Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Emekliliğe Başvuru İpuçları

Milyonlarca emeklinin bulunduğu Türkiye’de, yine milyonlarla ifade edilecek sayılarda emekliliğini bekleyen çalışan var. Sözgelimi prim günü dolmuş sadece yaşını bekleyen kişi sayısı bile 5 milyon düzeyinde. Bu anlamda bürokratik olarak zaman kaybetmemek için, yöntemine uygun başvuru büyük önem taşıyor. Emekliliğe hak kazanmak için yaş, prim günü, sigortalılık süresi gibi bazı koşullar aranıyor. Özellikle bu koşulların tümünün gerçekleştirildiği tarihin hafta sonuna veya resmi

Konuyu değerlendir: Emekliliğe Başvuru İpuçları

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1720 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Emekliliğe Başvuru İpuçları

    Milyonlarca emeklinin bulunduğu Türkiye’de, yine milyonlarla ifade edilecek sayılarda emekliliğini bekleyen çalışan var.

    Sözgelimi prim günü dolmuş sadece yaşını bekleyen kişi sayısı bile 5 milyon düzeyinde.

    Bu anlamda bürokratik olarak zaman kaybetmemek için, yöntemine uygun başvuru büyük önem taşıyor.

    Emekliliğe hak kazanmak için yaş, prim günü, sigortalılık süresi gibi bazı koşullar aranıyor.

    Özellikle bu koşulların tümünün gerçekleştirildiği tarihin hafta sonuna veya resmi tatil gününe denk gelmesi durumunda emeklilik başvurusunun ne şekilde yapılacağı sorunu ortaya çıkmaktaydı.

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu hususu yeni Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde açıklığa kavuşturdu.

    Emekli aylığı bağlanması için, sigortalı veya hak sahibince adı posta veya kargo ile veya SGK’ye doğrudan yapılan yazılı başvurularda, tahsis talep tarihi olarak dilekçenin kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınmaktadır.

    Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilen tahsis taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, SGK’ye intikal tarihi olarak kabul edilmektedir.

    Malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı tarihin ayın son günü resmi tatil gününe veya hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle taleplerini kuruma veremeyen sigortalıların, bu resmi tatil gününü takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar kuruma verilen, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilen talepleri, önceki ayın son günü verilmiş gibi kabul edilmektedir.

    Aylığa hak kazanılmış ve aynı ay içinde olmak kaydıyla, tahsis talep tarihinden sonra işinden ayrılan veya işyerini kapatan sigortalıların tahsis talepleri de geçerli sayılacaktır.

    Memur, yani 4/c bendi kapsamındaki aktif sigortalıların emeklilik ve malullük hallerinde, haklarında yetkili makamlarca alınacak emekliye sevk onayından sonra, görevleriyle ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmaktadır.

    4/b bendi kapsamında kabul edilen Bağ-Kur’un geçen hizmetlerle birlikte 4/a SSK ve 4/c bentleri kapsamında yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlanacağı durumlarda, 4/b bendi kapsamında geçen hizmetlerle ilgili prim ve prime ilişkin her türlü borçlar ödenmeden tahsis talebinde bulunulması halinde, tahsis talebi borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılmaktadır.

    Bu nedenle Bağ-Kur kapsamında çalışması olanların emeklilik başvurusu yaparken Bağ-Kur borçlarının olup olmadığını dikkate almaları gerekmektedir.

    Tahsis talep tarihinde kanunda yaşlılık aylığı için belirlenen yaş ve sigortalılık süresi şartlarından birini yerine getirememiş olan, ancak yerine getirilemeyen şartı tahsis talep tarihinden itibaren bir ay içinde yerine getiren sigortalının tahsis talebi, bu şartın yerine getirildiği tarih itibarıyla geçerli sayılır.

    ***

    Eşantiyon ve hediyede giderleştirme nasıl yapılır?

    Hep görürüz; ellerinde şişkin bir çanta, temiz kıyafetler içinde doktorlara ilaç tanıtımı yapan şirket temsilcilerini.

    Satışları arttırmak için bir pazarlama yöntemidir bu.

    Genellikle tanıtımda firmayı temsilen, hastane ya da doktorlara eşantiyon ve hediye mahiyetinde tanıtım ve numune verilir.

    Peki, bu ve benzeri durumlarda bir muhasebeleştirme söz konusu mudur?

    Bir başka ifadeyle; eşantiyon, hediye mahiyetinde verilen ürünleri pazarlama satış dağıtım gideri olarak giderleştirilebilir mi?

    Kurumlar Vergisi Kanunu’nda safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

    GVK’nin ilgili maddesinde safi kurum kazancına ulaşmak için kabul edilecek giderler 9 bent halinde belirtilmiştir. 1’inci bende göre “ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler” safi kurum kazancından indirilebilecek giderler arasında sayılmıştır.

