Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Otizm ve risperdal

http://www.beratcelik.com/images/stories/risperdal.jpg Otizmin semptomları arasında hırçınlık, saldırganlık, bilerek kendine zarar verme ve öfke nöbetleri yer alıyor. Risperdal 1993 yılından beri yetişkinlerde şizofreni tedavisinde ve 2003 yılından beri de bipolar bozuklukla bağlantılı manik dönemlerde kullanılıyor. Risperdal yaşları 5-16 arasında değişen ve %90'ı 13 yaşından küçük olan 156 hastada klinik olarak test edildi. Çalışmalar Risperdal'in otizmin davranış semptomlarında ilaç

Konuyu değerlendir: Otizm ve risperdal

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 6250 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Otizm ve risperdal


    Otizmin semptomları arasında hırçınlık, saldırganlık, bilerek kendine zarar verme ve öfke nöbetleri yer alıyor.

    Risperdal 1993 yılından beri yetişkinlerde şizofreni tedavisinde ve 2003 yılından beri de bipolar bozuklukla bağlantılı manik dönemlerde kullanılıyor.

    Risperdal yaşları 5-16 arasında değişen ve %90'ı 13 yaşından küçük olan 156 hastada klinik olarak test edildi. Çalışmalar Risperdal'in otizmin davranış semptomlarında ilaç kullanmayan gruba kıyasla önemli iyileşmeler sağladığını ortaya koydu.

    İlacın en sık görülen yan etkileri halsizlik, kabızlık, yorgunluk ve kilo alımı.

    İlaç otizmin kendisini tedavi etmiyor, ancak özellikle ağır öfke nöbetleri, saldırganlık veya kendine zarar verme davranışı olan hastaların bu davranışlarında iyileşme sağlayabiliyor. Bu durumun aileler ve diğer bakım verenler için de belli bir rahatlama sağlayacağı vurgulanıyor.

    Beyindeki anormalliklerin neden olduğu karmaşık bir gelişimsel bozukluk olan otizm tipik olarak yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkıyor ve çocuğun iletişimini ve soysal etkileşimini bozuyor.


    Burada ben çeşitli velilerin anlatmasına ve öğrencilerimde yaptığım gözlemlere dayanarak şunları söylemek istiyorum:

    Risperdal her çocukta aynı etkiyi yapmıyor. Özellikle otizmden ağır etkilenmiş, ciddi anlamda davranış problemi olan öğrencilerde ilaç fayda sağlayabiliyor, ancak çocuğum çok hareketli ben risperdal kullanmalıyım mantığı çok yanlıştır. Birçok çocukta ilacın çeşitli tikler oluşturduğuna ve ilaç bırakıldığında tiklerin kaybolduğuna bizzat şahit oldum.

    Burada önemli olan öncelikle doktorun ilaç kullanımına başlanmasına karar vermesi ve dozunun ayarlanması, en önemlisi de ilacın etkilerinin anne-baba ve çocukla çalışan eğitimcilerin gözlemlerine göre(doktorun da onayıyla) ilacın devamına ya da kesilmesine karar verilmesi. Tabi bu karar süresi 1-2 günden ibaret olamaz, en az 1-2 ay denenmelidir. İlaç kullanılırken de dozuna ve saatine sıkı sıkı uymak gerekir, objektif veriye ulaşabilmek için…

    Sayın veliler çocuğunuza faydalı olabilmek istiyorsanız her şeyden önce kendinizi otizm konusunda geliştirmelisiniz. Çünkü unutmayın ki çocuğunuz en iyi eğitim kurumunda, en iyi uzmanlardan bile eğitim alsa akşam evine dönüyor ve otizm akşam da devam ediyor. O zaman sizlerinde evde aynı yaklaşımları devam ettirebilmeniz gerekir.
    Yazar:Berat Çelik
    Kaynak:www.beratcelik.com
  2. 19.Ağustos.2010, 22:58
    #1

    Otizmin semptomları arasında hırçınlık, saldırganlık, bilerek kendine zarar verme ve öfke nöbetleri yer alıyor.

    Risperdal 1993 yılından beri yetişkinlerde şizofreni tedavisinde ve 2003 yılından beri de bipolar bozuklukla bağlantılı manik dönemlerde kullanılıyor.

    Risperdal yaşları 5-16 arasında değişen ve %90'ı 13 yaşından küçük olan 156 hastada klinik olarak test edildi. Çalışmalar Risperdal'in otizmin davranış semptomlarında ilaç kullanmayan gruba kıyasla önemli iyileşmeler sağladığını ortaya koydu.

