Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Egzama nedir?

http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/626820100608010358568.jpg Egzama, eski Grekçe bir kelime olan “ekzein”den geliyor. Kelime anlamı ise kabarma, köpürme olarak tanımlanıyor ve egzamadaki ödem ve sulantıyı ifade eder. Egzama Nedir? Egzamalar vücudun her yerinde oluşabiliyor. Ancak cildin en fazla kuruyan, travmaya maruz kalan bölgeleri eller olduğundan egzama ellerde daha fazla görülüyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen el egzamaları, tedavi edilmediği

Konuyu değerlendir: Egzama nedir?

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2912 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568
    Sponsorlu Bağlantılar



    Egzama, eski Grekçe bir kelime olan “ekzein”den geliyor. Kelime anlamı ise kabarma, köpürme olarak tanımlanıyor ve egzamadaki ödem ve sulantıyı ifade eder.

    Egzama Nedir?

    Egzamalar vücudun her yerinde oluşabiliyor. Ancak cildin en fazla kuruyan, travmaya maruz kalan bölgeleri eller olduğundan egzama ellerde daha fazla görülüyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen el egzamaları, tedavi edilmediği taktirde yaşam standardını çok düşüren bir sorun. Klinik olarak el egzamalarının 7 farklı tipi bulunuyor ve bunların görülme sıklıkları da değişkenlik gösteriyor. Ancak en sık görüleni kronik irritan el egzamalarıdır.

    Kronik İrritan El Egzemaları

    Daha çok ev hanımlarını etkileyen “kronik irritan el egzamaları” adından da anlaşılacağı üzere toksik bir reaksiyon. ASM Suadiye Tıp Merkezi’nden Deri ve Zührevi Hastalıkları uzmanı Dr. Figen Akın “Ev kadınlarında genellikle su, deterjan ve diğer tahriş edici maddelerle temas çok fazla oluyor. Bu ajanlara kronik olarak maruz kalma ve fiziksel travmalar irritan el egzamalarının oluşmasında rol oynuyor” diyor.

    Kuaförler, diş teknisyenleri, kasaplar, inşaat işçileri, ressamlar ve sağlık personeli de risk altındaki kişileri oluşturuyor. Etkilenen hastaların çoğunun alerjik bir bünyeye sahip olduğunu belirten Dr. Akın, bu tip egzamaların genellikle parmak aralarından başlayarak elin üst kısımlarına, avuç içlerine doğru yayılan bir tablo şeklinde kendini gösterdiğini anlatıyor.

    Lezyonlar iki elde aynı şekilde görülmüyor. Genellikle kişi en çok hangi elini kullanıyorsa o elde daha sık gözleniyor. Klinik olarak ellerde kızarıklık, sıvı toplanması gibi akut değişiklikler veya deride çatlama, pullanma gibi kronik değişiklikler olabiliyor. Ancak egzamanın en önemli bulgusu kaşıntı ve genel olarak hemen her vakada gözleniyor. Bunun yanında, tırnak çevresi iltihabı, yani halk arasında bilinen adıyla ‘dolama’ tırnak yatağında hasar meydana getirerek tırnakta bozulmalara neden olabiliyor. Egzama tablosu sadece parmak uçlarına lokalize ise parmak ucu egzaması adını alıyor. El egzamalarının tekrarlama eğiliminde olduğunu belirten Dr. Akın “hastada, atopi, ihtiyoz denilen bir çeşit deri hastalığı, kuru deri ve yaşlılık gibi faktörler de risk oluşturuyor. Kronik irritan el egzamalarını alerjik kontakt dermatit, sedef hastalığı ve mantar enfeksiyonlarından ayırmak gerekli. Ayırıcı tanıda ise, Patch (yama) testinden yararlanıyoruz” diyor.

    Hiperkeratozik El Egzamaları

    Nedeni tam olarak belli olmayan bu egzamaların oluşumuna dair iki teori bulunuyor. Birincisi genetik yatkınlık, diğer teori ise tekrarlayan el egzamalarına abartılı bir yanıt. Yani kişide irritan kontakt dermatitler defalarca tekrarlıyor ve hastada tablo hiperkeratozik egzamaya dönüşüyor. Dr. Akın’ın verdiği bilgiye göre, bu egzamalarda alerjik maddelere maruziyet veya mesleki nedenler rol oynamıyor. Ellerin iç yüzünde küçük, keskin sınırlı, üzeri kalınlaşmış, kabuklarla örtülü iltihaplı plaklarla kendini gösteren bir sorun. Bazı durumlarda deride çatlaklar ve pullanmalar ortaya çıkabiliyor.

