Reklam alanı-1
Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Epilepsi nedir? (sara)

http://www.saglikuzerine.com/wp-content/uploads/2009/03/epilepsi-sara-bireyin-serebral-fonksiyonlarinin-gecici-olarak-bozulup.jpg Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkan Yardımcısı ve İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seher Naz Yeni, 10 soruda epilepsiyi anlattı. 1) Epilepsi/sara nedir? Beynin fonksiyonel ünitesi nöronlardır (sinir hücresi) Hücredeki iletim, sinir lifi boyunca elektriksel olarak gerçekleştirilir. Bu uyarım sodyum, potasyum, klor gibi

Konuyu değerlendir: Epilepsi nedir? (sara)

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 4208 kez incelendi.

  1. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Epilepsi nedir? (sara)




    Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkan Yardımcısı ve İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seher Naz Yeni, 10 soruda epilepsiyi anlattı.

    1) Epilepsi/sara nedir?

    Beynin fonksiyonel ünitesi nöronlardır (sinir hücresi) Hücredeki iletim, sinir lifi boyunca elektriksel olarak gerçekleştirilir. Bu uyarım sodyum, potasyum, klor gibi elektrik yüklü olan iyonlar aracılığıyla ayarlanır. Nöronların gerektiği kadar uyarılmaları, gerektiğinde baskılanmaları ince birtakım ayarları gerektirir. Tüm bu ayarlama (uyarılma-baskılanma; eksitasyon-inhibisyon) yine elektriksel ve kimyasal yollarla yapılabilmektedir. Bu dengenin bozulması kabaca epilepsinin altında yatan temel faktördür.

    2) Sebepleri neler?

    Doğumda meydana gelen zararlar, merkezî sinir sistemi enfeksiyonları (menenjit, vb.) önemli sebeplerdir. Daha ileri yaşlarda ise beyin tümörleri, beyin damar hastalıkları, kafa travmaları önemli sebepler arasında yer alır. İrsi epilepsiler ise genellikle genç yaşlarda başlar ve epilepsilerin sadece bir kısmından sorumludur.

    3) Genetik bir hastalık mıdır?

    Epilepsi, hastaların küçük bir kısmında genetik özellik gösterir.

    4) Nöbetlerin görünümü nasıl?

    En bilineni ve en ürkütücü olanı büyük nöbet olarak tanımlayabileceğimiz nöbettir. Hasta aniden yere düşer, tüm vücut kasılır ve çırpınmalar olur. Şuursuzdur. Bu esnada dilini ısırabilir. Çoğu epilepsi nöbeti 1-2 dakikadan fazla sürmez. Ancak bu tür bir nöbetin ardından hasta uzunca bir süre kendine gelemez ve uyur. Baş ağrısı, kas ağrısı yaşayabilir. Sadece 10-20 sn. süreli dalma tarzında nöbetler olabileceği gibi, kol ya da bacaklarda anlık atmalar tarzında nöbetler de olabilir. Bazı dalma nöbetleri ebeveyn tarafından fark edilemeyebilir ve okul başarısında düşme nedeniyle öğretmen tarafından fark edilir.

    5) Teşhis nasıl konulur?

    Epilepsi tanısı, hasta ve nöbetleri gözleyen hasta yakınlarından alınan iyi bir nöbet tarifi ile konulur. İdeali hekimin nöbeti görmesidir. Ancak, rastgele tekrarlayan nöbetleri hekimin görmesi genellikle mümkün olamamaktadır. Bu noktada nöbeti gözleyen aile bireylerine önemli bir görev düşmektedir. Nöbetin başından sonuna iyi bir şekilde tasvir edilmesi gerekir. Epilepsinin tanısında kullanılan en temel araştırma yöntemi elektroensefalografi (EEG)'dir. Beynin değişik bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan patolojik özellikteki biyoelektrik aktivitelerin faaliyetini ve meydana gelen değişimleri bize gösterir. Beyin MR incelemesi ise epilepsi sebeplerini araştırmada yardımcı bir yöntemdir.

    6) Tedavi edilebilir mi?

    Epilepsinin sebebinin ve ortaya çıkış mekanizmalarının anlaşılması tedavi açısından önemli gelişmeler sağlayabilir. Bugün için epilepsi tedavi edilebilir bir hastalık olarak kabul edilmesine karşın tedavi eksiklikleri tamamen halledilmiş durumda değil. Epilepsi tedavisi de ancak mevcut ilaçların düzenli ve uzun yıllar alınması ile kontrolde tutulması yolu ile yapılmaktadır. Hastalık kendi doğal seyrini yaşar ve bizim bugün için bu seyre belirgin bir katkımız olmamaktadır. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlarla epilepsi nöbetleri yüzde 50-80 oranında kontrol altına alınabilir. Bir kere nöbetler kontrol altına alındığında, en az iki yıl ilaçlar düzenli olarak kullanılır. Bu sürenin ucu ise belirsizdir. Kimi zaman iki yıl sonra ilaçlar kesilebilse de bazen ömür boyu tedavi gerekebilir. Doğal olarak, süreğen ilaç tedavisinin de getirisi olarak yan etkiler karşımıza çıkabilir. Ciddi yan etkiler sık olmasa da, tedavi ile ilgili yan etkilerle de yakından ilgilenmek gerekir.

    7) Kriz anında soğan koklatalım mı?

