Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Leonardo Da Vinci Hareketlilik Projesinin Yurt Dışı Çıkış Tarihleri Belli Oldu

Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Devlet Planlama Teşkilatı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından uygulamaya değer görülen "Avrupa'da Engelli Sporculara Sunulan İmkânlar ve İyi Örneklerin paylaşımı" adlı Leonardo Da Vinci hareketlilik projesinin yurt dışı çıkış tarihleri belli oldu. Erzincan Valiliği, Erzincan Belediyesi, Erzincan Üniversitesi, İl Özel İdaresi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik

Konuyu değerlendir: Leonardo Da Vinci Hareketlilik Projesinin Yurt Dışı Çıkış Tarihleri Belli Oldu

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2481 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Leonardo Da Vinci Hareketlilik Projesinin Yurt Dışı Çıkış Tarihleri Belli Oldu

    Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Devlet Planlama Teşkilatı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından uygulamaya değer görülen "Avrupa'da Engelli Sporculara Sunulan İmkânlar ve İyi Örneklerin paylaşımı" adlı Leonardo Da Vinci hareketlilik projesinin yurt dışı çıkış tarihleri belli oldu.

    Erzincan Valiliği, Erzincan Belediyesi, Erzincan Üniversitesi, İl Özel İdaresi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü, Özel Sporcular Spor Federasyonu, Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü, Sümer İş Okulu, İşitme Engelliler Spor Kulübü ve Projenin hazırlayıcısı olan Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü temsilcilerin katılacağı proje yurt dışı yerleştirmeleri 25 Ekim tarihi itibariyle başlayacak.

    Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hazırlanarak, 2 bin 152 proje içinden, kabul edilen 272 proje içinde yer alan "Avrupa'da Engelli Sporculara Sunulan İmkânlar ve İyi Örneklerin paylaşımı" adındaki projenin Fransa, Almanya ve Belçika ülkelerini kapsayan programı ve gidiş dönüş tarihleri belli oldu.

    Bu doğrultuda 25 Ekim 01 Kasım 2010 tarihleri arasında bahsi geçen kurumlardan kamu görevlilerinden oluşan 8 kişi Fransa'ya, 20 Kasım 4 Aralık 2010 tarihleri arasında 10 kişi Almanya'ya ve 6 Aralık 20 Aralık 2010 tarihleri arasında 8 kişi Belçika ya giderek bu ülkelerde mesleki eğitim programlarına katılarak Avrupa da engelli sporculara sunulan imkânları yerinde inceleyeceklerdir.

    Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce hazırlanarak hayata geçirilecek olan proje ile Erzincan'da yaşayan engelli bireylere AB standartlarında spor hizmeti sunulması amaçlandığını bu kapsamda spor yapan engelli bireyler ile ilgili Avrupa'da faaliyet gösteren kurumlar arası iş birliği, rol dağılımı, engellilerde spor faaliyetlerinin yönetim şekli, engelliler için sağlanan spor tesisleri, farklı olarak görülen antrenman planları, araç-gereç ve kullanılan eğitim sistemi incelenecek.

    Bu projeyle sporun engellilerde tedavi amaçlı kullanım teknikleri ile Avrupa'da spor yapan engelli bireylerin sosyal güvenlik açıdan sahip olduğu imkânlarının incelenmesi de amaçlanmaktadır.

    Devlet Planlama Teşkilatı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi tarafından finanse edilecek olan projenin tüm faaliyetleri 07.02.2011 tarihinde nihai ve final raporlarının hazırlanması ile son bulacak.

    Haber Fx
  2. 13.Ekim.2010, 15:51
    #1
    Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Devlet Planlama Teşkilatı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından uygulamaya değer görülen "Avrupa'da Engelli Sporculara Sunulan İmkânlar ve İyi Örneklerin paylaşımı" adlı Leonardo Da Vinci hareketlilik projesinin yurt dışı çıkış tarihleri belli oldu.

    Erzincan Valiliği, Erzincan Belediyesi, Erzincan Üniversitesi, İl Özel İdaresi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü, Özel Sporcular Spor Federasyonu, Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü, Sümer İş Okulu, İşitme Engelliler Spor Kulübü ve Projenin hazırlayıcısı olan Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü temsilcilerin katılacağı proje yurt dışı yerleştirmeleri 25 Ekim tarihi itibariyle başlayacak.

    Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hazırlanarak, 2 bin 152 proje içinden, kabul edilen 272 proje içinde yer alan "Avrupa'da Engelli Sporculara Sunulan İmkânlar ve İyi Örneklerin paylaşımı" adındaki projenin Fransa, Almanya ve Belçika ülkelerini kapsayan programı ve gidiş dönüş tarihleri belli oldu.

    Bu doğrultuda 25 Ekim 01 Kasım 2010 tarihleri arasında bahsi geçen kurumlardan kamu görevlilerinden oluşan 8 kişi Fransa'ya, 20 Kasım 4 Aralık 2010 tarihleri arasında 10 kişi Almanya'ya ve 6 Aralık 20 Aralık 2010 tarihleri arasında 8 kişi Belçika ya giderek bu ülkelerde mesleki eğitim programlarına katılarak Avrupa da engelli sporculara sunulan imkânları yerinde inceleyeceklerdir.

    Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce hazırlanarak hayata geçirilecek olan proje ile Erzincan'da yaşayan engelli bireylere AB standartlarında spor hizmeti sunulması amaçlandığını bu kapsamda spor yapan engelli bireyler ile ilgili Avrupa'da faaliyet gösteren kurumlar arası iş birliği, rol dağılımı, engellilerde spor faaliyetlerinin yönetim şekli, engelliler için sağlanan spor tesisleri, farklı olarak görülen antrenman planları, araç-gereç ve kullanılan eğitim sistemi incelenecek.

    Bu projeyle sporun engellilerde tedavi amaçlı kullanım teknikleri ile Avrupa'da spor yapan engelli bireylerin sosyal güvenlik açıdan sahip olduğu imkânlarının incelenmesi de amaçlanmaktadır.

    Devlet Planlama Teşkilatı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi tarafından finanse edilecek olan projenin tüm faaliyetleri 07.02.2011 tarihinde nihai ve final raporlarının hazırlanması ile son bulacak.

    Haber Fx
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Da vinci ile ilk mide kanseri ameliyatı yapıldı

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Hamzaoğlu, ameliyat robotu ''Da Vinci'' ile ilk kez mide kanseri ameliyatı yapıldığını bildirdi.




    Prof. Dr. Hamzaoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Fatma Yıldız adındaki 50 yaşındaki hastanın, hazımsızlık ve kilo kaybı şikâyetleri ile hastaneye başvurduğunu, yapılan tetkiklerinde de midesinde tümör bulunduğunun tespit edildiğini ve ameliyata karar verildiğini belirtti.

    Fatma Yıldız'ın ameliyatının robotik cerrahi yönetimiyle gerçekleştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Hamzaoğlu, açıklamasında, şu bilgileri verdi;

    ''Minimal invaziv cerrahi kapsamında robotik cerrahinin pek çok üstünlüğü var. Mide tümörlerinin cerrahi tedavisinde de çok geniş alanda lenf bezlerinin de çıkarılması gerekiyor. Hastanın lenf bezlerini ve midesinin tamamını çıkardık. Sonrasında ise ince bağırsaktan yeni bir mide oluşturduk. Tüm bunlar sadece 3 kesi yapılarak gerçekleştirildi.''

    Prof. Dr. Hamzaoğlu, hastanın ameliyattan bir gün sonra su içebildiğine, ameliyatın ikinci gününde de hastaya çorba verildiğine dikkati çekti. Açıklamada görüşlerine yer verilen hasta Fatma Yıldız'ın da ameliyat sonrası tüm şikâyetlerinin geçtiğini ve kendisini dünyaya yeniden gelmiş gibi hissettiğini söylediği bildirildi.

    AA
  4. 15.Kasım.2010, 12:41
    #2
    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Hamzaoğlu, ameliyat robotu ''Da Vinci'' ile ilk kez mide kanseri ameliyatı yapıldığını bildirdi.




    Prof. Dr. Hamzaoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Fatma Yıldız adındaki 50 yaşındaki hastanın, hazımsızlık ve kilo kaybı şikâyetleri ile hastaneye başvurduğunu, yapılan tetkiklerinde de midesinde tümör bulunduğunun tespit edildiğini ve ameliyata karar verildiğini belirtti.

    Fatma Yıldız'ın ameliyatının robotik cerrahi yönetimiyle gerçekleştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Hamzaoğlu, açıklamasında, şu bilgileri verdi;

    ''Minimal invaziv cerrahi kapsamında robotik cerrahinin pek çok üstünlüğü var. Mide tümörlerinin cerrahi tedavisinde de çok geniş alanda lenf bezlerinin de çıkarılması gerekiyor. Hastanın lenf bezlerini ve midesinin tamamını çıkardık. Sonrasında ise ince bağırsaktan yeni bir mide oluşturduk. Tüm bunlar sadece 3 kesi yapılarak gerçekleştirildi.''

    Prof. Dr. Hamzaoğlu, hastanın ameliyattan bir gün sonra su içebildiğine, ameliyatın ikinci gününde de hastaya çorba verildiğine dikkati çekti. Açıklamada görüşlerine yer verilen hasta Fatma Yıldız'ın da ameliyat sonrası tüm şikâyetlerinin geçtiğini ve kendisini dünyaya yeniden gelmiş gibi hissettiğini söylediği bildirildi.

    AA
  5. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    778

    Türkiye'nin ilk Da Vinci bebeği doğdu!

    Yumurtalık tüpleri ameliyat robotu "Da Vinci" ile açılan hasta, Türkiye'de bu yöntemle tüpleri açıldıktan sonra doğum yapan ilk kişi oldu.





    Sezaryenle yaptığı son doğumunda bağlanan yumurtalık tüplerini Da Vinci robotuyla açtıran Süreyya Aydemir, 4 ay önce Azmin ismi verilen kız bebek dünyaya getirdi.

    Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi Prof. Ahmet Göçmen, Türkiye'de robotla tüp açma ameliyatını ilk kez kendisinin yaptığını söyledi. Göçmen, “Muş'ta bir kadına, sezaryen doğumla iki çocuk dünyaya getirdiği için tüp bağlamışlar. Biz de robotik ameliyatla kanalları açtık ve çok geçmeden kadın gebe kaldı” diye konuştu.

    Prof. Dr. Göçmen, şöyle devam etti:

    “Biz bu ameliyatı robotik cerrahi, diğer ismi 'Da Vinci' ile yapıyoruz. Yani bir mikroskopla dokuyu büyüterek, yakınlaştırıyoruz. Bu işlemin ardından kapanan kanalları açıyoruz. Türkiye'de ilk defa bu işi yapan benim ve hala bu işi sürdüren de yine tek benim. Robotik cerrahi ile hastanın kanallarını açtıktan sonra ilk bebek başarıyla, sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Türkiye'de robotik işlemlerle kanalları açtıktan sonra dünyaya gelen ilk bebek Muş'taki Azmin oldu.”

