Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Otizmdeki potansiyeli yakalama bilinci

Danimarkalı bilişim şirketi Specialisterne'de çalışmanın koşulu, otistik olmak. Şirket sahibi Thorkil Sonne, "Otistiklerin neler başarabileceğini ispatlamak istiyorum" diyor. Başlangıçta genel müdür Thorkil Sonne'nin kuşkuları vardı. "Bütün şirketi otistik çalışanlarla idare etmek mümkün olabilir miydi?" Ancak aradan geçen üç yılda işe aldığı 32 otistik çalışan, onlara verilen görevlerin altından başarıyla kalkarak herkesi şaşırttı. Danimarkalı bilişim şirketi Specialisterne; software

Konuyu değerlendir: Otizmdeki potansiyeli yakalama bilinci

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1095 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Otizmdeki potansiyeli yakalama bilinci

    Sponsorlu Bağlantılar

    Danimarkalı bilişim şirketi Specialisterne'de çalışmanın koşulu, otistik olmak. Şirket sahibi Thorkil Sonne, "Otistiklerin neler başarabileceğini ispatlamak istiyorum" diyor.

    Başlangıçta genel müdür Thorkil Sonne'nin kuşkuları vardı. "Bütün şirketi otistik çalışanlarla idare etmek mümkün olabilir miydi?" Ancak aradan geçen üç yılda işe aldığı 32 otistik çalışan, onlara verilen görevlerin altından başarıyla kalkarak herkesi şaşırttı. Danimarkalı bilişim şirketi Specialisterne; software sistemleri, bilgisayar programları ve mobil telefonlar üzerine faaliyet gösteriyor. Yeni sistemleri deneyen ve onları test eden şirketi, diğer bilişim şirketlerinden ayıran en büyük fark ise 'işe uygun aday seçme ve yerleştirme' konusundaki radikal kriterler. Şirketin neredeyse tüm çalışanları otistikler arasından seçilmiş durumda. Kurucu ve yönetici Thorkil Sonne, personelin tamamının otistik çalışanlardan seçilmesine şu an 10 yaşında olan otistik oğlunun doğumundan sonra karar vermiş. "Onunla birlikte otizm hastası insanların dünyasını öğrendim. Büyüleyici olduğu kadar inanılmazdı. Peki oğlum okuldan mezun olduktan sonra ne yapacaktı?" diye düşündüğünü anlatan Sonne, oğlu gibi diğer insanlara da şans yaratabilmek için çalıştığı IT şirketinden ayrılıp 2004 yılında kendi şirketini kurmuş. "Birçoğumuza göre rutin işler, statü sağlamaz. İş yaşamımızda her zaman yeniliklerin olmasını isteriz. Öte yandan otistik insanlar, bildikleri şeyleri yapmayı severler" diyen Sonne, çalışanlarının güçlü hafızaları ve üçüncü göz sayılabilecek dikkat kabiliyetleri sayesinde bilişim ürünleri için mükemmel test ediciler olduğunu söylüyor. Otistiklerin bu dikkatleri sayesinde birçok sektörde çalışabileceğini anlatan Sonne, "Örneğin, hava alanlarında bagaj kontrolü, hastanelerde röntgen mütehassısı ya da hava trafik kontrolörü olabilirler. Yeter ki şans verilsin" diyor.

    Şirketteki tek kadın çalışan
    Şirketteki çalışanların büyük bir bölümü normal ile yüksek zekâlı tanımı arasında yer alan ve nörolojik bir rahatsızlık olarak gösterilen Asperger's Sendromu'ndan muzdarip. Sendrom erkeklerde daha sık görülüyor, keza şirkette yalnızca bir kadın çalışıyor. Şirket çalışanlarından biri olan Torben Sorensen şu an 32 yaşında. Böyle bir farklılığı olduğu teşhisi oldukça geç sayılabilecek bir zamanda, yaklaşık beş yıl önce konulmuş. "Pazılın tüm parçaları birden bir araya geldi. Tanı konulduktan sonra neden özellikle sosyal ortamlarda başarılı olamadığımı anladım" diyor. Sonunda kendini rahat ve verimli hissedebildiği bir şirkette çalıştığı için çok mutlu hissettiğini anlatan Sorensen, aslında üç olan çalışma gün sayısını dört güne kendi arzusuyla çıkartmış. İşte olmanın onu çok mutlu ettiğini anlatan Sorensen, "Haftada 20 saatlik çalışma süremi üç yerine dört güne çıkartmak benim tercihim. Çünkü işe gelmediğim günleri hiçbir şey yapmadan geçiriyorum" diyor. Ancak Sorensen, kendi işini sıkıcı da bulmuyor değil. "İnsanlar otistiklerin sürekli tekrar etmesini sıkıcı bulur. İnanın bazen bu bizim için bile çekilmez bir durum olabiliyor".

