Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Kivi tek başına doktor gibi

http://www.mailce.com/wp-content/uploads/kivi3.jpg Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, kivinin dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyve olduğuna dikkat çekerek, "C vitamini deposu olan kivinin düzenli tüketilmesi halinde özellikle kış aylarında görülen solunumla ilgili şikayetlerin azaldığı yönünde bilimsel veriler bulunmaktadır" dedi. Türkiye'de 20 yıllık mazisi olan kivi

Konuyu değerlendir: Kivi tek başına doktor gibi

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2015 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Kivi tek başına doktor gibi



    Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, kivinin dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyve olduğuna dikkat çekerek, "C vitamini deposu olan kivinin düzenli tüketilmesi halinde özellikle kış aylarında görülen solunumla ilgili şikayetlerin azaldığı yönünde bilimsel veriler bulunmaktadır" dedi.

    Türkiye'de 20 yıllık mazisi olan kivi üretiminin 1996 yılında 400 dekar alanda 85 ton olarak gerçekleşirken, bugün üretim alanının 10 kat artarak 500 hektarlık alana ve yaklaşık 5 bin tonluk üretime ulaştığını, üretim bölgelerinin daha çok Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yoğunlaştığını belirten Yrd. Doç. Dr. Uğur, Yalova, Artvin, Ordu ve Giresun illerinin ilk sıralarda yer aldığını, ülke genelinde 21 ilde kivi üretimi yapıldığını kaydetti. Uğur, üretim alan ve miktarının her geçen gün arttığı kivinin iç

    talep durumu göz önüne alındığında ve özellikle daha soğuk iklime sahip kuzey komşu ülkelere ihracat şansının varlığı ile önümüzdeki yıllarda yükseliş trendine gireceğini de vurgulayarak, şimdiden üretim planlamasına gitmenin yararlı olacağını ifade etti.

    TEK BAŞINA DOKTOR GİBİ

    Kivinin insan sağlığı açısından önemine de değinen Yrd. Doç. Dr. Uğur, bu meyvenin özellikle astım, nefes darlığı ve solunum sorunlarına karşı iyileştirici etkisi bulunduğuna dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. Uğur, şunları belirtti:

    "Kivi dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyvedir. Kivi meyvesinin 100 gramında ortalama 100-400 mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyidir. Öncelikle bir C vitamini deposu olan kivinin düzenli tüketilmesi halinde özellikle kış aylarında görülen solunumla

    ilgili şikayetlerin azaldığı yönünde bilimsel veriler bulunmaktadır. Örneğin İtalya'da 18 bin çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, C vitamini içeriği yüksek meyve tüketen bireylerin yüzde 44`ünde solunumla ilgili sorunla karşılaşma riskinin azaldığı belirlenmiştir. Zaten eskiden beri astım hastalarında, nefes açıcı ve öksürük kesici olarak kullanıldığı bilinmektedir. Kivi, kanı sulandırır, erkeklerde iktidarsızlığa iyi gelir. Kivi kanseri başlatan genlerde mutasyonu önlemede etkili olan anti mutagenik

    bileşikler (beta karoten, glutathion, lutein ) içermektedir. Özellikle lutein amino asitinin prostat, akciğer ve kolon kanserine iyi geldiği bildirilmektedir. İskoçya'da Rowett Araştırma Enstitüsü'nde gönüllü bireylerle yapılan bir çalışmada, 3 haftalık periyotta kivi tüketimi sonucunda yapılan tahlillerde, kan plazmasında C vitamini içeriğinin arttığı, lenfositlerde DNA zararının belirgin bir şekilde azaldığı saptanmıştır. Sonuçta, kivinin anti kanserojen özelliği ile, vücudu koruma bakımından önemli

    olduğu bildirilmiştir. Kivinin, yan etki göstermeksizin kanı sulandırarak, kalp krizini de önlediği yapılan bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. Tüm bunların yanında kolesterol düşürücü, kabızlık giderici, depresyon önleme ve stres azaltıcı, vücut şekerini düzenleyici, trigliserit düşürücü, görme gücünü iyileştirici, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, çocuklarda kemik ve beyin gelişimini arttırıcı, kilo koruma ve form tutmayı sağlama gibi daha birçok özellikleri nedeniyle kivi son derece sağlıklı bir

    meyvedir."



