Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Hiperaktif, dikkatsiz ve düşüncesiz davranışlar topluluğudur. Uygunsuz ve şiddetli davranışlar olarak tanımlanır. Ruh hali, anksiyete, dürtüsellik, düşmanlık, kötü konsantrasyon, uyku bozuklukları, baş ağrısı, migren ve mide bozuklukları gibi şikayetler görülür. Zayıf doğan kişilerde daha çok görülür. Dikkatsizlik kadında, hiperaktivite bozukluğu erkekte sık görülen şikayetlerdir. Büyüme çağındaki çocuklarda görülen hastalık çevresel faktörler ve beslenme ile paraleldir. Bunlar beyin

Konuyu değerlendir: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2961 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Hiperaktif, dikkatsiz ve düşüncesiz davranışlar topluluğudur. Uygunsuz ve şiddetli davranışlar olarak tanımlanır.
    Ruh hali, anksiyete, dürtüsellik, düşmanlık, kötü konsantrasyon, uyku bozuklukları, baş ağrısı, migren ve mide bozuklukları gibi şikayetler görülür. Zayıf doğan kişilerde daha çok görülür.
    Dikkatsizlik kadında, hiperaktivite bozukluğu erkekte sık görülen şikayetlerdir. Büyüme çağındaki çocuklarda görülen hastalık çevresel faktörler ve beslenme ile paraleldir. Bunlar beyin gelişimi ve işlevini etkiler.

    Zararlarını, sonuç ve nedenlerini çocuklara öğretmek gerekir.
    Davranış bozukluğunun olası nedenleri şunlardır:
    çocuğun yaşamında ani bir değişiklik, anne, baba kaybı, boşanma, ya da ebeveynlerin iş kaybı, taşınma, nöbetler, orta kulak sorunları, kısa süreli işitme sorunları, görme sorunları, beyin sorunları, başarısızlık, öğrenememe ve okul korkusu, anksiyete ve depresyon.
    Araştırmalara göre, demir ve yağ eksikliği, çinko eksikliği DEHB ile ilişkilendirilmiştir. Otizm, şizofreni, depresyon gibi hastalıklarda da aynı şekildedir. Yağlar, beyin ve merkezi sinir sistemi temel yapısal ve işlevsel görevinde rol oynar ve gelişmesinde önemli bir faktördür.
    Yumurta sarısı ve beyaz etlerde bulunan demir ve yağ çocukların davranış özelliklerinin gelişimi için önemlidir.
    http://www.7gunsaglik.com/dikkat-eks...bozuklugu.html
  2. 24.Ağustos.2010, 14:23
    #1
    Hiperaktif, dikkatsiz ve düşüncesiz davranışlar topluluğudur. Uygunsuz ve şiddetli davranışlar olarak tanımlanır.
    Ruh hali, anksiyete, dürtüsellik, düşmanlık, kötü konsantrasyon, uyku bozuklukları, baş ağrısı, migren ve mide bozuklukları gibi şikayetler görülür. Zayıf doğan kişilerde daha çok görülür.
    Dikkatsizlik kadında, hiperaktivite bozukluğu erkekte sık görülen şikayetlerdir. Büyüme çağındaki çocuklarda görülen hastalık çevresel faktörler ve beslenme ile paraleldir. Bunlar beyin gelişimi ve işlevini etkiler.

    Zararlarını, sonuç ve nedenlerini çocuklara öğretmek gerekir.
    Davranış bozukluğunun olası nedenleri şunlardır:
    çocuğun yaşamında ani bir değişiklik, anne, baba kaybı, boşanma, ya da ebeveynlerin iş kaybı, taşınma, nöbetler, orta kulak sorunları, kısa süreli işitme sorunları, görme sorunları, beyin sorunları, başarısızlık, öğrenememe ve okul korkusu, anksiyete ve depresyon.
    Araştırmalara göre, demir ve yağ eksikliği, çinko eksikliği DEHB ile ilişkilendirilmiştir. Otizm, şizofreni, depresyon gibi hastalıklarda da aynı şekildedir. Yağlar, beyin ve merkezi sinir sistemi temel yapısal ve işlevsel görevinde rol oynar ve gelişmesinde önemli bir faktördür.
    Yumurta sarısı ve beyaz etlerde bulunan demir ve yağ çocukların davranış özelliklerinin gelişimi için önemlidir.
    http://www.7gunsaglik.com/dikkat-eks...bozuklugu.html
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliğinin İlaç Tedavisinin Zararları

