Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Engelli yaşam-Engelli yaşamak

http://www.yazarlartoplulugu.com/resimler/icerikler/buyuk/2885.jpg Fiziki sakatlıklar hemen dikkatimizi çeker.. Mesela topallayan bir bacağı asla gözden kaçırmayız, ancak topallayan yürekleri de asla fark etmeyiz! Herkese bir soru sormak istiyorum;

Konuyu değerlendir: Engelli yaşam-Engelli yaşamak

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3214 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Engelli yaşam-Engelli yaşamak






    Fiziki sakatlıklar hemen dikkatimizi çeker..

    Mesela topallayan bir bacağı asla gözden kaçırmayız, ancak topallayan yürekleri de asla fark etmeyiz!

    Herkese bir soru sormak istiyorum;

    Bir kör, sağır, ya da tekerlekli sandalyeye mahkûm bir engelli gördüğümüzde içimizden geçen ilk duygu nedir?..

    Acırız... İçin için “vah vah” çeker “zavallı” gibisinden mırıldanırız.

    Halbuki bizden beklenen “acıma” değil “anlama”

    Fakat heyhat..!

    Kendini anlamayan başkasını nasıl anlasın.

    Biz ne kendimizi anlıyoruz, ne de birbirimizi.

    Bu yüzden hayat gitgide anlamsızlaşıyor. Çünkü sadece zorluklarını, olumsuzluklarını, kirli yanlarını yaşıyoruz.

    Oysa hayatta bir sürü güzellik de var.

    Mesela güller açıyor, çocuklar gülümsüyor, yıldızlar göz kırpıyor, yağmur yağıyor, güneş doğuyor.

    Hayatın kışı ayrı, yazı ayrı güzel; denizin durgunu farklı, dalgalısı farklı güzel.

    Ancak bu güzellikleri fark edebilmek için görebilmek lazım.

    Şayet görmüyorsak, bir anlamda görme engelli sayılmaz mıyız?

    Kuşların rengi ve ahengi, uçuşu da, ötüşü de ayrıdır... Yazın ayrı, kışın ayrı öter kuşlar. Ama her sabah kuş orkestrasının ahenkli ritmiyle uyanmak sadece duymayı bilenlere mahsus bir imtiyazdır...

    Yazık ki çoğumuz kuşları duymuyoruz...

    Kuşları duymadığımız gibi, eşimizi ve çocuklarımızı da (dinlemiyoruz ki) duymuyoruz...

    Bir anlamda işitme engelli sayılmaz mıyız?

    Sevmekten korkuyoruz.

    Sevsek bile bunu saklıyoruz...

    Annemiz, babamız, eşimiz ve çocuklarımız onları ne kadar sevdiğimizi bilmiyorlar, çünkü sevgimizi söylemeyi zaaf sayıyoruz.

    Bir anlamda sevgi engelli sayılmaz mıyız?

    Sevdiklerimizin gönlünü alacak güzel sözler söylemiyoruz...

    Bir anlamda konuşma engelli sayılmaz mıyız?

    Elimizdeki güzelliklerle zenginlikleri fark etmediğimiz için, mutluluğu uzaklarda arıyoruz...

    Bir anlamda zeka engelli sayılmaz mıyız?

    Sevgilerimizle birlikte kızgınlıklarımızı, küskünlüklerimizi de saklıyor, duygularımızı salt kendi içimizde yaşıyoruz.

    Bunu izah için de “kol kırılır yen içinde kalır” diyoruz.

    (Kol kırılıp yen içinde kaldıkça, kemik yanlış kaynıyor, böylece bir uzvumuz daha çarpılıyor)

    Bir anlamda cesaret engelli sayılmaz mıyız?

    Farklı inanan, farklı düşünen, farklı giyinen, farklı yaşayan insanları kabullenemiyor, sosyal hayattan dışlamaya kalkışıyoruz...

    Bir anlamda saygı engelli sayılmaz mıyız?

    Ve hep yakınıyor, sadece şikâyet ediyoruz...

    Yani şükür engelliyiz!

    Bu anlamda engelli sayımız yedi buçuk milyon değil, belki de yetmiş buçuk milyon!..

    Yaşamı idrak etmeden yaşayıp gidiyoruz işte!


    Yavuz BAHADIROĞLU
  2. 02.Ağustos.2010, 20:53
    #1





    Fiziki sakatlıklar hemen dikkatimizi çeker..

    Mesela topallayan bir bacağı asla gözden kaçırmayız, ancak topallayan yürekleri de asla fark etmeyiz!

    Herkese bir soru sormak istiyorum;

    Bir kör, sağır, ya da tekerlekli sandalyeye mahkûm bir engelli gördüğümüzde içimizden geçen ilk duygu nedir?..

