Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Meme Kanseri

http://www.meme-kanseri.biz/resimler/memenizi_taniyin.jpg Batı ülkelerinde yaşayan kadınlarda görülen kanser türleri arasında en yaygını meme kanseridir. Her 14 kadından birinde meme kanseri oluştuğu gibi 30–60 yaş grubundaki kadınlarda ölüm nedeni olarak da bu hastalık başta gelmektedir. Hastalığın çok yaygın olması, konuyu sürekli olarak gündemde tuttuğundan kadınlar ilk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz doktora başvurmaktadırlar. Öbür kanser türlerinde olduğu gibi, meme kanserinde de

Konuyu değerlendir: Meme Kanseri

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 5970 kez incelendi.

  1. 21.Ekim.2010, 22:19
    #1
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.112



    Batı ülkelerinde yaşayan kadınlarda görülen kanser türleri arasında en yaygını meme kanseridir. Her 14 kadından birinde meme kanseri oluştuğu gibi 30–60 yaş grubundaki kadınlarda ölüm nedeni olarak da bu hastalık başta gelmektedir.


    Hastalığın çok yaygın olması, konuyu sürekli olarak gündemde tuttuğundan kadınlar ilk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz doktora başvurmaktadırlar. Öbür kanser türlerinde olduğu gibi, meme kanserinde de erken teşhis hastanın iyileşme olasılığını artıran bir etkendir.



    ARAŞTIRMA SONUÇLARI

    Birçok araştırma yapılmış olmakla birlikte meme kanserinin nedenleri henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Bir ara doktorlar, kadının yaşadığı bölgenin ve ırkın meme kanserine yol açan etkenler arasında olduğu görüşündeydiler. Bunun nedeni Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde meme kanserine yakalanan kadın sayısının örneğin Güney Doğu Asya’daki meme kanserli kadın sayısından çok daha fazla olmasıydı.


    Ancak bugün Japonya’da yaşayan Japon kadınların bu hastalığa yakalanma oranının, ABD’de yaşayan Japon kadınların hastalığa yakalanma oranına ulaştığı görülmektedir. Dahası ABD’de yaşayan ikinci kuşak Japon kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı artık Amerikalı kadınlarla aynıdır. Coğrafi özelliklerle ırk özelliklerinden çok, çevrenin ve yaşama biçiminin kanser yapıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

    MEME KANSERİ, DOĞUM KONTROL HAPLARI VE HORMON TEDAVİSİ


    Başlangıçta doğum kontrol haplarının meme kanserine yol açtığı öne sürülmüştür.



    Ancak yapılan araştırmalar bunun doğru olmadığını göstermiştir. Üstelik hap kullanan kadınlarda iyicil meme hastalıklarının daha az görüldüğü ortaya çıkmıştır. Hormon tedavisinin ise, meme kanserine yol açan etkenler arasında bulunması olasılığının daha yüksek olduğu sanılmaktadır.



    Birçok araştırma, hormon tedavisiyle meme kanseri arasında ilişki olmadığı sonucunu vermiş olmakla birlikte, ABD’de yapılan geniş çaplı bir araştırma 10 yıldan uzun süre hormon tedavisi gören kadınların, bu konuda biraz daha fazla bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarını göstermiştir.

    IŞINIMIN ETKİLERİ


    Işınım meme kanseri olasılığını artırır.



    Miktarı ve sıklığı arttıkça tehlike de büyür. Ancak kanser olup olmadığı araştırılırken hastaya başka yöntemler yanında X ışınları yardımıyla araştırma yöntemi de uygulandığından, ortaya bir ikilem çıkar. Çünkü kanser tehlikesi yaratmayacak ışınım miktarı bilinmemektedir. Kimi doktorlar tekrar tekrar göğüs röntgeni çektirmenin meme kanserine yol açabileceği görüşündedirler.

    BELİRTİLER





    Meme kanserinin ilk belirtilerinden biri memelerin birinde sert bir kütle oluşmasıdır. Bu kütle genellikle ağrı vermez; memenin herhangi bir yerinde olabilir. Başlangıçta, meme dokusuna ya da meme derisine bağlı olmadığından serbestçe hareket eder.