    İlacın en sık görülen yan etkileri halsizlik, kabızlık, yorgunluk ve kilo alımı.

    İlaç otizmin kendisini tedavi etmiyor, ancak özellikle ağır öfke nöbetleri, saldırganlık veya kendine zarar verme davranışı olan hastaların bu davranışlarında iyileşme sağlayabiliyor. Bu durumun aileler ve diğer bakım verenler için de belli bir rahatlama sağlayacağı vurgulanıyor.

    Beyindeki anormalliklerin neden olduğu karmaşık bir gelişimsel bozukluk olan otizm tipik olarak yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkıyor ve çocuğun iletişimini ve soysal etkileşimini bozuyor.


    Burada ben çeşitli velilerin anlatmasına ve öğrencilerimde yaptığım gözlemlere dayanarak şunları söylemek istiyorum:

    Risperdal her çocukta aynı etkiyi yapmıyor. Özellikle otizmden ağır etkilenmiş, ciddi anlamda davranış problemi olan öğrencilerde ilaç fayda sağlayabiliyor, ancak çocuğum çok hareketli ben risperdal kullanmalıyım mantığı çok yanlıştır. Birçok çocukta ilacın çeşitli tikler oluşturduğuna ve ilaç bırakıldığında tiklerin kaybolduğuna bizzat şahit oldum.

    Burada önemli olan öncelikle doktorun ilaç kullanımına başlanmasına karar vermesi ve dozunun ayarlanması, en önemlisi de ilacın etkilerinin anne-baba ve çocukla çalışan eğitimcilerin gözlemlerine göre(doktorun da onayıyla) ilacın devamına ya da kesilmesine karar verilmesi. Tabi bu karar süresi 1-2 günden ibaret olamaz, en az 1-2 ay denenmelidir. İlaç kullanılırken de dozuna ve saatine sıkı sıkı uymak gerekir, objektif veriye ulaşabilmek için…

    Sayın veliler çocuğunuza faydalı olabilmek istiyorsanız her şeyden önce kendinizi otizm konusunda geliştirmelisiniz. Çünkü unutmayın ki çocuğunuz en iyi eğitim kurumunda, en iyi uzmanlardan bile eğitim alsa akşam evine dönüyor ve otizm akşam da devam ediyor. O zaman sizlerinde evde aynı yaklaşımları devam ettirebilmeniz gerekir.
    Yazar:Berat Çelik
    Kaynak:www.beratcelik.com
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Doktor bize Berk 5 yaşında iken bu ilacı yazdı damla olanı ama ben çok az verdim ve hemen kestim çünkü sürekli uyur halde olması beni rahatsız etti ayrıca kullanan arkadaşlarımda da gözlemlediğim aynı durum ve en önemlidi kilo artışı oldu çocuklarda birçoğunda da bağırsak sorunları ortaya çıktı
    ben ilaç kullanmıyorum kullanan arkadaşlarada sözüm yok tahlillerini yaptırıp kullanan arkadaşım çok ama ne zaman bir araya gelsek ilaçların faydası olmadığını konuşuyorlar peki o zaman neden devam ediyorlar bunu anlamış değilim
    bazı ilaçlar tam tersi dahada agresif hale getirebiliyor ben sadece probiotik kullanıyorum bağırsak düzeni için ayrıca nedense birçok eğitimci antideprasanların kullanılması taraftarı bunu anlamış değilim yeter ki çocuklar derslerde sakin olsun mantığı bana göre yalnış tabiki anlıyorum eğitimi zor çocuklar ama bunu antideprsanlarla eğitim vererek çözmenin mantığını anlamıyorum o zaman eğitime götürme ver ilacı sakin bir şekilde otursun evin bir köşesinde bu anlama geliyor beyin uyuyorken ne alacak bu dersten açıkçası ilaç kullanılmasın demiyorum ama faydası varsa devam edelim yoksa boşuna beyinleri daha çıkmaz hale sokmayalım bence..
  4. 20.Ağustos.2010, 09:26
    #2
    Doktor bize Berk 5 yaşında iken bu ilacı yazdı damla olanı ama ben çok az verdim ve hemen kestim çünkü sürekli uyur halde olması beni rahatsız etti ayrıca kullanan arkadaşlarımda da gözlemlediğim aynı durum ve en önemlidi kilo artışı oldu çocuklarda birçoğunda da bağırsak sorunları ortaya çıktı
    ben ilaç kullanmıyorum kullanan arkadaşlarada sözüm yok tahlillerini yaptırıp kullanan arkadaşım çok ama ne zaman bir araya gelsek ilaçların faydası olmadığını konuşuyorlar peki o zaman neden devam ediyorlar bunu anlamış değilim
    bazı ilaçlar tam tersi dahada agresif hale getirebiliyor ben sadece probiotik kullanıyorum bağırsak düzeni için ayrıca nedense birçok eğitimci antideprasanların kullanılması taraftarı bunu anlamış değilim yeter ki çocuklar derslerde sakin olsun mantığı bana göre yalnış tabiki anlıyorum eğitimi zor çocuklar ama bunu antideprsanlarla eğitim vererek çözmenin mantığını anlamıyorum o zaman eğitime götürme ver ilacı sakin bir şekilde otursun evin bir köşesinde bu anlama geliyor beyin uyuyorken ne alacak bu dersten açıkçası ilaç kullanılmasın demiyorum ama faydası varsa devam edelim yoksa boşuna beyinleri daha çıkmaz hale sokmayalım bence..
  5. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    RISPERDAL 1 MG 20 TABLET Yan Etkileri

