Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Grip aşısı için en uygun zaman

http://www.haberaktuel.com/images/news/34139.jpg Rize İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe, grip aşısı için en uygun zamanın başladığını bildirdi.Dr. Tepe, yaptığı yazılı açıklamada, geçen yıla oranla yüzde 30 civarında ucuzlayan grip aşısı için uygun döneme girildiğini belirtti. Tepe, "Grip aşıları eczacılara Ramazan ayı içinde ulaştı. Ramazan dolayısıyla aşılara ilgi önceki yıllara göre daha az oldu, havaların serinlediği bugünlerde aşı için uygun döneme girildi." dedi.

Konuyu değerlendir: Grip aşısı için en uygun zaman

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2052 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Grip aşısı için en uygun zaman




    Rize İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe, grip aşısı için en uygun zamanın başladığını bildirdi.Dr. Tepe, yaptığı yazılı açıklamada, geçen yıla oranla yüzde 30 civarında ucuzlayan grip aşısı için uygun döneme girildiğini belirtti.



    Tepe, "Grip aşıları eczacılara Ramazan ayı içinde ulaştı. Ramazan dolayısıyla aşılara ilgi önceki yıllara göre daha az oldu, havaların serinlediği bugünlerde aşı için uygun döneme girildi." dedi.


    Aşının yapılmasından belirli bir süre sonra korumanın başladığını dile getiren Tepe, açıklamasında şunları kaydetti; ''Aşı olunduktan sonra aşının koruyucu etkisi bir hafta sonra başlıyor. Bu dönemde yaptırılırsa eylül ayı sonlarına doğru etkisi olacak. Geçen yıllarda ortaya çıkan bilinen tüm virüslere karşı etkili bir aşıdır. Kışın ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı tedavi maliyetlerini düşürecek grip aşısı, vücudun direncini artırıyor.



    Özellikle çocuklar, yaşlılar ile kronik rahatsızlığı bulunanlara mutlaka grip aşısı yaptırılmalıdır. Bazı durumlarda Sosyal Güvenlik Kurumu aşıyı karşılıyor. Zaten fiyatında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 30'luk bir düşüş oldu. Bu yıl aşı, önceki yıllara oranla daha uygun bir fiyatta tüm eczanelerde yapılabiliyor.''


    kaynak
  2. 14.Eylül.2010, 17:26
    #1



    Rize İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe, grip aşısı için en uygun zamanın başladığını bildirdi.Dr. Tepe, yaptığı yazılı açıklamada, geçen yıla oranla yüzde 30 civarında ucuzlayan grip aşısı için uygun döneme girildiğini belirtti.



    Tepe, "Grip aşıları eczacılara Ramazan ayı içinde ulaştı. Ramazan dolayısıyla aşılara ilgi önceki yıllara göre daha az oldu, havaların serinlediği bugünlerde aşı için uygun döneme girildi." dedi.


    Aşının yapılmasından belirli bir süre sonra korumanın başladığını dile getiren Tepe, açıklamasında şunları kaydetti; ''Aşı olunduktan sonra aşının koruyucu etkisi bir hafta sonra başlıyor. Bu dönemde yaptırılırsa eylül ayı sonlarına doğru etkisi olacak. Geçen yıllarda ortaya çıkan bilinen tüm virüslere karşı etkili bir aşıdır. Kışın ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı tedavi maliyetlerini düşürecek grip aşısı, vücudun direncini artırıyor.



    Özellikle çocuklar, yaşlılar ile kronik rahatsızlığı bulunanlara mutlaka grip aşısı yaptırılmalıdır. Bazı durumlarda Sosyal Güvenlik Kurumu aşıyı karşılıyor. Zaten fiyatında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 30'luk bir düşüş oldu. Bu yıl aşı, önceki yıllara oranla daha uygun bir fiyatta tüm eczanelerde yapılabiliyor.''


    kaynak
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Grip aşısı yararlı mı?

    Bilim adamları, 60 yaşından büyükler, çocuklar, kalp ve akciğer hastaları ve geçen yıllarda sık gribe yakalananlar başta olmak üzere hemen herkesin, eylül ayı sonuna kadar grip aşısı olabileceğini belirtiyor.
    KONYA - Ölmeye başlayan yaban koyunları ve bir bakteri nedeniyle koşmakta zorlanan yarış atları için TÜBİTAK'ın desteğiyle Türkiye'de ilk kez aşı üreten Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erganiş, grip virüslerinin önemli bir kısmının İnfluenza A virüsleri olduğunu söyledi.

    Erganiş, geçen yıllarda olduğu gibi kuş gribi ve domuz gribi virüslerinin dışında atlarda ve deniz hayvanlarında da (balinalar, foklar) influenza virüsleri bulunduğunu belirtti.

    Yabani kuşların önemli göç yolları üzerinde bulunan ülkemizde kuş gribi görülme olasılığının yüksek olduğunu vurgulayan Erganiş, şunları kaydetti:

    ''Bu yüzden sezonal/rutin grip aşıları formülasyonu içerisinde kuş kaynaklı influenza virüsleri genellikle bulunmaktadır. Pandemik (geçen yıl görülen domuz gribi gibi) grip virusu, bu yılki aşıya girdi. Kış ayları grip virüslerinin yayılması bakımından olduğu kadar solunum sistemi duyarlı (kronik broşitisli yaşlılarda ve çocuklarda) kişilerde daha ağır seyrettiğinden ölümlere yol açmaktadır. Diğer insanlar daha dirençli olsalar da virüsün saçılmasında rol oynamaktadırlar. Bu sebeple, kış yaklaşırken özellikle çocukların, yaşlıların ve geçen yıllarda sık gribe yakalananların şimdiden aşılanarak tedbir almaları gerekir.''

    SOĞUKLAR ETKİLİ OLMADAN AŞILANIN
    Selçuk Üniversitesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Bülent Baysal ise grip aşısının kış aylarında gripten korunmak için faydalı olduğunu, 60 yaşından büyükler, kalp ve akciğer hastaları öncelikli olmak üzere hemen herkesin, eylül ayı sonuna kadar grip aşısı olabileceğini söyledi.

    Her enfeksiyon hastalığında olduğu gibi gribin de havaların soğumaya başlamasıyla insanlarda daha etkili hale geldiğini ifade eden Prof. Dr. Baysal, ''Biz özellikle yaşlılara ve kronik hastalığı olan kişilere, kış aylarını sorunsuz bir şekilde geçirmeleri için grip aşısını tavsiye ediyoruz. Eylül ayı sonuna kadar yapılan aşılar, soğuklar iyice etkisini artırmadan vücudun grip virüslerine karşı bağışıklığını büyük ölçüde sağlar'' diye konuştu.

    kaynak
  4. 17.Eylül.2010, 12:37
    #2
    Bilim adamları, 60 yaşından büyükler, çocuklar, kalp ve akciğer hastaları ve geçen yıllarda sık gribe yakalananlar başta olmak üzere hemen herkesin, eylül ayı sonuna kadar grip aşısı olabileceğini belirtiyor.
    KONYA - Ölmeye başlayan yaban koyunları ve bir bakteri nedeniyle koşmakta zorlanan yarış atları için TÜBİTAK'ın desteğiyle Türkiye'de ilk kez aşı üreten Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erganiş, grip virüslerinin önemli bir kısmının İnfluenza A virüsleri olduğunu söyledi.

    Erganiş, geçen yıllarda olduğu gibi kuş gribi ve domuz gribi virüslerinin dışında atlarda ve deniz hayvanlarında da (balinalar, foklar) influenza virüsleri bulunduğunu belirtti.

