Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Otizm ile Oyun

Oyun, yaşamın her devresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun içinde yaşadığı dünyayı tanıması; mutluluk, kaygı, sevinç gibi duygularını ifade edebilmesi için en uygun anlatım şeklidir. http://img830.imageshack.us/img830/9518/3364.jpg Çocuklar oyun içinde keşfetmeyi, yaşamda gördükleri modelleri taklit etmeyi ve var olan becerilerini geliştirmeyi öğrenmektedir.Okul öncesi dönemde ise çocukların yaşıtlarıyla etkileşimi artmakta ve olumlu

Konuyu değerlendir: Otizm ile Oyun

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2264 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    Oyun, yaşamın her devresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun içinde yaşadığı dünyayı tanıması; mutluluk, kaygı, sevinç gibi duygularını ifade edebilmesi için en uygun anlatım şeklidir.



    Çocuklar oyun içinde keşfetmeyi, yaşamda gördükleri modelleri taklit etmeyi ve var olan becerilerini geliştirmeyi öğrenmektedir.Okul öncesi dönemde ise çocukların yaşıtlarıyla etkileşimi artmakta ve olumlu sosyal davranışları olumsuzlardan daha sık ortaya çıkmaktadır. Yaşıtlarıyla oynayan çocukların davranışlarını değerlendiren çalışma sonuçları; özellikle gülme ve gülümseme sıklığı, paylaşma ve işbirliği içindeki hareketlerin bu dönemde arttığını göstermektedir. Diğer bir deyişle; sözel akıcılık, simgesel düşünce, hayal gücü gibi zihinsel yeteneklerin yaşa bağlı olarak gelişmesi, oyun becerilerindeki değişmelere aracı olmaktadır.Howes ve Rubin (1983), oyun davranışlarının yaşın yanı sıra birçok değişkene bağlı olduğunu ve çevrenin etkisi, yaşıtlarla olan daha önceki deneyimler, sosyoekonomik düzey, çocuğun ve oyun arkadaşlarının cinsiyetinin çocuğun oyun davranışının düzey ve türünü etkilediğini belirtmektedirler. Otistik çocukların bilişsel ve algısal alanlardaki yetersizlikleri sonucunda anlama, ilişki kurma, problem çözme ve iletişim alanlarında sınırlı yeteneklere sahip oldukları bilinmektedir.Otistik çocukların göze çarpan diğer özelliklerinden biri de, sosyal gelişimlerindeki yetersizliktir. Kanner 1943'te sosyal yetersizliği, otizmin en önemli belirtisi olarak değerlendirmiştir. Otistik çocukların sosyal özellikleri; fiziksel temastan kaçınmaları, özellikle yaşamlarının ilk yıllarında karşılıklı göz kontağı kurmamaları, kendilerine gülümsendiği zaman gülümsemeyle karşılık vermemeleri, insanlara karşı ilgisiz kalmaları, sosyal kuralları anlamada ve oyun becerisinde yetersiz olmaları şeklinde belirlenmektedir. Birçok otistik çocukta görülen yetersiz oyun becerisi, genellikle sosyal becerilerin ve yaratıcılığın eksikliğinden ortaya çıkmaktadır. Strain ve Looke (1976) 'un belirttiği gibi, otistik çocukların yaşıtlarıyla çok seyrek etkileşime girmeleri de bu çocukların uygun sosyal becerileri ve tek başına ya da yaşıtlarıyla birlikte oyun oynama davranışlarını kazanmalarını sınırlandırmaktadır.


    Oyuncak Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler:
    Otistik çocuklarda görülen kendi kendini güdüleme davranışı yerine, bu çocuklara oyuncaklarla oyun oynamanın öğretilmesi hedeflerinizden birisi olmalıdır. Bu nedenle toplumda kabul görmeyen kendi kendini güdüleme davranışının azaltılması için çocuğa uygun oyuncakları seçmeniz ve bu oyuncaklara ilgi göstermesini sağlamanız gerekmektedir. Çocuğunuzun ihtiyacı olan duyusal motivasyonların saptanabilmesi için onun ne tipte kendi kendini güdüleme davranışı içine girdiğini gözlemleyip notlar alarak gereksinimlerine uygun oyuncakları belirleyebilirsiniz.

    Oyuncak seçiminde çocukların çeşitli uyaranlara karşı ihtiyaçlarını giderebilmeleri için şu tavsiyelerimizi göz önünde bulundurabilirsiniz:
    *Görsel Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Otistik çocuklar; ışıklara bakar, dönen objeleri izler, ellerini inceler, parmaklarını gözlerinin önüne getirip oynatır. Görsel uyarım ihtiyacını azaltabilmek için el feneri, dönen lambalar, tekerlek, kum saati, manyetik toplar, ışık çubukları, ışık tabancası, yazı tahtaları, dürbün ve kuruyabilen oyuncaklar vs. gibi oyuncakların alınması uygundur.

    *İşitsel Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Şarkıları seslendirmeye çalışıp vokal yapar, mırıldanarak şarkı söyler, dillerini şaklatır ve eşyaların üzerinde parmaklarını tıklatırlar. İşitsel uyarıların değiştirilmesi için ses çıkaran oyuncaklar seçin. Örneğin; düdük, zil, konuşan oyuncaklar, radyo, oyuncak piyano, müzik kutuları, itelendiğinde veya çekildiğinde ses çıkaran oyuncaklar, saç kurutma makineleri vb. kullanılabilir.

