Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Akciğer kanseri tedavisinde yeni yöntem

http://www.mezatforum.com/forum/down/organlar/akciger.jpg İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, akciğer kanserine karşı geliştirilen ''hücre tedavi'' yöntemiyle kemoterapinin hasta üzerinde bıraktığı olumsuz yan etkilerin azalacağını belirterek, ''Elektrik düğmesini kapatır gibi düşünülmesi gereken, tek tek kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemeye yönelik bir uygulama'' dedi. Mandel, yeni tedavi yöntemine

Konuyu değerlendir: Akciğer kanseri tedavisinde yeni yöntem

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3490 kez incelendi.

  1. 20.Ekim.2010, 16:09
    #1
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.112

    Akciğer kanseri tedavisinde yeni yöntem



    İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, akciğer kanserine karşı geliştirilen ''hücre tedavi'' yöntemiyle kemoterapinin hasta üzerinde bıraktığı olumsuz yan etkilerin azalacağını belirterek, ''Elektrik düğmesini kapatır gibi düşünülmesi gereken, tek tek kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemeye yönelik bir uygulama'' dedi.

    Mandel, yeni tedavi yöntemine ilişkin yaptığı açıklamada, birçok kanser türünde kullanılan kemoterapi uygulamasının, birey üzerinde saç dökülmesinden böbrek aksaklıklarına, deri dökülmelerinden eklem ağrılarına kadar yan etkiler gösterdiğini söyledi.


    Akciğer kanserine karşı geliştirilen ''hücre tadavi'' yöntemiyle sadece hastalıklı hücrelerin tedavi edileceğini ifade eden Mendel, tedavinin olumlu sonuç vermesinin kişinin iradesine ve iyileşme isteğine de bağlı olduğunu söyledi.


    Kemoterapi seanslarına başlamadan önce birey üzerinde belirli ilaç takviyeleri yaptıklarını söyleyen Mandel, böylece kemoterapinin yol açtığı baş dönmesi, mide bulantısı ve benzeri fiziksel etkilerin azaltılmasının önerilen ilaçların kullanımı ile giderilebileceğini belirtti.


    Tıbbın her geçen gün gelişim gösterdiğini, kanser tedavisinde çok daha iyi bir aşamaya gelineceğini ifade eden Prof. Dr. Mandel, şunları söyledi;


    ''Akciğer kanseri tedavi sürecinde oluşabilecek yan etkilerin azaltılması konusunda, hastalara uygulayabileceğimiz yeni yöntemler geliştirdik. Akciğer kanserinde, sadece hücre tipiyle birtakım hedefli tedavilerin artı sonuçlarını aldık.



    Akciğer kanserlerinin bir kısmında kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik tedaviler de kullanılacaktır. Hedefli tedavi deyince, kanserli hücre özelliklerine göre hücrenin büyümesini çoğalmasını tetikleyen birtakım bulgular var. Bu bulguları baskılayan, bunu hücreye bölünme ve çoğalma sinyalini veren mekanizmayı durduran ilaçlar ortaya çıktı.



    Akciğer kanserine karşı geliştirilen hücre tedavi yöntemiyle kemoterapinin olumsuz yan etkileri azalacak. Tek tek kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemeye yönelik bir uygulama. Tıpkı elektrik düğmesini kapatır gibi tek tek hücrenin büyümesini, çoğalmasını durduran ilaçlar kullanılacak.



    Bölgesel değil, sadece hasta hücrelere uygulanabilecek bir tedavi yöntemidir. Bu ilaçların kullanımından sonra hasta hücreler çoğalmıyor, sağlıklı hücreler ortaya çıkıyor. Sonuç olarak kemoterepinin etkilediği büyük alandaki canlı hücre de yok olmayacak.'


    AA
  2. 20.Ekim.2010, 16:09
    #1
    Üye


    İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, akciğer kanserine karşı geliştirilen ''hücre tedavi'' yöntemiyle kemoterapinin hasta üzerinde bıraktığı olumsuz yan etkilerin azalacağını belirterek, ''Elektrik düğmesini kapatır gibi düşünülmesi gereken, tek tek kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemeye yönelik bir uygulama'' dedi.

    Mandel, yeni tedavi yöntemine ilişkin yaptığı açıklamada, birçok kanser türünde kullanılan kemoterapi uygulamasının, birey üzerinde saç dökülmesinden böbrek aksaklıklarına, deri dökülmelerinden eklem ağrılarına kadar yan etkiler gösterdiğini söyledi.


