Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Akdeniz Anemisi,Talasemi nedir?

Talasemi dünyada en sık görülen, aynı zamanda önlemi en kolay olan kalıtsal bir kan hastalığıdır. Talasemiden başka hiç bir hastalık yok ki, yaşam boyu hastaneye bağlı kalsın. Doğumda her bebek gibi sağlıklı,canlı ve gürbüz doğan bu çocuklar,ileri ki aylarda solmaya başlar. İlk tanı konduktan sonra yaşam boyu takibe alınan bu çocuklara her üç-dört haftada bir kan vermek gerekir

Konuyu değerlendir: Akdeniz Anemisi,Talasemi nedir?

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1678 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    778

    Akdeniz Anemisi,Talasemi nedir?

    Talasemi dünyada en sık görülen, aynı zamanda önlemi en kolay olan kalıtsal bir kan hastalığıdır.




    Talasemiden başka hiç bir hastalık yok ki, yaşam boyu hastaneye bağlı kalsın. Doğumda her bebek gibi sağlıklı,canlı ve gürbüz doğan bu çocuklar,ileri ki aylarda solmaya başlar.


    İlk tanı konduktan sonra yaşam boyu takibe alınan bu çocuklara her üç-dört haftada bir kan vermek gerekir


    . Hastaneye geldiğinde rengi soluk, bitkin, halsiz ve huzursuz olan bu çocuklar oyuncaklara bile ilgi göstermez iken, kan verildikten sonra canlı, hareketli ve cıvıl cıvıl olup,oynamaya başlar


    . Çocukların canlanması anne-baba ve biz çalışanları nasıl mutlu ediyor görmek gerek, güneşte solmuş bir çiçeğin sulandıktan sonra canlanması gibi..
    .
    Diğer Akdeniz ülkeleri, Devletlerinin ve Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile Talasemi Kontrol Programları uygulayarak hastalıkla aktif olarak mücadele etmektedirler


    . Talasemi Kontrol Programı; hasta bakımı,toplumun hastalık hakkında bilgilendirilmesi,taşıyıcı taramaları, genetik danışma ve doğum öncesi tanı yönteminden oluşmaktadır.



    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre başarılı olan ülkelerde devletin sağlık otoriteleri olaya sahip çıkmış ve gönüllü sağlık çalışanları ile beraber mücadele etmişlerdir.


    Eski yunancada " Thalassa" kelimesi deniz, "Emia" kelimesi anemi anlamına, "Thalassaemia" ise Akdeniz anemisi anlamına gelir. Akdeniz bölgesinde ve göçlerle yayılarak dünyanın bir çok ülkesinde görülen kalıtsal kan hastalığıdır.


    D.S.Ö. nün verilerine göre, tüm dünyada 266 milyon hemoglobinopati taşıyıcısının bulunduğu vurgulanmaktadır.


    Talasemi, Türkiye'de de en önemli sağlık problemlerinden birisidir. Talasemi için taşıyıcı sıklığı yaklaşık olarak %2,1 (1.400.000 taşıyıcı birey) ve yaklaşık olarak 5000 hasta bireyin bulunduğu bilinmektedir.


    kaynak
  2. 25.Ağustos.2010, 15:34
    #1
    Talasemi dünyada en sık görülen, aynı zamanda önlemi en kolay olan kalıtsal bir kan hastalığıdır.




    Talasemiden başka hiç bir hastalık yok ki, yaşam boyu hastaneye bağlı kalsın. Doğumda her bebek gibi sağlıklı,canlı ve gürbüz doğan bu çocuklar,ileri ki aylarda solmaya başlar.