    *Dokunsal Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Çocuk kendi vücudunu okşar, kendini çimdikler, parmağını ağzına sokar, ve ellerine ipleri dolar. Bu tür çocuklar için ise iple hareket eden kuklalar, balık oltaları, mızıka ve flüt gibi nefesli müzik aletleri kullanılabilir.

    *Vücudun Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Çocuk vücudunu garip şekillere sokar, çeşitli pozlar verir, ayak parmakları üzerinde yürür, kafasını yana eğerek dolaşır. Vücut şeklinden uyarılmasının değiştirilmesi için hareket veya pozisyonu değişken oyuncaklar seçin. Örneğin; oyuncak at, üzerinde zıplayabileceği büyük terapi topları, içinde ve üzerinde dönülebilecek silindirik araçlar, vagonlar, döner büro koltuğu, hamak, salıncak, trambolin vb. kullanılabilir.Bu oyuncaklardan birçoğunu çocuk görür görmez hoşlanacak ve en çok tercih edeceği oyuncağı haline getirecek ve sürekli aynı oyuncakla oynamak isteyecektir. Bu yüzden, başka oyuncaklarla oynaması için çocuğu teşvik etmek gerekecektir. Farklı oyuncakları, farklı sürelerle denemelisiniz. Örneğin; her oyuncağı bir hafta süreyle deneyebilirsiniz.

  2. 31.Ağustos.2010, 13:21
    #1
    Oyun, yaşamın her devresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun içinde yaşadığı dünyayı tanıması; mutluluk, kaygı, sevinç gibi duygularını ifade edebilmesi için en uygun anlatım şeklidir.



    Çocuklar oyun içinde keşfetmeyi, yaşamda gördükleri modelleri taklit etmeyi ve var olan becerilerini geliştirmeyi öğrenmektedir.Okul öncesi dönemde ise çocukların yaşıtlarıyla etkileşimi artmakta ve olumlu sosyal davranışları olumsuzlardan daha sık ortaya çıkmaktadır. Yaşıtlarıyla oynayan çocukların davranışlarını değerlendiren çalışma sonuçları; özellikle gülme ve gülümseme sıklığı, paylaşma ve işbirliği içindeki hareketlerin bu dönemde arttığını göstermektedir. Diğer bir deyişle; sözel akıcılık, simgesel düşünce, hayal gücü gibi zihinsel yeteneklerin yaşa bağlı olarak gelişmesi, oyun becerilerindeki değişmelere aracı olmaktadır.Howes ve Rubin (1983), oyun davranışlarının yaşın yanı sıra birçok değişkene bağlı olduğunu ve çevrenin etkisi, yaşıtlarla olan daha önceki deneyimler, sosyoekonomik düzey, çocuğun ve oyun arkadaşlarının cinsiyetinin çocuğun oyun davranışının düzey ve türünü etkilediğini belirtmektedirler. Otistik çocukların bilişsel ve algısal alanlardaki yetersizlikleri sonucunda anlama, ilişki kurma, problem çözme ve iletişim alanlarında sınırlı yeteneklere sahip oldukları bilinmektedir.Otistik çocukların göze çarpan diğer özelliklerinden biri de, sosyal gelişimlerindeki yetersizliktir. Kanner 1943'te sosyal yetersizliği, otizmin en önemli belirtisi olarak değerlendirmiştir. Otistik çocukların sosyal özellikleri; fiziksel temastan kaçınmaları, özellikle yaşamlarının ilk yıllarında karşılıklı göz kontağı kurmamaları, kendilerine gülümsendiği zaman gülümsemeyle karşılık vermemeleri, insanlara karşı ilgisiz kalmaları, sosyal kuralları anlamada ve oyun becerisinde yetersiz olmaları şeklinde belirlenmektedir. Birçok otistik çocukta görülen yetersiz oyun becerisi, genellikle sosyal becerilerin ve yaratıcılığın eksikliğinden ortaya çıkmaktadır. Strain ve Looke (1976) 'un belirttiği gibi, otistik çocukların yaşıtlarıyla çok seyrek etkileşime girmeleri de bu çocukların uygun sosyal becerileri ve tek başına ya da yaşıtlarıyla birlikte oyun oynama davranışlarını kazanmalarını sınırlandırmaktadır.


    Oyuncak Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler:
    Otistik çocuklarda görülen kendi kendini güdüleme davranışı yerine, bu çocuklara oyuncaklarla oyun oynamanın öğretilmesi hedeflerinizden birisi olmalıdır. Bu nedenle toplumda kabul görmeyen kendi kendini güdüleme davranışının azaltılması için çocuğa uygun oyuncakları seçmeniz ve bu oyuncaklara ilgi göstermesini sağlamanız gerekmektedir. Çocuğunuzun ihtiyacı olan duyusal motivasyonların saptanabilmesi için onun ne tipte kendi kendini güdüleme davranışı içine girdiğini gözlemleyip notlar alarak gereksinimlerine uygun oyuncakları belirleyebilirsiniz.