    Akciğer kanserine karşı geliştirilen ''hücre tadavi'' yöntemiyle sadece hastalıklı hücrelerin tedavi edileceğini ifade eden Mendel, tedavinin olumlu sonuç vermesinin kişinin iradesine ve iyileşme isteğine de bağlı olduğunu söyledi.


    Kemoterapi seanslarına başlamadan önce birey üzerinde belirli ilaç takviyeleri yaptıklarını söyleyen Mandel, böylece kemoterapinin yol açtığı baş dönmesi, mide bulantısı ve benzeri fiziksel etkilerin azaltılmasının önerilen ilaçların kullanımı ile giderilebileceğini belirtti.


    Tıbbın her geçen gün gelişim gösterdiğini, kanser tedavisinde çok daha iyi bir aşamaya gelineceğini ifade eden Prof. Dr. Mandel, şunları söyledi;


    ''Akciğer kanseri tedavi sürecinde oluşabilecek yan etkilerin azaltılması konusunda, hastalara uygulayabileceğimiz yeni yöntemler geliştirdik. Akciğer kanserinde, sadece hücre tipiyle birtakım hedefli tedavilerin artı sonuçlarını aldık.



    Akciğer kanserlerinin bir kısmında kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik tedaviler de kullanılacaktır. Hedefli tedavi deyince, kanserli hücre özelliklerine göre hücrenin büyümesini çoğalmasını tetikleyen birtakım bulgular var. Bu bulguları baskılayan, bunu hücreye bölünme ve çoğalma sinyalini veren mekanizmayı durduran ilaçlar ortaya çıktı.



    Akciğer kanserine karşı geliştirilen hücre tedavi yöntemiyle kemoterapinin olumsuz yan etkileri azalacak. Tek tek kanserli hücrelerin çoğalmasını engellemeye yönelik bir uygulama. Tıpkı elektrik düğmesini kapatır gibi tek tek hücrenin büyümesini, çoğalmasını durduran ilaçlar kullanılacak.



    Bölgesel değil, sadece hasta hücrelere uygulanabilecek bir tedavi yöntemidir. Bu ilaçların kullanımından sonra hasta hücreler çoğalmıyor, sağlıklı hücreler ortaya çıkıyor. Sonuç olarak kemoterepinin etkilediği büyük alandaki canlı hücre de yok olmayacak.'


    AA
    Twitter Facebook Google+


  3. 21.Ekim.2010, 21:50
    #2
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.112

    Akciğer Kanseri Beklemeye Gelmiyor



    Prof. Dr. James Jett, gazetecilere yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin yüzde 90'nına geç dönemde teşhis konulduğunu belirterek, ameliyat edilebilir vakaların ise yüzde 10 olduğunu söyledi.

    ABD Mayo Clinic Göğüs Hastalıkları ve Torasik Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. James Jett, 'Akciğer kanserinin erken dönemde saptanabilmesi için uygulanabilecek birebir yöntem henüz ortaya konulmuş değil' dedi.

    Jett, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca gerçekleştirilen konferansta, akciğer kanserinde erken tanı ve tarama çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

    Prof. Dr. James Jett, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin yüzde 90'nına geç dönemde teşhis konulduğunu belirterek, ameliyat edilebilir vakaların ise yüzde 10 olduğunu söyledi.

    KANSER BOYUTU BÜYÜDÜKTEN SONRA AMELİYAT GÜÇLEŞİYOR

    Özellikle risk grubu kişilerde 3 haftayı geçen öksürük, balgamdan kan gelmesi ve kilo kaybı gibi şikayetlerin görülmesi halinde en kısa sürede göğüs hastalıkları hekimine başvurmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Jett, şöyle konuştu;

    'Şu aşamada, risk grubu kişilerin periyodik olarak tomografik yöntemlerle taranmaları önerilmiyor. Çünkü bugüne kadar elimizde akciğer kanser mortalitesini azalttığını gösterir yöntem yok. Akciğer kanserinin erken dönemde saptanabilmesi için uygulanabilecek birebir yöntem henüz ortaya konulmuş değil.

