Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Reaktif bağlanma bozukluğu (RAD) [bilgi]

Reaktif Bağlanma Bozukluğu, 5 yaşından önce başlayan ve sosyal ilişki düzeyinde hasarla kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Reaktif Bağlanma Bozukluğu Belirtileri Nelerdir? Annenin hamilelikte ve sonrasında uyuşturucu madde ve alkol kullanması Doğum travması İstenmeyen gebelik Çocukluğun ilk üç yılında yaşanan fiziksel, duygusal, cinsel istismar

Konuyu değerlendir: Reaktif bağlanma bozukluğu (RAD) [bilgi]

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1469 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Reaktif bağlanma bozukluğu (RAD) [bilgi]

    Reaktif Bağlanma Bozukluğu, 5 yaşından önce başlayan ve sosyal ilişki düzeyinde hasarla kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Reaktif Bağlanma Bozukluğu


    Belirtileri Nelerdir?


    Annenin hamilelikte ve sonrasında uyuşturucu madde ve alkol kullanması
    Doğum travması
    İstenmeyen gebelik
    Çocukluğun ilk üç yılında yaşanan fiziksel, duygusal, cinsel istismar
    Fiziksel ve duygusal reddedilme
    Anneden erken ayrılık
    Huzursuz ve gergin aile ortamı
    Sert ve tutarsız ebeveynlik
    Yaşamda çok sık yer değişikliği
    Aşırı koruyucu anne-babalık
    Yetersiz bakım ve çok bakıcı değişikliği
    Travmatik deneyimler
    Ağrı içeren hastalıkların nedenlerinin teşhis edilememesi, ağrının sürekli devam etmesi
    Annenin depresyon geçirmesi
    Çok genç ya da yetersiz ebeveynlik


    Nasıl Tanı Konur?


    Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı almış çocuklar yaşamın ilk yıllarında, konuşmayı bile öğrenmeden önce dünyanın güvensiz bir yer olduğunu ve çevresindeki yetişkinlerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduklarını öğrenirler. Duygularının çevresine koruyucu bir kabuk örerler. Bu da onları yetişkinlere bağımlı olmaktan korumaktadır. Ebeveynlere ya da diğer yetişkinlere bağımlı olmaktansa, ördükleri koruyucu kabuk çocuğun dünya ile baş etmesinde tek araçtır. Korunmak için yalnız kendilerine bağımlı olan bu çocuklar, bu kabuğu kırmaya çalışan herhangi bir kişiyi tehdit olarak görür, bu tehdidi sadece duygusal yanına değil tüm yaşamına yönelik algılar.



    Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
    Anemnezde sosyal iletişim alanında sorun olduğu keşfedildikten sonra:

    Aile çocuğu nasıl yönlendireceği konusunda eğitilmeli
    Ebeveynlik becerileri artırılmalı
    Annenin depresyonu varsa tedavi edilmeli
    Eğitim sürecinden sonra Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı konmuş çocuk, otizmden farklı olarak kısa sürede konuşmaya ve taklit etmeye başlar. 3 aylık tedavi programı ile sosyal-iletişim alanında artma, tekrarlayıcı davranış bozukluklarında düzelme, dil becerilerinde artma görülebilmektedir.

    Çocukluk deneyimlerimizin etkisinden kurtulmak bizim için bile çok zor olmasına rağmen Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan bir çocuk tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilir. Olumlu yönde geribildirim alınabilmesi için RAD’lı bir çocuğun yaklaşık 12 yaşından önce bağlanma terapisine başlaması ve iyileşmeyi istemesi gerekmektedir.



    Tedavide Uygulanabilecek Eğitsel Yöntemler



    Geleneksel ve davranışçı terapiler reaktif bağlanma bozukluğu taşıyan çocukların eğitimlerinde daha az başarı sağlamaktadır. Doğal olarak geliştirilen yöntemler daha etkilidir ve eğitimlerinde yapılandırma bir gerekliliktir.

    Yaygın olarak kullanılan bağlanma terapileri çocuğun semptom olarak ortaya çıkan davranışlarını değiştirmekten ziyade çocuk ile ailesi arasındaki bağı güçlendirmek üzerine kuruludur. Bağlanma bir kere gerçekleştiğinde, arzu edilen duygular, davranışlar, tutumlar ve düşünme şekilleri de kendiliğinden gelişecektir. Terapi süreçleri iki temel prensip üzerine kuruludur: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının hem sevgiye hem de sınıra ihtiyaçları vardır.

    Ebeveynler çocuklarına karşı sevgi dolu, nazik, ilgili olurken bir diğer yandan da açık ve uygun limitler koymalıdırlar. Ebeveynler kontrolü ele geçirmek için tehdit, ceza ve korkuya başvurmamalıdır. Bu metotlar tüm çocuklarda karşıt tepkilerin gelişmesine neden olur, uyum davranışından çok isyankar bir tutuma yol açar.

