Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Organ naklinde merak edilen 10 soru

http://image.haber7.com/haber/haber7/bigmanset/936020101112095957983.jpg Birçok kişi haberdar olmayabilir ama 3-9 Kasım Doku, Organ Nakli ve Organ Bağışı Haftası. Peki, son derece önemli olan organ nakli konusunda ne kadar bilgi sahibiyiz acaba? Fatma Turan'ın haberi Türkiye'de organ bekleyen kişi sayısı her geçen gün artıyor, hastalara organ bulunamadığı için sağlıklı olan kişilerden nakledilen organlarla hastalar yaşamlarını sürdürmek durumunda kalıyor. Bağış yapmak isteyenler ise

Konuyu değerlendir: Organ naklinde merak edilen 10 soru

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1886 kez incelendi.

  1. 15.Kasım.2010, 22:45
    #1
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Mesajlar
    3.849

    Organ naklinde merak edilen 10 soru



    Birçok kişi haberdar olmayabilir ama 3-9 Kasım Doku, Organ Nakli ve Organ Bağışı Haftası. Peki, son derece önemli olan organ nakli konusunda ne kadar bilgi sahibiyiz acaba?
    Fatma Turan'ın haberi

    Türkiye'de organ bekleyen kişi sayısı her geçen gün artıyor, hastalara organ bulunamadığı için sağlıklı olan kişilerden nakledilen organlarla hastalar yaşamlarını sürdürmek durumunda kalıyor. Bağış yapmak isteyenler ise kaygı duyuyor: "Hayattayken organlarım çalınır mı, cenazemin bütünlüğü bozulur mu?"

    Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli, Genel Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, Türkiye'de gerekli organ bağışı yapılmadığından hastayı yaşatmak için akrabalarını ameliyat etmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bu yüzden nakillerin yüzde 80'i canlıdan alınan organlarla gerçekleşiyormuş. Organ bağışında Avrupa'da, sonlarda bulunan Türkiye, Avrupa ve Amerika seviyesine çıkabilirse doktorlar hastaların akrabalarını ameliyat etmek zorunda kalmayacak. Kalayoğlu, organ bağışı konusuyla ilgili herkesin bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyor. Organ bağışı yapılmadığı sürece insanların yaşamlarını yitirdiğini anlatıyor ve bağış olduğunda yapılan organ nakilleri sayesinde hastaların iyileşip, normal hayatlarına döndüğü bilgisini veriyor. Prof. Dr. Münci Kalayoğlu'nun organ naklinde en çok merak edilen 10 soruya verdiği cevaplar.

    Organ bağışının az olması ülke ekonomisini de etkiliyor

    Doktorlar bir karaciğer hastasının yaşam süresinin 1-2 yıl olduğunu söylüyor. Bu sürede rahatsızlıkları sebebiyle çalışamıyorlar. Tedavileri için de sürekli olarak hastanede kalmaları gerekiyor. Bu bakım süresi oldukça pahalıya mal oluyor. Yine iyi merkezlerin yetersizliği nedeniyle bağışlanan kalplerin sadece yüzde 5'i kullanılabiliyor. Akut kalp yetmezliği olan kişiyi hayatta tutabilmek için suni kalp takılırsa bunun devlete maliyeti 120 bin dolar, kalp nakli yapılırsa maliyet 20-30 bin lira oluyor.

    Prof. Dr. Münci Kalayoğlu

    "Her yaştan insan organ bağışında bulunabilir"

    Bağışlanan organ satılabilir mi?
    Satılamaz. Organlar bağışlandığında, organ nakli koordinasyon sistemi devreye girer. Bu sistem gereğince bağışlanan organlar, Sağlık Bakanlığı'nın Bölge Koordinasyon Merkezi'ne (BKM) oradan da Ulusal Koordinasyon Merkezi'ne (UKM) bildirilir. Merkezlere dağıtım bu bildirimler sonucunda belirlenir.