    Akciğer kanserinin tanınabilmesi için radyolojik olarak saptayabilmemiz lazım. Ama maalesef akciğer kanseri boyutu büyüdükten sonra semptom ve belirtiler ortaya geç çıktığı için ameliyat edilebilir safhayı geçmiş oluyoruz. Akciğer tomografisi ile periyodik kontroller neticesinde daha erken dönemde hastalığın tanımlanarak ameliyat edilebilmesi hedefleniyor. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor.'

    SİGARA, AKCİĞER KANSERİNE EN BÜYÜK ETKEN

    Akciğer kanserlerinin yüzde 90'nın sigaradan kaynaklandığına dikkati çeken Prof. Dr. Jett, şunları dedi;

    'Akciğer kanseri en ölümcül kanserlerin başında geliyor. Özellikle erkeklerde daha sık görülürken kadınlarda da giderek artmaktadır. Sigara içenler içmeyenlere göre 7 yıl daha az yaşıyor. Çünkü sigaranın yaptığı sadece akciğer kanseri değil, mesane kanseri, kalp damar hastalıkları gibi birçok riski de beraberinde getirmektedir.

    İlk yapılması gereken sigara bırakılmalı, sigara karşıtı kampanyalar düzenlenmelidir. Türkiye'de bu yoğun olarak yapılıyor, yasaklar geldi. Yasaklar toplumun her katmanı tarafından desteklenmeli. Yasaklar olduğu sürece sigaraya başlanmasının önlenmesi mümkün olacak, dolayısıyla akciğer kanserinin gelişimi de azalacaktır.


    Yenişafak
  4. 21.Ekim.2010, 21:50
    #2
    Üye


    Prof. Dr. James Jett, gazetecilere yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin yüzde 90'nına geç dönemde teşhis konulduğunu belirterek, ameliyat edilebilir vakaların ise yüzde 10 olduğunu söyledi.

    ABD Mayo Clinic Göğüs Hastalıkları ve Torasik Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. James Jett, 'Akciğer kanserinin erken dönemde saptanabilmesi için uygulanabilecek birebir yöntem henüz ortaya konulmuş değil' dedi.

    Jett, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca gerçekleştirilen konferansta, akciğer kanserinde erken tanı ve tarama çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

    Prof. Dr. James Jett, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin yüzde 90'nına geç dönemde teşhis konulduğunu belirterek, ameliyat edilebilir vakaların ise yüzde 10 olduğunu söyledi.

    KANSER BOYUTU BÜYÜDÜKTEN SONRA AMELİYAT GÜÇLEŞİYOR

    Özellikle risk grubu kişilerde 3 haftayı geçen öksürük, balgamdan kan gelmesi ve kilo kaybı gibi şikayetlerin görülmesi halinde en kısa sürede göğüs hastalıkları hekimine başvurmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Jett, şöyle konuştu;

    'Şu aşamada, risk grubu kişilerin periyodik olarak tomografik yöntemlerle taranmaları önerilmiyor. Çünkü bugüne kadar elimizde akciğer kanser mortalitesini azalttığını gösterir yöntem yok. Akciğer kanserinin erken dönemde saptanabilmesi için uygulanabilecek birebir yöntem henüz ortaya konulmuş değil.

    Akciğer kanserinin tanınabilmesi için radyolojik olarak saptayabilmemiz lazım. Ama maalesef akciğer kanseri boyutu büyüdükten sonra semptom ve belirtiler ortaya geç çıktığı için ameliyat edilebilir safhayı geçmiş oluyoruz. Akciğer tomografisi ile periyodik kontroller neticesinde daha erken dönemde hastalığın tanımlanarak ameliyat edilebilmesi hedefleniyor. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor.'

    SİGARA, AKCİĞER KANSERİNE EN BÜYÜK ETKEN

    Akciğer kanserlerinin yüzde 90'nın sigaradan kaynaklandığına dikkati çeken Prof. Dr. Jett, şunları dedi;

    'Akciğer kanseri en ölümcül kanserlerin başında geliyor. Özellikle erkeklerde daha sık görülürken kadınlarda da giderek artmaktadır. Sigara içenler içmeyenlere göre 7 yıl daha az yaşıyor. Çünkü sigaranın yaptığı sadece akciğer kanseri değil, mesane kanseri, kalp damar hastalıkları gibi birçok riski de beraberinde getirmektedir.