    Dizhidrotik El Egzaması

    Ellerde oldukça kaşıntılı, ince duvarlı kabarcıklar şeklinde ortaya çıkan “dizhidrotik el egzamaları” genellikle genç ve orta yaşta görülüyor. Hastalığın oluşumunda birçok faktörün rol oynadığına dikkat çeken Dr. Akın şu bilgileri aktarıyor;

    “Kişinin alerjik bünyeli olması bir risk faktörü. Dizhidrotik el egzamalarının oluşumunda bazı faktörler rol oynamakta. Bunlardan bir tanesi İd reaksiyonu dediğimiz, ayaklardaki mantar enfeksiyonunun ellerde oluşturduğu alerjik reaksiyonlar. Yine alerjinin sistemik olarak alınması da dizhidrotik egzamanın oluşmasına neden olabilir. Örneğin nikel alerjisi olan bazı hastalarda nikelin ağız yoluyla alınması ellerde dizhidrotik egzama tablosunu tetikleyebilir. Bunun yanında bazı ilaç reaksiyonları ve sigara içimi de dizhidroza neden olabilir. Bazı hastalarda ise altta yatan bir neden bulunmayabilir. Bu durumda stres ve duygusal faktörler üzerinde durmak gereklidir. Bu hastalar özellikle ilkbahar, sonbahar ve yaz aylarında ataklar yaşayabilirler”

    Dizhidrotik egzama, ellerin iç kısımlarında kaşıntılı, derin yerleşimli küçük kabarcıklar şeklinde kendini gösteriyor. En sık 2 ve 4. parmakların yan kısımlarında başlıyor. Bazen ellerin iç kısımlarında kabarcıkların oluştuğu alanlarda ince soyulmalar meydana gelebiliyor. Dizhidrotik egzamanın farklı bir formu olan bu egzama tablosu atopik kişilerde özellikle yaz aylarında oluşuyor.

    Yüzük Egzaması

    Yüzük egzaması da yine kadınlarda daha sık görülen bir tür. Yüzük altında biriken sabun, deterjan ile birlikte travmaya bağlı geliştiği düşünülüyor. Dr. Figen Akın’ın verdiği bilgiye göre tipik egzama bulguları görülen yüzük egzamasında, tablo yüzüğün altından başlayıp komşu bölgelere yayılıyor.


    http://www.haber7.com/haber/20100608...-nedir8207.php
  2. 27.Haziran.2010, 17:28
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar



    Egzama, eski Grekçe bir kelime olan “ekzein”den geliyor. Kelime anlamı ise kabarma, köpürme olarak tanımlanıyor ve egzamadaki ödem ve sulantıyı ifade eder.

    Egzama Nedir?

    Egzamalar vücudun her yerinde oluşabiliyor. Ancak cildin en fazla kuruyan, travmaya maruz kalan bölgeleri eller olduğundan egzama ellerde daha fazla görülüyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen el egzamaları, tedavi edilmediği taktirde yaşam standardını çok düşüren bir sorun. Klinik olarak el egzamalarının 7 farklı tipi bulunuyor ve bunların görülme sıklıkları da değişkenlik gösteriyor. Ancak en sık görüleni kronik irritan el egzamalarıdır.

    Kronik İrritan El Egzemaları

    Daha çok ev hanımlarını etkileyen “kronik irritan el egzamaları” adından da anlaşılacağı üzere toksik bir reaksiyon. ASM Suadiye Tıp Merkezi’nden Deri ve Zührevi Hastalıkları uzmanı Dr. Figen Akın “Ev kadınlarında genellikle su, deterjan ve diğer tahriş edici maddelerle temas çok fazla oluyor. Bu ajanlara kronik olarak maruz kalma ve fiziksel travmalar irritan el egzamalarının oluşmasında rol oynuyor” diyor.