    Bir yakınınız epilepsi nöbeti geçiriyorsa öncelikle sakin olun. Etrafından zarar verici eşyaları uzaklaştırın. Gözlükler çıkartılmalı, kesici, delici aletler elinden alınmalı, kravat gevşetilmeli, çevredeki eşyalara çarpmasını önleyecek bir pozisyona getirilmelidir. Ağzını açmaya çalışmak, dişlerini açmaya çalışmak işe yaramadığı gibi hastaya ilave zararlar vermenize neden olabilir. Nöbetin sonuna doğru hasta ağzında kan, tükürük birikebilir ve bu esnada hasta nefes almaya başlayacaktır. Bunların problem oluşturmasını önlemek amacıyla hastayı yan yatırmak uygun olur. Görüldüğü gibi hastaya fazla müdahale edilmez. Üstüne soğuk su dökülmez. Soğan koklatılmaz. Çoğu epilepsi nöbeti dakikalar içinde sonlanır. Hasta uyumaya başlar. Nöbetin beklenenden daha fazla sürmesi, bitip bitip tekrar başlaması ise acil bir durumdur ve hastanın hastaneye götürülmesini gerektirir.

    8) Toplumun bakışı nasıl?

    Toplumun hastalıkla ilgili olarak eğitilmesi epilepsili hastaların belki de en önemli ihtiyacı. İşsizlik, evlenememe, nöbetler nedeniyle utanma ve buna bağlı sosyal çekilme sıkça karşılaşılan problemler.

    9) Saralı ile evlilik olur mu?

    Epilepsi hastaları evlilik açısından birtakım sıkıntılar yaşasa da hastalık evlenmeye engel teşkil etmez.

    10) Hangi işlerde çalışmalılar?

    Epilepsili hastalar çalışabilirler. Tabii ki bazı tehlikeli işlerden sakınmaları gerekir. Epilepsili bir kişinin örneğin, polis olarak görev yapması uygun olmayacaktır. Vardiyalı görevler uykusuzluğa neden olabileceği için hastalarda problem olabilir.


    alıntı
  2. 19.Temmuz.2010, 16:58
    #1



    Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkan Yardımcısı ve İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seher Naz Yeni, 10 soruda epilepsiyi anlattı.

    1) Epilepsi/sara nedir?

    Beynin fonksiyonel ünitesi nöronlardır (sinir hücresi) Hücredeki iletim, sinir lifi boyunca elektriksel olarak gerçekleştirilir. Bu uyarım sodyum, potasyum, klor gibi elektrik yüklü olan iyonlar aracılığıyla ayarlanır. Nöronların gerektiği kadar uyarılmaları, gerektiğinde baskılanmaları ince birtakım ayarları gerektirir. Tüm bu ayarlama (uyarılma-baskılanma; eksitasyon-inhibisyon) yine elektriksel ve kimyasal yollarla yapılabilmektedir. Bu dengenin bozulması kabaca epilepsinin altında yatan temel faktördür.

    2) Sebepleri neler?

    Doğumda meydana gelen zararlar, merkezî sinir sistemi enfeksiyonları (menenjit, vb.) önemli sebeplerdir. Daha ileri yaşlarda ise beyin tümörleri, beyin damar hastalıkları, kafa travmaları önemli sebepler arasında yer alır. İrsi epilepsiler ise genellikle genç yaşlarda başlar ve epilepsilerin sadece bir kısmından sorumludur.

    3) Genetik bir hastalık mıdır?

    Epilepsi, hastaların küçük bir kısmında genetik özellik gösterir.

    4) Nöbetlerin görünümü nasıl?

    En bilineni ve en ürkütücü olanı büyük nöbet olarak tanımlayabileceğimiz nöbettir. Hasta aniden yere düşer, tüm vücut kasılır ve çırpınmalar olur. Şuursuzdur. Bu esnada dilini ısırabilir. Çoğu epilepsi nöbeti 1-2 dakikadan fazla sürmez. Ancak bu tür bir nöbetin ardından hasta uzunca bir süre kendine gelemez ve uyur. Baş ağrısı, kas ağrısı yaşayabilir. Sadece 10-20 sn. süreli dalma tarzında nöbetler olabileceği gibi, kol ya da bacaklarda anlık atmalar tarzında nöbetler de olabilir. Bazı dalma nöbetleri ebeveyn tarafından fark edilemeyebilir ve okul başarısında düşme nedeniyle öğretmen tarafından fark edilir.

    5) Teşhis nasıl konulur?

    Epilepsi tanısı, hasta ve nöbetleri gözleyen hasta yakınlarından alınan iyi bir nöbet tarifi ile konulur. İdeali hekimin nöbeti görmesidir. Ancak, rastgele tekrarlayan nöbetleri hekimin görmesi genellikle mümkün olamamaktadır. Bu noktada nöbeti gözleyen aile bireylerine önemli bir görev düşmektedir. Nöbetin başından sonuna iyi bir şekilde tasvir edilmesi gerekir. Epilepsinin tanısında kullanılan en temel araştırma yöntemi elektroensefalografi (EEG)'dir. Beynin değişik bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan patolojik özellikteki biyoelektrik aktivitelerin faaliyetini ve meydana gelen değişimleri bize gösterir. Beyin MR incelemesi ise epilepsi sebeplerini araştırmada yardımcı bir yöntemdir.

    6) Tedavi edilebilir mi?

    Epilepsinin sebebinin ve ortaya çıkış mekanizmalarının anlaşılması tedavi açısından önemli gelişmeler sağlayabilir. Bugün için epilepsi tedavi edilebilir bir hastalık olarak kabul edilmesine karşın tedavi eksiklikleri tamamen halledilmiş durumda değil. Epilepsi tedavisi de ancak mevcut ilaçların düzenli ve uzun yıllar alınması ile kontrolde tutulması yolu ile yapılmaktadır. Hastalık kendi doğal seyrini yaşar ve bizim bugün için bu seyre belirgin bir katkımız olmamaktadır. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlarla epilepsi nöbetleri yüzde 50-80 oranında kontrol altına alınabilir. Bir kere nöbetler kontrol altına alındığında, en az iki yıl ilaçlar düzenli olarak kullanılır. Bu sürenin ucu ise belirsizdir. Kimi zaman iki yıl sonra ilaçlar kesilebilse de bazen ömür boyu tedavi gerekebilir. Doğal olarak, süreğen ilaç tedavisinin de getirisi olarak yan etkiler karşımıza çıkabilir. Ciddi yan etkiler sık olmasa da, tedavi ile ilgili yan etkilerle de yakından ilgilenmek gerekir.