    Organ nakli iyi bir tedavi yöntemi midir?
    Nakil, kronik organ yetmezliği olan hastalara yapılır. Organ bulunamadığında bu hastalar için tek sonuç ölümdür. Nakil yapıldığında hastalar sağlıklı bir konuma gelir.

    Organ nakli ameliyatında cenazenin bütünlüğü bozulur mu?
    Organ çıkarma, herhangi bir canlı ameliyatı kadar özenle yapılır. Organ alındıktan sonra mümkün olduğunca estetik dikişlerle dikilerek, bedenin zarar görmemesine önem verilir.

    Bağışı bilgileri organ mafyasının eline geçebilir mi?
    Bağışı sırasında alınan bilgiler nakil için yeterli değildir. Kişinin sağlık durumunu değil, niyetini belirten kimlik bilgisi dışında bir özellik taşımaz.

    Organ naklinde başarı oranı nedir?
    Ülkemizde organ nakilleri dünya standardında yapılıyor. Karaciğer ve böbrek gibi önemli organların nakillerinde başarı oranları yüzde 90'ın üzerinde.

    Organ nakli sistemi nasıl kontrol edilir?
    Nakilde olası bir satış durumunun üstünü örtemeyecek kadar çok kişi sistemin içinde bulunur. O nedenle özellikle kadavra organ bağışlarında bir suistimal olması düşünülemez ve adli kayıtlara geçmiş olay da yoktur. Bir organ nakli için hastanenin ekibinden yaklaşık 15 kişi bilgi sahibidir.

    Hayattayken organlarını bağışlayan bir kişi daha sonra bundan vazgeçebilir mi?
    Bu kararın yakınlara söylenmesi yeterli. Çünkü günü geldiğinde bağışı değerlendirecekler onlardır. Bugün ülkemizdeki uygulamaya göre bağış kartınız olsa bile yakınlarınız izin vermedikçe organlarınız alınamaz.

    "Ben sadece herhangi bir organımı bağışlamak istiyorum." diyebilir miyim?
    Organ bağış kartınızda bunu belirtecek seçenekler bulunur. Yakınlarınıza bunu söylemeniz de yeterli.

    Herhangi bir sağlık sorunu olduğunda hastada organ nakli kartı bulunursa bir sorun olur mu?
    'Suistimal olabilir mi?' diye düşünenler için, organ nakli kalabalık bir ekibin işidir. Kaldı ki; organların alınabilmesi için kişinin hayattayken bağış yaptığı halde yine de ailenin izninin alınması gerektiği unutulmamalı.

    Organ bağışı için yaş sınırı nedir?
    Yaş sınırı yoktur. Organa göre organın yaşı belli bir risk oluştursa da hayatını kaybetme riski olan hastalar için her yaşta ve koşuldaki organları kullanmak mümkündür.

    Zaman
    kaynak
  2. 15.Kasım.2010, 22:45
    #1
    Üye


    Birçok kişi haberdar olmayabilir ama 3-9 Kasım Doku, Organ Nakli ve Organ Bağışı Haftası. Peki, son derece önemli olan organ nakli konusunda ne kadar bilgi sahibiyiz acaba?
    Fatma Turan'ın haberi

    Türkiye'de organ bekleyen kişi sayısı her geçen gün artıyor, hastalara organ bulunamadığı için sağlıklı olan kişilerden nakledilen organlarla hastalar yaşamlarını sürdürmek durumunda kalıyor. Bağış yapmak isteyenler ise kaygı duyuyor: "Hayattayken organlarım çalınır mı, cenazemin bütünlüğü bozulur mu?"

    Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli, Genel Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, Türkiye'de gerekli organ bağışı yapılmadığından hastayı yaşatmak için akrabalarını ameliyat etmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bu yüzden nakillerin yüzde 80'i canlıdan alınan organlarla gerçekleşiyormuş. Organ bağışında Avrupa'da, sonlarda bulunan Türkiye, Avrupa ve Amerika seviyesine çıkabilirse doktorlar hastaların akrabalarını ameliyat etmek zorunda kalmayacak. Kalayoğlu, organ bağışı konusuyla ilgili herkesin bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyor. Organ bağışı yapılmadığı sürece insanların yaşamlarını yitirdiğini anlatıyor ve bağış olduğunda yapılan organ nakilleri sayesinde hastaların iyileşip, normal hayatlarına döndüğü bilgisini veriyor. Prof. Dr. Münci Kalayoğlu'nun organ naklinde en çok merak edilen 10 soruya verdiği cevaplar.

    Organ bağışının az olması ülke ekonomisini de etkiliyor

    Doktorlar bir karaciğer hastasının yaşam süresinin 1-2 yıl olduğunu söylüyor. Bu sürede rahatsızlıkları sebebiyle çalışamıyorlar. Tedavileri için de sürekli olarak hastanede kalmaları gerekiyor. Bu bakım süresi oldukça pahalıya mal oluyor. Yine iyi merkezlerin yetersizliği nedeniyle bağışlanan kalplerin sadece yüzde 5'i kullanılabiliyor. Akut kalp yetmezliği olan kişiyi hayatta tutabilmek için suni kalp takılırsa bunun devlete maliyeti 120 bin dolar, kalp nakli yapılırsa maliyet 20-30 bin lira oluyor.

    Prof. Dr. Münci Kalayoğlu

    "Her yaştan insan organ bağışında bulunabilir"

    Bağışlanan organ satılabilir mi?
    Satılamaz. Organlar bağışlandığında, organ nakli koordinasyon sistemi devreye girer. Bu sistem gereğince bağışlanan organlar, Sağlık Bakanlığı'nın Bölge Koordinasyon Merkezi'ne (BKM) oradan da Ulusal Koordinasyon Merkezi'ne (UKM) bildirilir. Merkezlere dağıtım bu bildirimler sonucunda belirlenir.

    Organ nakli iyi bir tedavi yöntemi midir?
    Nakil, kronik organ yetmezliği olan hastalara yapılır. Organ bulunamadığında bu hastalar için tek sonuç ölümdür. Nakil yapıldığında hastalar sağlıklı bir konuma gelir.

    Organ nakli ameliyatında cenazenin bütünlüğü bozulur mu?
    Organ çıkarma, herhangi bir canlı ameliyatı kadar özenle yapılır. Organ alındıktan sonra mümkün olduğunca estetik dikişlerle dikilerek, bedenin zarar görmemesine önem verilir.

    Bağışı bilgileri organ mafyasının eline geçebilir mi?
    Bağışı sırasında alınan bilgiler nakil için yeterli değildir. Kişinin sağlık durumunu değil, niyetini belirten kimlik bilgisi dışında bir özellik taşımaz.

    Organ naklinde başarı oranı nedir?
    Ülkemizde organ nakilleri dünya standardında yapılıyor. Karaciğer ve böbrek gibi önemli organların nakillerinde başarı oranları yüzde 90'ın üzerinde.

    Organ nakli sistemi nasıl kontrol edilir?
    Nakilde olası bir satış durumunun üstünü örtemeyecek kadar çok kişi sistemin içinde bulunur. O nedenle özellikle kadavra organ bağışlarında bir suistimal olması düşünülemez ve adli kayıtlara geçmiş olay da yoktur. Bir organ nakli için hastanenin ekibinden yaklaşık 15 kişi bilgi sahibidir.

    Hayattayken organlarını bağışlayan bir kişi daha sonra bundan vazgeçebilir mi?
    Bu kararın yakınlara söylenmesi yeterli. Çünkü günü geldiğinde bağışı değerlendirecekler onlardır. Bugün ülkemizdeki uygulamaya göre bağış kartınız olsa bile yakınlarınız izin vermedikçe organlarınız alınamaz.