    İlk yapılması gereken sigara bırakılmalı, sigara karşıtı kampanyalar düzenlenmelidir. Türkiye'de bu yoğun olarak yapılıyor, yasaklar geldi. Yasaklar toplumun her katmanı tarafından desteklenmeli. Yasaklar olduğu sürece sigaraya başlanmasının önlenmesi mümkün olacak, dolayısıyla akciğer kanserinin gelişimi de azalacaktır.


    Yenişafak
  5. 17.Aralık.2010, 08:09
    #3
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Mesajlar
    3.849

    Akciğer kanserinde iki müjde




    ALMANYA’daki Köln Üniversitesi ve Max Planck Enstitüsü’nde görevli bilim insanları en sık rastlanan akciğer kanseri türü olan epitel hücreli akciğer kanserine neden olan geni tanımladı. Araştırmaya göre “FGFR1” genlerindeki bozukluk akciğer kanserine yol açıyor. Uzmanlar araştırma için 155 kanser hastası üzerinde inceleme yaptı. Araştırma sonunda hastaların 15’inde “FGFR1” geninde bozukluk saptandı. Daha sonra 153 kişilik ikinci grup incelendi bunların da yüzde 22’sinde aynı gende bozukluk görüldü. Araştırma ekibinden Roman Thomas, gen bozukluğunu göz önüne alarak hazırladıkları bir bileşimin yassı epitel hücreli akciğer kanseri olan farelerde denendiğini ve tümörlerin küçüldüğünü söyledi. Thomas farelerde yararlı olan bileşimin insanlarda denenmeye hazır olmadığını vurguladı.

    İLAÇ DA GELİŞTİRİLDİ
    İlaç firmaları ise insanlarda denenmek üzere yeni ilaçlar üretti. Avustralya’nın Melbourne kentindeki St Vincent Hastanesi doktarları ise bu gen bozukluklarından yola çıkarak geliştirdikleri ilacı önümüzdeki yıl denemeye başladıklarını açıkladı. Uzmanlar bunun kanser tedavinde çığır açağını ifade etti. Yassı epitel hücreli akciğer kanseri en sık görülen akciğer kanseri tipi. Akciğer kanserlerinin dörtte birini oluşturuyor. En büyük nedeni sigara ve solunum yolları ile alınan zararlı maddeler. Erkeklerde kadınlardan daha fazla görülüyor. Türkiye'de her yıl 30 bin kişi akciğer kanserine yakalanıyor. Yılda 15 bin kişi ise akciğer kanserinden yaşamını yitiriyor.

    GAZETE HABERTURK- DIŞ HABERLER
  6. 17.Aralık.2010, 08:09
    #3
    Üye



    ALMANYA’daki Köln Üniversitesi ve Max Planck Enstitüsü’nde görevli bilim insanları en sık rastlanan akciğer kanseri türü olan epitel hücreli akciğer kanserine neden olan geni tanımladı. Araştırmaya göre “FGFR1” genlerindeki bozukluk akciğer kanserine yol açıyor. Uzmanlar araştırma için 155 kanser hastası üzerinde inceleme yaptı. Araştırma sonunda hastaların 15’inde “FGFR1” geninde bozukluk saptandı. Daha sonra 153 kişilik ikinci grup incelendi bunların da yüzde 22’sinde aynı gende bozukluk görüldü. Araştırma ekibinden Roman Thomas, gen bozukluğunu göz önüne alarak hazırladıkları bir bileşimin yassı epitel hücreli akciğer kanseri olan farelerde denendiğini ve tümörlerin küçüldüğünü söyledi. Thomas farelerde yararlı olan bileşimin insanlarda denenmeye hazır olmadığını vurguladı.

    İLAÇ DA GELİŞTİRİLDİ
    İlaç firmaları ise insanlarda denenmek üzere yeni ilaçlar üretti. Avustralya’nın Melbourne kentindeki St Vincent Hastanesi doktarları ise bu gen bozukluklarından yola çıkarak geliştirdikleri ilacı önümüzdeki yıl denemeye başladıklarını açıkladı. Uzmanlar bunun kanser tedavinde çığır açağını ifade etti. Yassı epitel hücreli akciğer kanseri en sık görülen akciğer kanseri tipi. Akciğer kanserlerinin dörtte birini oluşturuyor. En büyük nedeni sigara ve solunum yolları ile alınan zararlı maddeler. Erkeklerde kadınlardan daha fazla görülüyor. Türkiye'de her yıl 30 bin kişi akciğer kanserine yakalanıyor. Yılda 15 bin kişi ise akciğer kanserinden yaşamını yitiriyor.