    İlk tanı konduktan sonra yaşam boyu takibe alınan bu çocuklara her üç-dört haftada bir kan vermek gerekir


    . Hastaneye geldiğinde rengi soluk, bitkin, halsiz ve huzursuz olan bu çocuklar oyuncaklara bile ilgi göstermez iken, kan verildikten sonra canlı, hareketli ve cıvıl cıvıl olup,oynamaya başlar


    . Çocukların canlanması anne-baba ve biz çalışanları nasıl mutlu ediyor görmek gerek, güneşte solmuş bir çiçeğin sulandıktan sonra canlanması gibi..
    .
    Diğer Akdeniz ülkeleri, Devletlerinin ve Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile Talasemi Kontrol Programları uygulayarak hastalıkla aktif olarak mücadele etmektedirler


    . Talasemi Kontrol Programı; hasta bakımı,toplumun hastalık hakkında bilgilendirilmesi,taşıyıcı taramaları, genetik danışma ve doğum öncesi tanı yönteminden oluşmaktadır.



    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre başarılı olan ülkelerde devletin sağlık otoriteleri olaya sahip çıkmış ve gönüllü sağlık çalışanları ile beraber mücadele etmişlerdir.


    Eski yunancada " Thalassa" kelimesi deniz, "Emia" kelimesi anemi anlamına, "Thalassaemia" ise Akdeniz anemisi anlamına gelir. Akdeniz bölgesinde ve göçlerle yayılarak dünyanın bir çok ülkesinde görülen kalıtsal kan hastalığıdır.


    D.S.Ö. nün verilerine göre, tüm dünyada 266 milyon hemoglobinopati taşıyıcısının bulunduğu vurgulanmaktadır.


    Talasemi, Türkiye'de de en önemli sağlık problemlerinden birisidir. Talasemi için taşıyıcı sıklığı yaklaşık olarak %2,1 (1.400.000 taşıyıcı birey) ve yaklaşık olarak 5000 hasta bireyin bulunduğu bilinmektedir.


    kaynak
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    Evet biliyorum bizim komşumuzun akrabalarının kızlarıda her ay bir kan almaya gidiyorlar bu gibi hastalarımıza Rabbim acil şifa versin.
    Paylaşım için teşekkürler ablam.
  4. 26.Ağustos.2010, 15:45
    #2
    Evet biliyorum bizim komşumuzun akrabalarının kızlarıda her ay bir kan almaya gidiyorlar bu gibi hastalarımıza Rabbim acil şifa versin.
    Paylaşım için teşekkürler ablam.
  5. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    778
    amin canım dermansız dert allah kimselere vermesin
  6. 26.Ağustos.2010, 21:59
    #3
    amin canım dermansız dert allah kimselere vermesin
  7. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Akdeniz Anemisi (Talasemi)

    Akdeniz anemisi ya da tıptaki adıyla Talasemi ; Akdeniz ülkelerindeki ırklarda (Beta-Talasemi geni nedeniyle) görülen ve çocuğa kalıtımsal (otozomal resesif ) olarak geçen bir çeşit hipokrom anemidir. Hastalığın değişik şekilleri vardır ve bu hastalıkların ağırlıkları farklıdır.

    Anemi (kansızlık) oluşmasına neden olan etmen, kanda alyuvarların yapısında yer alan “hemoglobin” maddesinin yapımındaki kusurdur.

    T.Major ve T.Minor olarak iki formu vardır.

    T. Minor major forma göre çok daha hafif seyreder. Heterozigot formdur. Bireylerde sadece anemi vardır. Hatta bazıları evlenme işlemlerinde yapılan (zorunlu) kan testine kadar bu durumu bilmezler. Serum demir düzeyi normal veya artmıştır. En çok görülen anemi olan ve bu hastalıkla en çok karıştırılan Demir Eksikliği Anemisi’nde ise azalmıştır. Tanı Hemoglobin Elektroforezi ile konulur. HbA2 normalde %3,4 iken bu hastalıkta % 7 ye yükselmiştir. HbF hafif düzeyde (%2-6) artmıştır. T. Minor’ün esas önemi evli çiftlerin her ikisinde de bu hastalıktan olmasında ortaya çıkar; çocuğun %25 T. Major olma riski mevcuttur.