    kaynak
  2. 21.Ekim.2010, 09:48
    #1


    Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, kivinin dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyve olduğuna dikkat çekerek, "C vitamini deposu olan kivinin düzenli tüketilmesi halinde özellikle kış aylarında görülen solunumla ilgili şikayetlerin azaldığı yönünde bilimsel veriler bulunmaktadır" dedi.

    Türkiye'de 20 yıllık mazisi olan kivi üretiminin 1996 yılında 400 dekar alanda 85 ton olarak gerçekleşirken, bugün üretim alanının 10 kat artarak 500 hektarlık alana ve yaklaşık 5 bin tonluk üretime ulaştığını, üretim bölgelerinin daha çok Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yoğunlaştığını belirten Yrd. Doç. Dr. Uğur, Yalova, Artvin, Ordu ve Giresun illerinin ilk sıralarda yer aldığını, ülke genelinde 21 ilde kivi üretimi yapıldığını kaydetti. Uğur, üretim alan ve miktarının her geçen gün arttığı kivinin iç

    talep durumu göz önüne alındığında ve özellikle daha soğuk iklime sahip kuzey komşu ülkelere ihracat şansının varlığı ile önümüzdeki yıllarda yükseliş trendine gireceğini de vurgulayarak, şimdiden üretim planlamasına gitmenin yararlı olacağını ifade etti.

    TEK BAŞINA DOKTOR GİBİ

    Kivinin insan sağlığı açısından önemine de değinen Yrd. Doç. Dr. Uğur, bu meyvenin özellikle astım, nefes darlığı ve solunum sorunlarına karşı iyileştirici etkisi bulunduğuna dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. Uğur, şunları belirtti:

    "Kivi dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyvedir. Kivi meyvesinin 100 gramında ortalama 100-400 mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyidir. Öncelikle bir C vitamini deposu olan kivinin düzenli tüketilmesi halinde özellikle kış aylarında görülen solunumla

    ilgili şikayetlerin azaldığı yönünde bilimsel veriler bulunmaktadır. Örneğin İtalya'da 18 bin çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, C vitamini içeriği yüksek meyve tüketen bireylerin yüzde 44`ünde solunumla ilgili sorunla karşılaşma riskinin azaldığı belirlenmiştir. Zaten eskiden beri astım hastalarında, nefes açıcı ve öksürük kesici olarak kullanıldığı bilinmektedir. Kivi, kanı sulandırır, erkeklerde iktidarsızlığa iyi gelir. Kivi kanseri başlatan genlerde mutasyonu önlemede etkili olan anti mutagenik

    bileşikler (beta karoten, glutathion, lutein ) içermektedir. Özellikle lutein amino asitinin prostat, akciğer ve kolon kanserine iyi geldiği bildirilmektedir. İskoçya'da Rowett Araştırma Enstitüsü'nde gönüllü bireylerle yapılan bir çalışmada, 3 haftalık periyotta kivi tüketimi sonucunda yapılan tahlillerde, kan plazmasında C vitamini içeriğinin arttığı, lenfositlerde DNA zararının belirgin bir şekilde azaldığı saptanmıştır. Sonuçta, kivinin anti kanserojen özelliği ile, vücudu koruma bakımından önemli

    olduğu bildirilmiştir. Kivinin, yan etki göstermeksizin kanı sulandırarak, kalp krizini de önlediği yapılan bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. Tüm bunların yanında kolesterol düşürücü, kabızlık giderici, depresyon önleme ve stres azaltıcı, vücut şekerini düzenleyici, trigliserit düşürücü, görme gücünü iyileştirici, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, çocuklarda kemik ve beyin gelişimini arttırıcı, kilo koruma ve form tutmayı sağlama gibi daha birçok özellikleri nedeniyle kivi son derece sağlıklı bir

    meyvedir."



    kaynak
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Onların kabukları kanser ilacı gibi



    Sadece kabuklarını yiyerek kansere yakalanma oranınızı düşürebilirsiniz.

