Konu Sahibi Defnex Forum Diğer Teknoloji,İnternet,Bilgisayar,Cep Telefonu
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 27.Kasım.2010, 09:35
  5. Migren Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16.Ekim.2010, 10:01

Bu Konu için Etiketler