    İşlem yapılmasaydı hastanın tek şansı tüp bebek olacaktı

    Bu işlem yapılmasaydı hastanın tek şansının tüp bebek olacağını belirten Göçmen, bu yöntemle ise hastanın bir yıl sonra tekrar gebe kalabileceğini vurguladı. Eskiden iki sezaryenden sonra kadının tekrar gebe kalmasının riskli görüldüğünü ifade eden Göçmen, artık anne adayının sağlıklı ve kontrol altında olması halinde iki sezaryenden sonra da gebe kalabileceğini söyledi.

    Göçmen, robotik işlemin ardından gebe kalma ihtimalinin yüzde 50'nin üzerinde olduğunu belirtti. Anne Süreyya Aydemir AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüpleri bağlandıktan 12 yıl sonra bir çocuk daha istediğini söyleyerek, başvurduğu hekimlerin çocuğunun olamayacağını söylediğini ifade etti.

    Durumu İstanbul'da ikamet eden ailesine anlattığını kaydeden Aydemir, şöyle konuştu:

    “Aileme çocuk yapmak istediğimi, ama doktorların gebe kalırsam riskli olacağını söylediğini ilettim. Ağabeyimin Prof. Dr. Ahmet Göçmen adında bir doktor tanıdığı varmış. Beni onun yanına götürdü. Göçmen Bey, muayene ettikten sonra iki defa beni ameliyat etti. Muş'a geldikten üç ay sonra gebe kaldım. Doğuma yakın buradaki doktorlara gittim, gebe kaldığıma inanamadılar. Gerçek olmadığını söylediler. Daha sonra sezaryen yöntemiyle doğum yaptım. 'Azmin' adını verdiğim kızım 4 aylık oldu.”

    Prof. Dr. Göçmen'in, yeniden çocuk sahibi olma hayallerini gerçekleştirdiğini ifade eden Aydemir, “Türkiye'de çok başarılı doktorlar var. Benim durumumda olup da çocuk sahibi olmak isteyen anneler araştırsın, muayene olsun. Doktor kontrolünde aslında herkes çocuk sahibi olabiliyor” diye konuştu.

    Baba Ecevit Aydemir de "Çok sevinçliyim, 12 yıl sonra yeni bir bebeğimin olması gerçekten beni çok mutlu etti. Şu anda çocuğum 4 aylık ve çok sağlıklı. Herhangi bir sıkıntısı yok. Aslında isteyen artık bebek sahibi olabiliyor" dedi.
    Turgut Özal İlköğretim Okulu'nda eğitim-öğretim gören Yasin (14) ile Yasemin (12) kardeşler de 12 yıl sonra kardeşlerinin olmasının kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi.

    AA
  6. 10.Aralık.2010, 14:17
    #3
    Yumurtalık tüpleri ameliyat robotu "Da Vinci" ile açılan hasta, Türkiye'de bu yöntemle tüpleri açıldıktan sonra doğum yapan ilk kişi oldu.





    Sezaryenle yaptığı son doğumunda bağlanan yumurtalık tüplerini Da Vinci robotuyla açtıran Süreyya Aydemir, 4 ay önce Azmin ismi verilen kız bebek dünyaya getirdi.

    Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi Prof. Ahmet Göçmen, Türkiye'de robotla tüp açma ameliyatını ilk kez kendisinin yaptığını söyledi. Göçmen, “Muş'ta bir kadına, sezaryen doğumla iki çocuk dünyaya getirdiği için tüp bağlamışlar. Biz de robotik ameliyatla kanalları açtık ve çok geçmeden kadın gebe kaldı” diye konuştu.

    Prof. Dr. Göçmen, şöyle devam etti:

    “Biz bu ameliyatı robotik cerrahi, diğer ismi 'Da Vinci' ile yapıyoruz. Yani bir mikroskopla dokuyu büyüterek, yakınlaştırıyoruz. Bu işlemin ardından kapanan kanalları açıyoruz. Türkiye'de ilk defa bu işi yapan benim ve hala bu işi sürdüren de yine tek benim. Robotik cerrahi ile hastanın kanallarını açtıktan sonra ilk bebek başarıyla, sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Türkiye'de robotik işlemlerle kanalları açtıktan sonra dünyaya gelen ilk bebek Muş'taki Azmin oldu.”

    İşlem yapılmasaydı hastanın tek şansı tüp bebek olacaktı

    Bu işlem yapılmasaydı hastanın tek şansının tüp bebek olacağını belirten Göçmen, bu yöntemle ise hastanın bir yıl sonra tekrar gebe kalabileceğini vurguladı. Eskiden iki sezaryenden sonra kadının tekrar gebe kalmasının riskli görüldüğünü ifade eden Göçmen, artık anne adayının sağlıklı ve kontrol altında olması halinde iki sezaryenden sonra da gebe kalabileceğini söyledi.

    Göçmen, robotik işlemin ardından gebe kalma ihtimalinin yüzde 50'nin üzerinde olduğunu belirtti. Anne Süreyya Aydemir AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüpleri bağlandıktan 12 yıl sonra bir çocuk daha istediğini söyleyerek, başvurduğu hekimlerin çocuğunun olamayacağını söylediğini ifade etti.

