Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Özgürlük

http://onlararamizda.files.wordpress.com/2009/05/gezgin-dergisi1.jpg?w=225&h=300 Benin adım Hüseyin Can. Ben ailemizin en küçük çocuğuyum. Benden büyük iki erkek kardeşim var. Onlar benden sekiz ve on yaş daha büyükler. Anlayacağınız annem ve babam tam “Oh be! Çocukları büyüttük” derken ben varlığımla onlara sürpriz yapmışım. Bebeklik ve ufak çocukluk dönemimi pek hatırlamıyorum. O zamanlardan aklımda kalan annemin, babamın ve ağabeylerimin beni çok sevdikleri ve kendimi onların

Konuyu değerlendir: Özgürlük

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1550 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    778


    Benin adım Hüseyin Can. Ben ailemizin en küçük çocuğuyum. Benden büyük iki erkek kardeşim var.

    Onlar benden sekiz ve on yaş daha büyükler. Anlayacağınız annem ve babam tam “Oh be! Çocukları büyüttük” derken ben varlığımla onlara sürpriz yapmışım.

    Bebeklik ve ufak çocukluk dönemimi pek hatırlamıyorum. O zamanlardan aklımda kalan annemin, babamın ve ağabeylerimin beni çok sevdikleri ve kendimi onların yanında huzur ve güvende hissetmemdir.


    Ben genelde hep neşeli bir çocuk olmuşumdur. Birisi bana gülümsediği zaman ben de hemen karşılık veririm.


    Yanaklarım da tombul tombul olunca dışarıda yabancılar bile şirinliğime dayanamaz ve gelip beni hemen severler. Genelde de hep yanaklarımı sıkarlar ama ben bundan pek hoşlanmam.


    Beş yaşıma kadar birkaç tane bebek arabası eskittim. O zamana kadar annem nereye giderse beni de yanında götürürdü.


    Bir süre sonra bebek arabalarına sığamaz oldum. Ondan sonraki yaklaşık iki sene bir zorunluluk olmadıkça annem beni yanında götürmemeye başladı.


    Evde zaman geçirmeye alışık olmadığım için bu dönem benim için çok zor geçti. Aynı zamanda annem de bir yere gidemez olmuştu.


    Yakın çevremizde bana bakacak kimse yoktu. Bu dönemde sık sık annemle babamın tartışmalarına şahit oldum.


    Annem babamdan tekerlekli sandalye diye bir şey almasını istiyordu. Babam ise “ben çocuğumu onunla dışarıda gezdirmem” diye itiraz ediyordu.


    Anladığım kadarıyla bu tekerlekli sandalye pahalı bir şeydi. Yoksa benim tanıdığım annem çoktan bir yolunu bulmuş ve onu benim için temin etmişti. Tekerlekli sandalyenin ne işe yaradığını ben o zamanlar anlayamamıştım.


    Bir gün anneme bir telefon geldi. Görüşme bittikten sonra sevinçten annemin gözleri dolmuştu.
    “Oğlum, biz seninle bundan sonra yine her yere birlikte gideceğiz” dedi.


    Ertesi gün beni kucağına aldı ve biz bir lisenin yolunu tuttuk. Oraya vardığımızda bir sürü insanın toplandığını gördük. Bu insanlar sanki bir olayı kutluyor gibiydiler. Ayrıca basın mensupları da ordaydı.


    Bizi bir öğrenci karşıladı ve elindeki listeye baktıktan sonra az ileride duran arkadaşına “Hüseyin Can’ın tekerlekli sandalyesini getirin” diye seslendi. Biraz sonra benim hayatımın dönüm noktası olacak tekerlekli sandalyemi getirdiler.


    O günden sonra hava yağışlı olmadığı sürece annem beni yine hep yanında götürmeye başladı. Pazar ve market alışverişlerini birlikte yapıyoruz.

    Faturaları birlikte ödüyoruz. Ev ziyaretlerine birlikte gidiyoruz. Resmi bayram geçişlerini izliyoruz.


    Sinema, tiyatro ve konserlere gidiyoruz. Çok sevdiğim futbol takımının karşılaşmalarını seyretmeye de annemle birlikte gidiyoruz.


    Hatta annem kendisi için bile doktora gitse beni yanında götürüyor. Ben annemin yanındayken genelde bize sıra bekletmiyorlar. Annem de bana “sen benim torpilimsin” diyor.
    Tekerlekli sandalyemi çok seviyorum. Onu bana hediye edenlere bir kez daha teşekkür ediyorum.
    *****
    Oğlum Hüseyin Can kendisini ifade edebilseydi eminim sizlere bunları anlatırdı. Ancak o bunları yazabilecek durumda değil.


    Hüseyin Can halk arasında spastik diye bilinen Serebral Palsi teşhisi konmuş ağır engelli bir çocuk. Yürüyemiyor, ellerini düzgün kullanamıyor, konuşamıyor, oturduğu yerde düşse bile kalkamıyor ve hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamıyor.


    Hüseyin Can gibi nice çocuklar var. Yürüyemeyen engelli çocukların bir çoğu maalesef eve mahkum oluyor.


    Onlara bakmak zorunda olan anneleri de zorunlu olmadıkça çocuklarını bırakıp bir yere gidemiyorlar. Oysa bir tekerlekli sandalye hayatlarını ne çok değiştirebilir.


    Ben oğlumun tekerlekli sandalyesine “ÖZGÜRLÜK” adını taktım. Çünkü gitmek istediğimiz her yere gitme özgürlüğünü verdi bize.