    Tümör büyüdükçe deriyi çekerek bir çukur oluşmasına yol açar. Ayrıca süt kanallarının da çekilmesine ve bu durumun sonucu olarak meme başının içe dönmesine neden olur. Tümör yayılmasını sürdürürse memeyi örten deriye yapışarak deride ülsere yol açabilir. Meme dokusuna doğru gelişerek alttaki kas tabakasıyla birleşebilir. Meme kanserinin lenf bezlerine atlamasıyla koltuk altında sert kütleler oluşur.

    ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ


    Meme kanseri öldürücü değildir. Ancak tümörden dökülen hücrelerin kan dolaşımına karışarak vücuda yayılması büyük bir tehlike yaratır. Bu şekilde kemikler, karaciğer, akciğer ve beyin gibi organlarda da kanser oluşabilir.



    Sarılık olan ya da sık sık kemikleri kırılan kadınlarda meme kanserinin karaciğere ya da kemiklere atlayıp atlamadığı araştırılır. Kanser vücudun öteki organlarına çok erken bir dönemde yayılmaya başlayabilir. Bu nedenle ne kadar erken teşhis edilirse tedavi o ölçüde etkili olur.


    Memede sert bir topak oluştuğunda, ne denli küçük olursa olsun hemen doktora başvurmak yerinde olur. Memedeki sert kütlelerin en çok dörtte biri tehlikelidir, ötekiler zararsız kistler ya da iyicil tümörlerdir.

    BAŞLANGIÇ AŞAMASINDAKİ MEME KANSERİNİN TEDAVİSİ


    Meme kanseri başlangıç aşamasında teşhis edilmişse, henüz küçük olan tümör, mastektomi yöntemiyle çıkarılır. Ayrıca hastalık koltuk altına sıçramışsa buradaki bezin de tedavi edilmesi gerekir. Bunun için ya mastektomi ameliyatı sırasında memeyle beraber koltuk altındaki bez çıkarılır ya da ameliyattan sonra altı hafta ışın tedavisi uygulanır.


    Meme kanserinin ilk döneminde ameliyat dışında başka yöntemler de uygulanabilir. Hasta mastektomi ameliyatına dayanamayacaksa ya da göğsünün alınmasını istemiyorsa ışın tedavisi yöntemlerine başvurulur. Ancak bu yöntemler şimdilik deneme aşamasında olduğundan genellikle önerilmez.


    İlk tedavi yapıldıktan sonra hasta hastalığın tekrar belirip belirmediğini araştırmak üzere denetim altında tutulur. Kanser ameliyat edilen yerde ya da vücudun başka bir bölümünde yeniden ortaya çıkarsa hemen ışın ya da ilaç tedavisine başvurulur.


    Ameliyatla göğsü alınan kadınlar bu duruma 1 yıl kadar sonra alışırlar. Bu durumdaki kadınlara protez meme kullanmaları önerilir. Doktor mastektomi ameliyatından sonra hastanın ruhsal tepkilerini denetler, gerekli görürse meme derisinin altına plastik bir sahte meme yerleştirir. Ancak bu işlemin her durumda yapılması gerekli olmayabilir.

    MEME KANSERİNİN İLERİ AŞAMADA TEDAVİSİ


    Hastalık çok ilerlemişse ameliyat yeterli olmayabilir. Bu durumda hem ışın tedavisi, hem de ilaçla tedavi birlikte uygulanır. Bu iki yöntemi uygulayan uzmanların çalışmaları arasında eşgüdüm kurulabilirse hastanın yaşamı kurtarılabilir.


    MEMELER NASIL MUAYENE EDİLİR





    kaynak
  2. 21.Ekim.2010, 22:19
    #1
    Üye



    Batı ülkelerinde yaşayan kadınlarda görülen kanser türleri arasında en yaygını meme kanseridir. Her 14 kadından birinde meme kanseri oluştuğu gibi 30–60 yaş grubundaki kadınlarda ölüm nedeni olarak da bu hastalık başta gelmektedir.