    GAZETE HABERTURK- DIŞ HABERLER
  7. Zümrüdü Anka
    09.Şubat.2011, 18:53
    #4

    Akciğer kanserinden ölen kadınların sayısı arttı

    Avrupa genelinde yapılan bir araştırma hemen her ülkede akciğer kanserinden ölen kadınların sayısının arttığını ortaya koydu.

    Dünya Sağlık Örgütü'nün 1970-2007 yılları arasında kanserden dolayı gerçekleşen ölümlere ilişkin verileri değerlendiren araştırmacılar,İngiltere dışındaki Avrupa ülkelerinde akciğer kanserine bağlı ölümlerin arttığını ortaya koydu. Erkekler arasında ise akciğer kanserine bağlı ölümlerde düşüş yaşandı. Kadınlarda akciğer kanserinden ölümlerin yüksek çıkmasına kadınların 1960 ve 70'li yıllarda sigara içmeye başlamasının ve buna bağlı ölümlerin yeni yeni yaşanmasının yol açtığını düşünülüyor.

    2011 yılına dair tahminlerde bulunan araştırmacılar, Avrupa genelinde içinde bulunduğumuz yıl 1,3 milyon insanın kanserden dolayı hayatını kaybedeceği öngörüsünde bulundu. Mide, rahim, prostat ve kan kanseri vakalarında ise düşüş bekleniyor.

    Sonuçları kanser dergisi ''Annals of Oncology'' de yayınlanan araştırmada bilim adamları ayrıca kadınlarda meme kanseri, erkeklerde akciğer ve kolorektal kanseri nedeniyle ölüm oranının düştüğünü kaydetti. Araştırmayı yürüten İtalya'daki Milano Üniversitesi'nden Carlo La Vecchia ve ekibi, akciğer kanseri ölüm oranının endişe verici olduğunu, kadınlarda akciğer kanseri ölüm oranının ise bölgede her yerde yükseldiğini ifade etti.


    CİHAN
  8. 09.Şubat.2011, 18:53
    #4
    Zümrüdü Anka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Zümrüdü Anka
    Misafir
    Avrupa genelinde yapılan bir araştırma hemen her ülkede akciğer kanserinden ölen kadınların sayısının arttığını ortaya koydu.

    Dünya Sağlık Örgütü'nün 1970-2007 yılları arasında kanserden dolayı gerçekleşen ölümlere ilişkin verileri değerlendiren araştırmacılar,İngiltere dışındaki Avrupa ülkelerinde akciğer kanserine bağlı ölümlerin arttığını ortaya koydu. Erkekler arasında ise akciğer kanserine bağlı ölümlerde düşüş yaşandı. Kadınlarda akciğer kanserinden ölümlerin yüksek çıkmasına kadınların 1960 ve 70'li yıllarda sigara içmeye başlamasının ve buna bağlı ölümlerin yeni yeni yaşanmasının yol açtığını düşünülüyor.

    2011 yılına dair tahminlerde bulunan araştırmacılar, Avrupa genelinde içinde bulunduğumuz yıl 1,3 milyon insanın kanserden dolayı hayatını kaybedeceği öngörüsünde bulundu. Mide, rahim, prostat ve kan kanseri vakalarında ise düşüş bekleniyor.

    Sonuçları kanser dergisi ''Annals of Oncology'' de yayınlanan araştırmada bilim adamları ayrıca kadınlarda meme kanseri, erkeklerde akciğer ve kolorektal kanseri nedeniyle ölüm oranının düştüğünü kaydetti. Araştırmayı yürüten İtalya'daki Milano Üniversitesi'nden Carlo La Vecchia ve ekibi, akciğer kanseri ölüm oranının endişe verici olduğunu, kadınlarda akciğer kanseri ölüm oranının ise bölgede her yerde yükseldiğini ifade etti.


    CİHAN
  9. Zümrüdü Anka
    05.Mart.2011, 01:50
    #5

    Akciğer kanserinde bronş nakli

    Paris'te, akciğer kanseri olan bir hasta yapay bronş nakliyle tedavi edildi. Bu, hem başlı başına bir ilk hem de başka ilkleri peşinden sürükleyecek önemli bir gelişme.


