Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

İşte memurun yargıdaki yeni hakları

Anayasa Paketi'nin kabul edilmesi, uyarı ve kınama cezası alan memurlara yargı yoluna başvurma hakkı getirdi. 26 maddelik anayasa değişiklik paketi, geçtiğimiz pazar günü oylandı ve %58'le 'evet' kararı çıktı. Paketin çalışma hayatı ve çalışanlar için neler getirdiğini daha önce üç ayrı yazıyla irdeledik. Ancak memurlara verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan düzenleme üzerinde biraz daha durmakta fayda var. Değişiklik öncesi düzenlemede Anayasa'nın 125. maddesinde,

Konuyu değerlendir: İşte memurun yargıdaki yeni hakları

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1243 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    İşte memurun yargıdaki yeni hakları

    Sponsorlu Bağlantılar

    Anayasa Paketi'nin kabul edilmesi, uyarı ve kınama cezası alan memurlara yargı yoluna başvurma hakkı getirdi.
    26 maddelik anayasa değişiklik paketi, geçtiğimiz pazar günü oylandı ve %58'le 'evet' kararı çıktı. Paketin çalışma hayatı ve çalışanlar için neler getirdiğini daha önce üç ayrı yazıyla irdeledik. Ancak memurlara verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan düzenleme üzerinde biraz daha durmakta fayda var.
    Değişiklik öncesi düzenlemede Anayasa'nın 125. maddesinde, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü yer alıyordu. Bu hüküm gereği memurlar, uyarma ve kınama cezaları için yargı yoluna gidemezken, bunlardan daha ağır cezalar için (örn. memuriyetten çıkarma) dava açabiliyorlardı.

    Ancak bazı hallerde, uyarma veya kınama cezası verilirken açık bir usul hatası yapılmışsa, anayasal kısıtlamaya rağmen yargı yoluna gidilmesi durumunda idare mahkemesi bu davalarda da esasa girerek memur lehine kararlar verebiliyordu. (Örn. Ankara 5. İdare Mah. 2006-951 s. Kararı.) Fakat istisnai olarak verilen bu kararların da idare hukukunda tartışmalara sebep olduğunu belirtelim.
    Öte yandan referandumda oylanan 13. Madde ile "Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz" hükmü getirilerek, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili istisna kaldırılmış oldu. Yani bundan sonra kamu çalışanları, en hafif iki disiplin cezası olan uyarma ve kınama cezalarına karşı da dava açabilecekler.
    ESKİ CEZALARIN AKIBETİ

    Peki referandum öncesi verilmiş olan uyarma ve kınama cezalarının akıbeti ne olacak? Yani bu cezalara karşı yargı yolu kapalıyken uyarılmış veya kınanmış memurlar ne yapacak? Normalde 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesi gereği, yeni düzenleme eski uyarma ve kınama cezalarına uygulanamayacak. Daha önce aldığı uyarma veya kınama cezası sicil affına uğramış veya silinmiş memurlar için zaten problem yok. Onların dava yoluna gitmelerine gerek yok. Ancak yargı yolu kapalıyken aldığı uyarma veya kınama cezası hâlâ sicilinde bulunan memurlar için önemli bir hak var. Bu cezalara karşı yargı yolu yeni açıldığı için, bu memurlara da idari yargı yoluna başvurma hakkı doğmuş oldu. Yani anayasa değişikliği, pek çok memur için de 'idareyle hesaplaşma' imkânı getirdi.
    Burada ifade ettiğimiz görüşümüzün iki dayanağı var. Birincisi, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ceza hukuku açısından bir istisnası olan 'lehe kanunun geriye yürümesi' ilkesidir. Buna göre yeni anayasa hükmü, eski disiplin cezalarına da uygulanabilecektir. Nitekim Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın veya YAŞ kararlarıyla ihraç edilen askeri personelin görevine dönme imkânı da yine aynı ilkeden çıkarılıyor.
    Görüşümüzün bir diğer dayanağı ise uyarma ve kınama cezalarına yargı yolu kapalı olduğu dönemde, bu işlemlere karşı 60 günlük dava zamanaşımı süresinin işlememiş olması. Zira bu cezalara karşı sadece disiplin amirine veya disiplin kurullarına itiraz edilebiliyordu. Şimdi ise yargı yolu açıldı ve artık dava zamanaşımı da işlemeye başlayacak. Ancak zamanaşımının işlemesi konusunda görüştüğümüz hukukçulardan farklı görüşler aldık. Bunlar;
    - Uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 12 Eylül 2010 tarihi itibariyle 60 günlük zamanaşımı başlamıştır. Dolayısıyla daha önce uyarma veya kınama cezası alan memurlar, bu süre zarfında doğrudan idare mahkemesine başvurabilir.
    - Diğer görüşe göreyse, anayasadaki değişikliğe paralel olarak 657 Sayılı Kanun'un 135. Maddesi de değiştirildikten sonra 60 günlük dava zamanaşımı süreci başlayacaktır. Dolayısıyla bu memurların kanunda yapılacak değişikliği beklemeleri gerekir.
    Her iki görüş de tutarlı olmakla birlikte, bana göre riske girmemek adına, 12 Eylül 2010'dan önce uyarma veya kınama cezası almış memurların bu tarihi takip eden 60 gün içinde idare mahkemesine başvurmalarında fayda var. Böylesi daha garanti olacaktır.

    kaynak
  2. 20.Eylül.2010, 21:37
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Anayasa Paketi'nin kabul edilmesi, uyarı ve kınama cezası alan memurlara yargı yoluna başvurma hakkı getirdi.
    26 maddelik anayasa değişiklik paketi, geçtiğimiz pazar günü oylandı ve %58'le 'evet' kararı çıktı. Paketin çalışma hayatı ve çalışanlar için neler getirdiğini daha önce üç ayrı yazıyla irdeledik. Ancak memurlara verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan düzenleme üzerinde biraz daha durmakta fayda var.
    Değişiklik öncesi düzenlemede Anayasa'nın 125. maddesinde, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü yer alıyordu. Bu hüküm gereği memurlar, uyarma ve kınama cezaları için yargı yoluna gidemezken, bunlardan daha ağır cezalar için (örn. memuriyetten çıkarma) dava açabiliyorlardı.