    Hastalığın çok yaygın olması, konuyu sürekli olarak gündemde tuttuğundan kadınlar ilk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz doktora başvurmaktadırlar. Öbür kanser türlerinde olduğu gibi, meme kanserinde de erken teşhis hastanın iyileşme olasılığını artıran bir etkendir.



    ARAŞTIRMA SONUÇLARI

    Birçok araştırma yapılmış olmakla birlikte meme kanserinin nedenleri henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Bir ara doktorlar, kadının yaşadığı bölgenin ve ırkın meme kanserine yol açan etkenler arasında olduğu görüşündeydiler. Bunun nedeni Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde meme kanserine yakalanan kadın sayısının örneğin Güney Doğu Asya’daki meme kanserli kadın sayısından çok daha fazla olmasıydı.


    Ancak bugün Japonya’da yaşayan Japon kadınların bu hastalığa yakalanma oranının, ABD’de yaşayan Japon kadınların hastalığa yakalanma oranına ulaştığı görülmektedir. Dahası ABD’de yaşayan ikinci kuşak Japon kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı artık Amerikalı kadınlarla aynıdır. Coğrafi özelliklerle ırk özelliklerinden çok, çevrenin ve yaşama biçiminin kanser yapıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

    MEME KANSERİ, DOĞUM KONTROL HAPLARI VE HORMON TEDAVİSİ


    Başlangıçta doğum kontrol haplarının meme kanserine yol açtığı öne sürülmüştür.



    Ancak yapılan araştırmalar bunun doğru olmadığını göstermiştir. Üstelik hap kullanan kadınlarda iyicil meme hastalıklarının daha az görüldüğü ortaya çıkmıştır. Hormon tedavisinin ise, meme kanserine yol açan etkenler arasında bulunması olasılığının daha yüksek olduğu sanılmaktadır.



    Birçok araştırma, hormon tedavisiyle meme kanseri arasında ilişki olmadığı sonucunu vermiş olmakla birlikte, ABD’de yapılan geniş çaplı bir araştırma 10 yıldan uzun süre hormon tedavisi gören kadınların, bu konuda biraz daha fazla bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarını göstermiştir.

    IŞINIMIN ETKİLERİ


    Işınım meme kanseri olasılığını artırır.



    Miktarı ve sıklığı arttıkça tehlike de büyür. Ancak kanser olup olmadığı araştırılırken hastaya başka yöntemler yanında X ışınları yardımıyla araştırma yöntemi de uygulandığından, ortaya bir ikilem çıkar. Çünkü kanser tehlikesi yaratmayacak ışınım miktarı bilinmemektedir. Kimi doktorlar tekrar tekrar göğüs röntgeni çektirmenin meme kanserine yol açabileceği görüşündedirler.

    BELİRTİLER





    Meme kanserinin ilk belirtilerinden biri memelerin birinde sert bir kütle oluşmasıdır. Bu kütle genellikle ağrı vermez; memenin herhangi bir yerinde olabilir. Başlangıçta, meme dokusuna ya da meme derisine bağlı olmadığından serbestçe hareket eder.


    Tümör büyüdükçe deriyi çekerek bir çukur oluşmasına yol açar. Ayrıca süt kanallarının da çekilmesine ve bu durumun sonucu olarak meme başının içe dönmesine neden olur. Tümör yayılmasını sürdürürse memeyi örten deriye yapışarak deride ülsere yol açabilir. Meme dokusuna doğru gelişerek alttaki kas tabakasıyla birleşebilir. Meme kanserinin lenf bezlerine atlamasıyla koltuk altında sert kütleler oluşur.

    ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ


    Meme kanseri öldürücü değildir. Ancak tümörden dökülen hücrelerin kan dolaşımına karışarak vücuda yayılması büyük bir tehlike yaratır. Bu şekilde kemikler, karaciğer, akciğer ve beyin gibi organlarda da kanser oluşabilir.



    Sarılık olan ya da sık sık kemikleri kırılan kadınlarda meme kanserinin karaciğere ya da kemiklere atlayıp atlamadığı araştırılır. Kanser vücudun öteki organlarına çok erken bir dönemde yayılmaya başlayabilir. Bu nedenle ne kadar erken teşhis edilirse tedavi o ölçüde etkili olur.


