Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Diabette körlüğe iğneli çözüm yolu!

Türkiye'de 5-10 milyon insanın gözünü kaybetmekle karşılaştığı göz hastalıklarında gelinen son nokta ümit verici. Kör eden 'Diabetik Retinopati'de basit bir iğne tedavisi ile hastaların gözlerini kurtarması mümkün. Dünyada milyonlarca insanı etkileyen ve en sık görülen retina hastalıklarından olan Sarı Nokta Hastalığı ve Diabetik Retinopati, körlüğün en önemli nedenlerinden. Bu hastalıkların tedavisinde çığır açan ''İntravitreal iğne tedavileri'' ile hastalığın tedavisinde çok önemli

Konuyu değerlendir: Diabette körlüğe iğneli çözüm yolu!

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1376 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Diabette körlüğe iğneli çözüm yolu!

    Türkiye'de 5-10 milyon insanın gözünü kaybetmekle karşılaştığı göz hastalıklarında gelinen son nokta ümit verici. Kör eden 'Diabetik Retinopati'de basit bir iğne tedavisi ile hastaların gözlerini kurtarması mümkün.
    Dünyada milyonlarca insanı etkileyen ve en sık görülen retina hastalıklarından olan Sarı Nokta Hastalığı ve Diabetik Retinopati, körlüğün en önemli nedenlerinden.

    Bu hastalıkların tedavisinde çığır açan ''İntravitreal iğne tedavileri'' ile hastalığın tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşanmış durumda.

    Diabetik Retinopati ve son dönemlerde gelişen tedavi yöntemlerini İlgi Hastanesi Retina Uzmanı Op. Dr. Sadun Yalçın ile konuştuk.

    SARI NOKTA VE DİABETİK RETİNA HASTALIĞI HAKKINDA KISACA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Sarı Nokta Hastalığı 'Makula dejenerasyonu'da denilen görmeden sorumlu sarı noktanın yaşla birlikte yıpranmasına ve buna bağlı bu bölgede kanama ile kendini gösteren yaygın bir hastalıktır. Diabetik Retinopati ise diabete bağlı olarak retina kılcal damarlarında meydana gelen kanama ve tıkanıklığa bağlı olara retinanın sinirsel tabakasının zedelenmesidir. Bu iki hastalık tüm dünyada en sık görülen 'Retina' hastalıklarıdır.

    BU İKİ HASTALIĞIN TEDAVİ EDİLMEMESİ GÖRMEYİ NASIL ETKİLER?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Bu iki hastalıktan diabetik retinopati tedavi edilmezse tamamen körlüğe neden olurken, sarı nokta hastalığı tamamen körlüğe neden olmaz. Çünkü sarı nokta hasarlanmasına rağmen, kenar retina sağlam olduğundan yandan görme her zaman korunur.


    BU HASTALIKLARIN TEDAVİLERİNDE KULLANILAN İĞNE YÖNTEMİ HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Bu iki hastalıkta kullanılan iğne tedavileri son 5 yılda retina hastalıklarının tedavisinde keşfedilen en mükemmel buluşlardır. İlk olarak 2004 yılında FDA onayı alarak uygulanmaya başlamıştır. Kullanımı yaygınlaştıkça ve her geçen gün yeni iğne tedavileri gündeme geldikçe artık bu hastalıklardan körlük meydana gelmesi olanaksız gibidir. Bu iğne tedavileri uygun zaman ve uygun şartlarda yapılırsa bu iki hastalıktan meydana gelen körlükleri ciddi oranda azaltmaktadır.

    BU HASTALIKLARDA KULLANILAN İĞNELER NELERDİR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Burada kastedilen ANTİ-VGEF Tedavide uygulanan 3 tip ilaç vardır:
    1:PEGAPTANİB: Ticari adı MACUGEN’dir.
    2:BEVACİZUMAB: Ticari adı AVASTİN, ALTUZAN’dır.
    3:RANİBİZUMAB: Ticari adı LUCENTİS’tir.