    Bazı meyve ve sebzelerin kabuğu kanser ilacı gibi İNGİLİZ Gıda ve Sağlık Forumu, insanların meyve ve sebzelerin kabuklarını yiyerek kansere yakalanma oranlarını düşürebileceklerini açıkladı. İşte o sebze ve meyveler:

    Kivi: Kabuğunda ve içinde bulunan bol antioksidan kansere karşı mücadele eder.

    Ananas: Kabuğunda bromelain enzimi bulunuyor.

    Sarmısak: Kabuğu, kalbi koruyan ve yaşlanmayı engelleyen antioksidanlar içeriyor.

    Turunçgiller: Portakal ve mandalina kabukları antioksidanlar açısından çok zengin.

    Patates: Kabuğundaki potasyum, demir ve çinko sağlık için bir altın anahtar.

    GAZETE HABERTURK
  4. 03.Kasım.2010, 09:00
    #2


    Sadece kabuklarını yiyerek kansere yakalanma oranınızı düşürebilirsiniz.

    Bazı meyve ve sebzelerin kabuğu kanser ilacı gibi İNGİLİZ Gıda ve Sağlık Forumu, insanların meyve ve sebzelerin kabuklarını yiyerek kansere yakalanma oranlarını düşürebileceklerini açıkladı. İşte o sebze ve meyveler:

    Kivi: Kabuğunda ve içinde bulunan bol antioksidan kansere karşı mücadele eder.

    Ananas: Kabuğunda bromelain enzimi bulunuyor.

    Sarmısak: Kabuğu, kalbi koruyan ve yaşlanmayı engelleyen antioksidanlar içeriyor.

    Turunçgiller: Portakal ve mandalina kabukları antioksidanlar açısından çok zengin.

    Patates: Kabuğundaki potasyum, demir ve çinko sağlık için bir altın anahtar.

    GAZETE HABERTURK
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Strese karşı kivi



    - Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rüstem Cangi, kivide bulunan serotonin maddesinin stresi azalttığını, inositolinin ise depresyona iyi geldiğini belirterek, diyabet hastalarının şeker oranlarını düzenlemede de pozitif yönde etkili olduğunu bildirdi.

    Kivinin faydaları ve Türkiye'deki tüketimi hakkında bilgi veren Doç Dr. Cangi, bu mucize meyvenin dünyada tüketilen yaş meyveler içerisinde içerik bakımından en zengin özelliğe sahip olduğunu söyledi.

    Özellikle C ve E vitamini ile yüksek potasyum ve magnezyum içerdiğini belirten Cangi, kivinin vücudun ihtiyacı olan besin maddelerini karşılama bakımından eşsiz bir meyve olduğunu vurguladı.

    Türkiye'de tüketicilerin kivinin tüketimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ifade eden Cangi, dünyada kivi üretimin arttığını belirterek, şunları söyledi:

    ''Son 40 yılda dünyada kivi üretiminin 600 kat artarak yaklaşık 1 milyon 300 bin tona ulaşması, tüketicilerin bu meyveye ilgisini göstermektedir. Kivi özellikle havaların soğuması ile birlikte astım, solunum darlığı, grip gibi rahatsızlıklarda ihtiyaç olan C vitamini ihtiyacını karşılamada bire bir meyvedir. Kivi doğal laksatif özelliği nedeniyle başta yatalak hastaların hem dirençlerini artırmak, hem de kabızlık sorununa önlem amacıyla önerilecek meyvelerin başında gelmektedir.''