    Kuaförler, diş teknisyenleri, kasaplar, inşaat işçileri, ressamlar ve sağlık personeli de risk altındaki kişileri oluşturuyor. Etkilenen hastaların çoğunun alerjik bir bünyeye sahip olduğunu belirten Dr. Akın, bu tip egzamaların genellikle parmak aralarından başlayarak elin üst kısımlarına, avuç içlerine doğru yayılan bir tablo şeklinde kendini gösterdiğini anlatıyor.

    Lezyonlar iki elde aynı şekilde görülmüyor. Genellikle kişi en çok hangi elini kullanıyorsa o elde daha sık gözleniyor. Klinik olarak ellerde kızarıklık, sıvı toplanması gibi akut değişiklikler veya deride çatlama, pullanma gibi kronik değişiklikler olabiliyor. Ancak egzamanın en önemli bulgusu kaşıntı ve genel olarak hemen her vakada gözleniyor. Bunun yanında, tırnak çevresi iltihabı, yani halk arasında bilinen adıyla ‘dolama’ tırnak yatağında hasar meydana getirerek tırnakta bozulmalara neden olabiliyor. Egzama tablosu sadece parmak uçlarına lokalize ise parmak ucu egzaması adını alıyor. El egzamalarının tekrarlama eğiliminde olduğunu belirten Dr. Akın “hastada, atopi, ihtiyoz denilen bir çeşit deri hastalığı, kuru deri ve yaşlılık gibi faktörler de risk oluşturuyor. Kronik irritan el egzamalarını alerjik kontakt dermatit, sedef hastalığı ve mantar enfeksiyonlarından ayırmak gerekli. Ayırıcı tanıda ise, Patch (yama) testinden yararlanıyoruz” diyor.

    Hiperkeratozik El Egzamaları

    Nedeni tam olarak belli olmayan bu egzamaların oluşumuna dair iki teori bulunuyor. Birincisi genetik yatkınlık, diğer teori ise tekrarlayan el egzamalarına abartılı bir yanıt. Yani kişide irritan kontakt dermatitler defalarca tekrarlıyor ve hastada tablo hiperkeratozik egzamaya dönüşüyor. Dr. Akın’ın verdiği bilgiye göre, bu egzamalarda alerjik maddelere maruziyet veya mesleki nedenler rol oynamıyor. Ellerin iç yüzünde küçük, keskin sınırlı, üzeri kalınlaşmış, kabuklarla örtülü iltihaplı plaklarla kendini gösteren bir sorun. Bazı durumlarda deride çatlaklar ve pullanmalar ortaya çıkabiliyor.

    Dizhidrotik El Egzaması

    Ellerde oldukça kaşıntılı, ince duvarlı kabarcıklar şeklinde ortaya çıkan “dizhidrotik el egzamaları” genellikle genç ve orta yaşta görülüyor. Hastalığın oluşumunda birçok faktörün rol oynadığına dikkat çeken Dr. Akın şu bilgileri aktarıyor;

    “Kişinin alerjik bünyeli olması bir risk faktörü. Dizhidrotik el egzamalarının oluşumunda bazı faktörler rol oynamakta. Bunlardan bir tanesi İd reaksiyonu dediğimiz, ayaklardaki mantar enfeksiyonunun ellerde oluşturduğu alerjik reaksiyonlar. Yine alerjinin sistemik olarak alınması da dizhidrotik egzamanın oluşmasına neden olabilir. Örneğin nikel alerjisi olan bazı hastalarda nikelin ağız yoluyla alınması ellerde dizhidrotik egzama tablosunu tetikleyebilir. Bunun yanında bazı ilaç reaksiyonları ve sigara içimi de dizhidroza neden olabilir. Bazı hastalarda ise altta yatan bir neden bulunmayabilir. Bu durumda stres ve duygusal faktörler üzerinde durmak gereklidir. Bu hastalar özellikle ilkbahar, sonbahar ve yaz aylarında ataklar yaşayabilirler”

    Dizhidrotik egzama, ellerin iç kısımlarında kaşıntılı, derin yerleşimli küçük kabarcıklar şeklinde kendini gösteriyor. En sık 2 ve 4. parmakların yan kısımlarında başlıyor. Bazen ellerin iç kısımlarında kabarcıkların oluştuğu alanlarda ince soyulmalar meydana gelebiliyor. Dizhidrotik egzamanın farklı bir formu olan bu egzama tablosu atopik kişilerde özellikle yaz aylarında oluşuyor.