    "Ben sadece herhangi bir organımı bağışlamak istiyorum." diyebilir miyim?
    Organ bağış kartınızda bunu belirtecek seçenekler bulunur. Yakınlarınıza bunu söylemeniz de yeterli.

    Herhangi bir sağlık sorunu olduğunda hastada organ nakli kartı bulunursa bir sorun olur mu?
    'Suistimal olabilir mi?' diye düşünenler için, organ nakli kalabalık bir ekibin işidir. Kaldı ki; organların alınabilmesi için kişinin hayattayken bağış yaptığı halde yine de ailenin izninin alınması gerektiği unutulmamalı.

    Organ bağışı için yaş sınırı nedir?
    Yaş sınırı yoktur. Organa göre organın yaşı belli bir risk oluştursa da hayatını kaybetme riski olan hastalar için her yaşta ve koşuldaki organları kullanmak mümkündür.

    Zaman
    kaynak
    Twitter Facebook Google+


  3. 15.Kasım.2010, 22:47
    #2
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Mesajlar
    3.849

    Olumsuz haberler organ bağışını vurdu



    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, Türkiye'de böbrek nakli bekleyen bin hasta olduğunu, organ bağışının ise yetmediğini söyledi. Sarıyar organ bağışı ile ilgili olumsuz haberlere de çattı.
    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, Türkiye'de böbrek nakli olması gereken 50 bin hasta olduğunu belirterek, ''Bu hastaları diyalize sokarsak hiçbiri 10 yıl sonra hayatta olmaz. Oysa ki böbrek naklinde sağlıklı ve uzun yaşama şansı yüzde 98,5'' dedi.

    Prof. Dr. Sarıyar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de halihazırda böbrek nakli olması gereken 50 bin hastanın olduğunu, bu sayıya her yıl 6 ile 10 bin arasında yeni hastanın eklendiğini, ancak bir yıl içinde bu hastalardan sadece 2 bin 500'üne nakil yapılabildiğini söyledi.

    Nakil sayısının düşük olmasını organ bağışı yetersizliğine bağlayan Sarıyar, talebi karşılayacak miktarda organ olması halinde Türkiye'nin tüm nakilleri kısa bir sürede gerçekleştirebilecek merkezlere sahip olduğunu kaydetti.

    Diyalize giren hastalardan yüzde 10'unun yıl içinde hayatlarını kaybettiğini belirten Sarıyar, istatistiklere göre, bugün diyalize ihtiyaç duyan 50 bin hastadan hiçbirinin 10 yıl sonra hayatta olmayacağını, bu sebeple insanların, bir can kurtarmak için üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

    ''Oysa ki böbrek naklinde sağlıklı ve uzun yaşama şansı yüzde 98,5'' diyen Sarıyar, nakil yapılan hastaların diyalize bağlanan hastalara nazaran daha serbest yeyip içebileceğini, sosyal hayatlarının da daha aktif olabileceğini anlattı.

    Türkiye'de nakil yapılan organların daha çok canlı insanlardan temin edildiğini kaydeden Sarıyar, ''Biz bugüne kadar yüzde 80 canlıdan, yüzde 20 kadavradan nakil yapıyorduk.

    Son 2-3 yıldır kadavradan alınan organ oranı yüzde 30'a çıktı, organ sayısı da arttı. 5 yıl önce yılda 400 böbrek nakli yapılırken geçen yıl bu sayı 2 bin 300'ü, bu yıl da 2 bin 500'ü buldu.

    Bu artış, Sağlık Bakanlığının konuya gereken önemi vermesi, Organ Nakli Koordinasyon Sistemi'ni kurması ve çeşitli kampanyalar düzenlemesiyle gerçekleşti'' diye konuştu.

