Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Rahim ağzı kanseri Doğu ve Güneydoğu'da hızla artıyor!

http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/05/27/rahim-agzi-kanseri-dogu-ve-guneydogu-da-hizla-artiyor--666719.Jpeg Son yıllarda görülme sıklığı artan ve kanser türleri arasında tehdit oluşturan rahim ağzı kanserinin Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde artış gösterdiği belirtildi. Uzmanlar, referans hastanesi olan ve Türkiye genelinde 5 bölgeden hastaların başvurduğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarına göre, altı yıl önce rahim

Konuyu değerlendir: Rahim ağzı kanseri Doğu ve Güneydoğu'da hızla artıyor!

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1494 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Rahim ağzı kanseri Doğu ve Güneydoğu'da hızla artıyor!




    Son yıllarda görülme sıklığı artan ve kanser türleri arasında tehdit oluşturan rahim ağzı kanserinin Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde artış gösterdiği belirtildi.


    Uzmanlar, referans hastanesi olan ve Türkiye genelinde 5 bölgeden hastaların başvurduğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarına göre, altı yıl önce rahim ağzı kanserinin Türkiye’de en çok Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde, iller içinde de Şanlıurfa’da görüldüğü tespit edildi.

    Türk Alman Jinekoloji Eğitim ve Araştırma Vakfı Başkanı, jinekolojik hastalıklar, meme kanseri ve gebelik konusunda farkındalığı artırmak ve anne bebek ölümlerinin önlenebilmesini sağlamak amacıyla yürütülen "Sadece Benim İçin" projesinin ikinci ayağının gerçekleştirildiği Şanlıurfa’da AA muhabirine yaptığı açıklamada, rahim ağzı kanserinin Human Papilloma Virüs (HPV) adı verilen mikrop aracılığıyla genellikle erkekten kadınlara bulaştığını söyledi.

    HPV mikrobunun erkeğin cinsel teması sonucu kadına taşınarak rahim ağzı kanserine yol açtığını vurgulayan Ünlü, hastalığın Türkiye’de en fazla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kadınlar açısından risk oluşturduğunu belirtti. Ünlü, "Kadınların erken yaşta evlendirilmesi, doğum oranının fazla olması ve erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesi, bölge kadınının kansere yakalanmasındaki en büyük etkendir" dedi.

    Kadınların cinsel sağlığının da kanserle yakından ilişkili olduğunu ifade eden Ünlü, şunları kaydetti:

    "Çok eşlilik, erken yaşta evlendirilme, stres, temizliğin önemsenmemesi, sosyo-ekonomik seviyelerin düşük olması, fazla doğum yapılması ve sağlıklı beslenilmemesi bölgede yaşayan kadınlar için büyük bir risk oluşturuyor. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda rahim ağzı kanserlerinin ülkemizde en fazla Doğu ve Güneydoğulu kadını tehdit ettiğini görüyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı illerde de rahim ağzı kanserine çok sık rastlıyoruz."

    "HER YIL İÇİN BİN 360 CİVARINDA YENİ RAHİM AĞZI KANSERİ VAKASI BEKLENİYOR"

    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Faruk Köse’nin verdiği bilgiye göre de "Dünyada her iki dakikada bir kadın rahim ağzı kanserinden dolayı yaşamını yitiriyor. Hayatını kaybeden kadınların yüzde 80’i de gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

    Kadınlarda görülen kanser türleri içinde rahim kanseri dünyada 2. sırada bulunurken, Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, rahim ağzı kanserleri Türkiye’de kadın kanserleri arasında 10. sırada yer alıyor. Buna rağmen, Türkiye’de hastalığın ciddi oranlarda artış gösteriyor.

    İzmir Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi KETEM’in çalışma sonucuna göre, her yıl için bin 360 civarında yeni rahim ağzı kanseri vakası bekleniyor ve bu hastaların yarısının yaşamını yitireceği öngörülüyor."