    Bireysel terapiler reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının tedavi sürecinde çok etkili değildir. Bu yüzden aile terapisi daha çok tercih edilir. Ebeveynler terapi sürecinde daima hazır olmalıdır. Oyun ya da konuşma terapisinden, çok geçmiş travmalara yönelik konuşmalar daha etkilidir.

    Terapinin diğer önemli bir parçası da ebeveynin eğitimidir. Birçok insan kendi ailelerinin ebeveynlik kalıplarını alır, fakat bu bir reaktif bağlanma bozukluğu çocukları için genellikle uygun görülmez. Çocuklar anne – baba sevgisini reddettikleri için ailelerin özel beceriler geliştirmeleri gereklidir. Terapi sürecinde ebeveynler de, sevgi istemeyen ve ebeveynini reddeden bir çocuğa sevgi vermeyi ve ebeveynlik yapmayı öğrenirler. Aileler ayrıca, kendi çocuklarının içsel düşünme mekanizmalarını öğrenirler. Çocuklarının nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışlarını anlamaya çalışmalıdırlar. Ebeveyn eğitiminin bir amacı da, anne babaları çocuğun acısından korumak ve çocuğun davranışlarından yara almadan duygularını kontrol etmeyi öğrenmektir. Bu beceri çocuğun bağlanma geliştirmesi sırasında ebeveynin sevgisini kaybetmeden sürdürmesine yardımcı olur.

    Sonuç olarak, tedavinin amaçları erken kayıpların telafisi, güven duygusunun kazanımı, duyguların şekillenmesi, içsel kontrolün gelişmesi, karşılıklı ilişkilerin kurulması, dışsal yapılara ve sosyal kurallara uygun tepkilerin öğrenilmesi ve yanlış düşünce kalıplarının düzeltilmesi ve özsaygının geliştirilmesidir.

    Anne-Babaların Yapabilecekleri

    Sarılmaya vakit ayırma: Bu çocukların fazlasıyla sevgiye ihtiyaçları olduğu için bağlanmayı artıracak tepkiler verilmelidir ( sarılama, sallanma, dokunma...).



    Göz Kontağı Kurma : RAD’lı çocukların tipik özelliği yakınlarıyla göz kontağı kurmazken; yabancılarla çok rahat kurabilirler. Ebeveynlerin yapması gereken her fırsatta çocuğu göz kontağı kurmaya zorlamaktır.



    Sağlam bir şekilde oturtma: Hata yaptığı zaman kendini kontrol etmeyi ve sabretmeyi öğrenebileceği bir yöntemdir (sesten ve diğer dış uyaranlardan uzak dikkatini dağıtmayacak bir yerde).



    Sınırları ortadan kaldırma: Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan çocuklar kendilerine çok yaklaşılmasına izin vermezler. Onlarla iyi iletişim kurmak için kendi sınırlarımızı ortadan kaldırmamız gerekir. Onların bağlılığını kazanmak ya da iyi bir davranış elde etmek için öfkemize hakim olmalıyız.



    Televizyon, bilgisayar, video oyunları ve radyo: Bu çocuklar pasif aktivitelerden mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır. Televizyon, bilgisayar gibi araçlarla olan ilişkileri sınırlandırılmalıdır. Bunların yerine lego, vs.. gibi problem çözme yeteneğini geliştirecek aktivitelere öncelik verilmeli.



    Mobilya, ev eşyaları: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının evdeki eşyalara zarar verdiği sıklıkla görülür. Bu davranış bozukluğu da aileleri tedirgin eder ancak ebeveynlerin ilişkilerini bunun üzerine kurmamaları gerekmektedir.



    Arkadaş ve akrabalar: Başka mekanlarda nasıl davranacağını bilemediğinden arkadaşlarını eve çağırmak arkadaşlık ilişkilerine zarar vermemek ve davranışlarını daha kolay kontrol altına almak açısından daha etkilidir.



    Görünme Sıklığı Nedir?


    Diğer

    Otizm ve Reaktif Bağlanma Bozukluğu Arasındaki Benzerlikler

    Bu iki gelişimsel bozukluk arasındaki benzerlikler aşağıda sıralanmıştır:

    · Anlamlı yüz ifadesinin olmaması

    · Sözel uyarana tepkisizlik

    · Fiziksel teması reddetme

    · İletişimde nitel bozulma

    · Ekolali (ses taklidi)

    · Hayali oyun eksikliği

    · Tekrarlayıcı davranışlar

    alıntı
  2. 25.Haziran.2010, 18:34
    #1
    Reaktif Bağlanma Bozukluğu, 5 yaşından önce başlayan ve sosyal ilişki düzeyinde hasarla kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Reaktif Bağlanma Bozukluğu


    Belirtileri Nelerdir?