    Memede sert bir topak oluştuğunda, ne denli küçük olursa olsun hemen doktora başvurmak yerinde olur. Memedeki sert kütlelerin en çok dörtte biri tehlikelidir, ötekiler zararsız kistler ya da iyicil tümörlerdir.

    BAŞLANGIÇ AŞAMASINDAKİ MEME KANSERİNİN TEDAVİSİ


    Meme kanseri başlangıç aşamasında teşhis edilmişse, henüz küçük olan tümör, mastektomi yöntemiyle çıkarılır. Ayrıca hastalık koltuk altına sıçramışsa buradaki bezin de tedavi edilmesi gerekir. Bunun için ya mastektomi ameliyatı sırasında memeyle beraber koltuk altındaki bez çıkarılır ya da ameliyattan sonra altı hafta ışın tedavisi uygulanır.


    Meme kanserinin ilk döneminde ameliyat dışında başka yöntemler de uygulanabilir. Hasta mastektomi ameliyatına dayanamayacaksa ya da göğsünün alınmasını istemiyorsa ışın tedavisi yöntemlerine başvurulur. Ancak bu yöntemler şimdilik deneme aşamasında olduğundan genellikle önerilmez.


    İlk tedavi yapıldıktan sonra hasta hastalığın tekrar belirip belirmediğini araştırmak üzere denetim altında tutulur. Kanser ameliyat edilen yerde ya da vücudun başka bir bölümünde yeniden ortaya çıkarsa hemen ışın ya da ilaç tedavisine başvurulur.


    Ameliyatla göğsü alınan kadınlar bu duruma 1 yıl kadar sonra alışırlar. Bu durumdaki kadınlara protez meme kullanmaları önerilir. Doktor mastektomi ameliyatından sonra hastanın ruhsal tepkilerini denetler, gerekli görürse meme derisinin altına plastik bir sahte meme yerleştirir. Ancak bu işlemin her durumda yapılması gerekli olmayabilir.

    MEME KANSERİNİN İLERİ AŞAMADA TEDAVİSİ


    Hastalık çok ilerlemişse ameliyat yeterli olmayabilir. Bu durumda hem ışın tedavisi, hem de ilaçla tedavi birlikte uygulanır. Bu iki yöntemi uygulayan uzmanların çalışmaları arasında eşgüdüm kurulabilirse hastanın yaşamı kurtarılabilir.


    MEMELER NASIL MUAYENE EDİLİR





    kaynak
    Twitter Facebook Google+


  3. 03.Kasım.2010, 17:02
    #2
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.112

    Her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor

    Siirt İl Sağlık Müdürlüğü, kanserden korunma, nedenleri ve belirtileri ile erken tanı çalışmaları konusunda halkı bilgilendiriyor. Bu amaçla yayınlanan basın bildirisinde, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olduğu belirtildi. İstatistiklere göre her 8 kadından birinin meme kanseri ile karşılaştığı, Türkiye'de her yıl 30 bin kadının meme kanserine yakalandığı belirtildi.

    Açıklamada, ekim ayı içerisinde Meme Kanseri Bilinçlendirme Günleri kapsamında Siirt Devlet Hastanesi KETEM olarak halkı bilinçlendirmek üzere tespit edilen konuyla ilgili hususlar şu şekilde dile getirildi;

    "Meme dokusu içerisinde normalde olmayan olağandışı yapıdaki kanser hücrelerinin var olmasıdır. Meme kanseri günümüzde tedavisi mümkün kanserler arasındadır. Burada önemli olan meme kanserini erken evrede yani henüz memedeyken, başka organlara yayılmadan teşhis etmektir.

    Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle, meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık, yara olması, memede veya meme başında çekinti olması, memelerin şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik, meme başında ortaya çıkan akıntı kanser belirtileridir."

