Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Batı Nil virüsü paniği (West Nile Virus)

http://www.hurriyet.com.tr/_np/4618/11384618.jpg Geçen yıl İsviçre’de bu yılda Yunanistan’da görülmeye başlayan Batı Nil Virüsü'nü kenelerde taşıyor. Geçen yıl İsviçre'de bu yılda Yunanistan'da görülmeye başlayan,hatta Manisa'daki ölümlerinde nedeni olduğu konusunda kuşkular bulunan 'Batı Nil virüsü(West Nile Virus)' hakkında bilgi almak üzere Vera Pest Kontrol Servisi'nden böcek uzmanı Derya Ulaşoğlu'na sorular yönelttik. Batı Nil virüsü nedir? İlk kez 1937 yılında Uganda'nın

Konuyu değerlendir: Batı Nil virüsü paniği (West Nile Virus)

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2781 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Batı Nil virüsü paniği (West Nile Virus)

    Sponsorlu Bağlantılar



    Geçen yıl İsviçre’de bu yılda Yunanistan’da görülmeye başlayan Batı Nil Virüsü'nü kenelerde taşıyor.

    Geçen yıl İsviçre'de bu yılda Yunanistan'da görülmeye başlayan,hatta Manisa'daki ölümlerinde nedeni olduğu konusunda kuşkular bulunan 'Batı Nil virüsü(West Nile Virus)' hakkında bilgi almak üzere Vera Pest Kontrol Servisi'nden böcek uzmanı Derya Ulaşoğlu'na sorular yönelttik.

    Batı Nil virüsü nedir?

    İlk kez 1937 yılında Uganda'nın Batı Nil bölgesinde bir insandan izole edilen bir virüstür.45-50 nm büyüklüğündeki bu virüs Flaviviridae familyasının Flavivirus cinsine aittir.Bu virüsün ana rezervuar (taşıyıcısı) kuşlardır.Bu kuşlardan kan emen özellikle sivrisinek ve keneler bu virüsü alarak insana ve diğer bazı memelilere taşınmaktadır.

    Hangi ülkelerde görülmektedir? Bunlar nasıl yayılmaktadır?

    Cezayir,Fas , Romanya, Fransa, İtalya, Çek Cumhuriyeti , Tunus, Rusya, İsrail'de görülmüştür.

    Amerika'da is New York şehrinde 1999 yılında 62 vaka ile başlamış ve hızla diğer eyaletlere yayılmıştır.Başladığı yıl New York,New Jersey ve Connecticut' eyaletlerinde 7 insan ,6 at ve yüzlerce kuş ölmüştür.Bunlar göçmen kuşlarla yayılabildiği gibi uçak içinde ve eşyalar arasında da taşınabilmektedir.

    3)İnsandan insana geçiş nasıl olmaktadır ?

    Nadirde olsa kan ve organ nakli,hamile kadından bebeğine,süt emziren anneden bebeğine
    geçebilmektedir.


    4)Isırıktan sonra belirtiler( inkübasyon süresi) nezaman başlamaktadır ?

    Belirtiler 2-15 gün içinde çıkmaktadır. Genel olarak 1-6 gündür.

    5)Bu virüse karşı aşı varmıdır?

    Atlar için aşı geliştirilmiştir.İnsan ve köpek,vs.için yoktur.

    6) Amerika'da vaka sayısı nedir ?

    2009 verilerine göre Amerika ve Kanada'da 30.000 kişi bu virüsü almış, bunlardan 1000 kişi
    ölmüştür.Ölüm oranı insanda ortalama % 3-15'dir;ancak atlarda ölüm oranı %30'lardadır.


    7) Hangi yaş grubu risk altındadır ?

    Vakalar izlendiğinde 50 yaş ve çok üzeri yaş grubu dağılımı mevcut.Manisa'da genç değilde orta yaş üstü insanların hastalanması dikkat çekicidir.Yine de tüm yaş grubu insanlar dikkat etmelidir.Örneğin Amerika'da farklı yaş grubunda (örneğin 6 yaş) nadirde olsa vakalar vardır.

    8) Ne tip belirtiler vardır.Tedavisi varmıdır ?

    Bu virüse özgü spesifik belirtisi yoktur.Ani başlayan ateş,kas
    ağrısı,bulantı,yorgunluk,halsizlik,kızarıklık,kusm a,İshal ,nörolojik problemler,hafıza kaybı.koma,lenf bezlerinde şişme ,boyun tutulması,oryantasyon bozukluğu,birbirine karıştırma durumu ,menenjit vs.görülebilir.

    Spesifik tedavisi yoktur.Destek tedavisi yapılmaktadır.

    9) Hangi sivrisinek ve kene türleri taşıyabilmektedir ?

    Amerika'da 21 farklı sivrisinek türünün taşıdığı tespit edilmiştir.Özellikle 'Culex pipiens' çok önemli vektör olarak öne çıkmaktadır.Özellikle bu sivrisinek türünün kan emmek için kuşları tercih etmesi de önemli faktördür.

    10) Hangi kanatlılar taşımaktadır ?

    Karga,ördek , güvercin,martı başta olmak üzere çok çeşitli kuş türleri ve tavuk bu virüsü taşıyabilmektedir.

    11 ) Diğer memelilerde durum nedir?

    Koyun,hamsters,fare ve bazı maymun türlerinde görülürken domuz,köpek,tavşan virüse dayanıklılık gösterebilmekte hatta simptom bile oluşmamaktadır.Buna rağmen çok sık olmasada belirti gösteren köpek ve kedi vakaları vardır.

    12) Manisa'da salgın gibi artış olmamasının bu virüs olasılığını olduğu ihtimalini zayıflattığı söylendi.Siz ne düşünüyorsunuz ?

    Bana göre bu sayı artmasada 'batı nil virüsü' olmuş olabilir.Amerika'daki verilerdeb bu sonuca ulaşmak mümkün.Amerika'daki verilerde Connecticut eyaletinde 1999-2009 yılları arasındaki vaka sayısı 69,sadece 2008 yılında 8 vaka varken,2003 yılında 17 vaka var.2009 'da hiç görülmemiş.Bu 69 kişinin üçü ölmüş.Bazı yıllar görülmese de yine sonraki yıllar vaka çıkabilir.

    13) Amerika'da bu virüse karşı ne tip çalışmalar yapılmaktadır?

    Nitekim Amerika'da Connecticut Agricultural Experiment Station(CAES)' 1998-2009 yılları
    arasında 1.7 million sivrisinek üzerinde test yapmışlardır.Sadece 2009 yılında 200,000
    sivrisinek test yapılmıştır.Sivrisenekler kurulmuş tuzaklar ile yakalanmaktadır. Bunlar her yıl
    rutin virüs testine tabi tutuluyor.Bu uygulama bizde de vakalar olmasa da başlamalıdır.