    Risperdal genellikle iyi tolere edilir ve çoğu zaman yan etkilerin altta yatan hastalıklardan ayrılması zordur. Risperdal kullanımı ile ilgili gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir:
    Sık: Uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, baş ağrısı. Daha seyrek: Uyuklama, yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı, konstipasyon, dispepsi, bulantı/kusma, görme bozukluğu, priapizm, ereksiyon bozuklukları, ejakülasyon kusurları, orgastik disfonksiyonlar, üriner inkontinans, rinit, döküntü ve diğer alerjik reaksiyonlar.

    Risperdal'in ekstrapiramidal semptomlar geliştirme potansiyeli klasik nöroleptiklerden daha azdır. Buna rağmen bazı hastalarda ekstrapiramidal semptomlar (tremor, rijidite, hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi, akut distoni) görülebilir. Bu belirtiler genellikle hafif ve gerektiğinde doz azaltılıp ve/veya antiparkinson ilaçlar verildiğinde geçicidir. Bazı hastalarda, özellikle başlangıç dozunu takiben, ortostatik baş dönmesi, ortostatik hipotansiyon ve refleks taşikardi görülmüştür ('Uyarılar ve önlemler' bölümüne bakınız). Risperdal doza bağlı prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden olabilir. Muhtemel belirtileri galaktore, jinekomasti, menstrüel siklüs düzensizlikleri ve amenore olabilir.

    Kilo artışı ('Uyarılar ve önlemler' bölümüne bakınız), ödem ve karaciğer enzimlerinde yükselme Risperdal tedavisi sırasında gözlenmiştir. Klasik nöroleptiklerde olduğu gibi psikotik hastalarda polidipsiye ya da antidiüretik hormonun uygunsuz salınımına bağlı su intoksikasyonu, tardif diskinezi, habis nöroleptik sendrom, vücut ısısında düzensizlikler ve epilepsi gözlenmiştir.

    RISPERDAL 1 MG 20 TABLET Yan Etkileri - İlaçlar ve İlaç Kullanımı
  6. 08.Eylül.2010, 20:30
    #3
    RISPERDAL 1 MG 20 TABLET Yan Etkileri

    Risperdal genellikle iyi tolere edilir ve çoğu zaman yan etkilerin altta yatan hastalıklardan ayrılması zordur. Risperdal kullanımı ile ilgili gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir:
    Sık: Uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, baş ağrısı. Daha seyrek: Uyuklama, yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı, konstipasyon, dispepsi, bulantı/kusma, görme bozukluğu, priapizm, ereksiyon bozuklukları, ejakülasyon kusurları, orgastik disfonksiyonlar, üriner inkontinans, rinit, döküntü ve diğer alerjik reaksiyonlar.