    Acırız... İçin için “vah vah” çeker “zavallı” gibisinden mırıldanırız.

    Halbuki bizden beklenen “acıma” değil “anlama”

    Fakat heyhat..!

    Kendini anlamayan başkasını nasıl anlasın.

    Biz ne kendimizi anlıyoruz, ne de birbirimizi.

    Bu yüzden hayat gitgide anlamsızlaşıyor. Çünkü sadece zorluklarını, olumsuzluklarını, kirli yanlarını yaşıyoruz.

    Oysa hayatta bir sürü güzellik de var.

    Mesela güller açıyor, çocuklar gülümsüyor, yıldızlar göz kırpıyor, yağmur yağıyor, güneş doğuyor.

    Hayatın kışı ayrı, yazı ayrı güzel; denizin durgunu farklı, dalgalısı farklı güzel.

    Ancak bu güzellikleri fark edebilmek için görebilmek lazım.

    Şayet görmüyorsak, bir anlamda görme engelli sayılmaz mıyız?

    Kuşların rengi ve ahengi, uçuşu da, ötüşü de ayrıdır... Yazın ayrı, kışın ayrı öter kuşlar. Ama her sabah kuş orkestrasının ahenkli ritmiyle uyanmak sadece duymayı bilenlere mahsus bir imtiyazdır...

    Yazık ki çoğumuz kuşları duymuyoruz...

    Kuşları duymadığımız gibi, eşimizi ve çocuklarımızı da (dinlemiyoruz ki) duymuyoruz...

    Bir anlamda işitme engelli sayılmaz mıyız?

    Sevmekten korkuyoruz.

    Sevsek bile bunu saklıyoruz...

    Annemiz, babamız, eşimiz ve çocuklarımız onları ne kadar sevdiğimizi bilmiyorlar, çünkü sevgimizi söylemeyi zaaf sayıyoruz.

    Bir anlamda sevgi engelli sayılmaz mıyız?

    Sevdiklerimizin gönlünü alacak güzel sözler söylemiyoruz...

    Bir anlamda konuşma engelli sayılmaz mıyız?

    Elimizdeki güzelliklerle zenginlikleri fark etmediğimiz için, mutluluğu uzaklarda arıyoruz...

    Bir anlamda zeka engelli sayılmaz mıyız?

    Sevgilerimizle birlikte kızgınlıklarımızı, küskünlüklerimizi de saklıyor, duygularımızı salt kendi içimizde yaşıyoruz.

    Bunu izah için de “kol kırılır yen içinde kalır” diyoruz.

    (Kol kırılıp yen içinde kaldıkça, kemik yanlış kaynıyor, böylece bir uzvumuz daha çarpılıyor)

    Bir anlamda cesaret engelli sayılmaz mıyız?

    Farklı inanan, farklı düşünen, farklı giyinen, farklı yaşayan insanları kabullenemiyor, sosyal hayattan dışlamaya kalkışıyoruz...

    Bir anlamda saygı engelli sayılmaz mıyız?

    Ve hep yakınıyor, sadece şikâyet ediyoruz...

    Yani şükür engelliyiz!

    Bu anlamda engelli sayımız yedi buçuk milyon değil, belki de yetmiş buçuk milyon!..

    Yaşamı idrak etmeden yaşayıp gidiyoruz işte!


    Yavuz BAHADIROĞLU
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Erzurum
    Mesajlar
    646
    Engelliyi, engelsiz engelliyi, bunların bakışları vs. ne guzel anlatmış yazarımız Bahadıroğlu..

    Tşk paylaşım için ablam
  4. 02.Ağustos.2010, 23:00
    #2
    Engelliyi, engelsiz engelliyi, bunların bakışları vs. ne guzel anlatmış yazarımız Bahadıroğlu..

    Tşk paylaşım için ablam
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    Burdur
    Mesajlar
    429
    Çok anlamlı yazıydı ablam tşkler.

Benzer Konular

  1. Sizce Engelli yaşamak nasıl bir duygu?
    Konu Sahibi Kayıtsız Üye Forum Sorun > Cevaplayalım
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Nisan.2016, 12:13
  2. Engelli yaşam ya da engellerle yaşam...
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelliler Konulu Köşe Yazıları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 07.Aralık.2015, 15:49
  3. İstanbul'da engelli çocukların tam gün gidebileceği yaşam merkezi var mı?
    Konu Sahibi melek Forum Özel Eğitim & Rehabilitasyon
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Nisan.2013, 13:11
  4. Engelli Abbas Karabulut'un Yaşam Aşkı
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Kasım.2011, 20:51
  5. Doğuştan bir kolu olmayan engelli babanın yaşam mücadelesi
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Engelli Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Haziran.2011, 13:03

Bu Konu için Etiketler