Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Zehirli çamur Karadeniz'e doğru geliyor

http://www.hurriyet.com.tr/_np/9961/11809961.gif Macaristan'da 4 Ekim'de meydana gelen patlama sonucu Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yarattığı tehlike sürüyor. Karadeniz'e doğru yol alan çamurun akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabileceği belirtiliyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, Macaristan'da 4 Ekim'de bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza sonucu Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal

Konuyu değerlendir: Zehirli çamur Karadeniz'e doğru geliyor

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1696 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.552

    Zehirli çamur Karadeniz'e doğru geliyor



    Macaristan'da 4 Ekim'de meydana gelen patlama sonucu Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yarattığı tehlike sürüyor. Karadeniz'e doğru yol alan çamurun akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabileceği belirtiliyor.

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, Macaristan'da 4 Ekim'de bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza sonucu Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yol açtığı tehlikenin devam ettiğini açıkladı.

    Prof. Dr. Yorulmaz, yaklaşık 1 milyon metreküp zehirli atığın Macaristan'da 40 kilometrelik bir alanı yaşanmaz hale getirdiğini, bölgede yaşayan insanların evlerini ve arazilerini terk etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Greenpeace'in uyarısına göre yayılan atık içinde 50 ton arsenik, 300 ton krom ve yarım ton cıva bulunduğuna işaret eden Yorulmaz, şunları kaydetti;

    “Tuna Nehri'nin üzerindeki ülkeler toprak ve su kirliliğini önlemek ya da en asgari seviyede tutabilmek amacıyla hem günlük ölçümler hem de bu ölçüm sonuçlarına göre planlar yapıp önlemler almaktalar.



    Macar yetkililer yayılan atıklarla cıva ve ağır metal kirliliğinin izin verilen sınırları aşmadığını iddia ediyorlar. Ancak arsenik ve krom konusunda hiçbir açıklama yok. Havanın bu dönemde yağışlı gitmesi ile zehirli çamurun ıslak kalması da kirliliğin kuruyup toz halinde havaya ve hava yoluyla da akciğerlere yani vücudun içine girmemesine neden olduğu belirtiliyor.

    Eğer tozla bu atık sıvıdaki zehir akciğerlere yani vücut için alınırsa zatürreye hatta yıllar sonra akciğer kanserine neden olabileceği belirtiliyor. Zehirli atık içinde krom, kurşun, kadmiyum, arsenik, cıva gibi insan sağlığı açısından son derece tehlikeli ağır metal ve zehirli elementler ve daha az miktarda da olsa radyoaktif maddeler de bulunduğu bildirilmektedir.”


    Etkileri uzun yıllar sonra ortaya çıkacak

    Çamurun etkilediği bölgelerde bitkilerin, balıkların ve diğer canlıların zarar gördüğünü anlatan Yorulmaz, şöyle devam etti;

    “Zehirli çamurun etkisi altındaki canlılarla beslenen hayvan ve insanlar kanser de dahil olmak üzere pek çok ciddi kronik hastalıkla karşı karşıyadır. Etki altındaki bitkilerle beslenen hayvanlar, zehiri vücutlarına almakta ve bu hayvanları yiyen insanlarda da zehirlenme meydana gelmektedir.



    Söz konusu zehirli çamur, toprağı, suyu ve havayı kirletmekte, bu sayede toprakta ya da suda yetişen, havayı soluyan her canlının vücuduna girmektedir. Çamur ile kirlenen suların yer altı veya yüzeysel içme suyu kaynaklarını kirletmesi de söz konusudur. Yüksek alkali özellikte olan bu atıklarla temas, deride yanığa ve gözlerde ciddi hasarlara neden olabilmektedir.



    Alkali özelliği nedeniyle solunum yolu ve ağızdan alınması ile solunum yollarında ve yemek borusunda ciddi yanıklara daha sonraki dönemde ise kansere yol açabilmektedir. Bunun yanında unutulmaması gereken nokta ise tüm bu zehirli maddelerin, uzun yıllar sonra ortaya çıkacak olan sakat doğumlar, düşükler, kanser, felç gibi zararlı etkileri bulunmaktadır.”

    Zehirli çamur Karadeniz'e yol alıyor

    Tuna Nehri'ne ulaşan kırmızı çamurun Karadeniz'i etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yorulmaz, “Bu zehirli maddeler daha büyük bir su kitlesi içinde seyrelecek ancak hiçbir zaman zararsız olmayacaktır. Öncelikle denize en yoğun biçimde karıştığı Tuna Nehri ağzından başlamak üzere etkisi azalarak özellikle Batı Karadeniz Bölgesi'ndeki deniz canlılarında etkileri hissedilecektir” dedi.