    Risperdal'in ekstrapiramidal semptomlar geliştirme potansiyeli klasik nöroleptiklerden daha azdır. Buna rağmen bazı hastalarda ekstrapiramidal semptomlar (tremor, rijidite, hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi, akut distoni) görülebilir. Bu belirtiler genellikle hafif ve gerektiğinde doz azaltılıp ve/veya antiparkinson ilaçlar verildiğinde geçicidir. Bazı hastalarda, özellikle başlangıç dozunu takiben, ortostatik baş dönmesi, ortostatik hipotansiyon ve refleks taşikardi görülmüştür ('Uyarılar ve önlemler' bölümüne bakınız). Risperdal doza bağlı prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden olabilir. Muhtemel belirtileri galaktore, jinekomasti, menstrüel siklüs düzensizlikleri ve amenore olabilir.

    Kilo artışı ('Uyarılar ve önlemler' bölümüne bakınız), ödem ve karaciğer enzimlerinde yükselme Risperdal tedavisi sırasında gözlenmiştir. Klasik nöroleptiklerde olduğu gibi psikotik hastalarda polidipsiye ya da antidiüretik hormonun uygunsuz salınımına bağlı su intoksikasyonu, tardif diskinezi, habis nöroleptik sendrom, vücut ısısında düzensizlikler ve epilepsi gözlenmiştir.

    RISPERDAL 1 MG 20 TABLET Yan Etkileri - İlaçlar ve İlaç Kullanımı
  7. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    RISPERDAL
    Oral Solüsyon
    Johnson&Johnson
    Etken Madde(ler):
    Risperidon 1 mg/ml
    Piyasa Şekilleri:
    100 ml’lik amber cam şişelerde 3 ml pipetle birlikte.

