Dikkat: Forum bütün Üyelere Kapatılmıştır!
Sadece Yöneticiler Forumu görebilirler.

Bu topraklar ecdat ocaĞi

BU TOPRAKLAR ECDAT OCAĞI İnsanlarımızın öncelikle,yurt,vatan,halk sevgileri,eşit paylaşım,ev bark sahipliği,eğitim,korunmakta eşitlik olanaklarına kavuşturulması, yarınlarının güvenli olması vazgeçilmez istekleridir. Böylede olmalıdır. Bu insan olmanın,insanca yaşamın olmazsa olmazlarındandır. Yaşanan çevrenin bu isteklere cevap verecek,ihtiyaçlarımızı karşılayacak sosyal, ekonomik olanakların hizmete amade olunmasını ister ve bekler.İşte bu hizmetlerin karşılanmasında ,eksikliklerin

Konuyu değerlendir: Bu topraklar ecdat ocaĞi

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2823 kez incelendi.

  1. 09.Aralık.2011, 11:46
    #1
    Üyelik tarihi
    07 Aralık 2011
    Mesajlar
    14

    Bu topraklar ecdat ocaĞi

    BU TOPRAKLAR ECDAT OCAĞI

    İnsanlarımızın öncelikle,yurt,vatan,halk sevgileri,eşit paylaşım,ev bark sahipliği,eğitim,korunmakta eşitlik olanaklarına kavuşturulması, yarınlarının güvenli olması vazgeçilmez istekleridir. Böylede olmalıdır. Bu insan olmanın,insanca yaşamın olmazsa olmazlarındandır.
    Yaşanan çevrenin bu isteklere cevap verecek,ihtiyaçlarımızı karşılayacak sosyal, ekonomik olanakların hizmete amade olunmasını ister ve bekler.İşte bu hizmetlerin karşılanmasında ,eksikliklerin giderilmesinde,insanlarımız elverdiğince sosyal ,kültürel ve ekonomik alanlarda manende olsa destek olmalıdırlar.
    Farklılıklara ve isteklere sevgiyle koşan düşünürüne, uzmanına, araştırmacısına,yazarına,şairine ve bizzat halkına değer veren ona saygı duyup destek olunması gerekirken,köstek olmaktan kaçınılması gereken bir halk anlayışı.
    Yukarıdaki hasletlere sahip bizim aramızdan çıkan,bizden olan,biz olan o insanlar vatandaşlarını,idarecilerini şiirleriyle,yazılar ile uyarırlar ve yön verirler. Bizdeki sevgi anlayışı, ideolojik olmamalı. Sosyalist, milliyetçi, kominist, kapitalist anlayışlar birlik ve beraberliğimizi bozmamalıdır. Aramızda kin ve nefret, kıskançlık ve fesatlık, gurur ve kibir yer bulmamalıdır.
    Al bir yazarı vur ötekine,al bir şairi vur ötekine, al bir vatan severi vur ötekine mantığı ile asla aramızda büyüklük ve gurur, küçük ve hakir görme tohumları ekmemeliyiz.
    Büyük şairimiz Mehmet Emin Yurdakul bakınız ne diyor bir dizesinde:

    Bırak beni haykırayım susarsam sen matem et,
    Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,
    Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.

    Şairleri yazmalı, yazarları yazmalı çizmeli ki idare edenler uyansın. Halk hakkına sahip çıksın. Uyuyan bir halktan,çalışmayan yöneticilerden vatana ve millete yarar gelmez. Hatta zarar gelir.Her şeyimizin, eleştirilerimizin dahi, adam kayırma,iltimas, rüşvet, şucu, bucu, senden, benden mantığı ile yürütüldüğü bir zamanda yaşıyoruz. Böyle gelmiş böyle gitmemeli.

    Şair M.Emin Yurdakul dizesinde :

    Evet, benim her şiirimde yılan dişli diken var;
    Sizler gidin, bal verecek yeni açmış gül bulun.
    Belki benim acı sesim kulakları tırmalar,
    Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun!

    Toplumları yazıları ve şiirleriyle uyaran,bu değerlerimiz , insanlarımıza en büyük hizmetleri yapmışlardır. Bundan sonrakiler de yapmaya devam edeceklerdir.Bundan hiç kuşkumuz yok.Bakınız şairimiz karşı duranlara nasıl sesleniyor:

    Hiddet, tahkir hepsi boş!... Her cefaya katlanan,
    Yine şair kalbinden başka bir kalb değildir,
    Bu zayıf kalb en magrur alınları eğildir.