    Durumu İstanbul'da ikamet eden ailesine anlattığını kaydeden Aydemir, şöyle konuştu:

    “Aileme çocuk yapmak istediğimi, ama doktorların gebe kalırsam riskli olacağını söylediğini ilettim. Ağabeyimin Prof. Dr. Ahmet Göçmen adında bir doktor tanıdığı varmış. Beni onun yanına götürdü. Göçmen Bey, muayene ettikten sonra iki defa beni ameliyat etti. Muş'a geldikten üç ay sonra gebe kaldım. Doğuma yakın buradaki doktorlara gittim, gebe kaldığıma inanamadılar. Gerçek olmadığını söylediler. Daha sonra sezaryen yöntemiyle doğum yaptım. 'Azmin' adını verdiğim kızım 4 aylık oldu.”

    Prof. Dr. Göçmen'in, yeniden çocuk sahibi olma hayallerini gerçekleştirdiğini ifade eden Aydemir, “Türkiye'de çok başarılı doktorlar var. Benim durumumda olup da çocuk sahibi olmak isteyen anneler araştırsın, muayene olsun. Doktor kontrolünde aslında herkes çocuk sahibi olabiliyor” diye konuştu.

    Baba Ecevit Aydemir de "Çok sevinçliyim, 12 yıl sonra yeni bir bebeğimin olması gerçekten beni çok mutlu etti. Şu anda çocuğum 4 aylık ve çok sağlıklı. Herhangi bir sıkıntısı yok. Aslında isteyen artık bebek sahibi olabiliyor" dedi.
    Turgut Özal İlköğretim Okulu'nda eğitim-öğretim gören Yasin (14) ile Yasemin (12) kardeşler de 12 yıl sonra kardeşlerinin olmasının kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi.

    AA
  7. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Da Vinci robotu Ankara'da hizmet vermeye başladı






    Uzaydaki astronotlara gerektiğinde ameliyat yapılabilmesi için geliştirilen ''Da Vinci'' robotu, Ankara'da Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de hizmet vermeye başladı.

    NASA ve ABD Savunma Bakanlığının ortak projesi olarak geliştirilen ''Da Vinci'' robotu, artık başta üroloji olmak üzere, jinekoloji, genel cerrahi, kalp damar cerrahisi, kulak burun boğaz ve çocuk cerrahisinde de kullanılıyor.

    Robotun tanıtımı ve kullanım alanlarına ilişkin, üniversitede basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, GÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz, GÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Turgut Tali, GÜ Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hasan Biri, Doç. Dr. Lütfi Tunç'un yanı sıra çok sayıda öğretim üyesi katıldı.

    GÜ Hastanesi'nde Da Vinci robotu eğitimi alan Doç. Dr. Tunç, cihaz hakkında bilgi verdi.

    Üniversite hastaneleri içinde Ankara'da ilk kez GÜ'de hastaların hizmetine gireceğini ifade eden Tunç, hekimin hastanın iç organlarını üç boyutlu olarak görebildiği ve robotu kumanda edebildiği bir konsolda oturarak ameliyatı gerçekleştirebildiğini söyledi



    Robotun, çok yönlü ve hassas hareketlere sahip parçaları sayesinde en kuytu bölgelerde bile işlem yapılabildiğini ifade eden Tunç, Da Vinci ile operasyonda el titremesinin önüne geçilebildiğini, üç boyutlu görüntü ile daha ince işlem yapılabildiğini ve robotun kolları 360 derece dönebildiği için operasyona kolaylık sağladığını belirtti.

    Tunç, robotun ürolojide prostat, mesane ve böbrek kanserlerinde, böbrek çıkışındaki darlıklarda kullanıldığını ifade ederek, ''Dünyada yüzde 46 oranında üroloji alanında, yüzde 24 oranında kadın doğum alanında ve yüzde 20 oranında da genel cerrahide, bunların dışında da çocuk ile kalp ve damar cerrahisinde kullanılıyor'' diye konuştu.

    -''DAHA AZ KANAMA OLUYOR''-

    Prof. Dr. İbrahim Bozkırlı da Da Vinci ile yapılan operasyonlarda, hastadaki kesinin diğer cerrahi operasyonlara oranla çok az olduğunu belirterek, bunun daha az ağrıya neden olduğunu ve yaranın çok kısa süre içinde iyileşme gösterdiğini söyledi.

    Da Vinci'nin kanama riskini de azalttığını ifade eden Bozkırlı, operasyonda hastaya kan verme ihtiyacının da ortadan kalktığını belirtti. Bozkırlı, kan verilmediği için komplikasyon riskinin de azaldığını vurguladı. Tekniğin bir diğer avantajının da operasyonda diğer tekniklere göre sinirlerin çok daha fazla korunabildiğini belirten Bozkırlı, ''Erkekliği koruyucu sinirler, Da Vinci de çok yakından yapıldığından korunabiliyor. Oysa, açık cerrahide sinirler daha fazla zarar görebiliyor'' dedi.

    Bozkırlı, bu teknikle yapılan operasyonlar sonrasında hastalarda idrar kaçırma riskinin de ortadan kalktığını söyledi.

    -''SGK TARAFINDAN ÖDEME KAPSAMINDA DEĞİL''-

    Dav Vinci ile yapılan operasyonun geri ödeme kapsamında bulunmadığını da belirten Bozkırlı, şunları kaydetti:

    ''Bu teknik, Türkiye'de yeni yerleşiyor. Hastanelerde kullanımı yaygınlaştıkça, inanıyorum ki SGK da vatandaşın konforunu göz önünde tutarak geri ödeme kapsamına alacaktır.