    Son birkaç yıldır yaşanan artışa rağmen organ naklinin Türkiye'de hala çok düşük olduğunu belirten Sarıyar, organ naklinde birinci sırada yer alana İspanya'da 1 milyon kişiden 35'inin organ bağışı yaptığını, fakat bu sayının Türkiye'de milyonda 1'e düştüğünü söyledi.

    Sarıyar, Sağlık Bakanlığı ve çeşitli sağlık kurumları tarafından gerçekleştirilen organ bağışı kampanyalarının iyi yürütülemediği öne sürerek, konunun önemi halka iyi anlatılamadığı için organ bağışının Türkiye'de çok düşük olduğunu kaydetti.


    OLUMSUZ HABERLER

    Konuyla ilgili basında yer alan olumsuz haberlerin vatandaşları organ bağışından uzaklaştırdığını ifade eden Sarıyar, şöyle konuştu:

    ''Türkiye'de yapılan tüm organ nakilleri Sağlık Bakanlığının bilgisi dahilinde yapılır. Organ nakli bekleyen tüm hastalar bakanlıkta listeli.

    Nakil yapacağımız kişiyi bize bakanlık söylüyor. Yani öyle hiç kimse organları gelişigüzel, istediği kişiye nakledemez. Kaldı ki biz, hayattayken organ bağışı yapan kişilerin organlarını bile ailesinin izni olmadan almıyoruz.

    Ne zaman basın, halkı bilinçlendirmeye başlasa kadavra bağışlarında muazzam bir artış oluyor, fakat ne zaman kötü bir haber çıksa iyi niyetli insanların iğneyle kaza kaza oluşturdukları bu birikim aniden düşüyor.

    Basında zaman zaman gördüğünüz negatif haberlerin gerçekleşmesinin imkanı yok. Bir arkadaşımız polise müracaat etmiş. Bugüne kadar Türkiye'de 'organ mafyası' adı altında gerçekleşmiş herhangi bir olay ne polis kayıtlarında, ne de savcılık kayıtlarında var. Bu haberler organ bağışlarını inanılmaz bir şekilde düşürüyor.''

    kaynak
  4. 15.Kasım.2010, 22:47
    #2
    Üye


    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, Türkiye'de böbrek nakli bekleyen bin hasta olduğunu, organ bağışının ise yetmediğini söyledi. Sarıyar organ bağışı ile ilgili olumsuz haberlere de çattı.
    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, Türkiye'de böbrek nakli olması gereken 50 bin hasta olduğunu belirterek, ''Bu hastaları diyalize sokarsak hiçbiri 10 yıl sonra hayatta olmaz. Oysa ki böbrek naklinde sağlıklı ve uzun yaşama şansı yüzde 98,5'' dedi.

    Prof. Dr. Sarıyar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de halihazırda böbrek nakli olması gereken 50 bin hastanın olduğunu, bu sayıya her yıl 6 ile 10 bin arasında yeni hastanın eklendiğini, ancak bir yıl içinde bu hastalardan sadece 2 bin 500'üne nakil yapılabildiğini söyledi.

    Nakil sayısının düşük olmasını organ bağışı yetersizliğine bağlayan Sarıyar, talebi karşılayacak miktarda organ olması halinde Türkiye'nin tüm nakilleri kısa bir sürede gerçekleştirebilecek merkezlere sahip olduğunu kaydetti.

    Diyalize giren hastalardan yüzde 10'unun yıl içinde hayatlarını kaybettiğini belirten Sarıyar, istatistiklere göre, bugün diyalize ihtiyaç duyan 50 bin hastadan hiçbirinin 10 yıl sonra hayatta olmayacağını, bu sebeple insanların, bir can kurtarmak için üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

    ''Oysa ki böbrek naklinde sağlıklı ve uzun yaşama şansı yüzde 98,5'' diyen Sarıyar, nakil yapılan hastaların diyalize bağlanan hastalara nazaran daha serbest yeyip içebileceğini, sosyal hayatlarının da daha aktif olabileceğini anlattı.