    Karadeniz'e çevresi bulunan ülkelerden her yıl yaklaşık 10 milyon ton atığın denize döküldüğünü ifade eden Yorulmaz, “Bu atıklar içerisinde inorganik azot, inorganik fosfor, organik fosfor, demir ve çinko gibi pek çok zehirli madde bulunmaktadır.



    Sadece boğazlar aracılığı ile temizlenebilen Karadeniz, bu nedenle kirliliklerden daha fazla etkilenmektedir. Söz konusun zehirli atık mevcut kirliliği daha da artıracak ve yol açabileceği sağlık sorunları da katlanacaktır” diye konuştu.


    AA
  2. 18.Ekim.2010, 21:17
    #1


    Macaristan'da 4 Ekim'de meydana gelen patlama sonucu Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yarattığı tehlike sürüyor. Karadeniz'e doğru yol alan çamurun akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabileceği belirtiliyor.

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, Macaristan'da 4 Ekim'de bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza sonucu Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yol açtığı tehlikenin devam ettiğini açıkladı.

    Prof. Dr. Yorulmaz, yaklaşık 1 milyon metreküp zehirli atığın Macaristan'da 40 kilometrelik bir alanı yaşanmaz hale getirdiğini, bölgede yaşayan insanların evlerini ve arazilerini terk etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Greenpeace'in uyarısına göre yayılan atık içinde 50 ton arsenik, 300 ton krom ve yarım ton cıva bulunduğuna işaret eden Yorulmaz, şunları kaydetti;

    “Tuna Nehri'nin üzerindeki ülkeler toprak ve su kirliliğini önlemek ya da en asgari seviyede tutabilmek amacıyla hem günlük ölçümler hem de bu ölçüm sonuçlarına göre planlar yapıp önlemler almaktalar.



    Macar yetkililer yayılan atıklarla cıva ve ağır metal kirliliğinin izin verilen sınırları aşmadığını iddia ediyorlar. Ancak arsenik ve krom konusunda hiçbir açıklama yok. Havanın bu dönemde yağışlı gitmesi ile zehirli çamurun ıslak kalması da kirliliğin kuruyup toz halinde havaya ve hava yoluyla da akciğerlere yani vücudun içine girmemesine neden olduğu belirtiliyor.

    Eğer tozla bu atık sıvıdaki zehir akciğerlere yani vücut için alınırsa zatürreye hatta yıllar sonra akciğer kanserine neden olabileceği belirtiliyor. Zehirli atık içinde krom, kurşun, kadmiyum, arsenik, cıva gibi insan sağlığı açısından son derece tehlikeli ağır metal ve zehirli elementler ve daha az miktarda da olsa radyoaktif maddeler de bulunduğu bildirilmektedir.”


    Etkileri uzun yıllar sonra ortaya çıkacak

    Çamurun etkilediği bölgelerde bitkilerin, balıkların ve diğer canlıların zarar gördüğünü anlatan Yorulmaz, şöyle devam etti;

    “Zehirli çamurun etkisi altındaki canlılarla beslenen hayvan ve insanlar kanser de dahil olmak üzere pek çok ciddi kronik hastalıkla karşı karşıyadır. Etki altındaki bitkilerle beslenen hayvanlar, zehiri vücutlarına almakta ve bu hayvanları yiyen insanlarda da zehirlenme meydana gelmektedir.



    Söz konusu zehirli çamur, toprağı, suyu ve havayı kirletmekte, bu sayede toprakta ya da suda yetişen, havayı soluyan her canlının vücuduna girmektedir. Çamur ile kirlenen suların yer altı veya yüzeysel içme suyu kaynaklarını kirletmesi de söz konusudur. Yüksek alkali özellikte olan bu atıklarla temas, deride yanığa ve gözlerde ciddi hasarlara neden olabilmektedir.



    Alkali özelliği nedeniyle solunum yolu ve ağızdan alınması ile solunum yollarında ve yemek borusunda ciddi yanıklara daha sonraki dönemde ise kansere yol açabilmektedir. Bunun yanında unutulmaması gereken nokta ise tüm bu zehirli maddelerin, uzun yıllar sonra ortaya çıkacak olan sakat doğumlar, düşükler, kanser, felç gibi zararlı etkileri bulunmaktadır.”