    Öncelikle bir giderin genel gider olarak dikkate alınabilmesi için; gider ile kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi arasında açık bir illiyet bağının olması, giderin herhangi bir iktisadi kıymetin maliyet unsuru olmaması, yapılan giderin “keyfilik” unsuru taşımaması ve yapılan gider ile işletmenin hacmi arasında bariz bir orantısızlık olmaması gerekmektedir.

    KDV Genel Tebliği’nde eşantiyonlar ve tanıtım numuneleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.

    Okuyalım;

    “Firmaların belirli zamanlarda, özellikle dini bayramlarda ve yılbaşlarında kendi tanıtımlarını yapmak amacıyla herhangi bir bedel almaksızın kalem, anahtarlık, ajanda, takvim ve benzeri eşya dağıtmaları geleneksel hale gelmiştir.

    Ticari hayatta eşantiyon olarak adlandırılan bu ürünler, her ne kadar işletmede tüketilmemekte ise de aynı pazarlama gideri niteliğinde olduğundan, bu ürünlerin müşterilere ayrıca bir bedel alınmaksızın teslimi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir.”

    Evet, anlaşılabileceği gibi, söz konusu tebliğe göre gerek numune, gerekse eşantiyon adı altında teslim edilen malların; ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması ve ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi halinde katma değer vergisinin hesaplanmayacağı belirtilmiştir.

    Numune mallar için firmanın unvanı ve para ile satılmayacağını belirten bir şerhi taşıması gerektiği ve işletmenin iktisadi faaliyetini yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik olarak verilen bu mallar için yüklenilen vergilerin, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir.

    Ancak bu tip ürünlerin bedellerini şirket kazancının tespitinde sonuç hesaplarına gider olarak intikal ettirmeleri için verilen eşyaların ticari örf ve teamül gereği kabul edilebilecek tutarları aşmaması gerekmektir. Verilen eşya ile işletmenin hacmi arasında bariz bir orantısızlık mevcut ise verilen hediyelerin Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler olarak dikkate alınması gerekmektedir.

    Cumhuriyet

    Yahya Arıkan
  2. 18.Ekim.2010, 11:44
    #1
    Milyonlarca emeklinin bulunduğu Türkiye’de, yine milyonlarla ifade edilecek sayılarda emekliliğini bekleyen çalışan var.

    Sözgelimi prim günü dolmuş sadece yaşını bekleyen kişi sayısı bile 5 milyon düzeyinde.

    Bu anlamda bürokratik olarak zaman kaybetmemek için, yöntemine uygun başvuru büyük önem taşıyor.

    Emekliliğe hak kazanmak için yaş, prim günü, sigortalılık süresi gibi bazı koşullar aranıyor.

    Özellikle bu koşulların tümünün gerçekleştirildiği tarihin hafta sonuna veya resmi tatil gününe denk gelmesi durumunda emeklilik başvurusunun ne şekilde yapılacağı sorunu ortaya çıkmaktaydı.

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu hususu yeni Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde açıklığa kavuşturdu.

    Emekli aylığı bağlanması için, sigortalı veya hak sahibince adı posta veya kargo ile veya SGK’ye doğrudan yapılan yazılı başvurularda, tahsis talep tarihi olarak dilekçenin kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınmaktadır.

    Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilen tahsis taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, SGK’ye intikal tarihi olarak kabul edilmektedir.

    Malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı tarihin ayın son günü resmi tatil gününe veya hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle taleplerini kuruma veremeyen sigortalıların, bu resmi tatil gününü takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar kuruma verilen, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilen talepleri, önceki ayın son günü verilmiş gibi kabul edilmektedir.

    Aylığa hak kazanılmış ve aynı ay içinde olmak kaydıyla, tahsis talep tarihinden sonra işinden ayrılan veya işyerini kapatan sigortalıların tahsis talepleri de geçerli sayılacaktır.

    Memur, yani 4/c bendi kapsamındaki aktif sigortalıların emeklilik ve malullük hallerinde, haklarında yetkili makamlarca alınacak emekliye sevk onayından sonra, görevleriyle ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmaktadır.

    4/b bendi kapsamında kabul edilen Bağ-Kur’un geçen hizmetlerle birlikte 4/a SSK ve 4/c bentleri kapsamında yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlanacağı durumlarda, 4/b bendi kapsamında geçen hizmetlerle ilgili prim ve prime ilişkin her türlü borçlar ödenmeden tahsis talebinde bulunulması halinde, tahsis talebi borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılmaktadır.