    Annenin hamilelikte ve sonrasında uyuşturucu madde ve alkol kullanması
    Doğum travması
    İstenmeyen gebelik
    Çocukluğun ilk üç yılında yaşanan fiziksel, duygusal, cinsel istismar
    Fiziksel ve duygusal reddedilme
    Anneden erken ayrılık
    Huzursuz ve gergin aile ortamı
    Sert ve tutarsız ebeveynlik
    Yaşamda çok sık yer değişikliği
    Aşırı koruyucu anne-babalık
    Yetersiz bakım ve çok bakıcı değişikliği
    Travmatik deneyimler
    Ağrı içeren hastalıkların nedenlerinin teşhis edilememesi, ağrının sürekli devam etmesi
    Annenin depresyon geçirmesi
    Çok genç ya da yetersiz ebeveynlik


    Nasıl Tanı Konur?


    Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı almış çocuklar yaşamın ilk yıllarında, konuşmayı bile öğrenmeden önce dünyanın güvensiz bir yer olduğunu ve çevresindeki yetişkinlerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduklarını öğrenirler. Duygularının çevresine koruyucu bir kabuk örerler. Bu da onları yetişkinlere bağımlı olmaktan korumaktadır. Ebeveynlere ya da diğer yetişkinlere bağımlı olmaktansa, ördükleri koruyucu kabuk çocuğun dünya ile baş etmesinde tek araçtır. Korunmak için yalnız kendilerine bağımlı olan bu çocuklar, bu kabuğu kırmaya çalışan herhangi bir kişiyi tehdit olarak görür, bu tehdidi sadece duygusal yanına değil tüm yaşamına yönelik algılar.



    Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
    Anemnezde sosyal iletişim alanında sorun olduğu keşfedildikten sonra:

    Aile çocuğu nasıl yönlendireceği konusunda eğitilmeli
    Ebeveynlik becerileri artırılmalı
    Annenin depresyonu varsa tedavi edilmeli
    Eğitim sürecinden sonra Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı konmuş çocuk, otizmden farklı olarak kısa sürede konuşmaya ve taklit etmeye başlar. 3 aylık tedavi programı ile sosyal-iletişim alanında artma, tekrarlayıcı davranış bozukluklarında düzelme, dil becerilerinde artma görülebilmektedir.

    Çocukluk deneyimlerimizin etkisinden kurtulmak bizim için bile çok zor olmasına rağmen Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan bir çocuk tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilir. Olumlu yönde geribildirim alınabilmesi için RAD’lı bir çocuğun yaklaşık 12 yaşından önce bağlanma terapisine başlaması ve iyileşmeyi istemesi gerekmektedir.



    Tedavide Uygulanabilecek Eğitsel Yöntemler



    Geleneksel ve davranışçı terapiler reaktif bağlanma bozukluğu taşıyan çocukların eğitimlerinde daha az başarı sağlamaktadır. Doğal olarak geliştirilen yöntemler daha etkilidir ve eğitimlerinde yapılandırma bir gerekliliktir.

    Yaygın olarak kullanılan bağlanma terapileri çocuğun semptom olarak ortaya çıkan davranışlarını değiştirmekten ziyade çocuk ile ailesi arasındaki bağı güçlendirmek üzerine kuruludur. Bağlanma bir kere gerçekleştiğinde, arzu edilen duygular, davranışlar, tutumlar ve düşünme şekilleri de kendiliğinden gelişecektir. Terapi süreçleri iki temel prensip üzerine kuruludur: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının hem sevgiye hem de sınıra ihtiyaçları vardır.

    Ebeveynler çocuklarına karşı sevgi dolu, nazik, ilgili olurken bir diğer yandan da açık ve uygun limitler koymalıdırlar. Ebeveynler kontrolü ele geçirmek için tehdit, ceza ve korkuya başvurmamalıdır. Bu metotlar tüm çocuklarda karşıt tepkilerin gelişmesine neden olur, uyum davranışından çok isyankar bir tutuma yol açar.

    Bireysel terapiler reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının tedavi sürecinde çok etkili değildir. Bu yüzden aile terapisi daha çok tercih edilir. Ebeveynler terapi sürecinde daima hazır olmalıdır. Oyun ya da konuşma terapisinden, çok geçmiş travmalara yönelik konuşmalar daha etkilidir.