    Kim ne derse desin, ne yöne çekerse çeksin,yazar ve şairler yılmadan,doğru bildiklerinden taviz vermeden halkı uyarmaktan geri durmazlar.Halk için ,toplum için yapılanve yazılanlara karşı çıkanların dizelerle taş kalbli kibirli insanlara dahi boyun eğdirileceğini çok güzel anlatıyor. Ne diyor bakınız şairimiz:

    Ben en hakir bir insanı kardeş sayan bir ruhum;
    Bende esir yaratmayan bir tanrıya iman var;
    Paçavralar altıdaki yoksul beni yaralar.

    Şairimiz kendisinin değil halkının durumunu dert edinmiş. İşte bizlerde kendi insanlarımızın,köylülerimizin, toplumumuzun dertlerini dert edinmeliyiz. Öyle laf olsun diye süslü söylemlerle değil, Yazılarımız,şiirlerimiz ve ekonomik desteklerimizle yardım ve teşvik edici olmaya çalışmalıyız.

    Bu topraklar ecdadımın ocağı;
    Evim,köyüm hep bu yerin bucağı;
    İşte vatan, işte Tanrı kucağı,
    Ata yurdun,ecdat bozmaz,giderim.

    Şairin dediği gibi ecdat topraklarını medeni toplumların yaşam standartlarına getirmek için uyumayı artık bırakmalıyız. Silkinip kendimize gelmeliyiz. Kimden neyimiz eksik. Tembelliği bir tarafa atıp hep bana lüp bana değil birazda çevremize, toplumumuza çalışmalıyız. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Bu işler herkesin gücü oranında maddi ve manevi olarak uygulanmalıdır.Mehmet Emin Yurdakul ‘un dizelerine dikkatinizi çekerim.

    Genç çağdayım,kendimi;bir dikenli yolda buldum;
    Hıçkırıklar işittim,gül ve bülbül bağlarından.
    Felaketler topladım,Anadolu dağlarından;
    Uzun sazlı Aşıklar diyarında şair oldum.

    Ezgi koydum, ahlarla ,figanlarla Türk şiirine,
    Öz dilimde haykırdım ‘Ey milletim,uyan!’diye,
    Viran yurdum dolaştım, bir şehrinden bir şehrine;
    Saç ve sakal ağarttım bende,’vatan,vatan ‘diye.

    Şair ne güzel anlatıyor.Yurdunu ve halkını dizeleri ile hakir görmüyor.Viran gördüğü yurdunun halkına, insanlarına mesaj vermeye çalışıyor.Yıllar önce kaybettiğimiz şairimiz Mehmet Emin Yurdakul’u da bu vesile rahmetle anmadan geçemiyeceğim.

    Yazımın okunacağı ümidiyle sevgi ve saygılarımla…Anlayana.

    DURMUŞ KARABAĞLI
  2. 09.Aralık.2011, 11:46
    #1
    BU TOPRAKLAR ECDAT OCAĞI

    İnsanlarımızın öncelikle,yurt,vatan,halk sevgileri,eşit paylaşım,ev bark sahipliği,eğitim,korunmakta eşitlik olanaklarına kavuşturulması, yarınlarının güvenli olması vazgeçilmez istekleridir. Böylede olmalıdır. Bu insan olmanın,insanca yaşamın olmazsa olmazlarındandır.
    Yaşanan çevrenin bu isteklere cevap verecek,ihtiyaçlarımızı karşılayacak sosyal, ekonomik olanakların hizmete amade olunmasını ister ve bekler.İşte bu hizmetlerin karşılanmasında ,eksikliklerin giderilmesinde,insanlarımız elverdiğince sosyal ,kültürel ve ekonomik alanlarda manende olsa destek olmalıdırlar.
    Farklılıklara ve isteklere sevgiyle koşan düşünürüne, uzmanına, araştırmacısına,yazarına,şairine ve bizzat halkına değer veren ona saygı duyup destek olunması gerekirken,köstek olmaktan kaçınılması gereken bir halk anlayışı.
    Yukarıdaki hasletlere sahip bizim aramızdan çıkan,bizden olan,biz olan o insanlar vatandaşlarını,idarecilerini şiirleriyle,yazılar ile uyarırlar ve yön verirler. Bizdeki sevgi anlayışı, ideolojik olmamalı. Sosyalist, milliyetçi, kominist, kapitalist anlayışlar birlik ve beraberliğimizi bozmamalıdır. Aramızda kin ve nefret, kıskançlık ve fesatlık, gurur ve kibir yer bulmamalıdır.
    Al bir yazarı vur ötekine,al bir şairi vur ötekine, al bir vatan severi vur ötekine mantığı ile asla aramızda büyüklük ve gurur, küçük ve hakir görme tohumları ekmemeliyiz.
    Büyük şairimiz Mehmet Emin Yurdakul bakınız ne diyor bir dizesinde:

    Bırak beni haykırayım susarsam sen matem et,
    Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,
    Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.