    Görev yaptığı hastanede tüm hastaların kayıt altında tutulduğunu, Sosyal Sigortalar döneminde Akdeniz, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun referans hastanesi olduğunu ve tüm hastaların buraya müracaat ettiğini belirten Köse, şunları kaydetti:

    "Hastaların içinde tedavi edilebilir erken evre hasta oranı yüzde 40, gerisi ise ileri evre hastaları. Bilgisayar kayıtlarımıza göre, bundan altı yıl önce, rahim ağzı kanserinin Türkiye’de en çok Urfa’da görüldüğünü saptadık. Hastalığın görülme sıklığını tespit etmek için AB projesi yürüttük. Çalışmada, hastaların ileri evrede geldiği tespit edildi. Bunda altı yıl önce Urfa’nın Türkiye’nin en az sağlık hizmeti alan ili olması etkili oluyor. Halkın sağlık hizmetine erişiminin olmaması ve bölgede çok eşliliğin bulunması önemli faktörler. Çünkü, bu hastalık seksüel ilişki ile bulaşan bir hastalık."

    "İLERİ EVRE HASTALARDA 5 YILLIK YAŞAM ORANI YÜZDE 25"

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhis ve tedavi ile önlenebilir bir kanser türü olduğuna, PAP simir tarama yöntemleriyle önlenebileceğine vurgu yapan Köse’nin verdiği bilgiye göre, "Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği esaslarına dayanarak 30 yaşında ilk tarama yaptırılmasını ve taramaların 70 yaşına kadar beş yılda bir yapılmasını kabul ediyor.

    Rahim ağzı kanseri aşısının da risk faktörünü azaltmak için yaptırılması öneriliyor. Aşının, sekseül aktivite başlamadan 11-12 yaşlarındaki kız çocuklarına, 13-26 yaşlarındaki kadınlara üç doz uygulanıyor. Dörtlü aşılar 45, ikili aşılar ise 55 yaşa kadar yapıldığında aynı koruyucu etkinliği gösteriyor. Ancak aşı ile birlikte mutlaka simir testinin düzenli olarak yaptırılması gerekiyor."

    Hastalığa yakalanmadan fazla bir belirti vermeyen rahim ağzı kanseri, ancak kendini ileri evrede belirgin olarak gösteriyor. Zaman zaman "et suyu" tarzında kanlı akıntı olması, her ilişki sonrasında kanama görülmesi, bacaklarda ağrı, idrar yollarında tıkanıklık gibi belirtiler, ileri evre rahim ağzı kanserinin belirtileri arasında bulunuyor.

    Hastaların erken evre olan 2A’ya kadar cerrahi şansı bulunuyor, diğer aşamalarda ise sadece radyoterapi verilebiliyor. Erken evre hastalarda beş yıllık yaşam oranı yüzde yüze yakınken, ileri evre hastalarda bu oran yüzde 25’lere düşüyor.



    kaynak
  2. 01.Ağustos.2010, 02:03
    #1



    Son yıllarda görülme sıklığı artan ve kanser türleri arasında tehdit oluşturan rahim ağzı kanserinin Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde artış gösterdiği belirtildi.


    Uzmanlar, referans hastanesi olan ve Türkiye genelinde 5 bölgeden hastaların başvurduğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarına göre, altı yıl önce rahim ağzı kanserinin Türkiye’de en çok Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde, iller içinde de Şanlıurfa’da görüldüğü tespit edildi.

    Türk Alman Jinekoloji Eğitim ve Araştırma Vakfı Başkanı, jinekolojik hastalıklar, meme kanseri ve gebelik konusunda farkındalığı artırmak ve anne bebek ölümlerinin önlenebilmesini sağlamak amacıyla yürütülen "Sadece Benim İçin" projesinin ikinci ayağının gerçekleştirildiği Şanlıurfa’da AA muhabirine yaptığı açıklamada, rahim ağzı kanserinin Human Papilloma Virüs (HPV) adı verilen mikrop aracılığıyla genellikle erkekten kadınlara bulaştığını söyledi.

