Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Mutluluğun Resmi !

http://www.engellihaberleri.com/images/news/3458.jpg Bundan on dört yıl kadar önce karşıma geçip yaşamla ilgili olumlu görüşlerini ballandıra ballandıra sıralasalardı eğer, onlara bön bön bakıp içimden bildiğim tüm bedduaları sıralayabilirdim bir bir. Çünkü yaşama olumsuz gözlerle bakıyordum, o en bunalımlı yıllarımda. Birçok kez geçmişi sorguladım belki; ama bu kez kendini kaybetme noktasına gelenler için yapmak istiyorum bunu. Profesyonel yazarlığa adım attığım günden beri pek çok

Konuyu değerlendir: Mutluluğun Resmi !

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1293 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Mutluluğun Resmi !

    Sponsorlu Bağlantılar




    Bundan on dört yıl kadar önce karşıma geçip yaşamla ilgili olumlu görüşlerini ballandıra ballandıra sıralasalardı eğer, onlara bön bön bakıp içimden bildiğim tüm bedduaları sıralayabilirdim bir bir. Çünkü yaşama olumsuz gözlerle bakıyordum, o en bunalımlı yıllarımda. Birçok kez geçmişi sorguladım belki; ama bu kez kendini kaybetme noktasına gelenler için yapmak istiyorum bunu.

    Profesyonel yazarlığa adım attığım günden beri pek çok yaşam öyküleriyle karşılaştım. Eşinin ilgisizliğinden yakınan mı ararsınız, yoksa babasızlığın zorluklarından dem vuran mı? Aklınıza gelebilecek binbir çeşit öykü... Hepsi sinir bozucu, hepsi hüzünlü... Hatta bir keresinde ailesinden yakınan bir kızla nikâh masasına oturmaktan son anda kurtulduğumu da itiraf etmeliyim. Tüm bu öyküleri bölmeden okuduktan sonra, o kişiyle kendi yaşam öykümden kesitler paylaşıyorum. Aradan çok geçmeden bir bakıyorum ki az önce kendini dünyanın en şanssız insanıymış gibi gören kişi, aklınca beni teselli etmeye çalışıyor. Öyle anlarda; "tamam" diyorum içimden ve ekliyorum; "operasyon başarıyla tamamlanmıştır..."

    Yaşam, herkes için bir mucizeler zincirlemecisidir bana göre. Bu denli zorken yuvarlanmadan yaşamda kalabilmek, bir de eften püften konulara takılıp yaşamı zindana çevirmenin bir anlamı olmadığı düşüncesindeyim. Bu kadar büyük laflar ettiğine göre birçok sıkıntıyı aşmışsın derseniz, kendimi bıraksaydım, koyverseydim yani, belki de şu an... Benim yerimde olan birçok insan böylesine ağır şartlara katlanamazdı belki. Zaman zaman geçmişte yaşadıklarımı irdelediğimde; “biz de ne inatçı bir aileymişiz,” diyorum. İdam sehpasına çıkmış, ilmiği boğazıma geçirmiş bir halde birisinin merdiveni ayaklarımın altından çekmesini bekleyen bir mahkûm gibiyken, bugün bambaşka bir Ertan var. Evet, başarısız dört intihar girişiminden sonra adeta yeniden doğdum.

    Ailemin desteğiyle zor günlerimi aştıktan sonra dünyayı yeniden keşfettim adeta. Daha önce bakıp da göremediğim güzellikleri görmeye başlamıştım böylece. Zamanla yavaş yavaş ağaran gün, günbatımı sırasındaki renk cümbüşü, bahçemizdeki mini havuzdan su içmeye gelen Gugukçuk çifti, bir asker disipliniyle çalışan karıncalar, her on beş günde bir yenilenen rengârenk güller, kısacası doğadaki her şey bana büyük bir haz veriyordu. Engelli oluşumu kendime dert edinip yıpranacağıma ve sürekli bir suçlu arayışında olduğumdan çevremdekileri yıpratacağıma engelimle barışma yoluna giderek bizlerin de yaşama tutunabileceğini önce beynime kanıtladım. Sonrası çorap söküğü gibi geldi.