    Yüzük Egzaması

    Yüzük egzaması da yine kadınlarda daha sık görülen bir tür. Yüzük altında biriken sabun, deterjan ile birlikte travmaya bağlı geliştiği düşünülüyor. Dr. Figen Akın’ın verdiği bilgiye göre tipik egzama bulguları görülen yüzük egzamasında, tablo yüzüğün altından başlayıp komşu bölgelere yayılıyor.


    http://www.haber7.com/haber/20100608...-nedir8207.php
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    Egzama çok kötü yaa çok kaşınıyor hiç birşey iyi gelmiyor bebekliğimden var biliyorum her seferinde kremler çalıyorum ama fayda etmiyor alıştım artık.
    Paylaşım için teşekkürler ablam.
  4. 01.Temmuz.2010, 15:27
    #2
    Egzama çok kötü yaa çok kaşınıyor hiç birşey iyi gelmiyor bebekliğimden var biliyorum her seferinde kremler çalıyorum ama fayda etmiyor alıştım artık.
    Paylaşım için teşekkürler ablam.
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Egzama ‘okul başarısını’ düşürüyor

    Sponsorlu Bağlantılar

    Şiddetli kaşıntı ve döküntü ile seyreden egzama, geceleri çocuğu uyutmuyor. Uykusunu alamayan çocuk, derslerine konsantre olmakta zorlanıyor ve ders başarısı düşüyor.

    Çocuklarda egzama, yani atopik dermatit, toplumda yüzde 5 ile 15 gibi yüksek bir oranda görülüyor. Hastalık ciltte oluşturduğu şiddetli kaşıntılar, tekrarlayan döküntüler, düzensiz veya pullu alanlar nedeniyle hayatı adeta kâbusa dönüştürebiliyor.

    Çocuğun şiddetli kaşıntılar nedeniyle geceleri genellikle uykusunu alamadığını belirten Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Güngör, ‘Ertesi sabah yorgun kalktığı için dersleri dinlemekte genellikle güçlük çekiyor, bunun sonucunda da okul performansı ciddi boyutlarda düşebiliyor. Ciltte oluşan ve vücudun büyük bir kısmını kaplayabilen yaralar nedeniyle de alay konusu olabilir kaygısıyla arkadaşlarından uzaklaşarak asosyal bir yaşam sürmeye başlıyor. Çocuğun hem sağlıklı bir yaşam sürmesi hem de okul başarısının etkilenmemesi ve özgüven kaybı yaşamaması için alevlenen cildi yatıştırmak büyük bir önem taşıyor’ diyor.

    Doç. Dr. Emel Güngör, iyileşme ve alevlenme dönemiyle seyreden çocuk egzamasında genetik yatkınlığın önemli olduğunu söylüyor.

    ANNE-BABADA VARSA ÇOCUKTA DA OLUR

    “Egzama hastalarının yaklaşık yüzde 70’inde ailede astım, saman nezlesi veya egzama gibi atopik hastalıklardan bir veya birkaçı beraber bulunuyor. Anne ve veya babanın hasta olması çocuğun hastalık olasılığını artırıyor. Öyle ki anne babadan biri hasta ise çocukta görülme oranı yüzde 50-60 düzeyinde iken, her ikisinin hasta olması durumunda bu oran yüzde 80 gibi çok yüksek bir rakama ulaşıyor.

    İLK BELİRTİ 3. AYDA GÖRÜLÜYOR

    Ciltte oluşan yaralar da şiddetli kaşınma sonucu gelişiyor. Çocuklar, ciltleri kuru ve kaşıntı eşiği de son derece düşük olduğu için tahriş edici maddelere çok daha hassas oluyorlar. Egzamanın ilk belirtileri tipik olarak 3. ayda başlıyor. Bu dönemde en sık görülen belirti ise yanaklarda oluşan kuru, kırmızı ve kepekli döküntüler. Saçlı deride, alında ve çene bölgesinde de benzer sorunlar gelişebiliyor. Kaşıntı genellikle geceleri daha şiddetli olabiliyor ve uykuyu bölebiliyor. Belirtiler birkaç ay sonra boyuna, dirseklere, dizlere ve el ve ayak bileklerinin kıvrımlarına da yayılabiliyor. Bazı durumlarda vücutta sadece belli bir bölgeyi de etkileyebiliyor. Cildi kaşımak mevcut sorunları daha da kötüleştirebiliyor. Yaralar yırtıldığı takdirde kalıcı izler bırakabiliyor."