    Talasemi Major ise hastalığın homozigot formudur ve bir diğer ismi Cooley anemisidir. Çoğunlukla bebek daha 6 aylıkken birdenbire başlayan ağır anemi sonucu kalp yetmezliği gelişir. Bunun olmaması için düzenli olarak sık sık kan nakli yapılmalıdır. Kan nakli yapılmazsa hasta birkaç senede ölür. Kan nakli yetersiz yapılırsa kemik iliğinin aşırı kan yapması sonucu harap olan kemiklerde kırılmalar olur, yüz şekli değişir: Burun kökü çökük, alın ve elmacık kemikleri çıkıktır. Üst dişler öne fırlamıştır.Baş dört köşe şeklindedir. Dalak ve karaciğer büyür. Boy kısa kalır. Çocuk ergenlik çağına giremez.Kan nakilleriyle vücutta biriken aşırı demirin yol açtığı kalp problemleri (myokardit, kalp yetmezliği vs) ileriki yaşlarda çoğunlukla ölüm sebebidir. Hemoglobin elektroforezinde % 50-90 vakada görülen HbF tanı koydurucudur. Tedavide kan nakillerinin yanısıra vücutta biriken fazla demirin idrar atılımını sağlayan Desferoksamin ve C vitamini verilir. Aşırı büyümüş dalak ameliyatla alınır. Dalak ameliyatı sonrası depo penisilin koruma (profilaktik) tedavisi ve pnömokok aşısı yapılır. Özellikle erken yaşta( henüz kan nakilleri fazlaca yapılmadan) doku tipi uyan kemik iliği nakli ile bu hastalar %70-80 tam olarak sağlıklarına kavuşabilmektedir.

    Ülkemizin de bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle Türkiye toplumu olarak beta-talasemi geni taşıma riskimiz vardır. Bunun için her çifte evlenmeden önce mecburi yapılan tahliller içinde Hemoglobin (Hemogram içinde) ve Hemoglobin Elektroforezi de yer alır.

    Talasemi Minör: (Akdeniz anemisi Taşıyıcılığı)

    T. Minor, T.major’agöre çok daha hafif seyreder.Bireylerdeki tek bulgu sadece kansızlıktır. Kişiler sadece halsizlikten şikayetçidirler. Hatta bazıları evlenme işlemlerinde yapılan (zorunlu) kan testine kadar hastalıklarını bilmez.Bu gruptaki hastalarda yapılan tahlilde, serum demir düzeyi normal veya artmıştır. En çok görülen kansızlık çeşiti olan ve bu hastalıkla en çok karıştırılan Demir Eksikliği Anemisi’nde ise demir azalmıştır. Tanı, “Hemoglobin Elektroforezi” ile konur. Bu hastalığın anlaşılmasında işe yarayan en önemli tahlil kıstaslarından biri olan HbA2 ( kanda oksijenin taşınmasını sağlayan hemoglobin molekülünün küçük fraksiyonu) normal kişilerde %3,4 iken bu hastalıkta % 7 yeyükselmiştir; HbF ise hafif düzeyde (%2-6) artmıştır. T. Minor’ün esas önemi bu hastalığın evli çiftlerin her ikisinde de olmasında ortaya çıkar; çocuğun %25T. Major (yani hastalığın esas ağır ve ölümcül seyreden cinsinden) olma riski mevcuttur.

    Anne ve babadan sadece biri Akdeniz Anemisi taşıyıcısı (talasemi Minör) ise doğacak çocuklarının taşıyıcı olma olasılığı % 50 dir. Talasemi major olma olasılıkları ise yoktur.

    Talasemi Major ( Cooley anemisi) :

    Talasemi Major ise hastalığın ağır seyreden şeklidir ve bir diğer ismi de Cooley anemisidir. Çoğunlukla bebek daha 6 aylıkken birdenbire başlayan ağır kansızlık sonucu kalp yetmezliği gelişir. Bunun olmaması için düzenli olarak sık sık kan nakli yapılmalıdır. Kan nakli yapılmazsa hasta birkaç senede ölür. Kan nakli yetersiz yapılırsa kemik iliğinin aşırı kan yapması sonucu harap olankemiklerde kırılmalar olur, çocuğun yüz şekli değişir. Yüz şeklinin değişmesi şu şekildedir: Burun kökü çökük, alın ve elmacık kemikleri çıkıktır. Üst dişler öne fırlamıştır. Baş dört köşe şeklini alır. Dalak ve karaciğer büyür. Boy kısa kalır. Çocuk ergenlik çağına giremez.Kan nakilleriyle vücutta biriken aşırı demirin yol açtığı kalp problemleri (myokardit, kalp yetmezliğivs)ileri yaşlarda çoğunlukla ölüm sebebidir.Hemoglobin elektroforezi tahlilinde; normal yetişkin insanlarda bulunmayan, ancak bu hastalıkta % 50-90 vakada görülen ve bir çeşit hemoglobin olan HbF’in kanda bulunması tanı koydurucudur.

    Hem anne hem de baba Akdeniz Anemisi taşıyıcısı (talasemi Minör) ise doğacak çocukların talesemi major olma olasılığı % 25, taşıyıcı olma olasılığı % 50 olacaktır. Ancak % 25 olasılıkla çocuk normal olacaktır.

    Tedavi :

    Tedavide kan nakillerinin yanısıra nakledilen kan nedeniyle vücutta biriken fazla demirin idrarla atılımını sağlayan “Desferoksamin” ve “C vitamini” verilir. Aşırı büyümüş dalak ameliyatla alınır. Dalak ameliyatı sonrası depo penisilin koruma tedavisi ve pnömokok aşısı yapılır. Özellikle erken yaşta ( henüz kan nakilleri fazlaca yapılmadan) kemik iliği nakli ile bu hastalar %70-80 tam olarak sağlıklarına kavuşabilmektedir.

    Ülkemizin de bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle Türkiye toplumu olarak bu hastalığı taşıma riskimiz vardır.Tüm Türkiye nüfusunun yaklaşık % 2,1 i taşıyıcıdır. Bu oran Antalya, Antakya, Mersin gibi bölgelerde % 12 lere kadar çıkabilmektedir. Bunun için her çifte evlenmeden önce mecburi yapılan tahliller içinde Hemoglobin (Hemogram dahilinde) ve Hemoglobin Elektroforezi tahlilleri de yer alır.

    kaynak
  8. 14.Ekim.2010, 20:48
    #4
    Akdeniz anemisi ya da tıptaki adıyla Talasemi ; Akdeniz ülkelerindeki ırklarda (Beta-Talasemi geni nedeniyle) görülen ve çocuğa kalıtımsal (otozomal resesif ) olarak geçen bir çeşit hipokrom anemidir. Hastalığın değişik şekilleri vardır ve bu hastalıkların ağırlıkları farklıdır.

    Anemi (kansızlık) oluşmasına neden olan etmen, kanda alyuvarların yapısında yer alan “hemoglobin” maddesinin yapımındaki kusurdur.

    T.Major ve T.Minor olarak iki formu vardır.

    T. Minor major forma göre çok daha hafif seyreder. Heterozigot formdur. Bireylerde sadece anemi vardır. Hatta bazıları evlenme işlemlerinde yapılan (zorunlu) kan testine kadar bu durumu bilmezler. Serum demir düzeyi normal veya artmıştır. En çok görülen anemi olan ve bu hastalıkla en çok karıştırılan Demir Eksikliği Anemisi’nde ise azalmıştır. Tanı Hemoglobin Elektroforezi ile konulur. HbA2 normalde %3,4 iken bu hastalıkta % 7 ye yükselmiştir. HbF hafif düzeyde (%2-6) artmıştır. T. Minor’ün esas önemi evli çiftlerin her ikisinde de bu hastalıktan olmasında ortaya çıkar; çocuğun %25 T. Major olma riski mevcuttur.

    Talasemi Major ise hastalığın homozigot formudur ve bir diğer ismi Cooley anemisidir. Çoğunlukla bebek daha 6 aylıkken birdenbire başlayan ağır anemi sonucu kalp yetmezliği gelişir. Bunun olmaması için düzenli olarak sık sık kan nakli yapılmalıdır. Kan nakli yapılmazsa hasta birkaç senede ölür. Kan nakli yetersiz yapılırsa kemik iliğinin aşırı kan yapması sonucu harap olan kemiklerde kırılmalar olur, yüz şekli değişir: Burun kökü çökük, alın ve elmacık kemikleri çıkıktır. Üst dişler öne fırlamıştır.Baş dört köşe şeklindedir. Dalak ve karaciğer büyür. Boy kısa kalır. Çocuk ergenlik çağına giremez.Kan nakilleriyle vücutta biriken aşırı demirin yol açtığı kalp problemleri (myokardit, kalp yetmezliği vs) ileriki yaşlarda çoğunlukla ölüm sebebidir. Hemoglobin elektroforezinde % 50-90 vakada görülen HbF tanı koydurucudur. Tedavide kan nakillerinin yanısıra vücutta biriken fazla demirin idrar atılımını sağlayan Desferoksamin ve C vitamini verilir. Aşırı büyümüş dalak ameliyatla alınır. Dalak ameliyatı sonrası depo penisilin koruma (profilaktik) tedavisi ve pnömokok aşısı yapılır. Özellikle erken yaşta( henüz kan nakilleri fazlaca yapılmadan) doku tipi uyan kemik iliği nakli ile bu hastalar %70-80 tam olarak sağlıklarına kavuşabilmektedir.

    Ülkemizin de bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle Türkiye toplumu olarak beta-talasemi geni taşıma riskimiz vardır. Bunun için her çifte evlenmeden önce mecburi yapılan tahliller içinde Hemoglobin (Hemogram içinde) ve Hemoglobin Elektroforezi de yer alır.

    Talasemi Minör: (Akdeniz anemisi Taşıyıcılığı)

    T. Minor, T.major’agöre çok daha hafif seyreder.Bireylerdeki tek bulgu sadece kansızlıktır. Kişiler sadece halsizlikten şikayetçidirler. Hatta bazıları evlenme işlemlerinde yapılan (zorunlu) kan testine kadar hastalıklarını bilmez.Bu gruptaki hastalarda yapılan tahlilde, serum demir düzeyi normal veya artmıştır. En çok görülen kansızlık çeşiti olan ve bu hastalıkla en çok karıştırılan Demir Eksikliği Anemisi’nde ise demir azalmıştır. Tanı, “Hemoglobin Elektroforezi” ile konur. Bu hastalığın anlaşılmasında işe yarayan en önemli tahlil kıstaslarından biri olan HbA2 ( kanda oksijenin taşınmasını sağlayan hemoglobin molekülünün küçük fraksiyonu) normal kişilerde %3,4 iken bu hastalıkta % 7 yeyükselmiştir; HbF ise hafif düzeyde (%2-6) artmıştır. T. Minor’ün esas önemi bu hastalığın evli çiftlerin her ikisinde de olmasında ortaya çıkar; çocuğun %25T. Major (yani hastalığın esas ağır ve ölümcül seyreden cinsinden) olma riski mevcuttur.

    Anne ve babadan sadece biri Akdeniz Anemisi taşıyıcısı (talasemi Minör) ise doğacak çocuklarının taşıyıcı olma olasılığı % 50 dir. Talasemi major olma olasılıkları ise yoktur.

    Talasemi Major ( Cooley anemisi) :

    Talasemi Major ise hastalığın ağır seyreden şeklidir ve bir diğer ismi de Cooley anemisidir. Çoğunlukla bebek daha 6 aylıkken birdenbire başlayan ağır kansızlık sonucu kalp yetmezliği gelişir. Bunun olmaması için düzenli olarak sık sık kan nakli yapılmalıdır. Kan nakli yapılmazsa hasta birkaç senede ölür. Kan nakli yetersiz yapılırsa kemik iliğinin aşırı kan yapması sonucu harap olankemiklerde kırılmalar olur, çocuğun yüz şekli değişir. Yüz şeklinin değişmesi şu şekildedir: Burun kökü çökük, alın ve elmacık kemikleri çıkıktır. Üst dişler öne fırlamıştır. Baş dört köşe şeklini alır. Dalak ve karaciğer büyür. Boy kısa kalır. Çocuk ergenlik çağına giremez.Kan nakilleriyle vücutta biriken aşırı demirin yol açtığı kalp problemleri (myokardit, kalp yetmezliğivs)ileri yaşlarda çoğunlukla ölüm sebebidir.Hemoglobin elektroforezi tahlilinde; normal yetişkin insanlarda bulunmayan, ancak bu hastalıkta % 50-90 vakada görülen ve bir çeşit hemoglobin olan HbF’in kanda bulunması tanı koydurucudur.

    Hem anne hem de baba Akdeniz Anemisi taşıyıcısı (talasemi Minör) ise doğacak çocukların talesemi major olma olasılığı % 25, taşıyıcı olma olasılığı % 50 olacaktır. Ancak % 25 olasılıkla çocuk normal olacaktır.

    Tedavi :

    Tedavide kan nakillerinin yanısıra nakledilen kan nedeniyle vücutta biriken fazla demirin idrarla atılımını sağlayan “Desferoksamin” ve “C vitamini” verilir. Aşırı büyümüş dalak ameliyatla alınır. Dalak ameliyatı sonrası depo penisilin koruma tedavisi ve pnömokok aşısı yapılır. Özellikle erken yaşta ( henüz kan nakilleri fazlaca yapılmadan) kemik iliği nakli ile bu hastalar %70-80 tam olarak sağlıklarına kavuşabilmektedir.

    Ülkemizin de bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle Türkiye toplumu olarak bu hastalığı taşıma riskimiz vardır.Tüm Türkiye nüfusunun yaklaşık % 2,1 i taşıyıcıdır. Bu oran Antalya, Antakya, Mersin gibi bölgelerde % 12 lere kadar çıkabilmektedir. Bunun için her çifte evlenmeden önce mecburi yapılan tahliller içinde Hemoglobin (Hemogram dahilinde) ve Hemoglobin Elektroforezi tahlilleri de yer alır.

    kaynak
  9. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Talasemi, kader olmaktan çıkartılmalı

    Türkiye'de kalıtsal bir kan hastalığı olan ve daha çok Akdeniz bölgesinde görülen talasemiye karşı evlilik öncesinde çiftlerin mutlaka test yaptırması gerektiği bildirildi.




    Talasemi Dayanışma Derneği (TADAD) Genel Başkanı Dr. Duru Malyalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendi kızının da talesemi hastası olduğunu belirterek, Türkiye'de 4 bin talasemi hastası bulunduğunu, bunun bin 500'ünün Hatay'da yaşadığını söyledi.

    Evlilik öncesi eşlerin yaptıracağı testlerle talaseminin kader olmaktan çıkarılabileceğini ifade eden Malyalı, şöyle devam etti:

    ''Akdeniz Anemisi (talasemi) dünyanın birçok ülkesinde görünen kalıtsal bir kan hastalığıdır. Akdeniz bölgesinde, Yunanistan, İtalya, Kıbrıs, Tunus, Cezayir, Mısır ve Ortadoğu ile uzakdoğu ülkelerinde daha sık rastlanılan hastalık baba ile annenin taşıyıcı olmasından kaynaklanmaktadır. Evlilik öncesinde eşlerin 15 ile 30 TL karşılığında yaptıracağı test ile riski belirlemek mümkündür. Türkiye'de 36 ilde Sağlık Bakanlığı'nın denetiminde evlilik öncesi zorunlu test uygulanıyor. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Talasemi hastası olan çiftlerin çocuklarının da bu hastalığa taşıyacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu durumdaki çiftlerin asla çocuk sahibi olmamaları gerekir. Talasemi pahalı ve kurallı olmayı gerektiren bir hastalıktır. Her bir talasemi hastasının tedavisi için yılda 40 bin Avro harcanmaktadır.''

    -KIZLAR EVDE KALIR KORKUSUYLA HASTALIK SAKLANIYOR-

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) talasemi testi yaptırmayanların evlenmesine izin verilmediğine dikkati çeken Malyalı, ''KKTC'de 1983 yılından bu yana alınan önlemle talasemi tamamen bitirildi. Hatta okullarda ders olarak da anlatıldı. Bizde halen 4 bin hasta var. Bunlardan bin 500'ü Hatay'da. Türkiye'de 1992 yılında ilk tanı merkezi, 1994 yılında da ilk hıfzısıhha kurulu kararıyla evlilik öncesi zorunlu test Hatay'da gerçekleştirildi. Buna rağmen Hatay'daki hasta sayısının Türkiye ortalamasının üzerinde olması bizi düşündürüyor. Bu durum genelde 'kızlarımız evde kalır' düşüncesiyle hastalığın saklanması ve akraba evliliklerinden kaynaklanıyor'' dedi.

    -KURULACAK MERKEZ BÖLGEDE SAĞLIK TURİZMİNİ GELİŞTİREBİLİR-

    Talasemi hastalarının her ay düzenli olarak 1 ile 3 ünite kan almak zorunda kaldıklarına dikkati çeken Malyalı, kan bulma konusunda hastaların büyük sorunlarla karşılaştıklarını, bu nedenle çocuklara ilköğretim okulundan itibaren ''Gönüllü Kan Bağışçılığının'' bilincinin aşılanması gerektiğini söyledi.

    Mustafa Kemal Üniversitesi'nde (MKÜ) doğum öncesi prenatal tanı merkezinin yeterli olmadığını ifade eden Malyalı, şöyle devam etti:

    ''Hatay'da talasemi hastaları kan ve diğer sorunlar için Adana'ya Çukurova Üniversitesi'ne gidiyorlar. Bölgede kısa zamanda büyük atılım yapan MKÜ Tıp Fakültesi'nde zaman geçirilmeden 'Doğum Öncesi Tanı Merkezi' genişletilmeli. Talaseminin sık görüldüğü komşumuz Suriye testlerini Kıbrıs Rum kesiminde yaptırıyor. MKÜ kuracağı laboratuvar ile bölgede sağlık turizminden önemli gelir sağlayabilir. Hatay'da havaalanının da hizmete girmesi, vizenin kalkmasıyla sağlık turizminde patlama yaşanabilir.''

    Malyalı, önümüzdeki yılın başlarında Hatay'da Talasemi Derneği Şubesi'nin 20. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, 5 Şubat 2011 tarihinde Suriye, Irak, Lübnan ve Ürdün'ün katılımıyla ''Talasemide Yeni Gelişmeler ve Tedaviler'' konulu kongreye ev sahipliği yapacaklarını, TADAD Hatay Şube Başkanı Burhan Kerimoğlu ile bunun hazırlıklarına da başladıklarını sözlerine ekledi.

    aa
  10. 15.Ekim.2010, 10:45
    #5
    Türkiye'de kalıtsal bir kan hastalığı olan ve daha çok Akdeniz bölgesinde görülen talasemiye karşı evlilik öncesinde çiftlerin mutlaka test yaptırması gerektiği bildirildi.




    Talasemi Dayanışma Derneği (TADAD) Genel Başkanı Dr. Duru Malyalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendi kızının da talesemi hastası olduğunu belirterek, Türkiye'de 4 bin talasemi hastası bulunduğunu, bunun bin 500'ünün Hatay'da yaşadığını söyledi.

    Evlilik öncesi eşlerin yaptıracağı testlerle talaseminin kader olmaktan çıkarılabileceğini ifade eden Malyalı, şöyle devam etti:

    ''Akdeniz Anemisi (talasemi) dünyanın birçok ülkesinde görünen kalıtsal bir kan hastalığıdır. Akdeniz bölgesinde, Yunanistan, İtalya, Kıbrıs, Tunus, Cezayir, Mısır ve Ortadoğu ile uzakdoğu ülkelerinde daha sık rastlanılan hastalık baba ile annenin taşıyıcı olmasından kaynaklanmaktadır. Evlilik öncesinde eşlerin 15 ile 30 TL karşılığında yaptıracağı test ile riski belirlemek mümkündür. Türkiye'de 36 ilde Sağlık Bakanlığı'nın denetiminde evlilik öncesi zorunlu test uygulanıyor. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Talasemi hastası olan çiftlerin çocuklarının da bu hastalığa taşıyacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu durumdaki çiftlerin asla çocuk sahibi olmamaları gerekir. Talasemi pahalı ve kurallı olmayı gerektiren bir hastalıktır. Her bir talasemi hastasının tedavisi için yılda 40 bin Avro harcanmaktadır.''

