Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Yaralanma Nedir, Yara Çeşitleri Nelerdir

Yaralanma deri veya müköz membranın sürekli­liğinin bozulmasıdır. Doku bütünlüğünün bozulması, deri ve müköz membranın açılması veya açılmaması şeklinde olur. Yaralı bir bireyin bakımının değerlen­dirilmesinde sadece yara değil bireyin gösterdiği tüm tepki de önemlidir. Yaralı bir bireyde dikkat edilmesi gerekli noktalar şunlardır: Yarada gelişebilecek enfeksiyon önlenmelidir. Ek doku hasarı en aza indirilmelidir. Yara iyileşmesi çabuklaştırılmalıdır. Yaralı bireye bedenindeki

Konuyu değerlendir: Yaralanma Nedir, Yara Çeşitleri Nelerdir

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 11634 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646

    Yaralanma Nedir, Yara Çeşitleri Nelerdir

    Yaralanma deri veya müköz membranın sürekli­liğinin bozulmasıdır. Doku bütünlüğünün bozulması, deri ve müköz membranın açılması veya açılmaması şeklinde olur. Yaralı bir bireyin bakımının değerlen­dirilmesinde sadece yara değil bireyin gösterdiği tüm tepki de önemlidir. Yaralı bir bireyde dikkat edilmesi gerekli noktalar şunlardır:

    Yarada gelişebilecek enfeksiyon önlenmelidir.
    Ek doku hasarı en aza indirilmelidir.
    Yara iyileşmesi çabuklaştırılmalıdır.
    Yaralı bireye bedenindeki değişikliklerle başedilmesi için yardım edilmelidir.

    Yaraların İyileşmesi

    Diğer sistemlerin/organların zarar görmemesi sağlanmalıdır. Örneğin; kanama, tetanos, pnömoni gibi.
    Birey yaralandığı zaman fiziksel olduğu kadar, psiko­sosyal olarak da etkilenir. Yaralanma bireyin beden bütünlüğünü değiştirir ve yaralı bireyde kaygı uyan­dırır. Korku ve heyecan yaralı bireyin davranışların­da değişikliklere neden olur. Yaralı bireyin gösterdiği psikososyal reaksiyonları, daha önce yaralanma deneyimi geçirip geçirmediği, yaranın görünüşü, diğer bireylerin yaraya ve tedaviye tepkileri, kültür -sosyal değerler ve normlar, tedavinin verildiği ortam etkiler. Ayrıca stres de bireyin yara iyileşmesini olumsuz yönde etkileyen en önemli faktördür. De­vamlı stresi olan bireylerde kazalar ve yaralanmalar daha sık görülür. Hemşire hastanın anksiyetesini, korku ve öfkesini, tedaviye reaksiyonlarını ve bilinç durumunu göz önünde bulundurmalıdır. Yaralı birey yarasının açık olmasından, giysilerinin kirlenmiş ol­masından veya yaranın kötü kokmasından utanabilir.

    Bunlar hastada korku ve endişeye yol açar. Yaralı birey bilinçsizde olsa, bakımla ilgili işlemlerde açık­lamada bulunmak gerekir. Yaralı bireyin bilinç du­rumu açıksa yapılan girişimlerin neden yapıldığının anlatılması ve soruları varsa yanıtlanması gerekir. Bu şekilde optimal yara iyileşmesi sağlanmış olur.

    Yara Sınıflandırılması, Kapanmayan Yaralar

    Yaralar birkaç şekilde sınıflandırılabilir. Sınıflandırma yara tipine ve yaranın değerlendiril­mesine göre olası reaksiyonları önleme açısından önemlidir. Bu sınıflandırmada deri bütünlüğü, yara nedeni, yara çeşidi ve yara içinde patojenik mikro­organizmaların olup olmaması göz önünde bulun­durulmuştur.

    KAPALI ve AÇIK YARALAR

    Yara açık ya da kapalı olabilir. Kapalı yarada derinin bütünlüğü bozulmamıştır. Darbe, zorlama, bükme veya ani düşme gibi nedenlerle oluşabilir. Açık yara ise keskin bir darbe veya cisim nedeniyle olabilir. Açık yara bedenden sıvı kaybına neden olur. Aynı zamanda patojen mikroorganizmaların girmesine yol açar. Açık ve kapalı yaralarda eksuda sonucu şişme, fonksiyon kaybı ve ağrı görülebilir.
    Yaralanma ya amaçlı (cerrahi) ya da kaza sonucu (travmatik) olabilir. Cerrahi yara özel koşullarda yapılır. Deri ve mukozanın kenarlan düzgün ve temizdir. Kaza sonucu oluşan yaralanmada ise deri ve mukoza bütünlüğü bozulmuş, kenarları düzensiz, içinde mikroorganizmanın olduğu septik koşul vardır.