    EGZAMADA CİLDİ YATIŞTIRAN 12 ÖNERİ

    Cilt kuruluğunu veya kaşıma isteğini artıran her faktör atopik dermatiti kötüleştiriyor. Başarılı bir tedavi içinse tetikleyici faktörleri bilmek ve onları kontrol edebilmek şart. Doç. Dr. Emel Güngör, egzamalı cildi yatıştırmanın püf noktalarını şöyle sıralıyor:

    Ani ısı değişiminden koruyun: Egzamalı hastalar çevresel ısıdaki ani değişimleri tolore edemezler. Sıcak yorgan altında yatmak, sıcak bir odaya girmek ve fiziksel egzersiz gibi ani ısı artışları kaşıma isteği uyandırıyor. Yine sıcak bir duştan çıkmak gibi ani ısı düşmesi de kaşıntıya neden oluyor. Bu sorunun önüne geçmek için çocuğunuzu ani ısı değişimlerinden koruyun ve ısıyı hapseden sıkı giysiler giydirmekten kaçının.

    Evinizdeki nem oranını yüzde 50’nin üzerine çıkarın: Sonbahar atopik dermatit hastaları için zor bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Çünkü soğuk havada nem oranı düşüyor ve atmosferle dengede bulunan ciltteki nem azalıyor. Bunun sonucunda kuruyan cilt daha kolay tahriş oluyor. Hava nemlendiricileri ile evinizdeki nem oranını yüzde 50’nin üzerine çıkararak cildin rahatlamasını sağlayın.

    Alevlenme dönemlerinde günde 2 kez banyo yaptırın: Sürekli yıkanmak cildin su kaybını engelleyen doğal yağ tabakasını zedeliyor, bunun sonucunda cilt kurumaya başlıyor. Bu yüzden genellikle egzaması olan hastaların az banyo yapması öneriliyor. Oysa sanılanın aksine banyo sıklığını azaltmak çocuğun rahatsızlığını artırıyor. Özellikle alevlenme dönemlerinde çocuğunuzu ılık suyla günde 2 kez yıkayın. Banyo yaptırırken cildin tahriş olmaması için kese ve liften kaçının ve fazla miktarda sabun kullanmayın. Cilt pH’sına uygun, nemlendirme özelliği bulunan temizleyicileri tercih edin. Banyonun ardından ilk 5 dakika içinde vücuduna nemlendiricileri sürmeyi de ihmal etmeyin.

    Cildine sık sık nemlendirici krem sürün: Cildin normal görünmesi ve yumuşak hissedilebilmesi için su içeriğinin yüzde 10’unun üzerinde olması gerekiyor. Ancak cildin esnekliği ve bütünlüğünün korunmasında büyük rol oynayan suyun miktarındaki azalmalar cilt fonksiyonlarının bozulmasına neden oluyor. Bu yüzden bebeğinizin cildine banyo sonrasında 5 dakika içinde nemlendirici sürün. Kullandığınız nemlendiricinin alerjik ajanlar, örneğin boya ve parfüm içermemesine de dikkat edin.

    yumurta ve sütün etkisin gözlemleyin: Özellikle bebek ve küçük çocuklarda cilt lezyonlarının alevlenmesinden besin olarak; yumurta, özellikle de yumurtanın akı, süt, yer fıstığı, balık, soya ve buğday sorumlu tutuluyor. Besinlerde bulunan koruyucu ve renklendiricileri gibi katkı maddeleri de alerjiden sorumlu olabiliyor. Çocuğunuza bu besinleri mümkün olduğunca yedirmeyin. Süt ve yumurta çocuğun gelişiminde önemli gıdalar olduğu için bu besinleri yedirdiğinizde egzamasının alevlenip alevlenmediğini kontrol edin. Yumurtanın iyi pişmiş olması alerji olasılığını düşürüyor. İlk 3 aylık dönemde sadece anne sütüyle beslemek de egzamada koruyucu oluyor.

    Ev tozu akarlarını yok edin: Ev tozu akarları en önemli alerjenleri oluşturuyor. Özellikle yatak odası başta olmak üzere evin diğer bölümlerinde halı kullanmayın, eğer varsa bunları en az haftada 2 kez tercihen akarlara yönelik filtresi olan elektrik süpürgesiyle temizleyin. Çocuğunuza pelüş oyuncaklar almayın, ısrar ediyorsa bunları her hafta yıkamaya özen gösterin.