    "Hayatım değişti"
    "Bu iş, yaşamımı çok değiştirdi. Hayatıma yeni bir düzen vermemi ve daha aktif olmamı sağladı. Şimdi izinli olduğum günlerde yoga hocası olmak için dersler alıyorum. Daha önce bunu aklımdan bile geçiremezdim" diyen başka bir çalışan da aslında şirketteki tüm personelin duygularını özetliyor. Çünkü çalışanlar, evde oturmak yerine bu sosyal ortamda yer almaktan çok mutlu olduklarını anlatıyorlar. Genel müdür Sonne bile başlangıçta çalışma ortamının böyle olacağını tahmin etmediğini söylüyor. Sonne, "İlk başlarda çalışanların yalnızca ofiste kendi işlerini yapacaklarını düşünmüştüm. Bu kadar sosyal olabilecekleri benim bile aklıma gelmemişti" diyor.

    Özel destek hizmeti veriliyor
    Şirketteki çalışanların sosyal yaşamlarını düzene sokmaları için psikolojik destek de veriliyor. Çalışanlar, ödemeyi unuttukları eski faturalardan insanlarla nasıl iletişim kuracaklarına kadar birçok konuda profesyonel yardım alıyor. En büyük riskin işin çalışanların tek hayatı haline gelmesi olduğunu söyleyen Sonne, bu yüzden onları haftada sadece 20 saat çalıştırdığını anlatıyor. Onların iş yaşamı için değil sosyal yaşantıları için de bir şeyler yapmanın önemine değinerek, otistik çalışanlarına yönelik bu yaklaşımı neticesinde altı çalışanın dışarıda da iş bulduğunu anlatıyor. Çalışan profiline bakıldığında dünya üzerinde tek olan şirketini asla başka türlü bir yapıya çevirmeyi düşünmediğini söyleyen Sonne, "Teori kitapları oldukça korkutucu. Çünkü kitaplar otistiklerin neleri yapamayacağını anlatıyor. Halbuki yapacakları yüzlerce iş var. Her gün bu ofiste onların birbirleriyle nasıl ilgilendiklerini görüyorum. Bazıları çalışma saatlerini Cuma akşamları iş arkadaşlarıyla içki içmek için değiştirdi. Ancak kitaplara göre bu durum pek de mümkün değil" diyor.

    En sosyal işyeri seçildi
    Genel müdür Sonne, üç yıldan bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde otizmle ilgili düzenlenen tüm konferansları takip ediyor. 2006 yılında şirketi 'Yılın En Sosyal İşyeri' ödülünü aldı. 2008 yılında ise İngiltere'de bir şube açacak. Sonne, ticari açıdan bakıldığında bu uygulamanın kulağa çok karlı gelmediğini itiraf ediyor. "Belki en yetenekli insanları benimle çalışmaları için asla tutamayacağım. Ancak bir baba gibi konuşmak gerekirse bu insanlar çok yetenekli ve herkesin bunu bilmesini istiyorum".

    (Open Skies'dan derleyen İpek ALPKÖKİN)



    http://www.isteinsan.com.tr/avb101-20071021.html
  2. 17.Ağustos.2010, 12:02
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Danimarkalı bilişim şirketi Specialisterne'de çalışmanın koşulu, otistik olmak. Şirket sahibi Thorkil Sonne, "Otistiklerin neler başarabileceğini ispatlamak istiyorum" diyor.

    Başlangıçta genel müdür Thorkil Sonne'nin kuşkuları vardı. "Bütün şirketi otistik çalışanlarla idare etmek mümkün olabilir miydi?" Ancak aradan geçen üç yılda işe aldığı 32 otistik çalışan, onlara verilen görevlerin altından başarıyla kalkarak herkesi şaşırttı. Danimarkalı bilişim şirketi Specialisterne; software sistemleri, bilgisayar programları ve mobil telefonlar üzerine faaliyet gösteriyor. Yeni sistemleri deneyen ve onları test eden şirketi, diğer bilişim şirketlerinden ayıran en büyük fark ise 'işe uygun aday seçme ve yerleştirme' konusundaki radikal kriterler. Şirketin neredeyse tüm çalışanları otistikler arasından seçilmiş durumda. Kurucu ve yönetici Thorkil Sonne, personelin tamamının otistik çalışanlardan seçilmesine şu an 10 yaşında olan otistik oğlunun doğumundan sonra karar vermiş. "Onunla birlikte otizm hastası insanların dünyasını öğrendim. Büyüleyici olduğu kadar inanılmazdı. Peki oğlum okuldan mezun olduktan sonra ne yapacaktı?" diye düşündüğünü anlatan Sonne, oğlu gibi diğer insanlara da şans yaratabilmek için çalıştığı IT şirketinden ayrılıp 2004 yılında kendi şirketini kurmuş. "Birçoğumuza göre rutin işler, statü sağlamaz. İş yaşamımızda her zaman yeniliklerin olmasını isteriz. Öte yandan otistik insanlar, bildikleri şeyleri yapmayı severler" diyen Sonne, çalışanlarının güçlü hafızaları ve üçüncü göz sayılabilecek dikkat kabiliyetleri sayesinde bilişim ürünleri için mükemmel test ediciler olduğunu söylüyor. Otistiklerin bu dikkatleri sayesinde birçok sektörde çalışabileceğini anlatan Sonne, "Örneğin, hava alanlarında bagaj kontrolü, hastanelerde röntgen mütehassısı ya da hava trafik kontrolörü olabilirler. Yeter ki şans verilsin" diyor.