    14) Sivrisineklerin yaşam döngüsü nasıldır ? Temel özellikleri nedir.?

    Sivrisineklerin yaşam döngüsü yumurta,larva,pupa,ergin dönemlerinden oluşur.İlk üç aşama
    sucul ortamda geçerken,ergin sivrisinek karada yaşar. Ergin sivrisinek uçma yeteneğine
    sahiptir.

    Yumurta döneminden ergin olmaya kadar geçen süre 9-14 gündür.Ergin sinek 2-6 ay yaşar. Bir
    sivrisinek dişisi bir defada türlere göre değişmekle birlikte 35-450 yumurta bırakabilir.

    Sivrisinekler yumurtalarını durgun suya bırakırlar.(yosunlu,sığ sular,durgun sular,lağım ve
    kanalizasyonlar,bataklık ve taban suları,su birikintileri)

    ÖNLEMLER :
    a) Kullanılmış ve ıskarta lastiklerin arazinizde biriken durgun sularını boşaltın (örneğin lastik salıncak). Yada bekletmeden atınız.
    b) Arazinizde biriken kutular, plastik kaplar, seramik saksılar ya da benzer su biriktirmiş kapları atın yada içerisinde biriken suları çok sık bekletmeden düzenli dökün. Saksı alt tabağında su birikintisi olmadığından emin olun yada delikli alt tabak kullanınız.Bitkilerle kaplanmış kapları gözden kaçırmayınız.
    c) Özellikle yapraklar vs. olukları tıkayabilir. Tıkanan çatı oluklarını yıllık olarak temizleyiniz. Çatı olukları genelde göz ardı edilir, ancak bu alanlarda her mevsim milyonlarca sivrisinek üreyebilir.
    d) Plastik seyyar havuzları kullanmadığınızda ters çevirin. Düzenli olarak kullanılmayan bir seyyar havuz sivrisinek yuvası haline gelir.
    e) El arabalarını ters çevirin ve kuş kablarında suların durgun halde birikmesini önleyiniz; aksi takdirde, sivrisinekler için ideal üreme ortamı oluşur. Kuş kabları ve seyyar havuzlardaki suları her hafta değiştirin.
    f) Süs havuzlarını havalandırın,bakımını yapınız ya da balıkla doldurunuz (önerilen yada biyolojik larvasid (sineklerin larva dönemini öldüren) kullanınız. .Süs havuzları revaçta olmakla birlikte durgun su içermeleri durumunda ciddi bir sivrisinek tehdidi yaratabilir.
    g) Kullanılmayan yüzme havuzlarını temizleyip klorlayın. Bir aylık tatile çıkan bir ailenin başıboş bıraktığı bir yüzme havuzu komşuların şikayetlerine yol açabilecek kadar sivrisineğin üremesiyle sonuçlanabilir. Unutmayınız ki, yüzme havuzu kapaklarında biriken sularda bile sivrisinekler üreyebilir.
    h) Arazinizde biriken durgun suları ortadan kaldırmak için peyzajdan faydalanın. Yaz aylarında 7- 10 gün üzerinde ortada olan tüm su birikintilerinde sivrisinekler üreyebilir.
    o) Çöp kutusu, branda ve suyu biriktiren kap ve oyuncaklardaki suları boşaltın.
    ı) Evcil hayvan ve büyükbaş hayvan su teknelerindeki suyu haftada iki kez değiştirin.
    i) Kapların altında su birikmeyecek şekilde delikler açın ya da suları tahliye edin.
    j) Drenaj delikleri sivrisineklerin üremesi için yeterli miktarda suyu toplar.
    k) Kesilen çimlerin yol kenarındaki oluklara ve toplama çukurlarına girmesine izin vermeyin, çünkü bu alanlar sivrisinekler için çok uygun üreme alanlarıdır.

    l) Yapay göletlerde durgun su oluşmaması için uygun sirkülasyon sistemi kurunuz.Sinek
    larvalarına karşı hedef dışı canlılara ve insanlara toksik olmuyan biyolojik larvasid olan 'Bacillus
    thuringiensis israelensis' ,'Bacillus sphaericus' belli aralıklar ile kullanılabilir.
    m) Durgun suların arazideki molozlar, derin batak ve deliklerde, çukurlarda, çöküntü alanlarında, korunmayan ve kullanılmayan kuyularda birikmesini önleyiniz,
    n) Açılan kapı ve pencerelere sineklik yapılmalıdır;hatta Amerika'da bahçeli evlerde ana giriş kapısına yapılan ikinci kapının yarısı sinekliktir.İnsanlar daha çok bu kapıyı kullanmaktadır.Sineklik yaptırırken him boşluk kalmadığına dikkat ediniz.Sürgülü modeller uygudur.Fırçalı olanlar çabuk bozulabilir.Buna rağmen fırçalı olacaksa sıfır oturmalıdır ve hiç gözenek kalmamalıdır.
    o) Hem kene hemde sivrisineği aynı anda kovan repellent(kovucu) kullanılmalıdır.

    p) Sineklerin aktif olduğu saatlerde dışarı çıkmayınız.
    q) Bahçede ölü kuş görülürse çıplak elle dokunulmamalıdır.Eldiven ile iki ayrı kalın poşete koyarak ana çöpe atılmalıdır.Eldiven çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.
    r) Bahçede kuru yaprak,birikmiş çalılıklar toplanıp,atılmalıdır.
    s) Komşularında aynı tedbirleri almasını sağlayınız.
    t) Riskli alanlarda açık renkli,mümkün olduğunca kapalı giysiler giyilmelidir.
    u) Bahçe düzenlenirken su birikintisi olacak düzenlemelerden kaçınılmalıdır.
    v) Su giderlerindeki tıkanıklar durgun su oluşmaması için haftalık temizlenmelidir.
    y) Uçaklarda uçan sinek görülürse traplar ile öldürülmelidir.

    kaynak
  2. 27.Ağustos.2010, 23:00
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar



    Geçen yıl İsviçre’de bu yılda Yunanistan’da görülmeye başlayan Batı Nil Virüsü'nü kenelerde taşıyor.

    Geçen yıl İsviçre'de bu yılda Yunanistan'da görülmeye başlayan,hatta Manisa'daki ölümlerinde nedeni olduğu konusunda kuşkular bulunan 'Batı Nil virüsü(West Nile Virus)' hakkında bilgi almak üzere Vera Pest Kontrol Servisi'nden böcek uzmanı Derya Ulaşoğlu'na sorular yönelttik.