    Yabani kuşların önemli göç yolları üzerinde bulunan ülkemizde kuş gribi görülme olasılığının yüksek olduğunu vurgulayan Erganiş, şunları kaydetti:

    ''Bu yüzden sezonal/rutin grip aşıları formülasyonu içerisinde kuş kaynaklı influenza virüsleri genellikle bulunmaktadır. Pandemik (geçen yıl görülen domuz gribi gibi) grip virusu, bu yılki aşıya girdi. Kış ayları grip virüslerinin yayılması bakımından olduğu kadar solunum sistemi duyarlı (kronik broşitisli yaşlılarda ve çocuklarda) kişilerde daha ağır seyrettiğinden ölümlere yol açmaktadır. Diğer insanlar daha dirençli olsalar da virüsün saçılmasında rol oynamaktadırlar. Bu sebeple, kış yaklaşırken özellikle çocukların, yaşlıların ve geçen yıllarda sık gribe yakalananların şimdiden aşılanarak tedbir almaları gerekir.''

    SOĞUKLAR ETKİLİ OLMADAN AŞILANIN
    Selçuk Üniversitesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Bülent Baysal ise grip aşısının kış aylarında gripten korunmak için faydalı olduğunu, 60 yaşından büyükler, kalp ve akciğer hastaları öncelikli olmak üzere hemen herkesin, eylül ayı sonuna kadar grip aşısı olabileceğini söyledi.

    Her enfeksiyon hastalığında olduğu gibi gribin de havaların soğumaya başlamasıyla insanlarda daha etkili hale geldiğini ifade eden Prof. Dr. Baysal, ''Biz özellikle yaşlılara ve kronik hastalığı olan kişilere, kış aylarını sorunsuz bir şekilde geçirmeleri için grip aşısını tavsiye ediyoruz. Eylül ayı sonuna kadar yapılan aşılar, soğuklar iyice etkisini artırmadan vücudun grip virüslerine karşı bağışıklığını büyük ölçüde sağlar'' diye konuştu.

    kaynak
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Grip aşısının fiyatı düştü

    Uzmanlar domuz gribi aşısının mevsimsel grip aşısını etkileyeceğini söylüyor...
    Kayseri Eczacı Odası Başkanı Ahmet Özçavuşoğlu, domuz gribi aşısı hakkındaki olumsuz görüşlerin bu yıl mevsimsel grip aşısı satışlarını negatif etkileyeceğini düşündüğünü söyledi.

    Özçavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mevsimsel grip aşılarının yaklaşık 1 ay önce piyasaya çıktığını söyledi.

    Aşı satışlarının şu an normal düzeyde olduğunu ifade eden Özçavuşoğlu, şunları anlattı:

    ''Domuz gribi aşısı hakkındaki olumsuz görüşlerin bu yıl mevsimsel grip aşısı satışlarına negatif etkisi olacağını düşünüyorum. Zaten bu nedenle firmalar da 17 lira olan grip aşısının fiyatını 12 liraya çekti. Yansımaları aşı döneminin sonunda net bir şekilde görebiliriz. Tedirginliği normal karşılıyorum, ama doğru olduğunu da düşünmüyorum. Çünkü bu geçen yıla has özel bir durumdu. Bu yılki aşılarda zaten adjuvan sıkıntısı da yok. Grip aşıları özellikle risk gruplarındaki hastalar için gereklidir ve güvenle kullanılabilir. Ben de kendime ve aileme grip aşısı yaptıracağım.''

    Özçavuşoğlu, Ağustos ayında piyasaya çıkan grip aşısının satış oranının geçen yılın aynı dönemine oranla düşük olduğunu belirterek, bunun vatandaşların oruçlu olmaları nedeniyle sadece iftardan sonra nöbetçi eczanelerden aşı almayı tercih etmelerinden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

    kaynak
  6. 20.Eylül.2010, 09:06
    #3
    Uzmanlar domuz gribi aşısının mevsimsel grip aşısını etkileyeceğini söylüyor...
    Kayseri Eczacı Odası Başkanı Ahmet Özçavuşoğlu, domuz gribi aşısı hakkındaki olumsuz görüşlerin bu yıl mevsimsel grip aşısı satışlarını negatif etkileyeceğini düşündüğünü söyledi.

    Özçavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mevsimsel grip aşılarının yaklaşık 1 ay önce piyasaya çıktığını söyledi.

    Aşı satışlarının şu an normal düzeyde olduğunu ifade eden Özçavuşoğlu, şunları anlattı:

    ''Domuz gribi aşısı hakkındaki olumsuz görüşlerin bu yıl mevsimsel grip aşısı satışlarına negatif etkisi olacağını düşünüyorum. Zaten bu nedenle firmalar da 17 lira olan grip aşısının fiyatını 12 liraya çekti. Yansımaları aşı döneminin sonunda net bir şekilde görebiliriz. Tedirginliği normal karşılıyorum, ama doğru olduğunu da düşünmüyorum. Çünkü bu geçen yıla has özel bir durumdu. Bu yılki aşılarda zaten adjuvan sıkıntısı da yok. Grip aşıları özellikle risk gruplarındaki hastalar için gereklidir ve güvenle kullanılabilir. Ben de kendime ve aileme grip aşısı yaptıracağım.''

    Özçavuşoğlu, Ağustos ayında piyasaya çıkan grip aşısının satış oranının geçen yılın aynı dönemine oranla düşük olduğunu belirterek, bunun vatandaşların oruçlu olmaları nedeniyle sadece iftardan sonra nöbetçi eczanelerden aşı almayı tercih etmelerinden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

    kaynak
  7. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    778
    Grip olmadan önleminizi alın

    DÜZENLİ BESLENİN...

    Düzenli beslenerek vücut direncini artırabilirsiniz. Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşer ve solunum yolları mukoza hücreleri de bu durumdan etkilenirler. Böylece mikroorganizmalar, daha kolay tutunup enfeksiyona neden olurlar.

    BOL BOL SIVI TÜKETİN...

    Bol miktarda su için ve sıvı gıdalar alın. Solunum yolları mukoza hücrelerinin nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların etkisine karşı direnci sağlar. Bu nedenle özellikle su içme ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak üzere, her dönemde günde 8-10 bardak su içilmesi faydalıdır.

    ELLERİNİZİ SIK SIK YIKAYIN..

    Ellerimizi sık sık yıkamalıyız. Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi korunmada en etkin önlem, düzenli ve sık ellerin yıkanması yada uygun dezenfektan kullanımıdır. El hijyenine uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

    DÜZENLİ SPOR YAPIN...

    Düzenli egzersiz ve spor yapın. Sağlığın bir parçası olan spor, gripten korunmak için de çok önemlidir. Bu aktivitelerin, düzenli periyotlarda ve uygun ortamlarda yapılması faydalıdır.

    STRESTEN UZAK DURUN..

    Stresi azaltmaya çalışın. Stres, vücut direncini azaltarak hastalıklara yatkınlığı artıran en önemli etkenlerdendir.

    UYKUNUZU DÜZENE SOKUN...

    Uyku düzenine dikkat edin. Uykusuz kalındığında, virüslere karşı savaşan vücut hücrelerinin direnci azalmaktadır.

    SİGARA VE ALKOL KULLANMAYIN...