    Ayrıca çok sık kullandığımız göz içi kortizon tedavileri de tek başına yada bu ilaçlarla karıştırılarak yapılabilir.

    SARI NOKTA HASTALIĞINDA ‘ İNTRAVİTREAL ANTİ-VGEF İĞNE’ TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Sarı nokta hastalığında iğne tedavisinden önce 2000’li yılların başında soğuk laser denilen 'fotodinamik' tedavi uygulanıyordu. 2004 yılından sonra ise iğne tedavileri ile lazer tedavisi birlikte uygulanmaya başlandı. Lazer tedavisi sadece hastalığı durdururken iğne tedavileri hastalığı durdurmakla birlikte kanamayı hızlı bir şekilde kurutarak görmeyi önemli oranda arttırmaktadır. Son yıllarda artık belli aralıklarla uygulanan iğne tedavisi yeterli ve başarılı olmaktadır. Bu iğne tedavilerin hangi sıklıkta uygulanması gerektiği hala tartışmalıdır.

    Ben günlük pratiğimde öncelikle Göz anjiosu (FFA) ve Göz Tomografisi(OCT) ile sarı nokta hastalığındaki kanamayı ve ödemi tespit ettikten sonra birer ay ara ile 3 kere intravitreal anti-vgef tedavi uyguluyorum. Genellikle ilk tedavide kortizonla karıştırıp yapıyor 2. Ve 3. İğne tedavilerinde sadece anti-vgef tedavi uyguluyorum. 2 ay sonra çekilen OCT de ödem yoksa takip ediyorum. Yani takibi OCT İLE yapıyor ve ödem durumuna göre iğne tedavisini uyguluyorum.

    DİABETİK RETİNOPATİ’DE İĞNE TEDAVİSİ NASIL UYGULANMAKTADIR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Diabetik retinopatide iğne tedavisi körlüğe neden olan kanamayı kurutmak ve görmeyi azaltan ödem için yapılır. Kanama için hala günümüzde altın standart tedavi argon lazer tedavisidir. Ama kanamayı kurutmak için lazer ile birlikte iğne tedavisi yapılırsa kanama ameliyata gitmeden hızlı bir şekilde azalmaktadır. Ödem için ise kendi tecrübelerime dayanarak söylemek gerekirse bu sihirli iğne tedavisi tek başına yeterli olmamakta olup genellikle kortizon ile kombine edilmelidir. Daha çok iğne tedavisini kullanmaktayım. Çünkü aşırı yapılan lazer tedavisi görmeyi azaltmaktadır. Ödem için ise asla tek başına ANTİ-VGEF tedaviyi uygulamıyorum. Genellikle kortizon ile kombine uygulamaktayım. Sonrasında ödem için 'grid laser' denilen lazer uygulamaktayım. Tüm bu tedavileri hastanın gözünü uyuşturarak yapıp hastanın hiçbir ağrı duymamasını sağlamaktayız. Ayrıca nadiren uyguladığım bir tedavide tüm tedavilere dirençli makula ödeminde 20 mg yüksek doz kortizon uygulamasıdır.

    GÖZ İÇİ İĞNE TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Aslında göz içi iğne tedavisi ilk duyulduğunda insanı ürkütse de uygulaması son derece kolay ve ağrısızdır. Bunun için öncelikle steril bir ortam ve steril cihazlar gerekmektedir. Sonra hastanın gözü damla ile uyuşturularak göz özel baticon solüsyonu ile temizlenir. Ve sonra gözün alt kenarında çok ince bir iğne ile 2 saniyede enjeksiyon yapılarak göz kapatılır ve işlem tamamlanır.

    GÖZ İÇİ ENJEKSİYONLARIN RİSKLERİ NELERDİR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: En önemeli risk endoftalmi dediğimiz gözün mikrop kapmasıdır. Burada önemli olan ilacın yeni olması ve gözün batikonla iyice temizlenmesidir. Şimdiye kadar yaptığımız 5 bine yakın göz içi enjeksiyonlarda endoftalmiye rastlamadım. Burada en önemli şey batikonla hijyenin iyice sağlanmasıdır. Bir başka önemli risk ise hastanın hipertansiyonunun olmasıdır. Tansiyon yüksek ise ilaç uygularken çok dikkatli olunmalıdır.