    İNSİZYON: Cerrahi yara keskin bir aletle yapılır. İnsizyon yarasının kenarları oldukça düzgündür.

    LASERASYON: Kaza sonucu oluşan yaradır. Yara kenarları cerrahi yarada olduğu gibi, yıldız şeklinde veya avülse (doku kaybıyla birlikte) olabilir.

    ABRASYON: Derinin yüzeysel soyulması veya kay-masıyla oluşan bir yaradır. Epidermis veya dermiş et­kilenebilir.

    KONTÜZYON: Kontüzyonda (çürük) deri bütün­lüğü bozulmamıştır. Fakat kan doku içine yayılmıştır. Şişme vardır. Ekimoz ve hematom oluşabilir. Eki-moz, kanın kan damarlarından açığa çıkması nede­niyle oluşan renk değişikliğine denir. Hematomda ise kanama lokalizedir.

    Deri ve müköz membrandan geçerek daha derindeki doku ve organları etkileyen cisim PENETRE yarayı oluşturur. Eğer cisim derindeki doku ve organlara girip çıktıysa bu çeşit yara PERFORE yaradır. DELİNME türü yaraya bıçak gibi araçlar neden olur. Bu tip yara genellikle az kanar ve hemen ka­panır. Buna rağmen yara bölgesine anaerobik clost-ridium tetani gibi mikroorganizmaların girme ola­sılığı yüksek olduğu için tehlikelidir.

    alıntıdır
  2. 16.Ağustos.2010, 20:22
    #1
    Yaralanma deri veya müköz membranın sürekli­liğinin bozulmasıdır. Doku bütünlüğünün bozulması, deri ve müköz membranın açılması veya açılmaması şeklinde olur. Yaralı bir bireyin bakımının değerlen­dirilmesinde sadece yara değil bireyin gösterdiği tüm tepki de önemlidir. Yaralı bir bireyde dikkat edilmesi gerekli noktalar şunlardır:

    Yarada gelişebilecek enfeksiyon önlenmelidir.
    Ek doku hasarı en aza indirilmelidir.
    Yara iyileşmesi çabuklaştırılmalıdır.
    Yaralı bireye bedenindeki değişikliklerle başedilmesi için yardım edilmelidir.

    Yaraların İyileşmesi

    Diğer sistemlerin/organların zarar görmemesi sağlanmalıdır. Örneğin; kanama, tetanos, pnömoni gibi.
    Birey yaralandığı zaman fiziksel olduğu kadar, psiko­sosyal olarak da etkilenir. Yaralanma bireyin beden bütünlüğünü değiştirir ve yaralı bireyde kaygı uyan­dırır. Korku ve heyecan yaralı bireyin davranışların­da değişikliklere neden olur. Yaralı bireyin gösterdiği psikososyal reaksiyonları, daha önce yaralanma deneyimi geçirip geçirmediği, yaranın görünüşü, diğer bireylerin yaraya ve tedaviye tepkileri, kültür -sosyal değerler ve normlar, tedavinin verildiği ortam etkiler. Ayrıca stres de bireyin yara iyileşmesini olumsuz yönde etkileyen en önemli faktördür. De­vamlı stresi olan bireylerde kazalar ve yaralanmalar daha sık görülür. Hemşire hastanın anksiyetesini, korku ve öfkesini, tedaviye reaksiyonlarını ve bilinç durumunu göz önünde bulundurmalıdır. Yaralı birey yarasının açık olmasından, giysilerinin kirlenmiş ol­masından veya yaranın kötü kokmasından utanabilir.

    Bunlar hastada korku ve endişeye yol açar. Yaralı birey bilinçsizde olsa, bakımla ilgili işlemlerde açık­lamada bulunmak gerekir. Yaralı bireyin bilinç du­rumu açıksa yapılan girişimlerin neden yapıldığının anlatılması ve soruları varsa yanıtlanması gerekir. Bu şekilde optimal yara iyileşmesi sağlanmış olur.

    Yara Sınıflandırılması, Kapanmayan Yaralar

    Yaralar birkaç şekilde sınıflandırılabilir. Sınıflandırma yara tipine ve yaranın değerlendiril­mesine göre olası reaksiyonları önleme açısından önemlidir. Bu sınıflandırmada deri bütünlüğü, yara nedeni, yara çeşidi ve yara içinde patojenik mikro­organizmaların olup olmaması göz önünde bulun­durulmuştur.