    HPV mikrobunun erkeğin cinsel teması sonucu kadına taşınarak rahim ağzı kanserine yol açtığını vurgulayan Ünlü, hastalığın Türkiye’de en fazla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kadınlar açısından risk oluşturduğunu belirtti. Ünlü, "Kadınların erken yaşta evlendirilmesi, doğum oranının fazla olması ve erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesi, bölge kadınının kansere yakalanmasındaki en büyük etkendir" dedi.

    Kadınların cinsel sağlığının da kanserle yakından ilişkili olduğunu ifade eden Ünlü, şunları kaydetti:

    "Çok eşlilik, erken yaşta evlendirilme, stres, temizliğin önemsenmemesi, sosyo-ekonomik seviyelerin düşük olması, fazla doğum yapılması ve sağlıklı beslenilmemesi bölgede yaşayan kadınlar için büyük bir risk oluşturuyor. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda rahim ağzı kanserlerinin ülkemizde en fazla Doğu ve Güneydoğulu kadını tehdit ettiğini görüyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı illerde de rahim ağzı kanserine çok sık rastlıyoruz."

    "HER YIL İÇİN BİN 360 CİVARINDA YENİ RAHİM AĞZI KANSERİ VAKASI BEKLENİYOR"

    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Faruk Köse’nin verdiği bilgiye göre de "Dünyada her iki dakikada bir kadın rahim ağzı kanserinden dolayı yaşamını yitiriyor. Hayatını kaybeden kadınların yüzde 80’i de gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

    Kadınlarda görülen kanser türleri içinde rahim kanseri dünyada 2. sırada bulunurken, Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, rahim ağzı kanserleri Türkiye’de kadın kanserleri arasında 10. sırada yer alıyor. Buna rağmen, Türkiye’de hastalığın ciddi oranlarda artış gösteriyor.

    İzmir Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi KETEM’in çalışma sonucuna göre, her yıl için bin 360 civarında yeni rahim ağzı kanseri vakası bekleniyor ve bu hastaların yarısının yaşamını yitireceği öngörülüyor."

    Görev yaptığı hastanede tüm hastaların kayıt altında tutulduğunu, Sosyal Sigortalar döneminde Akdeniz, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun referans hastanesi olduğunu ve tüm hastaların buraya müracaat ettiğini belirten Köse, şunları kaydetti:

    "Hastaların içinde tedavi edilebilir erken evre hasta oranı yüzde 40, gerisi ise ileri evre hastaları. Bilgisayar kayıtlarımıza göre, bundan altı yıl önce, rahim ağzı kanserinin Türkiye’de en çok Urfa’da görüldüğünü saptadık. Hastalığın görülme sıklığını tespit etmek için AB projesi yürüttük. Çalışmada, hastaların ileri evrede geldiği tespit edildi. Bunda altı yıl önce Urfa’nın Türkiye’nin en az sağlık hizmeti alan ili olması etkili oluyor. Halkın sağlık hizmetine erişiminin olmaması ve bölgede çok eşliliğin bulunması önemli faktörler. Çünkü, bu hastalık seksüel ilişki ile bulaşan bir hastalık."

    "İLERİ EVRE HASTALARDA 5 YILLIK YAŞAM ORANI YÜZDE 25"

    Rahim ağzı kanserinin erken teşhis ve tedavi ile önlenebilir bir kanser türü olduğuna, PAP simir tarama yöntemleriyle önlenebileceğine vurgu yapan Köse’nin verdiği bilgiye göre, "Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği esaslarına dayanarak 30 yaşında ilk tarama yaptırılmasını ve taramaların 70 yaşına kadar beş yılda bir yapılmasını kabul ediyor.

    Rahim ağzı kanseri aşısının da risk faktörünü azaltmak için yaptırılması öneriliyor. Aşının, sekseül aktivite başlamadan 11-12 yaşlarındaki kız çocuklarına, 13-26 yaşlarındaki kadınlara üç doz uygulanıyor. Dörtlü aşılar 45, ikili aşılar ise 55 yaşa kadar yapıldığında aynı koruyucu etkinliği gösteriyor. Ancak aşı ile birlikte mutlaka simir testinin düzenli olarak yaptırılması gerekiyor."

