Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Gül yaprağı...

Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. ...Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları

Konuyu değerlendir: Gül yaprağı...

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1151 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Gül yaprağı...

    Sponsorlu Bağlantılar

    Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini
    aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli
    olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan
    açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı
    geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
    ...Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden
    kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu.
    Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist,
    kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan
    sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı,
    tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
    Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar
    suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı.
    Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz
    demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir
    gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.
    Gül yaprağı suyun üsünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.
    İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak
    yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir
    gül yaprağına her zaman yer vardı...
  2. 07.Temmuz.2010, 23:09
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini
    aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli
    olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan
    açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı
    geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
    ...Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden
    kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu.
    Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist,
    kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan
    sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı,
    tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
    Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar
    suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı.
    Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz
    demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir
    gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.
    Gül yaprağı suyun üsünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.
    İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak
    yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir
    gül yaprağına her zaman yer vardı...
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    1.070
    Sponsorlu Bağlantılar

    çok güzeldi....teşekkürler
  4. 08.Temmuz.2010, 07:48
    #2
    Sponsorlu Bağlantılar

    çok güzeldi....teşekkürler

Bu Konu için Etiketler