    Eğer siz de bir engelliye ve yakınlarına özgürlüklerini vermek istiyorsanız lütfen tekerlekli sandalye almalarına yardımcı olun. Bunun için bulunduğunuz illerdeki engelli derneklerine müracaat edebilirsiniz.




    kaynak
  2. 14.Ekim.2010, 22:02
    #1


    Benin adım Hüseyin Can. Ben ailemizin en küçük çocuğuyum. Benden büyük iki erkek kardeşim var.

    Onlar benden sekiz ve on yaş daha büyükler. Anlayacağınız annem ve babam tam “Oh be! Çocukları büyüttük” derken ben varlığımla onlara sürpriz yapmışım.

    Bebeklik ve ufak çocukluk dönemimi pek hatırlamıyorum. O zamanlardan aklımda kalan annemin, babamın ve ağabeylerimin beni çok sevdikleri ve kendimi onların yanında huzur ve güvende hissetmemdir.


    Ben genelde hep neşeli bir çocuk olmuşumdur. Birisi bana gülümsediği zaman ben de hemen karşılık veririm.


    Yanaklarım da tombul tombul olunca dışarıda yabancılar bile şirinliğime dayanamaz ve gelip beni hemen severler. Genelde de hep yanaklarımı sıkarlar ama ben bundan pek hoşlanmam.


    Beş yaşıma kadar birkaç tane bebek arabası eskittim. O zamana kadar annem nereye giderse beni de yanında götürürdü.


    Bir süre sonra bebek arabalarına sığamaz oldum. Ondan sonraki yaklaşık iki sene bir zorunluluk olmadıkça annem beni yanında götürmemeye başladı.


    Evde zaman geçirmeye alışık olmadığım için bu dönem benim için çok zor geçti. Aynı zamanda annem de bir yere gidemez olmuştu.


    Yakın çevremizde bana bakacak kimse yoktu. Bu dönemde sık sık annemle babamın tartışmalarına şahit oldum.


    Annem babamdan tekerlekli sandalye diye bir şey almasını istiyordu. Babam ise “ben çocuğumu onunla dışarıda gezdirmem” diye itiraz ediyordu.


    Anladığım kadarıyla bu tekerlekli sandalye pahalı bir şeydi. Yoksa benim tanıdığım annem çoktan bir yolunu bulmuş ve onu benim için temin etmişti. Tekerlekli sandalyenin ne işe yaradığını ben o zamanlar anlayamamıştım.


    Bir gün anneme bir telefon geldi. Görüşme bittikten sonra sevinçten annemin gözleri dolmuştu.
    “Oğlum, biz seninle bundan sonra yine her yere birlikte gideceğiz” dedi.


    Ertesi gün beni kucağına aldı ve biz bir lisenin yolunu tuttuk. Oraya vardığımızda bir sürü insanın toplandığını gördük. Bu insanlar sanki bir olayı kutluyor gibiydiler. Ayrıca basın mensupları da ordaydı.


    Bizi bir öğrenci karşıladı ve elindeki listeye baktıktan sonra az ileride duran arkadaşına “Hüseyin Can’ın tekerlekli sandalyesini getirin” diye seslendi. Biraz sonra benim hayatımın dönüm noktası olacak tekerlekli sandalyemi getirdiler.


    O günden sonra hava yağışlı olmadığı sürece annem beni yine hep yanında götürmeye başladı. Pazar ve market alışverişlerini birlikte yapıyoruz.

    Faturaları birlikte ödüyoruz. Ev ziyaretlerine birlikte gidiyoruz. Resmi bayram geçişlerini izliyoruz.


    Sinema, tiyatro ve konserlere gidiyoruz. Çok sevdiğim futbol takımının karşılaşmalarını seyretmeye de annemle birlikte gidiyoruz.


    Hatta annem kendisi için bile doktora gitse beni yanında götürüyor. Ben annemin yanındayken genelde bize sıra bekletmiyorlar. Annem de bana “sen benim torpilimsin” diyor.
    Tekerlekli sandalyemi çok seviyorum. Onu bana hediye edenlere bir kez daha teşekkür ediyorum.
    *****
    Oğlum Hüseyin Can kendisini ifade edebilseydi eminim sizlere bunları anlatırdı. Ancak o bunları yazabilecek durumda değil.


    Hüseyin Can halk arasında spastik diye bilinen Serebral Palsi teşhisi konmuş ağır engelli bir çocuk. Yürüyemiyor, ellerini düzgün kullanamıyor, konuşamıyor, oturduğu yerde düşse bile kalkamıyor ve hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamıyor.


    Hüseyin Can gibi nice çocuklar var. Yürüyemeyen engelli çocukların bir çoğu maalesef eve mahkum oluyor.


    Onlara bakmak zorunda olan anneleri de zorunlu olmadıkça çocuklarını bırakıp bir yere gidemiyorlar. Oysa bir tekerlekli sandalye hayatlarını ne çok değiştirebilir.


    Ben oğlumun tekerlekli sandalyesine “ÖZGÜRLÜK” adını taktım. Çünkü gitmek istediğimiz her yere gitme özgürlüğünü verdi bize.


    Eğer siz de bir engelliye ve yakınlarına özgürlüklerini vermek istiyorsanız lütfen tekerlekli sandalye almalarına yardımcı olun. Bunun için bulunduğunuz illerdeki engelli derneklerine müracaat edebilirsiniz.




    kaynak
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Okullarda, öğrenci kıyafetlerine özgürlük geldi
    Konu Sahibi MuTeBer Forum Okul öncesi, İlköğretim, Lise ve Üniversite Dönemi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Kasım.2012, 09:57
  2. Özgürlük Nedir? Ne Değildir?
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Alıntı Yazılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Mayıs.2011, 18:01

Bu Konu için Etiketler