    Hiperaktivite Sendromu

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu durumunun tedavisi çok önemlidir. Bazı aileler ilaç kullanmak ve kul­lanmamak yönünde kararsız kalmaktadır. Tedavide ilaç kullanımı genelde 6-7 yaşlarından sonradır. Elbette ki bütün anne babalar çocukları için en iyisini düşünür ve en iyi tedavinin, en az yan etkili ilacın ve tabii ki mümkünse ilaçsız tedavinin olmasını ister. Tıpta en önemli prensip­lerden bir tanesi de “her şeyden önce zarar vermemek” prensibidir. Sonuçta tıp fakültesini bitirmiş ve elinde re­çete yazma yetkisi bulunan hiçbir doktor sorumsuz ve gereksiz bir şekilde bırakın herhangi bir ilacı aspirinin bile gereksiz kullanımını istemeyecektir.
    Sonuçta binlerce doktorun reçete ederek kullanılması­na izin verdiği, ilaç denetleme kurullarının onayladığı bir ilacın zararlı olması şöyle dursun hastanın şu anki mev­cut sağlık durumunu bozacak olmasına ve kötü bir etkiye sebep olmasına izin vermesi asla düşünülemez. Yıllardır yapılan bilimsel çalışmalar ve klinik tecrübeler ilaçların güvenle kullanımı konusunda bize en önemli bilgileri ve­rir. Bir ilacın kullanıma hazır olmadan geçtiği aşamala­rı öğrendiğiniz zaman, ilaç konusunda aşırı ve anlamsız korkuların ne kadar yersiz olduğu gayet açık bir şekilde görülür. Bundan dolayı ailelerin ilaç tedavisi konusunda çok daha rahat olmaları gerekmektedir.
    Elbette ki her ilacın vücuda giren her yabancı maddenin insan vücuduna belli bir etkileşimi ve yan etkisi vardır ama aynı ilacı psikiyatri dışı hekimler kullandığı zaman ailelerin önyargısı bu kadar olmamaktadır. Halkımızın genel ön yargısı olarak psikiyatriden verilen ilaçlar sanki çok uyutan, insani fonksiyonları azaltan, zararlı bir takım maddeler gibi algılanmaktadır. Bu önyargılı durumun za­rarı da elbette erişkinlerden çok tedavi ve yönlendirme ihtiyacı duyan binlerce çocuğu etkilemektedir, ilaç tedavisinin yan etki durumunu bütün anne babaların bilmesi en tabii hakkıdır ve hekimlerde bu konuda bilinçlendir­mekten hiçbir zaman geri durmayacaklardır. Ama ailele­rin kulaktan dolma ve spekülatif haber ve bilgiler ile ço­cuklarının geleceği ile oynaması gerçekten düşünmeye değer bir konudur. İlaç tedavisinin gerekliliği bir çocuk psikiyatristi tarafından kesinleştirildikten sonra ilacın doktor kontrolünde kullanılmasında fayda vardır. Bu ilaç tedavisi elbette ki ömür boyu olmayacaktır bütün ilaçla­rın belli bir kullanım zamanı vardır.
    Amerikalı bir araştırmacının yaptığı çalışma sonuçlarına göre çocukluğunda ilaç kullanmış hiperaktif çocukların erişkin olduklarında ilaç tedavisi almayanlara göre daha mutlu oldukları’, iş doyumlarının daha fazla olduğu, mad­de kullanımının daha az olduğu gösterilmiştir.
    http://www.7gunsaglik.com/dikkat-eks...bozuklugu.html
  4. 24.Ağustos.2010, 14:24
    #2
    Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliğinin İlaç Tedavisinin Zararları

    Hiperaktivite Sendromu

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu durumunun tedavisi çok önemlidir. Bazı aileler ilaç kullanmak ve kul­lanmamak yönünde kararsız kalmaktadır. Tedavide ilaç kullanımı genelde 6-7 yaşlarından sonradır. Elbette ki bütün anne babalar çocukları için en iyisini düşünür ve en iyi tedavinin, en az yan etkili ilacın ve tabii ki mümkünse ilaçsız tedavinin olmasını ister. Tıpta en önemli prensip­lerden bir tanesi de “her şeyden önce zarar vermemek” prensibidir. Sonuçta tıp fakültesini bitirmiş ve elinde re­çete yazma yetkisi bulunan hiçbir doktor sorumsuz ve gereksiz bir şekilde bırakın herhangi bir ilacı aspirinin bile gereksiz kullanımını istemeyecektir.
    Sonuçta binlerce doktorun reçete ederek kullanılması­na izin verdiği, ilaç denetleme kurullarının onayladığı bir ilacın zararlı olması şöyle dursun hastanın şu anki mev­cut sağlık durumunu bozacak olmasına ve kötü bir etkiye sebep olmasına izin vermesi asla düşünülemez. Yıllardır yapılan bilimsel çalışmalar ve klinik tecrübeler ilaçların güvenle kullanımı konusunda bize en önemli bilgileri ve­rir. Bir ilacın kullanıma hazır olmadan geçtiği aşamala­rı öğrendiğiniz zaman, ilaç konusunda aşırı ve anlamsız korkuların ne kadar yersiz olduğu gayet açık bir şekilde görülür. Bundan dolayı ailelerin ilaç tedavisi konusunda çok daha rahat olmaları gerekmektedir.
    Elbette ki her ilacın vücuda giren her yabancı maddenin insan vücuduna belli bir etkileşimi ve yan etkisi vardır ama aynı ilacı psikiyatri dışı hekimler kullandığı zaman ailelerin önyargısı bu kadar olmamaktadır. Halkımızın genel ön yargısı olarak psikiyatriden verilen ilaçlar sanki çok uyutan, insani fonksiyonları azaltan, zararlı bir takım maddeler gibi algılanmaktadır. Bu önyargılı durumun za­rarı da elbette erişkinlerden çok tedavi ve yönlendirme ihtiyacı duyan binlerce çocuğu etkilemektedir, ilaç tedavisinin yan etki durumunu bütün anne babaların bilmesi en tabii hakkıdır ve hekimlerde bu konuda bilinçlendir­mekten hiçbir zaman geri durmayacaklardır. Ama ailele­rin kulaktan dolma ve spekülatif haber ve bilgiler ile ço­cuklarının geleceği ile oynaması gerçekten düşünmeye değer bir konudur. İlaç tedavisinin gerekliliği bir çocuk psikiyatristi tarafından kesinleştirildikten sonra ilacın doktor kontrolünde kullanılmasında fayda vardır. Bu ilaç tedavisi elbette ki ömür boyu olmayacaktır bütün ilaçla­rın belli bir kullanım zamanı vardır.
    Amerikalı bir araştırmacının yaptığı çalışma sonuçlarına göre çocukluğunda ilaç kullanmış hiperaktif çocukların erişkin olduklarında ilaç tedavisi almayanlara göre daha mutlu oldukları’, iş doyumlarının daha fazla olduğu, mad­de kullanımının daha az olduğu gösterilmiştir.
    http://www.7gunsaglik.com/dikkat-eks...bozuklugu.html
  5. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Hiperaktivitede İlaç Tedavisi Sonucu Ne Tür Değişiklikler Olur
    Hiperaktivite Çocuk

    ilaç kullanımı ile genelde olumlu değişiklikler olur. Ço­cuk daha önce olmayan birçok yeni özelliği kazanmaya başlar. Derste daha dikkatli ve daha organize olduğu için dersi eskiye göre daha iyi dinler buna bağlı olarak ço­cuğun dersi anlama durumu daha da artar. Daha önce çocukta mevcut olan derse dikkatini veremediği için an­layamama ve dersi dinlememe alışkanlığı ve buna bağlı ders başarısızlığı azalır. Bu ders başarısızlığı yerine dersi dinleyebilen buna bağlı daha iyi anlayan, anladığı için daha keyifli ders çalışan ve zamanla ders başarısı yükselen ço­cuklar haline gelirler.
    Bu durum hem anne babaların çocuklarına olan güvenle­rinin artışına hemde çocuğun kendine olan özgüveninde artışa neden olur. Hatta sınıfın sonlarında yer alan hipe-raktif çocukların ilaç kullanmaya başladıktan sonra sı­nıfın en üst sıralarına geldiklerine bile şahit olmaktayız. Derslerde başarılı olan çocuk artık dersleri sevmeye ve bu motivasyon ve kendine olan güven ile artık evde daha iyi ders çalışmaya başlar. Hiperaktif çocukların anne ba­baları ve öğretmenleri ile olan uyum ve ilişkinin iyi olması önemlidir. Bu ilişkinin iyi kalması çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerinin daha az sıkıntı oluşturması açısından mühimdir. Bu olumlu değişiklik zaman ile bazı çocuklarda ilacın kullanılmasına rağmen fayda görmeme ile sonuçlanabilir. Faydasızlık geliştiğinde doz ayarlama­sı, ilaç değişikliği veya ek bir ilaç uygulanabilir.
    ilaç tedavisinin yararını birçok çocuk tedaviye başladıktan sonra görmektedir ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi­nin fayda sağlamadığı hatta çocukta başka yan etkilere yol açtığı da görülmektedir. Genele oranla küçük bir ihtimal olan bu süreçte tanının tekrar gözden geçirilmesi, başka eşlik eden problem olup olmadığı, uygun doz kullanılıp kullanılmadığı, başka ilaç alıp almadığı gibi faktörler tek­rar gözden geçirilmelidir. İlacın yarar sağlamadığını gö­ren anne babaların ilacı kesmek yerine doktor ile görüşe­rek başka tedavi alternatiflerini konuşmaları faydalıdır.
    http://www.7gunsaglik.com/dikkat-eks...bozuklugu.html

  6. 24.Ağustos.2010, 14:26
    #3
    Hiperaktivitede İlaç Tedavisi Sonucu Ne Tür Değişiklikler Olur
    Hiperaktivite Çocuk

    ilaç kullanımı ile genelde olumlu değişiklikler olur. Ço­cuk daha önce olmayan birçok yeni özelliği kazanmaya başlar. Derste daha dikkatli ve daha organize olduğu için dersi eskiye göre daha iyi dinler buna bağlı olarak ço­cuğun dersi anlama durumu daha da artar. Daha önce çocukta mevcut olan derse dikkatini veremediği için an­layamama ve dersi dinlememe alışkanlığı ve buna bağlı ders başarısızlığı azalır. Bu ders başarısızlığı yerine dersi dinleyebilen buna bağlı daha iyi anlayan, anladığı için daha keyifli ders çalışan ve zamanla ders başarısı yükselen ço­cuklar haline gelirler.
    Bu durum hem anne babaların çocuklarına olan güvenle­rinin artışına hemde çocuğun kendine olan özgüveninde artışa neden olur. Hatta sınıfın sonlarında yer alan hipe-raktif çocukların ilaç kullanmaya başladıktan sonra sı­nıfın en üst sıralarına geldiklerine bile şahit olmaktayız. Derslerde başarılı olan çocuk artık dersleri sevmeye ve bu motivasyon ve kendine olan güven ile artık evde daha iyi ders çalışmaya başlar. Hiperaktif çocukların anne ba­baları ve öğretmenleri ile olan uyum ve ilişkinin iyi olması önemlidir. Bu ilişkinin iyi kalması çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerinin daha az sıkıntı oluşturması açısından mühimdir. Bu olumlu değişiklik zaman ile bazı çocuklarda ilacın kullanılmasına rağmen fayda görmeme ile sonuçlanabilir. Faydasızlık geliştiğinde doz ayarlama­sı, ilaç değişikliği veya ek bir ilaç uygulanabilir.
    ilaç tedavisinin yararını birçok çocuk tedaviye başladıktan sonra görmektedir ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi­nin fayda sağlamadığı hatta çocukta başka yan etkilere yol açtığı da görülmektedir. Genele oranla küçük bir ihtimal olan bu süreçte tanının tekrar gözden geçirilmesi, başka eşlik eden problem olup olmadığı, uygun doz kullanılıp kullanılmadığı, başka ilaç alıp almadığı gibi faktörler tek­rar gözden geçirilmelidir. İlacın yarar sağlamadığını gö­ren anne babaların ilacı kesmek yerine doktor ile görüşe­rek başka tedavi alternatiflerini konuşmaları faydalıdır.
    http://www.7gunsaglik.com/dikkat-eks...bozuklugu.html

  7. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Hiperaktif çocuklar nasıl beslenmeli?
    Bazı anne ve babalar çocuğunun çok hareketli ve atak olduğundan, konsantrasyon bozukluğu yaşadığından şikayetçidir. Hiperaktivite tanısı konmuş çocuklarda, huzursuzluk, sabırsızlık, dikkat kaybı, unutkanlık, öğrenme güçlüğü gibi davranış bozuklukları saptanmıştır. Hiperaktif çocukların beyin kimyasındaki dengesizlikler sonucunda anormal davranışlar gösterebildiği görülmüş fakat hâlâ tam anlamıyla nedeni tanımlanamamıştır. Çocuğunuzun çok hareketli ve atak olduğundan, konsantrasyon bozukluğu yaşadığından şikayetçi iseniz mutlaka bir hekime danışın.
    Hiperaktifliği artırıyor
    Hiperaktivite kızlara oranla erkek çocuklarında daha çok görülüyor ve çocuklardaki dikkat dağınıklığı genelde üç yaşında başlıyor. Bu dönemlerde önemsenmeyip kontrol altına alınmazsa çocuğunuzun ileriki yaşamını olumsuz yönde etkileyecek problemler ortaya çıkıyor. Bu da çocuğun özellikle ergenlik dönemini daha çalkantılı ve başarısız geçirmesine sebep oluyor.
    Yapılan bilimsel çalışmalar, katkı maddeleri eklenmiş besinlerin ve aşırı şeker tüketiminden sonra çocuklardaki hiperaktifliğin arttığını kanıtlıyor. Ayrıca çalışmalar yeterli ve sağlıklı beslenmeyen çocukların hiperaktif olduklarını ortaya koyuyor bu sebeple henüz kesin bir sonuca varılamıyor.
    Davranışlarına dikkat edin
    Hiperaktif bir çocuğunuz varsa şeker ve şekerli besinler tükettiğinde çocuğunuzun davranışlarına özellikle dikkat edin. Eğer bu besinleri tükettikten sonra daha hareketli olup yerinde duramıyorsa ve konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsa bu tür besinlerin tüketimini sınırlandırmalısınız.
    Ayrıca hiperaktif çocukların bir çoğu, salisilatlar ve fenolik bileşiklere karşı çok daha duyarlılık göstermektedir bu sebeple salisilat oranı düşük besinleri daha fazla tercih edin
    Salisilat oranı düşük meyveler; muz, kabuksuz şeftali ve papayadır. Salisilat oranı düşük sebzeler; lahana, nohut, bezelye, marul ve patatestir. Et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri ve tahıllarında salisilat oranı düşüktür. Fakat tüketimlerine dikkat edilmelidir çünkü çocuğunuz bu besinlere karşı duyarlılık da gösterebilir.
    Tüketiminde dikkat edilmesi gereken yiyecekler;
    Asitli içecekler ve hazır meyve suları, şekerlemeler ve boyalı besinler, beyaz şeker, boya ilave edilmiş süt ve süt ürünleri, cips gibi atıştırmalıklar, konserveler, hazır çorba ve baharat karışımları, şarküteri ürünler (sucuk,salam,sosis gibi), et suyu tabletleri, hazır puding ve kekler gibi tüm koruyucu ve katkı maddesi içeren yiyeceklerin fazla tüketiminden kaçınılmalıdır.
    Kafein içeren içeceklerden de uzak durulmalıdır. Gerekli 50 besin öğesini sağlayabilmek için ( karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller) her gün beş besin grubu dengeli şekilde tüketilmelidir. Bu beş besin grubunu hafızalarınızda tazelemekte fayda var:
    1-Süt yoğurt
    2-Et grubu
    3-Ekmek ve tahıllar
    4-Sebze meyve
    5-Yağ ve şeker( sınırlı)
    Öneriler;
    Haftada iki kez balık tüketimine özen göstermelisiniz. Özellikle yağlı balıklarda bulunan omega-3 hiperaktif davranışlarda anlamlı düşüşler meydana getirmektedir.
    Araştırmalarda hiperaktif çocukların günlük diyetlerine çinko ve demir minerallerinin eklenmesiyle davranışlarda olumlu değişiklikler sağladığını görülmüş...
    Besin koruyucu ve renklendiricilerinin diyetten çıkarılmasıyla hiperaktif davranışlarda önemli azalmalar olduğu gözlenmiştir.
    Hiperaktif çocuklarda çikolata, şeker ve kafeinli besinler insülin ve buna bağlı olarak adrenalinin salınımını artırdığından, bu tür gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır.
    Aşırı adrenalin salgılandığında hızla harcanan magnezyumun yetersizliğinin önlenmesi için de ek magnezyum verilmesi önerilebilir.
    Japon mutfağı sevenler ve formuna dikkat edenler için tavsiyeler:
    UZAK DURUN:
    Tempura: Tereyağlı kızartılmış
    Agemono: Koyu soslu ve kızartılmış.
    Yağ ve kalori alımınızı kontrol etmek için kızartılmış yemeklerden uzak durun, fakat damak tadınızı da unutmayın, bu tür yemekleri diğer düşük yağlı seçeneklerde dengeleyebilirsiniz.
    TERCİH EDİN:
    Nimono: kısık ateşte pişirme
    Yaki: Fırın ızgara
    Yakimono: Izgara bunlara örnek olarak verilebilir.
    Düşük yağlı diğer seçenekler.
    Sashimi veya sushi deneyebilirsiniz. Yalnız bu yemeklerin yanında çok falza sosu kullanmamaya dikkat edebilirsiniz.
    Domburi: Kase içinde sebze, et veya tavuk ve bazen de yumurta ile birlikte sunulan pirinç yemeği. Kolesterol tüketmemek için yemeği yumurtasız isteyin. Sodyum tüketiminize dikkat ediyorsanız soya sosu, miso sosu veya teriyaki sosu gibi yüksek sodyum içerikli sosları ve et suyu ile turşuları tüketmeyin.
    Dilara Koçak / MİLLİYET
  8. 25.Ağustos.2010, 14:29
    #4
    Hiperaktif çocuklar nasıl beslenmeli?
    Bazı anne ve babalar çocuğunun çok hareketli ve atak olduğundan, konsantrasyon bozukluğu yaşadığından şikayetçidir. Hiperaktivite tanısı konmuş çocuklarda, huzursuzluk, sabırsızlık, dikkat kaybı, unutkanlık, öğrenme güçlüğü gibi davranış bozuklukları saptanmıştır. Hiperaktif çocukların beyin kimyasındaki dengesizlikler sonucunda anormal davranışlar gösterebildiği görülmüş fakat hâlâ tam anlamıyla nedeni tanımlanamamıştır. Çocuğunuzun çok hareketli ve atak olduğundan, konsantrasyon bozukluğu yaşadığından şikayetçi iseniz mutlaka bir hekime danışın.
    Hiperaktifliği artırıyor
    Hiperaktivite kızlara oranla erkek çocuklarında daha çok görülüyor ve çocuklardaki dikkat dağınıklığı genelde üç yaşında başlıyor. Bu dönemlerde önemsenmeyip kontrol altına alınmazsa çocuğunuzun ileriki yaşamını olumsuz yönde etkileyecek problemler ortaya çıkıyor. Bu da çocuğun özellikle ergenlik dönemini daha çalkantılı ve başarısız geçirmesine sebep oluyor.
    Yapılan bilimsel çalışmalar, katkı maddeleri eklenmiş besinlerin ve aşırı şeker tüketiminden sonra çocuklardaki hiperaktifliğin arttığını kanıtlıyor. Ayrıca çalışmalar yeterli ve sağlıklı beslenmeyen çocukların hiperaktif olduklarını ortaya koyuyor bu sebeple henüz kesin bir sonuca varılamıyor.
    Davranışlarına dikkat edin
    Hiperaktif bir çocuğunuz varsa şeker ve şekerli besinler tükettiğinde çocuğunuzun davranışlarına özellikle dikkat edin. Eğer bu besinleri tükettikten sonra daha hareketli olup yerinde duramıyorsa ve konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsa bu tür besinlerin tüketimini sınırlandırmalısınız.
    Ayrıca hiperaktif çocukların bir çoğu, salisilatlar ve fenolik bileşiklere karşı çok daha duyarlılık göstermektedir bu sebeple salisilat oranı düşük besinleri daha fazla tercih edin
    Salisilat oranı düşük meyveler; muz, kabuksuz şeftali ve papayadır. Salisilat oranı düşük sebzeler; lahana, nohut, bezelye, marul ve patatestir. Et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri ve tahıllarında salisilat oranı düşüktür. Fakat tüketimlerine dikkat edilmelidir çünkü çocuğunuz bu besinlere karşı duyarlılık da gösterebilir.
    Tüketiminde dikkat edilmesi gereken yiyecekler;
    Asitli içecekler ve hazır meyve suları, şekerlemeler ve boyalı besinler, beyaz şeker, boya ilave edilmiş süt ve süt ürünleri, cips gibi atıştırmalıklar, konserveler, hazır çorba ve baharat karışımları, şarküteri ürünler (sucuk,salam,sosis gibi), et suyu tabletleri, hazır puding ve kekler gibi tüm koruyucu ve katkı maddesi içeren yiyeceklerin fazla tüketiminden kaçınılmalıdır.
    Kafein içeren içeceklerden de uzak durulmalıdır. Gerekli 50 besin öğesini sağlayabilmek için ( karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller) her gün beş besin grubu dengeli şekilde tüketilmelidir. Bu beş besin grubunu hafızalarınızda tazelemekte fayda var:
    1-Süt yoğurt
    2-Et grubu
    3-Ekmek ve tahıllar
    4-Sebze meyve
    5-Yağ ve şeker( sınırlı)
    Öneriler;
    Haftada iki kez balık tüketimine özen göstermelisiniz. Özellikle yağlı balıklarda bulunan omega-3 hiperaktif davranışlarda anlamlı düşüşler meydana getirmektedir.
    Araştırmalarda hiperaktif çocukların günlük diyetlerine çinko ve demir minerallerinin eklenmesiyle davranışlarda olumlu değişiklikler sağladığını görülmüş...
    Besin koruyucu ve renklendiricilerinin diyetten çıkarılmasıyla hiperaktif davranışlarda önemli azalmalar olduğu gözlenmiştir.
    Hiperaktif çocuklarda çikolata, şeker ve kafeinli besinler insülin ve buna bağlı olarak adrenalinin salınımını artırdığından, bu tür gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır.
    Aşırı adrenalin salgılandığında hızla harcanan magnezyumun yetersizliğinin önlenmesi için de ek magnezyum verilmesi önerilebilir.
    Japon mutfağı sevenler ve formuna dikkat edenler için tavsiyeler:
    UZAK DURUN:
    Tempura: Tereyağlı kızartılmış
    Agemono: Koyu soslu ve kızartılmış.
    Yağ ve kalori alımınızı kontrol etmek için kızartılmış yemeklerden uzak durun, fakat damak tadınızı da unutmayın, bu tür yemekleri diğer düşük yağlı seçeneklerde dengeleyebilirsiniz.
    TERCİH EDİN:
    Nimono: kısık ateşte pişirme
    Yaki: Fırın ızgara
    Yakimono: Izgara bunlara örnek olarak verilebilir.
    Düşük yağlı diğer seçenekler.
    Sashimi veya sushi deneyebilirsiniz. Yalnız bu yemeklerin yanında çok falza sosu kullanmamaya dikkat edebilirsiniz.
    Domburi: Kase içinde sebze, et veya tavuk ve bazen de yumurta ile birlikte sunulan pirinç yemeği. Kolesterol tüketmemek için yemeği yumurtasız isteyin. Sodyum tüketiminize dikkat ediyorsanız soya sosu, miso sosu veya teriyaki sosu gibi yüksek sodyum içerikli sosları ve et suyu ile turşuları tüketmeyin.
    Dilara Koçak / MİLLİYET
  9. Üyelik tarihi
    Kasım.2012
    Mesajlar
    8
    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçlar konusunda Çocuk Psikiyatr Dr. Gökçe Küçükyazıcı'nın bir makalesini buldum:

    Dikkat eksikliği tedavi edilmediği taktirde, çocuğun sosyal ve akademik alandaki işlevselliğinin giderek bozulduğu , özgüven kaybının sıklıkla ortaya çıktığı bilinmektedir. Dikkat eksikliği tanısı çocuk psikiyatristi uzman tıp doktoru tarafından konur. Çocuk psikiyatristleri dikkat eksikliği tanısı koyarken şu bulguları değerlendirirler: çocuğun doğum öncesi ve sonrası gelişim öyküsünün ayrıntılı şekilde alınması, aile ve çevresiyle olan ilişkilerinin değerlendirilmesi ve çocuk psikiyatristi tarafından gözlem ve muayenesi ile tanı konur. Hastalığın nedenleri olarak nörokimyasal, nörofizyolojik, psikolojik ve genetik faktörler üzerinde durulmaktadır.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tam tedavisi için şu çok önemlidir: DEHB, çocuk psikiyatristi, aile ve okul işbirliği ile çok yönlü olarak ele alınmadığı taktirde tam olarak başarı sağlanması zorlaşır. İlacın bir DEHB`li öğrenci için gerekli olup olmadığına, öğrencinin klinik tablosunu değerlendirerek, sadece uzman tıp doktoru olan çocuk psikiyatristi karar verebilir. Ancak ilacın kullanımıyla ilişkili olarak ailelerin ciddi kaygıları olmaktadır. Bunun en önemli sebebi ilacın olası yan etkileri ve bağımlılık yaptığı ile ilgili medyadan edinilen yanlış bilgilerdir.


    Kaynak ve Makale Devamı: http://cocukvegenc.com/icerikdetay-141/dikkat-eksikliginde-kullanilan-ilaclar.html
  10. 02.Kasım.2012, 00:30
    #5
    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçlar konusunda Çocuk Psikiyatr Dr. Gökçe Küçükyazıcı'nın bir makalesini buldum:

    Dikkat eksikliği tedavi edilmediği taktirde, çocuğun sosyal ve akademik alandaki işlevselliğinin giderek bozulduğu , özgüven kaybının sıklıkla ortaya çıktığı bilinmektedir. Dikkat eksikliği tanısı çocuk psikiyatristi uzman tıp doktoru tarafından konur. Çocuk psikiyatristleri dikkat eksikliği tanısı koyarken şu bulguları değerlendirirler: çocuğun doğum öncesi ve sonrası gelişim öyküsünün ayrıntılı şekilde alınması, aile ve çevresiyle olan ilişkilerinin değerlendirilmesi ve çocuk psikiyatristi tarafından gözlem ve muayenesi ile tanı konur. Hastalığın nedenleri olarak nörokimyasal, nörofizyolojik, psikolojik ve genetik faktörler üzerinde durulmaktadır.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tam tedavisi için şu çok önemlidir: DEHB, çocuk psikiyatristi, aile ve okul işbirliği ile çok yönlü olarak ele alınmadığı taktirde tam olarak başarı sağlanması zorlaşır. İlacın bir DEHB`li öğrenci için gerekli olup olmadığına, öğrencinin klinik tablosunu değerlendirerek, sadece uzman tıp doktoru olan çocuk psikiyatristi karar verebilir. Ancak ilacın kullanımıyla ilişkili olarak ailelerin ciddi kaygıları olmaktadır. Bunun en önemli sebebi ilacın olası yan etkileri ve bağımlılık yaptığı ile ilgili medyadan edinilen yanlış bilgilerdir.


    Kaynak ve Makale Devamı: http://cocukvegenc.com/icerikdetay-141/dikkat-eksikliginde-kullanilan-ilaclar.html
  11. Üyelik tarihi
    Kasım.2012
    Mesajlar
    8
    Dikkat Eksikliği-Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu belirtileri ve tedavisi hakkında Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı’nın bir makalesini daha buldum:

    Dikkat Eksikliği - Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu, bireyin akademik başarısı, aile hayatı, sosyal ilişkileri ve benlik saygısı üzerine çeşitli olumsuz etkileri olan ve oldukça sık görülen psikiyatrik bir bozukluktur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocuk ve ergenlerde görülme sıklığı %5-10, erişkinlikte %4 civarındadır.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun en sık gözlenen temel belirtileri şunlardır:
    - Hareketlilik
    - Dikkat eksikliği
    - Dürtüsellik

    Bozulukta her üç belirti birada görülebileceği gibi, dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) özellikle dikkatsizliğin ön planda olduğu ve hiperaktivite ve dürtüselliğin ön planda olduğu alt tipler şeklinde kendisini gösterebilir. Bir kişide Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) varlığından söz edebilmek için, bu belirtilerin 7 yaştan önce başlamış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, sürekli olması ve kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması gerekir.

    DİKKAT EKSİKLİĞİ

    Dikkat Eksikliği ifadesinden kastedilen aslında dikkatin olmaması değil daha ziyade dikkati belli bir süreyle özellikle zihinsel uğraşı gerektiren ders çalışma, problem çözme veya çocuk için çok da eğlenceli olmayan bir görev esnasında kendisini gösteren bir konsantre olamama durumudur. Dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar tam tersi eğlenceli, ilgilerini çeken, renkli ve canlı görüntülerin olduğu televizyon ve bilgisayar oyunları karşısında saatlerce sıkılmadan durabilmektedirler.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) sahip çocukların dikkatlerinin dış uyaranlarca kolayca çelinebilmesi nedeniyle, sıklıkla bizlerin farketmedikleri ayrıntıları farkedebilir bu nedenle yanlışlıkla fazlaca dikkatli olarak değerlendirilebilirler. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrencilerin öğretmenleri sıklıkla öğrencinin derste dalgın olduğunu, kendisini dinlemiyormuş göründüğü veya kalemi silgisi veya etrafıyla ilgilendiğinden şikayetçidirler.
    Dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğuna sahip çocuklar sınav sırasında dikkatsizce hatalar yapma ve soruları okumadan işaretleme eğilimindedirler.

    Kaynak Makale: http://cocukvegenc.com/icerikdetay-16/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-dehb.html
  12. 17.Kasım.2012, 17:15
    #6
    Dikkat Eksikliği-Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu belirtileri ve tedavisi hakkında Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı’nın bir makalesini daha buldum:

    Dikkat Eksikliği - Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu, bireyin akademik başarısı, aile hayatı, sosyal ilişkileri ve benlik saygısı üzerine çeşitli olumsuz etkileri olan ve oldukça sık görülen psikiyatrik bir bozukluktur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocuk ve ergenlerde görülme sıklığı %5-10, erişkinlikte %4 civarındadır.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun en sık gözlenen temel belirtileri şunlardır:
    - Hareketlilik
    - Dikkat eksikliği
    - Dürtüsellik

    Bozulukta her üç belirti birada görülebileceği gibi, dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) özellikle dikkatsizliğin ön planda olduğu ve hiperaktivite ve dürtüselliğin ön planda olduğu alt tipler şeklinde kendisini gösterebilir. Bir kişide Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) varlığından söz edebilmek için, bu belirtilerin 7 yaştan önce başlamış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, sürekli olması ve kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması gerekir.

    DİKKAT EKSİKLİĞİ

    Dikkat Eksikliği ifadesinden kastedilen aslında dikkatin olmaması değil daha ziyade dikkati belli bir süreyle özellikle zihinsel uğraşı gerektiren ders çalışma, problem çözme veya çocuk için çok da eğlenceli olmayan bir görev esnasında kendisini gösteren bir konsantre olamama durumudur. Dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar tam tersi eğlenceli, ilgilerini çeken, renkli ve canlı görüntülerin olduğu televizyon ve bilgisayar oyunları karşısında saatlerce sıkılmadan durabilmektedirler.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) sahip çocukların dikkatlerinin dış uyaranlarca kolayca çelinebilmesi nedeniyle, sıklıkla bizlerin farketmedikleri ayrıntıları farkedebilir bu nedenle yanlışlıkla fazlaca dikkatli olarak değerlendirilebilirler. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrencilerin öğretmenleri sıklıkla öğrencinin derste dalgın olduğunu, kendisini dinlemiyormuş göründüğü veya kalemi silgisi veya etrafıyla ilgilendiğinden şikayetçidirler.
    Dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğuna sahip çocuklar sınav sırasında dikkatsizce hatalar yapma ve soruları okumadan işaretleme eğilimindedirler.

    Kaynak Makale: http://cocukvegenc.com/icerikdetay-16/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-dehb.html

Benzer Konular

  1. Dikkat eksikliği için ne yapılabilir?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Sorun > Cevaplayalım
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Ocak.2016, 01:18
  2. Dikkat Eksikliği Nöropsikiyatrik Bir Bozukluktur
    Konu Sahibi okyanus Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 25.Kasım.2012, 17:11
  3. ÖMSS İkinci atamaları ekimde olacakmış dikkat dikkat!!
    Konu Sahibi sebboy58 Forum EKPSS Haberleri - Atamalar - Gündem
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 13.Ağustos.2012, 08:21
  4. Hiperaktivite
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Şubat.2011, 21:52
  5. Otizm,disleksi ve hiperaktivite tedavisinde yeni umut: işitsel eğitim
    Konu Sahibi Jarnana Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Ağustos.2010, 12:44

Bu Konu için Etiketler