    Bu biraz, pahalı bir sistem. Hasta başı maliyeti yaklaşık 5 bin dolar civarında tutuyor. Operasyonun sarf malzemesi olan bu tutarı, vatandaş cebinden ödeyecek. Eğer, bu ücreti devlet ödemezse, biz de bu ameliyatı belli bir süre sonra, elimizde sözleşmeyle alınmış hasta sayısı arttığında kullanamayız.''

    Dav Vinci robotu ile yapılan ameliyatlar hastada komplikasyon riskini azaltırken ve daha fazla konfor sağlarken kimi uzmanlar da bu tekniğin üniversite hastalarında öğretilmesi ve uygulanması gereken bir gereklilik olduğunu ancak bu ameliyatların yapılabilmesi için açık ya da kapalı cerrahi yöntemi olarak isimlendirilen alternatif tekniklerin de bulunduğunun altını çizdi.

    -DEVLETE EKSTRA MADDİ YÜK GETİRMEYEN TEKNİKLER DE BULUNUYOR-

    Uzmanlar ise hastaya konfor sağlayan Da Vinci'nin geri ödeme kapsamına alınmasının devlete büyük bir maddi yük getirebileceğine dikkati çekerek, maddi gücü olan vatandaşın ''lüks ama avantajlı'' olarak tanımlanan hizmetten faydalanmasının uygun olduğu değerlendirmesinde bulundu. Birçok şeker hastasının kulladığı ve bir zorunluluk olan, aynı zamanda alternatifi de bulunmayan şeker ölçüm çubuklarının geri ödeme listesinde bulunmamasına karşın, oldukça pahalı olan bu cihazın sarf malzeme tutarının 6-7 bin liraya mal olmasının çok ciddi bir rakam olduğunu vurguluyorlar.

    Cihazda kullanılan kimi aletlerin de bir süre sonra değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar, bunun faydalı, avantajlı, konforlu olduğu kadar alternatifi bulunan ve devlete ekstra maddi yük getirmeyen tekniklerin de bulunduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.

    Toplantının ardından, basın mensuplarına da robot kullandırılarak, işlemin kolaylıkları gösterildi



    internethaber
  8. 31.Ocak.2011, 15:57
    #4





    Uzaydaki astronotlara gerektiğinde ameliyat yapılabilmesi için geliştirilen ''Da Vinci'' robotu, Ankara'da Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de hizmet vermeye başladı.

    NASA ve ABD Savunma Bakanlığının ortak projesi olarak geliştirilen ''Da Vinci'' robotu, artık başta üroloji olmak üzere, jinekoloji, genel cerrahi, kalp damar cerrahisi, kulak burun boğaz ve çocuk cerrahisinde de kullanılıyor.

    Robotun tanıtımı ve kullanım alanlarına ilişkin, üniversitede basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, GÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz, GÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Turgut Tali, GÜ Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hasan Biri, Doç. Dr. Lütfi Tunç'un yanı sıra çok sayıda öğretim üyesi katıldı.

    GÜ Hastanesi'nde Da Vinci robotu eğitimi alan Doç. Dr. Tunç, cihaz hakkında bilgi verdi.

    Üniversite hastaneleri içinde Ankara'da ilk kez GÜ'de hastaların hizmetine gireceğini ifade eden Tunç, hekimin hastanın iç organlarını üç boyutlu olarak görebildiği ve robotu kumanda edebildiği bir konsolda oturarak ameliyatı gerçekleştirebildiğini söyledi



    Robotun, çok yönlü ve hassas hareketlere sahip parçaları sayesinde en kuytu bölgelerde bile işlem yapılabildiğini ifade eden Tunç, Da Vinci ile operasyonda el titremesinin önüne geçilebildiğini, üç boyutlu görüntü ile daha ince işlem yapılabildiğini ve robotun kolları 360 derece dönebildiği için operasyona kolaylık sağladığını belirtti.

    Tunç, robotun ürolojide prostat, mesane ve böbrek kanserlerinde, böbrek çıkışındaki darlıklarda kullanıldığını ifade ederek, ''Dünyada yüzde 46 oranında üroloji alanında, yüzde 24 oranında kadın doğum alanında ve yüzde 20 oranında da genel cerrahide, bunların dışında da çocuk ile kalp ve damar cerrahisinde kullanılıyor'' diye konuştu.

    -''DAHA AZ KANAMA OLUYOR''-

    Prof. Dr. İbrahim Bozkırlı da Da Vinci ile yapılan operasyonlarda, hastadaki kesinin diğer cerrahi operasyonlara oranla çok az olduğunu belirterek, bunun daha az ağrıya neden olduğunu ve yaranın çok kısa süre içinde iyileşme gösterdiğini söyledi.

    Da Vinci'nin kanama riskini de azalttığını ifade eden Bozkırlı, operasyonda hastaya kan verme ihtiyacının da ortadan kalktığını belirtti. Bozkırlı, kan verilmediği için komplikasyon riskinin de azaldığını vurguladı. Tekniğin bir diğer avantajının da operasyonda diğer tekniklere göre sinirlerin çok daha fazla korunabildiğini belirten Bozkırlı, ''Erkekliği koruyucu sinirler, Da Vinci de çok yakından yapıldığından korunabiliyor. Oysa, açık cerrahide sinirler daha fazla zarar görebiliyor'' dedi.

    Bozkırlı, bu teknikle yapılan operasyonlar sonrasında hastalarda idrar kaçırma riskinin de ortadan kalktığını söyledi.

    -''SGK TARAFINDAN ÖDEME KAPSAMINDA DEĞİL''-

    Dav Vinci ile yapılan operasyonun geri ödeme kapsamında bulunmadığını da belirten Bozkırlı, şunları kaydetti:

    ''Bu teknik, Türkiye'de yeni yerleşiyor. Hastanelerde kullanımı yaygınlaştıkça, inanıyorum ki SGK da vatandaşın konforunu göz önünde tutarak geri ödeme kapsamına alacaktır.

    Bu biraz, pahalı bir sistem. Hasta başı maliyeti yaklaşık 5 bin dolar civarında tutuyor. Operasyonun sarf malzemesi olan bu tutarı, vatandaş cebinden ödeyecek. Eğer, bu ücreti devlet ödemezse, biz de bu ameliyatı belli bir süre sonra, elimizde sözleşmeyle alınmış hasta sayısı arttığında kullanamayız.''

    Dav Vinci robotu ile yapılan ameliyatlar hastada komplikasyon riskini azaltırken ve daha fazla konfor sağlarken kimi uzmanlar da bu tekniğin üniversite hastalarında öğretilmesi ve uygulanması gereken bir gereklilik olduğunu ancak bu ameliyatların yapılabilmesi için açık ya da kapalı cerrahi yöntemi olarak isimlendirilen alternatif tekniklerin de bulunduğunun altını çizdi.

    -DEVLETE EKSTRA MADDİ YÜK GETİRMEYEN TEKNİKLER DE BULUNUYOR-

    Uzmanlar ise hastaya konfor sağlayan Da Vinci'nin geri ödeme kapsamına alınmasının devlete büyük bir maddi yük getirebileceğine dikkati çekerek, maddi gücü olan vatandaşın ''lüks ama avantajlı'' olarak tanımlanan hizmetten faydalanmasının uygun olduğu değerlendirmesinde bulundu. Birçok şeker hastasının kulladığı ve bir zorunluluk olan, aynı zamanda alternatifi de bulunmayan şeker ölçüm çubuklarının geri ödeme listesinde bulunmamasına karşın, oldukça pahalı olan bu cihazın sarf malzeme tutarının 6-7 bin liraya mal olmasının çok ciddi bir rakam olduğunu vurguluyorlar.

    Cihazda kullanılan kimi aletlerin de bir süre sonra değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar, bunun faydalı, avantajlı, konforlu olduğu kadar alternatifi bulunan ve devlete ekstra maddi yük getirmeyen tekniklerin de bulunduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.

    Toplantının ardından, basın mensuplarına da robot kullandırılarak, işlemin kolaylıkları gösterildi



    internethaber
  9. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Robotik cerrahide Türkiye başarısı

    Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Klinik Şefi ve Üroloji Klinikleri Direktörü Prof. Dr Derya Balbay, robot yardımıyla tamamen kapalı şekilde dünyada yılda 100 hastaya uygulanan mesane kanseri ameliyatından 30'unun Türkiye'de yapıldığını bildirdi.

    Balbay, 4. Üroonkoloji Sempozyumu için geldiği Hatay'da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesane kanserinde robot yardımıyla yapılan kapalı ameliyat uygulamasının, hastanın erken dönemde ayağa kalkması ve bağırsak fonksiyonlarının tekrar normale dönme süresi açasından avantajlı olduğunu söyledi.

    ''Da Vinci'' robotuyla gerçekleştirilen bu ameliyatta, bağırsaklardan yeni mesane yapıldığını idrar kanallarını buraya bağlayarak normal yoldan idrar yapılmasını sağlamanın ana amaç olduğunu ifade eden Balbay, son yıllara kadar bu ameliyatın açık sistemle yapıldığını kaydetti.

    Çok yeni olan ve dünyada 5-6 merkezde uygulanan ''Da Vinci'' robotu yardımıyla yapılan ameliyatlardan son derece olumlu sonuç alındığını vurgulayan Balbay, ''Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi de bu sistemi uygulayan merkezler arasında yer alıyor. Bu konuda dünyada en büyük ikinci hasta serisine sahibiyiz. Bu uygulama dünyada her yıl 100 hastaya yapılıyor, bunun da 30'u Türkiye'de gerçekleştiriliyor'' dedi.

    Bazen sabahtan akşama kadar süren kapalı ameliyatın hasta konforu açısından çok önemli olduğunun altını çizen Balbay, açık ameliyatta kanamanın gerçekleştiğini, robotla yapılanda ise böyle bir ihtimalin söz konusu olmadığını kaydetti.

    Açık ameliyatın çok büyük kesiklerle gerçekleştiğini, bu nedenle yarada iyileşme probleminin ortaya çıkabildiğini ve yeni bir ameliyatın söz konusu olabildiğini vurgulayan Balbay, ''Robotla birkaç delikten ameliyat gerçekleştiği için ikinci bir ameliyat söz konusu değil. Ayrıca açık ameliyatta yaranın enfeksiyon kapma riski daha fazla iken robotta bu olasılık daha da aşağılara iniyor. Ayrıca hastalarımız kapalı ameliyatta daha erken ayağa kalkıyor, bağırsak fonksiyonlarının tekrar normale dönme süresi daha da kısalıyor'' diye konuştu.