    Batı Nil virüsü nedir?

    İlk kez 1937 yılında Uganda'nın Batı Nil bölgesinde bir insandan izole edilen bir virüstür.45-50 nm büyüklüğündeki bu virüs Flaviviridae familyasının Flavivirus cinsine aittir.Bu virüsün ana rezervuar (taşıyıcısı) kuşlardır.Bu kuşlardan kan emen özellikle sivrisinek ve keneler bu virüsü alarak insana ve diğer bazı memelilere taşınmaktadır.

    Hangi ülkelerde görülmektedir? Bunlar nasıl yayılmaktadır?

    Cezayir,Fas , Romanya, Fransa, İtalya, Çek Cumhuriyeti , Tunus, Rusya, İsrail'de görülmüştür.

    Amerika'da is New York şehrinde 1999 yılında 62 vaka ile başlamış ve hızla diğer eyaletlere yayılmıştır.Başladığı yıl New York,New Jersey ve Connecticut' eyaletlerinde 7 insan ,6 at ve yüzlerce kuş ölmüştür.Bunlar göçmen kuşlarla yayılabildiği gibi uçak içinde ve eşyalar arasında da taşınabilmektedir.

    3)İnsandan insana geçiş nasıl olmaktadır ?

    Nadirde olsa kan ve organ nakli,hamile kadından bebeğine,süt emziren anneden bebeğine
    geçebilmektedir.


    4)Isırıktan sonra belirtiler( inkübasyon süresi) nezaman başlamaktadır ?

    Belirtiler 2-15 gün içinde çıkmaktadır. Genel olarak 1-6 gündür.

    5)Bu virüse karşı aşı varmıdır?

    Atlar için aşı geliştirilmiştir.İnsan ve köpek,vs.için yoktur.

    6) Amerika'da vaka sayısı nedir ?

    2009 verilerine göre Amerika ve Kanada'da 30.000 kişi bu virüsü almış, bunlardan 1000 kişi
    ölmüştür.Ölüm oranı insanda ortalama % 3-15'dir;ancak atlarda ölüm oranı %30'lardadır.


    7) Hangi yaş grubu risk altındadır ?

    Vakalar izlendiğinde 50 yaş ve çok üzeri yaş grubu dağılımı mevcut.Manisa'da genç değilde orta yaş üstü insanların hastalanması dikkat çekicidir.Yine de tüm yaş grubu insanlar dikkat etmelidir.Örneğin Amerika'da farklı yaş grubunda (örneğin 6 yaş) nadirde olsa vakalar vardır.

    8) Ne tip belirtiler vardır.Tedavisi varmıdır ?

    Bu virüse özgü spesifik belirtisi yoktur.Ani başlayan ateş,kas
    ağrısı,bulantı,yorgunluk,halsizlik,kızarıklık,kusm a,İshal ,nörolojik problemler,hafıza kaybı.koma,lenf bezlerinde şişme ,boyun tutulması,oryantasyon bozukluğu,birbirine karıştırma durumu ,menenjit vs.görülebilir.

    Spesifik tedavisi yoktur.Destek tedavisi yapılmaktadır.

    9) Hangi sivrisinek ve kene türleri taşıyabilmektedir ?

    Amerika'da 21 farklı sivrisinek türünün taşıdığı tespit edilmiştir.Özellikle 'Culex pipiens' çok önemli vektör olarak öne çıkmaktadır.Özellikle bu sivrisinek türünün kan emmek için kuşları tercih etmesi de önemli faktördür.

    10) Hangi kanatlılar taşımaktadır ?

    Karga,ördek , güvercin,martı başta olmak üzere çok çeşitli kuş türleri ve tavuk bu virüsü taşıyabilmektedir.

    11 ) Diğer memelilerde durum nedir?

    Koyun,hamsters,fare ve bazı maymun türlerinde görülürken domuz,köpek,tavşan virüse dayanıklılık gösterebilmekte hatta simptom bile oluşmamaktadır.Buna rağmen çok sık olmasada belirti gösteren köpek ve kedi vakaları vardır.

    12) Manisa'da salgın gibi artış olmamasının bu virüs olasılığını olduğu ihtimalini zayıflattığı söylendi.Siz ne düşünüyorsunuz ?

    Bana göre bu sayı artmasada 'batı nil virüsü' olmuş olabilir.Amerika'daki verilerdeb bu sonuca ulaşmak mümkün.Amerika'daki verilerde Connecticut eyaletinde 1999-2009 yılları arasındaki vaka sayısı 69,sadece 2008 yılında 8 vaka varken,2003 yılında 17 vaka var.2009 'da hiç görülmemiş.Bu 69 kişinin üçü ölmüş.Bazı yıllar görülmese de yine sonraki yıllar vaka çıkabilir.

    13) Amerika'da bu virüse karşı ne tip çalışmalar yapılmaktadır?

    Nitekim Amerika'da Connecticut Agricultural Experiment Station(CAES)' 1998-2009 yılları
    arasında 1.7 million sivrisinek üzerinde test yapmışlardır.Sadece 2009 yılında 200,000
    sivrisinek test yapılmıştır.Sivrisenekler kurulmuş tuzaklar ile yakalanmaktadır. Bunlar her yıl
    rutin virüs testine tabi tutuluyor.Bu uygulama bizde de vakalar olmasa da başlamalıdır.

    14) Sivrisineklerin yaşam döngüsü nasıldır ? Temel özellikleri nedir.?

    Sivrisineklerin yaşam döngüsü yumurta,larva,pupa,ergin dönemlerinden oluşur.İlk üç aşama
    sucul ortamda geçerken,ergin sivrisinek karada yaşar. Ergin sivrisinek uçma yeteneğine
    sahiptir.

    Yumurta döneminden ergin olmaya kadar geçen süre 9-14 gündür.Ergin sinek 2-6 ay yaşar. Bir
    sivrisinek dişisi bir defada türlere göre değişmekle birlikte 35-450 yumurta bırakabilir.