    7) Kriz anında soğan koklatalım mı?

    Bir yakınınız epilepsi nöbeti geçiriyorsa öncelikle sakin olun. Etrafından zarar verici eşyaları uzaklaştırın. Gözlükler çıkartılmalı, kesici, delici aletler elinden alınmalı, kravat gevşetilmeli, çevredeki eşyalara çarpmasını önleyecek bir pozisyona getirilmelidir. Ağzını açmaya çalışmak, dişlerini açmaya çalışmak işe yaramadığı gibi hastaya ilave zararlar vermenize neden olabilir. Nöbetin sonuna doğru hasta ağzında kan, tükürük birikebilir ve bu esnada hasta nefes almaya başlayacaktır. Bunların problem oluşturmasını önlemek amacıyla hastayı yan yatırmak uygun olur. Görüldüğü gibi hastaya fazla müdahale edilmez. Üstüne soğuk su dökülmez. Soğan koklatılmaz. Çoğu epilepsi nöbeti dakikalar içinde sonlanır. Hasta uyumaya başlar. Nöbetin beklenenden daha fazla sürmesi, bitip bitip tekrar başlaması ise acil bir durumdur ve hastanın hastaneye götürülmesini gerektirir.

    8) Toplumun bakışı nasıl?

    Toplumun hastalıkla ilgili olarak eğitilmesi epilepsili hastaların belki de en önemli ihtiyacı. İşsizlik, evlenememe, nöbetler nedeniyle utanma ve buna bağlı sosyal çekilme sıkça karşılaşılan problemler.

    9) Saralı ile evlilik olur mu?

    Epilepsi hastaları evlilik açısından birtakım sıkıntılar yaşasa da hastalık evlenmeye engel teşkil etmez.

    10) Hangi işlerde çalışmalılar?

    Epilepsili hastalar çalışabilirler. Tabii ki bazı tehlikeli işlerden sakınmaları gerekir. Epilepsili bir kişinin örneğin, polis olarak görev yapması uygun olmayacaktır. Vardiyalı görevler uykusuzluğa neden olabileceği için hastalarda problem olabilir.


    alıntı
    Twitter Facebook Google+
  3. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Epilepsi

    Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhagi bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir.

    Bilim ve teknoloji alanında atılan önemli adımlara rağmen insan beyni hala birçok sır barındırmaktadır. Bu sırlardan birisi olan ve halk arasında sara hastalığı olarak da bilinen epilepsi, kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkar.

    Epilepsi, dünya nüfusunun yaklaşık %1'ini etkileyen bir hastalıktır. Hastalık, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ama sıklıkla en gençler ile en yaşlılar etkilenir.

    Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Fakat temelde akılda tutulması gereken, nöbetlerin iki çeşit olduğudur: Parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak olarak başlayanlar).

    Ancak burada kullanılan yaygın terimi daha kötü ve şiddetli bir nöbet tipi anlamına gelmez. Kullanılan bu isimlendirme, farklı nedenlere bağlı oluşan epilepsi nöbetlerini tanımlamak üzere kullanılmaktadır.

    Epilepsi'nin Nedenleri

    •Tümör
    •İskemik lezyon: Beyne giden kan akımı azaldığında (iskemi), beyin dokusundaki besin maddeleri ve oksijen azalır. Bu da hücre hasarına ve epilepsi nöbetine yol açar.
    •Konjentinal malformasyon: Doğuştan gelen bozukluklar.
    •Gebelik döneminde annenin ilaç ve alkol alımı, bebeğin gelişimini etkileyecek mikrobik hastalıklar epilepsi nedeni olabilir.
    •Doğum sırasında oluşabilecek beyin zedelenmesi, kanaması, beynin oksijensiz kalması epilepsiye neden olabilir.
    •Doğum sonrası menenjit, beyin iltihabı gibi rahatsızlıklar epilepsiye neden olabilir.
    •Febril konvulziyon: Ateşe bağlı istem dışı şiddetli kasılmalar.
    •Enfeksiyon: Tüm vücudu etkileyen ya da şiddetli olan enfeksiyonlar Febril konvulziyon'a neden olabilir.
    •Troid hastalıkları: Troid bezi vücuttaki sıvı dengesinin kontrolünde önemli bir rol oynar. Sıvı dengesi ise Epilepsi eğilimini belirleyen bir faktördür. Genellikle troid sorununun tedavi edilmesiyle Epilepsi de düzelir.
    •Beslenme: Bazı insanlarda epilepsinin nedeni olarak B6 vitamini eksikliği saptanmıştır.

    kaynak
  4. 24.Ağustos.2010, 12:36
    #2
    Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhagi bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir.

    Bilim ve teknoloji alanında atılan önemli adımlara rağmen insan beyni hala birçok sır barındırmaktadır. Bu sırlardan birisi olan ve halk arasında sara hastalığı olarak da bilinen epilepsi, kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkar.

    Epilepsi, dünya nüfusunun yaklaşık %1'ini etkileyen bir hastalıktır. Hastalık, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ama sıklıkla en gençler ile en yaşlılar etkilenir.

    Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Fakat temelde akılda tutulması gereken, nöbetlerin iki çeşit olduğudur: Parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak olarak başlayanlar).