    Şairleri yazmalı, yazarları yazmalı çizmeli ki idare edenler uyansın. Halk hakkına sahip çıksın. Uyuyan bir halktan,çalışmayan yöneticilerden vatana ve millete yarar gelmez. Hatta zarar gelir.Her şeyimizin, eleştirilerimizin dahi, adam kayırma,iltimas, rüşvet, şucu, bucu, senden, benden mantığı ile yürütüldüğü bir zamanda yaşıyoruz. Böyle gelmiş böyle gitmemeli.

    Şair M.Emin Yurdakul dizesinde :

    Evet, benim her şiirimde yılan dişli diken var;
    Sizler gidin, bal verecek yeni açmış gül bulun.
    Belki benim acı sesim kulakları tırmalar,
    Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun!

    Toplumları yazıları ve şiirleriyle uyaran,bu değerlerimiz , insanlarımıza en büyük hizmetleri yapmışlardır. Bundan sonrakiler de yapmaya devam edeceklerdir.Bundan hiç kuşkumuz yok.Bakınız şairimiz karşı duranlara nasıl sesleniyor:

    Hiddet, tahkir hepsi boş!... Her cefaya katlanan,
    Yine şair kalbinden başka bir kalb değildir,
    Bu zayıf kalb en magrur alınları eğildir.

    Kim ne derse desin, ne yöne çekerse çeksin,yazar ve şairler yılmadan,doğru bildiklerinden taviz vermeden halkı uyarmaktan geri durmazlar.Halk için ,toplum için yapılanve yazılanlara karşı çıkanların dizelerle taş kalbli kibirli insanlara dahi boyun eğdirileceğini çok güzel anlatıyor. Ne diyor bakınız şairimiz:

    Ben en hakir bir insanı kardeş sayan bir ruhum;
    Bende esir yaratmayan bir tanrıya iman var;
    Paçavralar altıdaki yoksul beni yaralar.

    Şairimiz kendisinin değil halkının durumunu dert edinmiş. İşte bizlerde kendi insanlarımızın,köylülerimizin, toplumumuzun dertlerini dert edinmeliyiz. Öyle laf olsun diye süslü söylemlerle değil, Yazılarımız,şiirlerimiz ve ekonomik desteklerimizle yardım ve teşvik edici olmaya çalışmalıyız.

    Bu topraklar ecdadımın ocağı;
    Evim,köyüm hep bu yerin bucağı;
    İşte vatan, işte Tanrı kucağı,
    Ata yurdun,ecdat bozmaz,giderim.

    Şairin dediği gibi ecdat topraklarını medeni toplumların yaşam standartlarına getirmek için uyumayı artık bırakmalıyız. Silkinip kendimize gelmeliyiz. Kimden neyimiz eksik. Tembelliği bir tarafa atıp hep bana lüp bana değil birazda çevremize, toplumumuza çalışmalıyız. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Bu işler herkesin gücü oranında maddi ve manevi olarak uygulanmalıdır.Mehmet Emin Yurdakul ‘un dizelerine dikkatinizi çekerim.

    Genç çağdayım,kendimi;bir dikenli yolda buldum;
    Hıçkırıklar işittim,gül ve bülbül bağlarından.
    Felaketler topladım,Anadolu dağlarından;
    Uzun sazlı Aşıklar diyarında şair oldum.

    Ezgi koydum, ahlarla ,figanlarla Türk şiirine,
    Öz dilimde haykırdım ‘Ey milletim,uyan!’diye,
    Viran yurdum dolaştım, bir şehrinden bir şehrine;
    Saç ve sakal ağarttım bende,’vatan,vatan ‘diye.

    Şair ne güzel anlatıyor.Yurdunu ve halkını dizeleri ile hakir görmüyor.Viran gördüğü yurdunun halkına, insanlarına mesaj vermeye çalışıyor.Yıllar önce kaybettiğimiz şairimiz Mehmet Emin Yurdakul’u da bu vesile rahmetle anmadan geçemiyeceğim.

    Yazımın okunacağı ümidiyle sevgi ve saygılarımla…Anlayana.

    DURMUŞ KARABAĞLI
    Twitter Facebook Google+