Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Engelli Yalnız Kişidir...

Engelli Yalnız Kişidir... Engelli deyince bunu salt engellinin kendisi olarak değil, onun yakınları olarak da ele almak gerek. Engellilerin ülkemizde adı var tadı yok. Çok az etkinlikte onları görebilirsiniz. Yol, sokak, kitle ulaşım araçları, sinema, tiyatro, konser salonu, lokanta-kafe-bar, okul, devlet daireleri ve hatta bu saydığım yerlerin lavabolarını da ekleyin. Engelli insan sokağa çıktığında tüm bakışlar üzerine yönelir. "Gözle taciz" diyorum ben buna. Bilmeden, düşünmeden,

Konuyu değerlendir: Engelli Yalnız Kişidir...

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1590 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Engelli Yalnız Kişidir...

    Engelli Yalnız Kişidir...

    Engelli deyince bunu salt engellinin kendisi olarak değil, onun yakınları olarak da ele almak gerek.

    Engellilerin ülkemizde adı var tadı yok. Çok az etkinlikte onları görebilirsiniz. Yol, sokak, kitle ulaşım araçları, sinema, tiyatro, konser salonu, lokanta-kafe-bar, okul, devlet daireleri ve hatta bu saydığım yerlerin lavabolarını da ekleyin.

    Engelli insan sokağa çıktığında tüm bakışlar üzerine yönelir. "Gözle taciz" diyorum ben buna. Bilmeden, düşünmeden, aldırmadan ve acıyan gözlerle bakılır onlara. Engelli kişi rahatsız olur mu, gururu incinir mi kimse düşünmez.

    Engelli demek YALNIZ KİŞİ demektir. Arkadaşları onu pek aramaz sormaz, gidilecek eğlenceye davet etmez zira engelli, durumu itibarıyla bir "yük gibi" algılanır. Sevgisizliğin, saygısızlığın giderek egemen olduğu bir ülkede engellilere sevgi, saygı gösterilmesini, onların da sosyal yaşamın tüm alanlarına dahil edilmesini kimden talep edeceksiniz?

    Engelli kolay kolay iş bulamaz. Zira iş yerlerinin "vitrininde" pek hoş durmazlar! Siz hiç tekerlikli sandalyeli bir tezgahtar, doktor, diş hekimi, avukat, işportacı, ya da aktör, aktrist, şarkıcı gördünüz mü? Bu meslek gruplarını daha da uzatabilirim ama burada sizlere bir fikir vermek için bu meslekleri seçtim. Eğitimli engelli hiç mi yok? Çok var ama ya işyerlerinin kuytu köşelerine atılmışlardır ya da hiç istihdam edilmemişlerdir. Bu ne demektir? Engelli ömür boyu ekonomik bağımlılık ve yoksulluk içinde yaşar demektir!!!

    Çocuk engellilerin ise en büyük sorunu ARKADAŞ EDİNEMEMEKTİR, GRUP OYUNLARINA DAHİL EDİLMEMEK, DIŞARIDA BIRAKILMAKTIR. Hepimiz çocuk, genç olduk, biliriz o yaşlarda arkadaşlığın ne anlama geldiğini. DOSTLUK ÇEMBERİ DIŞINDA KALAN çocuk engelli, gelişebilecekse bile bu, ya çok ağır olur ya da hiç olmaz. Özellikle engellilik durumu yaşamın belli bir evresinde hastalık, kaza, askerlikte gazi olma sonucu gelip çocuk ve/veya yetişkinleri bulmuşsa, sosyalleşememe onların fiziki gelişimlerini de engelleyici bir unsur olarak karşımıza çıkar. Kompleksler, depresyonlar, ani öfke patlamaları başlar.

    İnsan evlatları sosyal birer canlıdır. Yalnızlığa gelemez. Varsa engelli arkadaşlarınız, onları da arkadaş gruplarınıza dahil ediniz. İnsan olmanın temel şartlarından biri de bize nasıl davranılmasını istiyorsak başkalarına da aynen öyle davranmaktır. Telefonunuzun hiç çalmadığını, tek bir arkadaşınızın bile kalmadığını, sizi arayıp sormadığını, aile çevresinden bile yakınlarınızın ortadan yok olduğunu düşünün, kendinizi nasıl hissederdiniz???

    Ve elbette engelliye bakan yakınlarının sorunları... Bu "bakıcı yakın", genellikle ve hayatta ise annedir, evliyse de buna eşler de dahil olur. Babaları da es geçmeyelim ama temel olarak lokomotif anneler veya eşlerdir. Engellinin engel durumuna göre, evladının, eşinin yemesi, içmesi, banyosu, tuvaleti, bir yerden bir başka yere taşınması, gezmeye, doktora, hastaneye, Karsta bir türlü açtıramadığımız fizik tedavi merkezlerine il dışına taşınması, okula götürülmesi ve getirilmesi, okuması, yazması, üzerine giyim kuşam alınması, resmi devlet dairelerindeki işlerinin halledilmesi ve tüm ruhsal sorunlarına çözüm bulunması engelli yakınının üzerindedir. Yani kısaca söylemek gerekirse, ENGELLİ YAKINI KENDİ HAYATINI YAŞARMIŞ GİBİ YAPARAK ASLINDA ENGELLİNİN HAYATINI YAŞAR, YA DA BİR BEDENDE İKİ KİŞİYMİŞ GİBİ YAŞAR.

    Yalnız bırakmayın

    Engelli yakını arkadaşlarınız varsa onları da bir başlarına bırakmayın. Onlara daha yumuşak davranın ve ne olursunuz hoyrat ve nobran olmayın! Zira onlar engelli yakını adına gelecek kaygısı taşıyan, hayli yorulan, çok yıpranan kişilerdir.

    Faruk Ocak

    KARS Dolunay Derneği Engelliler Birim Başkanı
  2. 25.Eylül.2010, 19:13
    #1
    Engelli Yalnız Kişidir...

    Engelli deyince bunu salt engellinin kendisi olarak değil, onun yakınları olarak da ele almak gerek.

    Engellilerin ülkemizde adı var tadı yok. Çok az etkinlikte onları görebilirsiniz. Yol, sokak, kitle ulaşım araçları, sinema, tiyatro, konser salonu, lokanta-kafe-bar, okul, devlet daireleri ve hatta bu saydığım yerlerin lavabolarını da ekleyin.

    Engelli insan sokağa çıktığında tüm bakışlar üzerine yönelir. "Gözle taciz" diyorum ben buna. Bilmeden, düşünmeden, aldırmadan ve acıyan gözlerle bakılır onlara. Engelli kişi rahatsız olur mu, gururu incinir mi kimse düşünmez.

    Engelli demek YALNIZ KİŞİ demektir. Arkadaşları onu pek aramaz sormaz, gidilecek eğlenceye davet etmez zira engelli, durumu itibarıyla bir "yük gibi" algılanır. Sevgisizliğin, saygısızlığın giderek egemen olduğu bir ülkede engellilere sevgi, saygı gösterilmesini, onların da sosyal yaşamın tüm alanlarına dahil edilmesini kimden talep edeceksiniz?

    Engelli kolay kolay iş bulamaz. Zira iş yerlerinin "vitrininde" pek hoş durmazlar! Siz hiç tekerlikli sandalyeli bir tezgahtar, doktor, diş hekimi, avukat, işportacı, ya da aktör, aktrist, şarkıcı gördünüz mü? Bu meslek gruplarını daha da uzatabilirim ama burada sizlere bir fikir vermek için bu meslekleri seçtim. Eğitimli engelli hiç mi yok? Çok var ama ya işyerlerinin kuytu köşelerine atılmışlardır ya da hiç istihdam edilmemişlerdir. Bu ne demektir? Engelli ömür boyu ekonomik bağımlılık ve yoksulluk içinde yaşar demektir!!!

    Çocuk engellilerin ise en büyük sorunu ARKADAŞ EDİNEMEMEKTİR, GRUP OYUNLARINA DAHİL EDİLMEMEK, DIŞARIDA BIRAKILMAKTIR. Hepimiz çocuk, genç olduk, biliriz o yaşlarda arkadaşlığın ne anlama geldiğini. DOSTLUK ÇEMBERİ DIŞINDA KALAN çocuk engelli, gelişebilecekse bile bu, ya çok ağır olur ya da hiç olmaz. Özellikle engellilik durumu yaşamın belli bir evresinde hastalık, kaza, askerlikte gazi olma sonucu gelip çocuk ve/veya yetişkinleri bulmuşsa, sosyalleşememe onların fiziki gelişimlerini de engelleyici bir unsur olarak karşımıza çıkar. Kompleksler, depresyonlar, ani öfke patlamaları başlar.

    İnsan evlatları sosyal birer canlıdır. Yalnızlığa gelemez. Varsa engelli arkadaşlarınız, onları da arkadaş gruplarınıza dahil ediniz. İnsan olmanın temel şartlarından biri de bize nasıl davranılmasını istiyorsak başkalarına da aynen öyle davranmaktır. Telefonunuzun hiç çalmadığını, tek bir arkadaşınızın bile kalmadığını, sizi arayıp sormadığını, aile çevresinden bile yakınlarınızın ortadan yok olduğunu düşünün, kendinizi nasıl hissederdiniz???

    Ve elbette engelliye bakan yakınlarının sorunları... Bu "bakıcı yakın", genellikle ve hayatta ise annedir, evliyse de buna eşler de dahil olur. Babaları da es geçmeyelim ama temel olarak lokomotif anneler veya eşlerdir. Engellinin engel durumuna göre, evladının, eşinin yemesi, içmesi, banyosu, tuvaleti, bir yerden bir başka yere taşınması, gezmeye, doktora, hastaneye, Karsta bir türlü açtıramadığımız fizik tedavi merkezlerine il dışına taşınması, okula götürülmesi ve getirilmesi, okuması, yazması, üzerine giyim kuşam alınması, resmi devlet dairelerindeki işlerinin halledilmesi ve tüm ruhsal sorunlarına çözüm bulunması engelli yakınının üzerindedir. Yani kısaca söylemek gerekirse, ENGELLİ YAKINI KENDİ HAYATINI YAŞARMIŞ GİBİ YAPARAK ASLINDA ENGELLİNİN HAYATINI YAŞAR, YA DA BİR BEDENDE İKİ KİŞİYMİŞ GİBİ YAŞAR.

    Yalnız bırakmayın

    Engelli yakını arkadaşlarınız varsa onları da bir başlarına bırakmayın. Onlara daha yumuşak davranın ve ne olursunuz hoyrat ve nobran olmayın! Zira onlar engelli yakını adına gelecek kaygısı taşıyan, hayli yorulan, çok yıpranan kişilerdir.

    Faruk Ocak

    KARS Dolunay Derneği Engelliler Birim Başkanı
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Demet Sağıroğlu - Bir köşede yalnız - Sözleri
    Konu Sahibi MuTeBer Forum Şarkı Sözleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Aralık.2012, 21:20
  2. Ne olur, 'yalnız değilsin' deyin bana
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Alıntı Yazılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Nisan.2011, 18:48
  3. Başarılı kadın neden yalnız kadındır?
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum İş Hayatı / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Şubat.2011, 19:48
  4. Zihinsel engelli ve otizmli aileler yalnız değil
    Konu Sahibi okyanus Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 24.Ağustos.2010, 09:45
  5. Yalnız yaşayanlara yoldaş cihazlar
    Konu Sahibi okyanus Forum Engelli Ürünleri Tanıtım,Alım-Satım & İlan
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Ağustos.2010, 22:45

Bu Konu için Etiketler