    Fransa'nın başkenti Paris'te bir grup doktorun yaptığı açıklama tıp dünyasında heyecan yaşattı.

    Doktorlar, 2009 yılında yapay bronş nakli uyguladıkları bir akciğer kanseri hastasının iyileştiğini duyurdu.

    Profesör Doktor Emmanuel Martinod, ameliyatta hastanın kanserli bronşunun alınarak yerine yapay bronş takıldığını söyledi.

    Martinod, “10 yıl önce hiç kimse bronş naklinin mümkün olacağını düşünemezdi. Bu konuda daha önce birçok başarısız deneme olmuştu” dedi.

    Ameliyatın ardından 78 yaşındaki hastanın durumunun iyi olduğu ve yakında evine gideceği belirtildi.

    Doktor Martinod, bu yolla ölüm riskinin yüksek olduğu akciğer nakli ameliyatlarının da önüne geçtiklerinin altını çizdi.

    Açıklamada, geçerliliğinin kanıtlanması amacıyla bronş naklinin 20 hastaya daha uygulanacağı kaydedildi.

    ihlassondakika
  10. 05.Mart.2011, 01:50
    #5
    Zümrüdü Anka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Zümrüdü Anka
    Misafir
    Paris'te, akciğer kanseri olan bir hasta yapay bronş nakliyle tedavi edildi. Bu, hem başlı başına bir ilk hem de başka ilkleri peşinden sürükleyecek önemli bir gelişme.


    Fransa'nın başkenti Paris'te bir grup doktorun yaptığı açıklama tıp dünyasında heyecan yaşattı.

    Doktorlar, 2009 yılında yapay bronş nakli uyguladıkları bir akciğer kanseri hastasının iyileştiğini duyurdu.

    Profesör Doktor Emmanuel Martinod, ameliyatta hastanın kanserli bronşunun alınarak yerine yapay bronş takıldığını söyledi.

    Martinod, “10 yıl önce hiç kimse bronş naklinin mümkün olacağını düşünemezdi. Bu konuda daha önce birçok başarısız deneme olmuştu” dedi.

    Ameliyatın ardından 78 yaşındaki hastanın durumunun iyi olduğu ve yakında evine gideceği belirtildi.

    Doktor Martinod, bu yolla ölüm riskinin yüksek olduğu akciğer nakli ameliyatlarının da önüne geçtiklerinin altını çizdi.

    Açıklamada, geçerliliğinin kanıtlanması amacıyla bronş naklinin 20 hastaya daha uygulanacağı kaydedildi.

    ihlassondakika
  11. 18.Mayıs.2011, 09:12
    #6
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Mesajlar
    3.849

    Akciğer kanserini erken teşhis edecek çok önemli buluş!

    Alman bilim insanları, akciğer kanserinin erken teşhis edilebilmesini sağlayacak önemli bir buluşa imza attı. Bonn Üniversitesi ile Köln Üniversitesi tarafından ortak yürütülen araştırma sonucunda geliştirilen kan testinin, akciğer kanserini henüz başlangıç aşamasındayken teşhis edebildiği belirtildi. Prof. Dr. Joachim Schultze başkanlığındaki araştırma ekibi, 200 sigara tiryakisinin kanında inceleme yaptı. İncelemede, sigara içen kişilerin kanındaki 480 molekülün yoğunluğunda değişim görüldü. Uzmanlar, yoğunluğun ölçümüyle bir tiryakinin akciğer kanseri olup olmadığının belirlenebildiğini kaydetti.

    KISA SÜREDE PİYASADA

    Schultze, kan testiyle 24 saat içinde bir kişinin akciğer kanseri olup olmadığının belirlenebildiğini söyledi ve erken teşhisle akciğer kanserini tümüyle yok etme imkânı olduğunu belirtti. Şu anki yöntemle akciğer kanseri olanların sadece yüzde 15'inin erken teşhis edildiğini de hatırlatan Schultze, hastalığın üçüncü ya da dördüncü aşamasında teşhis konulan kişilerin yüzde 80'inin 2 yıl içinde öldüğünü vurguladı. İlk bulgularının doğrulanması halinde kan testi kısa sürede piyasaya sunulacak.