    Kullanım Şekli:
    Erişkinlerde; günlük doz 1-2 kerede verilebilir. Hastalar günde 2 mg ile başlamalıdır. Doz ikinci gün 4 mg’a yükseltilebilir. Çoğu hasta için optimal doz 4-6 mg/gün’dür. Günde 10 mg’ın üzerindeki dozlar ekstrapiramidal semptomlara neden olabilir. Sedasyon gerektiğinde tedaviye bir benzodiyazepin eklenebilir. Yaşlılarda; günde iki kez 0.5 mg ile başlanması önerilir. Doz günde iki kez 0.5 mg’lık artışlarla günde iki kez 1-2 mg’a getirilebilir. Çocuklarda; şizofrenide 15 yaşın altında kullanımı önerilmez. Böbrek ve karaciğer hastalığı olanlarda; günde iki kez 0.5 mg ile başlanması önerilir. Doz günde iki kez 0.5 mg’lık artışlarla günde iki kez 1-2 mg’a getirilebilir.
    Endikasyonları:
    Pozitif (halüsinasyon, delüsyon, düşünce bozuklukları, saldırganlık, şüphecilik) ve/veya negatif (künt afekt, emosyonel ve sosyal çekingenlik ve konuşma yetersizliği) semptomların görüldüğü akut ve kronik şizofrenik psikozlarda ve diğer psikotik durumlarda kullanılır. Şizofreni ile ilgili afektif semptomları (depresyon, suçluluk duygusu, endişe) da azaltır. İlk tedaviye cevap verdiği gözlenen hastalarda, idame tedavisi sırasında klinik iyileşmenin devamı açısından da etkilidir. Ayrıca, saldırganlık (sözlü saldırganlık, fiziksel şiddet), aktivite bozuklukları (ajitasyon) veya psikotik semptomların belirgin olduğu yaşlı hastalarda demansa bağlı davranış bozukluklarının tedavisinde kullanılır. Bipolar hastalığın manik epizodunun tedavisinde endikedir. Bu epizodlar; duygu durumunda kabarma, taşkınlık, irritabilite , kendini aşırı beğenme, uykuya duyulan ihtiyacın azalması, basınçlı konuşma, düşüncelerin yarışması, aykırı ve saldırgan davranışlar da dahil olmak üzere muhakeme ve içgörü eksikliği gibi semptomlarla karakterizedir. Zarar verici (örn. saldırganlık, kendine zarar verici veya fevri) davranışların ön planda olduğu, entellektüel işlevleri ortalamanın altında veya mental retardasyonlu çocuk, ergen ve erişkinlerde davranım ve diğer yıkıcı davranış bozukluklarında endikedir.
    Kontrendikasyonları:
    Bu ilaca aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır.
    Uyarılar:
    Alfa adrenerjik reseptörleri bloke etmesine bağlı olarak özellikle tedavinin başlangıç döneminde (ortostatik) hipotansiyon görülebilir. Kardiyovasküler hastalığı bilinen hastalarda dikkatle kullanılmalı ve doz yavaş yavaş artırılmalıdır. Hipotansiyon görüldüğünde doz azaltılmalıdır. Dopamin reseptörlerini bloke eden ilaçlar, özellikle dil ve/veya yüzde istemsiz ritmik hareketler ile karakterize tardif diskinezi gelişimi ile ilgili bulunmuştur. Ekstrapiramidal belirtilerin görülmesinin tardif diskinezi gelişiminde bir risk faktörü olduğu bildirilmiştir. Tardif diskinezi belirtileri görüldüğünde tüm nöroleptikler kesilmelidir. Yüksek ateş, kas rijiditesi, kan basıncı ve nabız düzensizlikleri, bilinç bulanıklığı ve yüksek kreatinin fosfokinaz enzim düzeyleri ile kendini gösteren Nöroleptik Malign Sendrom, antipsikotiklerin kullanımı sırasında bildirilmiştir. Ek belirtiler arasında miyoglobinüri (rabdomyoliz) ve akut böbrek yetmezliği olabilir. Bu durumda tüm nöroleptik ve antipsikotikler kesilmelidir. Lewy cisimcikli demans veya parkinson hastalığı olan hastalarda, nöroleptik malign sendrom ve antipsikotik ilaçlara karşı aşırı duyarlılık riski artabileceğinden bu hastalara antipsikotikler reçete edilirken risk ve yarar değerlendirilmelidir. Artmış duyarlılığın belirtisi olarak, konfüzyon, sıklıkla düşmeye yol açabilecek postüral instabilite ve ekstrapiramidal semptomlar ortaya çıkabilir. Çok ender vakalarda, hiperglisemi veya daha önceden diyabet hastalığının var olması durumunda alevlenme bildirilmiştir. Klasik nöroleptikler, kriz eşiğini düşürdüğünden epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Kilo alımına karşı hastalar aşırı gıda tüketmemeleri konusunda uyarılmalıdır. Demanslı yaşlı hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, (ortalama 85 yaş; 73-97), plasebo kullanan hastalara oranla serebrovasküler bozukluklar ve geçici iskemik atakları içeren serebrovasküler advers olayların insidansının yüksek olduğu tesbit edilmiştir. Furosemid ve risperidon kombinasyonu kullanan gruptaki mortalite, plasebo ile furosemid