    Hastalığa yakalanmadan fazla bir belirti vermeyen rahim ağzı kanseri, ancak kendini ileri evrede belirgin olarak gösteriyor. Zaman zaman "et suyu" tarzında kanlı akıntı olması, her ilişki sonrasında kanama görülmesi, bacaklarda ağrı, idrar yollarında tıkanıklık gibi belirtiler, ileri evre rahim ağzı kanserinin belirtileri arasında bulunuyor.

    Hastaların erken evre olan 2A’ya kadar cerrahi şansı bulunuyor, diğer aşamalarda ise sadece radyoterapi verilebiliyor. Erken evre hastalarda beş yıllık yaşam oranı yüzde yüze yakınken, ileri evre hastalarda bu oran yüzde 25’lere düşüyor.



    kaynak
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Rahim ağzı kanseri aşısı gerekli mi?



    Bazıları "Gerekli" diyor, bazıları da ilaç firmalarının bir oyunu olarak yorumluyor.

    Sağlık Bakanlığı'nın oluşturduğu komisyonun aşıyla ilgili 48 TL maliyet çıkardığını belirten Ayhan, ihaleyi alan firma olması durumunda aşı maliyetinin devlet tarafından karşılanacağını söyledi. Ayhan'ın verdiği rakamlara göre, 8 milyon kadının aşılanması 500 milyon lirayı bulacak. Uzmanlar ise bu konuda ikiye ayrılmış durumda.

    Bazı uzmanlar "Aşı gerekli." derken, bazıları da "Aşı kanser aşısı değil, gerek yok, tarama testleri daha etkili." açıklamasını yapıyor.

    Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer ise aşı konusunda şu anda kesin bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti. Sadece bu konuda bir çalışma hazırlatıldığını belirten Tuncer, "Bunu Bakan Bey'e sunduk. Fakat fiyat söylenildiği gibi bir rakam değil. Ayrıca biz aşının etkinliğinin yüzde yüz kesinmiş gibi bir durumdan da bahsetmiyoruz. Amacımız eğer proje gerçekleşirse bu aşıyı tarama programlarına entegre etmek." şeklinde konuştu. Tuncer, aşıya kanser aşısı demenin doğru olmayacağını ekledi.

    Aşı, ilaç firmalarının bir oyunu

    Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta; Aşı ellerinde kaldı, indirim yaptılar

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta; Aşıyı üreten firma daha önce ürünün fiyatını 250 liradan 130 liraya indirdi. Anlaşılan o ki aşılar bu yüzde 100'lük indirime rağmen de ellerinde kaldı ve bu sefer Sağlık Bakanlığı'na yönelerek aşıyı onların aracılığıyla satmayı hedefliyorlar. İlaç ve aşı firmaları artık tek tek doktorlara yönelmek yerine, dernekleri, sosyal güvenlik kurumlarını ve bakanlıkları hedef aldı. Bunun yanında aşıda kanser yapan 15 virüsün sadece birkaçı bulunuyor. Diğerleri olursa nasıl bir koruma olacak? Türkiye'de bu kanser türü çok az görülüyor.

    Prof. Dr. Sedat Kadanalı; Aşının kanseri önlediğine dair bir veri yok

    Aşı ABD'de enfeksiyonlardan korunma için ruhsat aldı. Fakat Türkiye'de ilaç endüstrisi tarafından kanser aşısı gibi lanse edildi. Hastalığın görülme riski yüz binde 4'tür.

    Hiçbir hastalıkta böyle bir ortalama ile aşı genele yapılmaz. Kaldı ki aşının güvenilirliği kanıtlanmamış. Rahim ağzı kanseri aşısı diye tanıtılan aşının rahim ağzı kanserini önlediğine dair bir veri yoktur. Firma bile "Aşıdan sonra rutin testleri yapın." diyor. Onlar bile güvenmiyor.