    Türkiye'de nakil yapılan organların daha çok canlı insanlardan temin edildiğini kaydeden Sarıyar, ''Biz bugüne kadar yüzde 80 canlıdan, yüzde 20 kadavradan nakil yapıyorduk.

    Son 2-3 yıldır kadavradan alınan organ oranı yüzde 30'a çıktı, organ sayısı da arttı. 5 yıl önce yılda 400 böbrek nakli yapılırken geçen yıl bu sayı 2 bin 300'ü, bu yıl da 2 bin 500'ü buldu.

    Bu artış, Sağlık Bakanlığının konuya gereken önemi vermesi, Organ Nakli Koordinasyon Sistemi'ni kurması ve çeşitli kampanyalar düzenlemesiyle gerçekleşti'' diye konuştu.

    Son birkaç yıldır yaşanan artışa rağmen organ naklinin Türkiye'de hala çok düşük olduğunu belirten Sarıyar, organ naklinde birinci sırada yer alana İspanya'da 1 milyon kişiden 35'inin organ bağışı yaptığını, fakat bu sayının Türkiye'de milyonda 1'e düştüğünü söyledi.

    Sarıyar, Sağlık Bakanlığı ve çeşitli sağlık kurumları tarafından gerçekleştirilen organ bağışı kampanyalarının iyi yürütülemediği öne sürerek, konunun önemi halka iyi anlatılamadığı için organ bağışının Türkiye'de çok düşük olduğunu kaydetti.


    OLUMSUZ HABERLER

    Konuyla ilgili basında yer alan olumsuz haberlerin vatandaşları organ bağışından uzaklaştırdığını ifade eden Sarıyar, şöyle konuştu:

    ''Türkiye'de yapılan tüm organ nakilleri Sağlık Bakanlığının bilgisi dahilinde yapılır. Organ nakli bekleyen tüm hastalar bakanlıkta listeli.

    Nakil yapacağımız kişiyi bize bakanlık söylüyor. Yani öyle hiç kimse organları gelişigüzel, istediği kişiye nakledemez. Kaldı ki biz, hayattayken organ bağışı yapan kişilerin organlarını bile ailesinin izni olmadan almıyoruz.

    Ne zaman basın, halkı bilinçlendirmeye başlasa kadavra bağışlarında muazzam bir artış oluyor, fakat ne zaman kötü bir haber çıksa iyi niyetli insanların iğneyle kaza kaza oluşturdukları bu birikim aniden düşüyor.

    Basında zaman zaman gördüğünüz negatif haberlerin gerçekleşmesinin imkanı yok. Bir arkadaşımız polise müracaat etmiş. Bugüne kadar Türkiye'de 'organ mafyası' adı altında gerçekleşmiş herhangi bir olay ne polis kayıtlarında, ne de savcılık kayıtlarında var. Bu haberler organ bağışlarını inanılmaz bir şekilde düşürüyor.''

    kaynak

Benzer Konular

  1. EKPSS lisans hakkında merak edilen önemli sorular
    Konu Sahibi gencebay55 Forum EKPSS
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 15.Aralık.2015, 01:53
  2. Engelli Raporu En Çok Merak Edilen 8 Soru- 8 Cevap
    Konu Sahibi kuzumekan42 Forum Emeklilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Ağustos.2015, 13:14
  3. Merak edilen
    Konu Sahibi VLYLMZ Forum İlanlar, Duyurular
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Ağustos.2013, 17:51
  4. ÖMSS İle İlgili Tüm Merak Edilenler
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum EKPSS
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 20.Şubat.2012, 10:37
  5. SGK; Genel Sağlık Sigortası'yla ilgili merak edilen 50 soruya cevap verdi
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlık Güvencesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 24.Ocak.2012, 19:57

Bu Konu için Etiketler