    Şirketteki tek kadın çalışan
    Şirketteki çalışanların büyük bir bölümü normal ile yüksek zekâlı tanımı arasında yer alan ve nörolojik bir rahatsızlık olarak gösterilen Asperger's Sendromu'ndan muzdarip. Sendrom erkeklerde daha sık görülüyor, keza şirkette yalnızca bir kadın çalışıyor. Şirket çalışanlarından biri olan Torben Sorensen şu an 32 yaşında. Böyle bir farklılığı olduğu teşhisi oldukça geç sayılabilecek bir zamanda, yaklaşık beş yıl önce konulmuş. "Pazılın tüm parçaları birden bir araya geldi. Tanı konulduktan sonra neden özellikle sosyal ortamlarda başarılı olamadığımı anladım" diyor. Sonunda kendini rahat ve verimli hissedebildiği bir şirkette çalıştığı için çok mutlu hissettiğini anlatan Sorensen, aslında üç olan çalışma gün sayısını dört güne kendi arzusuyla çıkartmış. İşte olmanın onu çok mutlu ettiğini anlatan Sorensen, "Haftada 20 saatlik çalışma süremi üç yerine dört güne çıkartmak benim tercihim. Çünkü işe gelmediğim günleri hiçbir şey yapmadan geçiriyorum" diyor. Ancak Sorensen, kendi işini sıkıcı da bulmuyor değil. "İnsanlar otistiklerin sürekli tekrar etmesini sıkıcı bulur. İnanın bazen bu bizim için bile çekilmez bir durum olabiliyor".

    "Hayatım değişti"
    "Bu iş, yaşamımı çok değiştirdi. Hayatıma yeni bir düzen vermemi ve daha aktif olmamı sağladı. Şimdi izinli olduğum günlerde yoga hocası olmak için dersler alıyorum. Daha önce bunu aklımdan bile geçiremezdim" diyen başka bir çalışan da aslında şirketteki tüm personelin duygularını özetliyor. Çünkü çalışanlar, evde oturmak yerine bu sosyal ortamda yer almaktan çok mutlu olduklarını anlatıyorlar. Genel müdür Sonne bile başlangıçta çalışma ortamının böyle olacağını tahmin etmediğini söylüyor. Sonne, "İlk başlarda çalışanların yalnızca ofiste kendi işlerini yapacaklarını düşünmüştüm. Bu kadar sosyal olabilecekleri benim bile aklıma gelmemişti" diyor.

    Özel destek hizmeti veriliyor
    Şirketteki çalışanların sosyal yaşamlarını düzene sokmaları için psikolojik destek de veriliyor. Çalışanlar, ödemeyi unuttukları eski faturalardan insanlarla nasıl iletişim kuracaklarına kadar birçok konuda profesyonel yardım alıyor. En büyük riskin işin çalışanların tek hayatı haline gelmesi olduğunu söyleyen Sonne, bu yüzden onları haftada sadece 20 saat çalıştırdığını anlatıyor. Onların iş yaşamı için değil sosyal yaşantıları için de bir şeyler yapmanın önemine değinerek, otistik çalışanlarına yönelik bu yaklaşımı neticesinde altı çalışanın dışarıda da iş bulduğunu anlatıyor. Çalışan profiline bakıldığında dünya üzerinde tek olan şirketini asla başka türlü bir yapıya çevirmeyi düşünmediğini söyleyen Sonne, "Teori kitapları oldukça korkutucu. Çünkü kitaplar otistiklerin neleri yapamayacağını anlatıyor. Halbuki yapacakları yüzlerce iş var. Her gün bu ofiste onların birbirleriyle nasıl ilgilendiklerini görüyorum. Bazıları çalışma saatlerini Cuma akşamları iş arkadaşlarıyla içki içmek için değiştirdi. Ancak kitaplara göre bu durum pek de mümkün değil" diyor.

    En sosyal işyeri seçildi
    Genel müdür Sonne, üç yıldan bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde otizmle ilgili düzenlenen tüm konferansları takip ediyor. 2006 yılında şirketi 'Yılın En Sosyal İşyeri' ödülünü aldı. 2008 yılında ise İngiltere'de bir şube açacak. Sonne, ticari açıdan bakıldığında bu uygulamanın kulağa çok karlı gelmediğini itiraf ediyor. "Belki en yetenekli insanları benimle çalışmaları için asla tutamayacağım. Ancak bir baba gibi konuşmak gerekirse bu insanlar çok yetenekli ve herkesin bunu bilmesini istiyorum".

    (Open Skies'dan derleyen İpek ALPKÖKİN)



    http://www.isteinsan.com.tr/avb101-20071021.html
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Engellilik bilinci
    Konu Sahibi okyanus Forum Engelliler Konulu Köşe Yazıları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Haziran.2010, 22:40

Bu Konu için Etiketler