    KAPALI ve AÇIK YARALAR

    Yara açık ya da kapalı olabilir. Kapalı yarada derinin bütünlüğü bozulmamıştır. Darbe, zorlama, bükme veya ani düşme gibi nedenlerle oluşabilir. Açık yara ise keskin bir darbe veya cisim nedeniyle olabilir. Açık yara bedenden sıvı kaybına neden olur. Aynı zamanda patojen mikroorganizmaların girmesine yol açar. Açık ve kapalı yaralarda eksuda sonucu şişme, fonksiyon kaybı ve ağrı görülebilir.
    Yaralanma ya amaçlı (cerrahi) ya da kaza sonucu (travmatik) olabilir. Cerrahi yara özel koşullarda yapılır. Deri ve mukozanın kenarlan düzgün ve temizdir. Kaza sonucu oluşan yaralanmada ise deri ve mukoza bütünlüğü bozulmuş, kenarları düzensiz, içinde mikroorganizmanın olduğu septik koşul vardır.

    İNSİZYON: Cerrahi yara keskin bir aletle yapılır. İnsizyon yarasının kenarları oldukça düzgündür.

    LASERASYON: Kaza sonucu oluşan yaradır. Yara kenarları cerrahi yarada olduğu gibi, yıldız şeklinde veya avülse (doku kaybıyla birlikte) olabilir.

    ABRASYON: Derinin yüzeysel soyulması veya kay-masıyla oluşan bir yaradır. Epidermis veya dermiş et­kilenebilir.

    KONTÜZYON: Kontüzyonda (çürük) deri bütün­lüğü bozulmamıştır. Fakat kan doku içine yayılmıştır. Şişme vardır. Ekimoz ve hematom oluşabilir. Eki-moz, kanın kan damarlarından açığa çıkması nede­niyle oluşan renk değişikliğine denir. Hematomda ise kanama lokalizedir.

    Deri ve müköz membrandan geçerek daha derindeki doku ve organları etkileyen cisim PENETRE yarayı oluşturur. Eğer cisim derindeki doku ve organlara girip çıktıysa bu çeşit yara PERFORE yaradır. DELİNME türü yaraya bıçak gibi araçlar neden olur. Bu tip yara genellikle az kanar ve hemen ka­panır. Buna rağmen yara bölgesine anaerobik clost-ridium tetani gibi mikroorganizmaların girme ola­sılığı yüksek olduğu için tehlikelidir.

    alıntıdır
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Yatak Yarası Tedavisi ve Bakımı (Dekübitüs)

    Yatak yarası hastanın aynı pozisyonda uzun süre kalması nedeniyle özellikle yatak ile kemik çıkıntıları arasında kalan bölgelerde yüzeysel kan dolaşımı vücut ağırlığının etkisiyle bozulur. Kan dolaşımının bozulması ile birlik­te çevreden kaynaklanan fiziksel, mekanik ve bazı kimyasal faktörler nedeniyle doku hücreleri beslenemez. Oksijensiz kalan doku harabiyete uğrar ve ülser meydana gelir.

    Yatak yarası deride kızarma ile başlar. Kızarma (Eritem) daha sonra morarmaya dönüşür. Moraran alanda deri bütünlüğü bozulur ve deri yer yer açılır. Açılma gittikçe yayılır ve enfekte olur. Yatak yarasının derinliği ve genişliği oranında hasta kan plazması kaybeder.

    Yatak yarası, deri ve derialtı dokularına ve hatta kemiğe kadar derin-leşebilir.
    Özellikle paralizili ve nörolojik hastalarda, diyabetlilerde, metabolizma bozukluğu olan hastalarda ve anemilerde çok sık görülür.

    Yatak Yarasını Önleme (Tedavisi)

    Tıbbi ve cerrahi tedavi amacıyla uzun süre yatan hastalarda yatak yarasının önlenmesi veya hafif geçirilmesi iyi bir hasta bakımı ile mümkündür. Tedavi sırasında yatak yarasını önlemek bakımın temel ilkesidir.

    Yatak yarasını önlemek için aşağıdaki uygulamalar yapılır.
    Hastaya bol proteinli bir diyet uygulanır.
    Deri temiz, kimyasal etkenlerden uzak ve normal kurulukta tutulur. .
    Hastanın yatış pozisyonu belirlenen zamanlarda sık sık değiştirilir. Yatağa temas eden ve basınç altında kalan, kemik çıkıntılarının bu­lunduğu bölgelere masaj yapılır. Yatak takımlarındaki kırışıklıklar giderilir.

    Dışkı veya idrar ile kirlenen bölgeler sık sık temizlenir ve çamaşırlar değiştirilir.
    Hastaya temas eden yatak yüzeyinin yumuşak olması ve kolay ha­valanabilir olması sağlanır. Yumuşaklık, çarşaf altına post veya sünger konması ile sağlanabilir.
    Özel üretilmiş yüzeyi bölgesel olarak değişen havalı yataklar kul­lanılır.
    Oluşan yatak yarasının bakımı için aşağıdaki uygulamalar yapılır.
    Yatak yarası olma ihtimali yüksek olan ve kızaran bölgeye %70'lik alkol ile masaj yapılır. Antiseptikle silinir pudra ile kurulanır. Hekim tarafından önerilen antiseptik solüsyon ile açılan yaralı bölge pansuman yapılır. Yara kuru pansuman ile korunur.

