Nick Vujicic tanımayanınız yoktur.Avustralya doğumlu 26 yaşında olan bu azimli insanı bir kez daha blogumda tanıtmaktan ve yaşama azmini,engellere baş kaldırışını burada ifade etmekten gurur duyacağım.

O bir anlamda engellilerin sessiz dünyasının aydınlık yüzü,sesi olmuş birisi.O müthiş bir insan.Çoğu engelli onun bu başarılarını,yaşama azmini gördükçe bir kez daha hayata sıkı sıkıya tutunmak konusunda kendinde güç buluyor.Çünkü onun yaptıkları her engelli insanın kaldıracağı bir olay değil.Doğuştan kolları, bacakları yok ve sadece iki parmağı olan bir ayağı var.Ama o iki parmağıyla dünyayı parmağında oynatıyor desek tespihte hata etmiş olmayız.Milyonlarca hayranı var ve engelli,engelsiz çoğu insanın idolü olmuş durumda.İnsanlara hayatla ilgili çok güzel dersler vermesinin yanında,umutsuzluk üzerine mantıklı konuşmaları,insanın içine işliyor.

Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduğu zannedilen durumlara düşebilir; hatta tekrar ayağa kalkabilmek için her türlü imkan ve
enstrümandan yoksun da kalabilir...

Nick Vujicic:Sizlere soruyorum diyor:

"ben 100 kere tekrar ayağa kalkmayı denesem ve 100'ünde de başarısızlığa uğrasam,tekrar ayağa kalkabilme konusunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım veya şansım var mı?"

"yani artık sizce 101. seferi hiç denemeyi dahi düşünmemeli miyim? maalesef benim öyle bir şansım yok; yaşamımı devam ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayağa dikilmek zorundayım !
Ne yapıp edip kendime ayağa kalkmak için bir destek noktası hayal etmek bunu yaratmak zorundayım... işte şimdi yapacağım gibi..." diyor. Ve küçük bir destekle ayağa kalkıyor.Ve tüm seyirciler onu elleri parçalanırcasına alkışlıyor.

Engelliler haftasına girdğimiz şu dönemde bu başarı öyküsünü yayınlayarak, azim ve mücadele gösterirsek hiç bir engelin önümüzde duramayacağının örneğini vermek istedim.

Tüm engellilerin Engelli Haftası kutlu olsun.