    Sivrisinekler yumurtalarını durgun suya bırakırlar.(yosunlu,sığ sular,durgun sular,lağım ve
    kanalizasyonlar,bataklık ve taban suları,su birikintileri)

    ÖNLEMLER :
    a) Kullanılmış ve ıskarta lastiklerin arazinizde biriken durgun sularını boşaltın (örneğin lastik salıncak). Yada bekletmeden atınız.
    b) Arazinizde biriken kutular, plastik kaplar, seramik saksılar ya da benzer su biriktirmiş kapları atın yada içerisinde biriken suları çok sık bekletmeden düzenli dökün. Saksı alt tabağında su birikintisi olmadığından emin olun yada delikli alt tabak kullanınız.Bitkilerle kaplanmış kapları gözden kaçırmayınız.
    c) Özellikle yapraklar vs. olukları tıkayabilir. Tıkanan çatı oluklarını yıllık olarak temizleyiniz. Çatı olukları genelde göz ardı edilir, ancak bu alanlarda her mevsim milyonlarca sivrisinek üreyebilir.
    d) Plastik seyyar havuzları kullanmadığınızda ters çevirin. Düzenli olarak kullanılmayan bir seyyar havuz sivrisinek yuvası haline gelir.
    e) El arabalarını ters çevirin ve kuş kablarında suların durgun halde birikmesini önleyiniz; aksi takdirde, sivrisinekler için ideal üreme ortamı oluşur. Kuş kabları ve seyyar havuzlardaki suları her hafta değiştirin.
    f) Süs havuzlarını havalandırın,bakımını yapınız ya da balıkla doldurunuz (önerilen yada biyolojik larvasid (sineklerin larva dönemini öldüren) kullanınız. .Süs havuzları revaçta olmakla birlikte durgun su içermeleri durumunda ciddi bir sivrisinek tehdidi yaratabilir.
    g) Kullanılmayan yüzme havuzlarını temizleyip klorlayın. Bir aylık tatile çıkan bir ailenin başıboş bıraktığı bir yüzme havuzu komşuların şikayetlerine yol açabilecek kadar sivrisineğin üremesiyle sonuçlanabilir. Unutmayınız ki, yüzme havuzu kapaklarında biriken sularda bile sivrisinekler üreyebilir.
    h) Arazinizde biriken durgun suları ortadan kaldırmak için peyzajdan faydalanın. Yaz aylarında 7- 10 gün üzerinde ortada olan tüm su birikintilerinde sivrisinekler üreyebilir.
    o) Çöp kutusu, branda ve suyu biriktiren kap ve oyuncaklardaki suları boşaltın.
    ı) Evcil hayvan ve büyükbaş hayvan su teknelerindeki suyu haftada iki kez değiştirin.
    i) Kapların altında su birikmeyecek şekilde delikler açın ya da suları tahliye edin.
    j) Drenaj delikleri sivrisineklerin üremesi için yeterli miktarda suyu toplar.
    k) Kesilen çimlerin yol kenarındaki oluklara ve toplama çukurlarına girmesine izin vermeyin, çünkü bu alanlar sivrisinekler için çok uygun üreme alanlarıdır.

    l) Yapay göletlerde durgun su oluşmaması için uygun sirkülasyon sistemi kurunuz.Sinek
    larvalarına karşı hedef dışı canlılara ve insanlara toksik olmuyan biyolojik larvasid olan 'Bacillus
    thuringiensis israelensis' ,'Bacillus sphaericus' belli aralıklar ile kullanılabilir.
    m) Durgun suların arazideki molozlar, derin batak ve deliklerde, çukurlarda, çöküntü alanlarında, korunmayan ve kullanılmayan kuyularda birikmesini önleyiniz,
    n) Açılan kapı ve pencerelere sineklik yapılmalıdır;hatta Amerika'da bahçeli evlerde ana giriş kapısına yapılan ikinci kapının yarısı sinekliktir.İnsanlar daha çok bu kapıyı kullanmaktadır.Sineklik yaptırırken him boşluk kalmadığına dikkat ediniz.Sürgülü modeller uygudur.Fırçalı olanlar çabuk bozulabilir.Buna rağmen fırçalı olacaksa sıfır oturmalıdır ve hiç gözenek kalmamalıdır.
    o) Hem kene hemde sivrisineği aynı anda kovan repellent(kovucu) kullanılmalıdır.

    p) Sineklerin aktif olduğu saatlerde dışarı çıkmayınız.
    q) Bahçede ölü kuş görülürse çıplak elle dokunulmamalıdır.Eldiven ile iki ayrı kalın poşete koyarak ana çöpe atılmalıdır.Eldiven çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.
    r) Bahçede kuru yaprak,birikmiş çalılıklar toplanıp,atılmalıdır.
    s) Komşularında aynı tedbirleri almasını sağlayınız.
    t) Riskli alanlarda açık renkli,mümkün olduğunca kapalı giysiler giyilmelidir.
    u) Bahçe düzenlenirken su birikintisi olacak düzenlemelerden kaçınılmalıdır.
    v) Su giderlerindeki tıkanıklar durgun su oluşmaması için haftalık temizlenmelidir.
    y) Uçaklarda uçan sinek görülürse traplar ile öldürülmelidir.

    kaynak
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Sağlık Bakanlığı'ndan Batı Nil açıklaması

    Sağlık Bakanlığı, Manisa Devlet Hastanesinde son 15 günden beri görülen, ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği (Batı Nil Hastalığı) ne ilişkin yapılan testlerde herhangi bir enfeksiyona rastlanmadığı açıklandı.

    Sağlık Bakanlığı, Manisa Devlet Hastanesinde son 15 günden beri görülen, ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği ve vücutta döküntülerle seyreden (Batı Nil Hastalığı) hastalıkla ilgili olarak yapılan analiz sonuçlarına göre, ilk bulgularda herhangi bir enfeksiyonun şu ana kadar saptanmadığını bildirdi.

    Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Manisa Devlet Hastanesinde 15 günden beri görülen ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği ve vücutta döküntülerle seyreden hastalıkla ilgili olarak 12 Ağustos 2010 tarihinden itibaren Bakanlık uzmanları ve oluşturulan Bilim Kurulu tarafından yoğun araştırmalar başlatıldığı, bu çalışma ve araştırmaların halen devam ettiği belirtildi.

    ''Hastalıkla ilgili yapılan analiz sonuçlarına göre, ilk bulgularda herhangi bir enfeksiyon şu ana kadar saptanmamıştır'' denilen açıklamada, şunlar kaydedildi;

    ''Bilim kurulumuz 26 Ağustos 2010 tarihinde yaptığı son toplantıda, Manisa'dan gelen uzmanla birlikte tüm vakalar ayrıntılı biçimde tekrar değerlendirilmiştir.

    Bu değerlendirme sonucunda hastaların genellikle ileri yaşlarda ve altta yatan kronik hastalıklarının olduğu, bir kısmının uzun süre güneş altında çalıştığı veya yürüdüğü belirlenmiştir.

    Dolayısıyla hayatını kaybeden 6 hastanın ölüm sebebi, benzer bulgularla seyreden hastalıkların kümelenmesi şeklinde yorumlanmıştır.

    Hastalığın 20 Ağustos 2010 tarihinden itibaren görülmediği, bu durumun hava sıcaklığında ciddi düşmelerin olduğu tarihlerle örtüştüğü görülmüştür. Hastalığın görüldüğü dönemde komşu ülkelerde benzer belirtilerle seyreden hastalıklar olması nedeniyle konu bu yönüyle de araştırılmaktadır.

    Bu değerlendirme paralelinde hastalığın 2 hafta süreyle takip edilmesine ve ileri tetkiklere devam edilmesine karar verilmiştir.''



    AA
  4. 28.Ağustos.2010, 00:18
    #2
    Sağlık Bakanlığı, Manisa Devlet Hastanesinde son 15 günden beri görülen, ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği (Batı Nil Hastalığı) ne ilişkin yapılan testlerde herhangi bir enfeksiyona rastlanmadığı açıklandı.

    Sağlık Bakanlığı, Manisa Devlet Hastanesinde son 15 günden beri görülen, ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği ve vücutta döküntülerle seyreden (Batı Nil Hastalığı) hastalıkla ilgili olarak yapılan analiz sonuçlarına göre, ilk bulgularda herhangi bir enfeksiyonun şu ana kadar saptanmadığını bildirdi.

    Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Manisa Devlet Hastanesinde 15 günden beri görülen ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği ve vücutta döküntülerle seyreden hastalıkla ilgili olarak 12 Ağustos 2010 tarihinden itibaren Bakanlık uzmanları ve oluşturulan Bilim Kurulu tarafından yoğun araştırmalar başlatıldığı, bu çalışma ve araştırmaların halen devam ettiği belirtildi.

    ''Hastalıkla ilgili yapılan analiz sonuçlarına göre, ilk bulgularda herhangi bir enfeksiyon şu ana kadar saptanmamıştır'' denilen açıklamada, şunlar kaydedildi;

    ''Bilim kurulumuz 26 Ağustos 2010 tarihinde yaptığı son toplantıda, Manisa'dan gelen uzmanla birlikte tüm vakalar ayrıntılı biçimde tekrar değerlendirilmiştir.

    Bu değerlendirme sonucunda hastaların genellikle ileri yaşlarda ve altta yatan kronik hastalıklarının olduğu, bir kısmının uzun süre güneş altında çalıştığı veya yürüdüğü belirlenmiştir.

    Dolayısıyla hayatını kaybeden 6 hastanın ölüm sebebi, benzer bulgularla seyreden hastalıkların kümelenmesi şeklinde yorumlanmıştır.

    Hastalığın 20 Ağustos 2010 tarihinden itibaren görülmediği, bu durumun hava sıcaklığında ciddi düşmelerin olduğu tarihlerle örtüştüğü görülmüştür. Hastalığın görüldüğü dönemde komşu ülkelerde benzer belirtilerle seyreden hastalıklar olması nedeniyle konu bu yönüyle de araştırılmaktadır.

    Bu değerlendirme paralelinde hastalığın 2 hafta süreyle takip edilmesine ve ileri tetkiklere devam edilmesine karar verilmiştir.''



    AA
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    Allah korusun bizleri. Ülkemize binlerce göçmen kuşları geliyor yılda
  6. 28.Ağustos.2010, 02:54
    #3
    Allah korusun bizleri. Ülkemize binlerce göçmen kuşları geliyor yılda
  7. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Batı Nil Virüsü Türkiye'de!



    Manisa'da ölümler sonrası gündeme gelen batı nil virüsü hastalığına Türkiye'de de rastlandığı ortaya çıktı.
    Manisa'da arka arkaya yaşanan ölümler sonrası gündeme gelen, ancak tespit edilemeyen Batı Nil Virüsü Türkiye'de de ortaya çıktı.

    Sağlık Bakanlığı, "Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye’de de rastlanılmıştır" açıklaması yaptı. Bakanlık bugün Bilim Kurulu ve Bakanlık yetkililerinin katılacağı bir basın toplantısı yapacak.

    Manisa'da 12 Ağustos tarihinden itibaren ateş, trombositopeni (kan pıhtılaşmasında görevli hücrelerin azalması), bilinç değişikliği ve döküntü şikayetiyle başvuran 16 hastadan 6'sı hayatını kaybetmiş bunun üzerine Batı Nil Virüsü paniği başlamıştı.

    Ancak yapılan incelemelerde bu virüse rastlanmadı. Sağlık Bakanlığı konuyla ilgili bir kurul oluşturdu. Kurul çalışmasını tamamladı. Bugün yapılacak basın toplantısı ile bulgular kamuoyu ile paylaşılacak.

    KOMŞUDA 18 ÖLÜM

    Yunanistan'da geçen ay ortaya çıkan Batı Nil virüsü nedeniyle 18 kişi yaşamını yitirdi. Haberlere göre Batı Nil Virüsünün bulaştığı tespit edilenlerin sayısı 177, hastanelerde 9 kişi yoğun bakım tedavisi görüyor. Özellikle Yunanistan'ın kuzeyinde görülen vakalarda hayatını

    HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

    Bu hastalıktan hayatını kaybedenlerin büyük bölümünü 70 yaş üstü hastalar oluşturuyor. Yaygın olarak ateş, baş ve kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma, ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler gösteren Batı Nil virüsü, sivrisinekler aracılığıyla memelilere bulaşıyor.

    Kan yoluyla, organ ve doku nakliyle de bulaşan virüs, normal koşullarda kendini göstermiyor ve çoğu zaman farkına varılmadan atlatılıyor.
    Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıf olanlarda beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabiliyor.

    kaynak
  8. 08.Eylül.2010, 10:06
    #4


    Manisa'da ölümler sonrası gündeme gelen batı nil virüsü hastalığına Türkiye'de de rastlandığı ortaya çıktı.
    Manisa'da arka arkaya yaşanan ölümler sonrası gündeme gelen, ancak tespit edilemeyen Batı Nil Virüsü Türkiye'de de ortaya çıktı.

    Sağlık Bakanlığı, "Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye’de de rastlanılmıştır" açıklaması yaptı. Bakanlık bugün Bilim Kurulu ve Bakanlık yetkililerinin katılacağı bir basın toplantısı yapacak.

    Manisa'da 12 Ağustos tarihinden itibaren ateş, trombositopeni (kan pıhtılaşmasında görevli hücrelerin azalması), bilinç değişikliği ve döküntü şikayetiyle başvuran 16 hastadan 6'sı hayatını kaybetmiş bunun üzerine Batı Nil Virüsü paniği başlamıştı.

    Ancak yapılan incelemelerde bu virüse rastlanmadı. Sağlık Bakanlığı konuyla ilgili bir kurul oluşturdu. Kurul çalışmasını tamamladı. Bugün yapılacak basın toplantısı ile bulgular kamuoyu ile paylaşılacak.

    KOMŞUDA 18 ÖLÜM

    Yunanistan'da geçen ay ortaya çıkan Batı Nil virüsü nedeniyle 18 kişi yaşamını yitirdi. Haberlere göre Batı Nil Virüsünün bulaştığı tespit edilenlerin sayısı 177, hastanelerde 9 kişi yoğun bakım tedavisi görüyor. Özellikle Yunanistan'ın kuzeyinde görülen vakalarda hayatını

    HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

    Bu hastalıktan hayatını kaybedenlerin büyük bölümünü 70 yaş üstü hastalar oluşturuyor. Yaygın olarak ateş, baş ve kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma, ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler gösteren Batı Nil virüsü, sivrisinekler aracılığıyla memelilere bulaşıyor.

    Kan yoluyla, organ ve doku nakliyle de bulaşan virüs, normal koşullarda kendini göstermiyor ve çoğu zaman farkına varılmadan atlatılıyor.
    Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıf olanlarda beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabiliyor.

    kaynak
  9. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Sağlık Bakanlığı'ndan Batı Nil Virüsü açıklaması

    Sağlık Bakanlığı, sivrisinekten bulaşan Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye'de de rastlandığını açıkladı. Bakanlık, bugün saat 13.00'da konuyla ilgili oluşturulan Bilim Kurulu ve Bakanlık yetkililerinin katılacağı bir basın toplantısı yapacak.




    (CİHAN)
  10. 08.Eylül.2010, 10:22
    #5
    Sağlık Bakanlığı, sivrisinekten bulaşan Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye'de de rastlandığını açıkladı. Bakanlık, bugün saat 13.00'da konuyla ilgili oluşturulan Bilim Kurulu ve Bakanlık yetkililerinin katılacağı bir basın toplantısı yapacak.




    (CİHAN)
  11. * Issız__Şehir*
    08.Eylül.2010, 10:30
    #6
    Şimdide Türkiye'de bumu çıktı
  12. 08.Eylül.2010, 10:30
    #6
    * Issız__Şehir* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    * Issız__Şehir*
    Misafir
    Şimdide Türkiye'de bumu çıktı
  13. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Batı Nil Virüsü 3 Can Aldı

    Sağlık Bakanlığı Batı Nil Virüsü Tanısı Konulan 3 Kişinin Hayatını Kaybettiğini Açıkladı.

    Sağlık Bakanlığı, "Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye'de de rastlanılmıştır" açıklaması yaptı.

    Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Başkanı Mustafa Ertek, bugüne kadar 5 ilden 7 vakaya Batı Nil Ateşi tanısı konulduğunu ve bu hastalardan 3'ünün kaybedildiğini bildirdi.

    Manisa'da 12 Ağustos tarihinden itibaren ateş, trombositopeni (kan pıhtılaşmasında görevli hücrelerin azalması), bilinç değişikliği ve döküntü şikayetiyle başvuran 16 hastadan 6'sı hayatını kaybetmiş bunun üzerine Batı Nil Virüsü paniği başlamıştı.

    kaynak
  14. 08.Eylül.2010, 22:05
    #7
    Sağlık Bakanlığı Batı Nil Virüsü Tanısı Konulan 3 Kişinin Hayatını Kaybettiğini Açıkladı.

    Sağlık Bakanlığı, "Batı Nil Virüsü enfeksiyonu vakalarına Türkiye'de de rastlanılmıştır" açıklaması yaptı.

    Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Başkanı Mustafa Ertek, bugüne kadar 5 ilden 7 vakaya Batı Nil Ateşi tanısı konulduğunu ve bu hastalardan 3'ünün kaybedildiğini bildirdi.

    Manisa'da 12 Ağustos tarihinden itibaren ateş, trombositopeni (kan pıhtılaşmasında görevli hücrelerin azalması), bilinç değişikliği ve döküntü şikayetiyle başvuran 16 hastadan 6'sı hayatını kaybetmiş bunun üzerine Batı Nil Virüsü paniği başlamıştı.

    kaynak
  15. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Akdağ: Nil virüsü salgına dönüşmez

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Batı Nil Ateşi virüsüyle ilgili ortada ciddi bir salgın falan düşünmüyoruz. Çünkü hastalık mevsim itibariyle sıcak mevsimde daha çok görülüyor” dedi.
    Erzurum'da gezi ve incelemelerini sürdüren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bir gazetecinin, ''Türkiye'de de Batı Nil virüsü görüldü. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, bilimsel kurulun Batı Nil Ateşi virüsünün yol açtığı hastalıkla ilgili bir açıklama yaptığını söyledi.

    Bütün bulaşıcı hastalıklar konusunda Sağlık Bakanı olarak şeffaf ve toplumu doğru bilgilendirici bir yöntem izlediklerini belirten Akdağ, şunları kaydetti:

    ''Bu meselede de böyle yaptık. Zannediyorum 13 Ağustos’ta Manisa'da, işini iyi bilen ve dikkatli bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, gördüğü bazı vakaların Batı Nil virüsü hastalığına benzediğini, Hıfzıssıhhaya rapor etti. Derhal bir bilimsel heyet oluşturduk. Bu bilimsel heyet sıkı bir çalışma yaptı ve bu virüsle ilgili olarak Hıfzıssıhha metotlarını süratle geliştirdi. Bu metotları teyit etti, bu işte tecrübeli olan diğer ülkelerdeki laboratuvarlarla görüştü. Sonuçta 7 vakada hastalık tespit edilmiş oldu, bunların da 3'ü hayatı kaybetmiş.''

    Sağlık Bakanı Akdağ, Batı Nil Ateşi virüsünün yol açtığı hastalığın geçmiş yıllarda da görüldüğünün söylenebileceğini ifade ederek, ''Çünkü İzmir'de bir öğretim üyemizin yaptığı çalışma, geriye yönelik olarak virüsle ilgili bazı bulgulara, daha doğrusu antikorlara insanlarda rastlandığını gösteriyor'' dedi.

    Bütün meselenin iyi organize olmak ve bu tür durumlarda hastalığı ortaya çıkararak takibini yapmak olduğunu vurgulayan Akdağ, ''Ortada ciddi bir salgın falan düşünmüyoruz. Çünkü hastalık mevsim itibarıyla sıcak mevsimde daha çok görülüyor. Artık sonbahara doğru yaklaştık, ancak bizde görülen vaka sayısı da bu yıl az. Komşularımızda çok vaka görüldü. Yunanistan, Rusya, Romanya'da, diğer Avrupa ülkesi, özellikle Akdeniz'e komşu ülkelerde'' diye konuştu.