    Nekrozu olmuş dokular eksizyon ile alınır. Oksijen ile yara yıkanır. Yara kuru ve temiz tutulur. Gerekirse ultraviole tedavisi yapılır. Yaraya hücre çoğalımını hızlandıran pomatlar sürülür ve yara ko­ruyucu steril pansuman ile kapatılır.Yatak yarasının tedavisi hekim tarafından planlanır.alıntıdır
  4. 16.Ağustos.2010, 20:23
    #2
    Yatak Yarası Tedavisi ve Bakımı (Dekübitüs)

    Yatak yarası hastanın aynı pozisyonda uzun süre kalması nedeniyle özellikle yatak ile kemik çıkıntıları arasında kalan bölgelerde yüzeysel kan dolaşımı vücut ağırlığının etkisiyle bozulur. Kan dolaşımının bozulması ile birlik­te çevreden kaynaklanan fiziksel, mekanik ve bazı kimyasal faktörler nedeniyle doku hücreleri beslenemez. Oksijensiz kalan doku harabiyete uğrar ve ülser meydana gelir.

    Yatak yarası deride kızarma ile başlar. Kızarma (Eritem) daha sonra morarmaya dönüşür. Moraran alanda deri bütünlüğü bozulur ve deri yer yer açılır. Açılma gittikçe yayılır ve enfekte olur. Yatak yarasının derinliği ve genişliği oranında hasta kan plazması kaybeder.

    Yatak yarası, deri ve derialtı dokularına ve hatta kemiğe kadar derin-leşebilir.
    Özellikle paralizili ve nörolojik hastalarda, diyabetlilerde, metabolizma bozukluğu olan hastalarda ve anemilerde çok sık görülür.

    Yatak Yarasını Önleme (Tedavisi)

    Tıbbi ve cerrahi tedavi amacıyla uzun süre yatan hastalarda yatak yarasının önlenmesi veya hafif geçirilmesi iyi bir hasta bakımı ile mümkündür. Tedavi sırasında yatak yarasını önlemek bakımın temel ilkesidir.

    Yatak yarasını önlemek için aşağıdaki uygulamalar yapılır.
    Hastaya bol proteinli bir diyet uygulanır.
    Deri temiz, kimyasal etkenlerden uzak ve normal kurulukta tutulur. .
    Hastanın yatış pozisyonu belirlenen zamanlarda sık sık değiştirilir. Yatağa temas eden ve basınç altında kalan, kemik çıkıntılarının bu­lunduğu bölgelere masaj yapılır. Yatak takımlarındaki kırışıklıklar giderilir.

    Dışkı veya idrar ile kirlenen bölgeler sık sık temizlenir ve çamaşırlar değiştirilir.
    Hastaya temas eden yatak yüzeyinin yumuşak olması ve kolay ha­valanabilir olması sağlanır. Yumuşaklık, çarşaf altına post veya sünger konması ile sağlanabilir.
    Özel üretilmiş yüzeyi bölgesel olarak değişen havalı yataklar kul­lanılır.
    Oluşan yatak yarasının bakımı için aşağıdaki uygulamalar yapılır.
    Yatak yarası olma ihtimali yüksek olan ve kızaran bölgeye %70'lik alkol ile masaj yapılır. Antiseptikle silinir pudra ile kurulanır. Hekim tarafından önerilen antiseptik solüsyon ile açılan yaralı bölge pansuman yapılır. Yara kuru pansuman ile korunur.

    Nekrozu olmuş dokular eksizyon ile alınır. Oksijen ile yara yıkanır. Yara kuru ve temiz tutulur. Gerekirse ultraviole tedavisi yapılır. Yaraya hücre çoğalımını hızlandıran pomatlar sürülür ve yara ko­ruyucu steril pansuman ile kapatılır.Yatak yarasının tedavisi hekim tarafından planlanır.alıntıdır

Benzer Konular

  1. Yara ve Yara Çeşitleri
    Konu Sahibi Orhun Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 04.Şubat.2015, 10:56
  2. Yağış Çeşitleri Nelerdir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Her Telden
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 13:37
  3. Ehliyet sürücü belgesi çeşitleri nelerdir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Engellilerin Otomobil Alımları - H Sınıfı Ehliyet
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Ocak.2013, 12:20
  4. Kas hastalığı nedir,çeşitleri nelerdir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Kas Hastalıkları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14.Ekim.2010, 21:00
  5. Şok Nedir, Şokun Özellikleri ve Şok Çeşitleri
    Konu Sahibi Jarnana Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Ağustos.2010, 20:26

Bu Konu için Etiketler