    GELECEKTE İĞNE TEDAVİLERİ İÇİN BİZLERİ NELER BEKLİYOR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: İğne tedavilerinin umutla beklendiği 3 ana hastalık grubu vardır: sarı nokta hastalığı- diabetik retinopati- gece körlüğü ve stargardt hastalığı gibi doğuştan hastalıklardır.

    Bu 3 ana grup üzerinde çok yeni ilaçlar yakında piyasa sürülecektir ama yinede şimdiden bir zaman vermek doğru olmaz. VGEF-Trap, Sirna molekülleri, Volociximab gibi birçok ileç özellikle sarı nokta hastalığının yaş tipinde çok etkili ve güvenilir bir tedavi oluşturacak yeni ilaçlarımızdır. Daha önemli bir grup ise sarı nokta hastalığının kuru tipidir ve biz bu grupta pek etkili bir tedavi seçeneğini şu an için hastalarımıza sunamıyoruz. Ama CNTF VE fenretinidine gibi ilaçlar kuru tipte de başarı ile uygulanmaya başlayacaktır.

    SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Retina hastalıklarında iğne tedavileri bir çığır aşmış olup ileriye dönük umutlarımızı daha da arttırmaktadır. Şu an için sarı nokta hastalığında ve diabetik retinopatide hastalık erken teşhis edilirse bu iğne tedavileri ile çok yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Yeni çıkan ilaçlarla da artık cerrahiye olan ihtiyaç giderek azalacaktır. Bizim İlgi Hastanesinde uyguladığımız bu yöntemle ilgili olarak hastalarımız dilediğinde mail yoluyla bana ulaşıp yaşadıkları sıkıntılarını drsadunyalcin@hotmail.com adresinden benimle paylaşabilirler.

    kaynak
  2. 18.Ekim.2010, 09:33
    #1
    Türkiye'de 5-10 milyon insanın gözünü kaybetmekle karşılaştığı göz hastalıklarında gelinen son nokta ümit verici. Kör eden 'Diabetik Retinopati'de basit bir iğne tedavisi ile hastaların gözlerini kurtarması mümkün.
    Dünyada milyonlarca insanı etkileyen ve en sık görülen retina hastalıklarından olan Sarı Nokta Hastalığı ve Diabetik Retinopati, körlüğün en önemli nedenlerinden.

    Bu hastalıkların tedavisinde çığır açan ''İntravitreal iğne tedavileri'' ile hastalığın tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşanmış durumda.

    Diabetik Retinopati ve son dönemlerde gelişen tedavi yöntemlerini İlgi Hastanesi Retina Uzmanı Op. Dr. Sadun Yalçın ile konuştuk.

    SARI NOKTA VE DİABETİK RETİNA HASTALIĞI HAKKINDA KISACA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Sarı Nokta Hastalığı 'Makula dejenerasyonu'da denilen görmeden sorumlu sarı noktanın yaşla birlikte yıpranmasına ve buna bağlı bu bölgede kanama ile kendini gösteren yaygın bir hastalıktır. Diabetik Retinopati ise diabete bağlı olarak retina kılcal damarlarında meydana gelen kanama ve tıkanıklığa bağlı olara retinanın sinirsel tabakasının zedelenmesidir. Bu iki hastalık tüm dünyada en sık görülen 'Retina' hastalıklarıdır.

    BU İKİ HASTALIĞIN TEDAVİ EDİLMEMESİ GÖRMEYİ NASIL ETKİLER?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Bu iki hastalıktan diabetik retinopati tedavi edilmezse tamamen körlüğe neden olurken, sarı nokta hastalığı tamamen körlüğe neden olmaz. Çünkü sarı nokta hasarlanmasına rağmen, kenar retina sağlam olduğundan yandan görme her zaman korunur.