    Oyuncak seçiminde çocukların çeşitli uyaranlara karşı ihtiyaçlarını giderebilmeleri için şu tavsiyelerimizi göz önünde bulundurabilirsiniz:
    *Görsel Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Otistik çocuklar; ışıklara bakar, dönen objeleri izler, ellerini inceler, parmaklarını gözlerinin önüne getirip oynatır. Görsel uyarım ihtiyacını azaltabilmek için el feneri, dönen lambalar, tekerlek, kum saati, manyetik toplar, ışık çubukları, ışık tabancası, yazı tahtaları, dürbün ve kuruyabilen oyuncaklar vs. gibi oyuncakların alınması uygundur.

    *İşitsel Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Şarkıları seslendirmeye çalışıp vokal yapar, mırıldanarak şarkı söyler, dillerini şaklatır ve eşyaların üzerinde parmaklarını tıklatırlar. İşitsel uyarıların değiştirilmesi için ses çıkaran oyuncaklar seçin. Örneğin; düdük, zil, konuşan oyuncaklar, radyo, oyuncak piyano, müzik kutuları, itelendiğinde veya çekildiğinde ses çıkaran oyuncaklar, saç kurutma makineleri vb. kullanılabilir.

    *Dokunsal Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Çocuk kendi vücudunu okşar, kendini çimdikler, parmağını ağzına sokar, ve ellerine ipleri dolar. Bu tür çocuklar için ise iple hareket eden kuklalar, balık oltaları, mızıka ve flüt gibi nefesli müzik aletleri kullanılabilir.

    *Vücudun Uyarım Etkisini Karşılayıcı Oyuncaklar
    Çocuk vücudunu garip şekillere sokar, çeşitli pozlar verir, ayak parmakları üzerinde yürür, kafasını yana eğerek dolaşır. Vücut şeklinden uyarılmasının değiştirilmesi için hareket veya pozisyonu değişken oyuncaklar seçin. Örneğin; oyuncak at, üzerinde zıplayabileceği büyük terapi topları, içinde ve üzerinde dönülebilecek silindirik araçlar, vagonlar, döner büro koltuğu, hamak, salıncak, trambolin vb. kullanılabilir.Bu oyuncaklardan birçoğunu çocuk görür görmez hoşlanacak ve en çok tercih edeceği oyuncağı haline getirecek ve sürekli aynı oyuncakla oynamak isteyecektir. Bu yüzden, başka oyuncaklarla oynaması için çocuğu teşvik etmek gerekecektir. Farklı oyuncakları, farklı sürelerle denemelisiniz. Örneğin; her oyuncağı bir hafta süreyle deneyebilirsiniz.

    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    2. BÖLÜM:

    OYUNCAKLARLA OYNAMA
    Otistik çocukların oyun oynama biçimleri ve oyuncaklarla oynamaları normal çocuklardan oldukça farklıdır. Genellikle bu çocukların oyuncaklarla uygun oynamadıkları gözlenmektedir. Otistik bir çocuk herhangi bir oyuncağı eline aldığında onu döndürme, yuvarlama, elinde tutma ya da atma gibi amaçsız davranışlar göstermektedir.Otistik çocukların çoğu çamaşır makinesinde dönen çamaşırları saatlerce izleyebilir. Bunun yanı sıra eline aldığı oyuncak arabasını normal şekilde sürmek yerine ters çevirerek sürebilir veya yalnızca tekerlerini döndürerek arabayla oynayabilir. Otistik bir çocuğun, oyuncak bir arabayı algılaması ile otistik olmayan bir çocuğun algılaması oldukça farklıdır. Otistik çocuğa göre bu araba yalnızca soğuk, sert, ağır bir nesnedir; metalden yapılmışsa metalik bir tadı vardır ve sallandığında ses çıkarır, tekerleri döndürüldüğünde ise farklı şekiller oluşturmaktadır.Oyun, tüm çocuklarda olduğu gibi otistik çocuklar için de sosyal gelişim yönünden oldukça önemlidir. Otistik çocuğun bütün gün amacına uygun olmayan şekilde oyun oynaması onun sizinle ve yaşıtlarıyla iletişim kurabilmesindeki en önemli araçtan yoksun kalması demektir.Otistik çocuğun yetersiz olan oyun becerisini geliştirebilmek için öncelikle eğitsel amaca yönelik oyuncaklar seçilmelidir. İç içe giren ve yap-boz türü oyuncaklar, bebekler, oyuncak kamyon ve diğer araçlar otistik çocuğun hayal gücünü kullanmasında, yaratıcılık ve taklit becerilerindeki yetersizliklerin karşılanmasında oldukça önemlidir.

    Otistik çocukların uygun oyun oynama davranışı kazanabilmesi için öncelikle taklit etme becerilerini geliştirme konusunda onlara yardımcı olmalı ve oyuna dönüştürebilecekleri normal yaşantılar sunulmalıdır. Otistik çocuğu hayali oyun oynamayı öğrenmesine yardımcı olmak amacıyla hayali oyunlar oynayan akranlarıyla bir araya getirerek oyuna katılmasını ve onları model alarak anlamlı oyunlar oynamayı öğrenmesini sağlamalısınız.