kombinasyonu kullananlara göre daha yüksek bulunmuştur. Diğer diüretiklerle kombine kullanımında bu bulguya rastlanmamıştır. Fenilketonürili hastalarda kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi C’dir. Gebelerde kullanımına ait yeterli çalışma yoktur. Hayvan deneylerinde, risperidonun doğrudan fertiliteyi bozan etkileri görülmemişse de, prolaktin ve MSS bağlı bazı indirekt etkileri görülmüştür. Hiçbir çalışmada risperidonun teratojenik etkisine rastlanmamıştır. Bu yüzden gebelerde sadece muhtemel yarar risklerden fazla olduğunda kullanılır. Hayvan deneylerinde risperidon ve 9-hidroksi-risperidonun süte geçtiği görülmüştür. Risperidon ve 9-hidroksi-risperidonun anne sütüne geçtiği de belirlenmiştir. Anneler emzirmemelidirler. Zihinsel uyanıklık gerektiren fonksiyonları etkileyebilir. Bu yüzden hastaların, bireysel duyarlılıkları anlaşılıncaya kadar, araç ve makine kullanmaları önerilmez.
    Yan Etkileri:
    Gözlenen yan etkiler: Sık: Uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, baş ağrısı. Sedasyon yetişkinlerden çok çocuklar ve ergenlerde gözlenmiştir. Genel olarak, sedasyon hafif ve geçicidir. Daha seyrek: Uyuklama, yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı, konstipasyon, dispepsi, bulantı/kusma, görme bozukluğu, priapizm, ereksiyon bozuklukları, ejakülasyon kusurları, orgazm ile ilgili disfonksiyonlar, üriner inkontinans, rinit, döküntü ve diğer alerjik reaksiyonlar. Ekstrapiramidal semptomlar (tremor, rijidite, hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi, akut distoni) görülebilir. Bu belirtiler genellikle hafif ve gerektiğinde doz azaltılıp ve/veya antiparkinson ilaçlar verildiğinde geçicidir. Akut manili hastalarda yapılan klinik çalışmalarda risperidon tedavisi ile EPS görülme sıklığı %10′dan daha düşüktür. Bazı hastalarda, özellikle başlangıç dozunu takiben, (ortostatik) hipotansiyon ve (refleks) taşikardi veya hipertansiyon görülmüştür. Nötrofil ve/veya trombosit sayısında azalma görülebilir. Doza bağlı prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden olabilir. Muhtemel belirtileri galaktore, jinekomasti, menstrüel siklüs düzensizlikleri ve amenore olabilir. Kilo artışı, ödem ve karaciğer enzimlerinde yükselme gözlenmiştir. Serebrovasküler bozukluklar ve geçici iskemik atakların dahil olduğu serebrovasküler advers etkiler gözlenmiştir. Çok ender durumlarda hiperglisemi ve daha önceden varolan diyabetin şiddetlendiği bildirilmiştir. Psikotik hastalarda polidipsiye ya da antidiüretik hormonun uygunsuz salınımına bağlı su intoksikasyonu, tardif diskinezi, Nöroleptik Malign Sendrom, vücut ısısında düzensizlikler ve epilepsi nöbetleri gözlenmiştir.
    İlaç Etkileşimleri:
    Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı sistemik olarak değerlendirilmemiştir. Merkezi etkisi nedeniyle diğer SSS etkili ilaçlarla kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Levodopa ve diğer dopamin agonistlerinin etkilerini antagonize edebilir. Karbamazepinin risperidonun plazmadaki aktif antipsikotik fraksiyonunu azalttığı gösterilmiştir. Karaciğer enzimlerini indükleyen diğer ilaçlarla da benzer etkiler görülebilir. Fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar ve bazı beta blokerler risperidonun plazma düzeyini artırır ama aktif antipsikotik fraksiyonu etkilemez. Simetidin ve ranitidin sadece aktif antipsikotik fraksiyonu ile sınırlı olmak üzere risperidonun biyoyararlanımını arttırırlar. Fluoksetin ve paroksetin, CYP2D6 inhibitörleri risperidonun plazma konsantrasyonlarını arttırır, ancak ilacın aktif antipsikotik fraksiyonunu daha az arttırır. Birlikte fluoksetin veya paraoksetin tedavisi başlandığında veya kesildiğinde doz tekrar değerlendirilmelidir. Demanslı yaşlı hastalarda furosemid ve risperidon kombinasyonu kullanan gruptaki mortalite, plasebo ile furosemid kombinasyonu kullananlara göre daha yüksek bulunmuştur.İlaçlar isimleri – İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis, eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,
  8. 08.Eylül.2010, 20:42
    #4
    RISPERDAL
    Oral Solüsyon
    Johnson&Johnson
    Etken Madde(ler):
    Risperidon 1 mg/ml
    Piyasa Şekilleri:
    100 ml’lik amber cam şişelerde 3 ml pipetle birlikte.