    BU HASTALIKLARIN TEDAVİLERİNDE KULLANILAN İĞNE YÖNTEMİ HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Bu iki hastalıkta kullanılan iğne tedavileri son 5 yılda retina hastalıklarının tedavisinde keşfedilen en mükemmel buluşlardır. İlk olarak 2004 yılında FDA onayı alarak uygulanmaya başlamıştır. Kullanımı yaygınlaştıkça ve her geçen gün yeni iğne tedavileri gündeme geldikçe artık bu hastalıklardan körlük meydana gelmesi olanaksız gibidir. Bu iğne tedavileri uygun zaman ve uygun şartlarda yapılırsa bu iki hastalıktan meydana gelen körlükleri ciddi oranda azaltmaktadır.

    BU HASTALIKLARDA KULLANILAN İĞNELER NELERDİR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Burada kastedilen ANTİ-VGEF Tedavide uygulanan 3 tip ilaç vardır:
    1:PEGAPTANİB: Ticari adı MACUGEN’dir.
    2:BEVACİZUMAB: Ticari adı AVASTİN, ALTUZAN’dır.
    3:RANİBİZUMAB: Ticari adı LUCENTİS’tir.

    Ayrıca çok sık kullandığımız göz içi kortizon tedavileri de tek başına yada bu ilaçlarla karıştırılarak yapılabilir.

    SARI NOKTA HASTALIĞINDA ‘ İNTRAVİTREAL ANTİ-VGEF İĞNE’ TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Sarı nokta hastalığında iğne tedavisinden önce 2000’li yılların başında soğuk laser denilen 'fotodinamik' tedavi uygulanıyordu. 2004 yılından sonra ise iğne tedavileri ile lazer tedavisi birlikte uygulanmaya başlandı. Lazer tedavisi sadece hastalığı durdururken iğne tedavileri hastalığı durdurmakla birlikte kanamayı hızlı bir şekilde kurutarak görmeyi önemli oranda arttırmaktadır. Son yıllarda artık belli aralıklarla uygulanan iğne tedavisi yeterli ve başarılı olmaktadır. Bu iğne tedavilerin hangi sıklıkta uygulanması gerektiği hala tartışmalıdır.

    Ben günlük pratiğimde öncelikle Göz anjiosu (FFA) ve Göz Tomografisi(OCT) ile sarı nokta hastalığındaki kanamayı ve ödemi tespit ettikten sonra birer ay ara ile 3 kere intravitreal anti-vgef tedavi uyguluyorum. Genellikle ilk tedavide kortizonla karıştırıp yapıyor 2. Ve 3. İğne tedavilerinde sadece anti-vgef tedavi uyguluyorum. 2 ay sonra çekilen OCT de ödem yoksa takip ediyorum. Yani takibi OCT İLE yapıyor ve ödem durumuna göre iğne tedavisini uyguluyorum.

    DİABETİK RETİNOPATİ’DE İĞNE TEDAVİSİ NASIL UYGULANMAKTADIR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Diabetik retinopatide iğne tedavisi körlüğe neden olan kanamayı kurutmak ve görmeyi azaltan ödem için yapılır. Kanama için hala günümüzde altın standart tedavi argon lazer tedavisidir. Ama kanamayı kurutmak için lazer ile birlikte iğne tedavisi yapılırsa kanama ameliyata gitmeden hızlı bir şekilde azalmaktadır. Ödem için ise kendi tecrübelerime dayanarak söylemek gerekirse bu sihirli iğne tedavisi tek başına yeterli olmamakta olup genellikle kortizon ile kombine edilmelidir. Daha çok iğne tedavisini kullanmaktayım. Çünkü aşırı yapılan lazer tedavisi görmeyi azaltmaktadır. Ödem için ise asla tek başına ANTİ-VGEF tedaviyi uygulamıyorum. Genellikle kortizon ile kombine uygulamaktayım. Sonrasında ödem için 'grid laser' denilen lazer uygulamaktayım. Tüm bu tedavileri hastanın gözünü uyuşturarak yapıp hastanın hiçbir ağrı duymamasını sağlamaktayız. Ayrıca nadiren uyguladığım bir tedavide tüm tedavilere dirençli makula ödeminde 20 mg yüksek doz kortizon uygulamasıdır.