    Türkiye'deki tek eşlilik ve sünnet olayı hastalığın görülmesini iyice düşürdü. Hastalığın ilk evresi 9-10 yıl sürüyor. Bu sürede teşhis konulursa tedavi çok rahat oluyor. Aşıya da gerek yok.

    Kadınları kanserden koruyor

    Prof. Dr. İsmail Mete İtil; Kadın ölümüne yol açan 2. kanser türü

    Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil; Sokaktaki her 10 kadından 1'inde şu anda HPV var ve 50 yaşına kadar 10 kadından 8'i HPV ile en az bir kere karşılaşıyor.

    HPV tüm dünyada en fazla kadın ölümlerine yol açan ikinci kanser türü olan rahim ağzı kanserine de sebep oluyor. Türkiye'de bu hastalıktan her gün 2 kadın hayatını kaybediyor. Bu kadar ciddi bir hastalığı önlemeye yardımcı olan etkili ve basit bir yöntem var. HPV'ye karşı aşılanarak rahim ağzı kanserine, vajina/vulva kanserine ve genital siğillere karşı korunmak mümkün. Kadınların smear testi yaptırmalarının sebebi HPV'nin yol açtığı hastalıkları saptayabilmek. Aşı ise daha bu hastalıklar oluşmadan büyük oranda koruyor.

    Prof. Dr. Ali Ayhan; Aşının koruyuculuğu 56 yaşına kadar sürüyor

    Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Ayhan; Dünyada yılda ortalama 500 bin kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor. Bunlardan 280 bini hastalık nedeniyle ölüyor. HPV virüsüyle yakın ilişkili olan kanser özellikle gelişmekte ve gelişmemiş ülkelerde sorun. Bu yüzden bağışıklık sistemiyle ilgili çalışmalar sonucu HPV virüsünün tiplerine karşı aşı geliştirildi. Üç doz aşı Türkiye'de 11-12 yaş aralığında uygulanıyor. Aşının geçmişi 8,5 yıl. Koruyuculuğu ise 56 yaşına kadar sürüyor.

    Zaman
  4. 09.Ekim.2010, 13:57
    #2


    Bazıları "Gerekli" diyor, bazıları da ilaç firmalarının bir oyunu olarak yorumluyor.

    Sağlık Bakanlığı'nın oluşturduğu komisyonun aşıyla ilgili 48 TL maliyet çıkardığını belirten Ayhan, ihaleyi alan firma olması durumunda aşı maliyetinin devlet tarafından karşılanacağını söyledi. Ayhan'ın verdiği rakamlara göre, 8 milyon kadının aşılanması 500 milyon lirayı bulacak. Uzmanlar ise bu konuda ikiye ayrılmış durumda.

    Bazı uzmanlar "Aşı gerekli." derken, bazıları da "Aşı kanser aşısı değil, gerek yok, tarama testleri daha etkili." açıklamasını yapıyor.

    Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer ise aşı konusunda şu anda kesin bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti. Sadece bu konuda bir çalışma hazırlatıldığını belirten Tuncer, "Bunu Bakan Bey'e sunduk. Fakat fiyat söylenildiği gibi bir rakam değil. Ayrıca biz aşının etkinliğinin yüzde yüz kesinmiş gibi bir durumdan da bahsetmiyoruz. Amacımız eğer proje gerçekleşirse bu aşıyı tarama programlarına entegre etmek." şeklinde konuştu. Tuncer, aşıya kanser aşısı demenin doğru olmayacağını ekledi.

    Aşı, ilaç firmalarının bir oyunu

    Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta; Aşı ellerinde kaldı, indirim yaptılar

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta; Aşıyı üreten firma daha önce ürünün fiyatını 250 liradan 130 liraya indirdi. Anlaşılan o ki aşılar bu yüzde 100'lük indirime rağmen de ellerinde kaldı ve bu sefer Sağlık Bakanlığı'na yönelerek aşıyı onların aracılığıyla satmayı hedefliyorlar. İlaç ve aşı firmaları artık tek tek doktorlara yönelmek yerine, dernekleri, sosyal güvenlik kurumlarını ve bakanlıkları hedef aldı. Bunun yanında aşıda kanser yapan 15 virüsün sadece birkaçı bulunuyor. Diğerleri olursa nasıl bir koruma olacak? Türkiye'de bu kanser türü çok az görülüyor.

