+ Konuya Cevap Yaz
Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Şu an Engelliler Konulu Köşe Yazıları kategorisindeki Mualla ağrıyınca... isimli konuyu okuyorsunuz.
  1. #1
    Üye okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Haziran 2010
    Nereden
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    1.540
    Konular
    667
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Mualla ağrıyınca...






    Onun yüzünden beni işe almayan ya da beni reddeden ya da terk edenlere nasıl kızıyorsam, onun yüzünden beni sevenlere de kızıyorum..

    Mualla ağrıyor..

    O ağrıyınca ben hiçbir şey yapamaz hale geliyorum. Ne kitap okuyabiliyorum, ne yazı yazabiliyorum. Kendimi camdan atsam da kurtulsam diye düşünürken hatırlıyorum, onu denize atarsam ağrılardan kurtulabileceğimi söylemişti doktor. Hatta reçeteye yazmıştı, deniz, kum, güneş, diye...

    Yüzmek herkese iyi gelir ama, mualla'nın tek ilacı.

    Tekirdağ yakınlarında annemin tuttuğu yazlığa gidip, attım mualla'yı denize. Denizde mutlu mualla; deniz ağrılarını alıp götürüyor onun, hem de sadece denize girerken kurtuluyor hapisten.

    Feyhan'ın çizdiği karikatürde gördüğünüz gibi mualla hapiste.

    Hani "büyük" sözü dinlemeyenler nasıl hapislerde sürünüyorsa bu ülkede, mualla da benim sözümü dinlemediği için hapiste. Gerçi denizde de sözümü dinlemiyor alıp başını gidiyor ama, ne de olsa kalçadan bana bağlı olduğu için sınırlı elbette gidebileceği yer.

    Nasıl yüzüyorum

    Plajda kumlara uzanıp güneşlenirken gelip geçenlerin bazıları mualla'ya şeytan görmüş gibi bakıyorlar.

    Neyse ki onun duyguları yok.

    Kimisi de uzaylı görmüş gibi hayretle bakıyor.

    Yakınımıza havlu atıp güneşlenenlerden kimisi soruyor, onunla nasıl yüzdüğümü. Onun bir yararı ya da zararı olmadığını, yüzmek için tek bacağın yettiğini söylüyorum.

    "Mualla da kim / ne ?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. mualla benim sakat sağ bacağım. Diğerinden zayıf, kısa ve bağımsız hareket ediyor.

    Ona bu adı oktay taktı.

    Oğlum çok sevdi bu adı "sakat bacağın" demekten hoşlanmıyordu zaten.

    Bu aralar çok eğleniyoruz oğlumla mualla sayesinde.

    Bir tek mualla

    Bir ara benimle sokağa çıkmak istemiyordu, herkes mualla'ya bakıyor diye rahatsız oluyordu. Ben insanlar sevaba girmek için bakıyorlar desem de, o mualla yüzünden baktıklarını söylüyordu.

    "Mualla zayıfladı" iyice diyor, gülüyor sonra da dokunuyor ve "üşümüş mualla" diye masaj yapıyor.

    Seviniyorum mualla ile arası düzeliyor diye...

    Deniz ve kum ağrılarını yok edince mualla'nın kalkıp geldik istanbul'a. Biraz yazı yazıp para kazanalım diye!

    Kabataş'ta deniz kenarında çay içmeye gidiyorum. Bacaklarımı güneşe doğru uzatıp çayımı içerken, iki kadın geliyor ilkokul çağındaki çocuklarına istanbul'u gezdiriyorlar.

    "Bak kızım şurası topkapı sarayı, orası kızkulesi, bu vapur, bunlar martı, bu da sakat"

    Ben gülüyorum.

    Çocuklardan biri "anne bak sakat gülüyor"

    Bazen oğlumun haklı olduğunu düşünüyorum. Bana bakan bazı insanlar sadece mualla'yı görüyor. Ben mualla'dan ibaretmişim gibi...

    Mualla yüzünden beni işe almayanları, ya da aşkımı reddedenleri hatırlatıyor bana çocuğun söyledikleri.

    Mualla yüzünden

    Hemen ardından da mualla yüzünden bana aşık olan birini...

    Onun yüzünden beni işe almayan ya da beni reddeden ya da terk edenlere nasıl kızıyorsam, onun yüzünden beni sevenlere de kızıyorum.

    Üst kattaki komşum domican "gözlerin için severse biri seni, ona da kızar mısın diyor"

    Hiç böyle düşünmemiştim, diyorum "o da sana ait birşey işte" diyor.

    Beni mualla'dan ibaret görenlere yine de kızıyorum.

    Biri hariç!

    Çifte kavrulmuş lokum

    Beyoğlu'nda sokakta yaşayan bir kadın var bazen mendil satarken görüyorum onu, bazen dilenirken.

    Bir süre önce mis sokakta çay içerken, masaları dolaşıp dilendi. Sonra da gelip topladığı tüm parayı kucağıma bıraktı ve başımı okşayıp gitti.

    Bir şey söylemeye fırsat bulamadım kadına, şok oldum. Kızamadım da ona... Ben de kadının bıraktığı paralarla arkadaşlarıma çay ısmarladım.

    Lambda'da yaptığımız bir tartışmayı hatırlattı bana kadının yaptığı. Bazı arkadaşlara göre eşcinsel olmak daha zor, kimine göre sakat olmak daha zor. Ezilenler arasında hiyerarşi yaratmaya gerek yok. Her türlü azınlık durumu yaşamak zor diye anlaştık sonunda ama. Ya çifte ezilme? Çifte kavrulmuş lokum gibi daha değerli olmaz insan bu ülkede çifte ezilme yaşıyorsa.

    Mesela sakat bir kadın aynı zamanda eşcinsel ise?

    Bu durum çifte ezilme de değil tabii, üçlü ezilme...

    Varın siz düşünün sakat, eşcinsel kadının yaşadıklarını...

    Pireler pozitif ayırımcı

    Tatil dönüşü bilgisayarın başına oturunca bu yazıyı yazmak için, birden sol bacağımda bir kaşınma, bir de baktım; pireler tırmanıyor dizime doğru. Sayamayacağım kadar çok pire. Kedim tatile çıkınca pireler evde can sıkıntısından üremişler. Biliyorum kedim olsa bana tenezzül etmez bunlar.

    Tenezzül dedim de, pireleri bile ayrımcılık yapıyor bu memleketin. mualla'yı ısırmıyorlar. Pirelere de kızmıyorum, kim bilir onlar da belki de pozitif ayrımcılık yapıyorlardır...


    Nazmiye Güçlü




  2. #2
    Üye Jarnana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05 Temmuz 2010
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    632
    Konular
    271
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Çok güzeldi yüreğine sağlık
    Konu Jarnana tarafından (20.Temmuz.2010 Saat 21:26 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Üye FAKIR_GENC - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Haziran 2010
    Mesajlar
    309
    Konular
    11
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    çok güzel paylaşımın için tşk

+ Konuya Cevap Yaz

Benzer Konular

  1. Gazapizm-Mualla-Şarkı Sözleri
    Konu Sahibi Nur Kılıç Forum Şarkı Sözleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Kasım.2017, 23:52
  2. Gazapizm-Mualla-Şarkı Sözleri
    Konu Sahibi Nur Kılıç Forum Şarkı Sözleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Ekim.2017, 13:35

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •