Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Göz Tansiyonu Hastalığı, Glokom

Göz küresi içindeki basıncın artmasına ve buna bağlı bozuklukların bulunmasına glokom denir. Göz küresi elastik bir yapıda olmadığından özellikle içi sıvı ile dolu olan ön kamaranın hacminin artması, göz içi basıncını doğrudan doğruya etkiler. Oluş sebeplerine göre basit glokom, dar açılı glokom, ikincil glokom ve doğuştan glokom olmak üzere dört çeşit glokom vardır. Basit glokom genellikle 40 yaşın üstündekilerde kalıtımsal bir hastalık olarak görülür. Başlangıçta tek taraflıdır ve uzun

Konuyu değerlendir: Göz Tansiyonu Hastalığı, Glokom

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2531 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Göz Tansiyonu Hastalığı, Glokom

    Sponsorlu Bağlantılar

    Göz küresi içindeki basıncın artmasına ve buna bağlı bozuklukların bulunmasına glokom denir. Göz küresi elastik bir yapıda olmadığından özellikle içi sıvı ile dolu olan ön kamaranın hacminin artması, göz içi basıncını doğrudan doğruya etkiler. Oluş sebeplerine göre basit glokom, dar açılı glokom, ikincil glokom ve doğuştan glokom olmak üzere dört çeşit glokom vardır. Basit glokom genellikle 40 yaşın üstündekilerde kalıtımsal bir hastalık olarak görülür. Başlangıçta tek taraflıdır ve uzun yıl*lar fazla bir şikâyete yol açmaz. Sonraları görüş azalır.

    Göz dibi muayenesinde papillada çukurlaşma ve atrofi vardır. Tedavi edilmezlerse optik sinir atrofisi sonuou bu kimseler kör olabilirler. Teşhis için yapılan muayenede iris ile kor*nea arasındaki açının açık olduğu görü*lür. Sohlemm kanalı skleroze olup tıkan*mış, kamara sıvısının dışarı çıkışı güçleşti*ğinden göz içi basındı 25-40 mm Hg. ye yükselmiştir. Sıvının dışarı akışını kolaylaştıracak ilaç*lar (Pilokarpin, Eserine) veya kamara sı*vısının debisini azaltacak ilaçlar (Diamox) kullanılır. Tıbbi tedavi ile düşürülemeyem basınç fistülizan ameliyatlarla düşürülmeye çalışılır. Dar açılı glokomda yapı itibariyle iris ile kornea arasındaki açı 20° den küçük olduğundan fizyolojik şartlarda veya bazı ilaçların etkisi ile ani olarak kapanabilir.

    Hasta, akut glokom da denilen bu durum*da şiddetli baş ve göz ağrısından şikâyet*çidir. Bu arada mide bulantısı ve kusma da olabilir. Görme azalır, ışıklar etrafında renkli halkalar görme şeklinde şikâyetler tipiktir. Göz içi basıncı 70-80 mm Hg. ye kadar yükselebilir. Konjonktivalarda derin kanlanma, kornealarda bulanıklık vardır. Tedavide pilokorpin kullanılır. Yarar sağ*lanamazsa, derhal ameliyat edilmelidir. İkincil glokom denen hastalık bir göz has*talığı sonucu veya bazı ilaçlardan sonra meydana gelir. Ayrıoa travmalardan sonra da oluşabilir.

    Doğuştan glokoma büftalmi denir. Çocuk*larda ışıktan kaçma ve göz yaşarması şek*lindeki belirtilerle anlaşılabilir. Tıbbi teda*vi yarar sağlamaz, ameliyat edilmesi ge*rekir.

    kaynak
  2. 23.Ağustos.2010, 15:38
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Göz küresi içindeki basıncın artmasına ve buna bağlı bozuklukların bulunmasına glokom denir. Göz küresi elastik bir yapıda olmadığından özellikle içi sıvı ile dolu olan ön kamaranın hacminin artması, göz içi basıncını doğrudan doğruya etkiler. Oluş sebeplerine göre basit glokom, dar açılı glokom, ikincil glokom ve doğuştan glokom olmak üzere dört çeşit glokom vardır. Basit glokom genellikle 40 yaşın üstündekilerde kalıtımsal bir hastalık olarak görülür. Başlangıçta tek taraflıdır ve uzun yıl*lar fazla bir şikâyete yol açmaz. Sonraları görüş azalır.

    Göz dibi muayenesinde papillada çukurlaşma ve atrofi vardır. Tedavi edilmezlerse optik sinir atrofisi sonuou bu kimseler kör olabilirler. Teşhis için yapılan muayenede iris ile kor*nea arasındaki açının açık olduğu görü*lür. Sohlemm kanalı skleroze olup tıkan*mış, kamara sıvısının dışarı çıkışı güçleşti*ğinden göz içi basındı 25-40 mm Hg. ye yükselmiştir. Sıvının dışarı akışını kolaylaştıracak ilaç*lar (Pilokarpin, Eserine) veya kamara sı*vısının debisini azaltacak ilaçlar (Diamox) kullanılır. Tıbbi tedavi ile düşürülemeyem basınç fistülizan ameliyatlarla düşürülmeye çalışılır. Dar açılı glokomda yapı itibariyle iris ile kornea arasındaki açı 20° den küçük olduğundan fizyolojik şartlarda veya bazı ilaçların etkisi ile ani olarak kapanabilir.

    Hasta, akut glokom da denilen bu durum*da şiddetli baş ve göz ağrısından şikâyet*çidir. Bu arada mide bulantısı ve kusma da olabilir. Görme azalır, ışıklar etrafında renkli halkalar görme şeklinde şikâyetler tipiktir. Göz içi basıncı 70-80 mm Hg. ye kadar yükselebilir. Konjonktivalarda derin kanlanma, kornealarda bulanıklık vardır. Tedavide pilokorpin kullanılır. Yarar sağ*lanamazsa, derhal ameliyat edilmelidir. İkincil glokom denen hastalık bir göz has*talığı sonucu veya bazı ilaçlardan sonra meydana gelir. Ayrıoa travmalardan sonra da oluşabilir.

    Doğuştan glokoma büftalmi denir. Çocuk*larda ışıktan kaçma ve göz yaşarması şek*lindeki belirtilerle anlaşılabilir. Tıbbi teda*vi yarar sağlamaz, ameliyat edilmesi ge*rekir.

    kaynak
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    778
    Sponsorlu Bağlantılar

    Glokom nasıl oluşur?”
    Gözdeki oluşumların beslenmesi için göz içerisinde bir sıvı bulunur. Bu sıvı, sürekli olarak bazı kanallar vasıtası ile dışarı atılır. Göz içi sıvısını dışarı boşaltan kanalların yapısal olarak tıkanması nedeniyle glokom ortaya çıkar.Kanalların tıkanmış olması nedeniyle göz içi sıvısı yeterli derecede dışarı atılamayacağı için göz içerisindeki basınç yükselir. Yükselen bu basınç da görmeyi sağlayan göz siniri hücrelerine zarar verir. Hasar gören hücrelerin yavaş yavaş ölmeye başlaması ile çevreden merkeze doğru görme kaybı ortaya çıkar. Hücrelerin tümü öldüğü zaman da kalıcı total görme kaybı oluşur.
    “Sinsi seyreden hastalık glokom!”
    Glokomun en önemli özelliği, hiçbir belirti vermeden yavaş yavaş çevreden merkeze doğru görme kaybına neden olmasıdır. Çoğu hastada belirgin bir görme kaybı yaratıncaya kadar hastalığın varlığı anlaşılamaz. Bugün, dünyadaki en ileri ülkelerde bile glokom hastalarının yarısından çoğu, hastalığın varlığından habersiz olarak yaşamaktadır.
    Erken dönemde fark edilebilecek bazı belirtiler:
    • Baş ağrısı
    • Çevredeki bazı bölgeleri görememe
    • Göz önünde renkli ışık haleleri görme
    Glokom kimlerde daha sık görülür?
    Glokom herkeste ve her yaşta görülebilmekle beraber; bazı kişilerde hastalık riski daha yüksektir.
    Bu kişiler:
    • 40 yaşın üzerindekiler
    • Şeker, yüksek tansiyon ve miyopi ile damar hastalığı olanlar
    • Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar
    • Özellikle ailesinde glokom öyküsü bulunan kişiler, diğer kişilere göre 8 kat daha fazla risk altındadır.
    “Glokom tedavisinde kontrol ve erken tanı çok önemli!”
    Günümüzde herkesin 40 yaşına kadar en az 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise en az 2 yılda bir glokom kontrolünden geçmesi önerilmektedir. Hastalık riskini taşıyanların -ailesinde göz tansiyonu öyküsü olan; şeker, yüksek tansiyon ve miyopi ile damar hastalığı bulunanların- ise yılda bir kez düzenli olarak kontrolden geçmesi tavsiye edilmektedir.
    Hastalık, herhangi bir belirti vermediği ve oluşan görme kaybı geri döndürülemediği için glokomda erken tanı çok önemlidir. Hastalık ne kadar erken tespit edilirse, görme kaybı da o derece az olur.
    “Glokom tanısı nasıl konulur?”
    Glokom tanısının konulmasında uzman bir göz hekimi tarafından yapılan detaylı göz muayenesi çok önemlidir. Bu muayenede görme keskinliğinin belirlenmesi ve rutin göz kontrollerinin yapılmasının yanı sıra göz içi basıncının yani göz tansiyonunun ölçümü de değerlendirilmektedir. Glokoma neden olan göz içi sıvısının dışa boşaldığı kanalların yer aldığı bölge ile göz siniri hücrelerinin kontrol edilmesi de büyük önem taşımaktadır.
    Göz tansiyonu 21 mm Hg'ya kadar normal kabul edilmekle birlikte; 21 mm Hg üzerindeki değerler, yüksek olarak kabul edilmektedir. Glokom tanısı için göz tansiyonu tek kriter olmayıp; göz tansiyonu normal değerlerde olmakla beraber, göz siniri hassas olan kişilerde de glokom hastalığı görülebilmektedir.
    Göz tansiyonunun normal ya da normalden yüksek değerler taşıması halinde ve göz sinirinin hasar gördüğünden şüphelenildiği olgularda; bilgisayarlı görme alanı ve göz siniri analiz yöntemleri ile taramalar gerçekleştirilmektedir. Bu tetkikler, göz siniri hasarı varlığı ile derecesinin belirlenmesi ve ayrıca zaman içindeki değişimin saptanması açısından önemlidir.
    “Glokom tedavisi”
    Glokom tedavisinde amaç; göz tansiyonunu düşürerek, göz siniri hasarını durdurmak ve görme kaybının ilerlemesini engellemektir. Bu amaçla uygulanabilecek yöntemler; ilaç tedavisi, lazer tedavisi ve cerrahi tedavi olarak üçe ayrılmaktadır.
    Günümüzde genellikle tanı sonrası seçilen ilk yöntem ilaç tedavisi olmakta; ilaç tedavisine yeterli derecede yanıt vermeyen hastalarda lazer veya cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Ancak özellikle geç dönemde tanı konulan ya da sürekli ilaç tedavisinin uygun olmadığı olgularda doğrudan lazer ya da cerrahi yöntemler de kullanılmaktadır.
    İlaç tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmış ve yeni ilaçlar, tedavinin başarısını büyük ölçüde artırmıştır. İlaç tedavisinde önemli olan, hastanın ilaçları sürekli ve düzenli olarak kullanmasıdır. İlaç kullanılamayan veya ilaç tedavisi ile yanıt alınamayan vakalarda kullanılan cerrahi yöntemlerin de başarı oranları giderek artmaktadır.






    Dikkat! Bu hastalık çok sinsi! - Milliyet.com.tr
  4. 24.Eylül.2010, 21:36
    #2
    Sponsorlu Bağlantılar

    Glokom nasıl oluşur?”
    Gözdeki oluşumların beslenmesi için göz içerisinde bir sıvı bulunur. Bu sıvı, sürekli olarak bazı kanallar vasıtası ile dışarı atılır. Göz içi sıvısını dışarı boşaltan kanalların yapısal olarak tıkanması nedeniyle glokom ortaya çıkar.Kanalların tıkanmış olması nedeniyle göz içi sıvısı yeterli derecede dışarı atılamayacağı için göz içerisindeki basınç yükselir. Yükselen bu basınç da görmeyi sağlayan göz siniri hücrelerine zarar verir. Hasar gören hücrelerin yavaş yavaş ölmeye başlaması ile çevreden merkeze doğru görme kaybı ortaya çıkar. Hücrelerin tümü öldüğü zaman da kalıcı total görme kaybı oluşur.
    “Sinsi seyreden hastalık glokom!”
    Glokomun en önemli özelliği, hiçbir belirti vermeden yavaş yavaş çevreden merkeze doğru görme kaybına neden olmasıdır. Çoğu hastada belirgin bir görme kaybı yaratıncaya kadar hastalığın varlığı anlaşılamaz. Bugün, dünyadaki en ileri ülkelerde bile glokom hastalarının yarısından çoğu, hastalığın varlığından habersiz olarak yaşamaktadır.
    Erken dönemde fark edilebilecek bazı belirtiler:
    • Baş ağrısı
    • Çevredeki bazı bölgeleri görememe
    • Göz önünde renkli ışık haleleri görme
    Glokom kimlerde daha sık görülür?
    Glokom herkeste ve her yaşta görülebilmekle beraber; bazı kişilerde hastalık riski daha yüksektir.
    Bu kişiler:
    • 40 yaşın üzerindekiler
    • Şeker, yüksek tansiyon ve miyopi ile damar hastalığı olanlar
    • Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar
    • Özellikle ailesinde glokom öyküsü bulunan kişiler, diğer kişilere göre 8 kat daha fazla risk altındadır.
    “Glokom tedavisinde kontrol ve erken tanı çok önemli!”
    Günümüzde herkesin 40 yaşına kadar en az 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise en az 2 yılda bir glokom kontrolünden geçmesi önerilmektedir. Hastalık riskini taşıyanların -ailesinde göz tansiyonu öyküsü olan; şeker, yüksek tansiyon ve miyopi ile damar hastalığı bulunanların- ise yılda bir kez düzenli olarak kontrolden geçmesi tavsiye edilmektedir.
    Hastalık, herhangi bir belirti vermediği ve oluşan görme kaybı geri döndürülemediği için glokomda erken tanı çok önemlidir. Hastalık ne kadar erken tespit edilirse, görme kaybı da o derece az olur.
    “Glokom tanısı nasıl konulur?”
    Glokom tanısının konulmasında uzman bir göz hekimi tarafından yapılan detaylı göz muayenesi çok önemlidir. Bu muayenede görme keskinliğinin belirlenmesi ve rutin göz kontrollerinin yapılmasının yanı sıra göz içi basıncının yani göz tansiyonunun ölçümü de değerlendirilmektedir. Glokoma neden olan göz içi sıvısının dışa boşaldığı kanalların yer aldığı bölge ile göz siniri hücrelerinin kontrol edilmesi de büyük önem taşımaktadır.
    Göz tansiyonu 21 mm Hg'ya kadar normal kabul edilmekle birlikte; 21 mm Hg üzerindeki değerler, yüksek olarak kabul edilmektedir. Glokom tanısı için göz tansiyonu tek kriter olmayıp; göz tansiyonu normal değerlerde olmakla beraber, göz siniri hassas olan kişilerde de glokom hastalığı görülebilmektedir.
    Göz tansiyonunun normal ya da normalden yüksek değerler taşıması halinde ve göz sinirinin hasar gördüğünden şüphelenildiği olgularda; bilgisayarlı görme alanı ve göz siniri analiz yöntemleri ile taramalar gerçekleştirilmektedir. Bu tetkikler, göz siniri hasarı varlığı ile derecesinin belirlenmesi ve ayrıca zaman içindeki değişimin saptanması açısından önemlidir.
    “Glokom tedavisi”
    Glokom tedavisinde amaç; göz tansiyonunu düşürerek, göz siniri hasarını durdurmak ve görme kaybının ilerlemesini engellemektir. Bu amaçla uygulanabilecek yöntemler; ilaç tedavisi, lazer tedavisi ve cerrahi tedavi olarak üçe ayrılmaktadır.
    Günümüzde genellikle tanı sonrası seçilen ilk yöntem ilaç tedavisi olmakta; ilaç tedavisine yeterli derecede yanıt vermeyen hastalarda lazer veya cerrahi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Ancak özellikle geç dönemde tanı konulan ya da sürekli ilaç tedavisinin uygun olmadığı olgularda doğrudan lazer ya da cerrahi yöntemler de kullanılmaktadır.
    İlaç tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmış ve yeni ilaçlar, tedavinin başarısını büyük ölçüde artırmıştır. İlaç tedavisinde önemli olan, hastanın ilaçları sürekli ve düzenli olarak kullanmasıdır. İlaç kullanılamayan veya ilaç tedavisi ile yanıt alınamayan vakalarda kullanılan cerrahi yöntemlerin de başarı oranları giderek artmaktadır.






    Dikkat! Bu hastalık çok sinsi! - Milliyet.com.tr

Benzer Konular

  1. Tansiyonu düşüren bitkiler hangileridir?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 23.Ekim.2012, 15:09
  2. 45 yaş üstü herkes, göz tansiyonu olarak da bilinen glokom açısından risk altında
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Mart.2012, 19:51
  3. (Karasu hastalığı) olarak bilinen glokom körlük nedeni
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Mayıs.2011, 22:43
  4. Göz tansiyonu sinsice ilerliyor
    Konu Sahibi aybüke80 Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 08.Nisan.2011, 13:10
  5. Glokom (Göz Tansiyonu), Körlüğün Nedenleri ve Korunma Yolları
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 26.Ekim.2010, 17:33

Bu Konu için Etiketler