    Yunus ÜLGER / BONN

    SABAH

    KAYNAK
  12. 18.Mayıs.2011, 09:12
    #6
    Üye
    Alman bilim insanları, akciğer kanserinin erken teşhis edilebilmesini sağlayacak önemli bir buluşa imza attı. Bonn Üniversitesi ile Köln Üniversitesi tarafından ortak yürütülen araştırma sonucunda geliştirilen kan testinin, akciğer kanserini henüz başlangıç aşamasındayken teşhis edebildiği belirtildi. Prof. Dr. Joachim Schultze başkanlığındaki araştırma ekibi, 200 sigara tiryakisinin kanında inceleme yaptı. İncelemede, sigara içen kişilerin kanındaki 480 molekülün yoğunluğunda değişim görüldü. Uzmanlar, yoğunluğun ölçümüyle bir tiryakinin akciğer kanseri olup olmadığının belirlenebildiğini kaydetti.

    KISA SÜREDE PİYASADA

    Schultze, kan testiyle 24 saat içinde bir kişinin akciğer kanseri olup olmadığının belirlenebildiğini söyledi ve erken teşhisle akciğer kanserini tümüyle yok etme imkânı olduğunu belirtti. Şu anki yöntemle akciğer kanseri olanların sadece yüzde 15'inin erken teşhis edildiğini de hatırlatan Schultze, hastalığın üçüncü ya da dördüncü aşamasında teşhis konulan kişilerin yüzde 80'inin 2 yıl içinde öldüğünü vurguladı. İlk bulgularının doğrulanması halinde kan testi kısa sürede piyasaya sunulacak.

    Yunus ÜLGER / BONN

    SABAH

    KAYNAK
  13. 02.Haziran.2011, 11:05
    #7
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Mesajlar
    3.849

    Akciğer kanserinde umut veren gelişme

    İlaç firması Roche’un, akciğer kanseri hastalarının yaşam süresi ve kalitesini artırmak üzere yürüttüğü çalışmalardan umut veren sonuçlar alındı.

    - Türkiye’de yılda yaklaşık 16 bin akciğer kanseri tanısı konulduğu tahmin ediliyor. Roche, araştırma sürecinde olan 'kişiye özel tedavi' yöntemiyle, akciğer kanseri hastalarının kalan yaşamlarını 3 katına, hastalıkları kötüleşmeden yaşadıkları süreyi ise 2 katına çıkardığını açıkladı.

    Roche’dan yapılan açıklamada, akciğer kanseri hastalarına yönelik araştırma süreci devam eden kişiye özel tedavinin, hastalar üzerinde yapılan Faz 2 sonuçlarının tamamlandığı belirtildi. Açıklamada, daha önce tedavi görmüş ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserli (KHDAK) hastalarının, yardımcı tanı testiyle belirlenen bir alt tipi için, hastaların kalan yaşam süresi ve kaliteleri üzerinde olumlu etki yarattığı belirlendi.

    Araştırma süreci devam eden antikor, birçok kanser türünde başarısız sonuç alınmasına neden olan Met proteini üzerinde etkili olmayı hedefliyor. Bazı hücrelerin yüzeyinde bulunan bir alıcı protein olan Met, aşırı hücre çoğalmasına ve kansere neden olabiliyor. Yeni tedavi, Met’in bu etkisini kesmeyi hedefliyor.

    ÜÇÜNCÜ AŞAMA ÇALIŞMALARI BAŞLAYACAK

    Kişiye özel yeni tedavi sonuçlarının umut verici olduğunu belirten Global Ürün Geliştirme Başkanı ve Sağlık Direktörü Dr. Hal Barron, “Ürünün benzersiz tasarımı ve birlikte yardımcı tanı testinin geliştirilmesi, kanserin büyümesini destekliyor olabilecek özel bir yolağı hedeflememize olanak tanıdı. Bu sonuçlar, akciğer kanseri hastalarında ürünün daha derinlemesine araştırılmasını desteklemektedir. Biz de bu yılın sonlarında Faz 3 çalışmasını başlatmayı planlıyoruz” dedi.

    MET YOLAĞI HAKKINDA...