    Otistik çocuğa, oyun becerilerinin gelişmesi için öncelikle uygun oyuncaklarla oyun oynama fırsatı sağlanmalıdır; yalnız uygun oyuncak seçimi de oyun becerilerinin gelişmesinde tek başına yeterli değildir. Bunun yanında yapılandırılmış oyun ortamı sağlanmalıdır. Hatta ebeveyn veya öğretmen de aktif oyunun içinde yer almalıdır. Başlangıçta çocuğa oyuncak kamyonlarla ve evlerle oynama öğretilebilir. Bu öğretilirken her oyuncaktan ikişer tane alınması gerekmektedir. Yetişkin kişi oyuncağını alır ve otistik çocuğu oyuna teşvik eder; “oyuncağını al” veya “haydi oynayalım” yönergelerini çocuk oyuncağını alana kadar tekrar eder. Daha sonraki aşamada oyuncak bebeği almakla kalmayıp onu kolunuza yatırarak ve çocuğun da aynısını yapması için teşvik ederek bu davranış pekiştirilebilir. Ayrıca oyuncak bebeği dizinizde sallayarak, uyutur, üzerine örtü örter, besleyip otistik çocuğun da aynı hareketleri taklit etmelerini sağlarsanız ve bunu yaparken “bebek uyuyor”, “acıkmış” gibi çocuğun oynadığı oyuna ilişkin sözel ifadelerle dikkatini çekerseniz otistik çocuğun sözel olarak da oyuna katılımını sağlamış olursunuz.Oyuncak kamyonla da aynı aşamalar gerçekleştirilebilir. Kamyon da durur, kalkar, deposuna benzin konulur, üzerine yük yüklenir ve boşaltılır. Hareketleri yaparken bunlar sesli olarak ifade edilir, çocuktan da aynı şekilde sesli olarak ifade etmesi istenir. Oyuncaklardan birer çift almanın avantajı; çocuğun sizin ondan ne istediğiniz konusunda emin olmasını sağlamaktır. Artık sizi taklit ederken kullanabileceği kendine ait bir oyuncağı vardır.

    BLOKLARLA OYUN OYNAMA
    Bir otistik çocuk için öğrenilmesi en kolay aktivitelerden birisi de bloklarla oyun oynamaktır. Bu aktivitenin çocuğa öğretilmesi için bir çift blok setine sahip olmak gerekmektedir. Bloklarla oynamayı çocuğa öğretmeye hazırlanırken, sizin ve çocuğun birbirinize kolayca ulaşabilecek bir mesafede durabileceğiniz ve blokların da sığabileceği genişlikte bir masaya karşılıklı oturmanız yeterlidir. Başlangıçta masada birkaç blok bulunmalı; fakat eğitim ilerledikçe blok sayısı artmalıdır.

    1. basamak: Bloklardan birbirine benzer iki tanesini alın; birini önce kendi önünüze diğerini de çocuğun önüne koyun. Çalışmaya “sen yap” diyerek başlayabilirsiniz. Kendi bloğunuza dokunup, çocuğu teşvik ederek, kendi bloğuna dokunmasını sağlayıp daha sonra da kademeli olarak teşviklerinizi azaltabilirsiniz. Başlangıçta sizin bloğunuza dokunabilir. Bunun için kendi bloğuna dokunmasını teşvik edip, gerekirse fiziksel yardımda bulunulabilir. Zaman içinde siz kendi bloğunuza dokununca çocuk da sizi taklit ederek kendi bloğuna dokunur hale gelecektir. Bundan sonra birlikte “bloğu havaya kaldırmak” veya “masaya koymak” gibi daha karmaşık adımlara geçilebilir.
    2. basamak: Şimdi çocuğa iki blokla oynama öğretilebilir. Kendi önünüze iki blok alıp, benzerlerini de çocuğun önüne koyarak çalışmaya başlanır. Şimdi bloklardan önce birine, sonra diğerine dokununuz; çocuğun da aynı hareketi yapması için teşvik ediniz. Siz önünüzdeki iki bloğa dokunduktan sonra çocuğun da kendi bloklarına dokunmasını sağlayana kadar teşvik etmeyi sürdürüp daha sonra bu teşvikleri yavaş yavaş azaltınız. Önünüzdeki bloğun üzerine diğer bloğu koyunuz. Çocuğun da önündeki bloğun üzerine diğer bloğu koymasını teşvik edin, koyma hareketini taklit etmeye başladıktan sonra, onun sizin yaptığınız “kule” yi taklit edebilmesini sağlamak için blok sayısını arttırınız.
    3. basamak: Çocuk bloklarla oynamaya ve yardımsız olarak kule inşa etmeye başladığında “köprü” inşa etmek gibi daha karmaşık oyunları öğretmeye başlayabilirsiniz. Öncelikle köprü tarafınızdan inşa edilmelidir. Bu inşa sırasında her basamakta çocuk sözel ve fiziksel yardımla teşvik edilmeli “sen de yap” , “benim gibi yap” yönergeleri verilmelidir. Bu komutlar ona sizin yaptığınız şekle dikkat etmesi gerektiğini anlatan ipuçlarıdır. Sizin yaptığınız şekli taklit etmeyi öğrendikten sonra hızlı bir şekilde yaptığınız köprüyü bitirmelisiniz. Şimdi ona sadece tek tek sizin hareketlerinizi taklit etmeyi değil “son ürünü” oluşturmasını öğretmelisiniz. Çocuk bu yöntemle bir köprü inşa etmeyi bir kez başardıktan sonra şimdi kulenin yanına bir de köprü inşa edebilir. Böylece çocuk, birden çok şekil meydana getirmiş olur.
    4. basamak: Çocuk sizi taklit ederek bloklardan çeşitli şekiller inşa etmek için gerekli olan parçaları nasıl kullanacağını öğrendikten sonra, siz kendi bloklarınızı ortadan kaldırıp çocuğunuzdan kendi blokları ile çeşitli şekiller inşa etmesini isteyebilirsiniz. Daha sonra çocuğa bu şekillerin adlarını öğretebilirsiniz.

