Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Evlatlık....

Evleneli oniki yıl olmuştu. Çocuk sahibi olamamıştık. Tedavi için gittiğimiz doktorların hemen hepsi aşağı yukarı aynı şeyleri söylemişlerdi. Bu gerçekleri duymak eşim için de benim için de her seferinde yıkım oluyordu. “Çocuk sahibi olabilmeniz imkansız görünüyor” Bu kelimelerin her tekrarlanışı umudumuzu iyice yitirmemize neden olmuştu. -Neden evlatlık edinmiyoruz? dedim eşime -Sahipsiz onca çocuk varken… Belki de Tanrı onlardan birine sahip çıkmamızı istiyor.

Konuyu değerlendir: Evlatlık....

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1336 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    yaşadığım yerden
    Mesajlar
    177
    Sponsorlu Bağlantılar

    Evleneli oniki yıl olmuştu. Çocuk sahibi olamamıştık.
    Tedavi için gittiğimiz doktorların hemen hepsi aşağı yukarı
    aynı şeyleri söylemişlerdi. Bu gerçekleri duymak eşim için de
    benim için de her seferinde yıkım oluyordu.
    “Çocuk sahibi olabilmeniz imkansız görünüyor”
    Bu kelimelerin her tekrarlanışı umudumuzu iyice
    yitirmemize neden olmuştu.
    -Neden evlatlık edinmiyoruz? dedim eşime
    -Sahipsiz onca çocuk varken…
    Belki de Tanrı onlardan birine sahip çıkmamızı istiyor.
    Ve belki de bu yüzden bir bebek sahibi olmamızı dilemiyor.

    Yetimhanede bebeklerin bulunduğu bölüme
    girer girmez, ilk onu gördüm. Ayaklarını havaya dikmiş,
    elleri ile onlara ulaşmaya çalışıyordu.
    Harukulade bir bebekti ve ben
    ondan gözlerimi alamıyordum.
    -Bu… bunu kendimize evlat edinelim dedim.
    Daha ilk bakışta ona karşı öylesi güçlü bir sevgi hissettim ki,
    sanki doğurduğum çocuğumu emanet bıraktığım bir yerden
    geri almak üzere gelmişim hissine kapıldım.
    Ancak yetimhane yetkilileri bu konuda beyazlar kadar
    şanslı olmadığımızı, zencilerin evlat edinebilmelerinin biraz
    daha güç olduğunu söylemişlerdi.
    -Ben bu bebek için sonuna kadar mücadele edeceğim.
    dedim eşime Oda zaten bu konuda en az benim
    kadar kararlıydı. O günden sonra, gerçekten de onun
    için çok mücadele etmek zorunda kaldık.
    Bir çok araştırma, soruşturmaya tabi tutulduk.
    Aylarca uğraştık ama sonunda onu bize verdiler,
    Kızımızın hayatımıza girmesi ile birlikte yuvamızın
    tek eksiği de artık tamamlanmıştı. O harika bir bebekti.
    Eeşimle ben onun için çıldırıyorduk.
    Jacklyn okul çağına geldiğinde ona gerçeği anlattık.
    Artık kendisinin öz anne ve babası olmadığımızı biliyordu.
    Bu gerçeği öğrenmiş olması onda tahmin ettiğimiz
    şoku yaratmadı. Küçücüktü fakat inanılmaz derecede
    olgun bir çocuktu. Birgün arkadaşı Laura’yla sohbetlerine
    tanık oldum. Sevgili kızımın o gün arkadaşına söylediği
    sözler, benim hayatımda aldığım en güzel ödül oldu.

    Ben evlatlığım dedi Jacklyn
    Laura şaşkın bir ifade ile sordu;
    Evlatlık ne demek?
    Küçük kızım şöyle yanıt verdi.


    “Annenin karnında değil, yüreğinde büyümektir.”
  2. 08.Ağustos.2010, 09:27
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar

    Evleneli oniki yıl olmuştu. Çocuk sahibi olamamıştık.
    Tedavi için gittiğimiz doktorların hemen hepsi aşağı yukarı
    aynı şeyleri söylemişlerdi. Bu gerçekleri duymak eşim için de
    benim için de her seferinde yıkım oluyordu.
    “Çocuk sahibi olabilmeniz imkansız görünüyor”
    Bu kelimelerin her tekrarlanışı umudumuzu iyice
    yitirmemize neden olmuştu.
    -Neden evlatlık edinmiyoruz? dedim eşime
    -Sahipsiz onca çocuk varken…
    Belki de Tanrı onlardan birine sahip çıkmamızı istiyor.
    Ve belki de bu yüzden bir bebek sahibi olmamızı dilemiyor.

    Yetimhanede bebeklerin bulunduğu bölüme
    girer girmez, ilk onu gördüm. Ayaklarını havaya dikmiş,
    elleri ile onlara ulaşmaya çalışıyordu.
    Harukulade bir bebekti ve ben
    ondan gözlerimi alamıyordum.
    -Bu… bunu kendimize evlat edinelim dedim.
    Daha ilk bakışta ona karşı öylesi güçlü bir sevgi hissettim ki,
    sanki doğurduğum çocuğumu emanet bıraktığım bir yerden
    geri almak üzere gelmişim hissine kapıldım.
    Ancak yetimhane yetkilileri bu konuda beyazlar kadar
    şanslı olmadığımızı, zencilerin evlat edinebilmelerinin biraz
    daha güç olduğunu söylemişlerdi.
    -Ben bu bebek için sonuna kadar mücadele edeceğim.
    dedim eşime Oda zaten bu konuda en az benim
    kadar kararlıydı. O günden sonra, gerçekten de onun
    için çok mücadele etmek zorunda kaldık.
    Bir çok araştırma, soruşturmaya tabi tutulduk.
    Aylarca uğraştık ama sonunda onu bize verdiler,
    Kızımızın hayatımıza girmesi ile birlikte yuvamızın
    tek eksiği de artık tamamlanmıştı. O harika bir bebekti.
    Eeşimle ben onun için çıldırıyorduk.
    Jacklyn okul çağına geldiğinde ona gerçeği anlattık.
    Artık kendisinin öz anne ve babası olmadığımızı biliyordu.
    Bu gerçeği öğrenmiş olması onda tahmin ettiğimiz
    şoku yaratmadı. Küçücüktü fakat inanılmaz derecede
    olgun bir çocuktu. Birgün arkadaşı Laura’yla sohbetlerine
    tanık oldum. Sevgili kızımın o gün arkadaşına söylediği
    sözler, benim hayatımda aldığım en güzel ödül oldu.

    Ben evlatlığım dedi Jacklyn
    Laura şaşkın bir ifade ile sordu;
    Evlatlık ne demek?
    Küçük kızım şöyle yanıt verdi.


    “Annenin karnında değil, yüreğinde büyümektir.”
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    646
    Sponsorlu Bağlantılar

    “Annenin karnında değil, yüreğinde büyümektir.”

    çok güzel cevap güzel paylaşımdı teşekkürler Yaralı...
  4. 08.Ağustos.2010, 12:29
    #2
    Sponsorlu Bağlantılar

    “Annenin karnında değil, yüreğinde büyümektir.”

    çok güzel cevap güzel paylaşımdı teşekkürler Yaralı...

Benzer Konular

  1. Evlatlık çocuğa mirasdan pay düşer mi?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Hukuk
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 21.Mart.2015, 15:26

Bu Konu için Etiketler