    Kullanım Şekli:
    Erişkinlerde; günlük doz 1-2 kerede verilebilir. Hastalar günde 2 mg ile başlamalıdır. Doz ikinci gün 4 mg’a yükseltilebilir. Çoğu hasta için optimal doz 4-6 mg/gün’dür. Günde 10 mg’ın üzerindeki dozlar ekstrapiramidal semptomlara neden olabilir. Sedasyon gerektiğinde tedaviye bir benzodiyazepin eklenebilir. Yaşlılarda; günde iki kez 0.5 mg ile başlanması önerilir. Doz günde iki kez 0.5 mg’lık artışlarla günde iki kez 1-2 mg’a getirilebilir. Çocuklarda; şizofrenide 15 yaşın altında kullanımı önerilmez. Böbrek ve karaciğer hastalığı olanlarda; günde iki kez 0.5 mg ile başlanması önerilir. Doz günde iki kez 0.5 mg’lık artışlarla günde iki kez 1-2 mg’a getirilebilir.
    Endikasyonları:
    Pozitif (halüsinasyon, delüsyon, düşünce bozuklukları, saldırganlık, şüphecilik) ve/veya negatif (künt afekt, emosyonel ve sosyal çekingenlik ve konuşma yetersizliği) semptomların görüldüğü akut ve kronik şizofrenik psikozlarda ve diğer psikotik durumlarda kullanılır. Şizofreni ile ilgili afektif semptomları (depresyon, suçluluk duygusu, endişe) da azaltır. İlk tedaviye cevap verdiği gözlenen hastalarda, idame tedavisi sırasında klinik iyileşmenin devamı açısından da etkilidir. Ayrıca, saldırganlık (sözlü saldırganlık, fiziksel şiddet), aktivite bozuklukları (ajitasyon) veya psikotik semptomların belirgin olduğu yaşlı hastalarda demansa bağlı davranış bozukluklarının tedavisinde kullanılır. Bipolar hastalığın manik epizodunun tedavisinde endikedir. Bu epizodlar; duygu durumunda kabarma, taşkınlık, irritabilite , kendini aşırı beğenme, uykuya duyulan ihtiyacın azalması, basınçlı konuşma, düşüncelerin yarışması, aykırı ve saldırgan davranışlar da dahil olmak üzere muhakeme ve içgörü eksikliği gibi semptomlarla karakterizedir. Zarar verici (örn. saldırganlık, kendine zarar verici veya fevri) davranışların ön planda olduğu, entellektüel işlevleri ortalamanın altında veya mental retardasyonlu çocuk, ergen ve erişkinlerde davranım ve diğer yıkıcı davranış bozukluklarında endikedir.
    Kontrendikasyonları:
    Bu ilaca aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır.
    Uyarılar:
    Alfa adrenerjik reseptörleri bloke etmesine bağlı olarak özellikle tedavinin başlangıç döneminde (ortostatik) hipotansiyon görülebilir. Kardiyovasküler hastalığı bilinen hastalarda dikkatle kullanılmalı ve doz yavaş yavaş artırılmalıdır. Hipotansiyon görüldüğünde doz azaltılmalıdır. Dopamin reseptörlerini bloke eden ilaçlar, özellikle dil ve/veya yüzde istemsiz ritmik hareketler ile karakterize tardif diskinezi gelişimi ile ilgili bulunmuştur. Ekstrapiramidal belirtilerin görülmesinin tardif diskinezi gelişiminde bir risk faktörü olduğu bildirilmiştir. Tardif diskinezi belirtileri görüldüğünde tüm nöroleptikler kesilmelidir. Yüksek ateş, kas rijiditesi, kan basıncı ve nabız düzensizlikleri, bilinç bulanıklığı ve yüksek kreatinin fosfokinaz enzim düzeyleri ile kendini gösteren Nöroleptik Malign Sendrom, antipsikotiklerin kullanımı sırasında bildirilmiştir. Ek belirtiler arasında miyoglobinüri (rabdomyoliz) ve akut böbrek yetmezliği olabilir. Bu durumda tüm nöroleptik ve antipsikotikler kesilmelidir. Lewy cisimcikli demans veya parkinson hastalığı olan hastalarda, nöroleptik malign sendrom ve antipsikotik ilaçlara karşı aşırı duyarlılık riski artabileceğinden bu hastalara antipsikotikler reçete edilirken risk ve yarar değerlendirilmelidir. Artmış duyarlılığın belirtisi olarak, konfüzyon, sıklıkla düşmeye yol açabilecek postüral instabilite ve ekstrapiramidal semptomlar ortaya çıkabilir. Çok ender vakalarda, hiperglisemi veya daha önceden diyabet hastalığının var olması durumunda alevlenme bildirilmiştir. Klasik nöroleptikler, kriz eşiğini düşürdüğünden epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Kilo alımına karşı hastalar aşırı gıda tüketmemeleri konusunda uyarılmalıdır. Demanslı yaşlı hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda, (ortalama 85 yaş; 73-97), plasebo kullanan hastalara oranla serebrovasküler bozukluklar ve geçici iskemik atakları içeren serebrovasküler advers olayların insidansının yüksek olduğu tesbit edilmiştir. Furosemid ve risperidon kombinasyonu kullanan gruptaki mortalite, plasebo ile furosemid kombinasyonu kullananlara göre daha yüksek bulunmuştur. Diğer diüretiklerle kombine kullanımında bu bulguya rastlanmamıştır. Fenilketonürili hastalarda kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi C’dir. Gebelerde