    Sigaranın, sayılamayacak kadar çok zararlarından en başta geleni solunum yolları üzerinedir. Sigara, hem vücut direncini hem de solunum yollarındaki koruyucu sistemi zayıflatır. Özellikle aşırı alkolde vücudun savunmasını azaltarak enfeksiyonlara yatkınlık sağlar.

    KALABALIK YERLERDE DİKKATLİ OLUN..

    Toplu taşıtlar, okul, sinema gibi kalabalık yerlerde grip olan bir kişinin aksırması ile virüsler 3- 4 metre uzağa yayılabilir. Bu nedenle özellikle bu tür yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe özen göstermek gibi basit tedbirler ile gripten korunabilirsiniz.

    GRİP OLANLARDAN UZAK DURUN...

    Hasta kişiler ya da ateş, öksürük gibi semptomları olup tanı konulmayan kişilerle yakın temastan kaçınılması gerekmektedir. Hastanın, çevresine bulaşmayı azaltmak için maske takması önerilebilir.

    AŞIRI SICAK ORTAMLARDAN KAÇININ...

    Özellikle kış mevsiminde daha çok kapalı ve sıcak ortamlarda bulunmak, solunum yolları mukozalarının kurumasına neden olacağından virüslerin vücuda girişini kolaylaştırabilir.

    GİYİMİNİZE DİKKAT EDİN...
    Mevsime uygun giyinmek, kapalı ortamlarda ise terletmeyecek şekilde ortama uygun olmalıdır.

    Yakalanmadan önleminizi alın! - Milliyet.com.tr
  8. 21.Eylül.2010, 22:19
    #4
    Grip olmadan önleminizi alın

    DÜZENLİ BESLENİN...

    Düzenli beslenerek vücut direncini artırabilirsiniz. Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşer ve solunum yolları mukoza hücreleri de bu durumdan etkilenirler. Böylece mikroorganizmalar, daha kolay tutunup enfeksiyona neden olurlar.

    BOL BOL SIVI TÜKETİN...

    Bol miktarda su için ve sıvı gıdalar alın. Solunum yolları mukoza hücrelerinin nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların etkisine karşı direnci sağlar. Bu nedenle özellikle su içme ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak üzere, her dönemde günde 8-10 bardak su içilmesi faydalıdır.

    ELLERİNİZİ SIK SIK YIKAYIN..

    Ellerimizi sık sık yıkamalıyız. Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi korunmada en etkin önlem, düzenli ve sık ellerin yıkanması yada uygun dezenfektan kullanımıdır. El hijyenine uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

    DÜZENLİ SPOR YAPIN...

    Düzenli egzersiz ve spor yapın. Sağlığın bir parçası olan spor, gripten korunmak için de çok önemlidir. Bu aktivitelerin, düzenli periyotlarda ve uygun ortamlarda yapılması faydalıdır.

    STRESTEN UZAK DURUN..

    Stresi azaltmaya çalışın. Stres, vücut direncini azaltarak hastalıklara yatkınlığı artıran en önemli etkenlerdendir.

    UYKUNUZU DÜZENE SOKUN...

    Uyku düzenine dikkat edin. Uykusuz kalındığında, virüslere karşı savaşan vücut hücrelerinin direnci azalmaktadır.

    SİGARA VE ALKOL KULLANMAYIN...

    Sigaranın, sayılamayacak kadar çok zararlarından en başta geleni solunum yolları üzerinedir. Sigara, hem vücut direncini hem de solunum yollarındaki koruyucu sistemi zayıflatır. Özellikle aşırı alkolde vücudun savunmasını azaltarak enfeksiyonlara yatkınlık sağlar.

    KALABALIK YERLERDE DİKKATLİ OLUN..

    Toplu taşıtlar, okul, sinema gibi kalabalık yerlerde grip olan bir kişinin aksırması ile virüsler 3- 4 metre uzağa yayılabilir. Bu nedenle özellikle bu tür yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe özen göstermek gibi basit tedbirler ile gripten korunabilirsiniz.

    GRİP OLANLARDAN UZAK DURUN...

    Hasta kişiler ya da ateş, öksürük gibi semptomları olup tanı konulmayan kişilerle yakın temastan kaçınılması gerekmektedir. Hastanın, çevresine bulaşmayı azaltmak için maske takması önerilebilir.

    AŞIRI SICAK ORTAMLARDAN KAÇININ...

    Özellikle kış mevsiminde daha çok kapalı ve sıcak ortamlarda bulunmak, solunum yolları mukozalarının kurumasına neden olacağından virüslerin vücuda girişini kolaylaştırabilir.

    GİYİMİNİZE DİKKAT EDİN...
    Mevsime uygun giyinmek, kapalı ortamlarda ise terletmeyecek şekilde ortama uygun olmalıdır.

    Yakalanmadan önleminizi alın! - Milliyet.com.tr
  9. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    191

    Grip, ölümcül sonuçlar doğurabilir

    Uzmanlar, havaların soğumasıyla birlikte görülme sıklığı artan gribin ölümcül sonuçlar yaratabileceği uyarısında bulundu, hastalıktan korunmada aşının önemine değindi.
    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kiraz, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği’nin düzenlediği ''12. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi''nde, sonbaharla birlikte kendisini göstermeye başlayan grip hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Her kişinin yaşamının çeşitli dönemlerinde gribe yakalanabileceğini belirten Kiraz, ekim ile mart ayları arasında geçen dönemde sık görülen gribe özellikle okul çağındaki çocuklarda fazla rastlanıldığını söyledi.

    Kiraz, grip için her yıl Dünya Sağlık Örgütü gözetiminde aşı üretildiğini belirterek, geçen yıl gündeme gelen ve tartışmalara neden olan ''domuz gribi'' aşısının da bu yıl yapılacak grip aşısının içine konulduğunu ifade etti.

    Kiraz, ''Grip, dünyada her yıl 2 bin kişide bir ölüme sebep olabiliyor. Özellikle bazı risk gruplarında bunu daha sık görebiliyoruz. Bunlar, 6 ay ve 5 yaş arası çocuklar ve 65 yaş üzerindeki yaşlılar. Bunların mutlaka aşılanması gerekiyor. Bir de bunların yanında özellikle risk grubu dediğimiz, diyabeti olanlar, kronik akciğer hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlar, kanser hastaları gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar ya da romatizmal hastalıklar nedeniyle bu tür ilaçları kullananların aşılanması gerekiyor'' dedi.

    GRİBİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ
    Gribe yol açan ''influenza'' virüsü, hem boğaz ve burun mukozasında, hem de akciğerde çoğalıyor. Hastalık, hapşırık, öksürük, 40 dereceyi bulan ateş, halsizlik, bitkinlik ve çok şiddetli kas ağrısı ile kendisini gösteriyor.

    Genellikle griple karıştırılan nezle, kendiliğinden 2-3 gün içinde iyileşiyor. İstirahat, bol sıvı alımı, dengeli beslenme ve ateş düşürücü ilaçlar, nezlenin tedavisinde yeterli oluyor.

    Kış mevsiminde görülme sıklığı artan gribin ise daha ciddiye alınması gerekiyor. Gripte yatak istirahati, ateş düşürücü ilaç, bol sıvı, doğru beslenme ve virüsün çoğalmasını önleyen ilaçların alınması fayda sağlıyor.

    Grip mevsimi geldiğinde toplu yerlerde az vakit geçirilmesi, el temizliğine dikkat edilmesi, aksıran ve hapşıranlarla öpüşülmemesi, iyi beslenilmesi ve hapşırmaya başlanıldığında maske takılması önerilerinde bulunuluyor.