    Robot yardımıyla yapılan kapalı ameliyatın yaklaşık 6 bin TL'ye mal olduğunu belirten Balbay, Avrupa ülkelerinde bu rakamın yükseldiğini kaydetti.

    Yurt dışından da Türkiye'ye bu ameliyatı yaptırmak için gelmek isteyenlerin bulunduğunu ifade eden Balbay, çok yeni bir sistem olan bu uygulamanın yaygınlaşmasını ve daha çok hastaya hizmet götürmeyi hedeflediklerini kaydetti.


    aa
  10. 04.Şubat.2011, 12:20
    #5
    Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Klinik Şefi ve Üroloji Klinikleri Direktörü Prof. Dr Derya Balbay, robot yardımıyla tamamen kapalı şekilde dünyada yılda 100 hastaya uygulanan mesane kanseri ameliyatından 30'unun Türkiye'de yapıldığını bildirdi.

    Balbay, 4. Üroonkoloji Sempozyumu için geldiği Hatay'da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesane kanserinde robot yardımıyla yapılan kapalı ameliyat uygulamasının, hastanın erken dönemde ayağa kalkması ve bağırsak fonksiyonlarının tekrar normale dönme süresi açasından avantajlı olduğunu söyledi.

    ''Da Vinci'' robotuyla gerçekleştirilen bu ameliyatta, bağırsaklardan yeni mesane yapıldığını idrar kanallarını buraya bağlayarak normal yoldan idrar yapılmasını sağlamanın ana amaç olduğunu ifade eden Balbay, son yıllara kadar bu ameliyatın açık sistemle yapıldığını kaydetti.

    Çok yeni olan ve dünyada 5-6 merkezde uygulanan ''Da Vinci'' robotu yardımıyla yapılan ameliyatlardan son derece olumlu sonuç alındığını vurgulayan Balbay, ''Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi de bu sistemi uygulayan merkezler arasında yer alıyor. Bu konuda dünyada en büyük ikinci hasta serisine sahibiyiz. Bu uygulama dünyada her yıl 100 hastaya yapılıyor, bunun da 30'u Türkiye'de gerçekleştiriliyor'' dedi.

    Bazen sabahtan akşama kadar süren kapalı ameliyatın hasta konforu açısından çok önemli olduğunun altını çizen Balbay, açık ameliyatta kanamanın gerçekleştiğini, robotla yapılanda ise böyle bir ihtimalin söz konusu olmadığını kaydetti.

    Açık ameliyatın çok büyük kesiklerle gerçekleştiğini, bu nedenle yarada iyileşme probleminin ortaya çıkabildiğini ve yeni bir ameliyatın söz konusu olabildiğini vurgulayan Balbay, ''Robotla birkaç delikten ameliyat gerçekleştiği için ikinci bir ameliyat söz konusu değil. Ayrıca açık ameliyatta yaranın enfeksiyon kapma riski daha fazla iken robotta bu olasılık daha da aşağılara iniyor. Ayrıca hastalarımız kapalı ameliyatta daha erken ayağa kalkıyor, bağırsak fonksiyonlarının tekrar normale dönme süresi daha da kısalıyor'' diye konuştu.

    Robot yardımıyla yapılan kapalı ameliyatın yaklaşık 6 bin TL'ye mal olduğunu belirten Balbay, Avrupa ülkelerinde bu rakamın yükseldiğini kaydetti.

    Yurt dışından da Türkiye'ye bu ameliyatı yaptırmak için gelmek isteyenlerin bulunduğunu ifade eden Balbay, çok yeni bir sistem olan bu uygulamanın yaygınlaşmasını ve daha çok hastaya hizmet götürmeyi hedeflediklerini kaydetti.


    aa
  11. Zümrüdü Anka
    08.Haziran.2011, 23:09
    #6

    Da Vinci ile bir ilk daha!

    Hazımsızlık ve karın ağrısı şikayetleri ile başvuran 23 yaşındaki genç kız tek kesiyle sağlığına kavuştu...


    NASA tarafından astronotların uzayda ameliyat edilebilmesi için geliştirilen "Da Vinci" robotu ile artık pek çok ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Bugüne kadar kalp, prostat, jinekoloji, üroloji, boğaz ameliyatlarının ardından ilk kez safra kesesi ameliyatı da Da Vinci ile gerçekleştirildi.

    TEK GİRİŞLE SAFRA KESESİ ÇIKARILDI
    Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu tarafından yapılan ameliyatla 23 yaşındaki İrem Anık sağlığına kavuştu. Hazımsızlık ve karın ağrısı şikayetleri ile başvuran 23 yaşındaki İrem Anık'a kolesistolitiasis (safra kesesi taşı) ve kolesistitis (safra kesesi iltihabı) teşhisi konuldu. Hastaya gerekli tetkikler yapıldıktan sonra Da Vinci Robotik Cerrahi ile tek girişten safra kesesinin alınmasına karar verildi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu'nun gerçekleştirdiği ameliyatta göbek deliğinden tek giriş yapılarak safra kesesi çıkarıldı. Ameliyatın ardından kısa bir süre içinde toparlanan İrem Anık, 1 gece hastanede kaldıktan sonra birkaç gün içinde normal hayatına geri dönebilecek.