    Ancak bazı hallerde, uyarma veya kınama cezası verilirken açık bir usul hatası yapılmışsa, anayasal kısıtlamaya rağmen yargı yoluna gidilmesi durumunda idare mahkemesi bu davalarda da esasa girerek memur lehine kararlar verebiliyordu. (Örn. Ankara 5. İdare Mah. 2006-951 s. Kararı.) Fakat istisnai olarak verilen bu kararların da idare hukukunda tartışmalara sebep olduğunu belirtelim.
    Öte yandan referandumda oylanan 13. Madde ile "Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz" hükmü getirilerek, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili istisna kaldırılmış oldu. Yani bundan sonra kamu çalışanları, en hafif iki disiplin cezası olan uyarma ve kınama cezalarına karşı da dava açabilecekler.
    ESKİ CEZALARIN AKIBETİ

    Peki referandum öncesi verilmiş olan uyarma ve kınama cezalarının akıbeti ne olacak? Yani bu cezalara karşı yargı yolu kapalıyken uyarılmış veya kınanmış memurlar ne yapacak? Normalde 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesi gereği, yeni düzenleme eski uyarma ve kınama cezalarına uygulanamayacak. Daha önce aldığı uyarma veya kınama cezası sicil affına uğramış veya silinmiş memurlar için zaten problem yok. Onların dava yoluna gitmelerine gerek yok. Ancak yargı yolu kapalıyken aldığı uyarma veya kınama cezası hâlâ sicilinde bulunan memurlar için önemli bir hak var. Bu cezalara karşı yargı yolu yeni açıldığı için, bu memurlara da idari yargı yoluna başvurma hakkı doğmuş oldu. Yani anayasa değişikliği, pek çok memur için de 'idareyle hesaplaşma' imkânı getirdi.
    Burada ifade ettiğimiz görüşümüzün iki dayanağı var. Birincisi, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ceza hukuku açısından bir istisnası olan 'lehe kanunun geriye yürümesi' ilkesidir. Buna göre yeni anayasa hükmü, eski disiplin cezalarına da uygulanabilecektir. Nitekim Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın veya YAŞ kararlarıyla ihraç edilen askeri personelin görevine dönme imkânı da yine aynı ilkeden çıkarılıyor.
    Görüşümüzün bir diğer dayanağı ise uyarma ve kınama cezalarına yargı yolu kapalı olduğu dönemde, bu işlemlere karşı 60 günlük dava zamanaşımı süresinin işlememiş olması. Zira bu cezalara karşı sadece disiplin amirine veya disiplin kurullarına itiraz edilebiliyordu. Şimdi ise yargı yolu açıldı ve artık dava zamanaşımı da işlemeye başlayacak. Ancak zamanaşımının işlemesi konusunda görüştüğümüz hukukçulardan farklı görüşler aldık. Bunlar;
    - Uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 12 Eylül 2010 tarihi itibariyle 60 günlük zamanaşımı başlamıştır. Dolayısıyla daha önce uyarma veya kınama cezası alan memurlar, bu süre zarfında doğrudan idare mahkemesine başvurabilir.
    - Diğer görüşe göreyse, anayasadaki değişikliğe paralel olarak 657 Sayılı Kanun'un 135. Maddesi de değiştirildikten sonra 60 günlük dava zamanaşımı süreci başlayacaktır. Dolayısıyla bu memurların kanunda yapılacak değişikliği beklemeleri gerekir.
    Her iki görüş de tutarlı olmakla birlikte, bana göre riske girmemek adına, 12 Eylül 2010'dan önce uyarma veya kınama cezası almış memurların bu tarihi takip eden 60 gün içinde idare mahkemesine başvurmalarında fayda var. Böylesi daha garanti olacaktır.

    kaynak
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Sonrada rapor alan Engelli memurun hangi hakları var?
    Konu Sahibi YARBAY Forum Çalışan Engelli Memurlar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 21.Temmuz.2014, 23:42
  2. Yeni atanan engelli memurun izin hakkı var mı?
    Konu Sahibi MuTeBer Forum Engelli Memurlar - Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 03.Haziran.2013, 12:23
  3. Yeni Anayasa çalışmalarında engellilere hangi hakları isteyebiliriz?
    Konu Sahibi Cevdet Akkuş Forum Engelliliğe dair sosyal politikalar,insanlar,toplumun gözünde engellilik vs.
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 18.Ekim.2011, 21:34
  4. İşte yeni Türk tipi
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum İlginç Bilgi, Video ve Resimler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Nisan.2011, 11:27
  5. Referandumda Onaylanan İşte Yeni Anayasa
    Konu Sahibi Defnex Forum Hukuk
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 17.Eylül.2010, 20:10

Bu Konu için Etiketler