    Ancak burada kullanılan yaygın terimi daha kötü ve şiddetli bir nöbet tipi anlamına gelmez. Kullanılan bu isimlendirme, farklı nedenlere bağlı oluşan epilepsi nöbetlerini tanımlamak üzere kullanılmaktadır.

    Epilepsi'nin Nedenleri

    •Tümör
    •İskemik lezyon: Beyne giden kan akımı azaldığında (iskemi), beyin dokusundaki besin maddeleri ve oksijen azalır. Bu da hücre hasarına ve epilepsi nöbetine yol açar.
    •Konjentinal malformasyon: Doğuştan gelen bozukluklar.
    •Gebelik döneminde annenin ilaç ve alkol alımı, bebeğin gelişimini etkileyecek mikrobik hastalıklar epilepsi nedeni olabilir.
    •Doğum sırasında oluşabilecek beyin zedelenmesi, kanaması, beynin oksijensiz kalması epilepsiye neden olabilir.
    •Doğum sonrası menenjit, beyin iltihabı gibi rahatsızlıklar epilepsiye neden olabilir.
    •Febril konvulziyon: Ateşe bağlı istem dışı şiddetli kasılmalar.
    •Enfeksiyon: Tüm vücudu etkileyen ya da şiddetli olan enfeksiyonlar Febril konvulziyon'a neden olabilir.
    •Troid hastalıkları: Troid bezi vücuttaki sıvı dengesinin kontrolünde önemli bir rol oynar. Sıvı dengesi ise Epilepsi eğilimini belirleyen bir faktördür. Genellikle troid sorununun tedavi edilmesiyle Epilepsi de düzelir.
    •Beslenme: Bazı insanlarda epilepsinin nedeni olarak B6 vitamini eksikliği saptanmıştır.

    kaynak
  5. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.568

    Epilepsiyi Tetikleyen Etmenler Neler?



    Şifresi tam olarak çözülemeyen epilepsi hastalığının ortaya çıkmasında çevresel faktörler de etkili... Prof Dr. Çiğdem Özkara "Uykusuzluk, ateşli hastalıklar, regl dönemi, alkol kullanımı ve stres; sara nöbetlerini tetikliyor" diyor.

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Özkara, epilepsi tedavisi hakkında merak edilenleri yanıtladı.

    Epilepsiyi tetikleyen etmenler neler?

    Uykusuzluk, ateşli hastalıklar, kadınlarda regl dönemi, alkol kullanımı ve stres sarayı tetikler.

    Epilepsi tedavi edilebilir mi?

    Evet. Tedavi edilebilen bir hastalıktır. Buradaki en önemli amaç nöbetlerin durdurulmasıdır. Tedavide çeşitli ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar, hastaların çoğunda nöbetleri başarıyla kontrol eder. Çeşitli ilaçlara rağmen nöbetleri devam eden hastalar, tedaviye dirençli kabul edilir. Bu hastalar için ilaç geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde sürmektedir. Ayrıca uygun hastalarda, cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    İLACIN YAN ETKİSİ

    Epilepsi tanısı konduktan sonra nasıl bir tedavi uygulanır?

    Epilepsi tanısı konulduktan sonra, en önemli ikinci adım tedaviye karar verilmesidir. Tedavide, epilepsinin tipi, atakların sıklığı, hastanın yaşı ve eşlik eden diğer hastalıkların varlığı gibi birçok etken önem kazanmaktadır. Çocukluk çağındaki epilepsi nöbetleri, sadece birkaç kez tekrarlanır ve tedaviye gerek duyulmaz. Buna karşın, geçici bir epilepsi türü olsa da bazı durumlarda oldukça sık ataklar olması ve hastanın bu esnada zarar görmesinin engellenmesi amacıyla da tedavi başlanabilir.

    Nöbet ortaya çıkınca hemen ardından ilaç tedavisine başlanır mı?

    İlaca başlandığında, hasta ve doktor ilişkisinin önemi büyüktür. Tedaviye uyum, tedavinin başarılı olmasındaki en önemli etkendir. İlaç tedavisi nöbetlerin tekrarlanmayacağına emin olana kadar sürdürülmelidir. Bu nedenle ilaçların akut ve kronik yan etkileri açısından hastalar dikkatli izlenmelidir. Diğer yandan, bazı epilepsi tiplerinde ilaçlar değişik kombinasyonlarda, yeterli doz ve sürede kullanılmasına rağmen nöbetler devam edebilir.

    Medikal tedavide kullanılan ilaçlar hangileridir? İlaçların tedavideki rolü nedir?

    Epilepside kullanılan antiepileptik ilaçlar, nöbetlerin engellenmesi veya sıklığının azaltılması amacıyla kullanılmaktadır. Prensip olarak, hastaya en uygun olduğu düşünülen ilaç ile tedaviye başlanır. Bu durumda nöbetler tamamen kesilebilir veya yeterli bir kontrol sağlanamadığı zaman ilacın dozu hastanın tolere edeceği düzeye kadar kademeli olarak arttırılır. Yine istenilen etki elde edilemezse ikinci bir antiepileptik ilaç eklenebilir.

    SORUN KALKMAZ

    Epilepsi ve tedavisi ile ilgili olarak dünyada ve Türkiye'de yapılan klinik çalışmalar var mı?

    Epilepsi tedavisi ile ilgili özellikle gelişmiş ülkelerde birçok deneysel ve klinik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmayla, bir yandan nöbet ve epilepsiyi oluşturan mekanizmaların araştırılması, öte yandan yeni antiepileptik ilaçların geliştirilmesi hedeflenmektedir.

    Tedavi ile hastalık yok edilebilir mi?
    Antiepileptik ilaçlarlar, nöbetleri engeller. Ancak sorunu ortadan kaldırmaz.

    İLAÇLAR CİNSEL İSTEKSİZLİK YAPABİLİR!