    -KIZLAR EVDE KALIR KORKUSUYLA HASTALIK SAKLANIYOR-

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) talasemi testi yaptırmayanların evlenmesine izin verilmediğine dikkati çeken Malyalı, ''KKTC'de 1983 yılından bu yana alınan önlemle talasemi tamamen bitirildi. Hatta okullarda ders olarak da anlatıldı. Bizde halen 4 bin hasta var. Bunlardan bin 500'ü Hatay'da. Türkiye'de 1992 yılında ilk tanı merkezi, 1994 yılında da ilk hıfzısıhha kurulu kararıyla evlilik öncesi zorunlu test Hatay'da gerçekleştirildi. Buna rağmen Hatay'daki hasta sayısının Türkiye ortalamasının üzerinde olması bizi düşündürüyor. Bu durum genelde 'kızlarımız evde kalır' düşüncesiyle hastalığın saklanması ve akraba evliliklerinden kaynaklanıyor'' dedi.

    -KURULACAK MERKEZ BÖLGEDE SAĞLIK TURİZMİNİ GELİŞTİREBİLİR-

    Talasemi hastalarının her ay düzenli olarak 1 ile 3 ünite kan almak zorunda kaldıklarına dikkati çeken Malyalı, kan bulma konusunda hastaların büyük sorunlarla karşılaştıklarını, bu nedenle çocuklara ilköğretim okulundan itibaren ''Gönüllü Kan Bağışçılığının'' bilincinin aşılanması gerektiğini söyledi.

    Mustafa Kemal Üniversitesi'nde (MKÜ) doğum öncesi prenatal tanı merkezinin yeterli olmadığını ifade eden Malyalı, şöyle devam etti:

    ''Hatay'da talasemi hastaları kan ve diğer sorunlar için Adana'ya Çukurova Üniversitesi'ne gidiyorlar. Bölgede kısa zamanda büyük atılım yapan MKÜ Tıp Fakültesi'nde zaman geçirilmeden 'Doğum Öncesi Tanı Merkezi' genişletilmeli. Talaseminin sık görüldüğü komşumuz Suriye testlerini Kıbrıs Rum kesiminde yaptırıyor. MKÜ kuracağı laboratuvar ile bölgede sağlık turizminden önemli gelir sağlayabilir. Hatay'da havaalanının da hizmete girmesi, vizenin kalkmasıyla sağlık turizminde patlama yaşanabilir.''

    Malyalı, önümüzdeki yılın başlarında Hatay'da Talasemi Derneği Şubesi'nin 20. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, 5 Şubat 2011 tarihinde Suriye, Irak, Lübnan ve Ürdün'ün katılımıyla ''Talasemide Yeni Gelişmeler ve Tedaviler'' konulu kongreye ev sahipliği yapacaklarını, TADAD Hatay Şube Başkanı Burhan Kerimoğlu ile bunun hazırlıklarına da başladıklarını sözlerine ekledi.

    aa

Benzer Konular

  1. Akdeniz ikliminin özellikleri nedir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Her Telden
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 13:12
  2. Akdeniz anemisi hastasıyım.2022 özürlü aylığı alabilir miyim?
    Konu Sahibi talasemi Forum 2022 Engelli Maaşı
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 30.Ekim.2012, 20:23
  3. Vitamin B-12 (Kobalamin) Eksikliği Anemisi
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 18.Aralık.2010, 21:45
  4. Talasemi minör (Küçük Akdeniz Anemisi)
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ekim.2010, 21:30
  5. Talasemi major (Cooley anemisi)
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ekim.2010, 21:29

Bu Konu için Etiketler