    Zehirli çamur Karadeniz'e yol alıyor

    Tuna Nehri'ne ulaşan kırmızı çamurun Karadeniz'i etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yorulmaz, “Bu zehirli maddeler daha büyük bir su kitlesi içinde seyrelecek ancak hiçbir zaman zararsız olmayacaktır. Öncelikle denize en yoğun biçimde karıştığı Tuna Nehri ağzından başlamak üzere etkisi azalarak özellikle Batı Karadeniz Bölgesi'ndeki deniz canlılarında etkileri hissedilecektir” dedi.

    Karadeniz'e çevresi bulunan ülkelerden her yıl yaklaşık 10 milyon ton atığın denize döküldüğünü ifade eden Yorulmaz, “Bu atıklar içerisinde inorganik azot, inorganik fosfor, organik fosfor, demir ve çinko gibi pek çok zehirli madde bulunmaktadır.



    Sadece boğazlar aracılığı ile temizlenebilen Karadeniz, bu nedenle kirliliklerden daha fazla etkilenmektedir. Söz konusun zehirli atık mevcut kirliliği daha da artıracak ve yol açabileceği sağlık sorunları da katlanacaktır” diye konuştu.


    AA
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.552

    Kızıl zehire 'humik asit' önerisi



    Macaristan'daki bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza sonucu çevreye yayılan kimyasal kızıl çamura, humuslu toprakta yoğun olarak bulunan humik asitle müdahale edilebileceği belirtildi.

    Humik asitin krom, arsenik, kadmiyum ve cıva gibi zehirli ağır metalleri absorbe ederek çevre felaketini önleyebileceği kaydedildi.


    Humik Madde Derneği Başkanı ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Organik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tutar, humik asitin bitkilerin ölmesi ve çürümeye başlamasıyla oluşan humus toprağında yoğun olarak bulunan ve zehirli ağır metalleri absorbe edici özelliği bulunan organik bir bileşik olduğunu söyledi.


    Macaristan'ın Ajka şehrine bağlı Kolontar köyünde 4 Ekim'de bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza nedeniyle Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yol açtığı tehlikenin halen devam ettiğine dikkati çeken Tutar, tesisten sızan yaklaşık 1 milyon metreküp zehirli atığın Macaristan'da 40 kilometrelik bir alanı yaşanmaz hale getirdiğini belirtti.


    Kızıl çamurun Tuna Nehri'ne karıştığına ve yaklaşık bir ay içinde de Karadeniz'e ulaşacağının tahmin edildiğine işaret eden Tutar, ''Kızıl çamur esasında krom, arsenik, kadmiyum, cıva gibi zehirli ağır metalleri içermektedir.



    Bu metaller kanser, solunum yetmezliği, tiroit bezi problemleri ve bağışıklık sistemi çökmesi gibi hastalıklara yol açmaktadır. Çamur kuruduğunda toz halinde havaya karışıyor ve solunum yoluyla insanların teneffüs etmeleri halinde çeşitli akciğer hastalıklarına, kanser ve solunum yetmezliği gibi hastalıklara neden oluyor. Asıl ciddi etkileri uzun süre sonra anlaşılacaktır'' dedi.


    Macaristanlı yetkililerin kızıl çamurla kaplı bölgenin temizliğini ilk anda sirkeyle yaptıklarını, bunun yetersiz olduğunu savunan Tutar, ''Sirkeyle temizleme yerine, kızıl çamur humik maddelerle (humik asit ve fulvik asit) temizlenseydi ve yıkansaydı daha etkili bir sonuç alınabilirdi.



    Ağır metallerin doğal bir şekilde humik maddelerce bağlanması sonucu, gerek toprakta, gerekse de suda ağır metal ve toksik madde kirliliğinin bertarafı sağlanmaktadır. Oluşan yeni maddeler ise zehirli özelliğini kaybetmiş olarak, doğal ortamda bulunmaktadır. Sirke en temel organik asittir ama humik asitte bunun onlarcası bulunur'' diye konuştu.


    ''BÖLGE HUMİK ASİTLE TEMİZLENMELİDİR''

    Zehirli atık bulaşan bölgelerin humik asit içeren çözeltilerle yıkanarak daha etkili bir temizlik sağlanabileceğini ifade eden Tutar, humik maddeler konusunda ileri düzeyde araştırmaları bulunan Macaristanlı yetkililerin böyle bir yöntemi kullanmamalarını anlayamadığını söyledi.