    Grip, ölümcül sonuçlar doğurabilir - Gribal Hastalıklar- ntvmsnbc.com
  10. 09.Ekim.2010, 20:19
    #5
    Uzmanlar, havaların soğumasıyla birlikte görülme sıklığı artan gribin ölümcül sonuçlar yaratabileceği uyarısında bulundu, hastalıktan korunmada aşının önemine değindi.
    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kiraz, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği’nin düzenlediği ''12. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi''nde, sonbaharla birlikte kendisini göstermeye başlayan grip hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Her kişinin yaşamının çeşitli dönemlerinde gribe yakalanabileceğini belirten Kiraz, ekim ile mart ayları arasında geçen dönemde sık görülen gribe özellikle okul çağındaki çocuklarda fazla rastlanıldığını söyledi.

    Kiraz, grip için her yıl Dünya Sağlık Örgütü gözetiminde aşı üretildiğini belirterek, geçen yıl gündeme gelen ve tartışmalara neden olan ''domuz gribi'' aşısının da bu yıl yapılacak grip aşısının içine konulduğunu ifade etti.

    Kiraz, ''Grip, dünyada her yıl 2 bin kişide bir ölüme sebep olabiliyor. Özellikle bazı risk gruplarında bunu daha sık görebiliyoruz. Bunlar, 6 ay ve 5 yaş arası çocuklar ve 65 yaş üzerindeki yaşlılar. Bunların mutlaka aşılanması gerekiyor. Bir de bunların yanında özellikle risk grubu dediğimiz, diyabeti olanlar, kronik akciğer hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlar, kanser hastaları gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar ya da romatizmal hastalıklar nedeniyle bu tür ilaçları kullananların aşılanması gerekiyor'' dedi.

    GRİBİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ
    Gribe yol açan ''influenza'' virüsü, hem boğaz ve burun mukozasında, hem de akciğerde çoğalıyor. Hastalık, hapşırık, öksürük, 40 dereceyi bulan ateş, halsizlik, bitkinlik ve çok şiddetli kas ağrısı ile kendisini gösteriyor.

    Genellikle griple karıştırılan nezle, kendiliğinden 2-3 gün içinde iyileşiyor. İstirahat, bol sıvı alımı, dengeli beslenme ve ateş düşürücü ilaçlar, nezlenin tedavisinde yeterli oluyor.

    Kış mevsiminde görülme sıklığı artan gribin ise daha ciddiye alınması gerekiyor. Gripte yatak istirahati, ateş düşürücü ilaç, bol sıvı, doğru beslenme ve virüsün çoğalmasını önleyen ilaçların alınması fayda sağlıyor.

    Grip mevsimi geldiğinde toplu yerlerde az vakit geçirilmesi, el temizliğine dikkat edilmesi, aksıran ve hapşıranlarla öpüşülmemesi, iyi beslenilmesi ve hapşırmaya başlanıldığında maske takılması önerilerinde bulunuluyor.

    Grip, ölümcül sonuçlar doğurabilir - Gribal Hastalıklar- ntvmsnbc.com
  11. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Grip Aşısı İçin Tam Zamanı

    Özellikle son bahar, kış ve ilkbahar aylarında etkisini gösteren gribe karşı aşı olunması gerektiğini öneren Manisa Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (MOSB-MED) İş yeri Hekimi Tahir Pirinççi, bazı kişilerde ölümcül olabilen gripten korunmanın tek yolunun aşı olduğuna dikkat çekti.

    Pirinççi, Ekim ayının grip aşısı için en uygun zaman olduğunu kaydetti.

    Havaların soğuması ile birlikte ortaya çıkan grip, alt ve üst solunum yollarını tutarak, genellikle ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle etkisini göstermeye başladı. Gribin hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme yoluyla, virüs bulaşmış ellerle temas sonrasında kolaylıkla bulaştığını belirten MOSB-MED İş yeri Hekimi Tahir Pirinççi, özellikle kış aylarında kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durulması gerektiğini ifade etti.



    Geçmişte çeşitli yollarla savaşılmasına rağmen gribin henüz tam anlamıyla tedavi edilemediğine dikkat çeken Pirinççi, gripten korunma yollarının başında ve en etkili yöntem olarak aşılanmanın geldiğini söyledi.



    Aşının yararlı olabilmesi için salgın başlamadan önce yapılması gerektiğini vurgulayan Dr. Pirinççi, “Grip; yüksek ateş, öksürük, yaygın kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, burun tıkanıklığı ve baş ağrısı gibi belirtilerle özellikle bu aylarda kendini gösteriyor.



    Antibiyotikler faydalı olmuyor. Gripten korunmak için en etkili yöntem aşı yaptırmak.



    Ancak grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor.



    Ekim ayı grip aşısı için en uygun zaman.



    Biz MOSB-MED olarak Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde ki (OSB) fabrikalarda çalışan işçilerimize grip aşısı yapmaya başladık. Bu ay içinde tüm aşılarımız tamamlanacak. Bilindiği gibi grip daha çok kapalı ve kalabalık ortamlarda bulaşıyor ve hızla yayılıyor. Biz de iş yeri hekimi olarak bunun takibini yaparak işçilerimizin grip aşılarını her yıl Ekim ayı içerisinde gerek işyerlerinde, gerekse organizedeki ortak sağlık birimimizde yapıyoruz.



    Grip aşısının etkisi aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreden sonra ortaya çıkıyor. Kişiler aşı yaptırarak yıl boyunca korunmuş oluyorlar. Ancak gribe neden olan virüsler her yıl değiştiği için her yıl yeniden aşı yaptırmak gerekiyor” diye konuştu.


    GRİP SANILDIĞI KADAR MASUM DEĞİL


    Genel olarak 65 yaş ve üstündeki yaşlılar, 6 aydan büyük bebekler, çocuklar, ilk 3 ayından sonra hamilelerin aşı olmasını önererek, gribin sanıldığı kadar masum bir hastalık olmadığını belirten Dr. Pirinççi, ''Halk arasında nezle, soğuk algınlığı gibi her türden viral solunum yolu enfeksiyonuna grip denilmektedir.



    Bu nedenle grip denilince, genellikle ayakta atlatılan hafif seyirli bir hastalık akla gelmektedir.



    Grip yüksek ateş, vücutta kırgınlık ve yaygın kas ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük gibi ağır belirtilerle seyreden, kişiyi yatağa düşüren, iş ve okul günü kayıplarına yol açan, çevredekilere çok kolay bulaşan, risk grubundakilerde ölümcül seyreden bir hastalıktır” dedi.


    GRİP AŞISI KİMLERE YAPILMALIDIR?


    MOSB-MED İş yeri Hekimi Tahir Pirinççi, grip aşısı yaptırabilecekleri risk gruplarına göre sıralayarak;



    65 yaşından büyüklerin, astım ve diğer kronik solunum sistemi hastalığı olanların, uzun süreli aspirin tedavisi alan bebek ve çocukların, İmmünosupresif tedavisi olanların, AIDS olanların aşı yaptırmalarını önerdi.



    Pirinççi, “Yüksek riskli kişilere grip hastalığını taşıyacak ya da bulaştıracaklara da aşı yapılmasını öneriyoruz. Bunlar da sağlık personeli, kronik hastalık bakım üniteleri veya yaşlı bakım evlerinde çalışanlar ile evinde yüksek riskli kişi olanlar şeklinde sıralanabilir.



    Ayrıca sıkça yurt dışı seyahatlerde bulunanlar, sporcular grip aşısı yaptırarak gripten korunabilir. Bunlar risk grubu yüksek olanlar.