kullanımına ait yeterli çalışma yoktur. Hayvan deneylerinde, risperidonun doğrudan fertiliteyi bozan etkileri görülmemişse de, prolaktin ve MSS bağlı bazı indirekt etkileri görülmüştür. Hiçbir çalışmada risperidonun teratojenik etkisine rastlanmamıştır. Bu yüzden gebelerde sadece muhtemel yarar risklerden fazla olduğunda kullanılır. Hayvan deneylerinde risperidon ve 9-hidroksi-risperidonun süte geçtiği görülmüştür. Risperidon ve 9-hidroksi-risperidonun anne sütüne geçtiği de belirlenmiştir. Anneler emzirmemelidirler. Zihinsel uyanıklık gerektiren fonksiyonları etkileyebilir. Bu yüzden hastaların, bireysel duyarlılıkları anlaşılıncaya kadar, araç ve makine kullanmaları önerilmez.
    Yan Etkileri:
    Gözlenen yan etkiler: Sık: Uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, baş ağrısı. Sedasyon yetişkinlerden çok çocuklar ve ergenlerde gözlenmiştir. Genel olarak, sedasyon hafif ve geçicidir. Daha seyrek: Uyuklama, yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı, konstipasyon, dispepsi, bulantı/kusma, görme bozukluğu, priapizm, ereksiyon bozuklukları, ejakülasyon kusurları, orgazm ile ilgili disfonksiyonlar, üriner inkontinans, rinit, döküntü ve diğer alerjik reaksiyonlar. Ekstrapiramidal semptomlar (tremor, rijidite, hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi, akut distoni) görülebilir. Bu belirtiler genellikle hafif ve gerektiğinde doz azaltılıp ve/veya antiparkinson ilaçlar verildiğinde geçicidir. Akut manili hastalarda yapılan klinik çalışmalarda risperidon tedavisi ile EPS görülme sıklığı %10′dan daha düşüktür. Bazı hastalarda, özellikle başlangıç dozunu takiben, (ortostatik) hipotansiyon ve (refleks) taşikardi veya hipertansiyon görülmüştür. Nötrofil ve/veya trombosit sayısında azalma görülebilir. Doza bağlı prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden olabilir. Muhtemel belirtileri galaktore, jinekomasti, menstrüel siklüs düzensizlikleri ve amenore olabilir. Kilo artışı, ödem ve karaciğer enzimlerinde yükselme gözlenmiştir. Serebrovasküler bozukluklar ve geçici iskemik atakların dahil olduğu serebrovasküler advers etkiler gözlenmiştir. Çok ender durumlarda hiperglisemi ve daha önceden varolan diyabetin şiddetlendiği bildirilmiştir. Psikotik hastalarda polidipsiye ya da antidiüretik hormonun uygunsuz salınımına bağlı su intoksikasyonu, tardif diskinezi, Nöroleptik Malign Sendrom, vücut ısısında düzensizlikler ve epilepsi nöbetleri gözlenmiştir.
    İlaç Etkileşimleri:
    Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı sistemik olarak değerlendirilmemiştir. Merkezi etkisi nedeniyle diğer SSS etkili ilaçlarla kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Levodopa ve diğer dopamin agonistlerinin etkilerini antagonize edebilir. Karbamazepinin risperidonun plazmadaki aktif antipsikotik fraksiyonunu azalttığı gösterilmiştir. Karaciğer enzimlerini indükleyen diğer ilaçlarla da benzer etkiler görülebilir. Fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar ve bazı beta blokerler risperidonun plazma düzeyini artırır ama aktif antipsikotik fraksiyonu etkilemez. Simetidin ve ranitidin sadece aktif antipsikotik fraksiyonu ile sınırlı olmak üzere risperidonun biyoyararlanımını arttırırlar. Fluoksetin ve paroksetin, CYP2D6 inhibitörleri risperidonun plazma konsantrasyonlarını arttırır, ancak ilacın aktif antipsikotik fraksiyonunu daha az arttırır. Birlikte fluoksetin veya paraoksetin tedavisi başlandığında veya kesildiğinde doz tekrar değerlendirilmelidir. Demanslı yaşlı hastalarda furosemid ve risperidon kombinasyonu kullanan gruptaki mortalite, plasebo ile furosemid kombinasyonu kullananlara göre daha yüksek bulunmuştur.İlaçlar isimleri – İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis, eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,

Benzer Konular

  1. **Otizm**
    Konu Sahibi Jarnana Forum Engelliler Konulu Şiirler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.Nisan.2011, 21:37
  2. Otizm,otizm nasıl anlaşılır?
    Konu Sahibi Defnex Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Ocak.2011, 14:34
  3. Otizm ve Aşı
    Konu Sahibi Jarnana Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 03.Eylül.2010, 22:17
  4. Otizm ve takıntıları
    Konu Sahibi Jarnana Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14.Ağustos.2010, 12:18
  5. Otizm
    Konu Sahibi okyanus Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 08.Temmuz.2010, 17:50

Bu Konu için Etiketler