    SİVRİ SİNEKLE MÜCADELE
    Virüsün yol açtığı hastalığın ülkede görülmesi, kendilerini şimdiden dikkatli olmaya sevk ettiğini söyleyen Akdağ, ''Gelecek sene için özellikle sivrisinek mücadelesi konusunda belediyelerimiz ve yerel yönetimlerin, il özel idarelerinin dikkatli çalışması gerektiğini söyledi bize. Sağlık Bakanlığı olarak bu işin takipçisi olacağız, ancak mücadelenin aslını da sivrisinek mücadelesi oluşturacaktır. Burada asıl vazife belediyelerimize, il özel idarelerine düşmektedir'' dedi.

    Bilim adamlarının, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nin konuyu takip etmeye devam edeceğini ifade eden Akdağ, vatandaşın sivrisinekten korunması için kendilerinin de alması gereken tedbirler olduğunu belirtti.




    Sivrisineklerin, özellikle akşam saatlerinde insanlara zarar veren canlılar olduğuna dikkati çeken Akdağ, ''Dolayısıyla karanlık basmaya başladıktan sonra, kapalı ortamlarda oturulması, açık ortamlarda oturulması gerekiyorsa da vücudun biraz örtülü olmasında yarar var. Bunun için de vatandaşın evinin pencerelerini, kapılarını biraz daha korunaklı hale getirmelidir'' dedi.

    HASTALIĞIN TEDAVİSİ
    Batı Nil Ateşi virüsünü yok edici bir ilacın olmadığını belirten Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

    ''Hastalığın uzmanı ben değilim, ama bilim adamlarından, ilgili bilim kurulundan aldığım bilgiler, hastalığın genellikle hafif seyirli olduğu, ama yaşlı hastalarda; sinir sistemi, beyinle ilgili bir tutulum olursa riskli olabildiğini ve hayati tehlike oluşturduğu yönünde. Tedavisi için spesifik, özel bir ilacı yok. Bu çeşit virüsün yaptığı hastalığın tedavilerinde, 'destek tedavi' yapılıyor. 'Bir ilaçla, bu virüsü yok edici bir tedavi şuanda bilinmiyor' şeklinde bilim adamlarımız söyledi. Bu yıl için artık vakalarda bir artış falan beklemiyoruz. Demek ki bu yıl için bizim ülkemizde de bu vaka görüldü, ancak yaygın değildi. Gelecek yıl için tedbirler alıyoruz.''

    kaynak
  16. 08.Eylül.2010, 23:14
    #8
    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Batı Nil Ateşi virüsüyle ilgili ortada ciddi bir salgın falan düşünmüyoruz. Çünkü hastalık mevsim itibariyle sıcak mevsimde daha çok görülüyor” dedi.
    Erzurum'da gezi ve incelemelerini sürdüren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bir gazetecinin, ''Türkiye'de de Batı Nil virüsü görüldü. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, bilimsel kurulun Batı Nil Ateşi virüsünün yol açtığı hastalıkla ilgili bir açıklama yaptığını söyledi.

    Bütün bulaşıcı hastalıklar konusunda Sağlık Bakanı olarak şeffaf ve toplumu doğru bilgilendirici bir yöntem izlediklerini belirten Akdağ, şunları kaydetti:

    ''Bu meselede de böyle yaptık. Zannediyorum 13 Ağustos’ta Manisa'da, işini iyi bilen ve dikkatli bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, gördüğü bazı vakaların Batı Nil virüsü hastalığına benzediğini, Hıfzıssıhhaya rapor etti. Derhal bir bilimsel heyet oluşturduk. Bu bilimsel heyet sıkı bir çalışma yaptı ve bu virüsle ilgili olarak Hıfzıssıhha metotlarını süratle geliştirdi. Bu metotları teyit etti, bu işte tecrübeli olan diğer ülkelerdeki laboratuvarlarla görüştü. Sonuçta 7 vakada hastalık tespit edilmiş oldu, bunların da 3'ü hayatı kaybetmiş.''

    Sağlık Bakanı Akdağ, Batı Nil Ateşi virüsünün yol açtığı hastalığın geçmiş yıllarda da görüldüğünün söylenebileceğini ifade ederek, ''Çünkü İzmir'de bir öğretim üyemizin yaptığı çalışma, geriye yönelik olarak virüsle ilgili bazı bulgulara, daha doğrusu antikorlara insanlarda rastlandığını gösteriyor'' dedi.

    Bütün meselenin iyi organize olmak ve bu tür durumlarda hastalığı ortaya çıkararak takibini yapmak olduğunu vurgulayan Akdağ, ''Ortada ciddi bir salgın falan düşünmüyoruz. Çünkü hastalık mevsim itibarıyla sıcak mevsimde daha çok görülüyor. Artık sonbahara doğru yaklaştık, ancak bizde görülen vaka sayısı da bu yıl az. Komşularımızda çok vaka görüldü. Yunanistan, Rusya, Romanya'da, diğer Avrupa ülkesi, özellikle Akdeniz'e komşu ülkelerde'' diye konuştu.

    SİVRİ SİNEKLE MÜCADELE
    Virüsün yol açtığı hastalığın ülkede görülmesi, kendilerini şimdiden dikkatli olmaya sevk ettiğini söyleyen Akdağ, ''Gelecek sene için özellikle sivrisinek mücadelesi konusunda belediyelerimiz ve yerel yönetimlerin, il özel idarelerinin dikkatli çalışması gerektiğini söyledi bize. Sağlık Bakanlığı olarak bu işin takipçisi olacağız, ancak mücadelenin aslını da sivrisinek mücadelesi oluşturacaktır. Burada asıl vazife belediyelerimize, il özel idarelerine düşmektedir'' dedi.

    Bilim adamlarının, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nin konuyu takip etmeye devam edeceğini ifade eden Akdağ, vatandaşın sivrisinekten korunması için kendilerinin de alması gereken tedbirler olduğunu belirtti.




    Sivrisineklerin, özellikle akşam saatlerinde insanlara zarar veren canlılar olduğuna dikkati çeken Akdağ, ''Dolayısıyla karanlık basmaya başladıktan sonra, kapalı ortamlarda oturulması, açık ortamlarda oturulması gerekiyorsa da vücudun biraz örtülü olmasında yarar var. Bunun için de vatandaşın evinin pencerelerini, kapılarını biraz daha korunaklı hale getirmelidir'' dedi.