    KENDİ BAŞINA OYUN OYNAMA
    İlk önce siz onunla beraberken ve oyuna aktif olarak katılımıyla oyun oynamayı öğretin. Önce iki oyuncakla, sonra da yavaş yavaş daha fazla oyuncakla oyun oynamayı öğretmelisiniz veya çocuktan resim çizme ya da bloklardan bir köprü yapma gibi basit bir görevi gerçekleştirmesini isteyebilirsiniz. Çocuk oynamaya başladıktan sonra yavaş yavaş onun oyun alanından uzaklaşın ve en sonunda da çocuğu odada bir dakika yalnız bırakacak şekilde terk edin. Siz odaya geri döndüğünüzde eğer işi tamamlamışsa veya çocuk hala oyun oynamayı sürdürüyorsa onu coşkulu bir şekilde takdir edin ve ödüllendirin.Otizm, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de henüz çok yeni bir çalışma alanıdır. Otistik çocuklara yardımcı olabilmek için erken teşhislerinden, tedavilerine ve eğitimlerine kadar her alanda yapılacak yeni çalışmalara gereksinim vardır. Uzun yıllardır otistik çocukların tedavisinde kullanılan oyun terapisine ışık tutmak amacıyla, bu çocukların oyun oynama ve oyuncak ile ilişkilerini geliştirmelerine yönelik çalışmalar yapılmasının çocuk ve aileyi yönlendirmede hem terapistlere hem de eğitimcilere yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
    Bilgilerinize...

    Mehmet KÜÇÜKGÖZ
    Özel Eğitim Uzmanı

    Detaylı bilgi için:
    MKG ÖZEL EĞİTİM DANIŞMANLIK
    Mkg Özel Eğitim Danışmanlık | Facebook

    Email: mkg@hotmail.com.tr veya ozelegitimci@windowslive.com

    Kaynak
  4. 31.Ağustos.2010, 13:21
    #2
    2. BÖLÜM:

    OYUNCAKLARLA OYNAMA
    Otistik çocukların oyun oynama biçimleri ve oyuncaklarla oynamaları normal çocuklardan oldukça farklıdır. Genellikle bu çocukların oyuncaklarla uygun oynamadıkları gözlenmektedir. Otistik bir çocuk herhangi bir oyuncağı eline aldığında onu döndürme, yuvarlama, elinde tutma ya da atma gibi amaçsız davranışlar göstermektedir.Otistik çocukların çoğu çamaşır makinesinde dönen çamaşırları saatlerce izleyebilir. Bunun yanı sıra eline aldığı oyuncak arabasını normal şekilde sürmek yerine ters çevirerek sürebilir veya yalnızca tekerlerini döndürerek arabayla oynayabilir. Otistik bir çocuğun, oyuncak bir arabayı algılaması ile otistik olmayan bir çocuğun algılaması oldukça farklıdır. Otistik çocuğa göre bu araba yalnızca soğuk, sert, ağır bir nesnedir; metalden yapılmışsa metalik bir tadı vardır ve sallandığında ses çıkarır, tekerleri döndürüldüğünde ise farklı şekiller oluşturmaktadır.Oyun, tüm çocuklarda olduğu gibi otistik çocuklar için de sosyal gelişim yönünden oldukça önemlidir. Otistik çocuğun bütün gün amacına uygun olmayan şekilde oyun oynaması onun sizinle ve yaşıtlarıyla iletişim kurabilmesindeki en önemli araçtan yoksun kalması demektir.Otistik çocuğun yetersiz olan oyun becerisini geliştirebilmek için öncelikle eğitsel amaca yönelik oyuncaklar seçilmelidir. İç içe giren ve yap-boz türü oyuncaklar, bebekler, oyuncak kamyon ve diğer araçlar otistik çocuğun hayal gücünü kullanmasında, yaratıcılık ve taklit becerilerindeki yetersizliklerin karşılanmasında oldukça önemlidir.

    Otistik çocukların uygun oyun oynama davranışı kazanabilmesi için öncelikle taklit etme becerilerini geliştirme konusunda onlara yardımcı olmalı ve oyuna dönüştürebilecekleri normal yaşantılar sunulmalıdır. Otistik çocuğu hayali oyun oynamayı öğrenmesine yardımcı olmak amacıyla hayali oyunlar oynayan akranlarıyla bir araya getirerek oyuna katılmasını ve onları model alarak anlamlı oyunlar oynamayı öğrenmesini sağlamalısınız.