    Ağır metaller içeren atığa Karadeniz'e karışmadan önce, akış güzergahında müdahalede bulunulabileceğine dikkati çeken Tutar, şöyle konuştu;


    ''En etkili çözüm, Tuna Nehri'nin kıyıları torf, leonardit ve çamur gibi humik asit oranı yüksek çamurlarla kapladığında ve bir kafes yapılarak süzgeç şeklinde çamurlu su kafesten geçirildiğinde, bu yapı ağır metalleri tutacaktır. Bu işlemin ağır metallerin havaya geçişini de engelleyeceğini düşünmekteyiz. Bölge humik asitle temizlenmelidir diye düşünüyoruz. Biliyorsunuz, bunu Avrupalılar ve Amerikalılar çok iyi biliyor. Macarlar da çok iyi biliyor fakat o anda nasıl kullanmadılar bilmiyorum. Belki maliyetten kaçınmış olabilirler, en etkili çözüm bu.''


    Humik maddelerin başka bir özelliğinin de hap olarak kullanımı halinde vücuttaki toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlama işlevi olduğunu kaydeden Tutar, ''Kızıl çamurun neden olduğu hastalıklar, canlılara (özellikle de insan ve hayvanlara ağız yolu ile) humik madde verilmesiyle iyileştirilebilir. Kızıl çamurun etkisiz hale getirdiği ve kullanımı uzun süre alacağı söylenen tarımsal alanlar, humik madde bakımından zengin torf, turba ve leonardit ile harmanlaştırılırsa kısa sürede tarımsal üretim yapılabilir hale getirilebilir'' diye konuştu.


    Humik Madde Derneği Başkan Yardımcısı ve humik maddeler üzerine doktora çalışması yapan Mümin Dizman ise Macaristan'ın humik madde çalışmaları konusunda çok ilerlemiş bir ülke olduğunu belirterek, humik asitten üretilen hapların Sağlık Bakanlığının izniyle bağışıklık sistemini güçlendirici ve toksinleri vücuttan atıcı takviye ilaç olarak kullanıldığını ifade etti.


    Humik asitin ağır metalleri ve tarım ilacı gibi zehirli maddeleri etkisiz hale getirdiğini kaydeden Dizman, ''Kazanın meydana geldiği köyün tarım alanlarının 15 veya 20 yıl süreyle kullanılamayacağı ifade ediliyor. Fakat öyle değil, bu topraklar humik asitle muamele edilirse, kısa sürede kullanılabilir ve tarım yapılabilir hale gelebilir'' dedi.


    AA
  4. 20.Ekim.2010, 20:48
    #2


    Macaristan'daki bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza sonucu çevreye yayılan kimyasal kızıl çamura, humuslu toprakta yoğun olarak bulunan humik asitle müdahale edilebileceği belirtildi.

    Humik asitin krom, arsenik, kadmiyum ve cıva gibi zehirli ağır metalleri absorbe ederek çevre felaketini önleyebileceği kaydedildi.


    Humik Madde Derneği Başkanı ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Organik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tutar, humik asitin bitkilerin ölmesi ve çürümeye başlamasıyla oluşan humus toprağında yoğun olarak bulunan ve zehirli ağır metalleri absorbe edici özelliği bulunan organik bir bileşik olduğunu söyledi.


    Macaristan'ın Ajka şehrine bağlı Kolontar köyünde 4 Ekim'de bir alüminyum tesisinde meydana gelen kaza nedeniyle Tuna Nehri'ne yayılan kimyasal kızıl çamurun yol açtığı tehlikenin halen devam ettiğine dikkati çeken Tutar, tesisten sızan yaklaşık 1 milyon metreküp zehirli atığın Macaristan'da 40 kilometrelik bir alanı yaşanmaz hale getirdiğini belirtti.


    Kızıl çamurun Tuna Nehri'ne karıştığına ve yaklaşık bir ay içinde de Karadeniz'e ulaşacağının tahmin edildiğine işaret eden Tutar, ''Kızıl çamur esasında krom, arsenik, kadmiyum, cıva gibi zehirli ağır metalleri içermektedir.



    Bu metaller kanser, solunum yetmezliği, tiroit bezi problemleri ve bağışıklık sistemi çökmesi gibi hastalıklara yol açmaktadır. Çamur kuruduğunda toz halinde havaya karışıyor ve solunum yoluyla insanların teneffüs etmeleri halinde çeşitli akciğer hastalıklarına, kanser ve solunum yetmezliği gibi hastalıklara neden oluyor. Asıl ciddi etkileri uzun süre sonra anlaşılacaktır'' dedi.