    Ancak grip aşısı, 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabilir” dedi.


    kaynak
  12. 11.Ekim.2010, 15:40
    #6
    Özellikle son bahar, kış ve ilkbahar aylarında etkisini gösteren gribe karşı aşı olunması gerektiğini öneren Manisa Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (MOSB-MED) İş yeri Hekimi Tahir Pirinççi, bazı kişilerde ölümcül olabilen gripten korunmanın tek yolunun aşı olduğuna dikkat çekti.

    Pirinççi, Ekim ayının grip aşısı için en uygun zaman olduğunu kaydetti.

    Havaların soğuması ile birlikte ortaya çıkan grip, alt ve üst solunum yollarını tutarak, genellikle ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle etkisini göstermeye başladı. Gribin hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme yoluyla, virüs bulaşmış ellerle temas sonrasında kolaylıkla bulaştığını belirten MOSB-MED İş yeri Hekimi Tahir Pirinççi, özellikle kış aylarında kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durulması gerektiğini ifade etti.



    Geçmişte çeşitli yollarla savaşılmasına rağmen gribin henüz tam anlamıyla tedavi edilemediğine dikkat çeken Pirinççi, gripten korunma yollarının başında ve en etkili yöntem olarak aşılanmanın geldiğini söyledi.



    Aşının yararlı olabilmesi için salgın başlamadan önce yapılması gerektiğini vurgulayan Dr. Pirinççi, “Grip; yüksek ateş, öksürük, yaygın kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, burun tıkanıklığı ve baş ağrısı gibi belirtilerle özellikle bu aylarda kendini gösteriyor.



    Antibiyotikler faydalı olmuyor. Gripten korunmak için en etkili yöntem aşı yaptırmak.



    Ancak grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor.



    Ekim ayı grip aşısı için en uygun zaman.



    Biz MOSB-MED olarak Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde ki (OSB) fabrikalarda çalışan işçilerimize grip aşısı yapmaya başladık. Bu ay içinde tüm aşılarımız tamamlanacak. Bilindiği gibi grip daha çok kapalı ve kalabalık ortamlarda bulaşıyor ve hızla yayılıyor. Biz de iş yeri hekimi olarak bunun takibini yaparak işçilerimizin grip aşılarını her yıl Ekim ayı içerisinde gerek işyerlerinde, gerekse organizedeki ortak sağlık birimimizde yapıyoruz.



    Grip aşısının etkisi aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreden sonra ortaya çıkıyor. Kişiler aşı yaptırarak yıl boyunca korunmuş oluyorlar. Ancak gribe neden olan virüsler her yıl değiştiği için her yıl yeniden aşı yaptırmak gerekiyor” diye konuştu.


    GRİP SANILDIĞI KADAR MASUM DEĞİL


    Genel olarak 65 yaş ve üstündeki yaşlılar, 6 aydan büyük bebekler, çocuklar, ilk 3 ayından sonra hamilelerin aşı olmasını önererek, gribin sanıldığı kadar masum bir hastalık olmadığını belirten Dr. Pirinççi, ''Halk arasında nezle, soğuk algınlığı gibi her türden viral solunum yolu enfeksiyonuna grip denilmektedir.



    Bu nedenle grip denilince, genellikle ayakta atlatılan hafif seyirli bir hastalık akla gelmektedir.



    Grip yüksek ateş, vücutta kırgınlık ve yaygın kas ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük gibi ağır belirtilerle seyreden, kişiyi yatağa düşüren, iş ve okul günü kayıplarına yol açan, çevredekilere çok kolay bulaşan, risk grubundakilerde ölümcül seyreden bir hastalıktır” dedi.


    GRİP AŞISI KİMLERE YAPILMALIDIR?


    MOSB-MED İş yeri Hekimi Tahir Pirinççi, grip aşısı yaptırabilecekleri risk gruplarına göre sıralayarak;



    65 yaşından büyüklerin, astım ve diğer kronik solunum sistemi hastalığı olanların, uzun süreli aspirin tedavisi alan bebek ve çocukların, İmmünosupresif tedavisi olanların, AIDS olanların aşı yaptırmalarını önerdi.



    Pirinççi, “Yüksek riskli kişilere grip hastalığını taşıyacak ya da bulaştıracaklara da aşı yapılmasını öneriyoruz. Bunlar da sağlık personeli, kronik hastalık bakım üniteleri veya yaşlı bakım evlerinde çalışanlar ile evinde yüksek riskli kişi olanlar şeklinde sıralanabilir.



    Ayrıca sıkça yurt dışı seyahatlerde bulunanlar, sporcular grip aşısı yaptırarak gripten korunabilir. Bunlar risk grubu yüksek olanlar.



    Ancak grip aşısı, 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabilir” dedi.


    kaynak
  13. Asi Nehir
    11.Ekim.2010, 21:50
    #7

    Kimler grip aşısı yaptırabilir?



    Bazı kişilerde ölümcül olabilen bu hastalıktan korunmanın tek yolu aşı.
    Grip, influenza virüsünün solunum yoluyla vücuda girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl dünya nüfusunun yüzde 5'ini etkiliyor. Gribin Türkiye'de genellikle hafife alındığını belirten Dr. Tahir Pirinççi, bazı kişilerde ölümcül olabilen bu hastalıktan korunmanın tek yolunun aşı olduğuna dikkat çekti.

    Genel olarak 65 yaş ve üstündekiler, 6 aydan büyük bebekler, çocuklar, ilk 3 ayından sonra hamilelerin, astım ve diğer kronik solunum sistemi hastalığı olanların, uzun süreli aspirin tedavisi gören bebek ve çocukların, immünosupresif tedavisi olanların ve AIDS'lilerin aşı olmasını öneren Dr. Pirinççi, ''Halk arasında nezle, soğuk algınlığı gibi her türden viral solunum yolu enfeksiyonuna grip denmektedir. Bu nedenle genellikle ayakta atlatılan, hafif seyirli bir hastalık akla gelmektedir. Oysa grip kişiyi yatağa düşüren, iş ve okul günü kayıplarına yol açan, çevredekilere çok kolay bulaşan, risk grubundakilerde ölümcül seyreden bir hastalıktır." şeklinde konuştu. Yüksek riskli kişilere, grip hastalığını taşıyacak ya da bulaştıracaklara da aşı önerdiklerini vurgulayan Dr. Pirinççi, şunları kaydetti: "Bunlar sağlık personeli, kronik hastalık bakım üniteleri veya yaşlı bakım evlerinde çalışanlarla evinde yüksek riskli kişi olanlar şeklinde sıralanabilir. Ayrıca sıkça yurt dışı seyahatlere gidenler ve sporcular da aşı yaptırarak gripten korunabilir. Ayrıca 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk üç ayı içindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olanlar dışında herkese aşı yapılabilir."

    Cihan
  14. 11.Ekim.2010, 21:50
    #7
    Asi Nehir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Asi Nehir
    Misafir


    Bazı kişilerde ölümcül olabilen bu hastalıktan korunmanın tek yolu aşı.
    Grip, influenza virüsünün solunum yoluyla vücuda girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl dünya nüfusunun yüzde 5'ini etkiliyor. Gribin Türkiye'de genellikle hafife alındığını belirten Dr. Tahir Pirinççi, bazı kişilerde ölümcül olabilen bu hastalıktan korunmanın tek yolunun aşı olduğuna dikkat çekti.