    Epilepsi ilaçlarının bir kısmı cinsel isteksizliğe neden olur mu?
    Nadiren bazı antiepileptik ilaçlar cinsel isteksizliğe yol açabilir.

    Epilepsinin cerrahi tedavisi mümkün mü?
    Epilepsi nöbetlerine yol açan durum kimi zaman ameliyatla ortadan kaldırılabilir. Beyindeki tümörler, gelişimsel bozukluklar, başa gelen darbe izleri, mikrobik hastalık kalıntıları ve damarla ilişkili bozukluklar gibi durumlarda cerrahi girişimle nöbetlerde azalma veya kaybolma sağlanabilir.

    Terapiye ihtiyaç duyuluyor mu?
    Hastalarda psikolojik sorunlar ortaya çıkarsa psikiyatristlerin önerisi ile terapi yapılabilir.

    ÇEVREDE KESİCİ ALET BIRAKMAYIN!

    Hastanın odası nasıl düzenlenmeli?
    Hastanın yaşadığı yerlerde mümkün olduğu kadar batıcı, delici ve kesici aletler olmamalı. Çevredeki eşyaların kenarlarının keskin olmamasına dikkat edilmeli. Hastanın kaynar su ve çay gibi döküldüğü zaman zarar verebilecek maddelerden ve tehlikeli işlerden uzak durması sağlanmalı.

    İlaca bağımlılık ortaya çıkar mı?
    Kullanılan ilaçların büyük bir kısmında bağımlılık yapma özelliği yoktur.

    İlaçları belli süre sonra değiştirmek gerekir mi?
    Nöbetler kontrol altına alınmış ve ilaçlara bağlı herhangi bir yan etki görülmemişse değiştirmeye gerek yoktur.

    TEDAVİDE DÜZEN ŞART!

    Epilepsi tedavisinin en önemli özelliği nedir?

    Tedavide en önemli nokta, hastanın ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrole gelmesidir. İlaçlar doktorun önerdiği şekilde ve doktor tarafından kesilinceye kadar aralıksız olarak kullanılmalıdır. Hastalıkla ilgili en ufak bir değişiklikte bile doktora başvurulmalıdır.

    ALKOL ALMASIN UYKUSUZ KALMASIN!

    Epilepsi hastalarının daha mutlu ve sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için hastalar ve yakınları nelere dikkat etmeli?

    Kanunlara göre epilepsi hastalarının araba kullanması yasaktır. Hasta, çok istese bile araba kullanmasına mani olunmalıdır.

    Birçok epilepsi hastası, toplumdan ve sosyal çevreden uzaklaşır. Kendi içine kapanır, toplum tarafından kabul görmeme korkusu yaşar. Bu noktada ailenin ve sosyal çevrenin desteğinin önemi daha da anlaşılır. Epilepsi hastasının sosyal aktivitelere katılması desteklenmelidir.

    Hasta düzenli kontrole gitmeli, ilaçlarını önerildiği şekilde ve düzenli olarak kullanmalıdır.

    Epilepsi hastasının televizyonu uzaktan ve iyi aydınlatılmış bir odada seyretmesi büyük önem taşır.

    Epilepsi nöbetlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştıran uykusuzluk, yorgunluk ve alkol kullanımı gibi faktörler de ortadan kaldırılmalıdır.

    Hastaların kendilerini koruması amacıyla, tehlikeli iş ve spor aktivitelerinden uzak durmaları gerekir.

    Kola, çay ve kahve gibi uyarıcı maddeler içeren içecekler ancak aşırıya kaçmamak şartıyla içilebilir.

    ERKEN EMEKLİ EDİLEBİLİRLER!

    Epilepsi hastaları hangi işleri yapamaz?

    Nöbet geçirdiği sırada kendisine veya çevresine zarar verebileceği konumda olmasını gerektiren işleri yapması uygun değildir. Örneğin; marangozluk, elektrik işleri gibi...

    Malulen emekli olur mu? Askerlikten muaf mıdır?
    Gün içinde çok sayıda nöbet geçiren hastalar, malulen emekli olabilir. Yine, nöbetleri ilaç kullanılmasına karşın sık gelen hastalar, askerlikten muaf tutulur. Ancak nöbetleri kontrol altında olan hastalar askere gidebilirler.

    Epilepsi yaşlanınca kendiliğinden geçer mi?

    Bazı sara hastalıkları yaşla beraber kaybolur.


    kaynak
  6. 25.Ağustos.2010, 00:22
    #3


    Şifresi tam olarak çözülemeyen epilepsi hastalığının ortaya çıkmasında çevresel faktörler de etkili... Prof Dr. Çiğdem Özkara "Uykusuzluk, ateşli hastalıklar, regl dönemi, alkol kullanımı ve stres; sara nöbetlerini tetikliyor" diyor.

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Özkara, epilepsi tedavisi hakkında merak edilenleri yanıtladı.

    Epilepsiyi tetikleyen etmenler neler?

    Uykusuzluk, ateşli hastalıklar, kadınlarda regl dönemi, alkol kullanımı ve stres sarayı tetikler.

    Epilepsi tedavi edilebilir mi?

    Evet. Tedavi edilebilen bir hastalıktır. Buradaki en önemli amaç nöbetlerin durdurulmasıdır. Tedavide çeşitli ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar, hastaların çoğunda nöbetleri başarıyla kontrol eder. Çeşitli ilaçlara rağmen nöbetleri devam eden hastalar, tedaviye dirençli kabul edilir. Bu hastalar için ilaç geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde sürmektedir. Ayrıca uygun hastalarda, cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    İLACIN YAN ETKİSİ

    Epilepsi tanısı konduktan sonra nasıl bir tedavi uygulanır?