    Açıklamada, vatandaşlara şu tavsziyelerde bulunuldu;

    "Kendi kendine meme muayenesi her ay adetten sonra yapılmalıdır. Her ay memelerinizi kendiniz muayene ediniz. Yapılışı konusunda daha geniş bilgi için KETEM'den veya en yakın sağlık kuruluşundan bilgi alınabilir. Ayrıca yılda bir kez doktora muayene olunuz. 50 yaşından sonra 2 yılda bir düzenli mamografi çektiriniz. Olabildiğince ideal kilonuzu korumaya çalışınız. Lifli gıdalar, bol sebze ve meyveye ağırlık veriniz. Düzenli spor yapınız. Sigara içmeyiniz, alkollü içkiden kaçınınız."

    Mamografinin, meme muayenesinde saptanamayacak kadar küçük anomaliliklerin belirlenmesi amacıyla düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmi olduğu belirtilen açıklamada, elle muayenede yakalanamayacak kadar küçük boyuttaki kitlelerin bu şekilde saptandığı, bu yöntemle meme kanserinden kurtulma şansının yüzde 95 olduğu kaydedildi.

    ERKEKLERDE MEME KANSERİ

    Meme kanserinin kadınlara özgü bir hastalık olduğu sanıldığı, ancak tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 1'inin erkeklerde de görülebileceğine dikkat çekildi.

    Erkeklerde meme kanserinin daha çok 60 yaş üstünde görüldüğü hatırlatılarak, "Çok az erkek hastalığın farkına varır ve bu nedenle hastalık tanısı kadınlara göre daha geç konur. Bu nedenle kanser tanısı konduğunda hastalık genellikle ilerlemiş olur ve tedavisi de zorlaşır." denildi.


  4. 03.Kasım.2010, 17:02
    #2
    Üye
    Siirt İl Sağlık Müdürlüğü, kanserden korunma, nedenleri ve belirtileri ile erken tanı çalışmaları konusunda halkı bilgilendiriyor. Bu amaçla yayınlanan basın bildirisinde, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olduğu belirtildi. İstatistiklere göre her 8 kadından birinin meme kanseri ile karşılaştığı, Türkiye'de her yıl 30 bin kadının meme kanserine yakalandığı belirtildi.

    Açıklamada, ekim ayı içerisinde Meme Kanseri Bilinçlendirme Günleri kapsamında Siirt Devlet Hastanesi KETEM olarak halkı bilinçlendirmek üzere tespit edilen konuyla ilgili hususlar şu şekilde dile getirildi;

    "Meme dokusu içerisinde normalde olmayan olağandışı yapıdaki kanser hücrelerinin var olmasıdır. Meme kanseri günümüzde tedavisi mümkün kanserler arasındadır. Burada önemli olan meme kanserini erken evrede yani henüz memedeyken, başka organlara yayılmadan teşhis etmektir.

    Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle, meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık, yara olması, memede veya meme başında çekinti olması, memelerin şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik, meme başında ortaya çıkan akıntı kanser belirtileridir."

    Açıklamada, vatandaşlara şu tavsziyelerde bulunuldu;

    "Kendi kendine meme muayenesi her ay adetten sonra yapılmalıdır. Her ay memelerinizi kendiniz muayene ediniz. Yapılışı konusunda daha geniş bilgi için KETEM'den veya en yakın sağlık kuruluşundan bilgi alınabilir. Ayrıca yılda bir kez doktora muayene olunuz. 50 yaşından sonra 2 yılda bir düzenli mamografi çektiriniz. Olabildiğince ideal kilonuzu korumaya çalışınız. Lifli gıdalar, bol sebze ve meyveye ağırlık veriniz. Düzenli spor yapınız. Sigara içmeyiniz, alkollü içkiden kaçınınız."

    Mamografinin, meme muayenesinde saptanamayacak kadar küçük anomaliliklerin belirlenmesi amacıyla düşük dozda çekilen bir meme röntgen filmi olduğu belirtilen açıklamada, elle muayenede yakalanamayacak kadar küçük boyuttaki kitlelerin bu şekilde saptandığı, bu yöntemle meme kanserinden kurtulma şansının yüzde 95 olduğu kaydedildi.