    Genel olarak 65 yaş ve üstündekiler, 6 aydan büyük bebekler, çocuklar, ilk 3 ayından sonra hamilelerin, astım ve diğer kronik solunum sistemi hastalığı olanların, uzun süreli aspirin tedavisi gören bebek ve çocukların, immünosupresif tedavisi olanların ve AIDS'lilerin aşı olmasını öneren Dr. Pirinççi, ''Halk arasında nezle, soğuk algınlığı gibi her türden viral solunum yolu enfeksiyonuna grip denmektedir. Bu nedenle genellikle ayakta atlatılan, hafif seyirli bir hastalık akla gelmektedir. Oysa grip kişiyi yatağa düşüren, iş ve okul günü kayıplarına yol açan, çevredekilere çok kolay bulaşan, risk grubundakilerde ölümcül seyreden bir hastalıktır." şeklinde konuştu. Yüksek riskli kişilere, grip hastalığını taşıyacak ya da bulaştıracaklara da aşı önerdiklerini vurgulayan Dr. Pirinççi, şunları kaydetti: "Bunlar sağlık personeli, kronik hastalık bakım üniteleri veya yaşlı bakım evlerinde çalışanlarla evinde yüksek riskli kişi olanlar şeklinde sıralanabilir. Ayrıca sıkça yurt dışı seyahatlere gidenler ve sporcular da aşı yaptırarak gripten korunabilir. Ayrıca 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk üç ayı içindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olanlar dışında herkese aşı yapılabilir."

    Cihan
  15. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Kışı gripsiz atlatmanın yolu

    Gripsiz hayatın sırrıları

    ,


    NASIL SAVAŞACAKSINIZ?

    Bu seneyi grip olmadan çıkarmak ister misiniz? Bu mümkün ancak uymanız gereken mutlak kurallar var. İşte gripsiz bir hayat için yapmanız gerekenler...

    Gripsiz hayatın sırrıları

    SİHİRLİ BESİN YOK

    Bağışıklık sisteminin iyi çalışmasının anahtarı, dengeli beslenmektir. Bunu başaran “sihirli” bir besin yoktur; ancak önemli olan sağlıklı koşullarda üretilmiş ve hazırlanmış besinleri, dengeli bir biçimde tüketmektir.

    Gripsiz hayatın sırrıları

    PROTEİN ÖNEMLİ

    Yeterli protein alın. Protein kaynağı olarak hayvansal ve bitkisel proteinleri dengeli bir biçimde tüketin.

    ÇİĞ SEBZE-MEYVE

    Çiğ sebze-meyve ile beslenin. Sebze ve meyveler içerdikleri doğal vitaminler ve diğer antioksidanlar aracılığıyla, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurlar.

    BESLENMEDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

    YOĞURT TÜKETİN

    Probiyotiklerden yararlanın (yoğurt, kefir…). Bu tür besinler, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi elemanlarının sağlıklı işleyişinde rol almaktadır.

    KALİTELİ UYKU

    Uykunuzu alın. Yalnızca yeterince uzun süre uyumak değil, “kaliteli” uyku uyunması da bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir.

    SIVI TÜKETİN

    Mutlaka bol sıvı alın. Hazır içecekler yerine doğal, taze sıkılmış meyve sularından yararlanın.

    Çay için. Yeşil çay “kateşin” adı verilen bir antioksidanı bolca içermektedir. Çaydaki polifenoller, pek çok hastalığa neden olabilen oksidan maddelerle savaşılmasına yardımcı olmaktadır.

    SİGARADAN UZAK DURUN

    Sigaranın, bağışıklık hücrelerinin yanıtını bozduğu bilinmektedir bunun için sigaradan vazgeçin, pasif olarak sigara dumanına maruz kalmamaya çalışın.

    TRANS YAĞLARDAN KAÇININ

    Aşırı yağ tüketiminden, özellikle “trans yağlar”dan kaçının. Gereğinden fazla yağlı besinler tüketmenin bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Kilonuzu ideal aralıkta tutmaya çalışın. Hızlı kilo kaybı, bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır. Bilinçsiz, hızlı kilo kaybettiren diyetlerden kaçının.

    CNNTÜRK
  16. 12.Ekim.2010, 21:41
    #8
    Gripsiz hayatın sırrıları

    ,


    NASIL SAVAŞACAKSINIZ?

    Bu seneyi grip olmadan çıkarmak ister misiniz? Bu mümkün ancak uymanız gereken mutlak kurallar var. İşte gripsiz bir hayat için yapmanız gerekenler...

    Gripsiz hayatın sırrıları

    SİHİRLİ BESİN YOK

    Bağışıklık sisteminin iyi çalışmasının anahtarı, dengeli beslenmektir. Bunu başaran “sihirli” bir besin yoktur; ancak önemli olan sağlıklı koşullarda üretilmiş ve hazırlanmış besinleri, dengeli bir biçimde tüketmektir.

    Gripsiz hayatın sırrıları

    PROTEİN ÖNEMLİ

    Yeterli protein alın. Protein kaynağı olarak hayvansal ve bitkisel proteinleri dengeli bir biçimde tüketin.

    ÇİĞ SEBZE-MEYVE

    Çiğ sebze-meyve ile beslenin. Sebze ve meyveler içerdikleri doğal vitaminler ve diğer antioksidanlar aracılığıyla, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurlar.

    BESLENMEDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

    YOĞURT TÜKETİN

    Probiyotiklerden yararlanın (yoğurt, kefir…). Bu tür besinler, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi elemanlarının sağlıklı işleyişinde rol almaktadır.

    KALİTELİ UYKU

    Uykunuzu alın. Yalnızca yeterince uzun süre uyumak değil, “kaliteli” uyku uyunması da bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir.

    SIVI TÜKETİN

    Mutlaka bol sıvı alın. Hazır içecekler yerine doğal, taze sıkılmış meyve sularından yararlanın.

    Çay için. Yeşil çay “kateşin” adı verilen bir antioksidanı bolca içermektedir. Çaydaki polifenoller, pek çok hastalığa neden olabilen oksidan maddelerle savaşılmasına yardımcı olmaktadır.

    SİGARADAN UZAK DURUN

    Sigaranın, bağışıklık hücrelerinin yanıtını bozduğu bilinmektedir bunun için sigaradan vazgeçin, pasif olarak sigara dumanına maruz kalmamaya çalışın.

    TRANS YAĞLARDAN KAÇININ

    Aşırı yağ tüketiminden, özellikle “trans yağlar”dan kaçının. Gereğinden fazla yağlı besinler tüketmenin bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Kilonuzu ideal aralıkta tutmaya çalışın. Hızlı kilo kaybı, bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır. Bilinçsiz, hızlı kilo kaybettiren diyetlerden kaçının.

    CNNTÜRK
  17. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Gripten korunmak için iyi beslenin

    Ani ısı değişiklikleri grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi hastalıkların artmasına neden oluyor. Bu hastalıklardan korunmak için ise dengeli ve yeterli beslenmek altın kural olarak gösteriliyor.


    Hem kış hem de yaz aylarında düzenli bir beslenme programı için; et, süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin gruplarının dengeli bir biçimde alınması gerekiyor. Özellikle taze sebze ve meyveler soğuk havalarda da sağlıklı kalmak isteyenlerin imdanına yetişiyor.


    Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, gripten korunmak için beslenmenin nasıl olması gerektiğini şöyle anlatıyor;


    ENFEKSİYONA KARŞI BOL BALIK, SÜT VE YUMURTA

    Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır. Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi hastalıklardan korunmada önemli rol oynar.