    Bugün dimdik ayaktaysam ve onca sıkıntıma, yapamadıklarıma karşın hafifçe tebessüm edebiliyorsam yaşama; ne yazar olma isteğim, ne de beni bağlayan sorumluluklarımın olmasıdır nedeni. İnsanları, hayvanları, bitkileri, doğayı, kısacası yaşamayı sevmemdir halen var olma çabalamalarım. İnsan, ancak sevgiyle dört elle sarılabilir yaşama bence.

    Üstat Nazım'ın istediği mutluluğun resmi, sevgidir bana göre üstat Abidin. Ve ben, bu resmi çizmeyi başardım.

    Not:

    Sevgili dostlarım, 14 yıl boyunca ara vermeksizin çalışmanın yorgunluğu ve dayanılmayacak boyuttaki sıcaklıklar beni fena halde yıpratmaya başladı. Bu nedenle siz değerli dostlarımdan 1 ay izin istiyorum. Eğer yeniden bana kapılarını açarlarsa Eylül ayının ilk günlerinde yine Haber3'deki köşemde, olmazsa üstat Kayahan'ın dediği gibi; “yolu sevgiden geçen herkesle bir gün, bir yerlerde buluşuruz.”

    Not:

    Bana Haber3'ü tavsiye eden sevgili ablam Ayşe Aral'a, isteğimi geri çevirmeyen ve desteğini esirgemeyen sevgili ağabeyim Aydın Özdalga'ya, yazılarımı ve haberlerimi siteye aktaran sevgili Onur Özer'e, yorum bölümü sorumlusu sevgili ağabeyim Turgay Tezcanlı’ya, beni her zaman destekleyen ve eksiklerimi haklı olarak yüzüme vuran anneciğim Memnune Doğan ve babacığım Erdoğan Doğan'a ve Facebook'daki Ertan Doğan Fan grubu üyelerine, Benim Sayfam ve Tiwetter'deki arkadaşlarıma ve siz Haber3 okuyucularına çok teşekkür ederim.


    alıntı
  2. 03.Ağustos.2010, 23:18
    #1
    Sponsorlu Bağlantılar




    Bundan on dört yıl kadar önce karşıma geçip yaşamla ilgili olumlu görüşlerini ballandıra ballandıra sıralasalardı eğer, onlara bön bön bakıp içimden bildiğim tüm bedduaları sıralayabilirdim bir bir. Çünkü yaşama olumsuz gözlerle bakıyordum, o en bunalımlı yıllarımda. Birçok kez geçmişi sorguladım belki; ama bu kez kendini kaybetme noktasına gelenler için yapmak istiyorum bunu.

    Profesyonel yazarlığa adım attığım günden beri pek çok yaşam öyküleriyle karşılaştım. Eşinin ilgisizliğinden yakınan mı ararsınız, yoksa babasızlığın zorluklarından dem vuran mı? Aklınıza gelebilecek binbir çeşit öykü... Hepsi sinir bozucu, hepsi hüzünlü... Hatta bir keresinde ailesinden yakınan bir kızla nikâh masasına oturmaktan son anda kurtulduğumu da itiraf etmeliyim. Tüm bu öyküleri bölmeden okuduktan sonra, o kişiyle kendi yaşam öykümden kesitler paylaşıyorum. Aradan çok geçmeden bir bakıyorum ki az önce kendini dünyanın en şanssız insanıymış gibi gören kişi, aklınca beni teselli etmeye çalışıyor. Öyle anlarda; "tamam" diyorum içimden ve ekliyorum; "operasyon başarıyla tamamlanmıştır..."