    Kivi tüketiminin faydalarını anlatan Cangi, sözlerine şöyle devam etti:

    ''Yapılan son araştırmalarda günde 2 kivi tüketmenin vücutta kötü kolesterol (LDL) seviyesini azalttığı, iyi kolesterol (HDL) seviyesini ise artırdığı, özellikle aspirinin yan etkisine maruz kalan kalp hastaları için kivi önerilmektedir. Düşük kalorisi sayesinde kilo almaksızın formun korunmasında, spor sonrası veya sıcakta terleme ile kaybedilen elektrolitlerin karşılanmasında sıkça tüketilen bir meyvedir.''



    aa
  6. 17.Kasım.2010, 11:32
    #3


    - Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rüstem Cangi, kivide bulunan serotonin maddesinin stresi azalttığını, inositolinin ise depresyona iyi geldiğini belirterek, diyabet hastalarının şeker oranlarını düzenlemede de pozitif yönde etkili olduğunu bildirdi.

    Kivinin faydaları ve Türkiye'deki tüketimi hakkında bilgi veren Doç Dr. Cangi, bu mucize meyvenin dünyada tüketilen yaş meyveler içerisinde içerik bakımından en zengin özelliğe sahip olduğunu söyledi.

    Özellikle C ve E vitamini ile yüksek potasyum ve magnezyum içerdiğini belirten Cangi, kivinin vücudun ihtiyacı olan besin maddelerini karşılama bakımından eşsiz bir meyve olduğunu vurguladı.

    Türkiye'de tüketicilerin kivinin tüketimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ifade eden Cangi, dünyada kivi üretimin arttığını belirterek, şunları söyledi:

    ''Son 40 yılda dünyada kivi üretiminin 600 kat artarak yaklaşık 1 milyon 300 bin tona ulaşması, tüketicilerin bu meyveye ilgisini göstermektedir. Kivi özellikle havaların soğuması ile birlikte astım, solunum darlığı, grip gibi rahatsızlıklarda ihtiyaç olan C vitamini ihtiyacını karşılamada bire bir meyvedir. Kivi doğal laksatif özelliği nedeniyle başta yatalak hastaların hem dirençlerini artırmak, hem de kabızlık sorununa önlem amacıyla önerilecek meyvelerin başında gelmektedir.''

    Kivi tüketiminin faydalarını anlatan Cangi, sözlerine şöyle devam etti:

    ''Yapılan son araştırmalarda günde 2 kivi tüketmenin vücutta kötü kolesterol (LDL) seviyesini azalttığı, iyi kolesterol (HDL) seviyesini ise artırdığı, özellikle aspirinin yan etkisine maruz kalan kalp hastaları için kivi önerilmektedir. Düşük kalorisi sayesinde kilo almaksızın formun korunmasında, spor sonrası veya sıcakta terleme ile kaybedilen elektrolitlerin karşılanmasında sıkça tüketilen bir meyvedir.''



    aa
  7. Üyelik tarihi
    Ağustos.2010
    Nereden
    Gaziantepten
    Mesajlar
    40
    Çok güzel bilgiler tşk güzel lezetli meyve kivi demeki bol bol yemek gerekli
  8. 17.Kasım.2010, 19:39
    #4
    Çok güzel bilgiler tşk güzel lezetli meyve kivi demeki bol bol yemek gerekli

Benzer Konular

  1. MS Hastalığı üzerine tanıdık doktor tavsiyeniz var mı?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Sorun > Cevaplayalım
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Mart.2016, 21:36
  2. Doktor Önlükleri neden Yeşil oluyor?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Her Telden
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 05.Temmuz.2015, 12:13
  3. Türk doktor'un büyük başarısı
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Mayıs.2011, 12:28
  4. Doktor doktor gezenlerdenseniz...
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Mayıs.2011, 20:48
  5. Doktor ve Yer Seçerken
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Güncel Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Şubat.2011, 22:14

Bu Konu için Etiketler