    C VİTAMİNİ KURTARICIDIR

    C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır.


    E VİTAMİNİNİ FINDIK, CEVİZ VE BADEMDEN ALABİLİRSİNİZ

    E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi antioksidan özelliğidir. En zengin kaynakları; fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerdir. Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Ayrıca zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlarda bulunan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.


    ÇİNKO EKSİKLİĞİ HASTALIK NEDENİ

    Vücuda yapılacak çinko desteği fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi iyileştirir, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını da azaltır. En iyi kaynakları; kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir. Diğer kaynakları; fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagiller olarak sayılabilir.


    BIRAKIN YOĞURT VE KEFİR SİZİ KORUSUN

    Yoğurt ve kefir, florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluştururlar, antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutarlar, immün fonksiyonlara (bağışıklığa) destek verirler, antitümör özellik gösterirler.



    Prebiyotikler ise probiyotiklerin büyüme ve gelişmesini sağlayan, aktivitelerini artıran sindirilmeyen karbonhidrat bileşikleridir. Prebiyotikler, başta anne sütü ve lifli gıdalarda (enginar, kereviz, pırasa, kuşkonmaz ve muz gibi) bulunurlar.



    Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir, yani kendisi yararlı mikroorganizmadır. Kefir tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmaktadır. Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12 ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin ve diğer B kompleks vitaminlerin emilimini de arttırır.


    DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI BAL

    Bal enerji vermesinin dışında, karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarda doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra; baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Balın yaraların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlamak için kullanımı önerilmiştir.


    FAYDASI KOKUSUNDAN AĞIR BASIYOR

    Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir. Sarımsağın bağışıklık sisteminin baskılanmasını önleyerek kansere karşı etkili bir silah olabileceği belirtilmektedir.


    BİR TUTAM MAYDANOZ

    Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sisteminin, adrenal bezin ve tiroid bezinin fonksiyonları üzerinde etkilidir. Yapraklarında uçucu yağlar, flavonoidler, protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit vardır. Yapraklar vitamin (A,C,K), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum yönünden zengindir.


    HER NAR TANESİ BİR İLAÇ

    Nargiller familyasının örnek bitkisidir. Nar meyvesi ismini Latincede ‘çok tohumlu’ anlamına gelen ‘pomegranate’den almıştır. Antihsiyaninler ve güçlü antioksidant flavonoidler nar suyunun rengini sağlarlar. Nar antioksidan ve anti-tümör etkisinden dolayı ilaç olarak da tanımlanabilir.


    ARA ÖĞÜNLERDE KAYISI TÜKETİN

    Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminlerden B-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül maddesi olan B-karoten vücudu ve organları saran epitel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar.



    Diğer taraftan A vitamini normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijenin oluşmasını önlemekte veya oluştuktan sonra etkisiz hale getirmektedir. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini arttırarak kansere karşı koruyucu görev yapmaktadır.


    EN ZENGİN MEYVE KİVİ

    Kivi dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyvedir. Kivi meyvesinin 100 gramında ortalama 100-400 mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyi bir içeriğe sahiptir. Kivi, karotenoidler (beta karoten, lutein ve ksantofil), fenolik bileşikler (flavanoidler ve antosiyaninler) ve antioksidant içerikleri yönünden de oldukça önemli meyvelerdendir.


    BİTKİ ÇAYLARI SOĞUK HAVALARDA DOĞRU TERCİH

    Özellikle kuşburnu, ıhlamur, ahududu, böğürtlen tercih edilecek antioksidanca zengin olanlarıdır. Soğuk havalarda limonla zenginleştirerek kendinize doğal bitki çayları hazırlayabilirsiniz.


    kaynak
  18. 14.Ekim.2010, 11:08
    #9
    Ani ısı değişiklikleri grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi hastalıkların artmasına neden oluyor. Bu hastalıklardan korunmak için ise dengeli ve yeterli beslenmek altın kural olarak gösteriliyor.


    Hem kış hem de yaz aylarında düzenli bir beslenme programı için; et, süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin gruplarının dengeli bir biçimde alınması gerekiyor. Özellikle taze sebze ve meyveler soğuk havalarda da sağlıklı kalmak isteyenlerin imdanına yetişiyor.


    Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, gripten korunmak için beslenmenin nasıl olması gerektiğini şöyle anlatıyor;


    ENFEKSİYONA KARŞI BOL BALIK, SÜT VE YUMURTA

    Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır. Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi hastalıklardan korunmada önemli rol oynar.


    C VİTAMİNİ KURTARICIDIR

    C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır.


    E VİTAMİNİNİ FINDIK, CEVİZ VE BADEMDEN ALABİLİRSİNİZ

    E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi antioksidan özelliğidir. En zengin kaynakları; fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerdir. Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Ayrıca zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlarda bulunan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.


    ÇİNKO EKSİKLİĞİ HASTALIK NEDENİ

    Vücuda yapılacak çinko desteği fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi iyileştirir, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını da azaltır. En iyi kaynakları; kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir. Diğer kaynakları; fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagiller olarak sayılabilir.


    BIRAKIN YOĞURT VE KEFİR SİZİ KORUSUN

    Yoğurt ve kefir, florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluştururlar, antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutarlar, immün fonksiyonlara (bağışıklığa) destek verirler, antitümör özellik gösterirler.



    Prebiyotikler ise probiyotiklerin büyüme ve gelişmesini sağlayan, aktivitelerini artıran sindirilmeyen karbonhidrat bileşikleridir. Prebiyotikler, başta anne sütü ve lifli gıdalarda (enginar, kereviz, pırasa, kuşkonmaz ve muz gibi) bulunurlar.



    Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir, yani kendisi yararlı mikroorganizmadır. Kefir tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmaktadır. Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12 ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin ve diğer B kompleks vitaminlerin emilimini de arttırır.


    DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI BAL

    Bal enerji vermesinin dışında, karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarda doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra; baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Balın yaraların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlamak için kullanımı önerilmiştir.


    FAYDASI KOKUSUNDAN AĞIR BASIYOR

    Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir. Sarımsağın bağışıklık sisteminin baskılanmasını önleyerek kansere karşı etkili bir silah olabileceği belirtilmektedir.


    BİR TUTAM MAYDANOZ

    Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sisteminin, adrenal bezin ve tiroid bezinin fonksiyonları üzerinde etkilidir. Yapraklarında uçucu yağlar, flavonoidler, protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit vardır. Yapraklar vitamin (A,C,K), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum yönünden zengindir.


    HER NAR TANESİ BİR İLAÇ

    Nargiller familyasının örnek bitkisidir. Nar meyvesi ismini Latincede ‘çok tohumlu’ anlamına gelen ‘pomegranate’den almıştır. Antihsiyaninler ve güçlü antioksidant flavonoidler nar suyunun rengini sağlarlar. Nar antioksidan ve anti-tümör etkisinden dolayı ilaç olarak da tanımlanabilir.


    ARA ÖĞÜNLERDE KAYISI TÜKETİN

    Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminlerden B-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül maddesi olan B-karoten vücudu ve organları saran epitel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar.



    Diğer taraftan A vitamini normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijenin oluşmasını önlemekte veya oluştuktan sonra etkisiz hale getirmektedir. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini arttırarak kansere karşı koruyucu görev yapmaktadır.