    ERKEKLERDE MEME KANSERİ

    Meme kanserinin kadınlara özgü bir hastalık olduğu sanıldığı, ancak tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 1'inin erkeklerde de görülebileceğine dikkat çekildi.

    Erkeklerde meme kanserinin daha çok 60 yaş üstünde görüldüğü hatırlatılarak, "Çok az erkek hastalığın farkına varır ve bu nedenle hastalık tanısı kadınlara göre daha geç konur. Bu nedenle kanser tanısı konduğunda hastalık genellikle ilerlemiş olur ve tedavisi de zorlaşır." denildi.


  5. 09.Kasım.2010, 20:35
    #3
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    499

    Meme kanserli her beş kadından bir'i terk ediliyor



    Tedavi gören kadınların yüzde 20’sinin tedaviye başladıktan çok kısa süre sonra eşleri tarafından bırakılıyor.

    EME kanseriyle ilgili çarpıcı gerçek, kadınların hastalıkla mücadelelerinin yanında farklı sorunlarla da boğuştuklarına dikkat çekiyor. Hastalık sürecinde göğsü alınan kadının kendisini eksik hissedip eşinden uzaklaşması sık rastlanan bir durum olarak değerlendiriliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Yücel’e göre meme kanserinin kadınlarda bedensel, psikolojik ve sosyal açıdan birçok olumsuz etkisi bulunuyor.

    ‘İLGİ GÖRMÜYORUM’ DÜŞÜNCESİ
    Bu durumdaki kadın ciddi boyutta eksiklik hissedip, yaşadığı kayıptan dolayı; suçluluk, kızgınlık, pişmanlık ve öfke duygularıyla boğuşuyor. Bedenini algılayışında değişiklikler meydana gelen kadın; güzel olmadığını, dişilik özelliklerini yitirdiğini ve yaşanan fiziksel değişiklikten dolayı çevresindeki kişilerin ilgi ve desteğini kaybedeceğini düşünüyor.


    KIYAFET SEÇİMİ BİLE ZORLAŞIYOR
    Memesi alınan kadınların kıyafet seçimleri bile zor hale geliyor. Bu kadınların özellikle yaz mevsiminde sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ise dikkat çekici bir başka gerçeğe işaret ediyor. “Son 15 yıldır plastik cerrahideki gelişmeler ışığında meme kanseri nedeni ile alınan meme dokusunun yerine estetik ve sağlıklı görünüme sahip yeni meme oluşturmak çok kolaylaştı” diyen Prof. Dr. Akın Yücel, kanser sonrası meme onarımları sayesinde kadınların hem dış görünüş hem de psikolojik anlamda kendilerini çok daha iyi hissettiklerini söylüyor.


    MEME ONARIMI YAŞAMA DÖNDÜRÜYOR
    Meme onarımının tıbbi bir engel olmadıkça her kadına yapılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Yücel, “Bu sürece giren kadın yaşama daha çok bağlanıyor, ilgisi onarım üzerine yoğunlaşıyor ve başarılı sonuçlar kendisine olan güvenini artırıyor” diyor. Bu durum özellikle eşle olan aile içi ilişkiyi olumlu yönde etkiliyor. Alınganlıklar azalıyor, eşe karşı duyulan güvensizlik ve öfke hafifliyor. Onarım sonrası hastaların yaşam kaliteleri ise hem fiziksel, hem sosyal, hem de duygusal anlamda belirgin bir şekilde yükseliyor.



    EŞLERİNDEN AYRILIYORLAR
    “Meme kanserine yakalanmış kadınların eşlerinden ayrılma oranlarında rakamsal olarak önemli bir yükseklik söz konusu’’ diyen Prof. Dr. Yücel, klinik gözlemlerinin yanında, Komfo Anokye Teaching Hospital’da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına da dikkat çekiyor. Bu araştırma, meme kanseri tedavisi gören kadınların yüzde 20’sinin tedaviye başladıktan kısa süre sonra kocaları tarafından terk edildiklerini gösteriyor.