    Açıklamada, “Birçok kanser, hücrelerin anormal büyümesi, çoğalması ve sağ kalmasından kaynaklanır. Bu faktörler, hücrelerin dışından içine reseptörler aracılığıyla bilgi aktaran sinyal yolakları tarafından kontrol edilir. Met, bazı hücrelerin yüzeyinde bulunan, hepatosit büyüme faktörü (HGF) adı verilen bir protein tarafından aktive edilen bir reseptördür. HGF/Met yolağından geçen sinyaller anormalleşerek sağlıklı hücrelerin kanserojen hale gelmesine neden olabilir. HGF’nin Met’e bağlanması önlenerek kanserojen hücrelerin büyüme, çoğalma, sağ kalma ve yayılma kabiliyeti engellenir” şeklindeki bilgiye de yer verildi.

    NTV
    kaynak
  14. 02.Haziran.2011, 11:05
    #7
    Üye
    İlaç firması Roche’un, akciğer kanseri hastalarının yaşam süresi ve kalitesini artırmak üzere yürüttüğü çalışmalardan umut veren sonuçlar alındı.

    - Türkiye’de yılda yaklaşık 16 bin akciğer kanseri tanısı konulduğu tahmin ediliyor. Roche, araştırma sürecinde olan 'kişiye özel tedavi' yöntemiyle, akciğer kanseri hastalarının kalan yaşamlarını 3 katına, hastalıkları kötüleşmeden yaşadıkları süreyi ise 2 katına çıkardığını açıkladı.

    Roche’dan yapılan açıklamada, akciğer kanseri hastalarına yönelik araştırma süreci devam eden kişiye özel tedavinin, hastalar üzerinde yapılan Faz 2 sonuçlarının tamamlandığı belirtildi. Açıklamada, daha önce tedavi görmüş ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserli (KHDAK) hastalarının, yardımcı tanı testiyle belirlenen bir alt tipi için, hastaların kalan yaşam süresi ve kaliteleri üzerinde olumlu etki yarattığı belirlendi.

    Araştırma süreci devam eden antikor, birçok kanser türünde başarısız sonuç alınmasına neden olan Met proteini üzerinde etkili olmayı hedefliyor. Bazı hücrelerin yüzeyinde bulunan bir alıcı protein olan Met, aşırı hücre çoğalmasına ve kansere neden olabiliyor. Yeni tedavi, Met’in bu etkisini kesmeyi hedefliyor.

    ÜÇÜNCÜ AŞAMA ÇALIŞMALARI BAŞLAYACAK

    Kişiye özel yeni tedavi sonuçlarının umut verici olduğunu belirten Global Ürün Geliştirme Başkanı ve Sağlık Direktörü Dr. Hal Barron, “Ürünün benzersiz tasarımı ve birlikte yardımcı tanı testinin geliştirilmesi, kanserin büyümesini destekliyor olabilecek özel bir yolağı hedeflememize olanak tanıdı. Bu sonuçlar, akciğer kanseri hastalarında ürünün daha derinlemesine araştırılmasını desteklemektedir. Biz de bu yılın sonlarında Faz 3 çalışmasını başlatmayı planlıyoruz” dedi.

    MET YOLAĞI HAKKINDA...

    Açıklamada, “Birçok kanser, hücrelerin anormal büyümesi, çoğalması ve sağ kalmasından kaynaklanır. Bu faktörler, hücrelerin dışından içine reseptörler aracılığıyla bilgi aktaran sinyal yolakları tarafından kontrol edilir. Met, bazı hücrelerin yüzeyinde bulunan, hepatosit büyüme faktörü (HGF) adı verilen bir protein tarafından aktive edilen bir reseptördür. HGF/Met yolağından geçen sinyaller anormalleşerek sağlıklı hücrelerin kanserojen hale gelmesine neden olabilir. HGF’nin Met’e bağlanması önlenerek kanserojen hücrelerin büyüme, çoğalma, sağ kalma ve yayılma kabiliyeti engellenir” şeklindeki bilgiye de yer verildi.

    NTV
    kaynak

Benzer Konular

  1. Bilim adamları akıl hastalığı tedavisinde yeni bir yöntem geliştirdi
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Otizm ve Zihinsel Engellilik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Mart.2012, 17:59
  2. Karın içi kanser tedavisinde yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 26.Ocak.2012, 03:02
  3. İngiltere'de bilim adamları, beyin kanseri tedavisinde yeni bir yöntem geliştirdi
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Kasım.2011, 22:54
  4. Akciğer Kanseri
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 30.Ocak.2011, 13:10
  5. Akciğer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
    Konu Sahibi Defnex Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 17.Ekim.2010, 11:51

Bu Konu için Etiketler