    Bu nedenle Bağ-Kur kapsamında çalışması olanların emeklilik başvurusu yaparken Bağ-Kur borçlarının olup olmadığını dikkate almaları gerekmektedir.

    Tahsis talep tarihinde kanunda yaşlılık aylığı için belirlenen yaş ve sigortalılık süresi şartlarından birini yerine getirememiş olan, ancak yerine getirilemeyen şartı tahsis talep tarihinden itibaren bir ay içinde yerine getiren sigortalının tahsis talebi, bu şartın yerine getirildiği tarih itibarıyla geçerli sayılır.

    ***

    Eşantiyon ve hediyede giderleştirme nasıl yapılır?

    Hep görürüz; ellerinde şişkin bir çanta, temiz kıyafetler içinde doktorlara ilaç tanıtımı yapan şirket temsilcilerini.

    Satışları arttırmak için bir pazarlama yöntemidir bu.

    Genellikle tanıtımda firmayı temsilen, hastane ya da doktorlara eşantiyon ve hediye mahiyetinde tanıtım ve numune verilir.

    Peki, bu ve benzeri durumlarda bir muhasebeleştirme söz konusu mudur?

    Bir başka ifadeyle; eşantiyon, hediye mahiyetinde verilen ürünleri pazarlama satış dağıtım gideri olarak giderleştirilebilir mi?

    Kurumlar Vergisi Kanunu’nda safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

    GVK’nin ilgili maddesinde safi kurum kazancına ulaşmak için kabul edilecek giderler 9 bent halinde belirtilmiştir. 1’inci bende göre “ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler” safi kurum kazancından indirilebilecek giderler arasında sayılmıştır.

    Öncelikle bir giderin genel gider olarak dikkate alınabilmesi için; gider ile kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi arasında açık bir illiyet bağının olması, giderin herhangi bir iktisadi kıymetin maliyet unsuru olmaması, yapılan giderin “keyfilik” unsuru taşımaması ve yapılan gider ile işletmenin hacmi arasında bariz bir orantısızlık olmaması gerekmektedir.

    KDV Genel Tebliği’nde eşantiyonlar ve tanıtım numuneleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.

    Okuyalım;

    “Firmaların belirli zamanlarda, özellikle dini bayramlarda ve yılbaşlarında kendi tanıtımlarını yapmak amacıyla herhangi bir bedel almaksızın kalem, anahtarlık, ajanda, takvim ve benzeri eşya dağıtmaları geleneksel hale gelmiştir.

    Ticari hayatta eşantiyon olarak adlandırılan bu ürünler, her ne kadar işletmede tüketilmemekte ise de aynı pazarlama gideri niteliğinde olduğundan, bu ürünlerin müşterilere ayrıca bir bedel alınmaksızın teslimi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir.”

    Evet, anlaşılabileceği gibi, söz konusu tebliğe göre gerek numune, gerekse eşantiyon adı altında teslim edilen malların; ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması ve ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi halinde katma değer vergisinin hesaplanmayacağı belirtilmiştir.

    Numune mallar için firmanın unvanı ve para ile satılmayacağını belirten bir şerhi taşıması gerektiği ve işletmenin iktisadi faaliyetini yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik olarak verilen bu mallar için yüklenilen vergilerin, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir.

    Ancak bu tip ürünlerin bedellerini şirket kazancının tespitinde sonuç hesaplarına gider olarak intikal ettirmeleri için verilen eşyaların ticari örf ve teamül gereği kabul edilebilecek tutarları aşmaması gerekmektir. Verilen eşya ile işletmenin hacmi arasında bariz bir orantısızlık mevcut ise verilen hediyelerin Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler olarak dikkate alınması gerekmektedir.

    Cumhuriyet

    Yahya Arıkan
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Başvuru merkezleri ekpss klavuzunda liseler başvuru kabul etmiyor, nerden yapacağız?
    Konu Sahibi hüma Forum EKPSS Haberleri - Atamalar - Gündem
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 28.Şubat.2014, 23:14
  2. Bakıcı annesi emekliliğe başvurursa maaş kesilir mi?
    Konu Sahibi makbule Forum Emeklilik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 10.Mart.2013, 16:21
  3. Emekliliğe müracat ederken hangi evraklar isteniyor?
    Konu Sahibi sadi10 Forum Emeklilik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 21.Ekim.2011, 20:01
  4. Askerlik borçlanmasının emekliliğe faydası var mı?
    Konu Sahibi SAHİ Forum Askerlik İşlemleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 26.Eylül.2011, 18:41
  5. Burçlara Göre Mutlu Evliliğin İpuçları
    Konu Sahibi Defnex Forum İlginç Bilgi, Video ve Resimler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Aralık.2010, 20:50

Bu Konu için Etiketler