    KAYNAK
  6. 09.Kasım.2010, 20:35
    #3


    Tedavi gören kadınların yüzde 20’sinin tedaviye başladıktan çok kısa süre sonra eşleri tarafından bırakılıyor.

    EME kanseriyle ilgili çarpıcı gerçek, kadınların hastalıkla mücadelelerinin yanında farklı sorunlarla da boğuştuklarına dikkat çekiyor. Hastalık sürecinde göğsü alınan kadının kendisini eksik hissedip eşinden uzaklaşması sık rastlanan bir durum olarak değerlendiriliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Yücel’e göre meme kanserinin kadınlarda bedensel, psikolojik ve sosyal açıdan birçok olumsuz etkisi bulunuyor.

    ‘İLGİ GÖRMÜYORUM’ DÜŞÜNCESİ
    Bu durumdaki kadın ciddi boyutta eksiklik hissedip, yaşadığı kayıptan dolayı; suçluluk, kızgınlık, pişmanlık ve öfke duygularıyla boğuşuyor. Bedenini algılayışında değişiklikler meydana gelen kadın; güzel olmadığını, dişilik özelliklerini yitirdiğini ve yaşanan fiziksel değişiklikten dolayı çevresindeki kişilerin ilgi ve desteğini kaybedeceğini düşünüyor.


    KIYAFET SEÇİMİ BİLE ZORLAŞIYOR
    Memesi alınan kadınların kıyafet seçimleri bile zor hale geliyor. Bu kadınların özellikle yaz mevsiminde sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ise dikkat çekici bir başka gerçeğe işaret ediyor. “Son 15 yıldır plastik cerrahideki gelişmeler ışığında meme kanseri nedeni ile alınan meme dokusunun yerine estetik ve sağlıklı görünüme sahip yeni meme oluşturmak çok kolaylaştı” diyen Prof. Dr. Akın Yücel, kanser sonrası meme onarımları sayesinde kadınların hem dış görünüş hem de psikolojik anlamda kendilerini çok daha iyi hissettiklerini söylüyor.


    MEME ONARIMI YAŞAMA DÖNDÜRÜYOR
    Meme onarımının tıbbi bir engel olmadıkça her kadına yapılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Yücel, “Bu sürece giren kadın yaşama daha çok bağlanıyor, ilgisi onarım üzerine yoğunlaşıyor ve başarılı sonuçlar kendisine olan güvenini artırıyor” diyor. Bu durum özellikle eşle olan aile içi ilişkiyi olumlu yönde etkiliyor. Alınganlıklar azalıyor, eşe karşı duyulan güvensizlik ve öfke hafifliyor. Onarım sonrası hastaların yaşam kaliteleri ise hem fiziksel, hem sosyal, hem de duygusal anlamda belirgin bir şekilde yükseliyor.



    EŞLERİNDEN AYRILIYORLAR
    “Meme kanserine yakalanmış kadınların eşlerinden ayrılma oranlarında rakamsal olarak önemli bir yükseklik söz konusu’’ diyen Prof. Dr. Yücel, klinik gözlemlerinin yanında, Komfo Anokye Teaching Hospital’da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına da dikkat çekiyor. Bu araştırma, meme kanseri tedavisi gören kadınların yüzde 20’sinin tedaviye başladıktan kısa süre sonra kocaları tarafından terk edildiklerini gösteriyor.


    KAYNAK

Benzer Konular

  1. Cevap: 1
    Son Mesaj : 26.Şubat.2012, 13:13
  2. Meme kanseri teşhisi için mamografi çekimi kaç dakika sürüyor?
    Konu Sahibi tülay krkt Forum Sağlık (Genel)
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.Ocak.2012, 23:02
  3. Obezitelerde meme kanseri riski
    Konu Sahibi Zümrüdü Anka Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Nisan.2011, 12:21
  4. 3 yaşındaki kız meme kanseri oldu
    Konu Sahibi Duru Forum Sağlıkla ilgili Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Ocak.2011, 20:18
  5. Meme Kanseri Nedir?
    Konu Sahibi okyanus Forum Sağlık / Diğer
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Ekim.2010, 22:40

Bu Konu için Etiketler