    Odaları sık sık havalandırın: Ev tozu akarlarını minimuma indirmek için evinizin odalarını her gün sık sık havalandırmaya özen gösterin.

    Çarşaf, yorgan ve yastık kılıflarını 60 derecede yıkayın: Yatak takımlarında, alerjiye yol açabilecek ve akar adını verdiğimiz çok sayıda canlılar bulanabiliyor. Akarlar ile mücadele etmek için yatağını sık sık havalandırın ve yatak takımlarını haftada en az bir kez en az 60 derecede yıkayın.

    Kedi ve köpek gibi ev hayvanlarından uzak tutun: Evde kedi, köpek ve kuş gibi ev hayvanları bulundurmayın ve çocuğunuzun dışarıda da bu hayvanlarla temasını önleyin. Eğer evde hayvan beslemek konusunda ısrar ediyorsa balık ya da kaplumbağa alabilirsiniz.

    Ders çalışması konusunda baskıcı tutum sergilemeyin: Çünkü stres oluşturan olaylar atopik dermatitin seyrini kötü yönde etkiliyor. Öyle ki lokalize bir yangı bir gece içinde bile tüm vücuda yayılabiliyor. Bu yüzden çocuğunuza ders çalışması konusunda aşırı baskı yapmaktan kaçının.

    Kıyafetleri yüzde 100 pamuklu olsun: Pamuklu ve terlemeye yol açmayan, sıkı olmayan giysileri tercih edin. Çocuğunuzun yatak takımlarını ve kıyafetlerinin yün olmamasına dikkat edin. Çünkü yünlü kıyafetler ve yatak odası ürünleri kaşıntıyı artıran en önemli etkenlerden birini oluşturuyor.

    Sabun, deterjan ve yumuşatıcı ile temas ettirmeyin: Alerjik reaksiyona yol açacağı için çocuğunuzun sabun, deterjan ve diğer kimyasal maddelerle temas etmesini önleyin. Giyeceklerini yıkarken yumuşatıcı kullanmayın ve yeni aldığınız kıyafetleri mutlaka yıkadıktan sonra giydirin.


    NTV
  6. 21.Ekim.2010, 14:25
    #3
    Sponsorlu Bağlantılar

    Şiddetli kaşıntı ve döküntü ile seyreden egzama, geceleri çocuğu uyutmuyor. Uykusunu alamayan çocuk, derslerine konsantre olmakta zorlanıyor ve ders başarısı düşüyor.

    Çocuklarda egzama, yani atopik dermatit, toplumda yüzde 5 ile 15 gibi yüksek bir oranda görülüyor. Hastalık ciltte oluşturduğu şiddetli kaşıntılar, tekrarlayan döküntüler, düzensiz veya pullu alanlar nedeniyle hayatı adeta kâbusa dönüştürebiliyor.

    Çocuğun şiddetli kaşıntılar nedeniyle geceleri genellikle uykusunu alamadığını belirten Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Güngör, ‘Ertesi sabah yorgun kalktığı için dersleri dinlemekte genellikle güçlük çekiyor, bunun sonucunda da okul performansı ciddi boyutlarda düşebiliyor. Ciltte oluşan ve vücudun büyük bir kısmını kaplayabilen yaralar nedeniyle de alay konusu olabilir kaygısıyla arkadaşlarından uzaklaşarak asosyal bir yaşam sürmeye başlıyor. Çocuğun hem sağlıklı bir yaşam sürmesi hem de okul başarısının etkilenmemesi ve özgüven kaybı yaşamaması için alevlenen cildi yatıştırmak büyük bir önem taşıyor’ diyor.

    Doç. Dr. Emel Güngör, iyileşme ve alevlenme dönemiyle seyreden çocuk egzamasında genetik yatkınlığın önemli olduğunu söylüyor.

    ANNE-BABADA VARSA ÇOCUKTA DA OLUR

    “Egzama hastalarının yaklaşık yüzde 70’inde ailede astım, saman nezlesi veya egzama gibi atopik hastalıklardan bir veya birkaçı beraber bulunuyor. Anne ve veya babanın hasta olması çocuğun hastalık olasılığını artırıyor. Öyle ki anne babadan biri hasta ise çocukta görülme oranı yüzde 50-60 düzeyinde iken, her ikisinin hasta olması durumunda bu oran yüzde 80 gibi çok yüksek bir rakama ulaşıyor.