    Epilepsi tanısı konulduktan sonra, en önemli ikinci adım tedaviye karar verilmesidir. Tedavide, epilepsinin tipi, atakların sıklığı, hastanın yaşı ve eşlik eden diğer hastalıkların varlığı gibi birçok etken önem kazanmaktadır. Çocukluk çağındaki epilepsi nöbetleri, sadece birkaç kez tekrarlanır ve tedaviye gerek duyulmaz. Buna karşın, geçici bir epilepsi türü olsa da bazı durumlarda oldukça sık ataklar olması ve hastanın bu esnada zarar görmesinin engellenmesi amacıyla da tedavi başlanabilir.

    Nöbet ortaya çıkınca hemen ardından ilaç tedavisine başlanır mı?

    İlaca başlandığında, hasta ve doktor ilişkisinin önemi büyüktür. Tedaviye uyum, tedavinin başarılı olmasındaki en önemli etkendir. İlaç tedavisi nöbetlerin tekrarlanmayacağına emin olana kadar sürdürülmelidir. Bu nedenle ilaçların akut ve kronik yan etkileri açısından hastalar dikkatli izlenmelidir. Diğer yandan, bazı epilepsi tiplerinde ilaçlar değişik kombinasyonlarda, yeterli doz ve sürede kullanılmasına rağmen nöbetler devam edebilir.

    Medikal tedavide kullanılan ilaçlar hangileridir? İlaçların tedavideki rolü nedir?

    Epilepside kullanılan antiepileptik ilaçlar, nöbetlerin engellenmesi veya sıklığının azaltılması amacıyla kullanılmaktadır. Prensip olarak, hastaya en uygun olduğu düşünülen ilaç ile tedaviye başlanır. Bu durumda nöbetler tamamen kesilebilir veya yeterli bir kontrol sağlanamadığı zaman ilacın dozu hastanın tolere edeceği düzeye kadar kademeli olarak arttırılır. Yine istenilen etki elde edilemezse ikinci bir antiepileptik ilaç eklenebilir.

    SORUN KALKMAZ

    Epilepsi ve tedavisi ile ilgili olarak dünyada ve Türkiye'de yapılan klinik çalışmalar var mı?

    Epilepsi tedavisi ile ilgili özellikle gelişmiş ülkelerde birçok deneysel ve klinik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmayla, bir yandan nöbet ve epilepsiyi oluşturan mekanizmaların araştırılması, öte yandan yeni antiepileptik ilaçların geliştirilmesi hedeflenmektedir.

    Tedavi ile hastalık yok edilebilir mi?
    Antiepileptik ilaçlarlar, nöbetleri engeller. Ancak sorunu ortadan kaldırmaz.

    İLAÇLAR CİNSEL İSTEKSİZLİK YAPABİLİR!

    Epilepsi ilaçlarının bir kısmı cinsel isteksizliğe neden olur mu?
    Nadiren bazı antiepileptik ilaçlar cinsel isteksizliğe yol açabilir.

    Epilepsinin cerrahi tedavisi mümkün mü?
    Epilepsi nöbetlerine yol açan durum kimi zaman ameliyatla ortadan kaldırılabilir. Beyindeki tümörler, gelişimsel bozukluklar, başa gelen darbe izleri, mikrobik hastalık kalıntıları ve damarla ilişkili bozukluklar gibi durumlarda cerrahi girişimle nöbetlerde azalma veya kaybolma sağlanabilir.

    Terapiye ihtiyaç duyuluyor mu?
    Hastalarda psikolojik sorunlar ortaya çıkarsa psikiyatristlerin önerisi ile terapi yapılabilir.

    ÇEVREDE KESİCİ ALET BIRAKMAYIN!

    Hastanın odası nasıl düzenlenmeli?
    Hastanın yaşadığı yerlerde mümkün olduğu kadar batıcı, delici ve kesici aletler olmamalı. Çevredeki eşyaların kenarlarının keskin olmamasına dikkat edilmeli. Hastanın kaynar su ve çay gibi döküldüğü zaman zarar verebilecek maddelerden ve tehlikeli işlerden uzak durması sağlanmalı.

    İlaca bağımlılık ortaya çıkar mı?
    Kullanılan ilaçların büyük bir kısmında bağımlılık yapma özelliği yoktur.

    İlaçları belli süre sonra değiştirmek gerekir mi?
    Nöbetler kontrol altına alınmış ve ilaçlara bağlı herhangi bir yan etki görülmemişse değiştirmeye gerek yoktur.

    TEDAVİDE DÜZEN ŞART!

    Epilepsi tedavisinin en önemli özelliği nedir?

    Tedavide en önemli nokta, hastanın ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrole gelmesidir. İlaçlar doktorun önerdiği şekilde ve doktor tarafından kesilinceye kadar aralıksız olarak kullanılmalıdır. Hastalıkla ilgili en ufak bir değişiklikte bile doktora başvurulmalıdır.

    ALKOL ALMASIN UYKUSUZ KALMASIN!

    Epilepsi hastalarının daha mutlu ve sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için hastalar ve yakınları nelere dikkat etmeli?

    Kanunlara göre epilepsi hastalarının araba kullanması yasaktır. Hasta, çok istese bile araba kullanmasına mani olunmalıdır.

    Birçok epilepsi hastası, toplumdan ve sosyal çevreden uzaklaşır. Kendi içine kapanır, toplum tarafından kabul görmeme korkusu yaşar. Bu noktada ailenin ve sosyal çevrenin desteğinin önemi daha da anlaşılır. Epilepsi hastasının sosyal aktivitelere katılması desteklenmelidir.

    Hasta düzenli kontrole gitmeli, ilaçlarını önerildiği şekilde ve düzenli olarak kullanmalıdır.

    Epilepsi hastasının televizyonu uzaktan ve iyi aydınlatılmış bir odada seyretmesi büyük önem taşır.