    KLASİK CERRAHİDEN FARKI
    Op. Dr. Levent Eminoğlu, Da Vinci Robotik Cerrahi'nin hangi alanlarda, neden tercih edildiğini şöyle açıkladı: “Her ne kadar Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Üroloji alanlarında pek çok girişim laparoskopik olarak yapılıyor olsa da laparoskopinin bazı teknik özellikleri kısıtlamaları beraberinde getiriyor. Çıkış noktası bu teknik kısıtlamaları ortadan kaldırmak olan da Vinci robotik cerrahi teknolojisi, cerraha klasik laparoskopik cerrahide olmayan 3 boyutlu ve tam yüksek çözünürlükte görüntü altında ameliyat yapma olanağı sağlıyor. Gereğinde bu görüntü 10 kat büyütülerek ameliyat bölgesi çok yakın ve ayrıntılı olarak görüntülüyor ve cerrahi işlemin bu şekilde yürütülmesine olanak veriyor. Burada kullanılan da Da Vinci robotik sistemin en gelişmiş modeli olan Sİ modelinin geliştirilmiş arayüzü sayesinde cerrahın konsolda yaptığı el hareketleri mükemmel şekilde minik cerrahi aletlere yansıyor, titreme ve uzun ameliyatlarda oluşan yorgunluk etkisi tamamen ortadan kaldırılıyor. EndoWrist adı verilen teknoloji sayesinde minik robotik aletler insan bileğinden daha fazla açıda ve yönde hareket edebiliyor ve bu özellik sayesinde özellikle bedenimizin küçük ve dar bölgelerinde çok daha rahat ve kusursuz işlem yapabiliyor"

    kaynak
  12. 08.Haziran.2011, 23:09
    #6
    Zümrüdü Anka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Zümrüdü Anka
    Misafir
    Hazımsızlık ve karın ağrısı şikayetleri ile başvuran 23 yaşındaki genç kız tek kesiyle sağlığına kavuştu...


    NASA tarafından astronotların uzayda ameliyat edilebilmesi için geliştirilen "Da Vinci" robotu ile artık pek çok ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Bugüne kadar kalp, prostat, jinekoloji, üroloji, boğaz ameliyatlarının ardından ilk kez safra kesesi ameliyatı da Da Vinci ile gerçekleştirildi.

    TEK GİRİŞLE SAFRA KESESİ ÇIKARILDI
    Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu tarafından yapılan ameliyatla 23 yaşındaki İrem Anık sağlığına kavuştu. Hazımsızlık ve karın ağrısı şikayetleri ile başvuran 23 yaşındaki İrem Anık'a kolesistolitiasis (safra kesesi taşı) ve kolesistitis (safra kesesi iltihabı) teşhisi konuldu. Hastaya gerekli tetkikler yapıldıktan sonra Da Vinci Robotik Cerrahi ile tek girişten safra kesesinin alınmasına karar verildi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Eminoğlu'nun gerçekleştirdiği ameliyatta göbek deliğinden tek giriş yapılarak safra kesesi çıkarıldı. Ameliyatın ardından kısa bir süre içinde toparlanan İrem Anık, 1 gece hastanede kaldıktan sonra birkaç gün içinde normal hayatına geri dönebilecek.

    KLASİK CERRAHİDEN FARKI
    Op. Dr. Levent Eminoğlu, Da Vinci Robotik Cerrahi'nin hangi alanlarda, neden tercih edildiğini şöyle açıkladı: “Her ne kadar Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Üroloji alanlarında pek çok girişim laparoskopik olarak yapılıyor olsa da laparoskopinin bazı teknik özellikleri kısıtlamaları beraberinde getiriyor. Çıkış noktası bu teknik kısıtlamaları ortadan kaldırmak olan da Vinci robotik cerrahi teknolojisi, cerraha klasik laparoskopik cerrahide olmayan 3 boyutlu ve tam yüksek çözünürlükte görüntü altında ameliyat yapma olanağı sağlıyor. Gereğinde bu görüntü 10 kat büyütülerek ameliyat bölgesi çok yakın ve ayrıntılı olarak görüntülüyor ve cerrahi işlemin bu şekilde yürütülmesine olanak veriyor. Burada kullanılan da Da Vinci robotik sistemin en gelişmiş modeli olan Sİ modelinin geliştirilmiş arayüzü sayesinde cerrahın konsolda yaptığı el hareketleri mükemmel şekilde minik cerrahi aletlere yansıyor, titreme ve uzun ameliyatlarda oluşan yorgunluk etkisi tamamen ortadan kaldırılıyor. EndoWrist adı verilen teknoloji sayesinde minik robotik aletler insan bileğinden daha fazla açıda ve yönde hareket edebiliyor ve bu özellik sayesinde özellikle bedenimizin küçük ve dar bölgelerinde çok daha rahat ve kusursuz işlem yapabiliyor"

    kaynak

Benzer Konular

  1. 2013 ÖSYM sınav takvimi tarihleri belli oldu mu?
    Konu Sahibi ÖSYM Forum Okul öncesi, İlköğretim, Lise ve Üniversite Dönemi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Aralık.2012, 12:48
  2. Ömss tercih tarihleri belli oldu mu?
    Konu Sahibi orhan33 Forum EKPSS Haberleri - Atamalar - Gündem
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 11.Haziran.2012, 20:34
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Nisan.2011, 19:50
  4. 2011 Yılı Ehliyet Sınav Tarihleri Belli Oldu
    Konu Sahibi Defnex Forum Engellilerin Otomobil Alımları - H Sınıfı Ehliyet
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 03.Ocak.2011, 17:59

Bu Konu için Etiketler