    İLK BELİRTİ 3. AYDA GÖRÜLÜYOR

    Ciltte oluşan yaralar da şiddetli kaşınma sonucu gelişiyor. Çocuklar, ciltleri kuru ve kaşıntı eşiği de son derece düşük olduğu için tahriş edici maddelere çok daha hassas oluyorlar. Egzamanın ilk belirtileri tipik olarak 3. ayda başlıyor. Bu dönemde en sık görülen belirti ise yanaklarda oluşan kuru, kırmızı ve kepekli döküntüler. Saçlı deride, alında ve çene bölgesinde de benzer sorunlar gelişebiliyor. Kaşıntı genellikle geceleri daha şiddetli olabiliyor ve uykuyu bölebiliyor. Belirtiler birkaç ay sonra boyuna, dirseklere, dizlere ve el ve ayak bileklerinin kıvrımlarına da yayılabiliyor. Bazı durumlarda vücutta sadece belli bir bölgeyi de etkileyebiliyor. Cildi kaşımak mevcut sorunları daha da kötüleştirebiliyor. Yaralar yırtıldığı takdirde kalıcı izler bırakabiliyor."

    EGZAMADA CİLDİ YATIŞTIRAN 12 ÖNERİ

    Cilt kuruluğunu veya kaşıma isteğini artıran her faktör atopik dermatiti kötüleştiriyor. Başarılı bir tedavi içinse tetikleyici faktörleri bilmek ve onları kontrol edebilmek şart. Doç. Dr. Emel Güngör, egzamalı cildi yatıştırmanın püf noktalarını şöyle sıralıyor:

    Ani ısı değişiminden koruyun: Egzamalı hastalar çevresel ısıdaki ani değişimleri tolore edemezler. Sıcak yorgan altında yatmak, sıcak bir odaya girmek ve fiziksel egzersiz gibi ani ısı artışları kaşıma isteği uyandırıyor. Yine sıcak bir duştan çıkmak gibi ani ısı düşmesi de kaşıntıya neden oluyor. Bu sorunun önüne geçmek için çocuğunuzu ani ısı değişimlerinden koruyun ve ısıyı hapseden sıkı giysiler giydirmekten kaçının.

    Evinizdeki nem oranını yüzde 50’nin üzerine çıkarın: Sonbahar atopik dermatit hastaları için zor bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Çünkü soğuk havada nem oranı düşüyor ve atmosferle dengede bulunan ciltteki nem azalıyor. Bunun sonucunda kuruyan cilt daha kolay tahriş oluyor. Hava nemlendiricileri ile evinizdeki nem oranını yüzde 50’nin üzerine çıkararak cildin rahatlamasını sağlayın.

    Alevlenme dönemlerinde günde 2 kez banyo yaptırın: Sürekli yıkanmak cildin su kaybını engelleyen doğal yağ tabakasını zedeliyor, bunun sonucunda cilt kurumaya başlıyor. Bu yüzden genellikle egzaması olan hastaların az banyo yapması öneriliyor. Oysa sanılanın aksine banyo sıklığını azaltmak çocuğun rahatsızlığını artırıyor. Özellikle alevlenme dönemlerinde çocuğunuzu ılık suyla günde 2 kez yıkayın. Banyo yaptırırken cildin tahriş olmaması için kese ve liften kaçının ve fazla miktarda sabun kullanmayın. Cilt pH’sına uygun, nemlendirme özelliği bulunan temizleyicileri tercih edin. Banyonun ardından ilk 5 dakika içinde vücuduna nemlendiricileri sürmeyi de ihmal etmeyin.

