Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Kök Hücre Çalışmalarında Dünyada Son Gelişmeler ve Durum Değerlendirmesi...

Merhaba arkadaşlar, Hepinizin bu toplantıda ne konuşulduğunu merakla beklediğinizi biliyorum. İstedim ki bu yazıyı o gün orada olan diğer dinleyici arkadaşlarımız yayınlasın çünkü ben ne yazarsam yazayım kas-der in işine gelmediği için yine hastaları yanıltmaya çalışacaklar, beni karalamaya çalışacaklar. Çok da umurumda değil, çünkü artık derneği ciddiye bile almıyorum, bataklığa düşmüşler her türlü yalanları hileleri ortaya çıkmış, battıkları bu bataktan çıkmak için çırpınan bir avuç

Konuyu değerlendir: Kök Hücre Çalışmalarında Dünyada Son Gelişmeler ve Durum Değerlendirmesi...

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3732 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Kök Hücre Çalışmalarında Dünyada Son Gelişmeler ve Durum Değerlendirmesi...

    Sponsorlu Bağlantılar

    Merhaba arkadaşlar,
    Hepinizin bu toplantıda ne konuşulduğunu merakla beklediğinizi biliyorum.

    İstedim ki bu yazıyı o gün orada olan diğer dinleyici arkadaşlarımız yayınlasın çünkü ben ne yazarsam yazayım kas-der in işine gelmediği için yine hastaları yanıltmaya çalışacaklar, beni karalamaya çalışacaklar. Çok da umurumda değil, çünkü artık derneği ciddiye bile almıyorum, bataklığa düşmüşler her türlü yalanları hileleri ortaya çıkmış, battıkları bu bataktan çıkmak için çırpınan bir avuç hilebaz kalmış.

    Öncelikle bu toplantı hastaları kandırmaya yönelik bir toplantıdır.

    Amaç; bakın işte kök hücre ile de bir tedavi yok demek içindir.

    Kaybettikleri üye potansiyelini toparlarız düşüncesi ile yapılmış bir toplantıdır. Ama maalesef bu amaçlarında başarılı olamadılar. Derneğin etrafında gerçeklerden habersiz kalmış bir kaç arkadaş daha o günkü toplantıda gerçekleri görerek bizlerin arasına katılmışlardır.

    İşte toplantıda anlatılanlar;

    Kas hastalıkları derneği çoşkun özdemir kürsüye çıkarak hoş geldiniz konuşması yapmıştır.

    Her konuşmasında bahsettiği gibi bu konuşmasının bir bölümünde cumhuriyetin ilanından başlayarak köy enstütilerine kadar uzanan siyasi bir söylem den sonra prof.dr. piraye oflazer kas hastalıklarının dünyada henüz kök hücre ile tedavisinin olmadığını ancak kendisinin de izlediği bir ülkede 26 yaşındaki dmd hastasına kök hücre uygulanması sonrasında tekerlekli sandalyeden kalkarak yürümeye başladığından bahsetti.

    Ancak hastanın dmd olduğunu doktorun söylediğini daha önceden genetik tanısı konulduğuna dair ellerinde rapor olmadığı hastanın distirofin düzeyinin ne durumda olup olmadığı bilinmediğini o nedenle bunun kök hücrenin başarısı gibi göstermenin yanlış olacağından bahsetti.

    Bizlerde madem bu kadar bir gelişme vardı da neden sizler tekrar bir deneme için genetik testi yapılmış distirofin düzeyi belli olan bir hastada deneme istemediniz sorusu yanıtsız kalmıştır.

    Israrla kök hücrenin başarılı olmadığı vurgulanmak istenmiştir.

    Sayın konuşmacı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı, Sağlık Bakanlığı Kök Hücre Bilimsel Araştırma Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan ise kök hücreler hakkında bilgi verdikten sonra;

    MEZANKİMAL KÖK HÜCRELER ÜZERİNDE BİRAZ ÇALIŞMA YAPILDIĞINDA EN AZINDAN HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ DURDURABİLECEKLERİNDEN bahsetmişlerdir.

    Bu çalışmaların yapılabilmesi içinde mutlaka bir nöroloğun bu konuda çalışmaya destek vermesi gerektiği söylenmiştir.

    Bu söylem tüm hasta ve hasta yakınlarının kafasını karıştırmış olup bir hasta babası olan sayın Arif KİTAPÇI söz alarak Osman İLHAN beyefendiye hitaben ''hocam yanlış anladıysam lütfen düzeltin sizin bu söyleminizden anladığım mezankimal kök hücre ile bu çocukların hastalığının ilerlemesini durdurabileceğiniz ancak bu çalışmanın başlaması için mutlaka bir noroloğun sizinle birlikte çalışması gerektiğinimi söylediniz'' sorusu üzerine sayın İLHAN evet doğru anlamışsınız aynen öyle.. demiştir.

    Bunun üzerine sayın KİTAPÇI bey hemen yanında oturan norolog prof.dr. piraye oflazere dönerek hocam neden bu çalışmalara katılmıyorsunuz diye sorduğunda sayın oflazerin cevabı ben klinisyenim beni bu tür çalışmalar ilgilendirmez. Hayır böyle bir çalışmaya katılmam söz konusu olamaz demiştir.

    Çalışmanın temel bilimciler tarafından yapılması gerektiğini söylemiştir.

    Bu durumda ortaya bir ikilem doğmuştur.

    Temel bilimcilerin yaptığı çalışmalara piraye hanım yeterli bilgi yok diye karşı gelmekteler ama kendilerine buyurun çalışmalara katılın denince hayır ben klinisyenim katılmam demekte ısrar etmesinin üzerine bir dinleyici söz alarak bu çalışmalara mahalleden kasap bakkal yada manav mı katılacak diyerek tepkilerini dile getirmişlerdir.

    Bu tepkiler üzerine sayın oflazer bize talep gelirse projelere destek verebileceklerini açıklamışlardır.

    Ancak bizlerin yaptığı araştırmada her branş kendi hastalığı ile ilgili bir araştırma başlatması gerektiğini yani asıl olarak bizlerin hastalıkları ile ilgili araştırmanın norologlar tarafından başlatılması temel bilimcilerinde çalışmaya katılarak araştırmaların başlaması gerektiği söylenmiştir.

    Bir başka soruda Exson atlama konusudur.

    O konuda da çelişkili ifadeler kullanılmış ancak bizzat kendimin prof.dr. Haluk TOPALOĞLU ile yaptığımız görüşmede faz 3 çalışmalarının ülkemizde de yapılacağını bunun için sağlık bakanlığından gerekli izni aldığını ve izin belgesini bizlere gösterdiğini söyledik.

    Sayın konuşmacı Osman İLHAN nın konuşmasını bitirip salonu terk ettikten sonra piraye oflazer tarafından hastaları yanlış bilgilendirdiği gerekçesi ile ESEFLE KINIYORUM diye bir yorumda bulundu ve yoruma Çoşkun ÖZDEMİR de destek verdi.

    Bu yoruma hasta ailelerinden yanınızda otururken neden yüzüne söylemediniz de arkasından laf konuşuyorsunuz diye tepki geldiğinde piraye oflazer salonu terk etme girişiminde bulunmuş olup hasta ve yakınları tarafından ortalık sakinleştirilerek toplantıya devam edilmiştir.

    Toplantı süresince kas hastalıkları derneği ile SON ÇARE KÖK HÜCRE gurubu arasındaki bu sürtüşmeler hasta ve hasta yakınları tarafından tepki ile karşılanmış ve barış ortamı sağlama girişimleri yapılmıştır.

    Ben son çare kök hücre kurucusu olarak dernek yönetimine tedaviye yönelik çalışmalara evet deyin bizler dernek çatısı altında hareket etmeye hazırız dememe rağmen yönetim kurulu üyelerinden hakan özgül benim kendilerine hiteben 18 sayfalık hakaret ve küfür içeren yazılarım olduğunu söylemesi üzerine kendisine madem elinizde o kadar sayfa var neden adli makamlara baş vurmuyorsunuz dedim.

    Benim yaptığım hakaret ve küfürler bu çocukların tedavisinin önünde duran ve engel olanlara yapılan hakaret ve küfürdür ve halen sözümün arkasındayım ama bu hakaret ve küfürleri üzerine alınanlar bu çalışmalara karşı olanlardır.

    Sonuç olarak toplantıda olan herkes hasta istismarının kim tarafından yapıldığını, sağlık bakanlığının kas hastaları için vermiş olduğu hakları kimlerin eylemlerinin sonucu verildiğini daha iyi anlamış, kimlerin tedavi, kimlerin maddi çıkar peşinde olduğu daha açık olarak meydana çıkmıştır.

    Dernek yönetimi halen makam aracı olarak (çünkü toplantıya kas hastaları kendi imkanları ile geldi, dernek yönetim kurulunu kas hastalıkları derneğinin aracı getirdi) kullanmak üzere bakanlıktan araç talep edin para talep edin diye çırpınmaktalar.

    Bizler ise tedaviye yönelik araştırma çalışmaları başlasın diye uğraşmaktayız.

    SAYGILARIMLA

    Ahmet GÖZE
  2. 06.Ekim.2010, 20:58
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Merhaba arkadaşlar,
    Hepinizin bu toplantıda ne konuşulduğunu merakla beklediğinizi biliyorum.

    İstedim ki bu yazıyı o gün orada olan diğer dinleyici arkadaşlarımız yayınlasın çünkü ben ne yazarsam yazayım kas-der in işine gelmediği için yine hastaları yanıltmaya çalışacaklar, beni karalamaya çalışacaklar. Çok da umurumda değil, çünkü artık derneği ciddiye bile almıyorum, bataklığa düşmüşler her türlü yalanları hileleri ortaya çıkmış, battıkları bu bataktan çıkmak için çırpınan bir avuç hilebaz kalmış.

    Öncelikle bu toplantı hastaları kandırmaya yönelik bir toplantıdır.

    Amaç; bakın işte kök hücre ile de bir tedavi yok demek içindir.

    Kaybettikleri üye potansiyelini toparlarız düşüncesi ile yapılmış bir toplantıdır. Ama maalesef bu amaçlarında başarılı olamadılar. Derneğin etrafında gerçeklerden habersiz kalmış bir kaç arkadaş daha o günkü toplantıda gerçekleri görerek bizlerin arasına katılmışlardır.

    İşte toplantıda anlatılanlar;

    Kas hastalıkları derneği çoşkun özdemir kürsüye çıkarak hoş geldiniz konuşması yapmıştır.

    Her konuşmasında bahsettiği gibi bu konuşmasının bir bölümünde cumhuriyetin ilanından başlayarak köy enstütilerine kadar uzanan siyasi bir söylem den sonra prof.dr. piraye oflazer kas hastalıklarının dünyada henüz kök hücre ile tedavisinin olmadığını ancak kendisinin de izlediği bir ülkede 26 yaşındaki dmd hastasına kök hücre uygulanması sonrasında tekerlekli sandalyeden kalkarak yürümeye başladığından bahsetti.

    Ancak hastanın dmd olduğunu doktorun söylediğini daha önceden genetik tanısı konulduğuna dair ellerinde rapor olmadığı hastanın distirofin düzeyinin ne durumda olup olmadığı bilinmediğini o nedenle bunun kök hücrenin başarısı gibi göstermenin yanlış olacağından bahsetti.

    Bizlerde madem bu kadar bir gelişme vardı da neden sizler tekrar bir deneme için genetik testi yapılmış distirofin düzeyi belli olan bir hastada deneme istemediniz sorusu yanıtsız kalmıştır.

    Israrla kök hücrenin başarılı olmadığı vurgulanmak istenmiştir.

    Sayın konuşmacı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı, Sağlık Bakanlığı Kök Hücre Bilimsel Araştırma Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan ise kök hücreler hakkında bilgi verdikten sonra;

    MEZANKİMAL KÖK HÜCRELER ÜZERİNDE BİRAZ ÇALIŞMA YAPILDIĞINDA EN AZINDAN HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ DURDURABİLECEKLERİNDEN bahsetmişlerdir.

    Bu çalışmaların yapılabilmesi içinde mutlaka bir nöroloğun bu konuda çalışmaya destek vermesi gerektiği söylenmiştir.

    Bu söylem tüm hasta ve hasta yakınlarının kafasını karıştırmış olup bir hasta babası olan sayın Arif KİTAPÇI söz alarak Osman İLHAN beyefendiye hitaben ''hocam yanlış anladıysam lütfen düzeltin sizin bu söyleminizden anladığım mezankimal kök hücre ile bu çocukların hastalığının ilerlemesini durdurabileceğiniz ancak bu çalışmanın başlaması için mutlaka bir noroloğun sizinle birlikte çalışması gerektiğinimi söylediniz'' sorusu üzerine sayın İLHAN evet doğru anlamışsınız aynen öyle.. demiştir.

    Bunun üzerine sayın KİTAPÇI bey hemen yanında oturan norolog prof.dr. piraye oflazere dönerek hocam neden bu çalışmalara katılmıyorsunuz diye sorduğunda sayın oflazerin cevabı ben klinisyenim beni bu tür çalışmalar ilgilendirmez. Hayır böyle bir çalışmaya katılmam söz konusu olamaz demiştir.

    Çalışmanın temel bilimciler tarafından yapılması gerektiğini söylemiştir.

    Bu durumda ortaya bir ikilem doğmuştur.

    Temel bilimcilerin yaptığı çalışmalara piraye hanım yeterli bilgi yok diye karşı gelmekteler ama kendilerine buyurun çalışmalara katılın denince hayır ben klinisyenim katılmam demekte ısrar etmesinin üzerine bir dinleyici söz alarak bu çalışmalara mahalleden kasap bakkal yada manav mı katılacak diyerek tepkilerini dile getirmişlerdir.

    Bu tepkiler üzerine sayın oflazer bize talep gelirse projelere destek verebileceklerini açıklamışlardır.

    Ancak bizlerin yaptığı araştırmada her branş kendi hastalığı ile ilgili bir araştırma başlatması gerektiğini yani asıl olarak bizlerin hastalıkları ile ilgili araştırmanın norologlar tarafından başlatılması temel bilimcilerinde çalışmaya katılarak araştırmaların başlaması gerektiği söylenmiştir.

    Bir başka soruda Exson atlama konusudur.

    O konuda da çelişkili ifadeler kullanılmış ancak bizzat kendimin prof.dr. Haluk TOPALOĞLU ile yaptığımız görüşmede faz 3 çalışmalarının ülkemizde de yapılacağını bunun için sağlık bakanlığından gerekli izni aldığını ve izin belgesini bizlere gösterdiğini söyledik.

    Sayın konuşmacı Osman İLHAN nın konuşmasını bitirip salonu terk ettikten sonra piraye oflazer tarafından hastaları yanlış bilgilendirdiği gerekçesi ile ESEFLE KINIYORUM diye bir yorumda bulundu ve yoruma Çoşkun ÖZDEMİR de destek verdi.

    Bu yoruma hasta ailelerinden yanınızda otururken neden yüzüne söylemediniz de arkasından laf konuşuyorsunuz diye tepki geldiğinde piraye oflazer salonu terk etme girişiminde bulunmuş olup hasta ve yakınları tarafından ortalık sakinleştirilerek toplantıya devam edilmiştir.

    Toplantı süresince kas hastalıkları derneği ile SON ÇARE KÖK HÜCRE gurubu arasındaki bu sürtüşmeler hasta ve hasta yakınları tarafından tepki ile karşılanmış ve barış ortamı sağlama girişimleri yapılmıştır.

    Ben son çare kök hücre kurucusu olarak dernek yönetimine tedaviye yönelik çalışmalara evet deyin bizler dernek çatısı altında hareket etmeye hazırız dememe rağmen yönetim kurulu üyelerinden hakan özgül benim kendilerine hiteben 18 sayfalık hakaret ve küfür içeren yazılarım olduğunu söylemesi üzerine kendisine madem elinizde o kadar sayfa var neden adli makamlara baş vurmuyorsunuz dedim.

    Benim yaptığım hakaret ve küfürler bu çocukların tedavisinin önünde duran ve engel olanlara yapılan hakaret ve küfürdür ve halen sözümün arkasındayım ama bu hakaret ve küfürleri üzerine alınanlar bu çalışmalara karşı olanlardır.

    Sonuç olarak toplantıda olan herkes hasta istismarının kim tarafından yapıldığını, sağlık bakanlığının kas hastaları için vermiş olduğu hakları kimlerin eylemlerinin sonucu verildiğini daha iyi anlamış, kimlerin tedavi, kimlerin maddi çıkar peşinde olduğu daha açık olarak meydana çıkmıştır.

    Dernek yönetimi halen makam aracı olarak (çünkü toplantıya kas hastaları kendi imkanları ile geldi, dernek yönetim kurulunu kas hastalıkları derneğinin aracı getirdi) kullanmak üzere bakanlıktan araç talep edin para talep edin diye çırpınmaktalar.

    Bizler ise tedaviye yönelik araştırma çalışmaları başlasın diye uğraşmaktayız.

    SAYGILARIMLA

    Ahmet GÖZE
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727
    Sponsorlu Bağlantılar

    Artık dayanacak gücüm,sabrım kalmadı.Çıksın artık kök hücre,izin verilsin.Bizlerinde yüzü gülsün.İçimizde her gün kopan fırtına dinsin.
  4. 06.Ekim.2010, 21:16
    #2
    Sponsorlu Bağlantılar

    Artık dayanacak gücüm,sabrım kalmadı.Çıksın artık kök hücre,izin verilsin.Bizlerinde yüzü gülsün.İçimizde her gün kopan fırtına dinsin.

Benzer Konular

  1. Cevap: 20
    Son Mesaj : 13.Haziran.2017, 09:21
  2. Yeni Anayasa çalışmalarında engellilere hangi hakları isteyebiliriz?
    Konu Sahibi Cevdet Akkuş Forum Engelliliğe dair sosyal politikalar,insanlar,toplumun gözünde engellilik vs.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 18.Ekim.2011, 21:34
  3. 8. Ulusal Hepatoloji Kongresi'nde karaciğer hastalıklarındaki gelişmeler ele alındı
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Haziran.2011, 21:11
  4. Omurilik tedavisinde son gelişmeler
    Konu Sahibi zekak1978 Forum Kök Hücre ile Tedavi
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 20.Ağustos.2010, 14:51
  5. Özel Eğitim Uygulamalarında Yaşanan Son Gelişmeler
    Konu Sahibi GöKMeN Forum Özel Eğitim & Rehabilitasyon
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 18.Ağustos.2010, 20:39

Bu Konu için Etiketler