    Yaşam, herkes için bir mucizeler zincirlemecisidir bana göre. Bu denli zorken yuvarlanmadan yaşamda kalabilmek, bir de eften püften konulara takılıp yaşamı zindana çevirmenin bir anlamı olmadığı düşüncesindeyim. Bu kadar büyük laflar ettiğine göre birçok sıkıntıyı aşmışsın derseniz, kendimi bıraksaydım, koyverseydim yani, belki de şu an... Benim yerimde olan birçok insan böylesine ağır şartlara katlanamazdı belki. Zaman zaman geçmişte yaşadıklarımı irdelediğimde; “biz de ne inatçı bir aileymişiz,” diyorum. İdam sehpasına çıkmış, ilmiği boğazıma geçirmiş bir halde birisinin merdiveni ayaklarımın altından çekmesini bekleyen bir mahkûm gibiyken, bugün bambaşka bir Ertan var. Evet, başarısız dört intihar girişiminden sonra adeta yeniden doğdum.

    Ailemin desteğiyle zor günlerimi aştıktan sonra dünyayı yeniden keşfettim adeta. Daha önce bakıp da göremediğim güzellikleri görmeye başlamıştım böylece. Zamanla yavaş yavaş ağaran gün, günbatımı sırasındaki renk cümbüşü, bahçemizdeki mini havuzdan su içmeye gelen Gugukçuk çifti, bir asker disipliniyle çalışan karıncalar, her on beş günde bir yenilenen rengârenk güller, kısacası doğadaki her şey bana büyük bir haz veriyordu. Engelli oluşumu kendime dert edinip yıpranacağıma ve sürekli bir suçlu arayışında olduğumdan çevremdekileri yıpratacağıma engelimle barışma yoluna giderek bizlerin de yaşama tutunabileceğini önce beynime kanıtladım. Sonrası çorap söküğü gibi geldi.

    Bugün dimdik ayaktaysam ve onca sıkıntıma, yapamadıklarıma karşın hafifçe tebessüm edebiliyorsam yaşama; ne yazar olma isteğim, ne de beni bağlayan sorumluluklarımın olmasıdır nedeni. İnsanları, hayvanları, bitkileri, doğayı, kısacası yaşamayı sevmemdir halen var olma çabalamalarım. İnsan, ancak sevgiyle dört elle sarılabilir yaşama bence.

    Üstat Nazım'ın istediği mutluluğun resmi, sevgidir bana göre üstat Abidin. Ve ben, bu resmi çizmeyi başardım.

    Not:

    Sevgili dostlarım, 14 yıl boyunca ara vermeksizin çalışmanın yorgunluğu ve dayanılmayacak boyuttaki sıcaklıklar beni fena halde yıpratmaya başladı. Bu nedenle siz değerli dostlarımdan 1 ay izin istiyorum. Eğer yeniden bana kapılarını açarlarsa Eylül ayının ilk günlerinde yine Haber3'deki köşemde, olmazsa üstat Kayahan'ın dediği gibi; “yolu sevgiden geçen herkesle bir gün, bir yerlerde buluşuruz.”

    Not:

    Bana Haber3'ü tavsiye eden sevgili ablam Ayşe Aral'a, isteğimi geri çevirmeyen ve desteğini esirgemeyen sevgili ağabeyim Aydın Özdalga'ya, yazılarımı ve haberlerimi siteye aktaran sevgili Onur Özer'e, yorum bölümü sorumlusu sevgili ağabeyim Turgay Tezcanlı’ya, beni her zaman destekleyen ve eksiklerimi haklı olarak yüzüme vuran anneciğim Memnune Doğan ve babacığım Erdoğan Doğan'a ve Facebook'daki Ertan Doğan Fan grubu üyelerine, Benim Sayfam ve Tiwetter'deki arkadaşlarıma ve siz Haber3 okuyucularına çok teşekkür ederim.


    alıntı
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. 30 Ağustos resmi tatil mi?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Aktif Çalışma Yaşamı
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 29.Ağustos.2016, 19:13
  2. 'Farklı olsak da mutluluğun resmi aynıdır' konulu resim sergisi
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Nisan.2011, 19:20
  3. Mutluluğun, sahip olduklarındandır
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum İlginç Bilgi, Video ve Resimler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Nisan.2011, 23:45
  4. Mutluluğun 5 basit kuralı
    Konu Sahibi okyanus Forum Alıntı Yazılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Haziran.2010, 20:25

Bu Konu için Etiketler