    Epilepsi nöbetlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştıran uykusuzluk, yorgunluk ve alkol kullanımı gibi faktörler de ortadan kaldırılmalıdır.

    Hastaların kendilerini koruması amacıyla, tehlikeli iş ve spor aktivitelerinden uzak durmaları gerekir.

    Kola, çay ve kahve gibi uyarıcı maddeler içeren içecekler ancak aşırıya kaçmamak şartıyla içilebilir.

    ERKEN EMEKLİ EDİLEBİLİRLER!

    Epilepsi hastaları hangi işleri yapamaz?

    Nöbet geçirdiği sırada kendisine veya çevresine zarar verebileceği konumda olmasını gerektiren işleri yapması uygun değildir. Örneğin; marangozluk, elektrik işleri gibi...

    Malulen emekli olur mu? Askerlikten muaf mıdır?
    Gün içinde çok sayıda nöbet geçiren hastalar, malulen emekli olabilir. Yine, nöbetleri ilaç kullanılmasına karşın sık gelen hastalar, askerlikten muaf tutulur. Ancak nöbetleri kontrol altında olan hastalar askere gidebilirler.

    Epilepsi yaşlanınca kendiliğinden geçer mi?

    Bazı sara hastalıkları yaşla beraber kaybolur.


    kaynak
  7. Üyelik tarihi
    Temmuz.2010
    Nereden
    BOLU
    Mesajlar
    14
    Epilepsi karmaşık bir hastalıktır. Bu nedenle doğru tanı ve tedavisi çok önemlidir. Kullanılan ilaçlar nöbetleri kontrol altına alırken hastanın günlük yaşam kalitesini de etkilememelidir. Eskiden tüm nöbetler tedavi edilirdi. Çünkü bir nöbet geçirenin mutlaka nöbetinin tekrarlayacağı, nöbetin kısa bile olsa beyinde tahribat yapacağı, tedavi edilmezse dirençli nöbetlere döneceğine, anti epileptiklerin sadece nöbeti önlemediği aynı zamanda kronik epilepsiyi de önlediğine inanılırdı. Son çalışmalar klinisyenlerin bu görüşlerini değiştirdi. Artık anti epileptik başlarken çok düşünülüyor ve biliniyor ki nöbetler uzun sürse bile beyine inanıldığı kadar zarar vermiyor.
    Yapılan çalışmalarda ilk nöbetten sonra tekrarlama riski %27-71 arasında değişiyor. Bazı faktörler bu riski artırıyor. Bunlar arasında nöbetin etyolojisi, EEG bulguları, nöbet zamanı en önemlileri olup, nöbetin süresi ve başlangıç yaşı o derece etkili değildir. Uzak semptomatik nöbetlerde tekrar riski çok yüksek bulunmuştur (%68). EEG kriptojenik olgularda önemli prediktör bulgu veren bir tetkiktir. EEG anormalliği nöbet tekrarını artırır. Nöbetin uykuda olması, parsiyel olması, ailede epilepsi olması tekrar riskini artırıyor. İlk nöbetin süresi tekrarda etkili değilken, tekrarlayan nöbetlerin süresine etkisi bulunuyor.
    İlk nöbetten sonra tekrar riski az olduğundan kritopjenik ve EEG’nin normal olduğu durumlarda tedavi başlamanın gereği yoktur. Biliyoruz ki ilaca geç başlamak ilaca cevabı değiştirmiyor, remisyona etkisi olmuyor. Bu nedenle ilk nöbetten sonra nadiren tedavi önerilmektedir.
    Antikonvülzan tedavinin amacı nöbet kontrolü ile ilaç toksisitesi dengesini maksimumda tutabilmektir. Çoğu çocuk nöbet tipine uygun doğru tedavi ile monoterapi yoluyla tedavi edilebilir. Bazı durumlarda politerapi gerekebilir. Bu durumlarda ilaç kombinasyonlarını seçerken ilaç etkileşimlerine, katabolizmalarına, kümülatif toksisiteye ilaç komplianslarına dikkat etmelidir. İlaç uygulamaları günde bir ya da iki kerede olmalı, asla günde üçten fazla dozda verilmemelidir. Çoğu antikonvülzanın serum seviyeleri tesbit edilebilmektedir. Ancak fenobarbital düzeyi düşük bile olsa Primidon gibi metaboliti de antikonvülzan olan bazı ilaçlar nöbet kontrolü sağlayabilmekte ancak metabolit düzeylerinin tayini yapılamamaktadır.
    İlaç yarı ömürleri bireyler arasında farklılık gösterebilir. Diğer tarafta bireyin kullandığı diğer antikonvülzan, antibiyotikler ve antipiretikler ilaç etkinliğini değiştirebilir. En az iki yıl nöbet geçirmeyen çocukların ilaçları kesilebilir. İlaç kesiminden sonra tekrar genellikle ilk yılda görülmektedir. Geç nöbet tekrarı çok nadirdir. Tekrarda epilepsinin etyolojisi, çocuğun nörolojik durumu, ilaç başlama ve kesilme yaşı, epilepsi süresi ve nöbet sayısı, nöbet tipi, medikasyon tipi, nöbetsiz dönemlerin süresi çeşitli derecelerde etkili olmaktadır.
    Mono ya da politerapiye rağmen nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda epilepsi cerrahisi, ketojenik diyet, nervus vagus stimülatörü takılması düşünülebilir.
  8. 25.Ağustos.2010, 09:27
    #4
    Epilepsi karmaşık bir hastalıktır. Bu nedenle doğru tanı ve tedavisi çok önemlidir. Kullanılan ilaçlar nöbetleri kontrol altına alırken hastanın günlük yaşam kalitesini de etkilememelidir. Eskiden tüm nöbetler tedavi edilirdi. Çünkü bir nöbet geçirenin mutlaka nöbetinin tekrarlayacağı, nöbetin kısa bile olsa beyinde tahribat yapacağı, tedavi edilmezse dirençli nöbetlere döneceğine, anti epileptiklerin sadece nöbeti önlemediği aynı zamanda kronik epilepsiyi de önlediğine inanılırdı. Son çalışmalar klinisyenlerin bu görüşlerini değiştirdi. Artık anti epileptik başlarken çok düşünülüyor ve biliniyor ki nöbetler uzun sürse bile beyine inanıldığı kadar zarar vermiyor.
    Yapılan çalışmalarda ilk nöbetten sonra tekrarlama riski %27-71 arasında değişiyor. Bazı faktörler bu riski artırıyor. Bunlar arasında nöbetin etyolojisi, EEG bulguları, nöbet zamanı en önemlileri olup, nöbetin süresi ve başlangıç yaşı o derece etkili değildir. Uzak semptomatik nöbetlerde tekrar riski çok yüksek bulunmuştur (%68). EEG kriptojenik olgularda önemli prediktör bulgu veren bir tetkiktir. EEG anormalliği nöbet tekrarını artırır. Nöbetin uykuda olması, parsiyel olması, ailede epilepsi olması tekrar riskini artırıyor. İlk nöbetin süresi tekrarda etkili değilken, tekrarlayan nöbetlerin süresine etkisi bulunuyor.
    İlk nöbetten sonra tekrar riski az olduğundan kritopjenik ve EEG’nin normal olduğu durumlarda tedavi başlamanın gereği yoktur. Biliyoruz ki ilaca geç başlamak ilaca cevabı değiştirmiyor, remisyona etkisi olmuyor. Bu nedenle ilk nöbetten sonra nadiren tedavi önerilmektedir.
    Antikonvülzan tedavinin amacı nöbet kontrolü ile ilaç toksisitesi dengesini maksimumda tutabilmektir. Çoğu çocuk nöbet tipine uygun doğru tedavi ile monoterapi yoluyla tedavi edilebilir. Bazı durumlarda politerapi gerekebilir. Bu durumlarda ilaç kombinasyonlarını seçerken ilaç etkileşimlerine, katabolizmalarına, kümülatif toksisiteye ilaç komplianslarına dikkat etmelidir. İlaç uygulamaları günde bir ya da iki kerede olmalı, asla günde üçten fazla dozda verilmemelidir. Çoğu antikonvülzanın serum seviyeleri tesbit edilebilmektedir. Ancak fenobarbital düzeyi düşük bile olsa Primidon gibi metaboliti de antikonvülzan olan bazı ilaçlar nöbet kontrolü sağlayabilmekte ancak metabolit düzeylerinin tayini yapılamamaktadır.
    İlaç yarı ömürleri bireyler arasında farklılık gösterebilir. Diğer tarafta bireyin kullandığı diğer antikonvülzan, antibiyotikler ve antipiretikler ilaç etkinliğini değiştirebilir. En az iki yıl nöbet geçirmeyen çocukların ilaçları kesilebilir. İlaç kesiminden sonra tekrar genellikle ilk yılda görülmektedir. Geç nöbet tekrarı çok nadirdir. Tekrarda epilepsinin etyolojisi, çocuğun nörolojik durumu, ilaç başlama ve kesilme yaşı, epilepsi süresi ve nöbet sayısı, nöbet tipi, medikasyon tipi, nöbetsiz dönemlerin süresi çeşitli derecelerde etkili olmaktadır.
    Mono ya da politerapiye rağmen nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda epilepsi cerrahisi, ketojenik diyet, nervus vagus stimülatörü takılması düşünülebilir.
  9. Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    4.727