    Macaristanlı yetkililerin kızıl çamurla kaplı bölgenin temizliğini ilk anda sirkeyle yaptıklarını, bunun yetersiz olduğunu savunan Tutar, ''Sirkeyle temizleme yerine, kızıl çamur humik maddelerle (humik asit ve fulvik asit) temizlenseydi ve yıkansaydı daha etkili bir sonuç alınabilirdi.



    Ağır metallerin doğal bir şekilde humik maddelerce bağlanması sonucu, gerek toprakta, gerekse de suda ağır metal ve toksik madde kirliliğinin bertarafı sağlanmaktadır. Oluşan yeni maddeler ise zehirli özelliğini kaybetmiş olarak, doğal ortamda bulunmaktadır. Sirke en temel organik asittir ama humik asitte bunun onlarcası bulunur'' diye konuştu.


    ''BÖLGE HUMİK ASİTLE TEMİZLENMELİDİR''

    Zehirli atık bulaşan bölgelerin humik asit içeren çözeltilerle yıkanarak daha etkili bir temizlik sağlanabileceğini ifade eden Tutar, humik maddeler konusunda ileri düzeyde araştırmaları bulunan Macaristanlı yetkililerin böyle bir yöntemi kullanmamalarını anlayamadığını söyledi.


    Ağır metaller içeren atığa Karadeniz'e karışmadan önce, akış güzergahında müdahalede bulunulabileceğine dikkati çeken Tutar, şöyle konuştu;


    ''En etkili çözüm, Tuna Nehri'nin kıyıları torf, leonardit ve çamur gibi humik asit oranı yüksek çamurlarla kapladığında ve bir kafes yapılarak süzgeç şeklinde çamurlu su kafesten geçirildiğinde, bu yapı ağır metalleri tutacaktır. Bu işlemin ağır metallerin havaya geçişini de engelleyeceğini düşünmekteyiz. Bölge humik asitle temizlenmelidir diye düşünüyoruz. Biliyorsunuz, bunu Avrupalılar ve Amerikalılar çok iyi biliyor. Macarlar da çok iyi biliyor fakat o anda nasıl kullanmadılar bilmiyorum. Belki maliyetten kaçınmış olabilirler, en etkili çözüm bu.''


    Humik maddelerin başka bir özelliğinin de hap olarak kullanımı halinde vücuttaki toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlama işlevi olduğunu kaydeden Tutar, ''Kızıl çamurun neden olduğu hastalıklar, canlılara (özellikle de insan ve hayvanlara ağız yolu ile) humik madde verilmesiyle iyileştirilebilir. Kızıl çamurun etkisiz hale getirdiği ve kullanımı uzun süre alacağı söylenen tarımsal alanlar, humik madde bakımından zengin torf, turba ve leonardit ile harmanlaştırılırsa kısa sürede tarımsal üretim yapılabilir hale getirilebilir'' diye konuştu.


    Humik Madde Derneği Başkan Yardımcısı ve humik maddeler üzerine doktora çalışması yapan Mümin Dizman ise Macaristan'ın humik madde çalışmaları konusunda çok ilerlemiş bir ülke olduğunu belirterek, humik asitten üretilen hapların Sağlık Bakanlığının izniyle bağışıklık sistemini güçlendirici ve toksinleri vücuttan atıcı takviye ilaç olarak kullanıldığını ifade etti.


    Humik asitin ağır metalleri ve tarım ilacı gibi zehirli maddeleri etkisiz hale getirdiğini kaydeden Dizman, ''Kazanın meydana geldiği köyün tarım alanlarının 15 veya 20 yıl süreyle kullanılamayacağı ifade ediliyor. Fakat öyle değil, bu topraklar humik asitle muamele edilirse, kısa sürede kullanılabilir ve tarım yapılabilir hale gelebilir'' dedi.


    AA

Benzer Konular

  1. Karadeniz ikliminin özellikleri nelerdir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Her Telden
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 13:11
  2. ÖMSS görevlisi yanlışlar doğru götürmüyor dedi doğru mu?
    Konu Sahibi oguzadali Forum EKPSS Haberleri - Atamalar - Gündem
    Cevap: 17
    Son Mesaj : 02.Mayıs.2012, 14:01
  3. Zehirli guatrın tedavisi var mı?
    Konu Sahibi tülay krkt Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 20.Haziran.2011, 14:31
  4. Sabun, kum, çamur, boya, kireç...
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Nisan.2011, 09:26
  5. Karadeniz Engelli Basketbol Turnuvası Başladı
    Konu Sahibi okyanus Forum Engelliler ve Spor
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Eylül.2010, 00:08

Bu Konu için Etiketler