    GÖZ İÇİ İĞNE TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Aslında göz içi iğne tedavisi ilk duyulduğunda insanı ürkütse de uygulaması son derece kolay ve ağrısızdır. Bunun için öncelikle steril bir ortam ve steril cihazlar gerekmektedir. Sonra hastanın gözü damla ile uyuşturularak göz özel baticon solüsyonu ile temizlenir. Ve sonra gözün alt kenarında çok ince bir iğne ile 2 saniyede enjeksiyon yapılarak göz kapatılır ve işlem tamamlanır.

    GÖZ İÇİ ENJEKSİYONLARIN RİSKLERİ NELERDİR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: En önemeli risk endoftalmi dediğimiz gözün mikrop kapmasıdır. Burada önemli olan ilacın yeni olması ve gözün batikonla iyice temizlenmesidir. Şimdiye kadar yaptığımız 5 bine yakın göz içi enjeksiyonlarda endoftalmiye rastlamadım. Burada en önemli şey batikonla hijyenin iyice sağlanmasıdır. Bir başka önemli risk ise hastanın hipertansiyonunun olmasıdır. Tansiyon yüksek ise ilaç uygularken çok dikkatli olunmalıdır.

    GELECEKTE İĞNE TEDAVİLERİ İÇİN BİZLERİ NELER BEKLİYOR?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: İğne tedavilerinin umutla beklendiği 3 ana hastalık grubu vardır: sarı nokta hastalığı- diabetik retinopati- gece körlüğü ve stargardt hastalığı gibi doğuştan hastalıklardır.

    Bu 3 ana grup üzerinde çok yeni ilaçlar yakında piyasa sürülecektir ama yinede şimdiden bir zaman vermek doğru olmaz. VGEF-Trap, Sirna molekülleri, Volociximab gibi birçok ileç özellikle sarı nokta hastalığının yaş tipinde çok etkili ve güvenilir bir tedavi oluşturacak yeni ilaçlarımızdır. Daha önemli bir grup ise sarı nokta hastalığının kuru tipidir ve biz bu grupta pek etkili bir tedavi seçeneğini şu an için hastalarımıza sunamıyoruz. Ama CNTF VE fenretinidine gibi ilaçlar kuru tipte de başarı ile uygulanmaya başlayacaktır.

    SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
    Op. Dr. Sadun YALÇIN: Retina hastalıklarında iğne tedavileri bir çığır aşmış olup ileriye dönük umutlarımızı daha da arttırmaktadır. Şu an için sarı nokta hastalığında ve diabetik retinopatide hastalık erken teşhis edilirse bu iğne tedavileri ile çok yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Yeni çıkan ilaçlarla da artık cerrahiye olan ihtiyaç giderek azalacaktır. Bizim İlgi Hastanesinde uyguladığımız bu yöntemle ilgili olarak hastalarımız dilediğinde mail yoluyla bana ulaşıp yaşadıkları sıkıntılarını drsadunyalcin@hotmail.com adresinden benimle paylaşabilirler.

    kaynak
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Gizli şeker körlüğe neden olabilirmiş, doğru mu?
    Konu Sahibi ZÜLEYHA EREN Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19.Kasım.2014, 13:09
  2. Sinüzit beyin iltihaplanmasına ve körlüğe neden olabilir!
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 07.Mayıs.2012, 16:36
  3. Körlüğe neden olan yeni bir gen buldu
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Eylül.2011, 22:54
  4. Mantık yolu
    Konu Sahibi ayNalı taHirrr Forum Komik Yazı ve Fıkralar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 25.Aralık.2010, 11:13
  5. Körlüğe karşı kök hücre denemesi
    Konu Sahibi karcicegi Forum Kök Hücre ile Tedavi
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 16.Aralık.2010, 08:33

Bu Konu için Etiketler