    Otistik çocuğa, oyun becerilerinin gelişmesi için öncelikle uygun oyuncaklarla oyun oynama fırsatı sağlanmalıdır; yalnız uygun oyuncak seçimi de oyun becerilerinin gelişmesinde tek başına yeterli değildir. Bunun yanında yapılandırılmış oyun ortamı sağlanmalıdır. Hatta ebeveyn veya öğretmen de aktif oyunun içinde yer almalıdır. Başlangıçta çocuğa oyuncak kamyonlarla ve evlerle oynama öğretilebilir. Bu öğretilirken her oyuncaktan ikişer tane alınması gerekmektedir. Yetişkin kişi oyuncağını alır ve otistik çocuğu oyuna teşvik eder; “oyuncağını al” veya “haydi oynayalım” yönergelerini çocuk oyuncağını alana kadar tekrar eder. Daha sonraki aşamada oyuncak bebeği almakla kalmayıp onu kolunuza yatırarak ve çocuğun da aynısını yapması için teşvik ederek bu davranış pekiştirilebilir. Ayrıca oyuncak bebeği dizinizde sallayarak, uyutur, üzerine örtü örter, besleyip otistik çocuğun da aynı hareketleri taklit etmelerini sağlarsanız ve bunu yaparken “bebek uyuyor”, “acıkmış” gibi çocuğun oynadığı oyuna ilişkin sözel ifadelerle dikkatini çekerseniz otistik çocuğun sözel olarak da oyuna katılımını sağlamış olursunuz.Oyuncak kamyonla da aynı aşamalar gerçekleştirilebilir. Kamyon da durur, kalkar, deposuna benzin konulur, üzerine yük yüklenir ve boşaltılır. Hareketleri yaparken bunlar sesli olarak ifade edilir, çocuktan da aynı şekilde sesli olarak ifade etmesi istenir. Oyuncaklardan birer çift almanın avantajı; çocuğun sizin ondan ne istediğiniz konusunda emin olmasını sağlamaktır. Artık sizi taklit ederken kullanabileceği kendine ait bir oyuncağı vardır.

    BLOKLARLA OYUN OYNAMA
    Bir otistik çocuk için öğrenilmesi en kolay aktivitelerden birisi de bloklarla oyun oynamaktır. Bu aktivitenin çocuğa öğretilmesi için bir çift blok setine sahip olmak gerekmektedir. Bloklarla oynamayı çocuğa öğretmeye hazırlanırken, sizin ve çocuğun birbirinize kolayca ulaşabilecek bir mesafede durabileceğiniz ve blokların da sığabileceği genişlikte bir masaya karşılıklı oturmanız yeterlidir. Başlangıçta masada birkaç blok bulunmalı; fakat eğitim ilerledikçe blok sayısı artmalıdır.

    1. basamak: Bloklardan birbirine benzer iki tanesini alın; birini önce kendi önünüze diğerini de çocuğun önüne koyun. Çalışmaya “sen yap” diyerek başlayabilirsiniz. Kendi bloğunuza dokunup, çocuğu teşvik ederek, kendi bloğuna dokunmasını sağlayıp daha sonra da kademeli olarak teşviklerinizi azaltabilirsiniz. Başlangıçta sizin bloğunuza dokunabilir. Bunun için kendi bloğuna dokunmasını teşvik edip, gerekirse fiziksel yardımda bulunulabilir. Zaman içinde siz kendi bloğunuza dokununca çocuk da sizi taklit ederek kendi bloğuna dokunur hale gelecektir. Bundan sonra birlikte “bloğu havaya kaldırmak” veya “masaya koymak” gibi daha karmaşık adımlara geçilebilir.
    2. basamak: Şimdi çocuğa iki blokla oynama öğretilebilir. Kendi önünüze iki blok alıp, benzerlerini de çocuğun önüne koyarak çalışmaya başlanır. Şimdi bloklardan önce birine, sonra diğerine dokununuz; çocuğun da aynı hareketi yapması için teşvik ediniz. Siz önünüzdeki iki bloğa dokunduktan sonra çocuğun da kendi bloklarına dokunmasını sağlayana kadar teşvik etmeyi sürdürüp daha sonra bu teşvikleri yavaş yavaş azaltınız. Önünüzdeki bloğun üzerine diğer bloğu koyunuz. Çocuğun da önündeki bloğun üzerine diğer bloğu koymasını teşvik edin, koyma hareketini taklit etmeye başladıktan sonra, onun sizin yaptığınız “kule” yi taklit edebilmesini sağlamak için blok sayısını arttırınız.
    3. basamak: Çocuk bloklarla oynamaya ve yardımsız olarak kule inşa etmeye başladığında “köprü” inşa etmek gibi daha karmaşık oyunları öğretmeye başlayabilirsiniz. Öncelikle köprü tarafınızdan inşa edilmelidir. Bu inşa sırasında her basamakta çocuk sözel ve fiziksel yardımla teşvik edilmeli “sen de yap” , “benim gibi yap” yönergeleri verilmelidir. Bu komutlar ona sizin yaptığınız şekle dikkat etmesi gerektiğini anlatan ipuçlarıdır. Sizin yaptığınız şekli taklit etmeyi öğrendikten sonra hızlı bir şekilde yaptığınız köprüyü bitirmelisiniz. Şimdi ona sadece tek tek sizin hareketlerinizi taklit etmeyi değil “son ürünü” oluşturmasını öğretmelisiniz. Çocuk bu yöntemle bir köprü inşa etmeyi bir kez başardıktan sonra şimdi kulenin yanına bir de köprü inşa edebilir. Böylece çocuk, birden çok şekil meydana getirmiş olur.
    4. basamak: Çocuk sizi taklit ederek bloklardan çeşitli şekiller inşa etmek için gerekli olan parçaları nasıl kullanacağını öğrendikten sonra, siz kendi bloklarınızı ortadan kaldırıp çocuğunuzdan kendi blokları ile çeşitli şekiller inşa etmesini isteyebilirsiniz. Daha sonra çocuğa bu şekillerin adlarını öğretebilirsiniz.