    Cildine sık sık nemlendirici krem sürün: Cildin normal görünmesi ve yumuşak hissedilebilmesi için su içeriğinin yüzde 10’unun üzerinde olması gerekiyor. Ancak cildin esnekliği ve bütünlüğünün korunmasında büyük rol oynayan suyun miktarındaki azalmalar cilt fonksiyonlarının bozulmasına neden oluyor. Bu yüzden bebeğinizin cildine banyo sonrasında 5 dakika içinde nemlendirici sürün. Kullandığınız nemlendiricinin alerjik ajanlar, örneğin boya ve parfüm içermemesine de dikkat edin.

    yumurta ve sütün etkisin gözlemleyin: Özellikle bebek ve küçük çocuklarda cilt lezyonlarının alevlenmesinden besin olarak; yumurta, özellikle de yumurtanın akı, süt, yer fıstığı, balık, soya ve buğday sorumlu tutuluyor. Besinlerde bulunan koruyucu ve renklendiricileri gibi katkı maddeleri de alerjiden sorumlu olabiliyor. Çocuğunuza bu besinleri mümkün olduğunca yedirmeyin. Süt ve yumurta çocuğun gelişiminde önemli gıdalar olduğu için bu besinleri yedirdiğinizde egzamasının alevlenip alevlenmediğini kontrol edin. Yumurtanın iyi pişmiş olması alerji olasılığını düşürüyor. İlk 3 aylık dönemde sadece anne sütüyle beslemek de egzamada koruyucu oluyor.

    Ev tozu akarlarını yok edin: Ev tozu akarları en önemli alerjenleri oluşturuyor. Özellikle yatak odası başta olmak üzere evin diğer bölümlerinde halı kullanmayın, eğer varsa bunları en az haftada 2 kez tercihen akarlara yönelik filtresi olan elektrik süpürgesiyle temizleyin. Çocuğunuza pelüş oyuncaklar almayın, ısrar ediyorsa bunları her hafta yıkamaya özen gösterin.

    Odaları sık sık havalandırın: Ev tozu akarlarını minimuma indirmek için evinizin odalarını her gün sık sık havalandırmaya özen gösterin.

    Çarşaf, yorgan ve yastık kılıflarını 60 derecede yıkayın: Yatak takımlarında, alerjiye yol açabilecek ve akar adını verdiğimiz çok sayıda canlılar bulanabiliyor. Akarlar ile mücadele etmek için yatağını sık sık havalandırın ve yatak takımlarını haftada en az bir kez en az 60 derecede yıkayın.

    Kedi ve köpek gibi ev hayvanlarından uzak tutun: Evde kedi, köpek ve kuş gibi ev hayvanları bulundurmayın ve çocuğunuzun dışarıda da bu hayvanlarla temasını önleyin. Eğer evde hayvan beslemek konusunda ısrar ediyorsa balık ya da kaplumbağa alabilirsiniz.

    Ders çalışması konusunda baskıcı tutum sergilemeyin: Çünkü stres oluşturan olaylar atopik dermatitin seyrini kötü yönde etkiliyor. Öyle ki lokalize bir yangı bir gece içinde bile tüm vücuda yayılabiliyor. Bu yüzden çocuğunuza ders çalışması konusunda aşırı baskı yapmaktan kaçının.

    Kıyafetleri yüzde 100 pamuklu olsun: Pamuklu ve terlemeye yol açmayan, sıkı olmayan giysileri tercih edin. Çocuğunuzun yatak takımlarını ve kıyafetlerinin yün olmamasına dikkat edin. Çünkü yünlü kıyafetler ve yatak odası ürünleri kaşıntıyı artıran en önemli etkenlerden birini oluşturuyor.

    Sabun, deterjan ve yumuşatıcı ile temas ettirmeyin: Alerjik reaksiyona yol açacağı için çocuğunuzun sabun, deterjan ve diğer kimyasal maddelerle temas etmesini önleyin. Giyeceklerini yıkarken yumuşatıcı kullanmayın ve yeni aldığınız kıyafetleri mutlaka yıkadıktan sonra giydirin.


    NTV

Benzer Konular

  1. Aft nedir?
    Konu Sahibi karcicegi Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 08.Kasım.2010, 10:04
  2. Gen Nedir?
    Konu Sahibi okyanus Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 25.Ekim.2010, 18:44
  3. IQ EQ SQ nedir?
    Konu Sahibi okyanus Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 15.Eylül.2010, 12:59
  4. Tinitus nedir? kulak çınlaması nedir?
    Konu Sahibi okyanus Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 02.Ağustos.2010, 15:26
  5. Müsküler Distrofiler Nedir? Tedavisi Nedir? Öneriler...
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Kas Hastalıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Haziran.2010, 11:54

Bu Konu için Etiketler