    Prof. Dr. Sedat Kadanalı; Aşının kanseri önlediğine dair bir veri yok

    Aşı ABD'de enfeksiyonlardan korunma için ruhsat aldı. Fakat Türkiye'de ilaç endüstrisi tarafından kanser aşısı gibi lanse edildi. Hastalığın görülme riski yüz binde 4'tür.

    Hiçbir hastalıkta böyle bir ortalama ile aşı genele yapılmaz. Kaldı ki aşının güvenilirliği kanıtlanmamış. Rahim ağzı kanseri aşısı diye tanıtılan aşının rahim ağzı kanserini önlediğine dair bir veri yoktur. Firma bile "Aşıdan sonra rutin testleri yapın." diyor. Onlar bile güvenmiyor.

    Türkiye'deki tek eşlilik ve sünnet olayı hastalığın görülmesini iyice düşürdü. Hastalığın ilk evresi 9-10 yıl sürüyor. Bu sürede teşhis konulursa tedavi çok rahat oluyor. Aşıya da gerek yok.

    Kadınları kanserden koruyor

    Prof. Dr. İsmail Mete İtil; Kadın ölümüne yol açan 2. kanser türü

    Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil; Sokaktaki her 10 kadından 1'inde şu anda HPV var ve 50 yaşına kadar 10 kadından 8'i HPV ile en az bir kere karşılaşıyor.

    HPV tüm dünyada en fazla kadın ölümlerine yol açan ikinci kanser türü olan rahim ağzı kanserine de sebep oluyor. Türkiye'de bu hastalıktan her gün 2 kadın hayatını kaybediyor. Bu kadar ciddi bir hastalığı önlemeye yardımcı olan etkili ve basit bir yöntem var. HPV'ye karşı aşılanarak rahim ağzı kanserine, vajina/vulva kanserine ve genital siğillere karşı korunmak mümkün. Kadınların smear testi yaptırmalarının sebebi HPV'nin yol açtığı hastalıkları saptayabilmek. Aşı ise daha bu hastalıklar oluşmadan büyük oranda koruyor.

    Prof. Dr. Ali Ayhan; Aşının koruyuculuğu 56 yaşına kadar sürüyor

    Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Ayhan; Dünyada yılda ortalama 500 bin kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor. Bunlardan 280 bini hastalık nedeniyle ölüyor. HPV virüsüyle yakın ilişkili olan kanser özellikle gelişmekte ve gelişmemiş ülkelerde sorun. Bu yüzden bağışıklık sistemiyle ilgili çalışmalar sonucu HPV virüsünün tiplerine karşı aşı geliştirildi. Üç doz aşı Türkiye'de 11-12 yaş aralığında uygulanıyor. Aşının geçmişi 8,5 yıl. Koruyuculuğu ise 56 yaşına kadar sürüyor.

    Zaman

Benzer Konular

  1. Memurların ilk tayin yeri Doğu ve Güneydoğu olmayacak.
    Konu Sahibi MuTeBer Forum KPSS - Genel
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Aralık.2012, 22:05
  2. HIV ilacı, rahim ağzı kanserini engelliyor
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Mayıs.2011, 08:44
  3. “Rahim ağzı kanseri ve korunma yolları” hakkında bir seminer düzenledi.
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Nisan.2011, 16:49
  4. Rahim Ağzı Kanseri, HPV Virüsü ve Aşısı
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 27.Aralık.2010, 07:43
  5. Prolapsus Uteri (Rahim Düşüklüğü -Rahim Sarkması)
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Kasım.2010, 20:39

Bu Konu için Etiketler