    KENDİ BAŞINA OYUN OYNAMA
    İlk önce siz onunla beraberken ve oyuna aktif olarak katılımıyla oyun oynamayı öğretin. Önce iki oyuncakla, sonra da yavaş yavaş daha fazla oyuncakla oyun oynamayı öğretmelisiniz veya çocuktan resim çizme ya da bloklardan bir köprü yapma gibi basit bir görevi gerçekleştirmesini isteyebilirsiniz. Çocuk oynamaya başladıktan sonra yavaş yavaş onun oyun alanından uzaklaşın ve en sonunda da çocuğu odada bir dakika yalnız bırakacak şekilde terk edin. Siz odaya geri döndüğünüzde eğer işi tamamlamışsa veya çocuk hala oyun oynamayı sürdürüyorsa onu coşkulu bir şekilde takdir edin ve ödüllendirin.Otizm, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de henüz çok yeni bir çalışma alanıdır. Otistik çocuklara yardımcı olabilmek için erken teşhislerinden, tedavilerine ve eğitimlerine kadar her alanda yapılacak yeni çalışmalara gereksinim vardır. Uzun yıllardır otistik çocukların tedavisinde kullanılan oyun terapisine ışık tutmak amacıyla, bu çocukların oyun oynama ve oyuncak ile ilişkilerini geliştirmelerine yönelik çalışmalar yapılmasının çocuk ve aileyi yönlendirmede hem terapistlere hem de eğitimcilere yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
    Bilgilerinize...

    Mehmet KÜÇÜKGÖZ
    Özel Eğitim Uzmanı

    Detaylı bilgi için:
    MKG ÖZEL EĞİTİM DANIŞMANLIK
    Mkg Özel Eğitim Danışmanlık | Facebook

    Email: mkg@hotmail.com.tr veya ozelegitimci@windowslive.com

    Kaynak
  5. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    paylaşım için teşekkürler kardeşim....
  6. 31.Ağustos.2010, 13:53
    #3
    paylaşım için teşekkürler kardeşim....
  7. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Oyun, otizmi hafifletiyor

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melda Akçakın, oyunun otizmi hafiflettiğini belirtti.

    Samsun Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Otizm ve Otistik Çocuklar" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Melda Akçakın, anne-babaların sıkı işbirliğiyle otistik çocukların gelişimlerinin hızlanacağına dikkat çekerek, "Anne-babalar otistik çocuklara 3 yaşına kadar oyun kurma becerisi kazandırmalı ve vakit kaybetmeden özel eğitim kurumlarının yolunu tutmalıdır" dedi.

    Otizmin, bireyin duyduklarını, gördüklerini doğru algılamaktan alıkoyan, genelde erkeklerde görülen, ömür boyu süren, iletişim ve sosyalleşme bozukluğuna neden olan bir hastalık olduğuna değinen Prof. Dr. Melda Akçakın, "Otistik çocuklar göz göze gelmede, adına bakmada,
    işaret parmağıyla işaret etmede, selamlaşmada, el sallama ve komutlara uymada, taklitte, zamirleri karıştırmamada, program yapma ve farkındalık konusunda, beden becerilerinde, çatal-kaşık kullanma ve yemek yemede, kalem tutmada, paylaşmada, para kullanmada, duygularını belirtme veya göstermede zorluk çekerler. Zorlandıkları konularda anne-babaları içtenlikle yardımda bulunmalıdır. Bu çocuklar sağlıklı görünürler, ince ve zariftirler" diye konuştu.


    Anne babaların, otistik çocuklara ilgi göstermesini isteyen ve oyunlara mekanik katılımların doğru olmadığına değinen Akçakın, "Anne-baba keyifle, içtenlikle oyuna katılmalı. Ödev gibi yapılan oyunlara çocuklar katılmaz. Oyunda çocuğun önünde ve gerisinde olunmamalı. Oyun oynama otizmi hafifletir. Oyun oynayabilen otistik çocuklar zaman içinde yaşıtlarından fark edilemez hale gelir. Aileler, 'Oynuyoruz, oynuyoruz ne oluyor?' dememeli. İstenenleri yapan otistik çocuklar ödüllendirilmeli. Mükemmel anlayan ancak hiç konuşmayan otistik çocuklar olabilir. Çocuklar işaret ve sese özendirilmeli. Öğretilenler basite indirgenmeli. Otistik çocukların hepsi ana-babalarının kalplerinden geçenleri okur. Söylenenlerle içten geçenler birbirine paralel olmalı. Uğraşları eleştirilmemeli ve köreltilmemeli. Çünkü yaptıkları ileride meslekleri olabilir. Otistik çocuklar, 3 yaşına kadar oyun ve iletişim becerisi kazandırıldıktan sonra hemen özel eğitim kurumları veya yoksa kreşlere gönderilmelidir" şeklinde konuştu.

