Özürlü sayımız bir gecede bir kez daha düşürüldü

Özürlü sayımız bir gecede bir kez daha düşürüldü

21 Aralık 2010 - 06:53





Hükümet, çıkardığı mevzuatla özürlü sayımızı aşağıya çekmek için çabalıyor. Ali Tezel yazdı





GAZETE HABERTURK- HT EKONOMİ



Onları sokaklarda göremiyorsunuz ve sayıları az zannediyorsunuz, ama sayıları tam olarak bilinmese de eski özürlülük ölçütlerine göre, Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29’u yani 8.5 milyonu engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45 olarak açıklanıyor ama elimizde sağlıklı bir veri maalesef yok. Sadece tahmin...



ENGELLİ (ÖZÜRLÜ) KAVRAMI NEDİR?

Kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendine yapması gereken işleri, vücut fonksiyonlarında ileri gelen uzuv kayıplarından dolayı yerine getirememek diye tanımlanabilir. Yani, kısmen de olsa bir hareket noksanlığı olan kişidir. Hareket yeteneğini sınırlayan nedenler ise doğuştan gelen, doğum sırasında karşılaşılan ya da sonradan yaşanan bir hastalık veya kaza sonucu ortaya çıkan bir işlev bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir. Engellilik, günlük yaşama katılmayı engelleyen, fiziksel işlevlerdeki bir sınırlılık hali olarak değerlendirilmelidir.



DEVLETİN ENGELLİ TANIMI YÜZDE 40 İLE BAŞLIYOR

AB’ye uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan yasalarımıza göre, en az yüzde 40 oranında hareket kabiliyeti kaybı gerekmektedir. Ancak, kimlerin hangi oranda kaybı olduğunu belirleyen ölçütler ise sık sık değiştirilmektedir. Kimin hangi hareket kabiliyeti kaybı ile yüzde kaça tabi olduğunu belli eden ise “özürlülük ölçütleri”yle ilgili yönetmelik hükümleridir. Ancak, yüzde 40 oranından az kaybı olanlar özürlü kabul edilmeyince ortada kalmaktadırlar. Sağlam sayılmadıkları gibi özürlü de sayılmamaktadırlar.



ÖLÇÜTLER ARALIK 2010’DA YENİDEN DÜZENLENDİ

1998 yılında yürürlüğe girmiş olan özürlü ölçütleriyle ilgili yönetmelik, 2006 yılı temmuz ayında değiştirilmiş, gece yatmadan önce özürlü sayılanlar, sabah uyandıklarında özürlü sayılmadıklarını öğrenmişti. Şimdi ise 16 Aralık 2010 günü yeni bir özürlülük ölçütleri yönetmeliği daha yayınlandı ve ölçütler bir kez daha değiştirildi. 2006 yılında yürürlüğe giren yönetmelik de ortadan kaldırıldı. Özürlü sayımız bir kez daha düşürüldü. Oranlar bir kez daha azaltıldığı gibi ölçüm yöntemleri de değiştirildi. 16 Aralık 2010 günlü Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan, “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” aynı gün hemen yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” başlıklı 18’inci maddesinde; “(1) Bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce; özürlüler için düzenlenmiş sağlık kurulu raporlarıyla belirlenmiş olan özür oranları, çalışma gücü kayıp oranları, vücut iş görme gücü kaybı oranları, tüm vücut fonksiyon kaybı oranları geçerli olup bu oranlara dayanılarak sağlanmış sosyal destek ve yardım hizmetlerinin sürdürülebilmesi için yeniden özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenmez. (2) Ancak, süreli verilen raporlarla ilgili olarak hastaneye yeniden sevk işlemi uyarınca veya herhangi bir sebeple yeni bir rapor istenmesi durumunda, özür oranları, bu yönetmelik hükümlerine göre yeniden belirlenir” denilmektedir.



YÖNETMELİK DEĞİŞTİRİLİYOR

16 Temmuz 2006 günü, o güne kadar yürürlükte olan “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” değiştirilmiştir. Amaç ise engelliözürlü kriterini değiştirip sayısını bir gecede düşürmektir. Yine aynı günlü Resmi Gazete’de (16.07.2006) “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklik sonrasında 2006 Temmuz ayına kadar özürlü sayılanlar, bir gece sonra özürsüz sayıldılar.





kaynak

Bu haber 156 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum