Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Ali!

http://www.kaliteliresimler.com/data/media/373/yamur_damlalar.gif Yağmuru seyrediyorum pencereden.. Hem havayı hem içimi kararttı.. Tam böyle düşünürken, ofis telefonundan aradı. Sesi ürkek ve titrekti.. - Bilal Bey'le mi görüşüyorum? Yağmuru seyrediyorum pencereden,

Konuyu değerlendir: Ali!

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1311 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568



    Yağmuru seyrediyorum pencereden.. Hem havayı hem içimi kararttı..

    Tam böyle düşünürken, ofis telefonundan aradı. Sesi ürkek ve titrekti..

    - Bilal Bey'le mi görüşüyorum?


    Yağmuru seyrediyorum pencereden,
    Hem havayı hem içimi kararttı..


    Tam böyle düşünürken, ofis telefonundan aradı..
    Sesi ürkek ve titrekti..


    - Bilal Bey'le mi görüşüyorum?

    - Buyur kardeşim benim..


    - Ben Ali, geçen gün engellilerle ilgili bir yazı yazdınız ya, onunla ilgili aradım. Metin Şentürk diyordu ki "işsiz engelli kalmayacak. Ben engelliyim de.. Size bir faks yollasam, yayınlar mısınız?

    - Tabii yayınlarım Ali, bekliyorum faksını..


    Faks hemen geldi, el yazısıyla aşağıdaki mektubu kaleme almış..


    .
    .
    .
    .



    "Sayın Bugün Gazetesi yazarı Bilal Özcan,


    Metin Şentürk'le yaptığınız görüşmede size 'Kamu kurumlarında boş engelli kadrosu kalmayacak' demiş. Ben engelli bir bireyim. KPSS'ye girdim. Engelliler Sınavı'na girdim ama bir türlü yüksek puan alamıyorum. Bu da beni sıkıntıya sokuyor.


    Ne olur, Sayın Bugün Gazetesi yazarı Bilal Özcan; sizden ricam, bu konuyu köşenizde yayımlayınız. Ben, 1992 yılında menenjit hastalığı geçirdim ve sağ tarafım sakat kaldı.



    Buradan Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sayın Başbakan R. Tayyip Erdoğan, Sayın Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ve Sayın Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı'ya rica ediyorum.


    Ne olur, Bağcılar Belediyesi veya bir başka kamu kurumunda çalışmam konusunda yardımcı olunuz.



    İlginizi bekliyorum.."



    Ali Genç


    e-mail;

    guleryuz1988@hotmail.com

    .
    .
    .
    .


    Faksı okudum, Ali aradı; "aldınız mı?" diye sordu..


    - Aldım ve okudum, kaç yaşındasın?


    - 22.. 1988 doğumluyum..

    - Kaç kardeşsiniz, baban, annen ne iş yapıyor?


    - 3 kardeşiz, babam işçi emeklisi, şeker hastası.. Annem ev hanımı..

    - Anladım Ali, ne mezunusun, nasıl bir iş arıyorsun?


    - Meslek lisesinin ticaret bölümünü bitirdim Bilal Bey..

    - O halde muhasebe işi filan yapabilirsin..


    - Bilmem ki Bilal Bey, yapabilir miyim, kendime güvenim yok. Hiçbir ümidim yokken son çare size yazmaya karar verdim.

    - Ne demek güvenim yok, ümidim yok Ali; bak denedin ve şimdi bir ümidin var artık. O kadar yıl okuduğuna göre verilen işi de en iyi şekilde yaparsın. Hiçbirimiz anamızın karnından meslek sahibi doğmadık, işe başlayınca her şeyi öğrenirsin.


    - Beni gururlandırdınız..

    - Mektubunu yarın yayınlayacağım, oku lütfen..


    - Beni gururlandırdınız, sağ olun..

    .
    .
    .
    .



    Telefonu kapadım, camdan dışarıyı seyrederken Ali'yi düşündüm..


    Yağmur hiç durmadan yağıyor İstanbul'a..


    Ama bilirim; her yağmur sonrası pırıl pırıl güneş açar..


    Açacaktır, açmalıdır..


    Bilal ÖZCAN



    bozcan@bugun.com.tr


    BUGÜN GAZETESİ - ALİ! - Bilal ÖZCAN makalesi
  2. 02.Eylül.2010, 02:16
    #1



    Yağmuru seyrediyorum pencereden.. Hem havayı hem içimi kararttı..

    Tam böyle düşünürken, ofis telefonundan aradı. Sesi ürkek ve titrekti..

    - Bilal Bey'le mi görüşüyorum?


    Yağmuru seyrediyorum pencereden,
    Hem havayı hem içimi kararttı..


    Tam böyle düşünürken, ofis telefonundan aradı..
    Sesi ürkek ve titrekti..


    - Bilal Bey'le mi görüşüyorum?

    - Buyur kardeşim benim..


    - Ben Ali, geçen gün engellilerle ilgili bir yazı yazdınız ya, onunla ilgili aradım. Metin Şentürk diyordu ki "işsiz engelli kalmayacak. Ben engelliyim de.. Size bir faks yollasam, yayınlar mısınız?

    - Tabii yayınlarım Ali, bekliyorum faksını..


    Faks hemen geldi, el yazısıyla aşağıdaki mektubu kaleme almış..


    .
    .
    .
    .



    "Sayın Bugün Gazetesi yazarı Bilal Özcan,


    Metin Şentürk'le yaptığınız görüşmede size 'Kamu kurumlarında boş engelli kadrosu kalmayacak' demiş. Ben engelli bir bireyim. KPSS'ye girdim. Engelliler Sınavı'na girdim ama bir türlü yüksek puan alamıyorum. Bu da beni sıkıntıya sokuyor.


    Ne olur, Sayın Bugün Gazetesi yazarı Bilal Özcan; sizden ricam, bu konuyu köşenizde yayımlayınız. Ben, 1992 yılında menenjit hastalığı geçirdim ve sağ tarafım sakat kaldı.



    Buradan Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sayın Başbakan R. Tayyip Erdoğan, Sayın Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ve Sayın Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı'ya rica ediyorum.


    Ne olur, Bağcılar Belediyesi veya bir başka kamu kurumunda çalışmam konusunda yardımcı olunuz.



    İlginizi bekliyorum.."



    Ali Genç


    e-mail;

    guleryuz1988@hotmail.com

    .
    .
    .
    .


    Faksı okudum, Ali aradı; "aldınız mı?" diye sordu..


    - Aldım ve okudum, kaç yaşındasın?


    - 22.. 1988 doğumluyum..

    - Kaç kardeşsiniz, baban, annen ne iş yapıyor?


    - 3 kardeşiz, babam işçi emeklisi, şeker hastası.. Annem ev hanımı..

    - Anladım Ali, ne mezunusun, nasıl bir iş arıyorsun?


    - Meslek lisesinin ticaret bölümünü bitirdim Bilal Bey..

    - O halde muhasebe işi filan yapabilirsin..


    - Bilmem ki Bilal Bey, yapabilir miyim, kendime güvenim yok. Hiçbir ümidim yokken son çare size yazmaya karar verdim.

    - Ne demek güvenim yok, ümidim yok Ali; bak denedin ve şimdi bir ümidin var artık. O kadar yıl okuduğuna göre verilen işi de en iyi şekilde yaparsın. Hiçbirimiz anamızın karnından meslek sahibi doğmadık, işe başlayınca her şeyi öğrenirsin.


    - Beni gururlandırdınız..

    - Mektubunu yarın yayınlayacağım, oku lütfen..


    - Beni gururlandırdınız, sağ olun..

    .
    .
    .
    .



    Telefonu kapadım, camdan dışarıyı seyrederken Ali'yi düşündüm..


    Yağmur hiç durmadan yağıyor İstanbul'a..


    Ama bilirim; her yağmur sonrası pırıl pırıl güneş açar..


    Açacaktır, açmalıdır..


    Bilal ÖZCAN



    bozcan@bugun.com.tr


    BUGÜN GAZETESİ - ALİ! - Bilal ÖZCAN makalesi
    Twitter Facebook Google+