    EN ZENGİN MEYVE KİVİ

    Kivi dünyada yoğun olarak tüketilen 26 meyve içerisinde besin maddesi yönünden en zengin meyvedir. Kivi meyvesinin 100 gramında ortalama 100-400 mg C vitamini bulunur. Ayrıca magnezyum içeriği bakımından da en zengin, yüksek potasyum miktarı ve düşük sodyum ile yine meyveler içerisinde ön sıralarda yer almaktadır. E vitamini, bakır, fosfor, B2 vitamini ve A vitamini bakımından da iyi bir içeriğe sahiptir. Kivi, karotenoidler (beta karoten, lutein ve ksantofil), fenolik bileşikler (flavanoidler ve antosiyaninler) ve antioksidant içerikleri yönünden de oldukça önemli meyvelerdendir.


    BİTKİ ÇAYLARI SOĞUK HAVALARDA DOĞRU TERCİH

    Özellikle kuşburnu, ıhlamur, ahududu, böğürtlen tercih edilecek antioksidanca zengin olanlarıdır. Soğuk havalarda limonla zenginleştirerek kendinize doğal bitki çayları hazırlayabilirsiniz.


    kaynak
  19. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Hava sıcaklığı düşünce, solunum yolu hastalıkları arttı

    Havaların aniden soğuması nedeniyle özellikle kronik hastalığı olan vatandaşlar solunum yolu hastalıkları şikayetiyle hastanenin yolunu tutuyor. 69 yatak kapasitesi bulunan Sivas Numune Hastanesi göğüs hastalıkları servisinde boş yatak kalmadı.


    Toplamda 26 servis ve 524 yatakla vatandaşa hizmet veren Numune Hastanesi'nde bugünlerde solunum yolu hastalıkları yoğunluğu yaşanıyor. Grip, zatürre ve bronşit gibi şikayetlerle göğüs hastalıkları servisine giden ve yatarak tedavi olmak isteyen vatandaşlar, servisin tamamen dolu olması nedeniyle ayakta tedavi edilmeye çalışılıyor.



    Hastane yetkilileri göğüs hastalıkları servisinde 69 yatak olduğunu ve bu yatakların da tamamen dolu olduğunu belirtti. Hastanenin fiziki yapısı itibariyle servisin genişletilmesinin neredeyse imkansız olduğunu belirten hastane yetkilileri, vatandaşları, grip, zatürre, bronşit ve sinüzit gibi hastalıklara karşı dikkatli olmalarını konusunda uyardı.



    Havaların aniden soğumasıyla birlikte kış hastalıklarının da ortaya çıktığını hatırlatan yetkililer, bir solunum yolu enfeksiyonu olan grip hastalığının yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ölümcül olabildiğini vurguladı.



    Hastalıktan en önemli korunma yönteminin grip aşısı olduğunu belirten yetkililer grip hastalığının en yaygın komplikasyonunun ise zatürre gelişimi ihtimali olduğunu belirttiler.


    AŞIDAN KORKMAYIN


    Hastane yetkilileri özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlı vatandaşların kesinlikle grip aşısı olması gerektiğini belirterek, "Vatandaşların aşıdan korkmasına gerek yok." diye uyarıda bulundu.


    Sonbaharda artan bu tip hastalıklardan korunmak için vücut direncini arttırmanın gerektiğini kaydeden yetkililer, "Mevsimsel hastalıklardan korunmak için, iyi beslenme, vitamin destekleri, düzenli uyku, spor ve mevsim şartlarına uygun giyinmek bilinen ama etkili yollardır.



    Enfeksiyonu olan kişilerin solunum yolu temasının engellenmesi, maske kullanmak, evde istirahat ederek kalabalık ortamlardan uzaklaşılması, hapşırma sırasında ağız ve burunun kağıt mendille kapatılması ve ellerini sık sık yıkayarak mikropları çevresindekilere kirli ellerle bulaştırmaması en önemli korunma yoludur. Bu sayede özellikle kalabalık bölgelerde hastalığın yaygın hale gelmesi engellenebilir." diye konuştu.


    CİHAN
  20. 14.Ekim.2010, 11:30
    #10
    Havaların aniden soğuması nedeniyle özellikle kronik hastalığı olan vatandaşlar solunum yolu hastalıkları şikayetiyle hastanenin yolunu tutuyor. 69 yatak kapasitesi bulunan Sivas Numune Hastanesi göğüs hastalıkları servisinde boş yatak kalmadı.


    Toplamda 26 servis ve 524 yatakla vatandaşa hizmet veren Numune Hastanesi'nde bugünlerde solunum yolu hastalıkları yoğunluğu yaşanıyor. Grip, zatürre ve bronşit gibi şikayetlerle göğüs hastalıkları servisine giden ve yatarak tedavi olmak isteyen vatandaşlar, servisin tamamen dolu olması nedeniyle ayakta tedavi edilmeye çalışılıyor.



    Hastane yetkilileri göğüs hastalıkları servisinde 69 yatak olduğunu ve bu yatakların da tamamen dolu olduğunu belirtti. Hastanenin fiziki yapısı itibariyle servisin genişletilmesinin neredeyse imkansız olduğunu belirten hastane yetkilileri, vatandaşları, grip, zatürre, bronşit ve sinüzit gibi hastalıklara karşı dikkatli olmalarını konusunda uyardı.



    Havaların aniden soğumasıyla birlikte kış hastalıklarının da ortaya çıktığını hatırlatan yetkililer, bir solunum yolu enfeksiyonu olan grip hastalığının yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ölümcül olabildiğini vurguladı.



    Hastalıktan en önemli korunma yönteminin grip aşısı olduğunu belirten yetkililer grip hastalığının en yaygın komplikasyonunun ise zatürre gelişimi ihtimali olduğunu belirttiler.


    AŞIDAN KORKMAYIN


    Hastane yetkilileri özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlı vatandaşların kesinlikle grip aşısı olması gerektiğini belirterek, "Vatandaşların aşıdan korkmasına gerek yok." diye uyarıda bulundu.


    Sonbaharda artan bu tip hastalıklardan korunmak için vücut direncini arttırmanın gerektiğini kaydeden yetkililer, "Mevsimsel hastalıklardan korunmak için, iyi beslenme, vitamin destekleri, düzenli uyku, spor ve mevsim şartlarına uygun giyinmek bilinen ama etkili yollardır.



    Enfeksiyonu olan kişilerin solunum yolu temasının engellenmesi, maske kullanmak, evde istirahat ederek kalabalık ortamlardan uzaklaşılması, hapşırma sırasında ağız ve burunun kağıt mendille kapatılması ve ellerini sık sık yıkayarak mikropları çevresindekilere kirli ellerle bulaştırmaması en önemli korunma yoludur. Bu sayede özellikle kalabalık bölgelerde hastalığın yaygın hale gelmesi engellenebilir." diye konuştu.


    CİHAN

Git 12 Sonuncu

Benzer Konular

  1. Çocuk felci aşısı yaptırmak için nereye gitmemiz gerekiyor?
    Konu Sahibi * Üye Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 30.Nisan.2013, 14:50
  2. Grip aşısı yaptırma zamanı geldi mi?Aşı kaç lira?
    Konu Sahibi mavii-blue Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 30.Eylül.2011, 15:49
  3. Grip aşısı artık raporsuz ve ücretsiz yapılacak
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık Güvencesi
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 09.Eylül.2011, 19:39
  4. Bilimadamları tüm grip türlerini kapsayan bir aşı için çalışıyor...
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Mayıs.2011, 21:17
  5. Grip aşısı yaptırmayı düşünüyor musunuz?
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 24
    Son Mesaj : 29.Ekim.2010, 13:02

Bu Konu için Etiketler