    HASTALIĞIN TEDAVİSİ
    Batı Nil Ateşi virüsünü yok edici bir ilacın olmadığını belirten Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

    ''Hastalığın uzmanı ben değilim, ama bilim adamlarından, ilgili bilim kurulundan aldığım bilgiler, hastalığın genellikle hafif seyirli olduğu, ama yaşlı hastalarda; sinir sistemi, beyinle ilgili bir tutulum olursa riskli olabildiğini ve hayati tehlike oluşturduğu yönünde. Tedavisi için spesifik, özel bir ilacı yok. Bu çeşit virüsün yaptığı hastalığın tedavilerinde, 'destek tedavi' yapılıyor. 'Bir ilaçla, bu virüsü yok edici bir tedavi şuanda bilinmiyor' şeklinde bilim adamlarımız söyledi. Bu yıl için artık vakalarda bir artış falan beklemiyoruz. Demek ki bu yıl için bizim ülkemizde de bu vaka görüldü, ancak yaygın değildi. Gelecek yıl için tedbirler alıyoruz.''

    kaynak
  17. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Sakarya'da Batı Nil Virüsü'ne rastlanan kişinin tedavisi sürüyor

    Sakarya'da Batı Nil Virüsü'ne rastlanan kadın hastanın tedavisinin sürdüğü bildirildi.




    CİHAN muhabirinin edindiği bilgiye göre, Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi gören kadının, yüksek tansiyon ve beyin felci rahatsızlığı bulunduğu belirtildi.

    İlde daha önce 'Batı Nil Ateşi' teşhisi konan 10 yaşındaki bir çocuk da Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ndeki tedavinin ardından sağlığına kavuşmuştu.

    Yunanistan'da geçen ay ortaya çıkan 'Batı Nil Ateşi' hastalığı, Manisa'daki ölümlerle gündeme gelmişti. Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Merkezi'nce dün yapılan açıklamada, Batı Nil Ateşi Enfeksiyonu nedeniyle Türkiye'de toplam 5 ilden 7 vakaya tanı konulduğu ve bu hastalardan 3'ünün hayatını kaybettiği kaydedilmişti. Açıklamada, Manisa haricinde İzmir, Sakarya, Aydın ve Isparta'dan 4 vaka daha bildirilmişti.

    (CİHAN)
  18. 09.Eylül.2010, 17:57
    #9
    Sakarya'da Batı Nil Virüsü'ne rastlanan kadın hastanın tedavisinin sürdüğü bildirildi.




    CİHAN muhabirinin edindiği bilgiye göre, Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi gören kadının, yüksek tansiyon ve beyin felci rahatsızlığı bulunduğu belirtildi.

    İlde daha önce 'Batı Nil Ateşi' teşhisi konan 10 yaşındaki bir çocuk da Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ndeki tedavinin ardından sağlığına kavuşmuştu.

    Yunanistan'da geçen ay ortaya çıkan 'Batı Nil Ateşi' hastalığı, Manisa'daki ölümlerle gündeme gelmişti. Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Merkezi'nce dün yapılan açıklamada, Batı Nil Ateşi Enfeksiyonu nedeniyle Türkiye'de toplam 5 ilden 7 vakaya tanı konulduğu ve bu hastalardan 3'ünün hayatını kaybettiği kaydedilmişti. Açıklamada, Manisa haricinde İzmir, Sakarya, Aydın ve Isparta'dan 4 vaka daha bildirilmişti.

    (CİHAN)
  19. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Batı Nil virüsüne bir kurban daha

    Sponsorlu Bağlantılar

    Yunanistan'da 18, Türkiye'de üç kişinin ölümüne neden olan Batı Nil virüsü can almaya devam ediyor.
    Yunanistan'da Batı Nil ateşinden bir kişi daha hayatını kaybetti. Hastalıktan ölenlerin sayısı 19'a yükselirken, ülkede görülen vaka sayısının 191'e ulaştığı bildirildi.

    Tümü kuzey Yunanistan'da görülen vakalardan 139'unun taburcu edildiği, 9 hastanın yoğun bakımda olduğu belirtildi.

    Yaygın olarak ateş, baş ve kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma, ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi semptomlarla görülen Batı Nil ateşi sivrisinekler aracılığıyla bulaşıyor.

    Bunun dışında kan yolu, organ ve doku nakilleriyle de bulaşan Batı Nil virüsü, normal koşullarda kendini göstermiyor ve çoğu zaman farkına varılmadan hastalık atlatılıyor. Ancak virüs yaşlılar, çocuklar, hamileler ve AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler beyin, beyin zarı ve omurilik zarı iltihabına yol açabiliyor.

    Türkiye'de virüsün 7 kişide tespit edildiği 3 kişinin öldüğü açıklanmıştı. Halen 2 kişi tedavi altında.

    kaynak
  20. 09.Eylül.2010, 18:00
    #10
    Sponsorlu Bağlantılar

    Yunanistan'da 18, Türkiye'de üç kişinin ölümüne neden olan Batı Nil virüsü can almaya devam ediyor.
    Yunanistan'da Batı Nil ateşinden bir kişi daha hayatını kaybetti. Hastalıktan ölenlerin sayısı 19'a yükselirken, ülkede görülen vaka sayısının 191'e ulaştığı bildirildi.

    Tümü kuzey Yunanistan'da görülen vakalardan 139'unun taburcu edildiği, 9 hastanın yoğun bakımda olduğu belirtildi.

    Yaygın olarak ateş, baş ve kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma, ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi semptomlarla görülen Batı Nil ateşi sivrisinekler aracılığıyla bulaşıyor.

    Bunun dışında kan yolu, organ ve doku nakilleriyle de bulaşan Batı Nil virüsü, normal koşullarda kendini göstermiyor ve çoğu zaman farkına varılmadan hastalık atlatılıyor. Ancak virüs yaşlılar, çocuklar, hamileler ve AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler beyin, beyin zarı ve omurilik zarı iltihabına yol açabiliyor.

    Türkiye'de virüsün 7 kişide tespit edildiği 3 kişinin öldüğü açıklanmıştı. Halen 2 kişi tedavi altında.

    kaynak

Git 12 Sonuncu

Benzer Konular

  1. Sarı humma virüsü neyle bulaşır?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 22.Aralık.2012, 18:44
  2. Rsv virüsü nedir?
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Mayıs.2011, 19:56
  3. Dünya bu virüsü konuşuyor
    Konu Sahibi Duru Forum Diğer Teknoloji,İnternet,Bilgisayar,Cep Telefonu
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Ocak.2011, 17:34
  4. Rahim Ağzı Kanseri, HPV Virüsü ve Aşısı
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 27.Aralık.2010, 07:43
  5. Zona herpes zoster virüsü nevralji
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Ekim.2010, 13:05

Bu Konu için Etiketler