    Sara hastalığında önemli adım!



    Danimarka'nın N Aalborg Üniversitesi'nde bir araştırmacı Sara (epilepsi) krizini önceden saptayacak bir teknoloji geliştirdi. Boyunda bulunan Vagus sinirine yerleştirilecek bir çip, yaklaşan krizi 80 saniye öncesinden saptayıp uyarı sinyalleri ile engelliyor.

    Sabah'a konuşan araştırmacı Nico Rijkhoff, önümüzdeki yıllarda insanda denenecek teknolojinin kalp pili prensibine dayandığını ve hastaların yaşamını kolaylaştıracağını söylüyor.


    kaynak
  10. 01.Eylül.2010, 15:57
    #5


    Danimarka'nın N Aalborg Üniversitesi'nde bir araştırmacı Sara (epilepsi) krizini önceden saptayacak bir teknoloji geliştirdi. Boyunda bulunan Vagus sinirine yerleştirilecek bir çip, yaklaşan krizi 80 saniye öncesinden saptayıp uyarı sinyalleri ile engelliyor.

    Sabah'a konuşan araştırmacı Nico Rijkhoff, önümüzdeki yıllarda insanda denenecek teknolojinin kalp pili prensibine dayandığını ve hastaların yaşamını kolaylaştıracağını söylüyor.


    kaynak

Benzer Konular

  1. Epilepsi (sara) hastası olan kimler var?
    Konu Sahibi Yunuss Forum Aynı Sakatlığı-Hastalığı paylaşanlar
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 16.Temmuz.2016, 17:55
  2. Epilepsi (sara) nöbetlerine cerrahi müdehale
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Kasım.2011, 17:21
  3. Epilepsi (Sara) kâbusuna neşter umudu!
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ekim.2011, 16:52
  4. Cevap: 7
    Son Mesaj : 15.Eylül.2010, 09:43
  5. Otizm ve Epilepsi (Sara)
    Konu Sahibi Jarnana Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Eylül.2010, 22:40

Bu Konu için Etiketler