    Samsun Özel Eğitim Merkezi Müdürü M. İrfan Yetik ise Türkiye'de 10 merkez bulunduğunu, son 20 yılda otizm konusunda büyük ilerlemeler kaydedildiğini dile getirdi. Prof. Akçakın'a plaket veren Yetik, "Samsun'da 400 otistik çocuk olduğu tahmin ediliyor. Aileler çocuğunun otistik olduğunu fark eder etmez Rehberlik ve Araştırma Merkezleri'yle irtibata geçip çocuklarını bize getirebilir. Şuanda 20 öğrencimiz var ve 2 çocuğumuzla 1 öğretmen ilgileniyor" bilgisini verdi.
    Konferansa öğretim üyeleri ve otistik çocuğu olan aileler dinleyici olarak katıldı

    İHAhttp://www.nuveforum.net/1394-cocuk/42636-oyun-otizmi-hafifletiyor/
  8. 31.Ağustos.2010, 13:55
    #4
    Oyun, otizmi hafifletiyor

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melda Akçakın, oyunun otizmi hafiflettiğini belirtti.

    Samsun Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Otizm ve Otistik Çocuklar" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Melda Akçakın, anne-babaların sıkı işbirliğiyle otistik çocukların gelişimlerinin hızlanacağına dikkat çekerek, "Anne-babalar otistik çocuklara 3 yaşına kadar oyun kurma becerisi kazandırmalı ve vakit kaybetmeden özel eğitim kurumlarının yolunu tutmalıdır" dedi.

    Otizmin, bireyin duyduklarını, gördüklerini doğru algılamaktan alıkoyan, genelde erkeklerde görülen, ömür boyu süren, iletişim ve sosyalleşme bozukluğuna neden olan bir hastalık olduğuna değinen Prof. Dr. Melda Akçakın, "Otistik çocuklar göz göze gelmede, adına bakmada,
    işaret parmağıyla işaret etmede, selamlaşmada, el sallama ve komutlara uymada, taklitte, zamirleri karıştırmamada, program yapma ve farkındalık konusunda, beden becerilerinde, çatal-kaşık kullanma ve yemek yemede, kalem tutmada, paylaşmada, para kullanmada, duygularını belirtme veya göstermede zorluk çekerler. Zorlandıkları konularda anne-babaları içtenlikle yardımda bulunmalıdır. Bu çocuklar sağlıklı görünürler, ince ve zariftirler" diye konuştu.


    Anne babaların, otistik çocuklara ilgi göstermesini isteyen ve oyunlara mekanik katılımların doğru olmadığına değinen Akçakın, "Anne-baba keyifle, içtenlikle oyuna katılmalı. Ödev gibi yapılan oyunlara çocuklar katılmaz. Oyunda çocuğun önünde ve gerisinde olunmamalı. Oyun oynama otizmi hafifletir. Oyun oynayabilen otistik çocuklar zaman içinde yaşıtlarından fark edilemez hale gelir. Aileler, 'Oynuyoruz, oynuyoruz ne oluyor?' dememeli. İstenenleri yapan otistik çocuklar ödüllendirilmeli. Mükemmel anlayan ancak hiç konuşmayan otistik çocuklar olabilir. Çocuklar işaret ve sese özendirilmeli. Öğretilenler basite indirgenmeli. Otistik çocukların hepsi ana-babalarının kalplerinden geçenleri okur. Söylenenlerle içten geçenler birbirine paralel olmalı. Uğraşları eleştirilmemeli ve köreltilmemeli. Çünkü yaptıkları ileride meslekleri olabilir. Otistik çocuklar, 3 yaşına kadar oyun ve iletişim becerisi kazandırıldıktan sonra hemen özel eğitim kurumları veya yoksa kreşlere gönderilmelidir" şeklinde konuştu.

    Samsun Özel Eğitim Merkezi Müdürü M. İrfan Yetik ise Türkiye'de 10 merkez bulunduğunu, son 20 yılda otizm konusunda büyük ilerlemeler kaydedildiğini dile getirdi. Prof. Akçakın'a plaket veren Yetik, "Samsun'da 400 otistik çocuk olduğu tahmin ediliyor. Aileler çocuğunun otistik olduğunu fark eder etmez Rehberlik ve Araştırma Merkezleri'yle irtibata geçip çocuklarını bize getirebilir. Şuanda 20 öğrencimiz var ve 2 çocuğumuzla 1 öğretmen ilgileniyor" bilgisini verdi.
    Konferansa öğretim üyeleri ve otistik çocuğu olan aileler dinleyici olarak katıldı

    İHAhttp://www.nuveforum.net/1394-cocuk/42636-oyun-otizmi-hafifletiyor/

Benzer Konular

  1. Sitede oyun odaları olsun
    Konu Sahibi Anemon Forum Üyelerimizin Site ile İlgili Görüş ve Öneri
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 29.Haziran.2016, 14:45
  2. Hücre nasıl yapılır? (karton, oyun hamuru vs.)
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Her Telden
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 08.Kasım.2014, 10:00
  3. Cep telefonuma oyun nereden indirebilirim?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Cep Telefonu
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 26.Ocak.2012, 21:43
  4. Facebook'a yeni oyun geldi
    Konu Sahibi Defnex Forum Diğer Teknoloji,İnternet,Bilgisayar,Cep Telefonu
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Eylül.2010, 21:12
  5. Engelli çocuk ve oyun
    Konu Sahibi okyanus Forum Özel Eğitim & Rehabilitasyon
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 10.Ağustos.2010, 19:12

Bu Konu için Etiketler