    Terapinin diğer önemli bir parçası da ebeveynin eğitimidir. Birçok insan kendi ailelerinin ebeveynlik kalıplarını alır, fakat bu bir reaktif bağlanma bozukluğu çocukları için genellikle uygun görülmez. Çocuklar anne – baba sevgisini reddettikleri için ailelerin özel beceriler geliştirmeleri gereklidir. Terapi sürecinde ebeveynler de, sevgi istemeyen ve ebeveynini reddeden bir çocuğa sevgi vermeyi ve ebeveynlik yapmayı öğrenirler. Aileler ayrıca, kendi çocuklarının içsel düşünme mekanizmalarını öğrenirler. Çocuklarının nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışlarını anlamaya çalışmalıdırlar. Ebeveyn eğitiminin bir amacı da, anne babaları çocuğun acısından korumak ve çocuğun davranışlarından yara almadan duygularını kontrol etmeyi öğrenmektir. Bu beceri çocuğun bağlanma geliştirmesi sırasında ebeveynin sevgisini kaybetmeden sürdürmesine yardımcı olur.

    Sonuç olarak, tedavinin amaçları erken kayıpların telafisi, güven duygusunun kazanımı, duyguların şekillenmesi, içsel kontrolün gelişmesi, karşılıklı ilişkilerin kurulması, dışsal yapılara ve sosyal kurallara uygun tepkilerin öğrenilmesi ve yanlış düşünce kalıplarının düzeltilmesi ve özsaygının geliştirilmesidir.

    Anne-Babaların Yapabilecekleri

    Sarılmaya vakit ayırma: Bu çocukların fazlasıyla sevgiye ihtiyaçları olduğu için bağlanmayı artıracak tepkiler verilmelidir ( sarılama, sallanma, dokunma...).



    Göz Kontağı Kurma : RAD’lı çocukların tipik özelliği yakınlarıyla göz kontağı kurmazken; yabancılarla çok rahat kurabilirler. Ebeveynlerin yapması gereken her fırsatta çocuğu göz kontağı kurmaya zorlamaktır.



    Sağlam bir şekilde oturtma: Hata yaptığı zaman kendini kontrol etmeyi ve sabretmeyi öğrenebileceği bir yöntemdir (sesten ve diğer dış uyaranlardan uzak dikkatini dağıtmayacak bir yerde).



    Sınırları ortadan kaldırma: Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan çocuklar kendilerine çok yaklaşılmasına izin vermezler. Onlarla iyi iletişim kurmak için kendi sınırlarımızı ortadan kaldırmamız gerekir. Onların bağlılığını kazanmak ya da iyi bir davranış elde etmek için öfkemize hakim olmalıyız.



    Televizyon, bilgisayar, video oyunları ve radyo: Bu çocuklar pasif aktivitelerden mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır. Televizyon, bilgisayar gibi araçlarla olan ilişkileri sınırlandırılmalıdır. Bunların yerine lego, vs.. gibi problem çözme yeteneğini geliştirecek aktivitelere öncelik verilmeli.



    Mobilya, ev eşyaları: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının evdeki eşyalara zarar verdiği sıklıkla görülür. Bu davranış bozukluğu da aileleri tedirgin eder ancak ebeveynlerin ilişkilerini bunun üzerine kurmamaları gerekmektedir.



    Arkadaş ve akrabalar: Başka mekanlarda nasıl davranacağını bilemediğinden arkadaşlarını eve çağırmak arkadaşlık ilişkilerine zarar vermemek ve davranışlarını daha kolay kontrol altına almak açısından daha etkilidir.



    Görünme Sıklığı Nedir?


    Diğer

    Otizm ve Reaktif Bağlanma Bozukluğu Arasındaki Benzerlikler

    Bu iki gelişimsel bozukluk arasındaki benzerlikler aşağıda sıralanmıştır:

    · Anlamlı yüz ifadesinin olmaması

    · Sözel uyarana tepkisizlik

    · Fiziksel teması reddetme

    · İletişimde nitel bozulma

    · Ekolali (ses taklidi)

    · Hayali oyun eksikliği

    · Tekrarlayıcı davranışlar

    alıntı
    Twitter Facebook Google+

Benzer Konular

  1. Somatization Bozukluğu
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Aralık.2010, 20:42
  2. Somatizasyon Bozukluğu
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 02.Kasım.2010, 11:00
  3. Reaktif artrit steril eklem inflamasyonu
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Ekim.2010, 20:30
  4. Arkadaşım çalıştığı işyerinde inşattan düştü, maaş bağlanma esasları nelerdir?
    Konu Sahibi JoNjOn_1982 Forum İş Kazası ve Meslek Hastalıkları
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 27.Ağustos.2010, 22:02
  5. Otizm spektrum bozukluğu
    Konu Sahibi Jarnana Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Ağustos.2010, 11:44

Bu Konu için Etiketler